Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Baran Kasımoğlu
İnceleyen9 1 gün önce
Öncelikle, kitap oldukça etkileyici ve yapısıyla diğer birçok romandan farklı. Tolstoy'un neden önemli bir yazar olduğunu kitabı bitirdiğinizde anlıyorsunuz. Kesinlikle tavsiye ederim. 

Kitabı kendime göre kısaca açıklamam gerekirse:

Savaş ve Barış bana göre 5 üzerinden 5 değil 4,5 puan çünkü kitapta halkın durumunu asla yansıtmamış ve olayları aristokratların hayatları açısından irdelemiş. Bunu da kendi kabul ediyor: "Eserimde sadece prensler, Fransızca konuşan ve yazan kontlar vb. yer alıyor, sanki o dönemin Rus hayatı bu insanlarda yoğunlaşmış gibi. Bunun inandırıcı ve liberal olmaktan uzak olduğunu biliyorum ve buna karşı tek ama karşı çıkılmaz bir yanıt vereceğim. Memurların, tüccarların, üniversitelilerin ve mujiklerin yaşamı benim için ilgi çekici değil ve yarı yarıya da anlaşılmaz bir yaşam, ama o dönemin aristokratlarının yaşamı, o dönemin anıtları ve başka nedenler sayesinde, benim anladığım, ilgimi çeken ve sevdiğim şeyler."

Savaş ve Barış, Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sı gibi bir roman değil çünkü hikayenin mutlu ya da mutsuz denebilecek bir sonu yok. Hikayesi ile edebi bir yönü var elbette ancak tarihi ve felsefi tespitler ile değerlendirmeler de var. Kitapta yer alan savaşları tarihi akışını bozmadan hayal ürünü kişi ve ailelerin hayatları ile harmanlamış ve birbirleri arasında neredeyse hiçbir bağlantı olmayan bu insanları kitap boyunca akıcı şekilde ilişkilendirmiş Tolstoy. 

Kitabın sonundaki "Epilog" bölümünde hikayeyi muğlak şekilde sonlandırmış, kitaptaki savaşları ve Avrupa ile Rusya başta olmak üzere insanlık tarihini iktidar ve büyük toplumsal olaylar çerçevesinde felsefi, psikolojik ve bilimsel açılardan değerlendirmiş.
8.5/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Война и миръ (Voyná i Mir)
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Turan Tufan
Turan Tufan
65.1K UP
Uyarlayan 1 Kasım 2013 3 dk.

İnsan dahil türlerin çoğunda gerçekleşen dişinin farklı erkeklerle çiftleşmesi, dişinin üreme alanının içinde 2 veya daha fazla erkekten gelen spermin örtüşmesi ile sonuçlanır. Bu olay meydana geldiğinde sperm dişinin yumurtasının fertilizasyonu için mücadele eder. Dişi de, döllenme için, diğer spermlere üstün gelen spermin lehine hakkını kullanma olanağına sahiptir. 

Çiftleşme Sonrası Cinsel Seçilim olarak isimlendirilen bu cinsel seçilim süreçleri çok hızlı gerçekleşir ve spermler ile dişi üreme alanı özelliklerindeki evrimsel değişimleri koordine eder. Bu değişimlerin türleşmenin önemli bir parçası olduğu düşünülmektedir.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
18
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berat Mutluhan Seferoğlu
Yazar 24 Ağustos 2019 1 sa.

Çağdaş felsefede ön planda olan iki felsefe geleneği olduğunu görüyoruz. Bu gelenekler analitik felsefe ve kıta felsefesi olarak adlandırılıyor. Bu yazıda iki gelenek hakkında bilgi vermek, bu gelenekleri karşılaştırmak ve analitik felsefe/kıta felsefesi ayrımına dair bazı noktaları açıklığa kavuşturmak istiyorum.

