Çayır Köpekleri ve Zekaları: İnsan Zekası Giderek Sıradanlaşıyor!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Her geçen gün, türümüzün zekasına benzer zekaya sahip olduğunu keşfettiğimiz türlerin sayısının giderek arttığını görüyoruz. Bu, birkaç sebeple ilgi çekici. İlk olarak bu durum, insanın uzun süredir kabul ettiği normların ("İnsan gibi zeki bir hayvan yoktur." gibi) hatalı olduğunu gösteriyor. İkincisi ise, bu durumun birçok soru işaretini beraberinde getirmesi. Örneğin, "Bir türe zeki dememiz için ne kadar zeka gereklidir?" veya "Zeka herhangi bir sınıra sahip midir, yoksa zekamız, çevremizi anlamak için var olan tek sınır mıdır?" gibi... Ne olursa olsun, bu soruların bazılarının cevapları, bizim algı sınırlarımız dahilinde olmayabilir. Ancak yine de, eğer ki bu konuda biraz daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız, çok uzağa değil, "çayır köpekleri" olarak bilinen ve aslında köpeklerle alakası olmayan (sesleri benzediği için böyle bir isimlendirme yapılmıştır) kemirgenlere bakmanız yeterlidir. Öncelikle, biraz bilgi verelim.

Uzun yıllardır biyologlar çayır köpeklerini doğal ortamlarında incelemekte ve birbirleriyle olan ilişkilerini ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Özellikle de, birbirleriyle iletişim kurmak için kullandıkları dili çözmeyi hedeflemektedirler. Kuzey Arizona Üniversitesi'nden bir biyolog olan Con Slobodchikoff, bu oyunu tam 30 yıldır oynamaktadır. Çayır köpeklerine olan ilgisi, yıllar önce koloni içerisindeki diğer bireyleri uyarmak amacıyla uyarı sinyalleri kullanan hayvanların keşfiyle başladı. Örneğin sincaplar bunu yapmaktadır. Yıllar önce, türlerin belirli tehditler karşısında (uçan avcılar veya karadaki benzerleri gibi) birbirlerini uyarmak için ayırt edici bazı sesler çıkardıkları keşfedildi. 

Slobodchikoff'a göre bu hayvanlar sadece sosyal türler oldukları için değil, aynı zamanda küçük gruplar halinde yaşadıkları için harika birer denek hayvanıdırlar. Bu türler, avcılarından izole, doğal ortamlarda yaşarlar ve tehlikeli karşılaşmalardan kaçınmak için ciddi miktarda yollar kat edebilir, derin tüneller kazabilirler. İşte araştırma ekibi, bir grup çayır köpeğini gözlerine kestirdi ve her birini, ayırt edici boyalarla işaretledi.

Bundan sonra ise ekibin yaptığı, koloniyi farklı avcılara maruz bırakmaktı. Bu çalışmanın sonucunda, çayır köpeklerinin sadece her bir tehdit için ayrı bir ses kullandığı gerçeğini değil, aynı zamanda bu seslerin inanılmaz derecede birbirinden farklı olduğunu ve dikkatli bir insanın sadece 2 saat içerisinde bu uyarı dilini anlayabileceğini ortaya çıkardılar. Slobodchikoff araştırmasını derinleştirip, çayır köpeklerinin kullandığı dili analiz ettikçe, türün tehdit unsurunun giydiği kıyafetin renginden tutun da, büyüklüğüne ve şekline dair bilgileri bile birbirlerine aktarabildiklerini keşfetti. İnanılmaz bir şekilde tür, tehdidin elinde bir silah olup olmamasını da sürünün diğer bireylerine aktarabiliyordu.

Slobodchikoff'un çalışmaları sayesinde şu anda yapay zekanın önemli bir adımı olarak özel bir ses tanımlama cihazı geliştiriliyor. Belki bu cihaz, ileride bir gün bizim diğer türlerle iletişim kurmamızı bile sağlayabilir, kim bilir? Düşünün ki gelecekte bir gün bir köpek, özel bir cihaza havlayarak size "Bugün tavuk yemek istiyorum." diyebilir...

 

Çayır Köpeklerinin Zekası ve İletişimi ile İlgili Bazı Hızlı Gerçekler:

- Araştırmalar, çayır köpeklerinin "Uzun, ince, mavi bir gömlek giyen bir insan kolonimiz içerisinde dolaşıyor." gibi karmaşık mesajları iletebilecek kadar gelişmiş bir iletişim sistemine sahip olduklarını gösteriyor.

- Farklı tehditler için kullandıkları farklı "sözcükler" var. Örneğin bir çakalı, bir insanı, bir porsuğu ve bir kızıl kuyruklu şahini birbirinden ayırt edebilecek uyarı seslerine sahipler.

- Bu uyarı sözcüklerine bağlı olarak, sürünün verdiği kaçma davranışı ve tepkisi değişiyor.

- Kullandıkları dil, insanların kullandığı dilin unsurlarını taşıyor: özne, sıfat ve hatta şiveler bile tespit edildi.

- Henüz ispatlanmamış olsa da, çember ve üçgen gibi soyut cisimleri bile birbirlerine aktarabilecekleri düşünülüyor.

- Araştırma, çeşitli çevresel faktörlerin etkisi altında türün yeni kelimeler bile türetebildiğini gösteriyor. Bu araştırmadan önce, bunu yapabilen tek türün insanlar oldukları düşünülüyordu [Evrim Ağacı eklemesi: papağanlar, şempanzeler ve bonoboların da bunu yaptığı biliniyor].

- Belki bir gün, bu araştırmalara dayanarak üretilen aletler sayesinde hayvanlarla iletişim kurmamız mümkün olabilir.

Kaynak: Bu yazı From Quarks to Quasars sitesinden birebir çevrilmiştir.

Kara Balıkçıl ve Avlanma Taktiği

Baykuş Kelebeği ve Göz Desenleri

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim