Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 18 Temmuz 2022 40 dk.

Irk, belli bir toplum içindeki insanları, sahip oldukları fiziksel veya sosyal niteliklere göre kategorilere ayırmakta kullanılan bir kavramdır.[1] Ancak bugüne kadar birçok farklı ırk tanımı da yapılmıştır; bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir:[2]

Irk tanımıyla ilişkili olarak görülen, hatta birçok durumda eş anlamlı olarak kullanılan etnik köken veya etnik grup kavramıysa şu şekillerde tanımlanmaktadır:

284
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ahmet Uğur Avcı
Yazar 1 Ocak 2021 6 dk.

Havayolu kullanan yolcuların sayısı, küresel salgın gölgesinde geçen 2020 yılını saymazsak, giderek artıyordu. 2017 yılında yaklaşık 4 milyar yolcu havayolunu kullanmışken bu sayı 2018 yılında 4.3 milyar, 2019 yılında ise 4.4 milyar yolcuya ulaştı. Sağladığı zaman tasarrufu, düşük maliyeti, uzak mesafeleri tek araçla erişilebilir kılması, havayolunun tercih edilmesindeki faktörlerden sayılabilir. Ancak hepsinin içinde en kritik faktörün güvenlik olduğunu varsaymak yanlış olmaz.

2019 yılında tüm dünyadaki ticari uçuşlarda 114 kaza gerçekleşti ve ne yazık ki 6 ölümlü kaza nedeniyle 239 kişi hayatını kaybetti. Geçmiş yıllara göre hem kaza oranları hem ölümlü kaza sayılarında önemli yol kat edilmiş gibi görünse de daha iyisi için durmaksızın çalışılıyor.

53
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Akdeniz
Betül Akdeniz
38.6K UP
Çeviren 25 Temmuz 2024 6 dk.

Toplumsal cinsiyet kalıplarının doktorları kadınların ağrılarını hafife almaya yönlendirebileceği şüphesi, yapılan araştırmalarla doğrulandı. Profesör Amanda Williams, bu araştırmaların hem erkek hem de kadın sağlık personelinin sıklıkla kadınların ağrılarını göz ardı ettiğini ortaya koyduğunu belirtiyor.

Bir erkek çektiği ağrı hakkında doktora başvurduğunda, sıklıkla doktoru ağrının gerçek olduğuna ve çözülmesi gereken bir sorun olduğuna ikna olacaktır. Kadınlar için bu deneyim farklıdır; cinsiyet kalıpları nedeniyle doktorlarının onların söyledikleri kadar ağrı hissetmedikleri sonucuna varmasından şüphelenirler.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 2 Ocak 2015 1 dk.

Samanyolu Galaksisi içerisindeki "akıllı medeniyetler"in sayısına ulaşma amacıyla Frank Drake tarafından 1961 yılında geliştirilen denklem, "Drake Denklemi" olarak bilinir.

Bu denklem, Samanyolu içindeki yıldız ve gezegenlerin sayısı, yıldızların ömür süreleri gibi oldukça iyi bilinen ve çok büyük, her anlamda ‘astronomik’ faktörlerle, kimyasal/biyolojik süreçlerin hayatın oluşturabilmesi olasılığını içeren ve daha az bilinen bazı temel-bilimsel faktörler yanında, hakkında daha da zor tahminlerde bulunabildiğimiz (canlılarda "akıl" denen yapının evrimleşmesi, gelişmesi, bir medeniyet kurması, bilimsel metodu keşfetmesi, astronomiyi geliştirmesi, benzeri akıllılarla temas kurmak istemesi ve bu arada, ‘kendini yoketmemesi’ gibi olasılıkları içeren) bazı psikolojik/sosyolojik faktörlere de sahiptir.

38
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İrem Kaplan
İrem Kaplan
188.9K UP
5 gün önce
Az önce öğrendiğim bilgiyi sizinle de paylaşayım:
Tek yumurta ikizlerinin sıklığı dünyada 1/250.
Tek yumurta ikizlerinin oluşumunun, embriyonik gelişim döneminde teratojenlere maruz kalınmasıyla ilişkili olduğu iddia ediliyormuş.
Bilmeyenler için ekleme yapayım; tek yumurtanın tek spermle döllenmesi ve bu döllenmiş yumurtanın bölünmesiyle. Aynı sperm ve aynı yumurtanın genetik bilgisini taşımaları sebebiyle bireylerin fiziksel özellikleri de aynı oluyor. Kan grupları, cinsiyet aynı, sadece parmak izleri farklı.
Hülya hoca'nın instagram paylaşımında okudum bu bilgileri, çoğul gebelikler hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz hocanın web sitesinin linkini bıraktım :)


67 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Musa Musayev
7 saat önce
iyiymis
17 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌆 İzmir, Türkiye’nin en büyük metropollerinden biridir. Bu nedenle bir günde binlerce ton atık üretir. Atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması gibi süreçler kentin sürdürülebilir çevre politikalarının merkezinde yer alır. Kentteki mevcut sistem, yoğun nüfus ve modern tüketim alışkanlıklarının yarattığı büyük atık hacmine yanıt vermeye çalışır.

