Oldukça basit; cehalet veya Türkçesiyle bilgisizlik!
Türkiye'de eğitim sistemi bizlere yalnızca okuduğunu anlama ve birkaç dil bilgisi kuralı öğretiyor ancak yazılı ve sözlü olarak anlatım diye bir şey öğretilmiyor. Halbuki bu çok önemli bir şey.
Okuduğunu anlasın ve okuduğunu anladığını 5 tane seçenek arasından doğru olan işaretleyerek ispatlasın ama iki kelimeyi yan yana getirip derdini anlatamasın, bir iletişim özürlüsü olsun; sadece kavga gürültüyle, vurdu kırdı ile kendini ifade edebilsin, kafa yapısıyla eğitimden ve eğitimin maksadının ne olduğundan anlamayan kişiler tarafından eğitim sisteminin planlanıyor, düzenleniyor, bozuluyor ve hatta bir düzenden ve işleyişten doğru düzgün bahsetmek bile mümkün değil. Keyfi bir şekilde savruluyor desek daha doğru.
Türkçe eğitiminde ana esaslar şunlardır;
1- Anlam Eğitimi (Yani öğrenci; okuduğunu anlamalı, dinlediğini anlamalı ve gördüğünü anlamalı)
2- Anlatım (Yani öğrenci söylemek istediklerini; yazılı olarak anlatabilmeli, sesli ve sözlü olarak anlatabilmeli ve görsel olarak anlatabilmeli)
3- Dil Bilgisi (gramer veya gıramer (aslında bana göre doğrusu gıramer olmalı çünkü Türkçe okunduğu gibi yazılan ve yazıldığı gibi okunan bir dil.)
- Yazım ve imla kuralları
- Noktalama işaretleri
- Anlatım bozuklukları
- Kök-Ek-Sözcük ve Cümle yapıları ve özellikleri
Bu 3 ana başlıktan; anlam yoğunluklu eğitim alıyoruz ancak okuduğunu anlama oranlarını ölçmek için yapılan ölçümler gösteriyor ki o da oldukça kötü... Anlam yoğunluklu bir dil eğitimi alıyoruz ve Anlatım ve Dil bilgisi (g(ı)ramer) becerilerimiz oldukça kötü. Anlam da kötü ama anlatım ve gıramer daha kötü.
Bu yüzden sesli ve sözlü olarak kurduğumuz iletişimin oldukça kötü olması gibi yazılı olarak birbirimizle kurduğumuz iletişimimiz de oldukça kötü. Bunun sebebi de kısaca; eğitim sisteminin, eğitimden ve eğitimin ne demek olduğunu, neden eğitim alıyoruz-veriyoruz'dan anlamayanlarca kontrol edilebiliyor, yönetilebiliyor, düzenlenebiliyor, bozulabiliyor olmasından dolayıdır.