Türkiye'de Dinozor Fosili Bulmak Mümkün Mü?
Çevre Ülkelerde Dinozor Fosilleri Bulunmasına Rağmen Türkiye'de Neden Yok?
Örnek Ada Yaşamı
- Blog Yazısı
Dinozorlar
Bizden milyonlarca yıl önce yaşamış ve soyları birtakım olaylar yüzünden tükenmiş, ancak kalıntılarının günümüze ulaştığı o güzel ve etkileyici canlılar. Çoğumuzun çocukluğunun elbet bir parçası olmuşlardır. Oyuncakları, filmleri ve belgeselleriyle bize kendilerini sevdirmeyi başarmışlardır. Peki çevre ülkelerde o kadar fosil bulunmasına rağmen, Türkiye'de neden dinozor fosili yok? Daha önemlisi, Türkiye'de dinozor fosili bulmak mümkün mü?
Bu soruların cevabını verebilmemiz için ilk önce fosillerin ne olduğuna, ve nasıl oluştuklarına bakmamız lazım. Fosiller, tarih öncesi zamanlarda yaşamış canlılardan geriye kalanlardır. Peki fosil nasıl oluşur? Bunu şöyle cevaplandırabiliriz: Hayatını kaybeden bir canlının vücudunun kısa bir sürede bir tabaka ile kaplanması, bunun sonucunda canlıdan geriye kalanların havasız bir ortamda kalarak zamanla organik yapının minerallerle yer değiştirmesi sonucu fosiller oluşur. Ama bir fosilin oluşması için ölen canlının sert bir tabakaya sahip olması zorunlu değil; bazı formasyonlarda kusursuz durumlar altında fosilleşmiş organlar, tüğler, hatta pigmentler olduğunu biliyoruz.
Peki gelelim önemli sorumuza, Türkiye'de Dinozor Fosili Bulunabilir Mi?
Bu sorunun cevabı için ilk önce günümüz Türkiye'sinin ve çevresinin geçmişine bakmamız lazım. Günümüzden tam 70 milyon yıl öncesine, yani Kretase'nin Maastrihtiyen dönemine baktığımızda, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada bazı adalar zinciri olduğunu görebiliyoruz.[1] Peki gerçekten de bundan 70 milyon yıl önce, Türkiye'nin bulunduğu konumda bir adalar zinciri olduğuna dair fiziki bir kanıt var mı?
Bunun için ilk olarak Bulgaristan'a bakmalıyız, Vratsa'nın yakınında bulunan Kajlâka Formasyonunu detaylı olarak incelediğimizde formasyonun içerisinde daha önceden gerçektende dinozor fosilleri bulunduğunu görebiliyoruz, türleri tam olarak belli olmasada bölgede bulunan bir etobur olan Ornithomimosauria şubesine ait fosiller, ve bir otobur olan Hadrosauroidea üstfamilyasına ait fosiller örnek olarak gösterilebilir. Aynı zamanda formasyon içerisinde 70 milyon yıl öncesinin denizel yaşamına ait fosillerin bulunduğunu da görebiliyoruz. Bunlara örnek olarak çok meşhur olan Mosasaurus hoffmanni, Anapachydiscus, Anomotodon, Elasmosauridae, Hemipneustes striatoradiatus, Squalicorax pristodontus örnek olarak gösterilebilir.[2] Böyle bir formasyonda hem dinozor hem de su canlılarının fosillerinin bulunması aslında bizim sorumuza da açıklık getirebilecek bir durum.
