Homo sapiens Avustralya’ya ya da Amerika’ya giderken önceden orada bir kıta olduğunu bilerek yola çıkmadı; bu göçler planlı keşifler değil, nesiller boyunca süren kademeli yayılmaların sonucuydu. İnsanlar besin kaynaklarını, av hayvanlarını ve iklim koşullarını takip ederek hareket etti. Deniz seviyelerinin daha düşük olduğu buzul çağlarında kara kütleleri birbirine daha yakındı; Avustralya’ya geçişte adalar arası mesafeler kısaydı, Amerika’ya geçişte ise bugünkü Bering Boğazı’nın yerinde geniş bir kara köprüsü bulunuyordu. Yön bulmada Güneş, yıldızlar, kıyı çizgileri, akıntılar ve hayvan göçleri gibi doğal işaretler kullanıldı. Bu nedenle bu göçler, bilinmeyene atılan büyük adımlardan çok, çevreye uyum sağlayarak ilerleyen doğal bir süreç olarak gerçekleşti.
/qna/932f0991-334e-4c1e-8ad5-23cbf8a897eb.png)