Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Gönderiler
Argüman
Higgs Bozonu (Parçacığı)
Evrimsel Psikoloji
Hamile
Hafıza
Teknoloji
Yanlış
Karar
Biyocoğrafya
Gebelik
Yaşlanma
Sıcak
Bakteri
Bebek Doğumu
Nötron
Şüphecilik
Facebook
Hasta
Kimyasal Bağ
Alan
Korku
Besin
Entropi
Canlılık Cansızlık
Öğrenme Teorileri
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Güncel Bilim Haberleri
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
592.1K UP
30 Mayıs 2023
Batı İsveç'teki sarp bir kaya yüzünde, araştırmacılar büyüleyici bir bulgu ortaya çıkardılar. Yaklaşık 2.700 yıl öncesine ait gemileri, insanları ve hayvan figürlerini tasvir eden yaklaşık 40 petroglif bulundu. Martin Östholm, petrogliflerin bir zamanlar bir adanın parçası olan granit bir kaya yüzüne oyulmuş olduğunu, yani insanların oymaları bir teknede dururken yapmak zorunda kalacaklarını söyledi.
107 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gündem
Güncel Bilim Haberleri
Ece Müker
Ece Müker
592.1K UP
7 saat önce
Gut dergisinde yayımlanan geniş ölçekli bir genetik araştırma, bağırsak hareketlerinin sıklığını belirleyen biyolojik mekanizmalara dair yeni bulgular sunarak vitamin B1 (tiamin) metabolizmasını beklenmedik bir şekilde ön plana çıkardı. Uluslararası araştırma ekibi, 268 binden fazla Avrupalı ve Doğu Asyalı bireyin genetik ve anket verilerini analiz ederek dışkılama sıklığıyla ilişkili 21 genetik bölge tespit etti; bunların 10’u daha önce tanımlanmamıştı. Bulgular, safra asidi düzenlenmesi ve bağırsak kasılmalarını kontrol eden sinir iletimi gibi bilinen mekanizmaları doğrularken, tiaminin taşınması ve aktive edilmesiyle ilişkili SLC35F3 ve XPR1 genlerini kritik adaylar olarak öne çıkardı.

Araştırmacılar, UK Biobank verilerini kullanarak yaklaşık 98 bin kişide diyetle alınan B1 vitamini miktarı ile bağırsak hareketi sıklığı arasındaki ilişkiyi de inceledi. Sonuçlar, daha yüksek tiamin alımının daha sık bağırsak hareketleriyle ilişkili olduğunu ve bu ilişkinin bireylerin genetik yapısına göre değiştiğini gösterdi. Çalışma, irritabl bağırsak sendromu (IBS), kabızlık ve diğer bağırsak motilite bozukluklarının altında yatan biyolojiyi daha iyi anlamak için vitamin B1 metabolizmasını yeni ve test edilebilir bir araştırma alanı olarak işaret ediyor.

37 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
592.1K UP
7 saat önce
Türkiye, 2024-2025 hasat sezonunda zeytin ve zeytinyağı sektöründe önemli bir sıçrama yaparak İtalya’yı geride bıraktı ve İspanya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci zeytinyağı üreticisi konumuna yükseldi. Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC) verilerine göre Türkiye’nin zeytinyağı üretimi bu dönemde 505 bin tona ulaşarak ortalama bir hasat yılına kıyasla %58 artış gösterdi. Aynı sezonda Türkiye’nin zeytinyağı ihracatı %132 oranında artarak küresel ihracat büyümesine en büyük katkıyı sağlayan ülke oldu.

IOC Genel Direktörü Jaime Lillo, Türkiye’yi küresel zeytin endüstrisinde vazgeçilmez bir aktör olarak nitelendirirken, özellikle kalite geliştirme, üretim teknikleri ve genetik kaynaklar alanındaki araştırma altyapısına dikkat çekti. İzmir’de bulunan Ulusal Zeytin Gen Bankası ve Dünya Zeytin Koleksiyonu’nun, uluslararası bilimsel çalışmalara önemli katkı sunduğunu vurguladı. Türkiye ayrıca 2024-2025 sezonunda Mısır’ı geçerek dünyanın en büyük sofralık zeytin üreticisi oldu.

Lillo, art arda yaşanan düşük hasat yıllarının ve fiyat dalgalanmalarının iklim krizinin somut sonuçları olduğunu belirterek, zeytinliklerin karbon yutağı olarak değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Türkiye’nin hem üretim kapasitesi hem de bilimsel çalışmalarıyla bu küresel dönüşümde merkezi bir rol oynadığı ifade ediliyor.

32 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
592.1K UP
7 saat önce
Bilim insanları, kontrolsüz şekilde atmosfere giren uzay çöplerinin yarattığı sonik patlamaların, aslında deprem sensörleri tarafından algılanabildiğini gösterdi. Johns Hopkins Üniversitesi’nden gezegen bilimci Benjamin Fernando ve Imperial College London’dan mühendis Constantinos Charalambous, 2024 yılında Çin’e ait Shenzhou-15 yörünge modülünün Dünya’ya dönüşünü inceleyerek bu yöntemi test etti. Normalde yer kabuğundaki titreşimleri ölçmek için kullanılan sismik istasyonların, uzay çöplerinin oluşturduğu akustik şok dalgalarını da kaydedebildiği ortaya kondu.

