Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
750 ATP Ödüllü Soru: Matematiksel yasalar evrenin keşfedilmeyi bekleyen bir parçası mı, yoksa bizce kurgulanmış bir dil mi, Evren bu denklemlerle mi örüldü, yoksa bu sadece zihnimizin bir yansıması mı? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Tamamen kendinize ait ve kendinizin keşfettiği çalışma teknikleriniz var mı? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Evrim Ağacı Mersin Topluluğu oluşturulacak mı? Hemen cevapla!
Sorulara Dön
Golnoosh Khajeh Mirzaei
Üye 6 gün önce
4

Ödüllü Soru Kötü hissettiğinizde müzik dinlemekle aslında beyninizi susturarak duygularınızı manipüle mi ediyorsunuz Yoksa bu bir duygusal rahatlama mı?

Şarkı olmadığında düşüncelerimizin daha duru olduğunu düşünüyorum. Linkte paylaştığım kişi de Müzikten uzak kaldığı dönemde,gürültü(şarkı) ortadan kalktığı için düşünceleriyle daha dürüst bir ilişki kurabildiğini söylüyor. Öte yandan hüzünlü müziklerin insanlarda olumlu anıları tetikleyerek rahatlama sağladığı kanıtlanmıştır. kaynak: Sciencealert
5 Cevap
Cevap Ver 2,500 UP
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
5 Cevap
Mürvet Günday
Mürvet Günday
138.5K UP
Bağımsız Deneme Yazarı... 1 gün önce

Bence ikisi de olabilir. Müzik bazen gerçekten bir duygusal düzenleme aracıdır; yani kişinin yoğun stresini, üzüntüsünü veya kaygısını daha yönetilebilir hale getirir. Bu durumda bastırmaktan çok düzenlemekten söz ederiz.

Ancak müzik sürekli olarak yalnız kalmaktan, düşünmekten veya bazı duygularla yüzleşmekten kaçmak için kullanılıyorsa, o zaman bir çeşit dikkat dağıtma ve kaçınma mekanizmasına dönüşebilir. Sorun müziğin kendisi değil, onsuz kaldığımızda ne hissettiğimizdir.

İlginç olan şu ki insan zihni tamamen sessiz kaldığında çoğu zaman bastırdığı düşünceler yüzeye çıkar. Bu nedenle sessizlik kendimizi daha dürüst görmemizi sağlayabilir. Öte yandan sanatın ve müziğin varoluş nedeni de tam olarak budur: Duygularımızı bastırmak değil, onları anlamlandırmak.

Tüm Reklamları Kapat

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
233.0K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 7 saat önce

Merhaba

Bu soru, psikoloji ve sosyolojide uzun süredir tartışılan önemli bir ikilemi ortaya koymaktadır: Müzik, duygularımızdan kaçmanın bir yolu mudur; yoksa onları işlemenin ve düzenlemenin sağlıklı bir aracı mıdır? Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü müziğin işlevi, kişinin onu hangi amaçla kullandığına ve içinde bulunduğu psikolojik duruma göre değişmektedir.

Psikolojik açıdan bakıldığında müzik, yalnızca işitsel bir uyaran değil; aynı zamanda duygu düzenleme (emotion regulation) mekanizmasıdır. James J. Gross duygu düzenlemeyi, bireyin hangi duyguyu ne zaman yaşayacağını ve bu duyguyu nasıl ifade edeceğini etkileyen süreçler olarak tanımlar. Bu bağlamda müzik, kişinin yoğun kaygısını azaltabilir, öfkesini yatıştırabilir ya da üzüntüsünü anlamlandırmasına yardımcı olabilir. Ancak burada kritik nokta, müziğin duyguyu bastırmak için mi, yoksa duyguyu anlamlandırmak için mi kullanıldığıdır. Eğer kişi her olumsuz duygu hissettiğinde düşünmemek için sürekli kulaklığını takıyorsa, bu durum kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede kaçınmacı baş etme biçimine dönüşebilir. Buna karşılık kişi müziği, yaşadığı duyguyu fark etmek ve onunla temas kurmak için kullanıyorsa, bu süreç psikolojik iyilik hâlini destekleyen sağlıklı bir duygu düzenleme stratejisidir.

