Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,000 ATP Ödüllü Soru: 2 boyutlu nesneleri prizma yaparak 3 boyutlu nesneler yapıyorsak eğer 3 boyutlu nesnelerle prizma yaparak 4 boyutlu nesneler yapabilir miyiz? Hemen cevapla! Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Gönderiler
Dişler
Kemik
Komplo Teorisi
Pediatri
Hastalık Dağılımı
Facebook
Yumurta
Doğru
Karanlık Enerji
Mitler Ve Gerçekler
Karanlık Madde
Bitkiler
Hayvanlar
Burun
Uzay
Biliş
Mavi
Kilo
Kuyrukluyıldız
Yeşil
Tutarlılık
Olumsuz
Gebelik
Cinsellik
Homo Sapiens
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Güncel Bilim Haberleri
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
633.4K UP
9 Aralık 2022
Resmi olarak Janssen olarak adlandırılan ancak aynı zamanda 55 Cancri e veya 55 Cnc e olarak da adlandırılan gezegen, ev sahibi yıldızı Copernicus'un yörüngesinde o kadar yakından dönüyor ki, yörüngeyi bir Dünya gününden daha kısa sürede tamamlıyor. Bu Janssen için bir yıl, Dünya'da yaklaşık 17,5 saat sürer. İnanılmaz derecede sıkı yörünge, Janssen'in 1.982 santigrat derece sıcaklıklara sahip olmasının nedenidir.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gündem
Güncel Bilim Haberleri
Ece Müker
Ece Müker
633.4K UP
3 saat önce
Bilim dünyası, eklem bacaklıların karaya çıkış hikayesini değiştirecek 437 milyon yıllık bir fosil keşfiyle çalkalanıyor. Wisconsin’de (ABD) bulunan ve Waukartus muscularis adı verilen yeni bir tür, kırkayak ve çıyanların (Myriapoda) bacak evrimine dair yerleşik kanıları temelinden sarsıyor.

Beklenmedik Anatomi: Silüryen dönemine ait bu sucul canlı, tamamen deniz tabanında yaşamasına rağmen, modern kara canlılarına özgü olan "tek dallı" (uniramous) bacak yapısına sahipti.

Ezber Bozan Bulgular: Daha önce bu bacak yapısının karadaki yerçekimine ve yürümeye uyum sağlamak için (adaptasyon) geliştiği düşünülüyordu. Ancak Waukartus, bu donanımın canlı henüz su altındayken çoktan hazır olduğunu kanıtladı.

Eksaptasyon (Önouyum) Kavramı: Araştırmacılar, bu durumu evrimsel bir "ön hazırlık" olarak tanımlıyor. Yani, bacaklar su altında başka bir işlev için evrilmiş olsa da, milyonlarca yıl sonra karaya çıkışta devasa bir avantaj sağlayarak yeni bir göreve adapte oldu.

Evrim Ağacındaki Yeri: Waukartus, eklem bacaklıların sucul ataları ile karasal torunları arasındaki o kayıp halkayı tamamlayarak, "karaya çıkış" sürecinin sanılandan çok daha donanımlı başladığını gösteriyor.

Bu keşif, evrimin her zaman mevcut zorluklara çözüm üretmediğini; bazen geçmişten gelen özelliklerin yeni dünyalara kapı açtığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
633.4K UP
3 saat önce
Queen Mary Üniversitesi London'dan fizikçi Kostya Trachenko ve ekibinin Science Advances dergisinde yayımladığı çalışma, evrenin temel fizik sabitlerinin yaşamı mümkün kılan son derece dar bir aralıkta bulunduğunu öne sürüyor. Üstelik bu ince ayarın yıldızlar ve atomlar düzeyinde değil, doğrudan hücre içi sıvı akışkanlığı düzeyinde gerçekleştiğini gösteriyor.
 
Temel fikir şu: Yaşam, mikroskobik ölçekte sürekli harekete bağlıdır. Besinlerin hücre içinde taşınması, proteinlerin katlanması ve moleküllerin difüzyonu hepsi viskoziteye, yani sıvının ne kadar kolay aktığına bağlıdır. Trachenko'nun araştırması, sıvı viskozitesinin Planck sabiti ve elektron yükü gibi temel fizik sabitlerinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu sabitler sadece birkaç yüzde değişseydi kan, hücre sıvıları ve su ya katran gibi kıvamlı ya da ölçüsüz akışkan hale gelirdi; her iki durumda da karmaşık yaşam imkânsız olurdu.
 
Bu bulgunun özgün yanı, kozmik ince ayar tartışmalarını yıldız nükleer reaksiyonlarından biyolojik sistemlere taşımasıdır. Yani evrenin sabitlerinin yıldız ve galaksi oluşumuna izin vermesi yetmez; sıvıların canlı hücrelerde düzgün akabilmesi için de ayrı bir uyumluluk gerekmektedir.
 
Araştırmacılar bu durumu "ikinci bir ince ayar katmanı" olarak tanımlarken doğanın neden bu denli kararlı fiziksel yapılar ürettiğine dair soruların henüz yanıtsız kaldığını vurguluyor. Hipotez spekülatif olmaya devam ediyor; ancak fizik ile biyoloji arasındaki derin bağlantıyı yeni bir perspektiften sorguluyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
633.4K UP
1 gün önce
Evrimsel biyolojinin en büyük gizemlerinden biri, beyin yapısındaki küçük değişikliklerin nasıl olup da devasa davranışsal farklar yarattığıdır. 6 Mayıs 2026 tarihli Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Alston’ın şarkı söyleyen faresi (Scotinomys teguina) üzerinden bu gizemi aydınlatıyor.

Sıradan laboratuvar fareleri (Mus musculus) sadece basit ve tek düze ultrasonik sesler çıkarırken, Orta Amerika’nın yüksek kesimlerinde yaşayan bu "şarkıcı" dostlarımız, tıpkı insanlar gibi karşılıklı "sıra bekleyerek" (turn-taking) şarkı söylüyorlar. Bilim insanları, 18 milyon yıl önce ortak atadan ayrılan bu iki türün beyinlerini kıyasladığında, şaşırtıcı bir "ince ayar" keşfettiler.

Araştırmacılar, MAPseq adı verilen yüksek kapasiteli bir teknoloji kullanarak 76.000’den fazla nöronu genetik olarak "barkodladı". Bu yöntem, beynin orofasiyal motor korteksinden (OMC) çıkan sinyallerin tam olarak nereye gittiğini tek bir hücre çözünürlüğünde görmemizi sağladı.

Analizler, şarkı söyleyen farelerin beyninde iki bölgeye giden yolların radikal bir şekilde genişlediğini gösterdi:

İşitme Bölgesi (AudR): Motor korteksten işitme merkezine giden bağlantılar 2.8 kat daha yoğun. Bu, farenin şarkı söylerken hem kendi sesini izlemesini hem de partnerine uyum sağlamasını mümkün kılıyor.

Periaqueductal Gri (PAG): Beyin sapındaki bu "ses üretim şalteri"ne giden bağlantılar ise 3.3 kat daha fazla.

En ilginç bulgu ise evrimin bu artışı nasıl sağladığı. Beyin tamamen yeni yollar icat etmek yerine, sadece belirli bölgelere odaklanmış "özel nöronların" sayısını artırmış. Yani, şarkı söyleyen farede genel bir "dallanma" yerine, doğrudan hedefe giden (AudR ve PAG) uzman birimlerin sayısı çoğalmış.

Bu çalışma, insan dilinin evrimi için kritik bir ön adaptasyon olan "kortikal kontrolün" nasıl geliştiğine dair somut bir mekanizma sunuyor. Büyük davranışsal yeniliklerin gerçekleşmesi için beynin baştan aşağı değişmesine gerek yok; sadece stratejik noktalar arasındaki kablolama yoğunluğunu değiştirmek, bir türü "ciyaklayan" bir kemirgenden "düet yapan" bir sanatçıya dönüştürebiliyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
633.4K UP
1 gün önce
NASA'nın 13 yıldır Mars'ta görev yapan Curiosity gezgini, karşılaştığı en sıra dışı teknik sorunlardan birini yaşadı: Kızıl Gezegen'de numune toplarken robotik koluna bir kaya yapışıp kaldı ve ancak beş gün süren müdahalenin ardından kurtarılabildi.
 
