Merhaba
Bu günlük hayatta çok sık yaşanılan tanık olunan bir duygu. Birinin utanç verici bir anına tanık olduğumuzda hissettiğimiz utanma duygusu, yalnızca kişisel bir hassasiyet değil; sosyolojik, evrimsel ve ahlaki kökleri olan derin bir tepkidir. Bu duygu, insanın hem toplumsal hem de tarihsel bir varlık oluşundan beslenir.
Sosyolojik açıdan bakıldığında utanma, toplumun yazısız kurallarının birey üzerindeki etkisidir. Émile Durkheim toplumun birey üzerindeki bu görünmez baskısını anlatırken, “Toplumsal olgular bireyin dışında var olur ve birey üzerinde zorlayıcı bir güce sahiptir” der. Birinin rezilliğine tanık olduğumuzda duyduğumuz utanç, bu zorlayıcı gücün duygusal bir yansımasıdır. O sahnede yalnızca bireysel bir hata değil, toplumun normlarıyla yaşanan bir çatışma görürüz. Utanç bu yüzden bulaşıcıdır; çünkü o an hepimiz aynı toplumsal sahnenin içindeyiz.
Evrimsel açıdan utanma, hayatta kalmayı kolaylaştıran bir uyum mekanizmasıdır. Charles Darwin, İnsanın Türeyişi adlı eserinde utanç ve yüz kızarmasını “toplumsal değerlendirilmenin bedensel ifadesi” olarak tanımlar. Grup içinde kabul görmek, insan için tarih boyunca hayati öneme sahip olmuştur. Başkasının herkesin önünde küçük düşmesi, beynimize şu mesajı verir ,''Sosyal sınırlar aşıldığında bedel vardır.” Bu yüzden utanırız; çünkü o bedelin bize de kesilebileceğini biliriz. Utanç, bizi grup dışına düşmekten koruyan evrimsel bir uyarı sistemidir.
Ahlaki açıdan ise bu duygu, empatiyle doğrudan bağlantılıdır. Adam Smith, Ahlaki Duygular Kuramı’nda ahlakın temelini şu sözle açıklar, Kendimizi başkasının yerine koyabilme yetisi, ahlaki yargının başlangıç noktasıdır.” Başkasının rezilliğinde utanmak, onu tamamen yabancılaştırmadığımızın göstergesidir. Eğer karşımızdaki kişiyi yalnızca izlenecek bir nesne gibi görseydik, bu duygu ortaya çıkmazdı. Utanç, “ben olsaydım” düşüncesinin sessiz ve bedensel hâlidir.
Bu noktada Erving Goffman’ın “gündelik hayat bir sahnedir” yaklaşımı da anlamlıdır. Goffman’a göre insanlar sürekli bir sosyal performans içindedir ve utanç, bu performansın bozulduğu anlardır. Başkasının sahnede tökezlemesi, izleyiciyi de rahatsız eder; çünkü aynı sahneye her an kendisi de çıkabilir.
Sonuç olarak, başkasının rezilliğinde duyduğumuz utanma duygusu; toplumun normlarını içselleştirdiğimizin, evrimsel olarak gruba bağlı yaşadığımızın ve ahlaki olarak başkasının kırılganlığını tanıyabildiğimizin bir göstergesidir. Rahatsız edici olsa da bu duygu, insan olmanın en sessiz ama en güçlü işaretlerinden biridir.
Soruyu soran arkadaşımıza ve vakit ayırıp cevabımı okuyacak herkese teşekkür ederim.[1]
Kaynaklar
- Hatice Kutbay. (). Sosyal Antropoloji Dersinde Okuduğum Ve Öğrendiklerim.