Tüm Reklamları Kapat

Sorunuzda dile getirilen "Şarkı olmadığında düşüncelerimizin daha duru olduğu" görüşü de psikoloji literatüründe karşılığı olan bir gözlemdir. Sessizlik, bireyin dikkatini dış uyaranlardan çok içsel deneyimlerine yöneltmesine olanak tanır. Günümüz bilişsel psikolojisinde sessizlik, zihnin kendiliğinden çalışan default mode network (varsayılan mod ağı) ile ilişkilendirilmektedir. Bu ağ, kişinin geçmiş deneyimlerini değerlendirmesi, geleceği planlaması ve benlik üzerine düşünmesi sırasında etkinleşmektedir. Sürekli müzik dinlemek ise bu içsel diyalogu zaman zaman geri plana itebilir. Bu nedenle bazı insanlar müzikten uzak kaldıklarında düşünceleriyle daha "dürüst" bir ilişki kurduklarını ifade ederler. Ancak bu durum, müziğin düşünmeyi engellediği anlamına gelmez; yalnızca dikkat odağını değiştirdiğini gösterir.

Öte yandan hüzünlü müziğin paradoksal biçimde rahatlatıcı olması da psikolojide iyi bilinen bir olgudur. ScienceAlert'ta aktarılan ve Durham University ile University of Jyväskylä araştırmacılarının binlerce katılımcı üzerinde yürüttüğü çalışmada, insanların hüzünlü müzik dinlediklerinde en sık yaşadıkları deneyimlerin teselli, haz ve nostalji olduğu gösterilmiştir. Araştırmacılara göre hüzünlü müzik çoğu zaman olumsuz duyguları artırmaktan ziyade, olumlu otobiyografik anıları hatırlatarak psikolojik rahatlama sağlayabilmektedir.

Bu durum bilişsel psikolojide otobiyografik bellek kavramıyla açıklanır. Belirli bir şarkı yalnızca melodiden ibaret değildir; aynı zamanda geçmiş yaşantılarımızın, ilişkilerimizin ve kimliğimizin taşıyıcısıdır. Dolayısıyla kişi hüzünlü bir şarkı dinlediğinde yalnızca "üzüntü" yaşamaz; aynı zamanda sevdiği insanları, geçmiş başarılarını veya anlamlı yaşam dönemlerini de yeniden deneyimleyebilir. Böylece olumsuz duygu, umut ve aidiyet hisleriyle dengelenir. Bu nedenle hüzünlü müzik her zaman depresif etki oluşturmaz; çoğu zaman karmaşık ama iyileştirici duygular üretir.

Sosyolojik açıdan ise müzik yalnızca bireysel bir deneyim değildir; aynı zamanda kültürel bir pratiktir. Émile Durkheim'ın kolektif bilinç kavramı ve Pierre Bourdieu'nün kültürel sermaye yaklaşımı birlikte düşünüldüğünde, müzik bireyin yalnızca ruh halini değil, toplumsal kimliğini de şekillendirir. İnsanlar belirli müzik türlerini dinleyerek belirli gruplara aidiyet hisseder; ortak acıları, umutları ve deneyimleri paylaşırlar. Yas törenlerinden protesto hareketlerine kadar müzik, bireysel duyguları kolektif hafızaya dönüştüren güçlü bir araçtır. Bu nedenle müzik bazen kişinin yalnız olmadığını hissettiren sembolik bir dayanışma biçimi hâline gelir.

Tüm Reklamları Kapat

Bununla birlikte modern toplumda müziğin sürekli erişilebilir olması farklı bir soruyu da gündeme getirir. Byung Chul Han, çağdaş insanın sessiz kalmakta zorlandığını ve sürekli uyarana maruz kaldığını savunur. Bu perspektiften bakıldığında müzik bazen yalnızlıkla yüzleşmeyi geciktiren sürekli bir arka plan gürültüsüne dönüşebilir. İnsan düşünmeye başladığı her anda kulaklık takıyorsa, müzik bir estetik deneyim olmaktan çıkar; sessizliğin yarattığı varoluşsal boşluğu örten bir perde hâline gelebilir. Bu durumda sorun müziğin kendisi değil, onun kaçış amacıyla kullanılmasıdır.

Nitekim nöropsikolojik çalışmalar da müziğin etkisinin tek yönlü olmadığını göstermektedir. Müzik dikkat süreçlerini, otonom sinir sistemini ve duygu düzenlemeyi etkileyebilir; ancak bu etkiler bireyin kişilik özelliklerine, seçtiği müzik türüne ve içinde bulunduğu ruh hâline göre değişmektedir.

