Aile Portresi: Büyük Kuyruksuz Maymunlar

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Gülümseyin, çekiyoruz!

Evrim karşıtlarının sık başvurduğu yalanlardan ve kafa karıştırma taktiklerinden birisi, "Şempanzelerle genlerimiz %97 oranında benziyorsa, domuzlarla %99 benziyor, o zaman domuzlardan mı geliyoruz?" gibi acayip acayip laflar uydurarak "duru suları bulandırmaktır". Bu tür sayı uydurmalar, konuyu anlamamaktan ve gen analiz metodolojisiyle ilgili en ufak bir fikre sahip olmadan, bilgi üretmeye çalışmaktan kaynaklanır. 

İlk olarak, domuzlarla hiçbir şekilde %99 falan aynı genomu paylaşmıyoruz. Domuzların tıbbi sebeplerle kullanılmasının birçok nedeni var ve genetik benzerlik bunlardan en sonuncusu. Aslen sebebi, çok kolay üretilmeleri, çok kolay bakılmaları, çok kolay kesilip biçilmeleri ve savunma sistemimizin onlarla büyük oranda uyuşması, hepsi bu. Bir organ naklinde gen uyumuna bakılmasının ana nedeni, organ reddine neden olan immün tepkiyi en aza indirebilmektir. Yoksa tür bazında akrabalıkla bir alakası yoktur. Bilim düşmanlarının domuzları kullanarak bu şekilde bir kafa karıştırma yoluna gitmeleri, bu tıbbi süreçleri algılayacak kadar bilgiye ve donanıma sahip olmamalarıdır.

Şempanzelerle olan %98.77'lik genetik yakınlığımız, genom boyu yapılan ve yaklaşık 18.000 gene dayanan bir analize dayanmaktadır. İnsanlarda 19.000-22.000 arasında gen bulunduğu düşünülmektedir ve bu oran, genlerin neredeyse tamamını şempanzelerle kıyaslandığında ortaya çıkmaktadır! Kalan kısım ise henüz tam olarak hizalanamamış, dolayısıyla güvenli kıyaslama sonuçları alınamayan genlerdir. 

Bu konu kimi zaman da bir annenin yavrusuyla, babanın çocuğuyla DNA'sının kıyaslanması gibi durumlarda karşımıza çıkar ve gene kafa karıştırmak için kullanılır. Örneğin "Şempanzelerle bu kadar yakın akrabaysak, nasıl anne babamızla daha da yakın akraba olabilmekteyiz?" gibi laflarla iyice acayip iddialara ulaşılmaktadır. Babalık ve annelik testlerinin sonuçlarında verilen yüzdeler, amaca yönelik olarak ayarlanarak sunulmaktadır. Örneğin babalık testlerinde, 10-15 farklı DNA işaretleme yöntemiyle genler analiz edilir ve bu farklı testlerin sonuçlarından yola çıkarak bir "Ebeveynlik Endeksi" belirlenir. Bu endeks, örneğin 0 ise, çocuk kesinlikle o babaya ait değildir. 3.5 ise, o kişinin o çocuğun babası olması ihtimali, yoldan geçen herhangi bir X kişisinden 3.5 kat daha muhtemeldir. İşte bu endekse göre, bir "babalık ihtimal yüzdesi" belirlenir. Bu yüzde, %0 ile %99.9999999 arasında değişebilir (neredeyse hiçbir zaman %100 olmaz, hata paylarından ötürü). Örneğin bir testte, Ebeveynlik Endeksi 1.448.975 çıkarsa (rastgele birine oranla o kadar kat daha muhtemeldir demektir), babalık ihtimal yüzdesi %99.9999 olarak verilir. Bunların standart testleri vardır; ancak firmadan firmaya yöntem değişebilir. Dolayısıyla bu yüzde ile, bir şempanzenin insana olan akrabalığının yüzdesi aynı değildir. Çünkü genellikle bakılan genler farklıdır, tüm genom analiz edilmez, vs. Örneğin bir erkeğin babası tespit edilecekse, Y kromozomuna odaklanılır, çünkü bu kromozom sadece babadan oğla geçebilir. Bir annenin tespiti yapılacaksa mitokondriyal DNA'ya odaklanılır, çünkü bu DNA'mız sadece annemizden bize geçer. Tabii sadece bunlara bakılmaz; ancak bunlara daha fazla ağırlık verilebilir. Dolayısıyla iki yüzdeyi birbirine karıştırmamak gerekir.

Şempanzelerin ve bonoboların bize en yakın yaşayan türler olduğu, tartışılabilir bir sorun değildir. Çünkü kromozom kaynaşması gibi çok nadir olan, ancak evrimin tam da öngördüğü bir olgu, şempanze-insan akrabalığında karşımıza çıkmaktadır. Tüm diğer maymun türlerinde 2 tane olan kromozom, biz insanlarda birleşerek tek 1 kromozoma dönüşmüştür. Bu kaynaşmanın izleri halen bariz bir şekilde bellidir. Böyle bir durumun evrimsel değişimden başka herhangi bir şekilde izah edilmesi olanaksızdır.

Bilim İnsanları, Vahşi Suçlar İle İlişkilendirilen Genler Tespit Etti!

Projeksiyon Tekniğiyle Uzaylıları Yaratmak

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim