Bilinenin aksine nihilizm Tanrı'nın varlığı konusunda bir şey söylemez. Evet, çoğu nihilizm yorumu Tanrı'yı reddeder fakat bu bir zorunluluk değildir.
Soruyu teizm ile ateizm dışındaki görüşler olarak ele aldığımızda ise bu iki görüşün dışındaki inançların, düşüncelerin çelişkili olması için rasyonel hiçbir sebep yok. Örneğin agnostik birisi Tanrı'nın bilinemez olduğunu söyleyebilir, bu onun inancıdır. Kendi içinde de tutarlıdır. Adı üstünde bunlar "inanç"tır.
Nihilizm ile teizm arasındaki görüşlerin mantıksız olduğu fikri anlam, ahlak, bilgi gibi konular içindir. Nihilizm objektif anlamı ve objektif ahlakı reddeder, teizm ise ikisini de hazır verir. Bu arada anlam günlük hayattaki anlamdan biraz farklıdır ve ahlakı reddetmek de gidip suç işlemek, kötülük yapmak değildir. Ontolojik bir anlam ve ahlaktan söz ediyoruz. Anlam, ahlak, bilgi gibi şeyler gerçekten de var mıdır yoksa bir ilüzyon mudur? Temeli nedir?
Hayattaki anlam, amaç nedir? Neden yaşıyoruz? Bu sorular insanlığın varoluşuna kadar dayanan sorulardır ve bu soruların yoğun bir şekilde yaşandığı, boşluk ve anlamsızlık hissiyle birlikte gelen krize de varoluşsal kriz deriz.
Az önce bahsettiğim sorulara teizm tatmin edici yanıtlar verir. Eğer ki bir Tanrı varsa o mutlak ahlakın kurallarını, mutlak bilgiyi, hayatın anlamını belirlemiştir.
Peki ya Tanrı yoksa? O zaman ne olacak?
Tanrı'nın olmadığı durumda ise farklı düşünceler vardır. Ben uzatmamak amacıyla iki tanesini anlatacağım. Mesela Jean Paul Sartre ile bildiğimiz "varoluşçuluk" bu soruya şu yanıtı verir: Objektif bir anlam yoktur, onu biz yaratırız. Yani "varoluş, özden önce gelir" düşüncesi. Bu düşünceye göre hiçbirimizin özü önceden belli değildir, biz kendi özgür irademizle seçimlerimizi yaparak özümüzü oluştururuz. Yani hayatın anlamını ve diğer değerleri kendimiz belirleriz.
Ama işte burda bazı şeyler kopar, çünkü kimileri için bu düşünce temelsizdir. Tanrı'nın olmadığı, evrenin bizi umursamadığı bir durumda aslında bizim oluşturduğumuz anlam bile anlamsızdır esasında. Oluşturduğunu sandığımız tüm bu anlamlar aslında bizim öznel tercihlerimizden başka bir şey değildir. Hatta kimi nihilizm yorumlarına göre özgür irade bile ontolojik olarak yokken varoluşçuluğun bu kadar üzerinde durduğu özgürlük bile bir yanılsamadır. Yaptığımız seçimlerde bile özgür değilsek, varoluş sorunu daha da karmaşık bir hal alır.
Bunu bir örnek ile somutlaştıralım:
Diyelim ki bir oyunda iki sunucu var. Bu sunuculardan birine X sunucusu, diğerine Y sunucusu diyelim.
X sunucusunda hiçbir admin yok. Kurallar önceden belirlenmemiş. Sunucudaki oyuncular için bir amaç da verilmemiş. Sadece oyuncular var. Böyle bir durumda bir kişinin çıkıp "Bence şu kurallar doğrudur, bizim amacımız veya en azından benim amacım budur" demesi ne kadar geçerlidir? O kişinin koyduğu kuralların meşruiyeti nedir? Hatta oyuncuların hepsi birleşip tek bir kurallar bütünü oluştursa bile o kurallara uymayan birisi gerçekten de "cezalandırılması gereken biri" mi oluyor?
Y sunucusunda ise bir admin var. Admin kuralları ve oyunun amacını önceden belirlemiş. Bir kişi suç işlediğinde gerçekten suçlu oluyor.
Nihilizm ile teizm arasındaki farkı bu şekilde somutlaştırabiliriz.
Bahsettiğim nedenlerden dolayı bazı filozoflar nihilizm ile teizm dışındaki görüşlerin tutarsız ve gerçekliği kabul edemeyen görüşler olduğunu düşünürler. Ben de böyle düşünüyorum.
"Kendi anlamımızı" yaratma fikrinin psikolojik olarak bizi rahatlattığı için bu fikre sıcak baktığımızı düşünüyorum. En fazla kendi "tercihlerimizi" yapabileceğimizi düşünüyorum. Bu arada tercihlerimizi gerçekten kendimizin yapıp yapmadığı konusu da apayrı bir konu.
Anlamsızlığı kabul edip bunu umursamamanın, anlamsızlığı kabul edip bunu umursamanın tutarlı ve anlamsızlığı kabul etmeyip veya edemeyip gerçekliğe bir makyaj yapmanın tutarsız olduğunu düşünüyorum. Bu yazıyı yazarken mantık zincirlerini bazı ön tanımlamalara göre yaptığımı da belirteyim. Mesela "anlam = Tanrı" gibi bir denklem kurdum. Ben bu ön tanımlamaların ve denklemlerin rasyonel, tutarlı olduğunu düşünüyorum. Ki örnek olarak verdiğim önerme yanlış olsa bile konu bu kadar basit değil. Daha çok şey yazılabilecek bir konu, kısa tutmak istediğim için düşüncelerimi yeterince gerekçelendirememiş veya daha sağlam bir örnek verememiş olabilirim ama kabaca böyle.