Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 19 Temmuz 2022 26 dk.

İnsanların deri rengi, siyaha yakın bir kahverengiden beyaza yakın renklere kadar geniş bir yelpazede değişebilmektedir. İnsanlar arasındaki bu deri rengi (veya ten rengi) farklılığının yakın nedeni genetik faktörler ve/veya Güneş'e maruziyettir; ancak yaş, cinsiyet, hastalıklar, hormonlar, duygudurum gibi diğer faktörler de deri rengini kalıcı veya geçici olarak etkileyebilmektedir. İnsan popülasyonları arasındaki deri rengi farklılıklarının nihai sebebiyse, insan toplumlarının Dünya üzerinde farklı yaşam alanlarında yaşaması ve bu sırada deri altına ulaşabilen zararlı ultraviyole ışınlarının miktarının değişmesi nedeniyle, doğal seçilim yoluyla meydana gelen biyokimyasal bir adaptasyondur (evrimdir).[1]

İnsan derisinin farklı renklerine etki eden birçok etmen vardır. Bu faktörlerin bir kısmı kalıtsal ve kalıcı etkilere sahiptir (yani evrimsel nedenlerdir); diğerleriyse gelişimsel etkilere sahiptir ve duruma bağlı olarak kalıcı veya geçici etkilere sahip olabilirler. Aşağıda, bu faktörlerin bir listesini bulabilirsiniz.

224
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 12 Ocak 2014 24 dk.

Penis, yapı ve görevi itibariyle tüm zamanların en ilgi çeken organları arasında yer almaktadır. Kültürel bir tabu haline getirilmiş olmasından ötürü, dalak ya da pankreas hakkında konuşurken kimsenin yüzü kızarmasa da, penis hakkında konuşurken kıkırdamalar, utanıp bozarmalar ve benzeri duygu ve davranışlar oldukça yaygındır. Halbuki, ortalama bir insan söz konusu olduğunda, vücudumuzun kütlece binde 2'sini, yani %0.2'sini oluşturan, kemiksiz, sıklıkla kanla dolarak şişen, damar ve sinir yığını olan bu organ hakkında bahsederken de, en az saçlarımız ya da parmaklarımız ile ilgili konuşurken olduğu kadar rahat olabilmeliyiz.

Dahası, merak etmiyoruz da değil! Bize en sık gelen sorular, cinsellik ve üreme organlarıyla ilgili sorular oluyor. Bu da çok normal; çünkü var oluşumuzu bu organlara ve sistemlere borçluyuz. Örneğin vajina ile ilgili bilmeniz gereken her şeye buradaki yazımızda yer vermiştik. Bu yazıda da penise bir bakış atalım.

228
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bora Cüneyt Akçakın
Seslendiren 2 Temmuz 2024 27:33
Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya'ya Dönüyor! - Persaid Meteor Yağmuru Geliyor!
23
Oğuzhan Kiper
Oğuzhan Kiper
57.8K UP
Yazar 6 Şubat 2016 12 dk.

Ana görselde gördüğünüz kimyasal elementlerin periyodik tablosu, elementleri simgeleyen harfler ve bir takım fizikokimyasal veya elektrokimyasal özelliklerini gösteren sayıların bulunduğu alışılageldik bir periyodik tablo değil. Bu kez, karelerin içinde elementlerin simgeleri ve altında da bazı harfler gösteriliyor. Bu harfler, elementlerin orijinlerini belirten harfler.

Periyodik tablolara periyodik tablo denmesinin bir nedeni vardır. Kimyasal elementlerin kimi özellikleri birbirlerine benzer, veya daha doğru bir tabirle belli bir trendi takip eder. Örneğin, en bilinen örnekle, atom ağırlığı periyodik tablonun solundan sağına ve yukarında aşağıya doğru artar. Periyodik tabloya bakarak her hangi iki element arasında bir ağırlık karşılaştırması yaptığımızda diğerinin sağında ve/veya altında kalan atom daha ağırdır diyebiliriz. Kimya ile biraz daha ilgiliysek, elementin sadece periyodik tablodaki yerine bakarak, o element çok tutarlı öngörülerde bulunabiliriz. Periyodik tablonun verdiği bu öngörü avantajıyla, normal şartlarda oluşmayacak bileşikleri teorik olarak oluşturabilir, onların tepkimelerini hesaplayabilir; hatta ve hatta Mendeleev’in yaptığı gibi, Germanyum, Skandiyum ve Galyum elementlerini, tüm özellikleriyle birlikte, daha keşfedilmeden öngörebiliriz. Bu bağlamda periyodik tablo, insanlığın icat ettiği ilk bilgisayarlardan biridir.

157
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.6K UP
Türü Ekleyen 3 gün önce
Diprotodontia, keseli memeliler (Marsupialia) içerisinde morfolojik, fizyolojik ve biyomekanik açıdan en ileri düzeyde uzmanlaşmış taksonlardan biridir. Bu takım, özellikle Avustralya kıtasında evrimleşmiş olup kıtanın karakteristik megafaunasını oluşturan kangurular, wallabiler, koalalar ve vombatlar gibi grupları kapsar. Diprotodontia, yalnızca tür çeşitliliğiyle değil, adaptif evrim süreçlerinin çok katmanlı yapısını yansıtan anatomik bütünlüğüyle de dikkat çeker.

Takımın adı olan “iki dişliler”, alt çenede yer alan iki büyük, öne doğru uzanan kesici dişe (diprotodont yapı) dayanır. Bu dişler basit bir beslenme adaptasyonu değil, grubun otçul ekolojik nişine geçişinin morfolojik imzasıdır. Bu yapı sayesinde bitkisel dokuların koparılması, sert lifli materyalin parçalanması ve yeraltı köklerinin açığa çıkarılması mümkün hâle gelir. Üst çenede ise bu kesici yapıyı dengeleyen diş dizilimi, çiğneme kuvvetinin homojen dağılmasını sağlar.

Diprotodontia’nın en çarpıcı evrimsel özelliği, arka ekstremite kas-iskelet sisteminin ileri düzey biyomekanik optimizasyonudur. Arka bacak kasları yalnızca hacimsel olarak büyük değil, aynı zamanda yüksek elastik lif oranına sahiptir. Bu durum, tendonlar aracılığıyla enerji depolayan bir sistem oluşturur. Sıçrama sırasında kaslar yalnızca kuvvet üretmez; aynı zamanda elastik enerji depolar ve bu enerjiyi bir sonraki sıçramada geri kazanır. Bu mekanizma, özellikle kangurularda görülen uzun mesafeli, düşük metabolik maliyetli zıplama hareketinin temelini oluşturur.

İskelet sistemi bu biyomekaniğe yapısal olarak uyumludur:

Uzamış metatarsal kemikler enerji iletimini optimize eder

Güçlendirilmiş diz ve kalça eklemleri yük taşıma kapasitesini artırır

Rijit ayak bileği yapısı dengeyi ve itiş gücünü stabilize eder

Bu yapı sayesinde hareket yalnızca güçlü değil, aynı zamanda enerji verimli hâle gelir.

Fizyolojik düzeyde Diprotodontia üyeleri, lifli bitkisel besinlere uyumlu sindirim sistemleri geliştirmiştir. Genişlemiş çekum ve fermentasyon bölgeleri, simbiyotik mikroorganizmalar aracılığıyla selüloz sindirimini mümkün kılar. Metabolik sistem, düşük kalorili besinlerden maksimum enerji elde edecek şekilde düzenlenmiştir. Bu özellik, kurak ve besin açısından fakir Avustralya ekosistemlerinde hayatta kalma avantajı sağlar.

Ekolojik açıdan Diprotodontia türleri, yalnızca tüketici değil, habitat şekillendirici organizmalardır. Otlatma davranışları, bitki örtüsü yapısını, toprak havalanmasını ve ekosistem dengesini doğrudan etkiler. Bu nedenle bu takım, sadece zoolojik değil, ekosistem mühendisliği açısından da işlevsel bir role sahiptir.

Diprotodontia, bu yönleriyle basit bir takson değil;
evrimsel biyomekanik, adaptif morfoloji, enerji ekonomisi ve ekolojik işlevselliğin birleştiği bütüncül bir evrimsel sistem olarak değerlendirilir.
2
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 8 Mart 2022 1 sa.

Astım, akciğer hava yollarının uzun süreli inflamatuar bir hastalığıdır.[1] Değişken ve tekrarlayan semptomlar, geri dönüşümlü hava akımı obstrüksiyonu ve kolayca tetiklenen bronkospazmlar ile karakterizedir. Semptomlar hırıltı, öksürük, göğüste sıkışma ve nefes darlığı ataklarını içerir. Bunlar günde veya haftada birkaç kez olabilir. Kişiye bağlı olarak astım semptomları geceleri veya egzersizle daha da kötüleşebilir.

Astımın genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Çevresel faktörler, hava kirliliğine ve alerjenlere maruz kalmayı içerir. Diğer potansiyel tetikleyiciler arasında aspirin ve beta blokerler gibi ilaçlar bulunur. Tanı genellikle semptomların paternine, tedaviye zaman içinde verilen yanıta ve spirometri testine dayanır. Astım; semptomların sıklığına, bir saniyedeki zorlu ekspiratuar hacim ve tepe ekspiratuar akım hızına göre sınıflandırılır.[2] Aynı zamanda atopik veya atopik olmayan olarak da sınıflandırılabilir; burada "atopi", tip 1 aşırı duyarlılık reaksiyonu geliştirmeye yönelik bir yatkınlığı ifade eder.[3][4]

87
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deniz Doğan
Deniz Doğan
20.3K UP
Üye 5 gün önce
Türk sanat müziğiyle yaklaşık 2 yıldır uğraşıyorum ve bir profesyonelden bu sorduğum soruyla ilgili bir yorum duydum. Pop müziğin insanlar tarafından sıkça tüketilip dinlenmesinin sebebinin beynin müzik dinlerken bir sonraki melodiyi tahmin edip doğru bulmasıyla dopamin hormonu salgılaması olduğundan bahsetti ama doğruluğundan emin olamamıştım.
193 görüntülenme
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
601.0K UP
6 gün önce
Bilim dünyasında yerleşik olan "manyetik kutup değişimi yaklaşık 10 bin yıl sürer" bilgisi, Utah Üniversitesi ve uluslararası ortaklarının yürüttüğü yeni bir çalışmayla kökten değişiyor. Communications Earth & Environment dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yaklaşık 40 milyon yıl önce (Eosen Dönemi) gerçekleşen bazı manyetik taklaların 70 bin yıla kadar uzadığı keşfedildi. Kuzey Atlantik'te okyanus tabanından çıkarılan tortu çekirdeklerini inceleyen bilim insanları, mikroorganizmaların bıraktığı manyetik izleri takip ederek bu "yavaş çekim" değişimleri gün yüzüne çıkardı. Bu bulgu hayati bir öneme sahip; zira manyetik alan, Dünyayı güneş radyasyonu ve kozmik parçacıklardan koruyan ana kalkanımızdır. Kutup değişimi sırasında zayıflayan bu koruyucu ağın on binlerce yıl boyunca düşük seviyede kalması, atmosferik kimyadan genetik mutasyon oranlarına ve canlıların navigasyon yeteneklerine kadar pek çok evrimsel süreci derinden etkilemiş olabilir. Bilgisayar modellerinin 130 bin yıla kadar çıkabileceğini öngördüğü bu uzun süreli istikrarsızlık dönemleri, gezegenimizin manyetik geçmişinin sandığımızdan çok daha tahmin edilemez olduğunu kanıtlıyor.
366 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Furkan Arduç
İnceleyen8 15 Kasım 2021
Açıkçası bu film felsefesinden baya uzaklaşmış ama serinin devamı bakımından güzel bitiyor. (Gerçi bitmiyor...)
9.8/10
(24 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 2 Haziran 2024 3 dk.

Antarktika'da, sıcak okyanus, büyük bir buzulun her gün sinsice saldırarak zayıflatarak temelinin altını oyuyor.

Uydu ölçümleri, gelgitlerin güney kıtasındaki Thwaites Buzulu'nun kıyı ucunu deniz tabanından biraz yukarı kaldırdığını ve sıcak tuzlu suyun altta sıkıştığını gösteriyor. Bu deniz suyu akıntısı, buzulun altını eriterek buzun içerisinde kilometrelerce ilerliyor. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayınlanan çalışmada araştırmacılar, deniz suyunun erimiş suyla birlikte gelgitle birlikte dışarı atıldığını belirtiyor.[1]

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKonferans
Boray Yıldırım
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara & ÇevrimiçiÜcretsiz21 Şubat
19. Aykut Kence Evrim Konferansı
21 Şubat 2026 08:45 tarihinden 22 Şubat 2026 16:30 tarihine kadar.

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak 20 yıldır halka evrimi anlatmak, evrim hakkında doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve evrimsel biyoloji ile akademik olarak ilgilenen insanları bir araya getirmek amacıyla Aykut Kence Evrim Konferansı’nı düzenliyoruz. Konferans, hocamız Aykut Kence’nin emekleriyle Ulusal Evrim Konferansı olarak başlamış olup vefatının ardından öğrencileri tarafından hatırasını yaşatmak amacıyla ‘Aykut Kence Evrim Konferansı’ adını almıştır.

Ülkemizde evrim karşıtlığının ne kadar fazla olduğunu bilmekle beraber bu görüşlerin sonucunda ortaya atılmış bütün propagandaların da farkındayız. Bunları yapan zihniyetin  karşısında bir öğrenci topluluğu olarak kâr amacı gütmeden yalnızca bilimi yaymak adına düzenlediğimiz Aykut Kence Evrim Konferansı’nı 20 yıldır birçok sorunla karşılaşılmasına rağmen başarı ile düzenlenmeye devam ediyoruz. Bu sene de konferansımızı 21-22 Şubat 2026’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. 

Konferansımız genel oturum ve akademik oturum olmak üzere iki oturum içermekte olup genel oturumumuz her kesime hitap eden bir oturumdur. Genel oturum sunumları eş zamanlı olarak Aykut Kence Evrim Konferansı YouTube kanalında yayınlanacaktır.

Kayıt linkimiz: https://www.biletimgo.com/etkinlik/19-aykut-kence-evrim-konferansi-22005

Akademisyenlerin sunumlarının yanı sıra aralarda jeolojik devirler ve primat evrimi ekiplerimizin sunumları olacaktır. Ayrıca fuaye alanımızda çeşitli ikramlarımız olacaktır.

Konferans bitiminin ardından aktif katılım gösteren katılımcılarımıza sertifika verilecektir.

ODTÜ dışı kayıtlarımız 15 Şubat günü saat 13.00'te kapanacaktır. Bunun sebebi, ODTÜ dışından gelecek katılımcılarımızın konferans günü kampüse girişte sorun yaşamamaları için katılımcı listelerinin gerekli yerlere iletilmesidir. 

Biyoloji ve Fen Bilimleri Öğretmenleri, [email protected] mail adresine öğretmen olduklarını gösteren belgeyi attıkları takdirde konferansımıza ücretsiz katılabilirler.

Konferansımıza topluluk kaydı yapmak isteyen üniversite toplulukları ve liseler [email protected] üzerinden bize ulaşabilirler.

Genel ve akademik oturum programlarımız ve duyurularımız sosyal medya hesaplarımızdan paylaşılacaktır. Bizi takip etmeyi unutmayınız.

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 2 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
9
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Arif G.
Arif G.
112.5K UP
4 gün önce
Bazı şeyler yavaş ilerler. Fark edilmeden, ilan edilmeden, kimseye anlatılmadan. Büyük kırılmalar gibi görünmezler bir sabah uyanıp her şeyin aynı olduğunu sanırsın. Ama değildir.
İnsan bazen bir noktadan sonra tartışmamaya başlar. Çünkü haklılığından vazgeçmiştir sanılır oysa yorgunluğunu seçmiştir. Her cümleyi kurabilecek gücü vardır ama artık her cümleyi kurmak istemez. Bu bir geri çekilme değil bir elemedir.
Zamanla bazı bağlar gevşer. Kopmaz dramatik bir an yaşanmaz. Sadece eskisi kadar tutulmaz. Mesafeler oluşur ama düşmanlık doğmaz. Hayat, kimlerin yanında yüksek sesle konuştuğunu değil, kimlerin yanında susabildiğini gösterir.
Bir yerde anlar insan, Her şeyi açıklamak zorunda değildir. Anlaşılmamak, her zaman bir kayıp değildir. Bazen kendini korumanın en sade halidir.
Ve fark edilmez belki ama asıl değişim tam da burada olur. Gürültüyle değil, sessiz bir karar anıyla.

Sonra biri sorar, neden eskisi gibi değilsin?
Düşünür ve sadece şunu söylersin;
-Bazı şeyleri bırakmam gerekti.


