Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Sorulara Dön
Meryema Şermet
Meryema Şermet
114.2K UP
Üye 1 gün önce
9

Ödüllü Soru Bir insanın kafasına çok vurulursa gerçekten aptallaşır mı?

Çocukken bir komşumuz vardı aynı zamanda sınıf arkadaşımdı. Çok sorunlu bir tipti, şiddete meyilliydi, konuşmasında aksaklıklar vardı ve hiç mantıklı konuşmazdı akranlarına göre. Sonra şunu öğrendim babası çocuklarını dövermiş yaramazlık yaptıklarında! Annem ve çocuğun kendi kardeşleri babası sürekli E'nin kafasına vurduğu için onun zamanla aptallaştığını söylerlerdi. Ne dersiniz bilimsel olarak doğruluk payı var mı bunun?
2 Cevap - 282 görüntülenme
Cevap Ver 1,000 UP
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
2 Cevap
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
146.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 5 saat önce

Merhaba

Bu anlattığınız hikâye aslında tek bir çocuğun öyküsü gibi görünse de çocukluk çağlarında benim de inandığım bir olgu ,aslına bakarsak arkasında çok daha büyük ve tanıdık bir toplumsal mesele duruyor. “Aptallaşma” kelimesi sert, kırıcı ve ayrıca bilimsel değil; ama çoğu zaman insanlar, gözlerinin önünde yaşanan bir zihinsel ve davranışsal değişimi başka türlü adlandıramadıkları için bu kelimeye sarılıyor. Özellikle çocukluk gibi beynin en hızlı geliştiği bir dönemde yaşanan şiddet, sadece beden üzerinde değil, zihnin yapılanışı üzerinde de derin izler bırakabiliyor. Bu yüzden meseleye sadece “bilim ne diyor?” diye değil; insan ne görüyor, toplum ne anlıyor ve kültür bunu nasıl adlandırıyor? diye bakmak gerekir.

Bilimsel açıdan baktığımızda beyin, özellikle çocukluk döneminde son derece hassas ve şekillenmeye açık bir organdır. Çocuk beyni hâlâ gelişim hâlindedir; sinir bağlantıları kurulmakta, dil, dikkat, muhakeme ve duygusal düzenleme sistemleri olgunlaşmaktadır. Bu dönemde tekrarlayan kafa darbeleri, travmatik beyin hasarı riskini ciddi biçimde artırır. Bu hasar her zaman dramatik bir şekilde ortaya çıkmaz; bazen mikroskobik düzeyde olur ama etkisi davranışta, konuşmada ve düşünme biçiminde görülür. Konuşma bozuklukları, dikkat dağınıklığı, mantık kurmada zorlanma, dürtüsellik ve saldırganlık gibi belirtiler, özellikle frontal ve temporal lobların etkilenmesiyle ilişkilidir. Yani bilimsel olarak şunu söylemek mümkündür. Bir çocuğun kafasına sürekli vurulması, onun bilişsel ve davranışsal gelişimini olumsuz etkileyebilir. Ancak burada çok kritik bir nokta var. O çocuğun yaşadığı şey yalnızca fiziksel darbe değildir. Aynı zamanda sürekli korku, tehdit, aşağılanma ve güvensizliktir. Modern nörobilim bize şunu açıkça gösteriyor ki kronik stres ve şiddet ortamı, beyin gelişimini en az fiziksel travma kadar bozar. Kortizol gibi stres hormonları uzun süre yüksek kaldığında, hafıza ve öğrenmeden sorumlu beyin bölgeleri baskılanır. Çocuk düşünmeyi, anlamayı, sorgulamayı değil; hayatta kalmayı öğrenir. Bu durumda dışarıdan bakan biri için çocuk “mantıksız konuşan, saldırgan, sorunlu” biri gibi görünür. Oysa bu bir zekâ eksikliği değil, travmaya uyum sağlamış bir zihnin sonucudur.

