Akondroplazi
Rare Disease Advisor
- Hastalık Kataloğu
- Moleküler Biyoloji ve Genetik
- Tıp
Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik; profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır.
- Türkçe Adı Akondroplazi
- İngilizce Adı Achondroplasia
- Latince Adı Achondroplasia
- OrphaNet ORPHA: 15
- Diğer İsimleri Achondroplastic dwarfism, FGFR3-related achondroplasia, Cücelik
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Akondroplazi, FGFR3 genindeki G380R mutasyonunun kemik büyümesini aşırı baskılaması sonucu ortaya çıkan otozomal dominant geçişli ve orantısız kısa boylulukla karakterize genetik bir iskelet displazisidir.
- Hastalığın belirtileri arasında kısa kol ve bacaklar, makrosefali, işitme kaybı ve solunum problemleri bulunur; tanı klinik, radyolojik ve moleküler genetik testlerle konur.
- Tedavi kesin olmamakla birlikte multidisipliner destek, cerrahi müdahaleler ve yeni moleküler hedefli ilaçlar (örneğin vosoritide) yaşam kalitesini artırmakta ve büyümeyi desteklemektedir.
Akondroplazi, orantısız kısa boyluluğun en yaygın nedenlerinden biri olarak bilinen, otozomal dominant geçişli bir iskelet displazisidir. Hastalık, özellikle uzun kemiklerin büyümesini etkileyen genetik bir bozukluk olup orantısız kısa boy ile karakterizedir. Akondroplaziye sahip bireylerde gövde görece normal uzunlukta kalırken kol ve bacak kemiklerinde belirgin kısalık görülür.
Hastalığın temelinde, fibroblast büyüme faktörü reseptörü 3 (FGFR3) geninde meydana gelen G380R mutasyonu yer almaktadır. Bu mutasyon, FGFR3 proteininin normalde kemik büyümesini düzenleyen negatif etkisini aşırı düzeyde artırır ve sonuç olarak kemik gelişimini baskılayıcı bir mekanizma ortaya çıkar.[1] Özellikle epifiz plakalarında bulunan kondrositlerin proliferasyonu ve farklılaşması bozulur. Bunun sonucunda endokondral ossifikasyon süreci sekteye uğrar ve uzun kemiklerin uzaması önemli ölçüde azalır.
FGFR3 proteini normal şartlarda kemik büyümesini dengeleyici rol oynayan bir reseptördür. Ancak mutasyon sonucu reseptör sürekli aktif hale gelir. Bu durum, hücresel sinyal yollarında büyümenin baskılanmasına neden olur. Özellikle büyüme plaklarında kıkırdak hücrelerinin çoğalmasının yavaşlaması, akondroplazinin temel biyolojik mekanizmasını oluşturur.
Bu genetik değişiklik çoğunlukla yeni mutasyon şeklinde ortaya çıkar ve akondroplazili bireylerin yaklaşık %80’inde aile öyküsü bulunmaz.[2] Yeni mutasyonların özellikle ileri baba yaşıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Kalıtsal vakalarda ise hastalık otozomal dominant olarak aktarılır. Heterozigot bireylerde yaşamla bağdaşan klasik akondroplazi tablosu görülürken, homozigot bireylerde hastalık çok daha ağır seyretmekte ve çoğu durumda doğumdan kısa süre sonra ölümle sonuçlanmaktadır.
Akondroplazi yalnızca iskelet sistemiyle sınırlı bir durum değildir. Hastalarda nörolojik, ortopedik, solunumsal ve kulak-burun-boğaz sistemiyle ilişkili komplikasyonlar da gelişebilir. Bu nedenle multidisipliner yaklaşım gerektiren kompleks bir genetik hastalık olarak değerlendirilir.
