Yeni bir bilimsel makaleye göre, Einstein–Rosen (ER) köprüleri üzerine yapılan çalışmalar, solucan deliklerinin uzaydan ziyade zamanı bağladığını ortaya koyuyor. Portsmouth Üniversitesi’nden Enrique Gaztañaga ve ekibi, Einstein ve Rosen’ın orijinal makalesini modern kuantum fiziğiyle yeniden yorumlayarak bu yapıların uzaysal tüneller değil, zamanın iki zıt yönü arasındaki temel bir bağlantı olduğunu savunuyor.
Gaztañaga’ya göre, solucan deliklerinin galaksiler arası geçitler olarak görülmesi büyük bir yanlış anlamadır. Einstein ve Rosen’ın asıl amacı, kuantum alanlarının eğri uzayzamandaki davranışını açıklayarak genel görelilik ile kuantum mekaniğini tutarlı hale getirmekti. Bu yeni yoruma göre ER köprüsü, zamanın ileri ve geri yönlerini birbirine bağlayan bir "ayna" görevi görür. Temel fizik yasalarının zaman simetrisine dayanan bu yaklaşım, kuantum tanımları tam dahil edildiğinde bu köprülerin kaçınılmaz olduğunu öne sürüyor.
Bu bakış açısı, kara deliklerin bilgi paradoksuna da çözüm sunmaktadır. Stephen Hawking’in belirttiği kara delik buharlaşması sürecinde bilginin yok olduğu düşünülürken; Gaztañaga’ya göre bilgi aslında kaybolmaz, sadece ters zaman yönünde evrimine devam eder. Böylece kuantum mekaniği ilkeleri ihlal edilmemiş olur.
Doğrudan toplam kuantum teorisi, IHO'ların (Ters Harmonik Osilatörler) nicelleştirilmesindeki bilmeceleri ve Riemann zeta fonksiyonuyla bağlantılarını da açıklar. Bu gelişme; yoğun madde fiziği, kuantum kimyası ve biyofizik gibi alanlarda yeni kapılar açar. Zamana bağlı IHO’ları içeren deneyler tasarlanabilirse, erken Evren enflasyonist kuantum dalgalanmalarıyla kıyaslanabilir koşullar yaratılabilir. Yüzey yerçekimi su dalgaları gibi kara delik analog sistemleri ve faz uzay ufuklarının gözlemlenmesi, ER köprüleri hakkındaki bu yeni anlayışı test etmek için yeni arenalar sunmaktadır.
https://phys.org/news/2026-01-wormholes-weve-reveal-deeper-universe.html