34 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
114.0K UP
İnceleyen9 4 gün önce
Nikola Tesla – Aforizmalar kitabı, Tesla’nın bilimsel dehasından çok zihinsel dünyasını ve düşünme biçimini tanımaya odaklanan bir eser. Kitapta yer alan aforizmalar; yaratıcılık, insanlık, doğa, enerji ve bilimin geleceği gibi temalar etrafında şekilleniyor. Tesla’nın sezgisel, zaman zaman vizyoner ama bir o kadar da yalnız düşünce yapısı metinlere net biçimde yansıyor.
Ancak kitap, akademik ya da teknik bir Tesla anlatımı sunmuyor. Aforizmaların önemli bir kısmı doğrudan kaynaklandırılmış metinler olmaktan ziyade, farklı derlemelerden ve yorumlardan oluşuyor. Bu nedenle eser, Tesla’yı bilimsel yönüyle derinlemesine tanımak isteyenler için sınırlı kalabilir; fakat onun zihinsel dünyasına kısa ve çarpıcı pencereler açmak açısından değerli.
Genel olarak Tesla’yı bir bilim insanından çok bir düşünür olarak görmek isteyen, ilham verici kısa metinleri seven okurlar için okunabilir bir derleme. Bilimsel biyografi beklentisi olanların ise bunu tamamlayıcı bir eser olarak görmesi daha doğru olur.
Kitap
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Ocak 2014 1 dk.

Dünya'da pek az şey bir su aygırının (hipopotamın) testislerini bulmak kadar zordur: Hele ki o testisleri, kısırlaştırma işlemi için arıyorsanız. Hayvanat bahçesi veterinerleri, 90 yılı aşkın bir süredir 2 tonluk hayvanları kısırlaştırma amacıyla değişen başarı derecelerinde bu kısırlaştırma işlemini denemektedirler. Bu kısırlaştırmanın amacı, özellikle koruma altındaki popülasyonların büyüme hızının kontrolünü sağlamak ve yine bu hayvanların erkekleri arasındaki mücadeleleri engellemek veya azaltmaktır. 

Ancak bu pek de kolay bir iş değildir: Hippopotamus amphibius olarak bilinen su aygırlarının testisleri vücutlarının içerisinde saklanır. Bu sayede hipopotam, gerektiği zaman hızlıca testislerini içeriye çekip yer değiştirerek, keskiyi eline aldığını gören bir veterinere karşı koyabilir. 

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ömer Bodakçı
Alıntıyı Ekleyen 9 saat önce
Bir tarafta nehirlerin, aslanların ve ağaçların nesnel gerçekliği; öte yanda tanrıların, milletlerin ve şirketlerin hayali gerçekliği. Zaman geçtikçe hayali gerçeklik daha da güçlendi; öyle ki nehirlerin, aslanların ve ağaçların yaşamı hayali varlıklar olan tanrılar, milletler ve şirketlerin insafına kaldı.
Kaynak: Sapiens
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Cinsellik bugün çoğu zaman sabit kimlikler üzerinden tanımlanır; “eşcinsel”, “heteroseksüel” gibi kavramlar doğal ve değişmez kategoriler gibi algılanır. Oysa bu terimler, özellikle 19. yüzyılda tıp, hukuk ve modern düşüncenin etkisiyle ortaya çıkmış tarihsel kavramlardır. Bu nedenle geçmiş toplumları değerlendirirken modern cinsel kimlik anlayışını doğrudan geçmişe uygulamak anakronik sonuçlar doğurabilir. Osmanlı toplumunda erkekler arası cinsel pratikler ve bu pratiklere ilişkin hukuki ve kültürel düzenlemeler mevcut olmakla birlikte, bunlar modern anlamda bir “cinsel kimlik” kategorisine karşılık gelmez.

Tam da kilit mesele burası aslında. “Osmanlı’da eşcinsellik var mıydı?” sorusu çoğu zaman yanlış bir sorudur; çünkü “eşcinsellik” dediğimiz şey modern bir kimlik kategorisidir. Osmanlı toplumunda cinsel eylemler vardı, ama bugünkü anlamda sabit bir “cinsel yönelim kimliği” yoktu.

Tüm Reklamları Kapat

Modern cinsellik anlayışı 19. yüzyılda ortaya çıkar. Michel Foucault bunu çok net ifade eder:“The sodomite had been a temporary aberration; the homosexual was now a species.”(Foucault, 1976/1990) Foucault’nun demek istediği şu: Ortaçağ ve erken modern dönemlerde “livata” bir fiildi; kişiyi tanımlayan bir kimlik değildi. 19. yüzyıldan itibaren ise tıp, psikiyatri ve kriminoloji cinsel davranışları kategorize etmeye başladı. Böylece “eşcinsel” artık bir davranış değil, bir “insan tipi” olarak tanımlandı.

Osmanlı bağlamında Dror Ze’evi de benzer bir noktaya dikkat çeker: “Pre-modern Ottoman society did not classify individuals according to sexual identity but according to acts and social roles.” (Ze’evi, 2006) Yani biri erkeklerle ilişkiye girmiş olabilir ama bu onun ayrı bir toplumsal kimliğe ait olduğu anlamına gelmezdi. Toplumsal algı daha çok aktif/pasif rol üzerinden, yaş ve statü üzerinden şekillenirdi.

