Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Sorulara Dön
Emir Akbaş
Emir Akbaş
112.9K UP
Üye 4 gün önce
8

Ödüllü Soru Baştan sona hayatında neler olacağını bilen bir insan için unutmak eylemi nasıl bir anlama ve konuma sahip olabilir?

Sorum Arrival filmine dayanıyor. Kısaca bir lisan düşünün ve bu lisanı anladıkça zamanı farklı bir şekilde algılamaya başlıyorsunuz ve hayatınız tamamen değişiyor. Ömrünüz boyunca neler yaşanacağını bilebiliyorsunuz. Böyle bir durumda unutmak sizin için nasıl bir anlama sahip olurdu?
5 Cevap - 610 görüntülenme
Baştan sona hayatında neler olacağını bilen bir insan için unutmak eylemi nasıl bir anlama ve konuma sahip olabilir?
Baştan sona hayatında neler olacağını bilen bir insan için unutmak eylemi nasıl bir anlama ve konuma sahip olabilir?
Cevap Ver 750 UP
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
5 Cevap
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
146.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 5 saat önce

Merhaba

İnsan çoğu zaman yaşadıklarını anlamaktan çok, yaşayacaklarını bilmek ister. Başına ne geleceğini, nerede kırılacağını, nerede mutlu olacağını önceden bilse belki daha az incineceğini düşünür. Geleceği bilme isteği, meraktan çok bir tür güven arayışıdır; belirsizliğin yarattığı huzursuzluğu kontrol altına alma çabasıdır. Ama tam da bu noktada insan, bilginin kendisinin de bir yük olabileceğini fark eder. Eğer geleceği bütünüyle bilebilseydik, onu nasıl düşünecektik, nasıl anlatacaktık, nasıl anlamlandıracaktık?[1]

Baştan sona hayatını bilen bir insan fikri, bilimsel olarak bakıldığında kader, özgür irade, hafıza, dil ve bilinç evriminin tam kesişim noktasında durur. Arrival’ın yaptığı şey bir bilimkurgu oyunu değil; insan zihninin sınırlarını görünür kılmaktır. Çünkü insan beyni, geleceği bilmekten çok geleceği tahmin etmek üzere evrilmiştir. Bu ayrım kritik bir farktır.

Tüm Reklamları Kapat

Kader meselesinden başlarsak: Eğer geleceği biliyorsak, özgür irade hâlâ var mıdır? Burada modern nörobilim ve felsefe şaşırtıcı bir şekilde kesişir. Spinoza’nın yüzyıllar önce söylediği gibi, “İnsanlar özgür olduklarını düşünürler çünkü eylemlerinin farkındadırlar, fakat nedenlerinin farkında değildirler.” Beyin araştırmaları da bunu destekler: Kararlarımızın sinirsel altyapısı, biz bilinçli olarak “seçtim” demeden önce oluşur. Yani özgür irade, mutlak bir serbestlikten çok, kaçınılmaz olanla kurduğumuz ilişki biçimidir. Arrival’daki karakterin geleceği bilmesine rağmen o hayatı seçmesi, özgürlüğün sonucu değil; özgürlüğün tanımıdır. Kader, yaşanacak olanlarsa; özgür irade, onları kabullenerek yaşayıp yaşamamayı seçmektir.

Hafıza bu noktada belirleyici bir rol oynar. İnsan hafızası, bir kayıt cihazı gibi çalışmaz; seçer, siler, çarpıtır. Nöropsikolog Endel Tulving’in dediği gibi, “Hafıza geçmişi saklamak için değil, geleceği inşa etmek için vardır.” Eğer bir insan tüm geleceğini sürekli hatırlasaydı, hafıza işlevini yitirirdi. Çünkü hafıza, belirsizlik üzerine kuruludur. Unutmak burada bir kusur değil, bilişsel bir zorunluluktur. Borges’in “Funes the Memorious” öyküsünde her şeyi hatırlayan karakterin düşünemez hâle gelmesi boşuna değildir; çünkü düşünmek, ayrıntıları silmeyi gerektirir. Unutamayan bir zihin yaşayamaz, sadece taşır.

Dil boyutuna geldiğimizde Arrival’ın asıl radikal iddiası ortaya çıkar. Film, Sapir–Whorf hipotezinin güçlü bir yorumunu yapar. Dil sadece düşünceyi ifade etmez, düşüncenin kendisini biçimlendirir. Dilbilimci Benjamin Lee Whorf’un ifadesiyle, “Dil, gerçekliği betimlemez; gerçekliği organize eder.” Eğer bir dil zamanı doğrusal değil, bütünsel olarak kuruyorsa, o dili konuşan bilinç de zamanı farklı algılar. Bu durumda gelecek, “henüz olmamış” değil, “zaten var olan” bir şey hâline gelir. Böyle bir bilinç için unutmak, bilgiyi kaybetmek değil; zamanın yükünü parçalara ayırmaktır.

Bilinç evrimi açısından bakıldığında ise insanın en ayırt edici özelliği, zihinsel zaman yolculuğu yapabilmesidir. Psikolog Thomas Suddendorf bunu şöyle tanımlar ve insan, geçmişte yaşayabilir ve gelecekte ölebilir tek canlıdır. Ama bu yetenek sınırsız değildir. Bilincin taşıyabileceği acı miktarı vardır. Gelecekte yaşanacak kayıpları sürekli bilerek yaşamak, evrimsel olarak işlevsiz olurdu. Bu yüzden unutmak, bilincin kendini koruma biçimidir. Nietzsche’nin “Unutabilmek, güçlü bir yaşam koşuludur” sözü burada biyolojik bir anlam kazanır.

