Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Evrimin Fiziği: Doğadaki Evrim Yasasının Altında Yatan Fiziği Görebilmek...

Evrimin Fiziği: Doğadaki Evrim Yasasının Altında Yatan Fiziği Görebilmek...
10 dakika
1,640
  • Mikroevrim
  • Yoğun Hal Fiziği

Fizikçi Nigel Goldenfeld, okul günlerinde biyolojinin ona bir araya getirilmiş alakasız bir dizi bilgi gibi geldiğinden ve çok az nicellik barındırdığından bahsederek, okul zamanlarında biyolojiden nefret ettiğini ifade ediyor. Bu düşüncesi, Goldenfeld’in laboratuvarından çıkan sayısız projeye göz atmış olan herkese garip gelecektir. O ve meslektaşları, arıların bireysel ve sürü halindeki davranışlarını takip ediyor, biyofilm analizi yapıyor, genlerin atlamasını izliyor, ekosistemlerdeki çeşitliliği belirliyor ve mikrobiyomların ekolojilerini derinlemesine inceliyorlar. Goldenfeld, NASA Evrensel Biyoloji için Astrobiyoloji Enstitüsü'nün direktörü olmasına rağmen, vaktinin çoğunu Illinois Üniversitesi’nin fizik bölümündeki ofisi yerine Urbana-Champaigne kampüsündeki biyoloji laboratuvarında geçiriyor.

Goldenfeld, biyolojinin sorularına cevap arayan fizikçilerden oluşan uzun listedeki isimlerden biri: 1930’larda Maz Delbrück, virüs anlayışımızı değiştirdi; daha sonra Erwin Schrödinger, “What is Life? The Pyhsical Aspect of the Living Cell”i ("Yaşam nedir? Yaşayan Hücrenin Fiziksel Yönü") yayımladı; X ışını kristalografisinin öncülerinden olan Francis Crick, DNA’nın yapısının keşfedilmesine yardımcı oldu.

Bu Reklamı Kapat

Goldenfeld, uzmanlığını, aralarında türbülans, hal değişimi jeolojik oluşumlar ve finansal piyasaların da bulunduğu birçok olguyu daha iyi anlayabilmek için kullanmak istiyor. Bunu yaparken de yoğun madde teorisini kapsamında, dinamik fiziksel sistemlerin zaman içinde değişen düzeninin modellemesini yapıyor. Maddenin belirme hallerine olan ilgisi, onu biyolojinin en büyük gizemlerinden biri olan yaşamın başlangıcını araştırmaya itmiş. Daha sonra bu noktadan yola çıkarak farklı alanlara yönelmiş. Goldenfeld:

Fizikçiler soruları daha farklı şekillerde sorabiliyorlar. Ben biyolojide hep bu tarz bir yaklaşımın değer göreceği alanı bulmak istedim. Ancak, başarılı olabilmek için biyologlarla çalışmanız ve aslında sizin de bir biyolog gibi düşünmeye başlamanız gerekiyor çünkü hem fiziğe hem de biyolojiye ihtiyaç duyacaksınız.

Quanta Magazine, yakın zamanda Goldenfeld ile kolektif olgular, evrimin Modern Sentez modelinin genişletilmesi ve Dünya üzerindeki erken yaşamın ve siyanobakteriler ile avcı virüsler arasındaki etkileşimin iç yüzünün anlaşılması için fiziğin nicel ve teorik araçlarının kullanılması üzerine konuştu. Metnin bu kısımdan sonrası konuşmanın içerik için kısaltılmış halidir.

Bu Reklamı Kapat

Fiziğin temelinde bir kavramsal çerçeve var ama biyolojide yok. Biyoloji için evrensel bir teori mi bulmaya çalışıyorsunuz?

Tanrım, hayır. Birleşik bir biyoloji teorisi yok. Buna en çok yaklaşabilen şey evrim. Biyoloji, evrimin bir sonucudur. Hayatın ve çeşitliliğinin evrimden geldiği gerçeğine karşı sunulabilecek bir istisna yok. Biyolojiyi anlayabilmek için aslında evrimi bir süreç olarak anlamanız gerekiyor.

