Robinson Crusoe ve “Cuma”!
İnsan Olma Vasfı Yiter…
İnsan toplumsal bir varlıktır. Anlamı şudur: Tek başına ya-şa-ya-maz…
Tıpkı bir arabayı araba yapan sayısı parçanın bir arada bulunma zorunluluğu gibi…
Zira bir insana verilebilecek en büyük ceza, onun yaşamsal dayanaklarına, yani en temel ve başat olan toplumsallığına yönelik kısıtlamadır. Ki ona literatürde hapis cezası diyoruz. Yani toplumdan ve onu o yapan temel besinden mahrum bırakmak. Daha da ilerisi “tecrit” tir ki çoğu demokratik ülkede, en azılı suçlulara bile reva görülmemesi gereken bir insanlık suçu olarak belgelenir…
Bununla ilgili gerek tecrit başlıklı sayısız hapishane deneyi gerekse ebeveynsiz kalan ve en mükemmel şekilde diğer ihtiyaçları giderilen hastanedeki bebekler üzerinde yapılan gözlemler, yetersiz uyarımın, yani toplumsal bir varlık olmanın en önemli gıdasından yoksunluğun, diğer bütün ihtiyaçlar en mükemmel şekilde karşılansa bile söz konusu sosyal organizma için azar azar tükenişi ve acı bir sonu engelleyemediğine yönelik tartışmasız ve sayısız veri sunmuştur.
Yani Robinson Crusoe sadece bir masaldır. Ki yaratıcısı da bu bilimsel ve somut verilerden sonra bu masalı güncelleme ihtiyacı duymuştur. Yanına “Cuma”’yı ve ailesini de ekleyerek. Sevgiyle…