Zengin olma arzusu, insanlık tarihi kadar eski, karmaşık ve hem biyolojik hem de sosyolojik kökleri olan çok katmanlı bir motivasyondur. İnsanların çok paraya sahip olmayı bu kadar önemsemesinin temel nedenlerini birkaç ana başlıkta toplayabiliriz:
(1)Güvenlik ve Hayatta Kalma İçgüdüsü
En temel düzeyde para, modern dünyada hayatta kalmanın garantisidir. Evrimsel psikoloji perspektifinden bakıldığında, atalarımız için kaynaklara (yiyecek, barınak) erişim doğrudan yaşam süresiyle bağlantılıydı. Günümüzde bu "kaynaklar" yerini paraya bırakmıştır. Çok para, temel ihtiyaçların ötesinde, olası felaketlere, hastalıklara veya ekonomik krizlere karşı bir "güvenlik ağı" işlevi görür.
(2) Özerklik ve Özgürlük
Modern dünyada zenginlik, çoğu insan için "zaman üzerinde kontrol sahibi olmak" anlamına gelir. Para, bireye istemediği işleri yapmama, istediği coğrafyada yaşama ve gününü istediği gibi planlama özgürlüğü sağlar. Bu özgürlük hissi, insan psikolojisinde kontrol kaybına karşı bir panzehir gibidir ve derin bir tatmin duygusu yaratır.
(3)Statü ve Sosyal Hiyerarşi (Yani biraz dışardan nasıl göründüğünü önemseme diyebiliriz)
İnsanlar doğası gereği sosyal canlılardır ve gruplar içinde kendilerine bir yer edinmeye çalışırlar. Tarih boyunca statü, hayatta kalma ve eş seçimi için kritik bir avantaj sağlamıştır. Günümüzde zenginlik, bu statünün en görünür ve evrensel sembollerinden biridir. Lüks tüketim veya yüksek varlık, bireyin sosyal hiyerarşideki yerini belirleyen, başkaları tarafından "başarılı" veya "güçlü" olarak algılanmasını sağlayan bir araç haline gelmiştir.
(4)Başarı ve Yetkinlik Duygusu
Birçok insan için para, harcanacak bir araçtan ziyade, hayattaki başarının skor tabelası gibidir. Bir işi iyi yapmanın, zekayı veya stratejiyi kullanmanın doğal bir sonucu olarak kazanılan para, kişiye "yeterli olduğu" ve "zorlukların üstesinden gelebildiği" hissini verir. Bu durum, özgüveni pekiştiren bir dopamin ödül mekanizması yaratır.
(5) Seçeneklerin Çoğalması
Para, hayattaki seçenekleri dramatik bir şekilde artırır. Daha iyi eğitim, daha nitelikli sağlık hizmetleri, daha fazla deneyim (seyahat, sanat, spor) ve hayalleri gerçekleştirme kapasitesi zenginlikle doğrudan ilişkilidir. İnsan beyni, imkanları kısıtlı bir ortamdan ziyade, olasılıkların çok olduğu bir ortamda kendini daha "potansiyeline ulaşmış" hisseder.
Yani kısacası insanlar parayı bir “başarı” bir”son nokta” gibi gördükleri için diyebilirim.