Öyleyse fizikteki kolektif etkiler evrim anlayışımızı nasıl etkiliyor?

Evrim deyince insanların aklına popülasyon genetiği yani genlerin bir popülasyondaki frekansı geliyor. Fakat eğer evrimsel ilişkileri araştıran bir bilim dalı olan filogenetikle bulabildiğimiz, diğer tüm organizmaların atası olan Son Evrensel Ortak Ata’ya bakacak olursanız yaşamın başlangıcının bu olmadığını görebilirsiniz. Ondan önce kesinlikle daha basit düzeyde bir yaşam vardı: Henüz türlerin var olmadığı bir zamanda genleri bile olmayan bir yaşam türü. İşte bu yüzden biliyoruz ki evrim, popülasyon genetiğinden çok daha kapsamlı bir olgu.

Son Evrensel Ortak Ata yaklaşık olarak 3.8 milyar yıl önce yaşamış gözüküyor. Dünya 4.6 milyar yaşında. Yani yaşam bir milyar yıldan kısa bir sürede sıfırdan, modern hücrenin karmaşıklığına ulaştı. Aslına bakarsanız bu muhtemelen çok daha kısa bir sürede gerçekleşti. O andan itibaren hücresel yapının evriminde çok az şey oldu. Yani evrim son 3.5 milyar boyunca çok yavaş ilerledi ama başlangıçta çok hızlıydı. Yaşam neden bu kadar çabuk evrimleşti?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Erken yaşam gen aktarımı yoluyla iletişim kuruyordu.

Artık aramızda olmayan Carl Woese ile ben daha farklı bir şekilde evrimleştiği için böyle olduğunu düşünmüştük. Bu devirde yaşam, dikey aktarım yoluyla evrimleşiyor: Siz genlerinizi çocuklarınıza aktarıyorsunuz, onlar da torunlarınıza aktarıyor ve bu şekilde devam ediyor. Yatay gen aktarımı ise sizinle bağı olmayan bir organizmaya gen aktarmanız anlamına geliyor. Bu olay günümüzde bakterilerde ve diğer organizmanın yapısı için çok da önemli olmayan hücrelerde, örneğin antibiyotiklere karşı direnç kazandıran genlerle gerçekleşiyor. Bu yüzden bakteriler antibiyotiklere karşı bu kadar çabuk direnç kazanabiliyor. Yaşamın daha erken aşamalarında hücrenin temel mekanizmaları bile yatay olarak aktarılıyordu. Başlangıçta yaşamın, basit bir birey topluluğundan ziyade gen aktarımıyla birbirine bağlanmış bir komün halinde olduğunu düşünüyoruz. İyi bilinen daha birçok kolektif hal örneği var: Mesela bir arı kolonisi veya bir kuş sürüsünde kolektif, bir bütünün bileşenlerinden ve o bileşenlerin birbiriyle iletişim kurmak ve cevap vermek için kullandığı yöntemlerden oluşan bir kimliğe ve davranışlara sahipmiş gibi gözüküyor. Erken yaşam, gen aktarımı yoluyla iletişim kuruyordu.

Bunu nasıl biliyorsunuz?

