Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Canlılığın Cansızlıktan Evrimine Fiziksel Temel Keşfedilmiş Olabilir!

Canlılığın Cansızlıktan Evrimine Fiziksel Temel Keşfedilmiş Olabilir!
12 dakika
9,751

Fotoğrafta gördüğünüz Jeremy England. MIT’de 31 yaşında bir fizikçi, kendisi yaşamın kökenini ve evrimini yönlendiren temeldeki fiziği bulduğunu düşünüyor. Kendisinin laboratuvarına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yaşam neden vardır?

Popüler hipotezler bir ilkin çorbaya, yıldırım düşmelerine ve şaşırtıcı derecede bir şansın varlığına itibar etmektedir. Fakat, eğer yeni ortaya çıkartılan kışkırtıcı bir teori doğruysa, şansın etkisi çok aza iniyor. Öyle ki, düşünceyi sunan fizikçilere göre yaşamın kökeni ve devamındaki evrimi, doğanın temel yasalarını takip ediyor ve bir kayanın tepeden yuvarlanması kadar “az şaşırtıcı” olmalı.

Bu Reklamı Kapat

Fiziğin bakış noktasından, yaşayan şeylerle cansız karbon atomları yığınlarının arasında esaslı bir fark bulunmakta: İlki çevresinden enerjiyi yakalamakta ve enerjiyi ısı olarak yaymakta diğerine göre daha başarılı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde 31 yaşında bir profesör olan Jeremy England, bu kapasiteyi açıkladığını düşündüğü matematiksel bir formül geliştirdi. Fiziksel dayanaklara bağlı olan formül, bir grup atomun bir dış enerji kaynağı ile (güneş ya da kimyasal yakıt gibi) yönlendirildiğinde ve bir ısı banyosu ile çevrelendiğinde (okyanus ya da atmosfer gibi) giderek artan miktarlarda enerji yaymak için kendisini derece derece yapılandırdığını gösteriyor. Bu demektir ki uygun koşullarda madde, yaşamla ilintili olan anahtar fiziksel nitelikleri hiç acımadan elde ediyor.

“Rastgele bir atom yığınını alarak başlarsınız ve üzerlerine yeterince uzun miktarda gün ışığı tuttuğunuzda bir bitki elde etmeniz hiç de şaşırtıcı olmaz.” diyor England.

Bu Reklamı Kapat

Görünür kloroplastlatı ve organelleriyle elde edilen Plagiomnium yosunundaki hücreler gün ışığını yakalayarak fotosentez olayını gerçekleştirirler.
Görünür kloroplastlatı ve organelleriyle elde edilen Plagiomnium yosunundaki hücreler gün ışığını yakalayarak fotosentez olayını gerçekleştirirler.

England’ın teorisi, yaşamın genler ve popülasyonlar düzeyinde çok güçlü bir açıklamasını sunan Darwin’in doğal seçilimle evrim teorisinin yerini almaktan çok, onu vurgulamakta ve zemin sağlamakta. “Ben kesinlikle Darwin’in düşüncelerinin yanlış olduğunu söylemiyorum.” diye açıklıyor. “Aksine, sadece diyorum ki, fiziksel perspektiften, Darwinci evrim görüşünü daha genel bir fenomeninin özel bir noktası olarak görebilirsiniz.”

England’ın düşüncesi, son zamanlardaki bir makalede detaylandırılmış ve dünyanın çeşitli noktalarındaki üniversitelerde vermiş olduğu konuşmalarından birinde daha açıkça anlatılmış olmakla birlikte, bu araştırmanın temellerinin sağlam olmadığını düşünen veya büyük bir buluş olduğunu ya da her ikisi de olduğunu düşünen çalışma arkadaşları arasında da tartışmaları ateşlemiş. 

England’ın “çok cesur ve çok önemli bir adım” attığını söyleyen New York Üniversitesinden fizikçi Alexander Grosberg, çalışmayı başlangıç aşamalarından itibaren takip etmiş. “Büyük umut” olarak England’ın yaşamın kökeni ve evrimini yöneten fiziksel prensibi belirlediğini söylüyor Grosberg.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

“Jeremy şu ana kadar rastladığım en parlak genç bilimci.” diyor Attila Szabo, England’la bir konferansta karşılaştıktan sonra teorisine katkıda bulunmuş, kendisi Ulusal Sağlık Enstitüsündeki Kimyasal Fizik Laboratuvarında bir biyofizikçi. “Düşüncelerinin orjinalliği beni etkiledi.” diyor.

Diğerleri, örneğin Eugene Shakhnovich, Harvard Üniversitesinden bir biyofizik, kimyasal biyoloji ve kimya profesörü, ikna olmayanlardan. “Jeremy’nin düşünceleri ilginç ve umut vaad edici, ancak bu noktada çok fazla spekülatif (söylemsel) ve özellikle yaşam fenomenine uyarlandığında durum böyle.” şeklinde konuşuyor Shakhnovich.

England’ın teorik sonuçları genel olarak anlamlı düşünülüyor. Kendi yorumu olan ve formülün doğada yaşamı içine alan fenomenleri kapsadığını öngören yorumu ise kanıtlanmamış kalan kısım. Fakat laboratuarda bu yorumun nasıl sınanacağına dair düşünceler çoktandır mevcut.

“Kökten farklı bir şey deniyor.” diyor Mara Prentiss, England’ın çalışmasını öğrendikten sonra böyle bir deneye kafa yoran Harvard’dan bir fizik profesörü. “Bir lensi organize etmek olarak, sanırım inanılmaz bir fikri var. Doğru ya da yanlış... Araştırmaya gerçekten değer olacak.”

Jeremy England ve çalışma arkadaşları tarafından oluşturulan bir bilgisayar simülasyonu, viskoz bir ortamda yerleştirilen bir partiküler sistemi gösteriyor, ve turkuaz partiküller salınımlı bir güç tarafından yönlendiriliyor. Zamanla (yukardan aşağıya) bu güç, partiküller arasında daha fazla bağın oluşumunu tetikliyor.
Jeremy England ve çalışma arkadaşları tarafından oluşturulan bir bilgisayar simülasyonu, viskoz bir ortamda yerleştirilen bir partiküler sistemi gösteriyor, ve turkuaz partiküller salınımlı bir güç tarafından yönlendiriliyor. Zamanla (yukardan aşağıya) bu güç, partiküller arasında daha fazla bağın oluşumunu tetikliyor.

England’ın çalışmasının kalbinde termodinamiğin ikinci yasası yatıyor; yasa ayrıca yükselen entropi veya “zamanın oku” olarak da biliniyor. Sıcak nesneler soğur, gaz hava içinde dağılır, yumurtalar pişer fakat asla kendiliğinden çiğ haline geri dönmez; kısaca, enerji, zaman ilerledikçe yayılır veya genişler. Entropi bu eğilimin bir ölçeğidir, bir sistem içindeki partiküller arasında enerjinin nasıl dağıldığını ve bu partiküllerin uzayda nasıl yayıldığını hesaplar. Basit bir olasılık olarak artan şudur: Enerjinin konsantre olmasındansa, yayılması için daha fazla yol vardır. Bu yüzden, sistemde hareket halinde ve etkileşimde olan partiküller, tam anlamıyla şans yoluyla, enerjinin yayıldığı haliyle şekil almaya meyillidirler. En sonunda, sistem bir maksimum entropi durumuna ulaşır ve adına “termodinamik eşitlik” de denen enerjinin eşit olarak dağılımı gerçekleşir. Bir bardak kahvenin ve içinde bulunduğu odanın sıcaklıkları aynı seviyeye gelir, örneğin. Kahve, odadan çıkarılsa bile bu geri dönüşümsüz bir olaydır. Kahve asla kendiliğinden ısınarak sıcaklığını yükseltmez çünkü üstünlük çok kararlı bir biçimde odanın rastgele bir şekilde atomlarında konsantre olmuş enerjisinden yana geçmiştir. 

