Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: İkiz Atomlar sicim ile nasıl bağıntılıdır? Hemen cevapla!
Sorulara Dön
Melike Sefi
Üye 2 gün önce
3

Neden herkes kendisine psikolojik bir tanı koyuyor?

Son zamanlarda herkes davranışlarını bir psikolojik rahatsızlığa dayandırmak istiyor ve bana göre bu davranışların çoğu aşırı sıradan. Sadece yarım saat dünya üzerine düşünmek gerçekten bizde overthink problemi olduğunu mu gösteriyor ya da biraz melankoli, depresyonda olmak için yeterli mi? Yani bundan seneler önce de hepimiz düşünüyorduk ya da hayal kuruyorduk ve o zaman kimse daydreaming problemin var demiyordu. Zaten ADHD OKB vs. herkesin dilinde. Yanlış düşünüyor da olabilirim ama eğer hepimiz aynı şeyleri yaşıyorsak nasıl hastalık diyebiliriz ki? Karar verirken kullandığınız ölçütler 10 kişiden 9'unun evet diyeceği şeyler. Sonuçta ortada bir hastalık olması için anormal bir durum gerekmez mi? Ya da hiç alakası yok mu? Bunu gerçekten bilmiyorum.
3 Cevap
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
3 Cevap
Ekrem Özdemir
Ekrem Özdemir
57.9K UP
ömür boyu öğrenci 1 gün önce

Böyle olmamızın sebebi içimizdeki ego ve mantığın verdiği çatışma yani varoluş sancısıdır.

Yaşanılan bu varoluş sancısı ise günümüz sığ ve modern 21.yy dünyasının insanında dışarıya:

Kendine psikolojik tanı, etiket koymak(ego ya da mantık mı kişiden kişiye değişir);

Tüm Reklamları Kapat

Overthink olmak (mantık) ya da overthink olduğunu düşünmek (ego) vs.

Şeklinde yansır.

"Düşünüyorduk ya da hayal kuruyorduk ve o zaman kimse daydreaming problemin var demiyordu" demişsin. Çünkü kişi o an belki o kadar hayal dünyasına dalmıştır ki dışardan gelen seslerden habersizdir, belki daydreaming problemi olduğunu o kişiye söylediler ama o, o kadar düşünüyordu ki unuttu onların dediklerini, belki de kimseye hiçbir şey söylemediği için, "Nasılsın, naber, hayat nasıl gidiyor?" diye bile sorup kimseyle diyaloğa girmediği için, kimse ona bir şey demedi. Çünkü hayalleri ve düşünceleri belki de o kadar büyüktü ki o an en yakın arkadaşının ismini bile hatırlamayacak kadar dalmıştı belki.... Belki...

Hayat "Belki"lerle dolu bir hayvanat bahçesi gibi.

Kaynaklar

  1. Parmaklarım. (). Soruyu Okurken Aklımdan Geçenler.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
224.5K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 1 gün önce

Merhaba

Bence burada önemli ve dürüst bir soru soruyorsunuz. Açık söylemek gerekirse, bu konuda haklı olduğunuz yerler de var; eksik gördüğünüz yerler de olabilir. Çünkü mesele “insanlar abartıyor” kadar basit değil ama “herkes hasta” kadar da gerçek değil.

Psikolojik açıdan bakarsak, insan zihninin doğasında düşünmek, kaygılanmak, üzülmek, bazen takıntılı olmak, dalıp gitmek ya da melankoli yaşamak zaten vardır. İnsan olmak biraz da budur. Hepimiz zaman zaman geçmişi fazla düşünürüz, gece kafamız susmaz, bir şeye fazla takılırız, boşluğa dalıp hayaller kurarız. Bunlar otomatik olarak hastalık değildir. Mesela yarım saat hayatı düşünmek “overthinking” değildir; sevdiğin bir şeyi tekrar tekrar kontrol etmek de hemen OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk )anlamına gelmez. Psikolojide bir durumun “tanı” sayılması için genellikle üç şeye bakılır: süreklilik, şiddet ve işlev kaybı. Yani bu durum senin günlük hayatını bozuyor mu? İşini, ilişkilerini, uyumanı, yaşam kaliteni etkiliyor mu? Kontrol edemiyor musun? İşte asıl ayrım burada başlıyor.

Tüm Reklamları Kapat

Örneğin herkes zaman zaman üzülür; ama depresyon dediğimiz şey yalnızca “moral bozukluğu” değildir. Haftalarca süren çökkünlük, hayattan zevk alamama, enerji kaybı, işlevselliğin düşmesi gibi daha ağır bir tablo gerekir. Benzer şekilde herkes dikkatini dağıtır; ama ADHD yalnızca unutkan olmak ya da sıkılmak değildir. Çocukluktan beri süren, hayatı ciddi biçimde etkileyen bir dikkat ve dürtü düzenleme sorunudur.

Sosyolojik açıdan bakınca ise senin gözleminde çok güçlü bir taraf var: Günümüzde psikolojik kavramlar gündelik dilin içine çok fazla girdi. Eskiden insanlar “canım sıkkın”, “kafam dolu”, “içim daralıyor” derken bugün “anksiyetem tuttu”, “travmam var”, “overthinking yaptım”, “ben biraz ADHD’yim” (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)gibi ifadeler daha yaygın oldu. Bunun birkaç nedeni var. Bir yandan psikoloji hakkında bilgiye erişim arttı; insanlar eskiden adını koyamadıkları şeyleri konuşabilir oldu. Bu olumlu bir taraf. Çünkü geçmişte ciddi ruhsal sorunlar çoğu zaman “delilik”, “zayıflık” ya da “şımarıklık” diye küçümseniyordu.

Ama öte yandan sosyal medya da bazı kavramları fazlasıyla yaygınlaştırdı ve bazen yüzeyselleştirdi. Kısa videolarda “Bunu yapıyorsan kesin ADHD’sin” ya da “Şunlar varsa travman var” gibi içerikler insanlarda kendini bir tanıya yerleştirme eğilimi yaratabiliyor. Çünkü insan zihni kendini anlamlandırmayı sever. Bir etikete sahip olmak bazen rahatlatıcı gelir. “Demek ki tembel değilim, ADHD’im var” ya da “Demek bu yüzden böyleyim.” Bazen bu gerçekten açıklayıcı olabilir; bazen de sıradan insan deneyimlerini gereğinden fazla tıbbileştirmeye dönüşebilir.

Bence sizin sorduğunuz en önemli soru şu.“Eğer çoğumuz aynı şeyleri yaşıyorsak buna nasıl hastalık diyoruz?”

Tüm Reklamları Kapat

Aslında burada kritik nokta, bir özelliğin herkeste görülmesi değil; derecesi ve hayatı ne kadar etkilediğidir. Hepimiz kaygı yaşarız ama panik bozukluk başka bir şeydir. Hepimiz üzülürüz ama majör depresyon farklıdır. Hepimiz dalıp gideriz ama bunun saatler sürüp kişinin hayatını bozması başka bir noktadır.

Biraz sert ama dürüst bir yorum yaparsam, günümüzde bazen gerçekten “insan olmanın normal yükleri” ile psikolojik hastalıklar birbirine karışabiliyor. Her üzüntü travma değil, her düşüncelilik overthinking değil, her dalgınlık ADHD değil. Ama bunun tam tersi de doğru. “Eskiden de vardı, abartılıyor” deyip gerçek psikolojik sorunları küçümsemek de adil olmaz. Belki mesele, insan olmanın doğal iniş çıkışlarıyla klinik bir sorunu ayırt etmeyi öğrenmekte.

Belki de modern çağın garip tarafı şudur. Eskiden insanlar acıyı fazla sessiz yaşardı; bugün ise bazen fazla isimlendiriyoruz. İkisinin ortasında bir yerde daha sağlıklı bir denge olabilir.[1] Hepimiz prenses erkek ve kadınlara döndük.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Okumlarım Birde Insan Gözlemleri.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Naci Caner
Naci Caner
10.2K UP
Lise Son Sınıf Sayısal Öğrencisiyim 11 saat önce

Sen nerden çıkardın herkesin kendisine tanı koyduğunu? 3-5 kişiye bakarak böyle bir genelleme yapmak çok yanlış birşey kimin ne yaşadığını bilmeden kendisine psikolojik tanı koymasını söylemek saygısızlıktır. Herkes kendisine. tanı koymuyor.[1]

Kaynaklar

  1. H. Z. Uşaklıgil. (2010). Kırık Hayatlar. ISBN: 9789754472257. Yayınevi: Özgür Yayıncılık.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Büyük botanikçi Bichat'nın da dediği gibi, eğer ki herkes birebir aynı kalıptan çıkmış olsaydı, 'güzellik' diye bir şey var olmazdı. Eğer bütün kadınlarımız Venus de' Medici kadar güzel olsaydı, belki bir süre etkilenirdik; ancak kısa bir süre sonra gözlerimiz çeşit arardı. Ve çeşitliliği bulduğumuz anda, belirli özelliklerin, o anda var olan standartların ötesinde, birazcık daha abartılmasını görmek isterdik."
Charles Darwin
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)