Guinness Rekorlar Kitabı’na giren ve 300 milyon yaşında olduğu için "dünyanın en eski ahtapotu" kabul edilen ünlü fosilin aslında bir ahtapot olmadığı ortaya çıktı. Reading Üniversitesi tarafından yürütülen ve
Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma,
Pohlsepia mazonensis adlı fosilin evrimsel tarihteki yerini kökten değiştirdi.
Keşfin Teknik Detayları: Dişler Yalan Söylemez
Güneşten daha parlak ışık demetleri kullanan synchrotron görüntüleme teknolojisi sayesinde, fosilin taş yüzeyinin altına gizlenmiş anatomik yapılar incelendi. Araştırmacılar, fosilin içinde sadece yumuşakçalarda bulunan ve "radula" adı verilen dişli bir beslenme organı keşfetti.
Diş Sayısı Farkı: Bir ahtapotun radulasında her sırada 7 veya 9 diş bulunur. Ancak bu fosilde her sırada en az 11 diş olduğu saptandı; bu sayı modern Nautilus (notilus) akrabalarına (nautiloid) has bir özelliktir.
Çürüme Yanılsaması: Bilim insanları, hayvanın fosilleşmeden önce haftalarca çürüdüğünü ve bu sürecin dokuları deforme ederek onu "ikna edici bir şekilde" ahtapot benzeri gösterdiğini belirtti.
Evrimsel Takvim Yeniden Yazılıyor
Bu keşif, biyoloji dünyasında uzun süredir devam eden bir kafa karışıklığını da gideriyor:
Ahtapotların Kökeni: Ahtapotların sanılanın aksine çok daha geç bir dönemde, Jura Dönemi’nde evrimleştiği teorisi güç kazandı.
Ayrışma Noktası: Ahtapotlar ile mürekkep balığı gibi 10 kollu akrabaları arasındaki evrimsel kopuşun, Paleozoyik'te değil, Mezozoyik döneminde gerçekleştiği anlaşıldı.
Yumuşak Doku Rekoru: Keşif, ahtapot rekorunu kaybetmiş olsa da, literatürdeki en eski nautiloid yumuşak doku korunumu unvanını kazandı (önceki rekordan 220 milyon yıl daha eski).
14 görüntülenme