Bu Reklamı Kapat

Entropi izole ya da “kapalı” bir sistemde zaman içersinde yükselmek zorunda olsa da, “açık” bir sistem kendi entropisini düşük tutabilir, -yani, enerjisini atomları arasında dengesizce bölüştürerek- etrafındakilerin entropisini yüksek ölçüde artırarak. 1944’teki ilham veren tek konulu yazısı (monograf) “Yaşam Nedir?”de seçkin kuantum fizikçisi Erwin Schrödinger bunun canlıların yapması gereken bir şey olduğunu açıklar. Bir bitki, örneğin, aşırı derecede enerjili gün ışığını emer ve bunu şeker yapımı için kullanır; bu arada enerjinin çok daha az konsantre halini barındıran kızılötesi ışınları eler. Evrenin toplam entropisi fotosentez boyunca gün ışığı dağıldıkça yükselir, bu arada bitki, düzenli bir iç yapı oluşturarak kendisini çürümekten korur.

Yaşam termodinamiğin ikinci yasasını ihlâl etmez, ancak son zamanlara kadar, fizikçiler neden entropinin yükselmesi gerektiğini açıklamak için termodinamiği kullanamıyorlardı. Schrödinger’in zamanında, sadece kapalı sistemler için eşitlikleri çözebiliyorlardı. 1960’larda, Belçikalı fizikçi Ilya Prigogine, kimyada 1977 yılında Nobel ödülü almasını sağlayan ve dış enerji kaynakları tarafından zayıf bir şekilde yönetilen açık sistemlerin davranışlarını tahmin etmek konusundaki gelişmeye imza attı. Fakat eşitliğin çok ötesinde bulunan sistemlerin davranışları, dış enerji kaynakları tarafından çok güçlü bir biçimde yönetilen çevreyle bağlantılı oldukları için çözülememekteydi.

Bu durum 1990’ların sonlarında, şu anda Maryland Üniversitesinde olan Chris Jarzynski’nin ve Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarındaki Gavin Crooks’un ilkin çalışmalarına bağlı olarak değişti. Jarzynski ve Crooks bir bardak kahvenin soğuması gibi, termodinamik bir süreç tarafından üretilen entropiyi basit bir oransal karşılığı bulunacak şekilde gösterdiler: süreci işleten atomların olasılığının sürecin kalanını yürüten atomların varlığına bölünmesi (yani, kendiliğinden kahvenin ısınmasıyla etkileşimli olacak şekilde). Entropi üretimi yükseldikçe, bu oran da yükselmektedir: Bir sistemin davranışı giderek daha fazla “geri dönüşümsüz” hale gelir. Basit fakat gösterişli formül, prensipte her hangi bir termodinamik sürece uyarlanabilir, eşitlikten ne kadar uzakta ya da farklı olduğunun önemi olmadan. “Eşitlikten uzak istatistiksel mekanik anlayışımız müthiş oranda gelişti.” diyor Grosberg. Biyokimya ve fizik alanında eğitim alan England, MIT’de kendi laboratuarını 2 yıl önce oluşturdu ve istatistiksel fiziğe dair yeni bilgileri biyolojiye uygulamaya karar verdi. 

Jarzynski ve Crooks formülasyonunu kullanarak belirli karakteristiklere sahip partikül sistemlerini içine alan termodinamiğin ikinci yasasının genelleştirilmesi sonucuna ulaştı: Sistemler güçlü bir şekilde bir dış enerji kaynağıyla yoğruluru, elektromanyetik dalgalar gibi, ve üzerlerindeki enerjiyi etraflarındaki banyoya aktarabilirler. Bu sınıftaki sistemler bütün yaşamsal formları içerirler. England daha sonra bu sistemlerin zaman içinde geri dönüşümsüzlükleri artarken nasıl evrimleşemeye meyil kazandıklarını belirledi. Bunu şöyle açıklıyor:

Bu Reklamı Kapat

Formülden çok basitçe gösterebiliriz ki, daha olası evrimsel sonuçlar, buna ulaşmak için çevredeki dış enerji kaynaklarından daha fazla enerji emmiş ve enerjiyi yaymış olanlar olacaktır. Bulgular bir sezgiye yol açmakta: Bir yönetici güç ile uyarıldıklarında ya da itildikleri yönde hareket eden partiküller daha fazla enerjiyi yaymaya meyilli oluyorlar ve herhangi bir anda o yönde ilerlemeye daha fazla ihtimalleri oluyor. Bu demek oluyor ki, belirli derecede bir banyoyla, örneğin atmosfer veya okyanus ile çevrili atomlar yığını, zaman içinde kendilerini çevrelerindeki mekanik, elektromanyetik veya kimyasal hallere daha iyi refleks vermeye meyilli yapıyorlar.
Kendi kendini üreten küre kümeleri: Harvard’daki yeni bir çalışmaya göre, mikrokürelerin yüzeylerinin kaplanması onların kendiliğinden belirli bir yapıya geçmelerine neden olmuştur, politetrahedron yapısı gibi, daha sonra da yakınlarındaki küreleri benzer bir yapıya geçmeleri yönünde etkilemişlerdir.
Kendi kendini üreten küre kümeleri: Harvard’daki yeni bir çalışmaya göre, mikrokürelerin yüzeylerinin kaplanması onların kendiliğinden belirli bir yapıya geçmelerine neden olmuştur, politetrahedron yapısı gibi, daha sonra da yakınlarındaki küreleri benzer bir yapıya geçmeleri yönünde etkilemişlerdir.

Kendi kendini replikasyon (ya da biyolojik terimiyle üreme), dünyadaki yaşamın evrimini yönlendiren süreç, işte böyle bir mekanizmadır ve zaman içinde artan miktarlarda enerji yayabilen bir sistem şeklinde işliyor. England’ın ortaya koyduğu üzere, “Daha fazla yaymanın harika bir yolu da kendinizden daha çok kopya yapmanızdır.” England, Kimyasal Fizik Dergisi’nin (Journal of Chemical Physics) Eylül sayısındaki makalesinde, RNA moleküllerinin ve bakteriyel hücrelerin kendi kendilerini çoğaltırken (self replikasyon) teorik olarak yaydıkları minimum yayım enerjisi miktarını tespit etti ve bu miktarın sistemler eşlenirken (replike olurken) yaydıkları enerjinin gerçek miktarına çok yakın bir miktar olduğunu gösterdi. England ayrıca, DNA bazlı yaşamın öncülü olarak hizmet etmiş olduğuna birçok bilim insanınca inanılan RNA’nın, inşa maddesi olarak özellikle çok daha ucuz olduğunu gösterdi. RNA ortaya çıktığında, bunun “Darwinci kontrolü” belki çok da sürpriz olmadı diye fikir öne sürüyor England.

İlkin çorbanın kimyası, rastgele mutasyonlar, coğrafya, felâket getiren olaylar ve daha sayısız etken Dünyanın geniş flora ve faunasının oluşumuna detaylar katmıştır. Fakat England’ın teorisine göre, bütün sürecin altında yatan prensip, maddenin yayılmacılıkla yönlendirilen uyumlanma mekanizması. 

Bu prensip cansız maddeye de uyarlanabilir. “Bu yayılmacılıkla yönlendirilen uyumlanma organizasyonunun büyük çatısı altında, doğadaki hangi fenomeni açıklayabileceğimiz hakkında söylemlerde bulunmak çok heyecanlandırıcı.” diyor England. “Birçok örnek aslında bizim tam da burnumuzun dibinde olabilir fakat onları aramadığımız için fark etmemiş olabiliriz.”

Bilim insanları cansız sistemlerde kendi kendine üremeyi çoktan gözlemlediler. Ağustos’ta Physical Review Letters’da yayınlanan ve Kaliforniya Berkeley Üniversitesinden Philip Marcus tarafından yönetilen yeni bir çalışmaya göre türbülans halindeki akışkanlardaki girdaplar etraflarındaki akışkanda meydana gelen rüzgâr hızı değişimlerinden enerji alarak kendilerini yeniler ve çoğalırlar. Harvard Üniversitesinden uygulamalı matematik ve fizik profesörü Michael Brenner ve çalışma arkadaşları, PNAS’ta bu hafta yayınlanan makalelerinde mikroyapıların kendi kendilerine üremelerine dair simülasyonlar ve teorik modellemeler sundular. Bu özel olarak kaplanmış mikrokürelerden oluşan kümeler yakınlarındaki küreleri yakalayarak ve benzer bir şekle sokarak enerji yayıyorlar. “Bu, Jeremy’nin dediğine çok iyi bağlantılandırılabilecek bir durum.” diyor Brenner.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Yıldızlar Neden Oluşur (Sarah Allen)