Bence, müzik ne yalnızca duyguları manipüle eden bir kaçış mekanizmasıdır ne de her zaman saf bir rahatlama aracıdır. Müziğin psikolojik işlevi, bireyin onunla kurduğu ilişkiye bağlıdır. Sessizlik insanın kendi zihniyle daha doğrudan temas kurmasını sağlayabilir; müzik ise bu zihinsel süreci anlamlandıran, düzenleyen ve bazen iyileştiren bir araç olabilir. Sağlıklı olan, bu iki deneyim arasında denge kurabilmektir. Çünkü insan yalnızca sessizlikte kendini keşfetmez; bazen tek bir şarkı da yıllardır dile getirilemeyen bir duygunun sözcüsü olabilir. Bu nedenle mesele müzik dinlemek ya da dinlememek değildir; müziğin düşünmekten kaçmak için mi, yoksa düşünmeye eşlik etmek için mi kullanıldığıdır. Bu ayrım, psikolojik iyilik hâli açısından belirleyici olan temel noktadır.[1]

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Bilgi Birikimim.
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mürvet Günday
Mürvet Günday
138.5K UP
Bağımsız Deneme Yazarı... 12 saat önce

Herkesin hayatında ağır günler olur. Benim de oldu. Bazen insanın içi öyle yorulur ki hiçbir söz teselli etmez. Ama zamanla şunu öğrendim; acıyı yok edemiyoruz, onunla yaşamayı öğreniyoruz.


Kendimi ayağa kaldırmak için küçük sığınaklarım var. Bazen bir müzik, bazen tuvale dökülen birkaç renk, bazen henüz yaşanmamış güzel bir geleceğin hayalini kurmak… Kimi zaman sıradan bir diziye dalıp zihnimi dinlendirmek, evi toparlamak, toprağa dokunmak, yağmurun altında yürümek ya da güneşle uyanmak… Bunların hepsi ruhun yeniden nefes almasına yardım ediyor.

Tüm Reklamları Kapat


En önemlisi de zihnimle konuşmayı öğrendim. Kendime, “Bu his geçecek. Hayat senden vazgeçmedi.” demeyi öğrendim. Çünkü insan bazen kendi zihnini umut etmeye ikna etmek zorunda kalıyor.

Ben mutsuzluğu yok etmeye çalışmıyorum, ona teslim olmamayı seçiyorum yani…

Hayatın yükü hiçbir zaman tamamen hafiflemiyor belki ama omuzlarımız zamanla güçleniyor. Bu yüzden her düştüğüm yerden, küçük de olsa bana iyi gelen bir şey bularak kalkmayı seçiyorum. Çünkü biliyorum her kitabın elbet bir sonu var, her gecenin sabaha kavuştuğu gibi.

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağan Mert Odabaş
Bu konuda yeteri kadar bilgi sahibi biri 2 gün önce

İşin aslı şu ki; bu iki durum birbirinin zıttı değil, aksine insanın duygusal dünyasını yönetmek için kullandığı farklı iki araçtır.

Müziğin susturulduğu dönemlerde düşüncelerin daha duru hale gelmesi, zihnin dış uyaranlardan arınarak kendi içsel süreçleriyle daha doğrudan ve dürüst bir bağ kurmasına olanak tanır.

Diğer taraftan, hüzünlü müziklerin olumlu anıları tetikleyerek duygusal bir rahatlama sağlaması da bilimsel olarak desteklenen bir gerçektir.

Tüm Reklamları Kapat

Yani mesele "beyni susturmak" ya da "manipüle etmek" arasında bir tercih yapmak zorunda kalmak değildir. İnsan zihni, bazen sessizliğin sağladığı o berrak iç gözleme ihtiyaç duyar; bazen de müziğin sunduğu duygusal aynalamaya ihtiyaç duyar. İkisi de aslında kişinin kendi duygularıyla kurduğu ilişkiyi düzenleme biçimidir.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Konfüçyüs Sk
Konfüçyüs Sk
1,275 UP
Nöronlarımda kalan bilgiler 12 saat önce

Merhabalar, öncelikle sorunun kendisine bir bakmak isterim. Şimdi beyni manipüle etmek yani siz kendi kendinizi manipüle edebilir misiniz? Ben bu tür psikolojik durumlarda niyetin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Örnek vermek gerekirse iyi hissetmek için müzik dinleyen biri eğer amacı kötü durumları perdelemekse bir yanılsamayı yaşamaz mı? Peki, bu durumda bir manipülasyondan söz edebilir miyiz? Bir başka konu ise beyni susturmak ifadesi ne kadar gerçek? Beyninizi müzik oyun veya herhangi bir şeyle cidden susturabilir misiniz beyin susan bir şey olabilir mi? Bunu diyen kişiler genelde olumsuz düşünce olarak tanımladıkları düşünceden kaçmak isteyenler eğer ki olumsuz düşünceler aklıma gelmiyorsa beyni susturmuşumdur. Peki duygusal rahatlama nedir? Aslında yine aynı konuya geldik. Olumsuz olarak tanımladığım düşünceler var bunlar olmayınca duygusal olarak rahatlıyorum bunun içinde müzik bir çözüm olabilir mi? Müzik ya da başka şeyler çözüm olur mu bilmiyorum ama sürekli duygularınızı tanımlayıp sınıflandırmak sizi yine aynı noktaya getirmeyecek mi?


Tüm Reklamları Kapat

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır."
Türk Atasözü
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)