Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: Kötü hissettiğinizde müzik dinlemekle aslında beyninizi susturarak duygularınızı manipüle mi ediyorsunuz Yoksa bu bir duygusal rahatlama mı? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Evrim Ağacı Mersin Topluluğu oluşturulacak mı? Hemen cevapla!
Sorulara Dön
Erdem Kentel
Erdem Kentel
1,108 UP
Üye 6 gün önce
6

Sonsuz bir evrende, fani ve kırılgan bir hayat yaşamanın anlamı ne?

4 Cevap
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
4 Cevap
Esat Kudret
Esat Kudret
766.9K UP
Akıl yürütmeyi öğrenmeye çalışan bir öğretmenim. 1 gün önce

Mana ve Meyveye Durabilme Cesareti!

Bizler canlılık adını verdiğimiz dört buçuk milyar yıllık zorlu ve büyüleyici bir yolculuğun son halkalarından biriyiz. Hele ki bunu idrak edebilme yaşımız üç yüz bin yıl bile değil.

Yani yaşam biz ona bir anlam yüklemeden çok çok önceleri vardı ve aynı yasalara tabi olarak devam ediyor hala. Ha bir tek hücreli ha bir bitki ha bir hayvan ve özelde insan, hiç fark etmeksizin sürüyor hala. Biz ona bir mana yüklesek de yüklemesek de sürüyor hala.

Tüm Reklamları Kapat

Fakat hasbelkader bugün bize özgü olduğunu sandığımız fakat her geçen gün bizden başkalarının da bu meziyete sahip olduğunu gördüğümüz bir farkındalığımız var ve bize bir anlam arayışı dayatıyor.

Bunun hiç farkında olmayana sorsak “boş ver sorgulama sadece tadını çıkar” der. Buna kafa yormakta ömür tüketen en yetkin ve donanımlı filozofun her yolu aştıktan sonra varacağı nihai menzilin farklı olacağı kanaatinde değilim.

Tıpkı kendine yeten sıradan bir insanın sıradan olmayı reddeden bir insana uzun bir diyalog sonrası yanıtı gibi

-Bütün bu uğraş ne için

Tüm Reklamları Kapat

-Günü geldiğinde yan gelip yatabilmek için

-Ben zaten şimdiden bunu yapıyorum, bunun için bunca uğraşa ne gerek.

“Keramet”, her daim rüyaların ana dekoru olan darı ambarında değil kendisine malum olunan çaresiz tavuğun açlığındadır.

Bilinç bir kurtarıcı olduğu gibi bir cezadır aynı zamanda ve özellikle arttıkça daha fazlasına acıkan türünden bir onanmaz ceza.

İşte burada temel mesele sahip olduğumuz bilincin kendisidir. Bu bilincin bizi peşin sıra sürükleyeceği menzildir. Evrene ve doğaya içkin bir tevazu mu yoksa onları aşkın bir kibir menzili mi...

Bizler için iç barış salt kendimiz ile doğrudan, türdeşlerimiz ile dolaylı bir barışla yetinmez. Ötesi bizi kuşatan realite ile de barışı şart koşar. Doğayla ve evrenimiz ile.

Tıpkı bir yaprağın hem kendisi hem diğer yapraklar hem tutunduğu dal hem dalın bağlı olduğu gövde hem de onu var eden ağacın kökü ile barışık olma zorunluluğu misali. Bunlardan biri ile yitirilen bir barış kuruyup toprağa karışmayı kaçınılmaz kılar, hem de farkına bile varmadan.

Ve bizler birer yaprağız. Bir bilince sahip olmuş olmamız bu gerçeği değiştirmiyor. Nispeten daha fazla güneş ışığı alacak bir artıya sahip olmamız da dala, gövdeye, köke üstten bakışımız yanılgısı ile bizi vazgeçilmez ve daha öncelikli ve önemli de kılmıyor.

