Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
3,000 ATP Ödüllü Soru: NOAEL LD50 oranı bize zehir ile ilgili hangi bilgileri verir? Hemen cevapla! Ali Necmettin Sarper Ayhanım'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Gönderiler
Beyaz
Okyanus
Çeviri
Antikor
Tarım
Cansız
Makina Mühendisliği
Bilim
Sağlık Örgütü
Biliş
Balık Çeşitliliği
Enerji
Kuş
Lipit
Bağışıklık
Dalga
Hukuk
Araştırmacılar
Veri
Diş
Deney
Müzik
Diyabet
Sinir Sistemi
Eczacılık
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Güncel Bilim Haberleri
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
657.0K UP
12 Mart
Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, astronomların uzun süredir açıklayamadığı "aşırı parlak süpernovalar" (SLSNe-I) olgusuna çarpıcı bir yanıt sunuyor. Bu süpernova türü, sıradan süpernovalara kıyasla en az 10 kat daha fazla ışık yayıyor; ancak bu muazzam enerjinin kaynağı bugüne kadar tartışmalıydı.
 
Las Cumbres Gözlemevi'nden Joseph Farah liderliğindeki ekip, SN 2024afav adlı süpernovayı gözlemlerken ışık eğrisinde giderek hızlanan düzenli dalgalanmalar (titreşimler) fark etti. Bu "chirped" (frekansı değişen) sinyal, standart manyetar modeliyle açıklanamıyordu.
 
Araştırmacılar, bu titreşimlerin kaynağının süpernovanın merkezinde yer alan hızla dönen bir manyetar (aşırı yoğun, güçlü manyetik alanlı nötron yıldızı) ve onun etrafındaki bir akış diski olduğunu keşfetti. Disk, manyetarın dönme eksenine göre eğik konumda dönerken Lense-Thirring sarsıntısı adı verilen bir etki nedeniyle sallanıyor; bu sarsıntı ise süpernovanın parlaklık eğrisindeki dalgalanmalar olarak gözlemlenebiliyor. Tıpkı eğik dönen bir topaç gibi.
 
Ekip bu modelden yola çıkarak manyetarın dönme periyodunu 4,2 milisaniye, manyetik alan şiddetini ise 1,6×10¹⁴ Gauss olarak bağımsız biçimde hesapladı; her iki yöntemden elde edilen sonuçlar birbirini doğruladı.
 
Bu bulgu iki açıdan tarihi: Hem aşırı parlak süpernovaların enerji kaynağını ilk kez somut kanıtlarla açıklıyor, hem de Lense-Thirring etkisinin bir manyetar ortamında gözlemlendiğini kanıtlayan ilk çalışma olma özelliği taşıyor. Araştırmacılar, bu yaklaşımın genel görelilik teorisini süpernova gibi şiddetli ortamlarda test etmek için yeni bir kapı araladığını vurguluyor.