Bu noktada modern kavramları geçmişe uygulamanın riskini görmek gerekiyor. Örneğin “gay kültürü”, “LGBT kimliği” gibi kategoriler 20. yüzyılın ürünüdür. Osmanlı’da ise erkekler arası arzu, özellikle şehirli erkek kültüründe, şiirde ve meyhane ortamında görünürken; aynı kişi evlenip heteroseksüel bir aile hayatı da sürdürebilirdi. Kimlik parçalanmış değil, akışkandı.

Joseph Massad bu konuda daha eleştirel bir yaklaşım sunar ve Batı’nın modern eşcinsel kimlik modelini evrenselmiş gibi ihraç ettiğini savunur. “The universalization of the homosexual identity is itself a historical product of European modernity.”(Massad, 2007) Yani “eşcinsellik her zaman vardı” demek doğru olabilir; ama “eşcinsel kimliği her zaman vardı” demek tarihsel olarak problemli.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Tarihsel antropoloji bize şunu öğretir .kavramlar tarihsel bağlama gömülüdür. Modern kimlik kategorileriyle erken modern toplumları okumak anakronizm riski taşır. Tıpkı “ulus”, “ırk” ya da “bilinç” kavramlarının tarihsel dönüşümü gibi, “cinsel yönelim” de tarihsel bir inşadır.

Osmanlı’da erkekler arası cinsel eylemler vardı ama “eşcinsel kimliği” modern anlamda yoktu. Modern cinsellik 19. yüzyılda tıbbileşme ve kimlikleşme süreciyle oluştu. Geçmişi bugünün kavramlarıyla okumak metodolojik dikkat gerektirir diye düşünüyorum .

Teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Joseph A. Massad. (2007). Desiring Arabs. University Of Chicago Press.. Yayınevi: University of Chicago Press. sf: 472.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
8
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.9K UP
Çeviren 24 Mart 2021
Perseverance’tan önce Curiosity vardı. Hatta, Curiosity keşif aracı, Mars’taki ilk gökyüzü vinci manevrasını 5 Nisan 2012’deki inişi sırasında gerçekleştirdi. 2 Mart 2021, Curiosity’nin Mars yüzeyinde geçirdiği 3048. Mars günüydü. Curiosity’nin güvertesindeki Mastcam ile, sol 3048’de yakalanan bu 360 derecelik panaroma, 149 kareden oluşan bir mozaiktir. Görüntü, Mars’ın gökyüzünde sürüklenen 23 karelik buzlu, ince ve yüksekteki bulutları da içermektedir. Bulutlu gökyüzü kareleri, o Mars günü boyunca kaydedildi ve bu görüntüyü oluşturmak için birleştirildi. Merkeze yakın bölgede Mont Mercau’nun katmanları ve çizgileri; arkaplanda sol tarafta ise Gale kraterinin tabanından 5 kilometre yukarıya yükselen Sharp dağının zirvesi görülebilir.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Garod Balcı
İlanı Ekleyen 4 gün önce İstanbul & Çevrimiçi₺1.400,00 - ₺3.000,008 Şubat
Ulaşılabilir Psikolojik Danışmanlık Hizmeti- Garod Balcı
08 Şubat 2026 14:01 tarihinden 01 Haziran 2026 00:00 tarihine kadar.

Ben Klinik Psikolog Garod Balcı.
📚 Lisans eğitimimi MEF Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde, yüksek lisansımı ise İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji programında tamamladım.

Bireysel çalışmalarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Metakognitif Terapi (MCT) ekollerinden; çiftlerle ise Gottman Çift Terapisi yönteminden yararlanıyorum.

Amacım, danışanlarımın kendilerini güvende, anlaşılmış ve desteklenmiş hissedecekleri; etik ve kanıta dayalı bir terapi süreci inşa etmek.

📍 Erenköy’de yüz yüze • 💻 Online seanslar
📩 Seans süreci hakkında bilgi ve randevu için DM veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Selam... Evet bugün biraz farklı bir videomuz var, çünkü görebileceğiniz gibi yüzüm şişti.
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 19 Ocak 2019
İnsanların ahlaksız bulduğu kitaplar, dünyaya kendi ahlaksızlığını gösteren kitaplardır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
30
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close