Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Sorulara Dön
Kerem Özer
Kerem Özer
20.2K UP
Üye 17 Kasım
1

İnsan neden umutsuzluğa kapılır ve hiçbir şey düzelemiycek gibi hisseder?

1 Cevap - 270 görüntülenme
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
1 Cevap
Esat Kudret
Esat Kudret
747.5K UP
Akıl yürütmeyi öğrenmeye çalışan bir öğretmenim. 19 Kasım

Umut Daha Hızlı Bulaşır!

Ancak ben, gerek günümüz dünyasında gerekse coğrafyamızda buna neden olan en başat nedeni paylaşmak isterim. Yani bunun sosyolojik, psikolojik, ekonomik vb. nedenlerinin ta kaynağına inmek…

Bizler toplumsal varlıklarız. Doğamız kolektiftir ( ortaklaşmacıdır). Sorunlarımız ortak, çözüm yollarımız da benzerdir.

Tüm Reklamları Kapat

Yine tür olarak bu dünyadaki egemenliğimizin temeli ihtiyaç için üretime dayanır. Ki onun adı ekonomidir ve tıpkı bir binanın temeli gibi “alt yapı” adını alır.

Üstüne inşa ettiğimiz, kültürden sanata, bilimden edebiyata, felsefeden ilahiyata değin her şey ve bunların her tür sosyolojik, psikolojik, ekonomik çıktıları, tarihsel süreçler itibarı ile genetik temelli nüveler içerse de, bu temel dediğimiz altyapıya dayanır ve katlar adını verdiğimiz medeniyet gökdelenimizin üst yapısını oluşturur.

İşte bu üst yapının ne şekilde, nerede, ne zaman, nasıl ve neden şekilleneceğinin; buna zemin teşkil eden alt yapının üretiminin nasıl bölüşüleceğinin kararını verme süreçlerine de, alt ve üst yapının organizasyonu adını verdiğimiz siyaset belirler. Yani bizlere uzak durmamız salık verilen ekonomi ve siyaset.

Bugün geldiğimiz aşama itibarı ile bizi biz eden bu kökenden uzaklaştıran toplumsal yapının ve bunu belirleyen siyaset kurumunun, ki adı kapitalizmdir, ilk yaptığı şey bu gerçeği tersyüz etmek ve her “koyun kendi bacağından asılır” yalanı ile bizi ayrıştırıp hem toplumsallığımızı hem de kolektif var oluşumuzu dinamitlemektir.

Tüm Reklamları Kapat

Bunun toplumsal bir varlık olan türümüz için adı yalnızlıktır. Ve yalnız insan diğer türdeşinden koptuğu an yaşadığı her şeyi kendine özgü sanır, bir tek kendisi yaşıyormuş gibi içine kapanır ve umutsuzluğu derinleşir.

Umutsuzluğu derinleşen kişi ondan kurtulmak için en yakın güce, ki egemendir, yamanıp oradan kendine bir çıkış arar. İşte egemen sistemin istediği tam da budur ki adı kendine yedeklemedir.

Egemen bu gücü diğerlerini de uysallaştırıp yedeklemek için kullanır ve bir süre sonra toplum gerek bir bütün olarak gerekse bireyler bazında kim olduğu, ne olduğunu, nereden geldiğini ve nereye gideceğini ve dahası gücünün muazzamlığını unutur. Nesneleşir, şeyleşir ki buna da yabancılaşma adı verilir.

Ötesi toplumsal çürümedir ve ne yazık ki bugün dünya genelinde egemen kılınmaya çalışılan şey bu: Birbirinden kopuk emekçi yığınlar, yalnızlaşmış ve yalnızlaştığı için yaşadığı sorunları bir tek kendisi yaşıyor sanan ve bundan dolayı umutsuzluğa kapılan ve her gün umutsuzluğu derinleşen insanlar. Umutsuzluğundan dolayı celladına güç taşıyan ve yedeklenen insanlar…

Bunu kırmak mümkün ve çok kolay. Paylaşmak, her sorunumuzu paylaşmak ve çözümü noktasında atalarımız gibi ortaklaşmak yani kolektif çaba. Göreceğiz ki yaşadığımız sorunlar sadece bizim değil milyarların sorunu. Göreceğiz ki elbirliği ile aşamayacağımız hiçbir sorun yok ve göreceğiz ki aslında bu sorunların hiç biri olmayabilir, yapay fakat egemen biz değiliz.

Bunu aştığımız an göreceğimiz bir diğer şey egemenin aslında tek gücünün, bunca sayısal ve emek temelli zayıflığına rağmen, hemen hemen yaşamın her alanında örgütlü oluşu, bizlerin ise emek cephesi (işçi sınıfı) olarak aksine türlü (siyasi, sosyolojik, coğrafi, etnik, kültürel dini vb.) nedenlerle darmadağın oluşudur. Yani örgütlenmek zorunda oluşumuzdur.

İşte bunu yaratma adına velev ki bir kanarya severler topluluğu adı altında da olsa bir araya gelmeye-örgütlenmeye başladığımızda “hiçbir şey düzelmeyecek” hissiyatımız yerini umuda bırakacak ve umut emin olun ki umutsuzluktan daha hızlı bulaşır, çünkü gerçekliği var.Sevgiyle…

Kaynaklar

  1. Karl Marx. (2017). Yabancılaşma. Yayınevi: Sol yayınları. sf: 205.
  2. Temel Demirer/Sibel Özbudun. (1999). Yabancılaşma. Yayınevi: öteki yayınevi. sf: 112.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close