Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Utku Derin
Utku Derin
414.3K UP
Aktaran 25 Aralık 2024 3 dk.

PNAS dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, ortanca çocukların büyük ve küçük kardeşlerine kıyasla daha uyumlu, dürüst ve alçakgönüllü olduğunu ortaya koyuyor.[1] Çalışma, doğum sırası ve kişilik üzerine yapılan önceki geniş çaplı çalışmalara ters düşüyor ve sonuçların doğrulanması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulabilir.

Aşırı hırslı ilk çocuklardan, arabulucu ortanca çocuklara, şımarık en küçük çocuklara kadar bir kişinin doğum sırasının kişiliği nasıl etkilediğine dair popüler psikoloji klişeleri çok olsa da çoğu araştırma bu klişeleri desteklememiştir.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Temmuz 2021 31 dk.

Sosyal kimlik, bir bireyin ait olduğunu hissettiği gruplara bağlı olarak, yani grup aidiyetinden yola çıkarak kendine yönelik geliştirdiği kavrayışın bir parçasıdır.[1] Toplumsal bir şekilde yaşayan insanlar, çok farklı şekillerde gruplara ve alt gruplara ayrılırlar. Bu gruplar arasındaki karmaşık ve dinamik etkileşimler, 1970'lerde ve 80'lerde Henri Tajfel ve John Turner tarafından geliştirilen ve Sosyal Psikoloji sahasının altında yer alan Sosyal Kimlik Teorisi kapsamında incelenir.[2][3]

İnsanlar, kategorik düşünmeye meyilli canlılardır. Toplumda "basmakalıp" veya "stereotip" olarak adlandırılan kalıplar da bunun bir ürünüdür. Sosyal kimlik de bu kategorik düşünmenin bir sonucudur.

99
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simay Aladağ
Simay Aladağ
189.1K UP
Çeviren 9 Şubat 2020
Devenin arkasında neler oluyor? Parçalı Güneş tutulması. Yaklaşık altı buçuk hafta önce Dünya üzerindeki bazı kısımlardan bakıldığında Ay, Güneş'in tam önünden geçiyordu. Bu bölgelerden birinde çok sayıda deve olmasına rağmen yalnızca biri kendini bu kameranın önünde, uzaktaki Ay ve daha da uzaktaki Güneş önünde hizalanmış buldu. Ancak bu etkileyici pozisyonu oluşturmak için Birleşik Arap Emirlikleri'ne oldukça iyi planlanmış bir gezi düzenlemek, dikkatli hizalamalar ve tutulma gününde doğru bir zamanlamada orada bulunmak gerekiyordu. Ortaya çıkan bu görüntü kısmi tutulma yaşayan Güneş'in doğuşunu gösterse de Ay, ateş halkası olarak bilinen halka şeklinde bir tutulmada Güneş tarafından tamamen yutulmuş gibi görünmeye devam etti. Kuantum mekaniksel kırınımın hakim olduğu Güneş ışığının ileri doğru saçılması, deve tüyüne ve ip aşınmasına alışılmadık bir parlaklık verir. Bir sonraki Güneş tutulması halkalı bir tutulma olacak ve önümüzdeki haziran ayında gerçekleşecek.
7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 18 Ekim 2022 4 dk.

Smithsonian araştırmacıları; Yeni Zelanda'nın hala yaşayan tuataraları ile aynı eski soya sahip, kertenkele benzeri nesli tükenmiş yeni bir sürüngen türü keşfetti. Yeni keşfedilen Opisthiamimus gregori türünün, 150 milyon yıl önce Stegosaurus ve Allosaurus gibi dinozorlarla beraber Jura Devri Kuzey Amerika'da yaşadığı biliniyor.

Ulusal Doğa Tarihi Müzesinin Dinosauria yöneticisi Matthew Carrano, araştırma görevlisi David DeMar Jr. ve Londra Üniversitesi Akademesi ile Londra Ulusal Tarih Müzesinden Marc Jones; bu keşifte beraber çalıştılar. Keşfedilen türü, Journal of Systematic Paleontology dergisinde yayımlanan bir makalede anlattılar.[1]

44
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 16 Ağustos 2020 33 dk.

Diyelim ki hayatınızla ilgili veriler toplamayı seven birisiniz ve içtiğiniz kahve miktarını gün gün takip ediyor, notlar alıyorsunuz. Ayrıca, işe gitmek için harcadığınız süreyi de her gün ölçüyor ve not alıyorsunuz (veya akıllı telefonunuz bunu sizin için yapıyor). Aradan 3 ay geçtikten sonra, hayatınızla ilgili topladığınız verilere dönüp baktığınızda, ilginç bir gerçekle karşılaşıyorsunuz: Kahve içme miktarınız arttıkça, trafikte geçirdiğiniz süre de artıyor! Hmm, demek ki kahve içmenizi azaltarak, trafikte kaldığınız süreyi azaltmanız mümkün!

Yukarıdaki paragrafta sondan ikinci cümlede ("Kahve içme miktarınız arttıkça, trafikte geçirdiğiniz süre de artıyor!"), bir korelasyon (ilişki) ifadesi mevcut. Eğer ki veri toplama yönteminizde bir hata yoksa, yani yanlış ölçümler yapıp, yanlış notlar almadıysanız, tartışmasız bir gerçekten söz ediyorsunuz demektir: Kahve miktarınız ile trafikte geçirdiğiniz süre koreledir (ilişkilidir). Bu ölçüm, başlı başına bir gerçektir ve ek bir kanıtı gerektirmez (tabii daha fazla veri toplayarak, bu ilişkinin ne kadar güçlü olduğunu daha iyi tespit edebilirsiniz).

104
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Barış Kurt
Barış Kurt
67.5K UP
akademisyen, kimyager 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Seneler sonra bu cevabı okuyunca önceki cevabımda hata yaptığımı farkedip sildim açıkçası önceki cevabım soru soran ÇOK BÜYÜK BİR HATA yapmıştım: iki araç 100 ile karşılıklı çarpışırsa sonuçta hız en fazla 0'a iner yani ivme (100-0)/1 = 100 olur ama aynı araç 200 ile duvara çarparsa hız 200'den 0'a iner ve 2 kat ivme etki eder: Arabalar bilardo topları gibi esnek çarpışma yapmazlar eğer bilardo topları çarpışsaydı cevaplarımız doğru olurdu arabalarda akoridyon etkisi olur ve araba çarptıktan sonra ya çok az geri ye gider ya da durur ama -100km/h'a ulaşmaz geriye doğru aynı hızda gitmezler.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen10 1 gün önce
Nolan'dan önceki fav yönetmenim James Cameron'ın oldukça meşhur serisi Avatar, açıkçası hiçbir zaman benim kafamda tam bir yer edinemedi. İlk film 2009 gibi çok eski bir tarihe dayanıyor. İkinci filmden önce onu da izlemiştim ama hatırlıyorum demek yine yalan olur. 8 puan olarak girmişim. Hafızamda tutunamamasının nedeni bence çok büyük ölçekten işlenen bir hikaye olmasından kaynaklı olabilir. Bir de LotR serisi bu etkiyi vermişti hep. Büyük ölçekte çok kıymetli ve epik bir hikaye ama küçük ölçekte "Bu neydi şimdi?" hissi veriyor bana. Ben biraz daha drama sever bir taraftayım sanırım. İkinci film 2022 yapımıydı ve 7 puan girmişim. Zaten çok memnun kalmadığımı hatırlıyorum. Aynı türde olayların taraflar arasında çok git gel yaparak tekrarlandığı ve esnetildiği, sıkıcı bir filmdi. Bu sorun aynı uzunluktaki bu filmde yer almıyor. Bu çok güzel bir gelişme ve direkt anlatının tadını değiştiriyor.

Film hala başta yavaş ilerliyor ama zaten 3 saatlik bir film için normal. Sonrasında tempo hep yüksek devam ediyor. Ben tempodan dolayı hiç sorun çekmedim. Hikayenin bu sefer daha dolu olması beni asıl çeken şey oldu. Buna rağmen film ödüllerini ve adaylıklarını daha çok yine teknik detaylardan alıyor. Tabii ki görsel ve işitsel kalitesine verilen önem herkesçe malumdur. Yalnız filmde bu sefer Varang isimli yeni bir karakterin yer alması bence ayrıca üstünde durulması gereken bir şey. Ben bu karakteri gerçekten izlemesi keyifli buldum. Oyuncu Oona Chaplin'in etkisi var mı emin değilim. Daha çok karakterizasyondan kazanıyor.

Filmin en büyük teması malumunuz sömürgeciliktir. Ve bunun önemi geldiğimiz 2026 tarihinde maalesef ki azalmak yerine daha da önem kazanmıştır ve muhtemelen insanlık tarihi boyunca da devam edecek bir derttir. Hatta bu en nihayetinde evrimsel de bir paradokstur kanımca. Bu temayı milletler üstü ve hayali bir tür üzerinden postcolonialist bir perspektifle işlemek bence çok kıymetli bir iş olacaktır çünkü hem öğretici hem de empati kurması kolay, öz eleştiriyi daha teşvik edici olur. Bununla kalmayıp hayata dair çok kıymetli ve öğretici elzem konuları ele alması da yine bir Interstellar ve Dune havası vermiştir bana. Bunlar gerçekten yaşamayı öğretecek serilerdir. Vakti geldiğinde gelenekleri de güncellemek gerektiğini ve evrimin sosyolojik olarak da kaçınılmaz olduğunu öğretiyor mesela. Kendini ve aileni korumak için karşı koyarak savaşmanın erdem olduğunu gösteriyor mesela. Bazı büyük çatışmaların çözümünün belki savaş olacağını ve her zaman güçlü/adaptif kalmak gerektiğini de çıkarabiliriz. Burada da çözüm, tıpkı Matrix gibi evrenlerde de olduğu üzere, türlerin birleşerek devam etmesidir galiba. Bu hikayede de aynı yolu görmeye başladık. Bu anlamda yeni kuşak karakterler de bunu temsil edecek dönüşümler geçirmeye başladılar. Nispeten epileptik bir karakter olan şaman Kiri'ye çok rol ayrılmıştı filmde ve bu gibi detaylar da paganist zihniyetli bizim gibi insanlar için bağ kurmak adına güzel bir sebep daha verdi. Sanki günümüzde insanın doğayla olan çatışması daha çok merkeze gelmeye başladı gibi, öyle seziyorum. Dune'da çöl ve solucanlar neyse burada da elektromanyetikvari alanlar olan ve sanırım fluxcon denen akım girdapları aynı şeyler bence.
8.2/10
(10 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Avatar: Fire and Ash
Yönetmen: James Cameron
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
589.4K UP
3 gün önce
Bilim insanları, Antarktika’nın kalın buz tabakasının altında yer alan kara yüzeyini şimdiye kadarki en ayrıntılı biçimde ortaya koyan yeni bir harita oluşturdu. Uydu verileri ile buzulların fiziksel hareketine dair modellerin birleştirildiği çalışmada, daha önce bilinmeyen binlerce tepe, sırt ve dağ yapısı tespit edildi. Özellikle Batı Antarktika’da deniz seviyesinin altında kalan geniş alanların ve buz altı dağlık bölgelerin detayları netleşti. Araştırmacılar, bu yeni verilerin buzulların gelecekte nasıl hareket edeceğini ve iklim değişikliğiyle birlikte deniz seviyesinin ne hızla yükseleceğini daha doğru tahmin etmeye yardımcı olacağını belirtiyor. Çalışma, Antarktika’daki buz erimesinin küresel etkilerini anlamada önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
216 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Rabia O.
Rabia O.
20.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Her insanın ölünceye kadar yapabileceği birşeyler vardı. Her insan da, kör topal bunu yapıyordu. Mesele iyiyi kötüden ayırabilmekte idi ve her şeyin, ama herşeyin iyisi de, kötüsü de oluyordu.
Kaynak: Küçük Ağa
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alican Anlayan
Alican Anlayan
111.6K UP
Yazar 11 Şubat 2021 4 dk.

Berilyum, sembolü "Be" ve atom numarası 4 olan kimyasal bir elementtir. Evrendeki bolluk oranı diğer elementlere kıyasla daha düşüktür. Aşırı reaktif bir elementtir ve hemen hemen her şey ile tepkimeye girebilir. Berilyum, yıldızların çekirdeklerinde eriyerek ağır metallere dönüşür ve zaman içinde tamamen tükenir. Yalnızca minerallerin içinde bulunan diğer elementlerle bir aradayken saf halde gözlemlenebilen iki değerlikli bir element olma özelliğine de sahiptir. Berilyum içeren değerli taşlar arasında; beril (akuamarin, zümrüt) ve krizoberil bulunur. Berilyum; çelik renginde, güçlü, hafif ve kırılgan bir toprak alkali metaldir.

Berilyum da diğer elementler gibi yıldızlarda, nükleosentez denen bir süreç sonucunda üretilir; ancak aşırı kısa ömürlüdür, bu sebeple yıldızların içeriğinde ve gezegenlerde çok nadir olarak bulunur. Güneş'te bir milyar parçada 0.1 oranında, Dünya'nın kabuğunda ise 2-6 ppm (milyon parçada bir) bulunma oranına sahiptir.[1] En çok 6 ppm ile toprakta bol miktarda bulunur buna kıyasla Dünya atmosferinde ise eser miktarda berilyum bulunur.[2] Deniz suyundaki bulunma oranı trilyonda 0.2-0.6 kadardır.[2][3] Berilyumun iki ana cevheri, beril ve bertrandittir. Bu iki ana cevher; Arjantin, Brezilya, Hindistan, Madagaskar, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunur. Dünyanın toplam berilyum rezervi 400.000 tonun üzerindedir.[4] ABD, dünyanın en büyük berilyum yataklarına sahiptir. Çin ve Kazakistan ile birlikte en büyük üreticiler arasındadır. 1998 ile 2008 yılları arasında, Dünya'nın Berilyum ihtiyacının %88'ini ABD karşılamıştır.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
42
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara₺1.100,00 - ₺2.000,0024 Ocak
Evrim Ağacı Ankara - Antik Ankara Gezisi
24 Ocak 2026 10:30 tarihinden 24 Ocak 2026 16:30 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Antik Ankara Gezisi etkinliği 24 Ocak 2026 Cumartesi tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 
 

Etkinlikte:

Anadolu Medeniyetleri Müzesi 

Ankara Kalesi ve Surları

Ankara Roma tiyatrosu

Roma Hamamı

Augustus-Roma Tapınağı gezilecektir.   

Tur Rehberi: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da alan çalışmalarında bulundu. 

Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaktadır. 


 Etkinlik, 20 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 

Katılımcıların gezi öncesi Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir.

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir.

Öğle yemeği ücreti katılımcılara aittir.  

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.
 

Devamını Göster
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Mehmet Çağlar
Mehmet Çağlar
70.4K UP
Gözlemi Yapan 9 Nisan 2023 Türkiye, Kütahya
Şehir içinde ağaçlık bir alanda gözlemlendi.
16
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Emrah Uzuçar
Gözlemi Yapan 5 gün önce
"Mekan, içine nesnelerin yerleştiği durağan bir boşluk değil; ışığın zaman ipliğiyle dokuduğu, her an yenilenen bir 'vücud' hırkasıdır. İbnü'l Arabî’nin 'Halk-ı Cedid' (Sürekli Yeniden Yaratılış) ilkesinde işaret ettiği gibi; evren her an yok oluş ve var oluşun sınırında dans eder. Bizim 'genişleme' olarak adlandırdığımız olgu, aslında ışığın l = c \cdot t uyarınca her an yeni bir 'mekan tecellisi' (a = l^2) inşa etme çabasıdır. Ancak bu devasa dokuma, sonsuz bir pürüzsüzlükle değil; her varlığın aslındaki o 'eksiklik' ve %1'lik 'kavrama sapması' (Fazz-4) ile maluldür. Elinizdeki bu çalışma; evreni sadece bir makine değil, her zerrede kendi noksanlığını tamamlamaya çalışan ama nihayetinde asimptotik bir sınıra çarparak durmaya mahkum olan devasa bir 'Nur' ve 'Bilgi' girdabı olarak yeniden tanımlamaktadır."
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Saygın
2 gün önce
Müziğin hayvanlar üzerinde gerçekten anlamlı bir etkisi var mı? Videodaki kedi, sanki müzik ruhuna dokunuyormuş gibi görünüyor. Oysa kedileri sık sık dalıp gitmiş hâlde görebiliriz. Son zamanlarda benzer içeriklerle karşılaşmam bu soruyu düşündürdü. Kedi sadece duruyor olabilir ama müziğin o an bir etkisi varmış hissi uyandırıyor.
86 görüntülenme
1
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Selim Çelik
Selim Çelik
10.9K UP
İnceleyen8 18 Mart
İyi ama interesting
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Şubat 2016 42 dk.

Allen Beyinbilim Enstitüsü’nden Bilimsel Çalışmalar Şefi Dr. Christof Koch, “Beyin, bilinen evrendeki en karmaşık nesnedir.” der [1]. Son derece karmaşık olan beyin yapısı dünyasına giren kişinin hayret etmemesi mümkün değildir. İnsan beyninde 100 milyar kadar nöron vardır ve bunların her biri en az bir başka nöronla bağlantı kurar [2]. Bu bağlantılara sinaps denir. Beynin fazlasıyla girift olan bu yapısı, yüz milyonlarca bilgisayarı anlaşılması zor bir ağla birbirine bağlayan internete benzetilebilir. Tıpkı bir bilgisayarın kolayca bağlantısını değiştirip başka bir bilgisayarla iletişim kurabilmesi gibi nöronlar da tamamen dinamik bir şebeke oluştururlar. Komşu nöronlarla yaptıkları bağlantıları sürekli değiştirirler [3]. Hayvanların, özellikle de insanların görünürde basit, ancak gerçekte çok karmaşık davranışlarının arkasında bu vardır.

Beyin hakkında bilmediklerimiz hâlâ bildiklerimizden daha çoktur. Nöronlar sürekli farklı sinapslar oluştururken beynin değişik bölümleri nasıl hâlâ bu kadar uyumlu çalışabilir? Belleğimiz bilgileri ve anıları nasıl saklar? Elektrik sinyalleri nasıl canlı görüntülere, seslere, duygulara vs. dönüşür? Yine de beyin hakkında olağanüstü bir şey biliyoruz: Beyin, yaklaşık 500 milyon yıl önce solucanlarda evrimleşmiş ve o zamandan beri de evrimleşmeye devam eden bir organdır [4]. Beyin, hayvan evrimsel geçmişinin ilk evrelerinde ortaya çıktığından (genellikle beyni de içerecek şekilde) gelişmiş bir sinir sistemi olan modern türlerin çoğu beyni olan ortak bir atadan gelmektedir. Bu durum bize diğer türleri ve onların geçirdikleri evrimi inceleyerek kendi beynimizi anlama fırsatı verir.

74
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Plato ve Ay Alpleri

Karanlık tabanlı, 95 kilometre genişliğindeki Plato krateri ile Ay Alplerinin (Montes Alpes) Güneş ışığıyla aydınlanan zirveleri, Ay yüzeyinin bu keskin teleskopik karesinde özellikle öne çıkıyor. Dünya gezegenindeki Alpler, kıtasal levhaların yavaş yavaş çarpışmasıyla milyonlarca yıl içinde yükselirken; Ay Alpleri büyük olasılıkla Mare Imbrium (Yağmurlar Denizi) adı verilen dev çarpma havzasını oluşturan ani bir çarpışmanın ürünü. Dağ silsilesinin hemen altında, denizin genel olarak pürüzsüz ve lavla kaplanmış tabanı görülüyor. Dağların içinden dümdüz bir çizgi gibi geçen belirgin yapı ise Ay Alpin Vadisi (Vallis Alpes). Mare Imbrium ile kuzeydeki Mare Frigoris’i (Soğuk Denizi) birbirine bağlayan bu vadi, sağ üst köşeye doğru uzanıyor; yaklaşık 160 kilometre uzunluğunda ve en fazla 10 kilometre genişliğinde. Elbette Plato kraterinin aşağısında ve sağında görülen büyük, parlak Ay alp dağına da Mont Blanc adı verilmiş. Atmosferi olmadığı gibi kar da olmadığından, Ay Alpleri muhtemelen bir kış tatili için pek uygun sayılmaz. Yine de 68 kilogramlık bir kayakçı Ay’da yalnızca yaklaşık 11 kilogram gelirdi.

15 Ocak 2026 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kredisi & Telif Hakkı: Luigi Morrone
Çeviren: Eyüp Akman

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
İnceleme
Ömer Özdemir
Ömer Özdemir
20.0K UP
İnceleyen10 1 Ağustos 2023
Çok farklı bir film, ölmeden önce kesinlikle izlenmesi gerek.
9.9/10
(197 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Truman Show
Yönetmen: Peter Weir
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
26
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close