Yaşam ancak bu ağ etkisiyle bu kadar hızlı ve ideal biçimde evrimleşebilmiş olabilir. 2007 dolaylarında, genetik kodumuz için bu durumun geçerli olduğunu keşfettik (Genetik Kod: Protein üretmek için kullanılması gereken aminoasitleri hücreye ileten kurallar kümesi.). Proteinleri üretmek için hangi aminoasitlerin kullanılması gerektiğini hücreye söyleyen kurallar, yani genetik kodumuz için bu durumun geçerli olduğunu keşfettik. Gezegendeki her organizma çok küçük istisnalar dışında aynı genetik koda sahip. Sahip olduğumuz genetik kodun hata payını en aza indirmek için olabilecek en iyi durumda olduğu düşüncesi, 1960’larda ilk kez Carl Woese'nin aklına geldi. Bir mutasyondan ya da hücrenin kendi mekanizmasının yaptığı bir hatadan dolayı yanlış aminoasidi alsanız bile genetik kod genellikle almış olmanız gerekene yakın bir amino asit seçiyor. Böylece, ürettiğiniz proteinin hala işleme şansı oluyor ve bu sayede organizma ölmeyebiliyor. Harvard Üniversitesi’nden David Haig ve Bath Üniversitesi’nden Laurence Hurst, Monte Carlo simülasyonuyla bu fikrin veriye dökülebileceğini gösteren ilk kişiler oldu. Bu tarz hatalara karşı hangi genetik kodun daha dayanıklı olduğuna baktılar ve cevap; bizim genetik kodumuz. Bu, gerçekten inanılmaz bir durum ve yeterince iyi bilinmiyor.

Daha sonra Carl Woese ve ben, Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden Kalin Vetsgian’la birlikte bir çok sentetik, varsayımsal genetik kod ile bir komünitelere ait bir dijital yaşam simülasyonu oluşturduk. Yaşayan sistemleri taklit eden bilgisayar virüsü modelleri yaptık. Bir genomları vardı, protein üretiyorlardı, eşlenebiliyorlardı, seçime uğruyorlardı ve seçilim değerleri, sahip oldukları proteinlerin bir fonksiyonuydu. Evrimleşen tek şeyin genomlarının olmadığını bulduk. Genetik kodları da evrim geçiriyordu. Sadece dikey evrimin olduğu durumda genetik kod eşsiz ve optimal hale gelmiyor. Ama bu kolektif iletişim ağı etkisine sahip olunca genetik kod hızla evrimleşiyor ve bugün gözlemleyebildiğimiz eşsiz, optimal haline ulaşıyor.

Sonuç olarak bu bulgular ve yaşamın hata seviyesini en aza indiren genetik koda bu kadar çabuk ulaşmasından doğan sorular, yatay gen aktarımının örneğin Son Evrensel Ortak Ata’dan daha önce gerçekleşmiş olduğunu gösteriyor. Sahiden de hücrenin kalıt okuma mekanizmalarıyla ve gen ifadesiyle ilgili bazı enzimler erken dönemde yatay gen aktarımı olduğuna dair sağlam kanıtlar ortaya koyuyor.

Bu bulguların üzerine nasıl eklemeler yapabildiniz?

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Tommaso Biancalani ile yaşamın yeterli karmaşıklığa ulaşacak kadar evrimleştiğinde yatay gen aktarımını kendiliğinden durdurduğunu keşfettik. Bunu simüle ettiğimizde tam anlamıyla gen aktarımının kendi kendini kapattığını gözlemledik. Hücre hala yatay gen aktarımı yapmaya çalışıyor ama hiçbir şey kalıcı olamıyor. Yani baskın kalan tek evrim mekanizması dikey evrim oluyor ki o da en başından beri vardı. Şimdi, bütün temel hücresel mekanizmaların bu yataydan dikey aktarıma geçişi yaşayıp yaşamadığını görmek için deneyler yapmaya çalışıyoruz. Bu arada, konu hakkındaki makalemiz yayımlanmak üzere kabul aldı.

Bu Reklamı Kapat

Biyoloji hakkında konuşmanın yeni bir yolunu bulmamız gerektiğini söylediniz. Bunun sebebi erken evrim anlayışı mı?

İnsanlar, evrimi popülasyon genetiğiyle eş anlamlı gibi düşünüyor. Bence bu tamamıyla kötü bir düşünce değil. Ama belli noktalarda yetersiz kalıyor. Evrim, genler var olmadan önce de vardı ve bu durum sadece popülasyon genetiğinin istatistiki modellerini kullanarak açıklanamaz. İnsanlar yatay gen aktarımı süreçleri gibi kolektif evrim modlarını da ciddiye almalı.

