Merhaba
Sarılmak bildiğim en insani duygu sessizce ben buradayım demenin başka bir yolu .Çokta severim :))
Bazı insanların otururken bir yastığa, çantasına ya da yanındaki bir şeye sarılma ihtiyacı duyması garip bir alışkanlık değil; çok eski, çok insani bir refleks. Ben de öyleyim. Otururken farkında olmadan yastığa sarılırım; üzüldüğümde birine sarılma isteği gelir içimden, üşüdüğümde de hatta dışarda gördüğüm koca gövdeli ağaçlara sarılırım :)) Bu ihtiyaç bir anda ortaya çıkar, düşünerek değil hissederek olur. Çünkü kökü akıldan çok daha eskidedir.
Evrimsel açıdan temas, hayatta kalmayla doğrudan ilişkilidir. İnsan yavrusu uzun süre savunmasızdır; sıcaklık, korunma ve güvenlik için bir başkasının bedenine ihtiyaç duyar. Bu yüzden temas, beynimize “güvendeyim” mesajı verir. Bugün bir yastığa sarıldığımda ya da üşüdüğümde birine yaklaşma isteği hissettiğimde, aslında bedenim hâlâ bu eski dili konuşuyordur. Harlow’un meşhur deneylerinde de gösterildiği gibi, primatlar besinden bile önce teması ve sıcaklığı seçer. Harlow bunu çok yalın bir şekilde ifade eder. Temas rahatlığı, bağlanmanın temelidir.”(Harlow, 1958) Yani sarılma ihtiyacı, güçsüzlük değil; bedenin çalışmaya devam eden bir güven refleksidir.
Psikolojik olarak sarılmak, insanın kendini düzenleme biçimlerinden biridir. Üzüldüğümde birine sarılma isteği hissetmem, aslında “bunu tek başıma taşımak istemiyorum” demenin bedensel hâlidir. Sarılmak, kalp atışını yavaşlatır, nefesi düzenler ve zihne şunu söyler: yalnız değilsin. Bowlby’nin bağlanma kuramında söylediği gibi, “Bağlanma figürü, birey için güvenli bir üs sağlar.”( Bowlby, 1969)
Yetişkinlikte bu figür bazen bir insan olur, bazen sadece kollarımızın arasında tuttuğumuz bir yastık. His aynıdır ,tutunma ihtiyacı.
Sosyolojik açıdan baktığımızda ise temasın giderek azaldığı bir dünyada yaşıyoruz. Kalabalıklar arttı ama fiziksel yakınlık azaldı. Üzüldüğümde ya da üşüdüğümde birine sarılma isteği, biraz da bu eksikliğin sesi gibi. İnsan bazen başkasına ulaşamadığında, kendi bedenine yönelir. Yastığa sarılmak, kimseyi rahatsız etmeden kendine “buradayım” deme şeklidir.
Benim için bu davranışın en gerçek tarafı ise sarılmak her zaman birine yönelmez; bazen insan, kendini hayatta tutan o eski güven duygusuna sarılır ve beden, bunu zihinden çok daha önce hatırlar.
Sarılabileceğimiz insanlar ,ağaçlar ,yastıklar hatta çantalar eksik olmasın hayatımızda :))
Sevgilerimle.[1]
Kaynaklar
- Hatice Kutbay. (). Kendi Yorumum.