Öncelikle disiplinin sağlanmasını iki şekilde gruplamak doğru olacaktır.
Kişisel/Öz Disiplin,
Ekip Disiplini/Hiyerarşik Disiplin
Kişisel disiplin, kişinin bir süreci devam ettirebilme, ilerletme, tekrarlama ve geliştirme amacıyla düzenli planlamalar ve uygulamalar yapması, olarak tanımlanabilir. Kişisel disiplinin temelinde kişinin motivasyonu ve tembelliğini bastırması yatar. Bunun gelişiminde temel kriter konfor alanından çıkabilmek ve bakış açısını güçlendirmekten geçer. Bunu en iyi örnekleyebileceğimiz alanlardan biri spordur. Spor hem fiziksel hem de mental olarak zorlayıcı bir aktivitedir. Başarılı bir sporcunun başarısında yatan temel faktörün disiplin olduğu aşikardır. Peki bu disiplin nasıl sağlanır?
1-) Kararlılık: Öncelikli kişinin hedefini kesinleştirmesi ve kararını vermesi elzemdir. Hedef temel motivasyonu sağlar ve motivasyon disiplin sürecinde kaldıraç görevi gören önemli bir etkendir.
2-) Mental Sağlık: Kişinin mental sağlığının olması için öncelikle asgari fiziksel sağlığa erişmesi gerektiği bugün tıbben bilinen bir gerçektir. Vitamin ve besin eksiklikleri mental sağlığın bozulmasında büyük rol oynar. Ayrıca stres, kaygı, üzüntü, baskı gibi faktörlerde mental sağlığın olumsuz etkilenmesine yol açacaktır. Kişinin bu sorunları yenmesi ve mental sağlığının güçlü olması disiplin gerektiren süreçlerde daha konforlu hareket edebilmesini sağlayacaktır.
3-) Bahanelerden Kaçınmak: Bahane üretmek insan beyninin konfor alanından çıkılmasını engellemek için gerçekleştirdiği bir yöntemdir. Bahanelerin gerçekçiliğe dayandırılması disiplin süreçlerinin önüne geçen en büyük etmenlerdendir. Bu durum teknololojik gelişmelere olumlu yönde etki sağlarken kişisel gelişimde ciddi motivasyon kayıplarına yol açmaktadır. Bunun aşılması için kararlılık kriterinin de sağlamlaşması ile doğru orantılıdır.
4-) Alışma Süreci: Bir disiplin sürecinin oturması başta kolay başlayan, belli aralıkta zorlaşan ve daha sonra gittikçe kolaylaşan bir süreçtir. Her zaman ilk başlangıç dönemleri sağlanan yüksek motivasyon (amiyane tabir ile gaza gelinmesi) ile kolay sağlanır ama bu abartılı motivasyonun kaybedilmesi ya da mutlak motivasyonun sağlanamaması sürecin zorluğu ile ani bir karşılaşma sağlayacaktır. Bu evre başarısızlığın doğduğu evredir.
5-) Sürdürebilirlik (Gerçekçilik): Disipline edilecek süreçlerin sürdürülebilir olması, gerçekçi temellere dayanması temel şarttır. Abartılı hedefler, hayalperestlik, çalışma azminin olmaması, kısa yoldan hedefe ulaşma çabası vb. güdülerle hareket edilen bir süreci disipline etmek manasız ve imkansızdır.
Ekip Disiplini veya Hiyerarşik Disiplin, kişinin (lider, yönetici, öncü vs.) astlarını ya da yönetmesi mümkün eşitlerini, belli bir amaçla disipline etmesidir. Bu konuyu özetlemeden önce bir kitap önerisinde bulunmayı doğru buluyorum. Ahmet Şerif İzgören'in Moks: Başarıya Giden Yol [1] adlı kitabı bize yönetim süreçlerindeki iki zıt davranışın sonuçlarını harika bir şekilde açıklamaktadır. Özetle bir ekibi disipline etmek için en önemli faktör o ekibin bir parçası olmaktır. Ekip yönetiminde motivasyon oluşturmak, süreçlere katkı sağlamak, başarıları ödüllendirmek, adil olmak ve yanlışları yapıcı yöntemler ile düzeltme çabasına girmek gerekmektedir. Günümüzde bir çok işletme, kurum, topluluk vb. yapılarda uygulanan cebri uygulamalar ile yönetim, ast-üst ilişkilerinin korkuya dayanması, robotik davranışlar vb. yöntemler uygulamakta olup, bu durum mutsuz, sorunlu bir toplumun temellerini atmakta, her türlü alanda verimsizliğe yol açmaktadır. (Burada askeri kurumları ayrıştırmakta fayda vardır. Çünkü olağanüstü şartlara yönelik hedefler söz konusu olduğundan olağanüstü tedbirler ile hareket etmek askeri kurumların mantığında yer almaktadır.)
“discere” : Öğrenebilirim!
Bugün her ne kadar katı anlamı itibarı ile bazen gardiyanlığa bazen de çobanlığa vardırılacak kadar anlamından uzaklaştırılmış olsa da, disiplin esasında öz denetim kazanma uğraşıdır.
Yani neticede disiplini sağlayacak olan şey kişinin kendisidir ve latince köken itibarı ile öğrenebilirim anlamına gelir.
Bu aynı zamanda dışarıdakine (öğretmen, ebeveyn, toplum veya normlar itibarı ile) sadece kılavuzluk rolü biçer. Bunun ötesi ise baskı temelli caydırma veya bilindik modern literatürdeki karşılığı ile ceza korkusu şeklinde karşımıza çıkar ve pedagojik (eğit-bilimsel) hiçbir temeli ve yararı yoktur.
Disiplinin nihai amacı üzerinden konuyu ele aldığımızda bunu çok net görürüz. Neticede disiplinin amacı öz denetime bağlı dahili freni güçlendirmektir. Ya da daha açık bir ifade ile, her bir davranış, hareket, eylem öncesi kişiye bir adım ötesinin ve en az beş saniye sonrasının olası akış kurgusunu yaptırmaktır.
Bu ise; kişinin ancak özgür iradesi ve özgür bilinci ile mümkündür. Aksi durumda baskılama, ceza korkusu vb. temelli bir disiplin, ancak baskılayanın, ceza ile korkutanın varlığında işlevsel olur. Yokluğunda ise disipline edildiği sanılan birey, üzerindeki baskı ortadan kalkan bir yay gibi fırlar ve başlanılan noktanın da gerisine düşülür. Sevgiyle…
"Güç, sınırını bilmektir"
Disiplin, bir mücadele sürecidir. Hem hedefinle hem kendinle vermiş olduğun mücadelenin bir sentezidir. Caydırıcılığı olan bir sürü dönüştürücü araca boyun eğmeden hedefe gözünü dikebilmektir. Kişi, bu zorlu mücadelesinde güç yetirebilirliğini değil elindeki imkanı ne derece verimli kullandığıyla hedefine ulaşabilirliğini sınar. Disiplin ise mevcut eksiğe rağmen "olabilirliği" ortaya koymaya çalışmaktır.
Yapılan işe saygı duymakla ve o işin gerekliliklerini peşinen temin ve tahlil etmelerle elde edilir. Somut koşulların somut tahlili disiplinin vazgeçilmezidir. Hedef idealize edilmemeli ancak idealize edilmedi diye de önlem almaktan geri durulmamalıdır.[1]
Atatürk'ün bir sözüyle kısaca noktalayım;
"Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim."
M.Kemal ATATÜRK