Belirti ve Bulgular
- Orantısız kısa boy
- Kısa ekstremiteler (özellikle üst kol ve uyluk kemiklerinde belirgin kısalık)
- Makrosefali (baş çevresinde büyüklük)
- Frontal bossing (belirgin alın çıkıntısı)
- Düz burun köprüsü
- Belirgin lomber lordoz
- Kısa parmaklar
- Trident el görünümü
- Orta yüz hipoplazisi
- Genu varum (bacaklarda eğrilik)
- Hipotoni
- Gecikmiş motor gelişim
- Tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları
- İşitme kaybı
- Uyku apnesi
- Solunum bozuklukları
- Hidrosefali
- Foramen magnum darlığı
- Spinal stenoz
- Kronik sırt ve bel ağrıları
/content/9fe09347-fc35-4447-a21e-86a1228f4602.png)
Belirti ve bulgular bireyler arasında değişkenlik gösterebilir. Özellikle çocukluk döneminde nörolojik komplikasyonların erken fark edilmesi önemlidir. Bazı bireylerde yaşamın ilerleyen dönemlerinde spinal stenoz ve kronik ağrı daha belirgin hale gelebilmektedir.[3]
Hastalıkla İlişkili Genler, Etken Faktörler ve Risk Faktörleri
Akondroplazi ile en güçlü şekilde ilişkilendirilen gen FGFR3 (İng: "Fibroblast Growth Factor Receptor 3") genidir. Bu gen, kromozom 4’ün kısa kolunda, 4p16.3 bölgesinde yer almaktadır. FGFR3 geni tarafından kodlanan reseptör proteini, kemik gelişimi sırasında büyümenin düzenlenmesinde önemli rol oynar.
NatureAkondroplazinin büyük çoğunluğunda aynı mutasyon görülmektedir: G1138A nükleotid değişimi sonucu ortaya çıkan G380R aminoasit değişikliği. Daha nadir olarak G1138C değişimi de bildirilmektedir. Bu mutasyon, FGFR3 reseptörünün sürekli aktif kalmasına neden olur ve kemik büyümesini baskılar.[3]
Hastalık otozomal dominant kalıtım göstermektedir. Etkilenen bir bireyin çocuk sahibi olması durumunda mutasyonun aktarılma olasılığı %50’dir. Bununla birlikte vakaların yaklaşık %80’i yeni mutasyon şeklinde ortaya çıkmaktadır ve aile öyküsü bulunmamaktadır.
İleri baba yaşı, yeni FGFR3 mutasyonlarının oluşması açısından önemli bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. İleri baba yaşıyla görülen risk artışının temel nedenlerinden biri, FGFR3 mutasyonu taşıyan spermatogonial kök hücrelerin seçici bir çoğalma avantajı kazanması ve yaşla birlikte testislerde bu mutant hücre klonlarının oranının artmasıdır.
Homozigot akondroplazi, iki mutasyonlu alelin bir arada bulunması sonucu gelişir ve ağır torasik darlık, ciddi solunum yetmezliği ve neonatal ölümle ilişkilidir.[1]
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Teşhis Yöntemleri
Akondroplazi tanısı çoğu zaman doğum sonrası klinik değerlendirme ve radyolojik incelemelerle konulmaktadır. Karakteristik fenotipik özellikler tanıda oldukça yol göstericidir.
Radyolojik incelemelerde şu bulgular dikkat çekmektedir:
- Kısa ve geniş uzun kemikler
- Dar pelvis
- Kısa interpedinküler mesafeler
- Kubbe şeklinde kafatası
- Proksimal ekstremite kısalığı
- Vertebral anomaliler
Prenatal tanı da mümkündür. Özellikle gebeliğin 20. haftasından sonra ultrasonografi ile femur ve humerus gibi uzun kemiklerde belirgin kısalık saptanabilir. Bunun yanında makrosefali ve karakteristik yüz görünümü de prenatal dönemde dikkat çekebilir.[2]
Kesin moleküler tanı, FGFR3 genindeki G1138A veya G1138C mutasyonlarının genetik analiz ile gösterilmesiyle konulur. Günümüzde PCR temelli moleküler yöntemler ve DNA dizileme teknikleri yaygın olarak kullanılmaktadır.