Başlamadan önce bir uyarı yapmam gerekiyor: Ben, analitik felsefe ve kıta felsefesi ekolleri arasından analitik felsefeye yakınım. Dolayısıyla söz konusu ekoller arasında yaptığım karşılaştırmanın ve yaptığım çıkarımların taraflı görünebileceğinin farkındayım. Bu ayrım, kişilerin felsefeye nasıl baktığıyla öyle yakından ilişkili ki, kamplardan herhangi birine yakınsanız, analitik felsefe ve kıta felsefesi karşılaştırmasını taraflardan birini ‘kayırmadan’ yapmanız pek mümkün değil. Bu nedenle konu hakkındaki taraflılığımla ilgili olarak okuyucuyu uyarma ihtiyacı hissediyorum.

179
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yüzerken de terliyor muyuz dersiniz?
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Emre Odabaş
Emre Odabaş
96.9K UP
Yazar 3 gün önce 12 dk.

Fenoloji; bitkiler, hayvanlar ve diğer organizmaların mevsimsel döngülerini ve bu döngülerin çevresel faktörlerle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Bu disiplin; özellikle sıcaklık, ışık, yağış ve diğer iklimsel değişkenlerin organizmaların gelişim evreleri ve üreme biyolojileri üzerindeki etkilerini anlamak için kullanılır. Fenolojik olaylar arasında çiçek açma, yaprak dökme, meyve olgunlaşması, göç ve üreme dönemleri yer alır. Bu olayların sistematik izlenmesi, ekosistem dinamiklerinin ve iklim değişikliğinin biyolojik süreçler üzerindeki etkilerinin anlaşılmasını sağlar.[1]

Fenoloji çalışmaları, iklim değişikliğinin biyolojik zamanlamalar üzerindeki etkilerini ortaya koymak için kritik öneme sahiptir. Örneğin, küresel ısınma nedeniyle bazı bitki türlerinin çiçek açma dönemleri öne çekilmiş, bazı hayvan türlerinin göç zamanları değişmiştir. Bu tür değişikliklerin izlenmesi, ekolojik uyum mekanizmalarının ve biyoçeşitliliğin korunması için temel veri sağlar. Ayrıca tarım, ormancılık ve doğal kaynak yönetimi gibi uygulamalı alanlarda fenolojik gözlemler, üretim planlaması ve zararlı yönetimi için kullanılmaktadır.[2]

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hilmi Uysal
Hilmi Uysal
4,377 UP
Yazar 8 Mayıs 2019 46 dk.

İnsanın iş faaliyeti “insan emeği” olur. İnsan emeği aslında zihinsel ve bedensel ikili bir faaliyettir, bir praksistir. Zihinsel bileşenini belirleyen ensefalizasyon katsayısıdır (EQ). Bedensel kısmını belirleyen ise BMR ile ölçebileceğimiz ve yaklaşık 3.5 milyon yıllık bir süreçte oluşan iki ayaklılığı, ellerini kullanışı ile tipik olan insan vücududur. Topluluk olarak yaşayan Homo Sapiens’in yaşamını sürdürebilmesi için gerekli besin bulma aktivitesi, beyinleşme oranının yükselmesi ile enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığını genişleterek, topluluğun yaşamını dolayısıyla da bireyin yaşamını güvence altına almaktadır. İnsan emeği bir praksis olarak, zekâsıyla enerji tüketerek kullanım değerleri/metalar üretir. Üretim sürecinde objeye eklenen bir “değer”dir. Zihinsel bileşeni ile insanın iş faaliyeti, “insan emeği” değer yaratan bir öze sahiptir. Üretim sürecindeki birey hem kendisini yenilemek için gerekli değeri hem de iş faaliyetinin sonucunda bu değerden fazlasını ürettiği objeye ekler. Dunbar sayısı ve enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığı arasında kurulabilecek bağıntı bize insan emeğinin çok önemli bir yönünü kavramımızı sağlamaktadır. Bu insan emeğinin en önemli özelliği olan “artı-değer” kavramıdır. Çağdaş insanda ortalama bir bireyin iş faaliyetinde üretebileceği enerji topluluktaki 2-3 kişinin enerji gereksinimini karşılayabilecek hale gelebilmektedir. İnsan emeği sadece toplumsal olarak kendisinin yaşamını sürdürmek için gerekli olanı üretmemektedir. Enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığı nedeniyle belirli bir oranda fazlasını üretmektedir. Dolayısıyla bir bireyin iş faaliyeti değer olarak kendisine gerekli olandan fazlasını üretme yeteneğini içermektedir.

İnsan emeğinin verimliliğindeki artıştan, enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığının genişlemesinden sorumlu olan bedensel değişimi ve daha belirleyici olarak ta zihinsel öğenin geçirdiği değişimdir. Homo Sapiens ile en yüksek EQ oranına ulaşan insan, insan emeğinin verimliliğini halen arttırmaya devam etmektedir. Bu insanın inovasyon, (yaratıcılık) yeteneği ile bağıntılıdır. İnsan emeğinin enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığının, insanın inovasyon yeteneği ile genişlemiş olması beklenir. İnsan emeğinin enerji üretim kapasitesi üzerinde sadece enselalizasyon katsayısı değil, inovasyon yeteneğinin de bir katkıda bulunması gerekir. Bu inovasyon katsayısı niteliksel olarak iş faaliyetinin değeri üzerinde de etkilidir.

77
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tom Cochrane
Tom Cochrane
54.7K UP
Yazar 7 Ağustos 2022 46 dk.

Eğer iki bireyin beyinlerini birbirine bağlayacak olsaydık, bu durum, bireylerin bilinçli deneyimlerini nasıl etkilerdi? Daha spesifik olaraksa, iki kişinin insanın bilinçli deneyimlerinden herhangi birini paylaşması mümkün mü? Peki ya iki insanın farklı özneler olarak kalırken, aynı anda bazı deneyimlerden ortak olarak yararlanmaları mümkün mü? Beyinleri talamustan bağlı olan Hogan ikizleri vakası (kraniyopagus yapışık ikizler), tüm bunların olabileceğini gösteriyor gibi görünüyor. Pratik ampirik yöntemler bize, ikizlerin bilinçli deneyimleri paylaşıp paylaşmadıklarını doğrudan söyleyemese de, beyinde içerik işlemenin yerelliği hakkındaki düşünceleri gözeterek, büyük olasılıkla bunun olması gerektiğini savunuyorum.

Kimi zaman iki beyni birbirine bağladığımızda, bu beyinlerle ilişkili bireysel zihinleri de birleştirebileceğimiz varsayılır. Derek Parfit, felsefe camiasında ünlü olan bir şekilde, iki bireyin bedenlerinden beyin yarılarının çıkarıldığı ve daha sonra yeni bir bedende birleştirildiği bir düşünce deneyini anlatır:[1] Parfit, iki beyin yarısı arasında bir rekabet olup olmayacağını, örneğin birleşme öncesi bireyin fikirlerinin diğerine baskın gelip gelmeyeceğini ya da bir tür uzlaşmaya varıp varmayacaklarını merak eder. Yine de Parfit'in düşünce deneyinde, tekil bir zihnin ortaya çıkacağı temel fikri varsayılmaktadır. Benzer varsayımlar, kişisel kimlik literatüründe de bolca bulunmaktadır.[2][3][4][5][6][7]

146
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
172.4K UP
Uyarlayan 4 gün önce 10 dk.

Matematik felsefesi, kendi başına bir araştırma konusu olarak analitik felsefede önemli bir rol oynar. Matematiksel bilginin açıklanması epistemoloji açısından da önemlidir. Soyut kavramlara örnek verebileceğimiz sayılar, kümeler gibi matematiksel nesneler; zaman ve mekandan bağımsız ele alınır. Bu tür nesneler ontoloji ve metafizik konusu olarak kendilerine daha geniş bir düşünce çerçevesinde yer bulur.

Matematiksel Realizm ya da diğer adıyla Matematiksel Platonculuk, soyut matematiksel nesnelerin varlığının dilimizden, düşüncelerimizden ve uygulamalarımızdan bağımsız olduğu metafiziksel görüştür. Elektronların ve gezegenlerin bizden bağımsız olarak var olması gibi sayılar ve kümeler de bizden bağımsız olarak var olurlar. Ayrıca elektronlar ve gezegenler hakkındaki ifadelerin, ilgili oldukları nesneler ve bu nesnelerin bütünüyle nesnel özellikleri tarafından doğru ya da yanlış kılınması gibi, sayılar ve kümeler hakkındaki ifadeler de aynı şekilde doğru ya da yanlış kılınır. Bu nedenle matematiksel doğrular icat edilmez, keşfedilir.

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gülfem Akdemir
Seslendiren 6 Kasım 2024 7:08
Güneş Sistemimizde bilinen 200'den fazla uydu vardır. Uydular, çok farklı boyutlarda ve şekillerde olabilirler. Çoğunda atmosfer bulunmamasına rağmen,...
24
Nrg Stüdyo
Üye 5 gün önce 1 Cevap
Biraz basit bir soru ama kafama takıldı neden hala daha önce su kaynatıp sonra çıkan buharın basıncı ile türbin döndürüyoruz? Sterling benzeri çok yüksek verimli başka araçlar yok mu? (Henüz yaş olarak küçüğüm ve muhafazakar bir ailede büyüdüğüm için henüz böyle şeylerden uzak büyüdüm eğer herhangi bir cahillik yaptıysam lütfen anlayışlı olun)
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
110.8K UP
3 gün önce
Aslan çizdim
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen8 5 gün önce
Üniversitede, solcu olduğum dönemde okumuştum. O zamanlar devrimci bir metin sanıyordum; meğer asıl anlattığı şey, ideolojiden önce insanın dönüşümüymüş. Yıllar sonra dönüp bakınca fark ediyorsun: Bazı kitaplar gençken slogan, büyüyünce vicdan olur.
Ana
Kitap
9.8/10
(8 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Мать, romanlaştırılmış: Mat
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Şubat 2014 11 dk.

Görselde, birbirinden oldukça uzak 4 memeli hayvan türünün uzuvları görülmektedir: bir insan, bir kedi, bir balina ve bir yarasa. Bu canlılar, dışarıdan bakıldıklarında birbirinden tamamen farklı gözükseler de, içlerine baktığınız zaman aynı atadan geldiklerini haykıran yüz binlerce veri bulmak mümkündür. Bunların en net olanlarından biri de, kemiklerinde yapacağınız bir analizden gelecektir.

Bu apayrı 4 memelinin (ve diğer memelilerin de) bütün uzuv kemikleri birbiriyle eştir. Bilimde biz aynı atadan gelen ve farklı torun türlere dağılan bu yapı ve organlara homolog (eş) organlar adını veriyoruz. Bu kadar farklı yapılarda olmalarının tek sebebiyse, evrimsel süreç içerisinde aynı kemiklerin farklı ortamlara adapte olan uzuvlarla birlikte evrim geçirmiş olmalarıdır. Görselde, sırasıyla humerus, radius, ulna, karpallar, metakarpallar ve falanjlar görülmektedir. Tüm memeli türlerinde bu kemikler birbirinin aynı yapıdadır; sadece şekilsel farklılıklar bulunmaktadır. Dolayısıyla, birbirinden tamamen farklı görünen canlıların evrimsel süreçte ortak bir atadan geldiği anlaşılabilir. Bunu bir diğer şekilde sınama yöntemi, memeli olmayan canlılara bakmaktır.

266
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Orhan Alp Cingöz
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Özgürlüklerini savunmayanların ödedikleri bedel ağırdır...
Kaynak: Hayvan Çiftliği Kitabı
9.6/10
(399 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Animal Farm
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Uyarlayan 1 Mart 2019 1 dk.

Farelerin gözüne retinal nanoparçacıklar enjekte edilerek görünür ışığın yanında 10 haftaya kadar kızılötesi ışığı görebilmeleri sağlandı! Üstelik hem gündüz, hem gece vakti! Yan etkileri ise oldukça ihmal edilebilir.

İnsanlar ve diğer birçok memeli, retinalarındaki foton bağlayan opsinleri nedeniyle elektromanyetik spektrumdaki görünür ışık denilen bir dizi dalga boyunu (400-700 nm) görmekle sınırlıdır. Ancak daha uzun bir dalga boyuna sahip olan kızılötesi (INR) radyasyon etrafımızdadır. İnsanlar, hayvanlar ve diğer nesneler kızılötesi ışık emer ve yansıtabilirler. Dalga boyu çok büyük olduğu için birçok memelinin fotoreseptörler bunu algılayamaz.

74
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 25 Aralık 2024 4 dk.

NASA'nın uzaydaki araçları, 20 yılı aşkın süredir Dünya'nın aldığı güneş enerjisini izliyor. Uzmanlar burada bir dengesizlik olduğunu, yani gezegenimize giren enerjinin, çıkan enerjiden daha fazla olduğunu belirtiyor. Bu dengesizliğin büyük bir kısmının ısıyı atmosferde tutan insan kaynaklı sera gazlarından kaynaklandığı söylenebilir. Ancak geriye kalan kısmı açıklamak oldukça zor. NASA'nın Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nde çalışan iklim bilimci George Tselioudis, şöyle anlatıyor:

Ancak Tselioudis ve ekibi, bu enerji açığını uzun yıllardır çalışmakta olan bir uydu sayesinde açıklayabileceklerini düşünüyor. Araştırma, dünyanın yansıtıcı bulut örtüsünün son 20 yılda küçük ama ölçülebilir bir şekilde azaldığını ve bunun daha fazla ışığın gezegene ulaşmasına ve küresel ısınmanın artmasına yol açtığını ortaya koyuyor. Geçtiğimiz hafta Amerikan Jeofizik Birliği toplantısında çalışmasını sunan Tselioudis, eksik olan parçayı nihayet bulduklarını belirtiyor.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Asrın Akıncıoğlu
Türü Ekleyen 30 Temmuz 2021
Arıları ve yabanarılarını taklit etmelerinden dolayı zar kanatlılar ile sıklıkla karıştırılan bir sinek familyasıdır. Birçoğu sarı, siyah ve turuncu renklere sahiptir. Boyutlar değişkenlik gösterse de genellikle 5-25 mm arasındadır. İnce ve küçük türlerin yanında büyük ve kalın gövdeli türler de bulunmaktadır. Gözler büyüktür ve erkeklerde çoğunlukla başın üstünde birleşir. Dişilerde ise erkeklere göre daha küçük olan gözler, ayrıdırlar ve birleşmezler. Başın üstünde 3 adet nokta göz (ocellus) bulunur.
0
Serra Kutlu
Serra Kutlu
72.2K UP
Çeviren 6 gün önce 7 dk.

Freddie Chipres, dışarıdan bakıldığında “şükredecek çok şeye sahip” gibi görünen, hayatının kenarlarında dolaşan melankoliyi bir türlü üzerinden atamıyordu. Zaman zaman, özellikle evden çalıştığı dönemlerde, kendini yalnız hissediyordu. Evli, 31 yaşındaki ipotek danışmanı, bir şeylerin ters gittiğini düşünüyordu: Depresyonda olabilir miydi?

Chipers, terapiste gidip olumlu deneyimler yaşayan arkadaşlarını tanıyordu. Bu fikre her zamankinden daha açıktı ama bu aynı zamanda birini bulmayı ve randevu almayı gerektiriyordu. Aslında tek istediği, ruh sağlığı hakkında biraz geri bildirim almaktı.

