Açıkçası çok güzel bir soru sizi tebrik ediyorum.
Mantıksal olarak düşürsen bir canlının kansere yakalanması, hücrelerin çoğalırken oluşturdukları hasarlar sonucu oluşur. Bu durumda çok fazla hücreye ve uzun bir ömre sahip canlılarda daha çok kanser beklemez miyiz? Örneğin balinalar, insana göre daha fazla sayıda hücreye ve daha uzun bir ömre sahiptir. Balinaların ömürlerinde ürettiği hücre sayısı ve olası kanser riski, mantıken insana göre daha fazla gibi gelebilse de sistem öyle değildir.
İç detaylara baktığımızda canlılar, özellikle hücre bölünesine çok fazla maruz kalan canlılarda çok güçlü kanser önleyici sistemler vardır. Örneğin insanda hücre bölünürken DNA hasarını tespit eden ve gerekirse hücreyi intihara sürükleyen, tümör baskılayıcı genlerden 1 çift bulunur. Bu genin ikisi de mutasyona uğrarsa kanserleşme başlar. Bir file baktığımızda bu tümör baskılayıcı genlerin evrimsel süreçte 20 çifte kadar çıktığını görürüz. Bu 40 allel demektir ve olası bir hasarda hepsi muazzam bir tepki gösterirler! Hatalı DNA yı onarmaya çalışmaz, derhal o hücreyi öldürürler. Ayrıca bu genler tarafından kontrol edilen bir sistem, hasarlı hücrelerin direkt mitokondrilerini yok ederek ölmelerine sebep olurlar.
Yani biyolojik sistemler kanser için zaman içinde büyük önlemler almışlardır. Ama yine de kökten bir çözüm bulabilen bir tür var mı bilmiyorum. Sistemi detaylıca anlamak isterseniz TP53 genini araştırmanızı öneririm. İyi çalışmalar diliyorum.