"Atacama" lakaplı kaya, yaklaşık 45 santimetre genişliğinde, 15 santimetre kalınlığında ve 13 kilogram ağırlığındaydı. Curiosity matkabını geri çektiğinde, kayanın dönen matkapı çevreleyen sabit manşona sıkışarak yerinden koptuğu ve tamamen havada asılı kaldığı görüldü. NASA tarihinde bir gezegin gezgininin koluna bu şekilde bütün bir kayanın yapıştığı daha önce hiç yaşanmamıştı.
 
Ekip önce matkapı titreştirecek komutlar gönderdi; ancak kaya yerinden kımıldamadı. 29 Nisan'da kolun yönü değiştirilip titreşim yeniden denendi; yine sonuç alınamadı. Sonunda 1 Mayıs'ta matrabı döndürme, titreştirme ve farklı açılara yöneltmeyi birleştiren daha karmaşık bir manevraya başvuruldu. Ekip bu manevranın birkaç kez tekrarlanması gerekebileceğini düşünürken Atacama ilk denemede düştü; ancak yere çarparken parçalandı.
 
Bu olağandışı olay, uzak gezegenler üzerinde robotik araçlarla çalışmanın beklenmedik zorluklarını bir kez daha gözler önüne sererken Curiosity'nin 13 yıllık görev süresindeki dayanıklılığını da kanıtladı.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
633.4K UP
2 gün önce
Northern Arizona Üniversitesi (NAU) tarafından yapılan yeni bir araştırma, Al Gore’un kurucuları arasında bulunduğu Climate TRACE konsorsiyumu tarafından hazırlanan küresel emisyon veritabanında ciddi hatalar tespit etti. Çalışma, özellikle şehirlerdeki araç kaynaklı $CO_{2}$ emisyonlarının büyük oranda eksik hesaplandığını ortaya koyuyor.

%70’lik Büyük Sapma: NAU Profesörü Kevin Gurney liderliğindeki ekip, Climate TRACE verilerini trafik ve enerji tüketim verileriyle kalibre edilmiş Vulcan veritabanıyla kıyasladı. Sonuçlara göre Climate TRACE, ABD şehirlerindeki araç emisyonlarını ortalama %70 oranında düşük gösteriyor.

Şehir Bazlı Uçurumlar: Bazı şehirlerde bu hata payı çok daha çarpıcı boyutlara ulaşıyor. Örneğin, Indianapolis ve Nashville gibi şehirlerde emisyonların %90’dan fazla oranda eksik tahmin edildiği görüldü.

Yapay Zeka ve Güvenilirlik: Araştırmacılar, Climate TRACE’in kullandığı yapay zeka temelli yaklaşımların umut verici olsa da; şeffaflık, bilimsel titizlik ve uzman incelemesi olmadan yanıltıcı sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.

Politika Riskleri: Eksik veriler, karar vericilerin yanlış iklim politikaları izlemesine ve kamuoyunun iklim değişikliğiyle mücadele sürecine olan güveninin sarsılmasına neden olabilir.

Önceki Bulgularla Paralel: Bu çalışma, aynı veritabanının enerji santrallerindeki emisyonları da yanlış hesapladığını gösteren önceki araştırmaları destekler nitelikte.

Sonuç olarak uzmanlar, yapay zekanın çevresel izleme süreçlerine dahil edilmesinde şeffaflık ve denetim mekanizmalarının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Doğru veri olmadan, etkili bir iklim politikası yürütmek imkansız görünüyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Yalnızca bilim ve sanat insanı uluhiyete ulaştırır."
Ludwig van Beethoven
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)