Tüm Reklamları Kapat

Toplumsal ve kültürel açıdan bakıldığında ise annenizin ve çevrenin “kafasına vurulduğu için aptallaştı” demesi, bilimsel bir teşhis değil ama sezgisel bir yorumdur. Anadolu kültüründe ve birçok toplumda baş, aklın ve insanın özüyle ilişkilendirilir. “Başına vurulmuş”, “aklına vurmuş”, “kafası çalışmıyor” gibi ifadeler, davranıştaki bozulmayı bedensel bir nedene bağlama çabasıdır. Bu, bugün bize sert ve haksız gelebilir ama aslında gözlenen bir değişimi açıklama girişimidir. İnsanlar şunu görür .Aynı çocuk, zamanla daha da içine kapanır ya da daha saldırgan olur, konuşması bozulur, düşüncesi dağılır. Bunun adını koyarken de en kaba ama en anlaşılır kelimeye başvururlar.

Sosyal boyutta ise mesele daha acıdır. Şiddet gören çocuklar çoğu zaman “sorunlu çocuk” etiketiyle damgalanır. Oysa sorun çocukta değil, çocuğun maruz kaldığı ilişkidedir. Sürekli dövülen bir çocuğun zihni, dünyayı güvenli ve anlamlı bir yer olarak kuramaz. Bu da öğrenmeye, ilişki kurmaya ve kendini ifade etmeye doğrudan zarar verir. Yani toplum, önce çocuğun zihnini kırar, sonra da kırık hâlini “aptallık” diye adlandırır.

Sonuç olarak, annenizin ve çevrenin söylediği şey bilimsel bir dille ifade edilmemiş olsa da, tamamen temelsiz değildir. Bir çocuğun kafasına sürekli vurulması, hem doğrudan beyin dokusuna zarar verebilir hem de dolaylı olarak zihinsel gelişimini baskılar. Bu durum “aptallaşma” değildir; yaralanmış, korkmuş ve gelişimi sekteye uğramış bir zihin hâlidir. Belki de en acı gerçek şudur O çocuk gerçekten daha az zeki olduğu için değil, daha az güvende olduğu için öyle görünmüştür. Ve bu, bireysel bir trajedi olduğu kadar, şiddeti normalleştiren toplumların ortak sorumluluğudur.[1]

Teşekkürederim...

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Düşüncem Ve Sosyal Antropolji Okumaları.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okan Alver
Okan Alver
201.6K UP
Mec.Eng. 8 saat önce

Merhaba

“Aptallaşma” kelimesi bilimsel bir terim değil; ancak anlattığınız şey tamamen uydurma da değil. Çocuklukta kafaya tekrar tekrar darbe almak, gerçekten de zihinsel işlevleri bozabiliyor.

Şöyle ki:

Tüm Reklamları Kapat

Çocuk beyni henüz tamamlanmış bir yapı değildir. Gelişim sürecinde şekillenir; bağlantılar kurar, bazılarını budar. Bu süreçte kafaya gelen darbeler çok şiddetli olmasa bile, sürekli olması halinde beynin dikkat, muhakeme, konuşma ve dürtü kontrolüyle ilişkili bölgelerini etkileyebilir. Yani mesele tek bir dayak değil, tekrar eden bir travmadır. Üstelik sorun yalnızca “fiziksel darbe” ile sınırlı değildir. Sürekli şiddet gören bir çocuk, sürekli alarm halinde yaşar. Bu durum beynin stres sistemini bozar. Kortizol düzeylerinin uzun süre yüksek kalması, öğrenme ve düşünmeyle ilişkili bölgelerin sağlıklı gelişimini engeller. Sonuçta çocuk ya daha agresif olur ya da dağınık, kopuk ve mantık kurmakta zorlanan bir yapıya bürünür. Bu nedenle bu tür çocuklarda sıklıkla mantıksız ya da kopuk konuşma, dürtü kontrolünün zayıflığı, akranlarına kıyasla daha ham bir düşünme tarzı ve şiddete yatkınlık ya da tam tersi donukluk görülür. Halk arasında buna “kafasına vura vura aptallaştırmışlar” denir; ancak bilimsel karşılığı zeka düşüşünden ziyade gelişememiş ya da hasar görmüş bilişsel işlevlerdir. Dolayısıyla anlattığınız komşu çocuğu için söylenenler bilimsel olarak tamamen saçma değildir. Doğuştan “öyle” olmak zorunda değildir; büyük ihtimalle gelişim sürecinde zarar görmüş bir beyin söz konusudur.[1] Saygılarımla

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close