📦 Geleneksel atık yönetimi, bir zamanlar düzenli depolama sahalarına odaklanırken günümüzde geri dönüşüm, kompost üretimi, enerji geri kazanımı ve döngüsel ekonomi modelleri gibi daha kapsamlı uygulamalar önem kazanmıştır. “Dönüşüme Evde Başla” gibi pilot projeler sayesinde evsel atıklarda kaynakta ayrıştırma ve geri dönüştürülebilir malzemelerin toplanması teşvik edilmektedir.

🛠️ İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı tesisler, ambalaj atıklarının mekanik olarak ayrıştırılması, kompost üretimi ve organik atıklardan enerji elde edilmesi gibi teknolojik uygulamalarla sistemin etkinliğini artırmayı hedefliyor. Fakat yine de ileri ayrıştırma teknolojileri henüz yaygınlaşmamıştır.

📉 Mevcut sistemde karşılaşılan başlıca zorluklar arasında kaynağında ayrıştırma oranlarının düşük olması, halkın çevresel bilinç düzeyinin yeterince yüksek olmaması ve teknolojik altyapı yetersizlikleri yer alır. Bu durum, değerli geri dönüştürülebilir atıkların ayrıştırılmadan depolama sahalarına gitmesine ve kaynak verimliliğinin düşmesine neden olabilir.

💰 Ayrıca finansal kaynakların sınırlılığı ve mevcut yatırımların kentin tümüne yaygın hale getirilememesi, sistemin ölçeklenmesini ve sürdürülebilir çözümlerin hayata geçirilmesini zorlaştıran diğer önemli faktörlerdir.

🌍 Bu bağlamda İzmir’de atık yönetimi, sadece toplama ve bertaraf süreçlerinden ibaret olmayıp kaynağında ayrıştırma, geri dönüşüm ve teknolojik yenilikler gibi çok boyutlu stratejilerle ele alınması gereken bir süreç olarak değerlendirilir.

Yazar: Cemgil Bilici
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Tüm Reklamları Kapat
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Cansu Cenik
İlanı Ekleyen 31 Ekim İstanbul & ÇevrimiçiÜcretsiz25 Şubat
PSİKANALİTİK/PSİKODİNAMİK TERAPİ
25 Şubat 2026 19:26 tarihinden 20 Temmuz 2026 00:30 tarihine kadar.

Ben Psikolog Cansu Cenik.

Psikanalitik ve Dinamik Psikoterapi yaklaşımı ile süpervizyon eşliğinde ile online ve İstanbul'da  Anadolu ve Avrupa yakasında yüz yüze danışan kabul etmekteyim. 

Detaylı bilgi almak için e-posta ile iletişime geçebilirsiniz.

[email protected] 

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Atakan Özsan
Atakan Özsan
35.6K UP
Çeviren 24 Kasım 2020 9 dk.

Makro besinlerin (karbonhidrat, yağ, protein) hiçbiri ne yağ kadar kötülenmiş ne de yağ kadar sevilmiştir. Vaktinde 80’ler ve 90’lar toplumunun "bir numaralı düşmanı" ilan edilen yağ, günümüzde popüler keto diyetinin temeli haline gelmiştir.[1] Her iki senaryoya rağmen, yağların vücudumuzda oynadığı önemli ve karmaşık rol hala belirgin değildir. Hadi biraz da yağların vücudumuzda ne yaptığından konuşalım.