Şimdi biraz daha uzağa ve daha etkileyici bir yere bakalım. Günümüzde Romanya'nın bir parçası olan Hațeg, aynı zamanda Hațeg Adası. Günümüzden tam 70 milyon yıl öncesinde, yani Maastrihtiyen döneminde, oluşmuş devasa bir adaydı. Peki bu adada hangi türlere ait fosiller bulundu? Bir etobur olan Bradycneme draculae, bir titanozor olan Magyarosaurus dacus, Paludititan nalatzensis, Rhabdodon priscus, Struthiosaurus transylvanicus, Telmatosaurus transylvanicus, Zalmoxes robustus ve devasa boyutlara ulaşan Hatzegopteryx thambema bulunan türlerin sadece minik bir kısmı. Peki, bir ada ortamında titanozor gibi uzun canlılar nasıl yaşayabildi? Bunun cevabı aslında basit, uzun değillerdi. Nasıl mı? Ada cüceleşmesi yüzünden. Ada ortamında daha az rekabet olması, yemek bolluğu gibi sebepler yüzünden bölgedeki dinozorların boyu kısaldı, vücutları küçüldü. Pterozorlar ise boyları büyüyerek dinozor avlayan canavarlara dönüştüler.[3], [4], [5] Peki denizin ortasındaki bir adaya dinozorlar nasıl gelebildi? Bunun için dinozorların seçebileceği 2 rota var, biri kuzeyde bulunan Fennosarmatia kıtası, diğer bir rota ise adaya daha yakın olan Balkanlar- Anadolu adalar zinciri. Hatta bunlara ek olarak, Kafkas Dağları'nda fosilleşmiş dinozor ayak izleri bulunduğunu biliyor musunuz? Hem de Balkanlar'da bulunan fosiller gibi Kretase döneminden![6] Yani Türkiye'de coğrafi olarak o dönemde adalar zinciri olduğunu artık kanıtlarıyla görebiliyoruz. Peki Türkiye'de daha önce dinozorlarla aynı dönemde yaşamış canlılara ait fosiller bulundu mu? Evet, bulundu.
Türkiye'de bulunan fosillerden en meşhuru Kastamonu'da Beyler Barajı'nın Fakılar köyüne bakan tarafında bulunan Mosasaurus olmalı.[7] Bir diğer meşhur fosilimiz ise Zonguldak'ta bir çoban tarafından bulunan Turcosuchus Okani.[8] Peki bu türün Türkiye'de bulunan tek sürüngen fosili olmadığını biliyor muydunuz? 1988 yılında bazı yabancı araştırmacıların Dalaman'ın ötesinde Cenger Formasyonunda Phytosaur takımına ait bir fosil bulduğunu biliyoruz.[9] Ve hem Ankara çevresinde hem de Gümüşhane, Kelkit çevresinde Ammonit fosilleri bulunduğuda bir gerçek.[10] Özellikle Kelkit'te bulunan fosillerin yaşının Erken Jura olması, Bulgaristan'da olduğu gibi denizel fosillerin arasından belki de dinozor fosillerinin bulunabileceğinin göstergesi olabilir. Bu konuda örnek verebileceğim bir diğer formasyonda Lübnan'da bulunan Sannine Formasyonu. Her ne kadar içerisinde bulunan yüzlerce balık fosili ile meşhur olsa da, formasyonda aynı zamanda birer pterozor olan Mimodactylus ve Microtuban fosillerine rastlandığı da biliniyor.[11]
SONUÇ
Sonuç olarak, Türkiye'de teorik olarak dinozor fosili bulmanın mümkün olduğu söylenebilir. Ancak iş pratiğe geldiğinde Türkiye'nin sarp coğrafyası, gerekli ekipmanları bulmanın zorluğu, gerekli kurumlardan gerekli izinlerin alınmasının zor olması gibi sebeplerden dolayı hem aramayı hem de bulunduğunda çıkarmasını mümkün kılmamasından dolayı ülkemizde pek aramayı tercih eden yok. Ancak bu sizi kırmasın, çünkü ülkemiz fosil bakımından sanıldığı kadar fakir değil. Çorakyerler kazısından çıkan Miyosen dönemi memeli fosilleri, Çanakkale'de bulunan mastodon ve at fosilleri, Adıyaman ve çevresinde bulunabilen balık fosilleri, Sivas'ın Tecer Formasyonu'nun büyük ölçekte fosillerle kaplı olmasıyla beraber aslında ülkemiz fosil konusunda çok bereketli.