Bu bağlamda, dinamik sistemlerin, evrimleşebilen ve çoğalabilien bir sistemin en başta nasıl var olabildiği üzerine düşünerek, evrimin bir süreç olarak genişletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Neden bir gezegenin yaşamı destekleme kapasitesi var? Yaşam neden ortaya çıkıyor ki? Evrim dinamikleri bu soruya cevap verebiliyor olmalı. Şaşırtıcı bir şekilde, bu soruyla nasıl uğraşacağımız hakkında prensip olarak bile bir fikrimiz yok. Eğer yaşam biyolojik değil fiziksel bir olgu olarak başladıysa, bu temelde bir fizik sorusudur.

Siyanobakteriler üzerine yaptığınız çalışmanın yoğun madde teorisinin bu uygulamalarıyla bağlantısı nedir?

Lisansüstü öğrencim Hong-Yan Shih ile birlikte fotosentez sayesinde okyanusta yaşayan bir siyanobakteri tipi olan Prochlorococcus adlı organizmanın ekosistemini modelledik. Sanırım gezegende en çok sayıda bulunan hücresel organizma olabilir. Bakterilere saldıran, faj denen virüsler var. On yıl önce bu fajlarda da fotosentez genleri olduğu keşfedildi. Normalde bir virüsün fotosentez yapmaya ihtiyaç duyacağını düşünmezsiniz. Öyleyse neden bu genleri taşıyorlar?

Görünen o ki bakteri ve fajlar pek de av-avcı ekosisteminin dinamiklerinin öngördüğü gibi davranmıyor. Aslına bakılırsa bakteriler fajlardan faydalanıyor. Bakteriler birçok şekilde fajların kendilerine saldırmasını önleyebilir ama bunu yapmıyorlar. Fajların fotosentez genleri köken olarak bakterilerden geliyor ve inanılmaz bir şekilde, fajlar da daha sonra onları bakterilere geri aktarıyor. Fotosentez genleri son 150 milyon yıl içinde bu şekilde bakterilerle fajlar arasında defalarca ileri geri hareket etti.

Bu Reklamı Kapat

Genler virüslerde bakterilerden çok daha hızlı evrimleşiyor, çünkü virüslerdeki eşlenme süreci çok daha kısa sürüyor ve hata oluşma ihtimali daha yüksek. Fajların bakteriler üzerinde avlanmasının bir yan etkisi olarak, bakteri genleri bazen virüslere aktarılıyor. Genler orada yayılıp daha çabuk evrimleşiyor ve bakterilere geri dönüyor, bakteriler de bu durumdan yararlanıyor. Böylece fajlar, bakteriler için faydalı olmuş oluyor. Mesela Prochlorococcus’un farklı derinliklerde yaşayan iki suşu var. Bu ekotiplerden biri, yüzeye, yani ışığın çok daha yoğun ve farklı bir frekansta olduğu bölgede yaşamaya uyum sağlamış. Bu adaptasyon da virüsler hızlı evrimi erişilir kıldığı için ortaya çıkıyor.

Ayrıca virüsler de genlerden fayda görüyor. Bir virüs ev sahibini enfekte edip eşlendiğinde, ürettiği yeni virüs sayısı ele geçirdiği hücrenin ne kadar uzun süre hayatta kalabildiğine göre değişiyor. Eğer virüs yanında bir yaşam destek sistemi, yani fotosentez genleri, taşıyorsa hücreyi daha uzun süre hayatta tutup daha fazla virüs kopyası üretebilir. Fotosentez genlerini taşıyan virüs, taşımayan virüs karşısında üstünlüğe sahip. Virüslerin ev sahibine fayda sağlayacak genler taşımasına yönelik bir seçilim baskısı var. Virüslerin mutasyon sıklığı çok yüksek olduğu için genlerin çabuk bozulmasını bekliyorsunuz. Ama biz, yaptığımız hesaplamalarda bakterilerin iyi genleri ayıklayıp virüslere aktardığını bulduk.

