Son zamanlarda neden “daha çok nazara geliyoruz” sorusunun cevabını bilimsel olarak açıklıyorum: nazar değmesin diye vurduğumuz tahtalar aslında sunta ya da MDF’ye vuruyoruz :)
Zaten ortada artan bir nazar yok, sadece biz iyi giden şeyleri daha çok görünür, daha çok paylaşılır ve daha çok dillendirir hale geldik; yani “veri artışı” var.
Ama işin özü şu: “nazar değmesin diye tahtaya vurma” alışkanlığı aslında sanıldığı gibi mistik bir fiziksel koruma mekanizması değil, tamamen kültürel bir refleks; iyi giden şeyi sembolik olarak “şansa bağlama”, yani evrimleşmiş küçük bir rahatlama hareketi.