On iki yaşındaki Libby, bilime oldukça meraklı, iyimser bir kızdır ve bazı tanınmış arkadaşları vardır (tamam, bu sonuncusu yalnızca kendi kafasında öyle olabilir). Nazik, zeki, cesur, eğlencelidir; ancak piyano çalma, sakince oturma ve doğru şeyi doğru zamanda söyleme konularında pek de iyi değildir. Libby, Turner sendromuyla doğmuştur ve bu, yaşamında bazı şeyleri onun için zorlaştırmaktadır. Yine de onu seven pek çok insan etrafındadır ve bu onu oldukça şanslı bir kız yapmaktadır. Libby, ablası Nonny’nin hamile olduğunu öğrendiğinde çok heyecanlanır, ama endişelenir de. Çünkü Nonny ile eşi ekonomik sıkıntılar yaşamakta, ayrıca Libby her bebeğin sağlıklı doğmayabileceğini bilmektedir. Bu yüzden evrenle bir anlaşma yapar: Yıldızların neden oluştuğunu keşfeden ilk bilim insanı Cecilia Payne hakkında bir projeyle bilim yarışmasına
katılacaktır. Büyük ödülü kazanırsa bütün parayı Nonny ile ailesine verecek, bebek de kusursuz bir şekilde dünyaya gelecektir. Kendisi de Turner sendromlu olan yazarın kaleminden bir X kromozomu eksik olan küçük bir kızın kendini tanıma, yaşamı ve evreni anlamlandırma yolculuğuna şahit olurken, ablası ve onun bebeği için verdiği çabalar içinizi ısıtacak.

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Panama Yayıncılık tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺48.00
Yıldızlar Neden Oluşur (Sarah Allen)

Kendi kendini üretimden öte, çok daha büyük yapısal organizasyonlar bir başka anlamıyla güçlü bir şekilde yönlendirilen sistemler, enerji yaymak için yeteneklerini artırıyor demektir. Bir bitki, örnek olarak, güneş enerjisini kendi içinden geçerken yakalamakta ve yönlendirmekte, yapılanmamış karbon atomları yığınına göre çok daha başarılıdır. Bu yüzden England maddenin kendi kendini belli koşullar altında organize edeceğini öne sürüyor. Bu eğilim canlıların iç düzenlerinde ve çoğu cansız yapıda da dikkate alınabilir. “Kar taneleri, kum tepeleri ve türbülans halindeki girdaplar, hepsi ortak paydada çok iyi yönlendirilmiş yapılardır ve çok partiküllü sistemlerdeki bazı yayılımcı süreçlerin kontrolünde ortaya çıkarlar.” diye belirtiyor England. Yoğunlaşma , rüzgâr ve viskoz sürüklenme bu özel durumlarla ilgili süreçlerdir.

“Bu çalışma canlı ve cansız maddeler arasındaki ayrımın çok da keskin olmadığını düşünmeye itiyor beni.” diyor bir e-postasında Cornell Üniversitesinden biyolojik fizikçi Carl Franck. “Özellikle bu kavrayışla, birkaç biyomolekülü içeren kimyasal döngüler kadar küçük sistemlerin de düşünülebilmesi beni etkiledi.”

