Her Zaman, Her Yerde Kahkaha Atın ve Gülün!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Gülmek, hatta daha ileri boyutunda kahkaha atmak, antik zamanlardan beri insanların dikkatini çekmiş bir davranış biçimidir. Öyle ki günümüzde primatlarda da bu davranışa yönelik incelemeler yapılmaktadır ve tahmin edebileceğiniz gibi şempanzeler gibi yakın kuzenlerimizde bizdekine benzer kahkaha davranışları tespit edilebilmiştir. İçli edebiyat eserlerine, örneğin şiirlere konu olmuştur. 

“O içten gülüşünü
Bir gün
Dudağından çalıp
Gözlerinin önünde
Yüreğimin ortasına koyup
Öpeceğim…”

demiştir Ahmet Telli mesela. Bir başka şair de eklemiştir:

“Sonra gülüşün geldi aklıma ve içimden dedim ki; yine gelsen yine severim seni.”

Kahkaha atmak zaman zaman kötülükleri çağıracağı veya "ayıp" olduğu gerekçesiyle baskılanmış olsa da (ve hatta bazı gelişmemiş coğrafyalarda bu baskı halen sürüyorsa da), bilimin ilgili her sahasında yapılan çalışmalar bir insanın mümkün olduğunca fazla kahkaha atmasının ve gülmesinin bireylere ve topluma çok daha faydalı olacağını göstermektedir. Örneğin mutluluk tek başına bulaşıcı değildir; ancak kahkahaların bulaşıcı olması sebebiyle mutluluk da toplumda yayılabilir. Dolayısıyla yaşadığı toplumun refahını isteyen, iyi niyetli olan hiç kimse, hiçbir bireyin veya grubun mutluluğunu yansıtmasını, hele ki bunu yansıtmanın en doğal yolu olan kahkahayı baskılamamalı ve engellememelidir. Birinin gülmesinden rahatsızlık duymak, günümüz toplumlarında kabul edilemez bir baskı unsuru olarak görülmeli ve derhal karşı konulmalıdır. Çünkü gülmenin engellenmesi, iyi niyetle yapılan bir davranış olamaz.

Bugün biliyoruz ki mutluluğun toplum içerisindeki taşıyıcısı konumundaki kahkaha ve gülme, esnemeden bile daha bulaşıcı, kalıcı ve etkileyicidir. Bir arada bulunan insanların gülmeleri ve kahkahalarının onları bağlayıcı, birleştirici, bütünleştirici bir etkisi olduğu keşfedilmiştir. Bu bağ, elbette sihirli değildir. Kahkahanın vücutta yarattığı fiziksel değişimlerin bir sonucudur. Yapılan çalışmalar daha fazla gülen ve espri yapan insanların savunma sistemlerinin güçlendiğini, bu kişilerin enerjilerinin daha yüksek olduğunu, bu sırada duyulan acıların şiddetlerinin azaldığını ve özellikle de stresin vücutta yarattığı birçok olumsuz etkiye karşı faydalı olduğunu göstermektedir.

İçten gelen bir kahkaha sırasında olumsuz duygular barınamaz. Örneğin neşeyle kahkaha atarken tedirgin, öfkeli veya üzgün hissedemezsiniz; çünkü bu duygulara neden olan hormonlar vücutta salgılanmaz. Kahkaha sayesinde vücudun gevşediği ve rahatladığı bilinmektedir; bu da toplumsal yapıdaki türümüzün sorunlarının azalmasında önemli bir faktördür. Kahkaha atarak gülmenin vücuda faydaları saymakla bitmez: Kortizol ve epinefrin seviyelerini düşürerek stresi azaltır, zorlu koşullarla mücadele etme gücünü arttırır, kan basıncı ve akışını düzenler, sık yapıldığında faydalı bir vücut egzersizidir (100 kahkahanın bir spor salonunda 15 dakikalık bisiklet çalışmasına eşdeğer olduğu hesaplanmaktadır), kan şekerini düzenler, acıya direnci arttırır, kalp-akciğer-beyin gibi organlara giden kanı arttırır, savunma sistemini güçlendirir ve daha nicesi...

Ancak belki de hepsinden daha önemlisi, toplum dinamiklerini olumlu etkiler. Sadece yüksek beyin fonksiyonlarına sahip ve güçlü sosyal yapısı olan türlerde görülmesi de, bunun önemli bir göstergesidir. Örneğin yapılan araştırmalar, tek başınıza kahkaha atmanıza kıyasla, toplum içerisinde kahkaha atmanızın gülüşün etkilerinin vücudunuzda daha güçlü hissedilmesini sağladığını göstermektedir. Çünkü kahkaha, toplumsal ilişkileri düzenleyici bir role de sahiptir. Bazı uzmanlar, bebeklerin bile 2-3 haftalıktan itibaren gülümsemeye, sonrasında da gülmeye başladıklarını göz önüne alarak toplum içerisinde atılan kahkahayı "bir insanın doğuştan sahip olduğu hak" olarak tanımlamaktadırlar.

Dolayısıyla timsah gözyaşlarına ve her fırsatta ağlayarak prim yapmayı marifet bilenlere inat, toplum sağlığı ve kendi mutluluğumuzu paylaşmak için hangi cinsiyete, hangi coğrafya insanına, hangi düşünce ve ideolojiye sahip olursanız olun neşeyle kahkaha atmaya devam! 

Kahkahalarınızı herkesle paylaştığınız bir gün geçirmeniz dileklerimizle!

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Curiosity
  2. WebMD
  3. HuffPost
  4. Daily Health Post
  5. Gaiam
  6. Care2

Şiir ve Müzik...

Şehirli Arılar Yuvalarını Plastikten Yapıyor!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim