Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

İster sevin ister sevmeyin, ister destekleyin ister karşı olun, genetiği değiştirilmiş organizmalar hayatlarımızın yaygın bir parçası haline gelmeye başladı. ABD'de 1990'lardan beri genetiği değiştirilmiş soya fasulyesi, mısır, kanola yağı, şeker şurupları, vb. satılıyor. Tabii sadece bunlar değil. ABD'deki işlenmiş yiyeceklerin %80'inden fazlası GDO içeriyor. Aynı şekilde, NTV'nin 15 Nisan 2013'te yaptığı habere göre Türkiye'de de 800'den fazla genetiği değiştirilmiş yiyecek satılıyor. Bu genetiği değiştirilmiş ürünlerin büyük bir kısmı mısır, soya, pamuk ve kanola içerisinde tüketiliyor. Her ne kadar bir halkın bir kısmında genetiği değiştirilmiş organizmalar üzerinde histerik bir korku bulunuyor olsa da, on yıllardır bu yiyeceklerin tüketimi sürdürülüyor. Bilim camiasının büyük bir kısmı genetiği değiştirilmiş organizmaların dikkate değer bir halk sağlığı tehditi içermediği, hatta tam tersine, organik besinler üzerindeki denetim daha gevşek olduğu için ondan bile sağlıklı olabileceği üzerinde büyük oranda hemfikir gibi gözükse de, konu hakkındaki tartışmalar sürüyor. Tartışmaların önemli bir bölümü, GDO'nun uzun vadeli etkilerinin bilinmediği, dolayısıyla halkın denek olarak kullanılamayacağı çerçevesinde sürdürülüyor. Fakat 2014 içerisinde yayımlanan, bu sahadaki en kapsamlı metaanaliz (konuyla ilgili tüm akademik makaleleri bir bütün olarak inceleyerek araştırmaların ne yönde sonuç verdiğini değerlendiren araştırma türü), GDO'nun uzun dönemde besi hayvanları üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmadığını göstermişti. Yine de, bu konudaki tartışmalar daha uzun yıllar süreceğe benziyor.

Buna karşılık, piyasaya sürülmesi beklenen ürünlerin çeşit ve miktarı da her geçen gün artıyor. Bu kervana yeni katılacak ürün, "AquAdvantage Somonu" adı verilen genetiği değiştirilmiş bir balık türü... Bu ürün, GDO araştırmaları ve pazarında önemli bir atılım olarak görülüyor. Çünkü piyasaya sürülmesi beklenen genetiği değiştirilmiş ilk hayvan ürünü bu olacak. Bugüne kadarki bütün ürünler, genomları daha dirençli, dengeli ve kolay idare edilebilir olan bitkisel ürünlerdi. Ancak teknoloji ve bilim ilerledikçe, hayvanların genleriyle oynayarak daha güçlü, etkili, dayanıklı, sağlıklı ürünler üretmek mümkün oluyor.

Kanadalı bilim insanları tarafından geliştirilen bu Atlantik Somonu, 2 ayrı balıktan aktarılan genleri taşıyor. İlki, Büyük Kral Somonu olarak bilinen bir diğer türe ait büyümeyi kontrol eden bir gen. Bu gen sayesinde, genetiği değiştirilmiş Atlantik Somonları, değiştirilmemiş olanlara göre çok daha iri olabiliyorlar. İkinci gen ise, deniz yılanı benzeri bir hayvan olan "okyanus mezgiti" diye de bilinen bir türden alınan bir gen. Bu gen, dahil edilen öteki genin faaliyetini sürdürebilmesini sağlıyor. 

Araştırmacılar, genetiği değiştirilmiş bu balıkları sadece dişi ve kısır olarak üretiyorlar. Evet, aynen Jurassic Park filmindeki dinozorlar gibi (hepimiz onun sonunun nasıl bittiğini hatırlıyoruz, değil mi?). Böylece bu balıkların kontrolsün olarak üremesinin önüne geçilmek isteniyor. Aksi takdirde, ekolojik dengeler bozulabilir ve beklenmedik sorunlar çıkabilir. Genetiği değiştirilmiş balığı üreten ekibin sözcüsü Dave Conley, şöyle söylüyor:

"Başka türlerde aynı yöntemi uygulayarak Dünya'daki açlığa son verebiliriz. Genetiği değiştirilmiş organizmaların sürekli potansiyel olarak olumsuz tarafları gündeme getiriliyor. Halbuki çok sayıda faydası ya olduğundan önemsiz gibi gösteriliyor ya da tamamen göz ardı ediliyor."

Hoş, ekip daha önceden çevre yasalarını ihlal ettikleri için cezalandırılmıştı. Dahası, genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı olanlar, bu balıkların çiftliklerden kaçarak vahşi doğada sorunlar yaratabileceğini de düşünüyorlar. Henüz Amerikan Yiyecek ve İlaç Müdürlüğü (FDA) balığın halka satışına onay vermediyse de, iznin verilmesi bekleniyor. Böyle bir durum için, Okyanus Koruma şefi George H. Leonard, net bir açıklama yapıyor:

"Bu satışa izin verilecek olursa, ürün kesinlikle GDO etiketine sahip olacak. Böylece halk, bu ürünü tüketip tüketmeme kararını kendisi vermiş olacak."

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. National Geographic, Ocak 2015 sayısı
  2. UCBiotech
  3. NTV
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/08/2019 19:36:54 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3294

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim ve sanat, itibar görmediği toplumları terk eder.”
İbn-i Sina
Geri Bildirim Gönder