Öncelikle hayatının ortasında böyle bir boşluk hissetmek gerçekten yorucu ama bu his aslında senin düşünen ve sorgulayan biri olduğunun göstergesi.
Sonrasın da şunu söylemek gerekiyor: Ne olacağım? sorusu bu yaşta net bir cevap bulmak zorunda olduğun bir soru değil. Çoğu insan bu soruya yıllar içinde, denemeler yaparak cevap buluyor. Hatta bazıları 30'larda, 40'larda bile yeniden tanımlıyor kendini. Bilimsever olduğunu söylüyorsun. Bu önemli bir ipucu. Peki neyin bilimini seviyorsun? Canlılar mı, evren mi, teknoloji mi, insan beyni mi? Çünkü bilim çok geniş bir çatı ve altında hem güvenceli hem de anlam dolu onlarca yol var. Diplomayı garantiyle eşitlemek de yaygın bir tuzak. Haklısın, diploma artık tek başına yetmiyor ama eğitimini düzgün yönlendirirsen fırsatın kapandığı anlamına gelmiyor. Tam tersi, kendi alanında gerçekten meraklı olan insanlar için boşluk çok daha fazla. Kafanın karışması aslında iyi bir şey olabilir. Kafası hiç karışmayan insan, ya çok şansız ya da hiç sorgulamıyor demektir. Sen en azından ciddi düşünüyorsun.
Pratik olarak şunu deneyebilirsin: Sevdiğin konuları bir kağıda yaz. Sonra bu konu hangi işlerle bağlantılı? diye bak. Çoğu zaman ortak bir nokta çıkıyor ve o nokta, başlangıç için yeterli bir pusula oluyor. Her şeyi şu an çözmek zorunda değilsin, büyük kararlar genellikle masa başında değil, bir şeyler yaparken netleşiyor. Küçük adımlar atmak, okumak, denemek, bir konuya biraz daha yaklaşmak, zamanla puslanın yönünü gösteriyor. Kafanda her şeyi çözmeden harekete geçmek de bir yöntem aslında. Ve şunu unut gitsin: herkesin hayatı garantide değil, ama hazırlıklı ve meraklı olanlar çok daha az kırılıyor zorluklarda.[1]
Kaynaklar
- ARİF G.. (). Kişisel Yorum.