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- ^ Hans-Dieter Sues. (2010). An Unusual Dinosaur From The Late Cretaceous Of Romania And The Island Rule. PubMed Central, sf: 10. doi: 10.1073/pnas.1010366107. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Octávio Mateus, Gareth J. Dyke, Neda Motchurova-Dekova, George D. Kamenov, and Plamen Ivanov, et al. (2010). The First Record Of A Dinosaur From Bulgaria. Scandinavian University Press / Universitetsforlaget AS, sf: 6. doi: 10.1111/j.1502-3931.2009.00174.x. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Riley Black. (2010). The Dwarf Dinosaurs Of Haţeg Island. Smithsonian Magazine, sf: 10. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Koen Stein, Zoltan Csiki, Kristina Curry Rogers, David B Weishampel, Ragna Redelstorff, Jose L Carballido, P Martin Sander, et al. (2026). Small Body Size And Extreme Cortical Bone Remodeling Indicate Phyletic Dwarfism In Magyarosaurus Dacus (Sauropoda: Titanosauria). PubMed Central, sf: 10. doi: 10.1073/pnas.1000781107. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Vlad Codrea, Matei Vremir,Cătălin Jipa, Pascal Godefroit, Zoltán Csiki,Thierry Smith, Cristina Fărcaş, et al. (2010). More Than Just Nopcsa's Transylvanian Dinosaurs: A Look Outside The Haţeg Basin. ResearchGate, sf: 5. doi: 10.1016/j.palaeo.2009.10.027. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Yuri O. Gavrilov. (2020). Https://Www.researchgate.net/Publication/344812048_Dinosaur_Footprints_In_Terrigenous_Sediments_On_The_Early_Jurassic_Shelf_Of_The_Central_North_Caucasus_Sedimentological_And_Paleoecological_Settings. ResearchGate, sf: 10. doi: 10.1134/S002449022005003X. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Erkan Ceylan. 1999 Yılında Kastamonu'da Bulunan Bu İlginç Canlı Neyin Nesiydi?. (5 Ocak 2023). Alındığı Tarih: 24 Haziran 2026. Alındığı Yer: Webtekno | Arşiv Bağlantısı
- ^ Stéphane Jouve, Volkan Sarıgül, J.-Sébastien Steyer & Sevket Sen, et al. (2017). The First Crocodylomorph From The Mesozoic Of Turkey (Barremian Of Zonguldak) And The Dispersal Of The Eusuchians During The Cretaceous. ResearchGate, sf: 17. doi: 10.1080%2F14772019.2017.1393469?_tp=eyJjb250ZXh0Ijp7ImZpcnN0UGFnZSI6InB1YmxpY2F0aW9uIiwicGFnZSI6InB1YmxpY2F0aW9uIiwicHJldmlvdXNQYWdlIjoiX2RpcmVjdCJ9fQ. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Eric Buffetaut, Michel Martin, Olivier Monod, et al. (1988). Phytosaur Remains From The Cenger Formation Of The Lycian Taurus (Western Turkey): Stratigraphical Implications. ScienceDirect, sf: 7. doi: 10.1016/S0016-6995(88)80020-2. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Christian Meister. (1995). Alkaya, F. & Meister, C. (1995) - Liassic Ammonites From The Central And Eastern Pontides (Ankara And Kelkit Areas, Turkey). Revue De Paléobiologie, 14, 1: 125-193.. ResearchGate, sf: 68. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Alexander W A Kellner, Michael W Caldwell, Borja Holgado, Fabio M Dalla Vecchia, Roy Nohra, Juliana M Sayão, Philip J Currie. (2026). First Complete Pterosaur From The Afro-Arabian Continent: Insight Into Pterodactyloid Diversity. PubMed Central, sf: 10. doi: 10.1038/s41598-019-54042-z. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/07/2026 02:25:52 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23293
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.