Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kemoterapi ilaçlarının tümörlere ulaştırılmasında her ay farklı bir araştırma gün yüzüne çıkıyor. Sadece bu hafta içerisinde, bilim insanları invazif olmayan bir yöntemle kan-beyin bariyerini geçerek ilaçları beyne ulaştırabilecek bir “ultrasonik tornavida” geliştirdiklerini duyurmuşlarken, şimdi de Nature Communications dergisinde çıkan başka bir haberde bilim insanlarının algleri genetik olarak modifiye ederek onları hedefe kilitlenebilen bir ilaç dağıtım sistemine dönüştürdükleri belirtildi.

Nanoparçacıkların bu alandaki kullanımı son on sene içerisinde seviye atlamış durumda. Grafen adı verilen çok amaçlı mucize bir malzemeden yapılan ve biyo-çözünebilir ancak kalın karbondan oluşan bu parçacıklar, anti-kanser ilaçlarını içerlerine hapsederek kanın içerisinde hedef tümöre sevk edebiliyorlar. Bazıları ise tetiklendiği zaman ısınarak ilaçların, hedefteki kanser hücrelerinin içinde çözünmesine bile olanak tanıyor.

Bu yeni çalışmada nanoparçacık teslimat yöntemi alınarak biraz değiştiriliyor. Karbon bazlı nanoparçacıklar yerine araştırmacılar silikonu tercih etmiş durumdalar. Bu örnek için fotosentez yapan yaygın bir alg türü olan diyatomlar seçildi. Bu ufak organizmalar silika bazlı iskeletlere, yani aşınmaya dirençli olmalarına rağmen nihai olarak biyo-çözünebilir malzemeye sahipler.

Yaygın bir diyatom türü olan Thalassiosira pseudonana özellikle seçilerek kabuğu kuvvetlendirildi ve bu kabuk belirli bir antikor tipine efektif olarak bağlanabildiği için araştırmacılara kanser hücresi hedefleyen antikorlar üzerine bir başlangıç noktası sağladı. Çocukların böbreküstü bezlerinde bulunan nadir bir kanser türü olan nöroblastom ve B-hücreli lenfoma tümörleri bu araştırmanın hedefi olarak seçildiler ve genetiği değiştirilmiş alglerin kabukları özellikle bu hücreleri hedefleyen antikorlar ile kaplandı. 

Kemoterapi ilaçlarıyla yüklenen “biyosilika” hem laboratuvarda yapay ortamda, hem de canlı fareler üzerinde denendi. Her iki durumda da son derece etkili olduğu görüldü. Düşük dozlar petri kabındaki kanser hücrelerinin %90’ınını öldürürken, farelere verilen doz tümör boyutlarını önemli ölçüde küçülttü. Çalışmada bahsedildiğine göre bu biyosilika ilaç taşıyıcı algler, anti-kanser ilaçlarının hedefe taşınmasında “çok amaçlı sırt çantaları” görevi görerek oldukça etkili olarak kabul ediliyorlar.

Silika nanoparçacıklarının bu amaçla kullanıldığı ilk sefer bu olmasa da, daha önceki deneyler yüksek potansiyelli hidroflorik asit gibi zehirli kimyasalların da kullanıldığı masraflı bir üretim süreci içermekteydi. Buna karşın algler, sadece su ve ışık kullanılarak masrafsız ve hızlı bir şekilde büyüyorlar ve de aynı zamanda biyo-çözünebilir organizmalar oldukları için kemoterapi ilacını teslim ettikten sonra dağılarak kayboluyorlar. Daha da önemlisi, bu hedef seçen yöntem sağlıklı hücrelere dokunmuyor, bu da geleneksel kemoterapinin sıkça başarısız olduğu bir olgu.

Güney Avustralya Üniversitesi nanoilaç uzmanı ve çalışmanın başrolünde olan Profesör Nico Voelcker bir açıklamasında şu cümlelerle çalışmayı özetledi:

“Daha halen emekleme aşamasında olsa da, biyoteknolojik olarak geliştirilmiş ve yenilenebilir malzeme tabanına kurulmuş olan bu yeni ilaç dağıtım sistemi, katı tümörlerin tedavisi konusunda fazlasıyla potansiyel barındırıyor, buna şu anda tedavi edilemeyen tüm beyin tümörleri de dâhil”.


Yazan: Robin Andrews

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Bu yazı IFLS sitesinden çevrilmiştir.
  2. Nature Communications

Düzenleyen: Ayşegül Şenyiğit

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/12/2019 07:12:22 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4101

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilgeliğin yarısı, öğrendiklerinizden hangilerini unutacağınızı bilmektir.”
Larry Niven
Geri Bildirim Gönder