Narın yenilebilir kısmı, döllenme işleminden önce büyüyemeyen dış tohum kabuğudur (karpuz veya muzdan farklıdır). Bu, bilim adamlarının narın 3x (veya triploidi?) versiyonunu melezleyerek çekirdeksiz tür bulmasını zorlaştırdı. Yeni nar çeşidinin getireceği kazançla karşılaştırıldığında bazı gen modifikasyonlarını uygulamaya değmeyebilir. Ayrıca yumuşak çekirdekli meyve ''sahte'' bir meyvedir. Meyvenin yenilebilir kısmı veya büyük kısmı yumurtalık tarafından değil, çiçek haznesi tarafından üretildiğinden çekirdeksiz nar üretmenin bir anlamı yoktur.
Araştırmalar nar çekirdeğinin antioksidan kapasitesinin şarap ve yeşil çayın antioksidan kapasitesinin 3,5 katı, C vitamini ve E vitamininin ise 48 katı olduğunu göstermiştir. Nar tohumları serbest radikalleri etkili bir şekilde temizleyebilir, hücreleri koruyabilir ve hücrelerin yaşlanma sürecini geciktirebilir. Bazı uzmanlar, nar polifenollerinin aynı zamanda kan-beyin bariyerini (BBB) geçebileceğine, beyindeki serbest radikallerle savaşabileceğine ve beyin fonksiyonlarını iyileştirebileceğine inanıyor. Ayrıca nar tohumları, mide-bağırsak hareketliliğini artırabilen, metabolizmayı geliştirebilen, toksinleri ve çöpleri uzaklaştırabilen ve mide-bağırsak sisteminin sağlığına çok faydalı olan önemli miktarda lif içerir.