Prenatal genetik tanı amacıyla amniyosentez veya koryon villus örneklemesi uygulanabilir. Ancak bu girişimsel yöntemlerin düşük riski gibi bazı komplikasyonlar taşıdığı unutulmamalıdır.
Tedaviler veya İdare Yöntemleri
Akondroplazide temel yaklaşım semptomların yönetimi ve komplikasyonların önlenmesidir. Günümüzde hastalığı tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmamakla birlikte multidisipliner destek ile yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilmektedir.
Tedavi yaklaşımları arasında şunlar yer almaktadır:
- Ortopedik takip ve cerrahi müdahaleler
- Fizik tedavi ve rehabilitasyon
- İşitme değerlendirmeleri ve işitme destekleri
- Solunum desteği
- Uyku apnesi tedavileri
- Nöroşirürjik girişimler
- Psikolojik destek ve sosyal uyum desteği
Özellikle spinal stenoz veya foramen magnum darlığı gelişen bireylerde cerrahi dekompresyon gerekebilmektedir.[3]
Son yıllarda moleküler hedefli tedavilere yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Özellikle C tipi natriüretik peptid (CNP) analogu olan vosoritide, FDA ve EMA onayı almış önemli bir tedavi seçeneği haline gelmiştir.[4] Vosoritide, FGFR3 yolaklarının baskılayıcı etkisini dengeleyerek kondrosit proliferasyonunu artırmakta ve kemik büyümesini desteklemektedir. Günümüzde günlük subkutan enjeksiyon şeklinde uygulanmaktadır.
Bunun yanında meclizumab gibi FGFR3 inhibitörleri, tirozin kinaz baskılayıcıları ve gen düzenleme teknolojileri üzerine deneysel çalışmalar sürmektedir.[5] Özellikle CRISPR/Cas9 gibi gen düzenleme yöntemleri gelecekte potansiyel tedavi seçenekleri arasında değerlendirilmektedir.[1]
Akondroplazili bireylerin sosyal yaşama tam katılımı açısından çevresel düzenlemeler, erişilebilirlik çalışmaları ve psikososyal destek büyük önem taşımaktadır. Ayrıca ailelere genetik danışmanlık verilmesi, hastalığın kalıtımı ve olası risklerin anlaşılması açısından gereklidir.
Müddet Tahminleri (Prognoz)
Akondroplazili bireylerde yaşam süresi çoğu durumda normale yakın olabilmektedir. Ancak prognoz, özellikle erken çocukluk döneminde gelişebilecek komplikasyonların şiddetine bağlı olarak değişmektedir.
Foramen magnum darlığı, ciddi uyku apnesi, solunum yetmezliği ve hidrosefali gibi komplikasyonlar erken dönemde yaşamı tehdit edebilir. Bu nedenle çocukluk çağında düzenli nörolojik ve solunumsal takip oldukça önemlidir.