Geriye tek bir seçenek kalır ki bence anlam buradadır: Bizi var eden süreçlerde bizden önceki sayısız formun, yapmak için var olduğu şeyi yapmak. Yani yolculuğunu sürdürme cesareti ve devretme nezaketi. Yani meyveye durmak...[1] Sevgiyle…

Kaynaklar

  1. Georges Politzer. (2013). Felsefenin Temel İlkeleri. Yayınevi: Sol yayınları. sf: 543.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
179.0K UP
Öğrenci / Bilim Okur Yazarı 6 gün önce

Selamlar, kullandığınız kelimelerden cevabı kendi içinizde bulamamış ya da hayatın bir anlamı olmadığını düşündüğünüz anlaşılıyor ancak bir de farklı bir perspektiften bakmaya çalışalım:


Hayatın fani ve kırılgan olması, insanın ölüm üzerindeki kontrolünün olmaması bize aslında yaşadığımız her anın benzersiz ve değerli olduğunu vurgulamaz mı?

Tüm Reklamları Kapat


Bir şey sınırlıysa temel iktisata göre daha değerlidir, ancak varolan olasıklar genel olarak beynimizin algı hacminden daha fazla olduğu ki bu bizi fazlasıyla yorar ve varolan denenmiş yolların (burada insanların seçtiği maddi ve manevi hayat amaçlarından bahsedilmiştir) çoğunun yitip gitmesi ve irrasyonel bulunabilmesi bizlere yaşam kavramını değersizleştiren bir bakış açısı sunmaktadır.


Ancak bu böyle olmak zorunda değildir, ben biyolojik olarak varoluş amacımıza ek olarak -ki bunlar hayatta kal ve neslini korudur- her insanın kendini gerçekleştirmesi ve insanlığa hizmet etmesi/katkı sağlamasının, günümüz insanı için birer görev birer amaç olarak görülmesini doğru buluyorum. Biz dediğim gibi bu karmaşa ve gerekli/gereksiz veri fazlalığı olan çağımızda fazla düşünerek veya bulunarak dahi, bu havuzda kayboluyoruz.

Tüm Reklamları Kapat


Kaybolmamak için kişinin önce hayatta kalabilecek maddi koşullara ve standartlara erişimi gerekmektedir bu da günümüzde çoğunlukla kendine yetecek meblada para kazanabilmesi ile mümkün olabilmektedir. Bir diğer maddede başlangıçtan ölüme kadar geçen sürede, kişi gerçekten kendini tanımalıdır bu sadece "ben şunu yerim, şuraya giderim, bunları yaparım, biraz kinestetik zekam yüksektir, müzik kültürüm iyidir" gibi başlangıç ve orta kademe söylemlerden ibaret olmamalıdır. Kişi kendisini, gölgesini, travmalarını, her an bir bilinç hali ile ne yaptığının farkında olmasını, duygularını, içindeki düşüncülerini ve daha nicesini tanımlamasını bunları doğru ve etik bir biçimde yönlendirmesi, kontrol etmesi, kabullenmesi gerekir. Son olarak ise maddi kaygı taşımayı bırakmış kendini tanıyan ve olmak istediği veyahut gerek gördüğü kişiyi başarmış biri olarak insanlığa yani kendi türü için verdiği mücadele, kişinin asıl değerini belirleyecek olandır. İstesek de istemesek de hepimiz birbirimizden sorumluyuz, bu dünya da bizim bu ülke de; burayı daha ilerici, daha güzel, daha adil, daha yaşanabilecek bir yer haline getirmek bizim elimizde ancak biz bu yöne sırtımızı dönersek kendi türümüze karşı bir ihanet içerisinde olacağımızı unutmamak gerekir. Burada genel olarak yanlış anlaşılan şey insanlığa katkı denince hepimiz bilim adamı mı olacağız şeklindeki geri dönütlerdir; hayır burada Atatürk'ün sözü nokta atışı gibidir:


"Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır"


Yani bilim adamı olmamıza gerek yok okul kantininde çalışıyorsak bile çocuklara yapacağımız tostu en iyi şekilde yapmamız da yeterli olacaktır.


Özetle, bu engin uzay denizinde kırılgan ve fani insanlar olarak hepimizin ortak çatısı bu insanlık kavramına hizmet etme isteğimizdir. Beni burada yazdıran asıl güç diğer yazar arkadaşlara olduğu gibi budur. Bunun dışında biribirinden farklı bambaşka renklere sahip insanlar olarak kendimizi gerçekleştirmek yine bu ortak amaca destek sağlayacaktır ve son olarak tüm bunları yapabilmek için hayatta kalmak bir zorunluluktur. Bunları sağladığımız zaman bir hayatımız olduğundan bahsedebiliriz diye düşünüyorum.


Sevgiler

Kaynaklar

  1. C. Bilici. (2026). Kaynak.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rüzgar İçdeş
Rüzgar İçdeş
22.9K UP
Öğrenciyim son zamanlarda bu konularda uzun süre düşünyorum 4 gün önce

Merhaba. Öncelikle ben de kendimi, tahminimce sizin gibi süreçlerden geçmiş biri olarak tanıtıp cevabımı buna göre değerlendirmenizi istiyorum. Bu yazacağım metin, tamamen benim bu sorulara bulduğum cevaplar olup özneldir.

1.Elbette hepimiz bir gün öleceğiz ve bizden bu fani dünyada tek kalan; başkalarının zihinlerindeki anılarımız ve dünyaya bıraktığımız izler olacak. Bu doğrultuda, insanların zihninde güzel bir anı bırakmak, insanın öldükten sonra halen hatırlanıp bir deyişle ölümsüzleşmesini sağlar. Yani öldüğümüz vakit, başkalarının zihninde yaşamaya devam edeceğiz.

2.İnsanın bu dünyada tek bir hakkı olduğu için herhangi bir işi yapıyorsa o işi en iyi şekilde yapmalı. Bir örnekle anlatmak gerekirse; tek bir mermin var ve bu mermiyi doğru işlerde, doğru şeyler yaparak harcamalısın.

Tüm Reklamları Kapat

3.İnsan bulunduğu topluluğu, grubu ve varsa ailesini, en kötü ihtimalle kendisini geliştirmeli. Yani bir mesafe kat etmeli; varlığı ile yokluğu arasında, bulunduğu toplum ve grupta iyi bir fark oluşturmalı.

4.Zamanın geri gelmemesi sebebiyle, ne olursa olsun zamanın çok hızlı bir şekilde akmasına karşı hüzünlenmemeli; aksine bu akan zamanın bir daha geri gelmeyeceğini bilerek geçmişi akıp geçen, kaybedilmiş bir şey değil de ders alınması gereken bir öğretmen olarak görmeli.

5.Ölümün her an gelebileceği gerçeğinden kaçmamalı, bunu kabullenmeli ve bundan dolayı hüzünlenmemeli. Çünkü ölüm ben bunu yazarken ya da siz bunu okurken gelebilir. Yani bu konuda yapabileceğimiz hiçbir şey yok; bu yüzden buna hüzünlenmek gereksiz. İşte bu yüzden insan kendini ölüme hazırlamalı, yani etrafına iyi bir iz ve hatıra bırakmalı. Öldüğünde arkasından 'iyi bir insandı' denmeli.

Bu metin tamamen benim şahsi düşüncelerimden oluşup kişiden kişiye doğruluğu ve yanlışlığı değişebilir. Umarım cevabım size yardımcı olmuştur.[1]

Kaynaklar

  1. R. İçdeş. (Deneme). Hayat.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aristo Teles
Aristo Teles
7.8K UP
Sanat Tarihçi 1 gün önce

Sonsuz bir evrende fani ve kırılgan bir hayatın anlamı tam da sınırlılığın kendisinde gizlidir çünkü geçicilik insana değer yükler kırılganlık merhameti doğurur fanilik ise soruyu ve arayışı canlı tutar Aşk ise bu faniliğin içinde kalıcı bir iz bırakır eğer hayat sonsuz olsaydı hiçbir şeyin aciliyeti olmazdı, oysa sınırlı ömür her nefesi kıymetli kılar, insan evrenin sonsuzluğu karşısında kendi küçüklüğünü fark eder bu fark ediş onu hem ilahi olana yöneltir hem de kendi sorumluluğunu hatırlatır anlam ölümlülüğün gölgesinde doğar çünkü kırılgan olan hakikati daha derinden arar.

Kaynaklar

  1. A. Teles. (). Kendi Fikrim.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Benim için hayat sürekli bir öğrenme süreci, öğrenmekse derin bir tutkudur. Bilgiçlik taslamak ya da kuru kuru bilmek için değil, sahiden bilme, anlama isteği ile her yaşta yeni bir şeyler öğrenmenin sevinci yaşamım boyunca hiç terk etmedi beni."
Murathan Mungan
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)