Merhaba .
Ben bu konuyu evrimsel anlamda ele alıp açıklamak isterim. Yüzümüze soğuk su vurduğumuzda bir anda daha uyanık, daha “buradayım” gibi hissetmemiz aslında çok tanıdık bir durum. Çünkü bedenimiz hâlâ modern hayatın ritmine göre değil, doğada hayatta kalma mantığına göre çalışıyor. Ve işin ilginç yanı, bu sadece fizyolojik değil; aynı zamanda bilişsel bir mesele.
Evrimsel açıdan bakınca ani soğuk temas iyiye işaret değildir. Doğada soğuk; suya düşmek, gece bastırması, barınaksız kalmak ve enerji kaybı demektir. Bu yüzden özellikle yüz bölgesi soğuğa karşı çok hassastır. Yüz, nefesin, görmenin ve yön bulmanın merkezidir. Beyin buraya gelen sinyalleri asla hafife almaz.
Yüz soğukla temas ettiğinde çok eski bir refleks devreye girer ve memelilere özgü dalış refleksi. Bu refleksin özeti şudur ,“Bir şeyler değişti, dikkat et.”
Bu noktada bilişsel sistemler de işin içine girer. Beynin uyanıklık ve dikkat ağları ani duyusal uyaranlara karşı özellikle hassastır. Aston-Jones ve Cohen bunu çok net ifade eder.
“Noradrenerjik sistem, organizmanın belirsizlik ve beklenmedik uyaranlar karşısında dikkat düzeyini ayarlamasında merkezi rol oynar.” Yani soğuk su sadece yüzümüze değmez; dikkat sistemimizi de dürter.
Bilişsel psikoloji bize şunu söyler. İnsan beyni, ani ve beklenmedik uyaranları “öncelikli bilgi” olarak işler. Kahneman’ın dikkat ve biliş üzerine yaptığı çalışmalar bu durumu şöyle özetler, “Beklenmedik uyaranlar, otomatik olarak dikkati ele geçirir. ”Soğuk suyun etkisi tam olarak budur. Zihnin dağınıksa, uykuluysan ya da iç düşüncelere gömülmüşsen, soğuk su seni zorla “şimdi ”ye çeker.
Bir de şu var: Beyin, tehlike olasılığı taşıyan uyaranlara karşı daha hızlı karar verir. Tversky ve Kahneman’ın gösterdiği gibi, bu hızlı tepkiler çoğu zaman bilinçli düşünmeden önce gelir. Yani sen daha “soğukmuş” demeden, beynin çoktan karar vermiştir “Uyanık ol.” der.
Bu yüzden soğuk suyla yüz yıkadığında sadece bedenin değil, zihnin de hizaya girer. Düşünceler netleşir, dalgınlık azalır, odak biraz toparlanır. Bu bir motivasyon numarası değil; bilişsel sistemin alarm moduna geçmesidir.
Kısacası olan şey şudur. Bedenin soğuğu fark eder , beyin bunu önemli sayar ,dikkat sistemi devreye girer ,sen “kendime geldim” dersin.
Bugün bunu lavaboda yaşıyoruz. Atalarımız bunu buz gibi bir dere kenarında, karanlıkta yaşıyordu. Mekân değişti ama beyin hâlâ aynı soruyu soruyor.
“Bu ani değişim önemli mi?” Cevap evrimsel olarak hep aynı, Evet.
Cevabımı vakit ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim.[1]
Kaynaklar
- Hatice Kutbay. (2026). Açıklamam Kendi Yorumum.