Elde edilen sismik veriler sayesinde, uzay çöpünün atmosfere giriş hızı, irtifa aralığı, boyutu, iniş açısı ve parçalanma anları yüksek hassasiyetle hesaplandı. Shenzhou-15 modülünün yaklaşık Mach 25–30 hızla atmosfere girdiği ve düşüşün ilerleyen safhalarında çok sayıda küçük sonik patlamaya bölündüğü belirlendi; bu durum, modülün havada parçalandığına dair yer gözlemleriyle de örtüşüyor.

Araştırmacılar, bu yöntemin uzay çöpü risklerini daha iyi yönetmek açısından önemli olduğunu vurguluyor. Avrupa Uzay Ajansı’nın 2025 raporuna göre Dünya yörüngesinde 1,2 milyondan fazla potansiyel olarak tehlikeli uzay çöpü parçası bulunuyor ve bu sayı artmaya devam ediyor. Sismik sensörler kullanılarak yapılan bu tür izlemeler, tamamen yanmadan yere düşebilecek parçaların olası düşüş bölgelerinin daha hızlı ve doğru şekilde belirlenmesine yardımcı olabilir. Çalışma, kontrolsüz uzay çöpü girişlerinin izlenmesi ve risk değerlendirmesinde mevcut, halka açık altyapıların beklenenden çok daha etkili biçimde kullanılabileceğini gösteriyor.

38 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
592.1K UP
1 gün önce
NASA, Artemis 2 görevi kapsamında dört astronotu Ay’ın etrafında dolaştırmayı planlarken, Orion uzay aracının ısı kalkanındaki bilinen bir kusur ciddi tartışmalara yol açıyor. Sorun, aracın Dünya’ya dönüş sırasında aşırı sıcaklıklara karşı korunmasını sağlayan Avcoat kaplı ısı kalkanının, 2022’deki insansız Artemis 1 uçuşunda beklenmedik şekilde çatlaması ve parça kaybetmesiyle ortaya çıktı. NASA, kapsamlı incelemeler sonucunda kalkanı değiştirmeden uçuşa izin vermeye hazırlanıyor ve riski azaltmak için aracın atmosfere giriş rotasını değiştirmeyi planlıyor.

Bazı eski NASA astronotları ve ısı kalkanı uzmanları, bu yaklaşımın hâlâ kabul edilemez düzeyde belirsizlik içerdiğini savunuyor. Eleştirmenlere göre Avcoat malzemesinin gaz geçirgenliği yetersiz ve çatlakların nasıl büyüyeceği hâlâ tam olarak öngörülemiyor. Buna karşın NASA içindeki inceleme ekipleri ve bazı uzmanlar, yapılan testler ve simülasyonların mürettebat güvenliği için yeterli marj sağladığını düşünüyor. Kurum, Orion’un altındaki kompozit yapının ek bir güvenlik katmanı sunduğunu ve Artemis 2’nin “orta düzey ama yönetilebilir” bir riskle uçacağını kabul ediyor.

Tartışma, NASA’nın geçmişte Challenger ve Columbia felaketleri sonrası yaşadığı kültürel ve kurumsal sorunları da yeniden gündeme taşıyor. Eleştirenler, başarılı bir Artemis 2 uçuşunun mevcut karar alma süreçlerini gereğinden fazla meşrulaştırabileceği uyarısında bulunurken, NASA yönetimi ise güvenliğin öncelik olduğunu ve eldeki verilerle en doğru kararın verildiğini savunuyor.

113 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
592.1K UP
1 gün önce
Yaklaşık 407 milyon yıl önce, Devoniyen Dönem’de karalarda yaşayan en büyük ve baskın canlılar, ne bitki ne de mantar olan Prototaxites adlı gizemli organizmalardı. Yakın zamanda Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu fosillerin yaşam ağacında bilinen hiçbir modern gruba ait olmadığını ortaya koydu. İskoçya’daki Rhynie çörtünde olağanüstü iyi korunmuş Prototaxites taiti örnekleri üzerinde yapılan analizler, bu canlıların hücre duvarlarında mantarlara özgü kitin, kitosan ve beta-glukan gibi yapısal polimerlerin bulunmadığını gösterdi. Aynı ortamda korunmuş gerçek mantar fosillerinde bu moleküllerin tespit edilebilmesi, Prototaxites’teki yokluğun fosilleşme sürecinden kaynaklanmadığını ortaya koyuyor.

Araştırmacılar ayrıca mantarlara özgü bir biyobelirteç olan perilenin de Prototaxites örneklerinde bulunmadığını saptadı. Bu bulgular, Prototaxites’in mantar olmadığı gibi bitki, hayvan, alg veya prokaryotlarla da uyumlu olmadığını gösteriyor. Bilim insanlarına göre bu canlılar, günümüze ulaşan hiçbir torunu olmayan, tamamen yok olmuş bir evrimsel dala aitti. Bir zamanlar 8 metreye varan boyutlarıyla ilk “ormanları” oluşturan Prototaxites, daha sonra hızla yayılan kara bitkileriyle rekabet edememiş veya gezegen ölçeğinde çevresel değişimlerin kurbanı olmuş olabilir. Bu çalışma, Dünya’daki erken kara ekosistemlerinin sandığımızdan çok daha sıra dışı ve deneysel olduğunu gösteriyor.

87 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close