Propaganda en çok, hayal kırıklığına uğramış kişiler üzerinde başarılı olur. Bu kişilerin zonklayan korkuları, umutları ve ihtirasları mantıklarının önüne yığılarak kendileriyle dış dünya arasına girerler. Bu kişiler ancak zaten hayal ettikleri şeyleri görürler ve propagandacının ateşli sözlerinde kendi ruhlarının nağmelerini duyarlar. Hüsrana uğramış kişiler için, kusursuz mantıkla birleşmiş net sözlerdense, tutkulu laf salatalarında ve tumturaklı nakaratlarda kendi hayallerini saptamak ve dalgın düşüncelerinin yankısını işitmek daha kolaydır.