Rutgers Üniversitesi öncülüğünde yapılan yeni bir araştırma, beynin öğrenme ve hafıza işlevleri için kritik bir protein olan cypin'in daha önce bilinmeyen rollerini ortaya koydu. Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, cypin adlı protein, nöronlar arasındaki bağlantı noktaları olan sinapslardaki proteinlerin doğru yerleşmesini sağlayan işaretleri (etiketleri) artırıyor. Bu da sinir hücrelerinin daha etkili iletişim kurmasını sağlıyor.
Ayrıca cypin'in, hücrede proteinleri parçalayan proteazom kompleksiyle etkileşime girerek bu süreci yavaşlattığı ve böylece sinapslardaki önemli protein seviyelerini artırdığı tespit edildi. Bu etkisi, öğrenme, hafıza ve sinaptik plastisite (sinapsların güçlenip zayıflama kapasitesi) açısından büyük önem taşıyor.
Çalışmanın başyazarı olan Prof. Bonnie Firestein, bu bulguların Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar ile travmatik beyin hasarlarının tedavisi için yeni yollar açabileceğini belirtti. Özellikle cypin’in, sinapslardaki bozulmalarla karakterize edilen bu hastalıklar üzerinde doğrudan etkili olabileceği düşünülüyor.
Cypin aynı zamanda başka bir protein olan UBE4A'yı da aktive ederek sinaptik proteinlerin etiketlenmesini daha da etkili hâle getiriyor. Bu durum, tedavi edici uygulamalar için cypin'in oldukça değerli bir hedef olduğunu ortaya koyuyor.
Sonuç olarak bu çalışma, laboratuvardan klinik uygulamalara geçebilecek nitelikte ve beyin hastalıklarının tedavisinde yenilikçi çözümler sunabilecek önemli bir temel araştırma olarak öne çıkıyor.