Yağlar; protein ve karbonhidratlara ek olarak yiyeceklerden alabildiğimiz makro besinlerden (yani vücudumuzun büyük miktarda ihtiyaç duyduğu besinler) birisidir. Bu şaşırtıcı derecede karmaşık moleküller, vücudumuza ihtiyacı olan en yavaş ve en verimli enerjiyi sağlarlar.[2]

42
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Toprak Özbakır
Gözlemi Yapan 22 saat önce Cyprus (KKTC), Gazimağusa
21/02/2026 tarihinde Kıbrıs saatiyle 09.25'te ve 35° 08' 26.5" N, 33° 54' 08.7" E konumunda ormanlık bir alanda gözlenmiştir.
5
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
159.1K UP
İnceleyen 4 gün önce
Merhaba
Bu kitabı okurken insan kendini bir konferans salonunda değil de, sakin bir odada, pencerenin kenarında oturmuş Virginia Woolf ’la çay içiyormuş gibi hissediyor. Sana bir ders vermiyor; daha çok düşünmeye davet ediyor. “Kadınlar neden büyük edebiyat eserleri üretmedi?” sorusuyla başlıyor ama aslında sorduğu şey çok daha derin: Bir insanın yaratabilmesi için neye ihtiyacı vardır?

Woolf’ net ve açık bir cevap verir .Bir kadının yazabilmesi için paraya ve kendine ait bir odaya ihtiyacı vardır.” Bu cümle çok sade , basit geliyor fakat biraz düşününce insanı etkiler .Çünkü burada oda sadece dört duvar değil. O oda; özgürlük, ekonomik bağımsızlık, bölünmeyen zaman ve zihinsel alan temsil eder. Kitap boyunca Woolf’un dili hem zarif hem ironik. Erkek egemen akademik dünyayı anlatırken alttan alta ince bir mizah var. Mesela erkeklerin kadınlar hakkında yazdığı kalın kitapları düşünürken, onların öfkesini ve savunmacılığını fark ediyor. Şunu sezdiriyor: Kadınları küçük görmek bazen erkeklerin kendilerini büyük hissetme ihtiyacından doğar. Ama Woolf’un metni bir öfke metni değil. Daha çok bir bilinç metni. “Androjen zihin” Woolf'un manifestosu olarak bilinir. Woolf bu fikrini ortaya atıyor; yaratıcı zihnin kadınsı ya da erkeksi değil, ikisinin dengesi olduğunu söylüyor.

Bana göre sadece kadınlar için değil, herkes için yazılmış gibi. Çünkü aslında mesele üretmek. Düşünmek. Kendin olabilmek. Hepimizin hayatında bir “oda” ihtiyacı yok mu? Gürültüden uzak, kimsenin müdahale etmediği, sadece kendimize ait bir alan.

Kitap bittiğinde Woolf bağırmaz , slogan atmaz, Woolf'un sözlerinde şunu duyarsınız “Yetenek vardır. Ama koşullar yoksa o yetenek filizlenemez.” insan dönüp kendi hayatına bakıyor. Ki bu çoğu zaman bir çok kadının yaptığı bir davranış. Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum? Woolf’un sorusu burada çok kişisel bir yere çarpıyor: “Benim odam var mı?” Türkiye’de birçok kadın bu soruyu hayatının farklı dönemlerinde kendine soruyor. Evlenmeden önce, evlendikten sonra, çocuk sahibi olduktan sonra, akademide, iş hayatında… “Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?” sorusu bazen daha da ağır: “Ben gerçekten kendim için düşünebiliyor muyum?” Aslında mesele sadece kadın meselesi de değil; ama kadınlar için daha yoğun. Çünkü toplumsal roller zihinsel alanı daraltabiliyor. Woolf’un dediği gibi yetenek var. Türkiye’de de var. Çok var. Ama o yeteneğin filizlenmesi için sadece bireysel çaba yetmiyor; sosyal yapı, ekonomik şartlar ve kültürel kodlar da alan açmalı. insan ister istemez şunu fark ediyor: Kendine ait bir oda bazen bir kapı değil, bir cesaret. Ama o cesaretin sürdürülebilmesi için de gerçekten biraz sessizlik, biraz para ve biraz da müdahalesiz zaman gerekiyor.Bu yüzden Kendine Ait Bir Oda sadece feminist bir metin değil; bir varoluş çağrısı gibi. Sessiz ama güçlü. İnce ama derin. Okurken insan hem biraz üzülüyor hem de tuhaf bir şekilde güçleniyor.

Sanırım bu duyguyu boyunda üniversitede çocukları olan ,40 dan sonra tekrar üniversite okuyan ve etraftakilerin bu yaştan sonra ne uğraşıyorsun yada akdedeme deki hocaların bazılarının yaşından dolayı yatırım yapmak istemediği yüksek lisans yapmaya çalışan biri olarak ben çok iyi biliyorum .

Kendime soruyorum , Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
10
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ekin Baran Sunar
Seslendiren 4 Eylül 2019 5:43
Çok az sağlık sorunu kanserden daha derin bir korku yaratabilir. Kanser, basitçe, kendi vücut dokunuzun size karşı gelmesi ve yönetimi ele geçirmesinden...
24
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)