Frontend dünyasındaki bu hız bitmek bilmiyor. Her gün yeni bir framework, yeni bir kütüphane… Sanki "eskisiyle de iş görüyorduk" demek, piyasada yerin kalmayacak demekle eş anlamlı gibi. Temelde yatan şey, sadece teknolojik ilerleme mi gerçekten, yoksa yeni bir şeyler üretme ve "ben de buradayım" deme dürtüsünün pazar dinamikleriyle birleşmesi mi? Bazen düşünüyorum da, bu sürekli öğrenme maratonu, asıl odaklanmamız gereken problem çözme yeteneğimizden mi çalıyor, yoksa onu besliyor mu? Yorucu ama bir yandan da canlı hissettiriyor.
22 görüntülenme