Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Son yıllarda teknoloji bize akıllı telefonları hediye etti. Şu anda toplumun çoğunun cebinde bir akıllı telefon bulunuyor ve günlük hayatımızın her yerinde onlardan faydalanıyoruz.  Büyük ihtimalle bu haberi okuyanların büyük çoğunluğu, bu haberi akıllı telefonlarını kullanarak okuyordur.

Akıllı telefonların bu kadar yaygınlaşması ile sağlığa yapabileceği etkiler de büyük bir endişe konusu oldu. Her gün akıllı telefonların vücudumuza yaptığı etkiler ile ilgili değişik bir haber çıkmakta. Son haber ise New England Journal of Medicine’den geldi. Ayrıntılara girmeden önce ufak bir uyarı; eğer bu haberi karanlık bir odada yatağınıza uzanarak okuyorsanız bunu bir kez daha düşünmeniz gerekiyor.

New England Journal of Medicine’de yayınlanan bir vaka raporunda Londra’da geçici görme kaybı şikayeti ile başvuran iki hastanın semptomlarının gece uyumadan önce karanlık bir odada yataklarına uzanarak akıllı telefon kullanmalarından kaynaklandığı bildiriliyor.

İlk vaka aylardır, geceleri sağ gözünde geçici görme kaybı yaşayan 22 yaşında bir kadına ait. Hastanın yapılan göz ve kardiovasküler sistem muanesinde her hangi bir sorun saptanamıyor. Hastanın A vitamini seviyeleri, çekilen manyetik rezonans anjiografisi, ekokardiografisi ve trombofili paneli(kanda pıhtılaşmaya sebep olabilecek hastalıkları tespit etmek için yapılır) normal saptanıyor.

İkinci vaka ise 6 aydır, sabahları uyandığında 15 dakikaya kadar sürebilen geçici görme kaybı yaşayan 40 yaşında bir kadına ait. Bu hastada da vasküler(damarsal) anomalilere karşı yapılan testler normal bulunuyor.

Bu hastaların değerlendirmesinde detaylı hikaye alan doktorlar semptomların sürekli akıllı telefon kullanımından sonra geliştiğini fark ediyorlar. Oluşan geçici körlük her zaman uzun süre telefon ekranına baktıktan sonra ve hastanın yattığı tarafın karşı tarafındaki gözde oluşuyor. Bunun üzerine doktorlar semptomların yastık tarafından kapatılan ve bunun sonucunda karanlığa adapte olan  göz ile telefon ekranına bakan ve ışığa adapte olan gözdeki fotopigmentlerin farklı düzeyde pigmentasyonunundan kaynaklanabileceğini hipotezini öne sürüyorlar. Bu uyum farkından dolayı telefon kapatıldığı zaman, yani iki gözde karanlıkta kaldığı zaman, ışığa adapte olan gözün karanlığa adapte olmasına kadar geçen süre boyunca, ki bu dakikaları bulabiliyor, bu göz kör olarak algılanıyor.

Vakayı yayınlayan doktorlardan ikisi hipotezlerini doğrulamak için tek gözleri ile telefon ekranına baktıktan sonra ekrana bakan gözlerinin karanlığa adaptasyonunu psikofiziksel ve elektrofizyolojik olarak ölçüyorlar ve görme hassasiyetlerinin kayda değer bir şekilde düştüğünü gözlemliyorlar. Ekrana bakan gözün karanlığa adapte olabilmesi dakikaları buluyor.

Normalde akıllı telefonlarımıza iki gözümüzle baktığımızı düşündüğümüzde sorun yaratmayan bu fizyolojik olay, akıllı telefon kullanımının günden güne yaygınlaştığını ve insanların çoğunun gece uyumadan önce akıllı telefonlarını kullandığını düşündüğümüzde gelecekte benzer vakalarla karşılaşma ihtimalimizi çok arttırıyor. Görme fizyolojisinin daha net anlaşılmasını sağlayan bu çalışma ile hastalara kaynaklarımızı tüketen pahalı testler yapmamıza ve olası hastalıklar için endişelenmemize gerek kalmıyor. 

Uyumadan önce akıllı telefon kullanma zevkinden mahrum kalmak istemeyen okuyucularımıza ufak bir tavsiye vermemiz gerekirse, geceleri akıllı telefonunuzu kullandığınız zaman ekrana iki gözünüzü kullanarak bakmanızın bu tarz geçici görme kayıpları yaşamanızın önüne geçeceğidir.

 

Hazırlayan: Ufuk S. Taner

Kaynak: NEJM

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/10/2019 09:03:29 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4563

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Başkalarına, size davranılmasını istediğinizin %20’si kadar daha iyi davranın. Bilirsiniz... Hata payını da karşılamak için...”
Linus Pauling
Geri Bildirim Gönder