Erişkin dönemde spinal stenoz, kronik ağrı, obezite ve ortopedik problemler yaşam kalitesini etkileyebilmektedir. Uygun multidisipliner takip ve erken müdahale ile komplikasyonların önemli bir kısmı kontrol altına alınabilmektedir.[3]
Vosoritide gibi yeni tedavi seçeneklerinin uzun dönem etkileri halen araştırılmaktadır. Bununla birlikte mevcut veriler, büyüme hızında artış ve bazı komplikasyonların azaltılması açısından umut verici sonuçlar göstermektedir.[4]
Görülme Sıklığı ve Dağılımı (Epidemiyoloji)
Akondroplazi dünya genelinde en sık görülen iskelet displazilerinden biridir. Yaklaşık olarak her 15.000 ila 30.000 canlı doğumda bir görüldüğü bildirilmektedir. Hastalık tüm etnik gruplarda ve coğrafyalarda görülebilmektedir. Erkek ve kadın bireylerde görülme sıklığı benzerdir.[3]
Vakaların büyük çoğunluğu yeni mutasyon sonucu ortaya çıktığından aile öyküsü bulunmayan bireylerde de hastalık gelişebilmektedir. İleri baba yaşı ile yeni mutasyon sıklığı arasında ilişki olduğu çeşitli epidemiyolojik çalışmalarla desteklenmiştir.[2]
Modern sağlık hizmetlerine erişimin artmasıyla birlikte akondroplazili bireylerin yaşam süresi ve yaşam kalitesinde belirgin iyileşmeler gözlenmektedir.[3]
Önlem Yöntemleri
Akondroplazi büyük ölçüde spontan genetik mutasyonlar sonucu ortaya çıktığı için hastalığın tamamen önlenmesi çoğu zaman mümkün değildir. Bununla birlikte bazı yaklaşımlar risk yönetimi açısından önem taşımaktadır:
- Genetik danışmanlık hizmetlerinden yararlanılması
- Aile öyküsü bulunan bireylerde prenatal genetik değerlendirme yapılması
- Prenatal ultrasonografi takibi
- Erken çocukluk döneminde nörolojik ve ortopedik takiplerin düzenli yapılması
- Uyku apnesi ve solunum problemleri açısından erken değerlendirme yapılması
İleri baba yaşının yeni mutasyon riskini artırabileceği bilinmekle birlikte, bu durum kesin önlenebilir bir risk faktörü olarak değerlendirilmemektedir.[1], [2], [3]
Etimoloji
“Akondroplazi” kelimesi Yunanca kökenlidir. “A-” olumsuzluk eki, “chondros” kıkırdak ve “plasis” gelişim veya oluşum anlamına gelmektedir. Bu nedenle sözcüğün etimolojik anlamı kabaca "kıkırdak oluşumunun olmaması”dır. Ancak bu adlandırma hastalığın biyolojisini tam olarak yansıtmaz; akondroplazide kıkırdak oluşumu tamamen ortadan kalkmaz, esas sorun büyüme plaklarındaki kıkırdak hücrelerinin işlevinin ve endokondral kemikleşmenin bozulmasıdır.[6]
Tarihsel olarak hastalık farklı kısa boyluluk sendromlarıyla karıştırılmış olsa da modern genetik çalışmalar sayesinde akondroplazi bağımsız bir klinik ve moleküler hastalık olarak tanımlanmıştır.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- ^ a b c d W. A. Horton, et al. (2007). Achondroplasia. Lancet. doi: 10.1016/S0140-6736(07)61090-3. | Arşiv Bağlantısı
- ^ a b c d F Rousseau, et al. (1994). Mutations In The Gene Encoding Fibroblast Growth Factor Receptor-3 In Achondroplasia. Nature. doi: 10.1038/371252a0. | Arşiv Bağlantısı
- ^ a b c d e f g R. M. Pauli. (2019). Achondroplasia: A Comprehensive Clinical Review. Orphanet journal of rare diseases. doi: 10.1186/s13023-018-0972-6. | Arşiv Bağlantısı
- ^ a b R. Savarirayan, et al. (2020). Once-Daily, Subcutaneous Vosoritide Therapy In Children With Achondroplasia: A Randomised, Double-Blind. Lancet (London, England). doi: 10.1016/S0140-6736(20)31541-5. | Arşiv Bağlantısı
- ^ S. Kumble, et al. (2021). Emerging Therapies For Achondroplasia: Changing The Rules Of The Game. Expert opinion on emerging drugs. doi: 10.1080/14728214.2021.2005577. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Dorland. (1957). Dorland's Illustrated Medical Dictionary.
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 12/08/2026 18:26:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23540
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.