Burada güzel bir hikaye var. Bakteriler ve yoğun madde sistemlerinde olanları taklit eden virüsler arasında modelleyebileceğimiz ve bu sayede özelliklerini tahmin edebileceğimiz kolektif bir davranış görülüyor.

Biyolojiye fizik temelli bir yaklaşımdan bahsettik. Tersiyle yani biyolojinin fiziğe yardımcı olduğu bir durumla karşılaştınız mı?

Evet. Ben türbülans üzerinde çalışıyorum. Gece eve döndüğümde üzerine düşündüğüm, uykularımı kaçıran mesele bu. Geçen sene Nature Physics’te yayınlanan makalede Hong-Yan Shih ve Tsung-Lin Hsieh ile birlikte boru içindeki bir akışkanın düzenli ve öngörülebilir bir şekilde aktığı laminer akıştan, davranışının öngörülemez, düzensiz ve rasgele olduğu türbülanslı akışa nasıl geçtiğini daha iyi anlamak istedik. Türbülansın, geçiş anına doğru bir ekosistem gibi davrandığını gördük. Akışkanın akışının bir avcıyı andıran, belirli bir dinamik modu var. Türbülansı “yemeye” çalışıyor ve oluşan türbülansla bu mod arasındaki karşılıklı etkileşim, akışkan türbülanslı hale gelirken gördüğümüz bazı olaylara sebep oluyor. Sonuç olarak, çalışmamız akışkanlarda bir tür hal değişimi olduğunu öngörüyor ve deneyler de bunu gösteriyor. Bu fizik probleminin av-avcı ekolojisi olarak bilinen biyoloji problemine uyarlanabilirliği ortaya çıktığı için, Hong-Yan ile sistemi nasıl simüle edip modelleyeceğimizi ve insanların deneylerde gördüklerini nasıl çoğaltacağımızı biliyorduk. İşin biyolojisi gerçekten fiziği anlamamızda yardımcı oldu.

Bu Reklamı Kapat

Biyolojiye karşı fizik temelli bir yaklaşımın limitleri nelerdir?

Bir yandan, sadece halihazırda bilenen şeyleri çoğaltıyor olma tehlikesi var, yani yeni tahminlerde bulunamayabilirsiniz. Öte yandan çıkarımınız veya oluşturduğunuz model aşırı basitleştirilmiş oluyor ve siz de bu süreçte bir şeyleri göz ardı etmiş oluyorsunuz.

Fazla teorik düşünme şansınız yok. Kolları sıvayıp işin biyolojisini öğrenmeniz, gerçek deneysel olgulara ve gerçek verilere hakim olmanız gerekiyor. Bu yüzden çalışmamız deneyselcilerle iş birliği içinde yapılıyor. Şimdiye kadar deneyselci meslektaşlarımla Yellowstone Ulusal Parkı’nın kaplıcalarında mikrop topladım, yaşayan hücrelerdeki genlerin zıplamasını gerçek zamanlı olarak izledim ve omurgalıların sindirim sisteminin mikrobiyomunun sekansını çıkarttım. Asıl bölümüm fizik olsa bile, beni her gün Genomik Biyoloji Enstitisü’nde çalışırken bulabilirsiniz.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 2
  • Tebrikler! 1
  • İnanılmaz 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Quanta Magazine | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/08/2022 16:32:44 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5269

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Hormon
İnsanlar
İngiltere
Yangın
Evrimsel
Hominidae
Kimyasal
İnsan
Hastalık Kataloğu
Asit
Eşeyli Üreme
Vaka
Ağız
Botanik
Karadelik
Hareket
Algı
Hematoloji
Kadın Doğum
Yeşil
Öğrenme
Kuş
Stres
Endokrin Sistemi
Şehir
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.