Sonuç olarak, baştan sona hayatını bilen bir insan düşüncesi bizi bir filme değil, doğrudan insan olmanın sınırlarına götürür. Böyle bir durumda kader artık dışsal bir yazgı olmaktan çıkar, bilincin içine yerleşmiş bir gerçeklik hâline gelir. Özgür irade ise “başka türlü yapabilme” gücü olmaktan çok, olacak olanla nasıl ilişki kuracağını seçebilme kapasitesi olarak yeniden tanımlanır. İnsan, geleceği bilse bile o bilginin altında ezilmemek için unutmaya ihtiyaç duyar; çünkü unutmak, bilgiyi silmek değil, onu zamana yaymaktır. Hafıza, her şeyi tutmak için değil, yaşamı sürdürülebilir kılmak için vardır ve bilinç, taşıyabileceğinden fazlasını sürekli önünde tutamaz. Dil, zamanı nasıl kavradığımızı şekillendirirken; bilinç, bu zaman içinde anlam üretmeye çalışır. Eğer gelecek tüm ağırlığıyla sürekli mevcut olsaydı, deneyim anlamını yitirir, seçimler duygusal karşılığını kaybederdi. Bu nedenle unutmak, kader karşısında bir kaçış değil, insanın kendini koruma biçimidir. Unutma sayesinde anlar tekilleşir, ilişkiler canlı kalır, acı katlanılabilir olur. Belki de insanı insan yapan şey, geleceği hiç bilmemesi değil; bilse bile her anı ilk kez yaşar gibi hissedebilmesine izin veren bu kırılgan, sınırlı ve geçici bilinçtir. Unutmak, bu sınırların en sessiz ama en vazgeçilmez bekçisidir

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Düşüncem Ve Dilin Kökeniyle Ilgili Araştırmalarım.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meryema Şermet
Meryema Şermet
114.2K UP
Düşünen biriyim. 2 gün önce

Selam, öncelikle filmi çok duymakla birlikte henüz izlemediğimi söylemem gerek. Ama sorduğunuz soru filmi izlemeden de cevaplandırılabilecek bir soru olduğu ve de cevabı öznel olduğu için fikrimi belirtmek istedim. Baştan sona hayatının nasıl olacağını bilen biri için unutmak altın değerindedir, hatta sahip olduğu en güzel şeydir bence çünkü bir düşünsenize sonunu bildiğimiz ya da bir sonraki sahnesinde ne olacağını bildiğimiz bir film hiç hoşumuza gitmez, tadı tuzu, heyecanı kalmaz. İşte hayat da aynı öyle, bilirsek yaşamanın pek bir anlamı kalmaz. Bizi en umutsuz zamanlarımızda bile hayata bağlayan şeylerden biri bilinmezliktir çünkü, o günün kötü geçiyor olabilir ama gelecekte ne olacağını asla bilemezsin her şey daha iyiye de gidebilir, en azından böyle düşünerek umudunu korursun. Ne demek istediğimi anladığınızı umuyorum. ""Ne mutlu unutkanlara; çünkü onlar kendi aptallıklarının (hatalarının) bile üstesinden gelirler " diyor Nietzsche. Sadece onun değil birçok filozof ve yazarın unutmanın olumlu yönleri hakkında bu tarz düşünceleri var.

Not: yanıtlarda arkadaşlardan biri filmdeki boşrol kadının geleceği tam olarak göremediğini her şeyi göremediğini söylüyor ben sizin sorunuzdan yola çıkarak konuştum bunu hiç hesaba katmadım zaten başta da belirttiğim gibi henüz filmi izlemedim.

Tüm Reklamları Kapat

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Defne Doran
Defne Doran
23.0K UP
Öğrenciyim 2 gün önce

Modern fizik perspektifinden bakıldığında geleceğe gitmek teorik olarak mümkün kabul edilebilir; ancak gelecekte olup biteni bilmek, yalnızca kaderi öğrenmek değil, eylemlerin sonuçlarını önceden görmek anlamına gelir. Bu durum, bireyin yaşamını “nasıl yaşayacağını bilmesi”nden ziyade, hangi eylemin hangi sonucu doğuracağını bilerek yaşamını yönlendirmesi demektir.

Böyle bir bilinç durumunda unutmak, basit bir bilgi kaybı değil; özgür iradenin ve zihinsel bütünlüğün korunmasını sağlayan zorunlu bir sınırlamaya dönüşür. Unutma, geleceği rasyonel olarak manipüle etme gücünü kısıtlarken, bireyin insan kalmasını ve yaşamı salt sonuç optimizasyonuna indirgememesini mümkün kılar.

Tüm Reklamları Kapat

5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eray .
Eray .
2,041 UP
Normal bir vatandaş 2 gün önce

Ama o kadın geleceği zaman zaman görür ve görene kadarda varlığından haberdar olmaz unutsada hatırlamaya çalışır bende aynısını yapardım aynı o filmde ki gibi bana yararıda olurdu kimii zaman

Umarım yararlı olmuştur

Tüm Reklamları Kapat

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eray .
Eray .
2,041 UP
Hâlâ normal bir vatandaş 2 gün önce

İlk cevapta söylemeyi unuttuğum şey

O filmdeki enteresan şey filmin sonuna doğru ana karakterin Çin başkanına dediği şeyi bilmemesi (gelcekte) başkanın ona soylemesi geçmişteki halinin ise bunu öğrenmesi ama buna rağmen gelecekteki halinin bilmemesi saçma olmuş çünkü bu lafı söyleyen kişi o

Ve ayrıca,

Tüm Reklamları Kapat

Bu kadın geleceğe girmiyor hayal görür gibi geleceği görüyor.

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close