Eğer yeni bir teori doğruysa, canlıların kökeninden sorumlu olduğu belirlenen fiziğin aynısının doğadaki çok sayıdaki yapının oluşumunu da açıklayabilmesi olasıdır. Kar taneleri, kum tepeleri ve kendi kendini yenileyen girdaplar gibi durumların hepsi yayılımla yönetilen uyumlanmaya birer örnektirler.
Eğer yeni bir teori doğruysa, canlıların kökeninden sorumlu olduğu belirlenen fiziğin aynısının doğadaki çok sayıdaki yapının oluşumunu da açıklayabilmesi olasıdır. Kar taneleri, kum tepeleri ve kendi kendini yenileyen girdaplar gibi durumların hepsi yayılımla yönetilen uyumlanmaya birer örnektirler.

England’ın cesur fikri önümüzdeki yıllarda büyük ihtimalle dikkatli incelemeye tabi tutulacak. Partikül sistemlerinin yapılarına uyumlanarak enerji yaymada daha başarılı olmalarına dayalı teorisini test etmek için kendisi de şu sıralarda bilgisayar simülasyonları oluşturuyor. Bir sonraki adım ise bu deneyleri canlı sistemlerde yürütmek olacak.

Harvard’da deneysel biyofizik laboratuvarını yürüten Prentiss, England’ın teorisinin farklı mutasyonlara sahip hücrelerin yaydıkları enerji miktarıyla replikasyon hızları arasındaki bağlantıyı inceleyerek test edilebileceğini söylüyor. “Çok dikkatli olunmalı çünkü herhangi bir mutasyon çok fazla şey yapabilir.” diyor. “Fakat farklı sistemlerde bu deneylerden çok sayıda yapılabilirse ve eğer [yayılım ve replikasyon başarısı] gerçekten bağlantılıysa, bu durum doğru organizasyonel prensip olduğunu gösterir.” 

Brenner ise England’ın teorisini kendi mikroküre yapımı çalışmalarına bağlamayı umuyor ve teorinin, meydana gelebilecek hangi kendi kendini üretim ve kendi kendini oluşturma sürecini doğru bir şekilde tahmin edip edemeyeceğini belirlemek istiyor ve bunun “bilimin temel sorularından bir tanesi” diyor. 

Çok sayıda araştırmacı, yaşamın ve evrimin çok kapsayıcı bir prensibine sahip olmanın, araştırmacılara canlılardaki yapıların ve işlevlerin ortaya çıkışı üzerine daha geniş bir bakış açısı sunabileceğini söylüyor. “Doğal seçilim belli karakteristikleri açıklamaz.” diyor Oxford Üniversitesinden biyofizikçi Ard Louis bir e-postasında. Bu karakteristikler arasında metilasyon olarak adlandırılan aktarılabilir gen ifadesi değişiklikleri, doğal seçilimin yokluğunda karmaşıklıktaki artış ve Louis’in son zamanlarda çalıştığı belli başlı moleküler değişiklikler de var.

Eğer England’ın yaklaşımı tabi tutulduğu testlere karşı ayakta durabilirse, biyologları her uyumlanma süreci için Darwinci açıklama aramaktan daha da kurtaracak ve onlara yayılımla yönlendirilen organizasyonlar bağlamında daha genel bir düşünme alanı sağlayacak. Louis’in dediğine göre biyologlar örneğin; “Bir organizmanın X karakterini göstermeyi Y karakterine tercih etmesi, X’in Y’den daha uyumlu olması yüzünden değil, aksine fiziksel koşulların ve engellerin X’in evrimleşmesini Y’nin evrimleşmesinden daha kolay hale getirmesi yüzündendir.” şeklinde bulgular elde edebilirler.

İnsanlar sık sık özel problemler hakkında düşünmeye takılıp kalmışlardır.” diyor Prentiss. England’ın düşünceleri tam olarak doğru olsun ya da olmasın, “daha geniş düşünmek, bilimsel dönüm noktalarının bulunduğu yerdir.
Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 04/10/2022 15:28:09 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1921

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Astronot
Regülasyon
Kütleçekimi
Tarih
Teori
Orman
Transkripsiyon
Astrofotoğrafçılık
Uçuş
Parazit
Albert Einstein
Mikroevrim
Küresel
Zihin
Genetik
Toplum
Doğa Olayları
Eşeyli Üreme
Fosil
Hormon
Hidrotermal Baca
Savaş
Balık
Yüz
Canlılık Cansızlık
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.