315 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
Lense–Thirring precessing magnetar engine drives a superluminous supernova
Type I superluminous supernovae (SLSNe-I) are at least an order of magnitude brighter than standard SNe, with the power source for their luminosity still unknown1–3. The central engines of SLSNe-I are suggested to be magnetars4,5 but most of the SLSNe-I light curves have several bumps that are unexplained by the standard magnetar model6–8. Existing explanations for the bumps either modulate the engine luminosity or invoke interactions with circumstellar material (CSM). Surveys of the limited sample of SLSN-I light curves find no compelling evidence favouring either scenario7,9, leaving both the nature of the light-curve fluctuations and the applicability of the magnetar model unresolved. Here we report high-cadence multiband observations of a SLSN-I with clear ‘chirped’ (that is, decreasing period) light-curve bumps that can be directly linked to the properties of the magnetar central engine. Our observations are consistent with a magnetar centrally located within the expanding supernova ejecta, surrounded by an infalling accretion disk undergoing Lense–Thirring precession. Our analysis demonstrates that the light curve and bump frequency independently and self-consistently constrain the magnetar spin period to P = 4.2 ± 0.2 ms and the magnetic-field strength to B = (1.6 ± 0.1) × 1014 G. These results provide the first observational evidence of the Lense–Thirring effect in the environment of a magnetar and confirm the magnetar spin-down model as an explanation for the extreme luminosity observed in SLSNe-I. We anticipate that this discovery will create avenues for testing general relativity in a new regime—the violent centres of young SNe. Observations of a nearby type I superluminous supernova showing oscillating light-curve bumps provide evidence of a centrally located magnetar in the wake of the explosion, surrounded by an infalling accretion disk undergoing Lense–Thirring precession.
www.nature.com
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gündem
Güncel Bilim Haberleri
Ece Müker
Ece Müker
657.0K UP
3 saat önce
NASA’nın OSIRIS-REx göreviyle Bennu asteroidinden getirilen örneklerde riboz ve glikoz dahil olmak üzere biyolojik açıdan kritik şekerler tespit edildi. Daha önce aynı örneklerde bulunan nükleobazlar ve fosfatlarla birleştiğinde, bu keşif RNA'yı oluşturmak için gereken tüm temel bileşenlerin Dünya'da yaşam başlamadan önce uzayda doğal yollarla mevcut olduğunu kanıtlıyor. Nature Geoscience dergisinde yayımlanan çalışma, Bennu'nun ana gövdesinin geçmişte suyla etkileşime girerek organik kimyasalları ürettiğini ve koruduğunu gösterirken, yaşamın kökeni araştırmalarında "ham madde" probleminin çözüldüğüne işaret ediyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
657.0K UP
3 saat önce
"Gus" adıyla bilinen bir Tyrannosaurus rex iskeleti, 13 Temmuz'da Sotheby's'in New York ofisinde açık artırmaya çıktı. 19 milyon dolar başlangıç fiyatıyla öne çıkan iskelet için 20-30 milyon dolar tahmin ediliyor. Güney Dakota'nın Harding County bölgesinde 2021'de bulunan ve 2023'e kadar süren kazılarla çıkarılan Gus, yaklaşık 67 milyon yıl önce Geç Kretase döneminde yaşamış büyük bir yetişkin bireye ait. 11,5 metre uzunluğundaki iskelet, bugüne kadar bulunan en büyük ve en eksiksiz T. rex örneklerinden biri.
Fosil iskeleti bulunan ranchin sahibi Gary "Gus" Licking, kazı sürecinde hayatını kaybetti ve iskeleti tam olarak bir araya getirilmiş halde görme şansı bulamadı.
Paleontolog Scott Persons, bu tür satışların bilim dünyası için ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguluyor: "Bu paralar kamuya açık bir müzede tüm bir araştırma programını finanse edebilir, yeni türlerin keşfedilmesini ve bulgularının sergilenmesini sağlayabilirdi." Fosil açık artırmaları bilim insanlarını rahatsız etmeye devam ediyor; çünkü özel ellere geçen örnekler araştırmacıların erişimine kapanabiliyor.
Karşılaştırma yapmak gerekirse 1997'de Sue adlı T. rex 8,4 milyon dolara satılmıştı; 2024'te ise Apex adlı stegosaurus 44,6 milyon dolarla tüm zamanların rekorunu kırmıştı.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
657.0K UP
1 gün önce
ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC), Reflect Orbital şirketinin Eärendil-1 adlı demonstrasyon uydusunun radyo operasyonlarını onayladı. Yaklaşık 18x18 metre boyutlarındaki yansıtıcı bir membrana sahip bu uydu, güneş ışığını Dünya'nın karanlık tarafına yönlendirmeyi hedefliyor. Bu onay, 50.000 uyduluk önerilen dev takımyıldızı için değil; yalnızca tek bir demonstrasyon görevi için geçerli.
