Düşünüyorum ki...

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu gördüğünüz, Charles Darwin'in 1837'de "B Defteri" olarak adlandırdığı not defterine çizdiği ilk Evrim Ağacı'dır.

Charles Darwin gelmiş geçmiş en büyük bilim insanlarından ve gözlemcilerinden biri olmakla beraber, aynı zamanda mütevazılığı ve dürüstlüğü ile de bilim camiasında örnek gösterilen bir kişiliğe sahiptir. Hiçbir zaman atak kararlar almamak gerektiğini sıklıkla vurgulamakla birlikte, 1859 yılında yayınladığı Türlerin Kökeni bilim dünyasında ve genel olarak insanlık açısından bir devrim yaratmasına rağmen, Darwin'in kitabında sürekli temkinli ve emin adımlarla ilerlediği görülür.

Bu temkinli ve bilimsel hali, henüz fikirleri olgunlaşırken, 1837 yılında not defterine yukarıdaki şekilde yansımıştır. Darwin, asla bilimsel argümanlarında ısrarcı ya da hırçın olmamıştır. Kendinden son derece emindir, bulguları nettir; ancak yine de kimseyi incitmek ya da onlara diklenmek cüretinde bulunmamış, her zaman sessizliğini ve asaletini korumuştur. Bu asaleti de ona "düşmanlarının" ve karşıtlarının bile saygı duymasına sebep olmuştur. Bugünkü çığırtkanlar ve kendini bilmezler, elbette antik çağın çarpık ve zavallı bir yansımasıdır.

Darwin, not defterine kafasında şekillenen gerçekleri "Düşünüyorum ki..." diyerek başlayarak aktarmıştır. Asla "Böyle olmalıdır.", "Zorundadır.", "Bu böyledir." gibi kavramlara yer vermemiş, bulgularını yalın bir şekilde aktarmıştır.

Yukarıdaki not defterinde "Düşünüyorum ki..." diye başlayan sözleri, Dünya tarihinin canlılığı bu şekilde bağlayan ilk "Yaşam Ağacı" (veya "Evrim Ağacı") ile devam etmektedir. Darwin'in okunması aşırı güç yazısı (ilk eğitiminin tıp eğitimi olduğunu hatırlatmakta fayda var), şöyle söylemektedir:

"Düşünüyorum ki bir türe ait geçmişteki bir neslin, şu andaki neslin sahip olduğu kadar birey sayısı vardır. Cins içerisindeki tür sayısını koruyup, aynı zamanda da türlerin devamlılığının sağlanabilmesi için yok oluşlar olmalıdır. Dolayısıyla A ile B arasında bir boşluk olması son derece doğaldır [çünkü bu türler zamanında yok olmuşlardır]. C + B arasında ise son derece yumuşak bir geçiş görmekteyiz. B + D ise göreceli olarak uzak akrabadırlar. İşte bu şekilde cinsler ortaya çıkar. Bunların soyu tükenmiş birçok antik tip ile ortak özellikleri ve bu özellikler üzerinden diğer türlerle bağlantısı vardır."

 

Kaynak: B Defteri, Sayfa: 36, 1837, Charles Darwin

Çıngıraklı Yılanların Mücadelesi

'Kim Milyoner Olmak İster?' Yarışmasında Soru Hatası

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim