Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 3 dk.

Özellikle bitkili akvaryumlarla uğraşanlar için ışık konusu son derece hassastır. Işığın fazla olması, en temel problemlerden biri olan yosun çoğalmasına neden olarak bitkilerin ölümüne sebebiyet verebilir, keyifle başlayan bir hobiyi çileye dönüştürebilir. Fakat sorun şu ki her bitkinin ışık ihtiyacı farklıdır. Bunu akvaryum içinde bazılarını gölgelere koyarak çözebilseniz de çoğunlukla gözden kaçan bir problem vardır: Işık şiddetinin mesafeyle azalması.

Bu dünyanın Ferrarisi olarak bildiğimiz ADA markasının Solar RGB modelinin tavandan asıldığı ve akvaryum yüzeyinden de oldukça yüksekte bırakıldığı dikkatinizi çekmiştir. Başka markaların suyun yüzeyinden 10-15 cm yüksekte olan modellerini de görmek elbette mümkün. Hatta iyi kabul edilen modellerin çoğu, daima bir tavan askısını tasarıma dahil eder. ADA gibi markaların bu şekilde hareket etmesinin özel bir nedeni var ve burada anlatacağımız olay, kalitenin ne demek olduğunu, detay bilgilerin nasıl fark yarattığını çarpıcı bir biçimde gösteriyor.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağıl Benibol
Çağıl Benibol
58.5K UP
Yazar 2 Kasım 2016 16 dk.

Kütleçekim dalgaları, büyük kütlelerin ivmelenmesi sebebiyle uzay-zaman dokusunda meydana gelen bozulmalar ve bükülmelerdir. Kütleçekim dalgaları, tıpkı suya atılan bir taşın yarattığı dalgalar gibi, kaynaktan dışarı doğru dalgalar hâlinde yayılır. Ancak arada belirgin bir fark vardır: Kütleçekim dalgaları ışık hızında hareket eder; su dalgaları ise bunu yapamaz. Kütleçekim dalgaları, kütleçekimsel radyasyon yoluyla enerji taşır. Kütleçekimsel radyasyon, elektromanyetik radyasyon benzeri, kaynaktan dışa doğru yayılan bir radyasyon türüdür.

Einstein fiziği öncesi dönemde, yani ilk olarak Isaac Newton tarafından geliştirilen klasik fizik çerçevesinde, kütleçekim dalgalarının varlığına dair herhangi bir ipucu bulunmamaktaydı; çünkü bu dönemde kütleçekiminin bir noktadan diğerine anlık olarak etki eden bir kuvvet olduğu düşünülmekteydi. Dolayısıyla kütleçekimine yönelik teorilerin tarihi asırlar öncesine gitmesine rağmen, kütleçekim dalgalarının varlığı ilk olarak 1905 yılında Henri Poincaré tarafından ileri sürülmüştür; sonrasındaysa 1916 yılında Albert Einstein'ın geliştirdiği Genel Görelilik Teorisi çerçevesinde öngörülmüştür.

128
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Beste Kesmen!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 1 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Beste Kesmen!
Eser
Ece Müker
Ece Müker
592.1K UP
Eseri Ekleyen 2 gün önce Film
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Melih Tuzla
Melih Tuzla
132.5K UP
Yazar 7 Ağustos 2021 3 dk.

Daha önce hiç sıcak bir yaz gününde mis gibi dondurma yerken ya da soğuk su içerken beyninizin ön lobunda soğuk bir batma şeklinde bir acı hissettiniz mi? Bu yazıyı okuyor olduğunuza göre muhtemelen evet, hissettiniz. Eğer öyleyse korkmayın, bu ağrıyı uzun süreli ve sık sık ağrı yaşamadığınız sürece doktora görünmenize gerek yok.[1]

Fakat hissetmediyseniz de endişelenmeyin. Araştırmalara göre, migren ağrısı çekenlerde daha yaygın olmak üzere, toplumun yaklaşık %40'ı kadarı bu acıyı tecrübe ediyor; yani çoğunluk, bu acıyı hiçbir zaman deneyimlemiyor.[2] Çocuklar, soğuk yiyecek ve içeceklerin alım hızını fazla kaçırabildiklerinden beyin donması yaşamaya daha yatkınlar.[1] Bu hisse tıpta verilen isim, Sfenopalatin ganglionöralji (İng: "Sphenopalatine ganglioneuralgia"); ama fark etmiş olabileceğiniz gibi, "beyin donması" çok daha basit bir isim.

26
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 11 saat önce
Kınkanatlı böcek cinsidir. 10-15 mm boyutlarındadır ve genellikle göğüs, kanat örtüsü ve karın bölgesinde beyaz noktalar veya çizgiler bulunan siyah renktedir. her türün kendine özgü bir deseni vardır. Genellikle çiçekler üzerinde beslenirken bulunur.
0
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Şubat 2018 11 dk.

Daha önceki bir yazımızda, bilim insanları arasında ateizm, teizm, deizm, agnostisizm gibi inanç veya inançsızlık tiplerinin dağılımına ve bunun halk arasındaki dağılımı ile olan farklarına bakış atmıştık. Bu yazımızda ise, iki önemli noktaya değinmek istiyoruz: 

Ateizm, tarihsel olarak birçok şekilde tanımlanmışsa da, en genel anlamıyla her türlü yaratıcı gücün varlığını reddetmeye verilen isimdir. Ateistler, dinlerin ve tanrıların gerçek olmadığını düşünmekte ve bunların insanın hayal gücü ile kültürel evriminin bir ürünü olduğunu ileri sürmektedirler. Bu, en azından bir adet yaratıcı gücün var olması gerektiğini iddia eden teizm ile zıt olan görüştür. Daha dar anlamıyla teizm, hem en az 1 tanrıya, hem de o tanrının gönderdiği belirli bir dini görüşe iman etme, inanç duyma demektir. Öte yandan deistler, yaratıcı bir gücün varlığını kabul etmelerine rağmen, dinlerin insan ürünü olduğunu ve yaratıcının insanlarla kitaplar veya dinler yoluyla irtibat kurmadığını ileri sürerler. Alternatif olarak, en genel anlamıyla, ateizm veya teizmin doğru olup olmadığını elimizdeki verilerle bilemeyeceğimizi söyleyen agnostisizm ve yaratıcının Evren'den ayrı bir varlık olmadığını, Evren'in ta kendisi olduğunu ileri süren panteizm gibi dini inanç veya inançsızlık pozisyonları da bulunmaktadır. Fakat tarihsel olarak, bilimle en yakından ilişkisi olanlar, ateizm ve agnostisizm gibi inançlardan tamamen veya kısmen uzak olan felsefi düşünüşler olmuştur. Hele ki Orta Çağ'da Hristiyanlık merkezli teizmin, modern çağda ise İslam merkezli teizmin bilim üzerindeki baskısı düşünülecek olursa, bilim ile anti-teizm arasında sıkı sıkıya bir ilişki varmış gibi gözükmektedir. Peki bu, gerçekten organik bir ilişki midir?

247
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen10 3 gün önce
Okuduğum en iyi kitaplardan biri. Eğitimsiz ve yoksul bir insan olan Martin Eden, kendisinden bambaşka bir sosyal sınıfa ait bir kıza âşık olur. Bu aşk, onun hayatını değiştirme isteğini doğurur. Entelektüel, eğitimli ve kültürlü insanların bir araya geldiği bu dünyaya dâhil olmak ister. Yeteneği, zekâsı ve insanüstü çabası sayesinde, bir zamanlar onu hor gören insanların hayranlıkla baktığı ünlü bir yazara dönüşür.
Ancak bu çevrenin içine girdikçe, örnek aldığı insanların ne kadar yapmacık ve bu sınıfın ne kadar yozlaşmış olduğunu fark etmeye başlar. Canını dişine takarak başarıya ulaşsa da, zamanla her şey ve herkes anlamsızlaşır. Kazandıkça aslında çok şey kaybettiğini anlar. Hayalinin içinde kaybolur adeta. Aşkını, yaşama sevincini ve inancını yitirir. Bir zamanlar daha yoksulken çok daha mutlu olduğunu dehşetle fark eder. Bildikçe, yükseldikçe tükenmiştir Martin Eden.
Kitap
9.8/10
(104 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İbrahim Halil Bağmancı
Uzm. Prf. Dr. İbrahim Halil Bağmancı BİYOLOG 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Soğuk bir zemine bastığımızda vücudumuz bunu tehdit olarak algılar ve tamamen içgüdüsel bir tepki verir. Ayağımız üşüdüğünde parmak ucuna kalkmamız ya da basış şeklimizi değiştirmemiz bilinçli bir karar değildir; beden kendini korumaya çalışır. Çünkü ayağın tamamı zemine temas ettiğinde ısı kaybı artar, temas alanı küçüldüğünde ise soğuk daha yavaş hissedilir. Bu yüzden refleks olarak ayağın yalnızca belli noktalarına yük biner.

Parmak ucunda durduğumuzda ya da tabanı kasarak bastığımızda ayakta oluşan basınç artar. Beyin aynı anda gelen bu güçlü basınç sinyaline öncelik verir ve soğuk hissini ikinci plana iter. Yani zemin hâlâ soğuktur, fakat sinir sistemi soğuğu değil, basıncı “önemli” kabul eder. Bu durum, soğuğun yok olması değil, algının geçici olarak bastırılmasıdır.

Aynı zamanda kasların kasılması ayaktaki kan dolaşımını anlık olarak değiştirir. Kaslar aktif hâle geldiğinde derin dokular bir miktar daha korunur ve soğuğun iç kısımlara yayılması yavaşlar. Beyin bu süreçte adeta “durumu idare et” komutu verir ve rahatsızlık hissini kısa süreliğine azaltır. Bu tamamen hayatta kalmaya yönelik bir savunma mekanizmasıdır.

Tüm Reklamları Kapat

Flamingolarda görülen tek ayak üzerinde durma davranışı da bu mantığa benzer. Tek ayağı soğuk suya sokarak temas alanını azaltırlar ve ısı kaybını minimuma indirirler. Bizde bu mekanizma sınırlıdır, onlarda ise biyolojik olarak gelişmiştir. Sonuç olarak, soğuk zeminde parmak ucunda ya da farklı bir basışla yürüdüğümüzde soğuğu daha az hissetmemizin nedeni, vücudun kendini korumak için algıyı ve duruşu değiştirmesidir.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nehir Karasu
26 Eylül
kitap yazan var mii


39 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İrem Terzi
İrem Terzi
70.2K UP
2 gün önce
Henüz #üniversite 'ye geçmemiş kişilere belki biraz fikir olur, videoda da değinildiği gibi okuldan verim almaya bakmayan her şeyden şikayet eden ve başarısız bitirip sonra da 'ne işime yaradı' diyen bir kitle var gerçekten ve sayıca çok fazlalar. 70 kişi kayıt yaptırmıştı ilk sene ama son sınıfta 20 kişiyiz ve hakkıyla okuyan 3-5 kişi belki anca var. Bir grup sürekli her şeyden şikayet ediyor. Hocalar biraz detay soru sorsa hemen şikayet ediyorlar ve hoca egoist bencil onlara takmış oluyor (öyleleri de vardır da bizde yok). Hem yüksek puan almak istiyorlar hem de okula dönüşümlü gelip imza atıp kopya çekmek istiyorlar. Arkadaşlar üniversite böyle okunacak bir yer değil.

89 görüntülenme
2
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Doğancan Özgökçeler
Blog Yazarı 16 dk.

Oyun yapımının kültürel düzeyi ve felsefesi daima kodlama kadar konuşulmasada çok önemli bir olgu durumunda. Bu yazdığım yazılarda ve verdiğim özel derslerde, oyun sektöründe bir proje üretmek isteyen hanımlar ve beylere ilham kaynağı olacağına inandığım bazı projelere değindim. Daha listede sayamadığım bir sürü proje mutlaka olacaktır ama ben hem zamanın hem de sınırlı alanın kurbanı olan biriyim. Kendime limit koyduğum sayfada olabildiğince çok fazla fikir vermek istedim. Umarım anlayışla karşılamışsınızdır ve bu yazdığım yazı yanınızda bir başvuru kaynağı olarak yerini uzun bir süre korur.

Benim en büyük sorunum her zaman günümün büyük bir kısmını sağlık sorunlarım ve yoğun derslere vakit ayırmamla geçti geriye kalan zamanımı spor yapmak, film izlemek, kitap okumak ve resim çizmek gibi standart işlere ayırdığım gibi bilimsel makaleler üzerine araştırmalar ve bu araştırmaları temel alan eğitim programları, karikatür, yapay zekâ işleri ve asıl konumuz olan oyun yapımı ile uğraşmaya çalışıyorum. Haftada bazen sadece 5 saat boş vaktimin olduğu zamanlar hiç de az değildi. Ayrıca çeşitli internet platformunda insanlara bilgi vermek için çeşitli makale yazmaya çalıştım. Bunu söylüyorum çünkü kendime her zaman bir kıstas koydum, eğer o gün en az 5 farklı işte bir şeyler üretmişsem o gün huzur içinde uyurdum. Az zamanınız olsa da o zamanı verimli kullanıp, çok az zamanda bir sürü konuda güzel işler ortaya çıkarabilirsiniz. Birden fazla işle uğraşmak her zaman faydalıdır. Burada birkaç örnek ile size oyun yapımı üzerine kendi hayatımdan bazı tavsiyeler vermek istiyorum:

10
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
76.7K UP
Gözlemi Yapan 1 gün önce Türkiye, Hatay
Hatay/Antakya'da yaklaşık 15 yıllık bir üzüm ağacının nemli gövdesinde tarafımca gözlenmiştir. Ortam yaklaşık 4 gündür aralıksız yağış almaktadır.Mantarın görüntüsünden hangi mantar olduğunu bilemediğimden türü net söyleyemiyorum ancak sanırım ağaç kulağı mantarı olabilir.Ortam sıcaklığı yaklaşık 5 derecedir. Kakaolu pudink gibi bir yapısı vardır. Kulak memesi gibi esnektir.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Webb Uzay Teleskobu’ndan Jüpiter

Webb’in Jüpiter’e ait bu kızılötesi görüntüsü gerçekten göz kamaştırıcı. Kızılötesi dalga boylarında, James Webb Space Telescope (Webb) ile alınan yüksek çözünürlüklü Jüpiter görüntüleri; örneğin Great Red Spot dâhil, üst katmanlarda süzülen parlak bulutlarla daha alçakta yer alan koyu bulutlar arasındaki farkları ortaya koyuyor. Öne çıkan Webb görüntüsünde Jüpiter’in toz halkası, kutuplardaki parlak kutup ışıkları (auroralar) ve Jüpiter’in uyduları Amalthea ile Adrastea da net biçimde seçiliyor. Büyük ve volkanik uydu Io’nun, yüklü parçacıkları Jüpiter’e doğru manyetik olarak yönlendirmesinin bıraktığı iz de güney aurorası içinde görülebiliyor. Bazı cisimler o kadar parlak ki, ışık Webb’in optiği çevresinde belirgin biçimde kırınıma uğruyor ve çizgisel izler oluşturuyor. Dünya’ya yakın bir bölgede Güneş çevresinde dolanan Webb’in aynası 6 metreden daha geniş. Bu da onu şimdiye kadar uzaya fırlatılmış en büyük astronomik teleskop yapıyor — tarihte ilk kez; ayrıca Hubble’a kıyasla ışık toplama alanı altı kattan fazla.

18 Ocak 2026 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kredisi: NASA, ESA, CSA, Jupiter ERS Team; İşleme: Ricardo Hueso (UPV/EHU) & Judy Schmidt
Çeviren: Eyüp Akman

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Görkem Bakırcı
Yazar 22 Mayıs 35 dk.

Bilim, etik kaygılar dikkate alınmadığı durumlarda çok tehlikeli olabilir ve amacından kolayca sapabilir. Bilimsel metodları kullanan bilim insanları, etik ihlalleri temel almadıkları durumlarda korkunç deneyler ve ihlaller yapabilirler. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, bilimi ve toplumu bilimsel araştırmalarda kötüye kullanılan deneyler, sahte araştırma raporları, mesleki kıskançlık, rekabet veya bilimsel fonların kötüye kullanılması gibi suistimallerden korumak için çok sayıda etik düzenleme geliştirilmiştir. Çeşitli bilimsel birlikler, dernekler, akademiler, üniversiteler ve bilimle ilgili diğer kurumlar, biçim ve içerik açısından geniş bir çeşitlilik ortaya koyan etik standartları benimsemiştir. Bazıları genel etik davranış ve sorumluluk ilkelerine dayanır, diğerleri disiplinlere özgü mesleki görevlere atıfta bulunur.

Bilim; sonsuz bir arayış ve merak, bilinmeyen sulara yapılan zorlu ve tehlikeli yolculuk, içinde yaşadığımız evreni anlamak ve bilmek için girişilen bir sorgulamadır. İnsanı en uzak kıtalara, vahşi yerlere, Ay'a bile götürmüştür bu arayış.

36
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ahmet Kökkeçeci
Türü Ekleyen 5 Ağustos 2023
Gaussia, palmiye ailesinden Meksika, Orta Amerika ve Büyük Antiller'e özgü bir cinstir. Ağaçların genişlemiş tabanları ve kökleri vardır.
0
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close