Şirket bu teknolojiyi "talep üzerine güneş ışığı" olarak pazarlıyor. Önerilen kullanım alanları arasında güneş çiftliklerinin çalışma saatlerini uzatmak, gece tarım ve inşaat çalışmalarını aydınlatmak ve acil durumlarda enerji altyapısı olmayan bölgelere ışık sağlamak yer alıyor. Işıklı alan yaklaşık 5-6 kilometre genişliğinde olacak ve her kullanım yerel otoriteden onay alınarak belirli bir konumla sınırlandırılacak.
Astronomlar ve biyologlar sert itirazlarını sürdürüyor. Avrupa Güney Gözlemevi'nden Olivier Hainaut'nun 2026 modellemesine göre 5.000 Reflect Orbital uydusu gece gökyüzü arka plan parlaklığını yüzde 20-30 artırabilirken 50.000 uyduluk tam takımyıldızı bu artışı yüzde 200-300'e taşıyabilir. Öte yandan biyologlar, yapay gece aydınlatmasının hayvan göçleri, bitki döngüleri ve insan uyku düzeni üzerindeki etkilerini öne sürüyor.
Eärendil-1'in asıl önemi, bu tartışmaların henüz veriden yoksun olması. Uydu başarıyla yörüngeye yerleşirse astronomlar ilk kez gerçek parlaklık ölçümlerine ulaşacak ve şu ana kadar modellere dayanan tüm öngörüler somut verilerle sınanabilecek.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
657.0K UP
1 gün önce
Physical Review D dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, kozmolojinin en büyük açık sorunlarından biri olan Hubble gerilimine yönelik önerilen bir çözümü titiz istatistiksel yöntemlerle sınadı ve sonuç hem umut verici hem hayal kırıklığı yarattı.
Hatırlatmak gerekirse: Hubble sabiti evrenin bugünkü genişleme hızını tanımlıyor. Ancak bu sabiti iki farklı yöntemle ölçmek tutarsız sonuçlar veriyor; kozmik mikrodalga arka plan radyasyonundan elde edilen erken evren tahminleri ile yakın çevredeki yıldız ve süpernova gözlemlerine dayanan doğrudan ölçümler arasında 5-7 standart sapmalık bir uçurum var. Bu kadar büyük bir fark tesadüf olamaz.
Önerilen çözümlerden biri LsCDM modeli: Standart modelden tek farkı, karanlık enerjinin her zaman itici değil, evrenin yaklaşık üçte birlik yaşında işaret değiştirip önce çekici sonra itici davranmış olması. Bazı çalışmalar bunun Hubble gerilimini hafiflettiğini ileri sürüyordu.
Yeni çalışma bu iddiayı sorgulayan istatistiksel yaklaşımı ele alıyor: Gerilimleri ölçmek için yaygın kullanılan Gauss (çan eğrisi) yöntemi, veriler bu şekle uymadığında yanıltıcı sonuçlar verebilir. Araştırmacılar Planck, DESI ve Pantheon Plus verileri üzerinde daha katı Gauss-dışı testler uyguladı.
Sonuç ikilik taşıyor: CMB ve galaksi kümelenmesi verileri her iki modelde de birbiriyle şaşırtıcı derecede uyumlu; erken evren kozmolojisinin temelleri sağlam. Ancak yakın çevre süpernova ölçümleri hem standart modelde hem de LsCDM'de gerçek, çözülmemiş gerilimler yaratıyor. LsCDM doğru yönde bir adım atıyor ama Hubble gerilimini ortadan kaldırmıyor. Araştırmacılar, daha iyi veri ve daha keskin teoriler olmadan bu sorunun çözülemeyeceğini vurguluyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
657.0K UP
3 gün önce
Scientific Reports dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bilinen en eski hayvandan sağ yönelim eğilimi, yani "sağ ellilik" tespit etti. Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nden Scott Evans liderliğindeki ekip, 100'den fazla Spriggina floundersi fosili üzerinde gerçekleştirilen kapsamlı analizin sonuçlarını paylaştı.
Güney Avustralya'da bulunan bu fosiller, yaklaşık 550 milyon yıl önce Ediyakara Dönemi'nde yaşamış küçük, yassı ve segmentli bir solucana ait. Baş yapısıyla bilinen en eski hayvan unvanını taşıyan Spriggina, 2-10 santimetre uzunluğundaydı. Fosillerinin büyük çoğunluğunun sola doğru eğilmesi, hayvanın yaşarken sağa doğru kıvrılmayı tercih ettiğine işaret ediyor; çünkü fosiller canlıların ayna görüntüsünü koruyor.
Araştırmacılar bu eğilimin gerçekten davranışsal mı yoksa okyanus akıntıları ya da ölüm sonrası kuruma gibi dış etkenlerden mi kaynaklandığını sorguladı. Ayrıntılı alan çalışmaları sonucunda aynı katmandaki fosillerin farklı yönlere ve farklı kıvrım açılarına sahip olduğu; hatta bazılarının altlarında sediman bulunduğu görüldü. Bu durum, Spriggina'nın deniz tabanına sabit olmadığını ve özgürce hareket edebildiğini kanıtlıyor.
Evans, fosilleşmiş hayvanların yönelim oranını hesapladığında şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştı: Sola eğilen fosiller sağa eğilenlerden yaklaşık iki kat fazlaydı. Bu tam olarak günümüz hayvanlarında sağ el tercihini belirlemek için kullanılan istatistiksel oranla örtüşüyor. Bulgular, sağ-sol yönelim gibi temel davranışsal özelliklerin kökeninin yarım milyar yıldan daha eskiye uzandığını ve ilk hayvanların düşündüğümüzden çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Kesin bir şekilde inanmak için, şüphe ile başlamamız gerekir."
Stanislaw Leszczynski
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)