43
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye Alıntıyı Ekleyen 18 Ekim 2024
Yaşamın bir bekleme olucak ama beklemeden yaşıcaksın.
Kaynak: Yürüme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Eser
Ece Müker
Ece Müker
587.2K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : The Housemaid
Yönetmen: Paul Feig
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Ece Müker
Ece Müker
587.2K UP
5 gün önce
NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu, yıldız içermeyen, gaz bakımından zengin ve karanlık madde tarafından baskın yeni bir nesne türünü ilk kez doğruladı. “Cloud-9” adı verilen bu yapı, erken evrenden kalma bir hidrojen bulutu (RELHIC: Reionization-Limited H I Cloud) ve yıldız oluşturmada başarısız olmuş bir galaksi kalıntısı olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 14 milyon ışık yılı uzaklıktaki Cloud-9’un radyo dalgalarıyla tespit edilen nötr hidrojen içeriği Güneş’in yaklaşık bir milyon katı kütleye sahipken, karanlık madde kütlesinin ~5 milyar Güneş kütlesi olduğu hesaplandı. Hubble’ın yüksek hassasiyetli gözlemleri, bulut içinde hiçbir yıldız bulunmadığını kesin olarak gösterdi. Bulgular, galaksi oluşumunun erken evreleri, karanlık maddenin doğası ve evrende yıldızsız yapıların varlığına dair doğrudan kanıt sunuyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ertuğrul Genç
Ertuğrul Genç
474.8K UP
Öğrenci ,araştırmacı 18 Kasım 2022 Sen de Cevap Ver

Yeterince Uzağa Bakarsak Galaksimizin Oluşumunu Görebilir Miyiz?

Pek çoğunuz duymuştur; uzayda uzağa baktığımızda cisimlerin geçmiş halini görüyoruz. Yani ne kadar uzağa bakıyorsak, o kadar geçmişe bakıyoruz anlamına geliyor bu. Örneğin Güneş’in 8 dakika önceki halini görüyoruz çünkü bize 8 ışık dakikası uzaklıkta. Bize en yakın sistem olan Alpha Centauri Sistemine baktığımızda ise onun yaklaşık 4 yıl önceki halini görüyoruz.

Bunun sebebi ışık hızının sabit olmasıdır. Biliyorsunuz, gök cisimlerinin bilgisi bize ışıkla gelmekte ve ışığın 299.792 km/sn gibi bir hızı var. O nedenle bize 50.000 ışık yılı uzaktaki bir yıldız patlasa, ışık bize bu patlamanın bilgisini 50.000 yılda getirecek. Böylece gözlerimizi veya teleskoplarımızı gökyüzüne çevirdiğimizde 50.000 yıl önce patlayan bir yıldızı göreceğiz.

Bu aslında gökbilimciler için bir nimet, çünkü daha uzağa baktığımızda daha eski evrene bakmış oluyoruz. Bu sayede yıldızların, galaksilerin oluşum zamanlarına ilişkin veri toplayabiliyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

Öyleyse yeterince uzağa bakarsak kendi galaksimizin oluşum halini görebilir miyiz?

Soruyu yanıtlamak için 50.000 ışık yılı uzaklıktaki yıldızımıza ilişkin örneğimize geri dönelim. Bizim bu yıldızın 50.000 yıl önceki halini gördüğümüzü söylemiştik. Fakat eğer bu yıldızın 100.000 yıl önce ne yaptığını incelemek isteseydik, bunu yapamazdık, çünkü yıldızdan 100.000 yıl önce yola çıkan ışık, çok zaman önce bizden uzaklaşmış olurdu.

Aynen bu şekilde, milyarlarca yıl önce, oluşum aşamasında kendi galaksimizden yayılan ışık, galaksimizden ayrıldığından bu yana uzak evrende seyahat ediyor. Birileri evrenin uzak yerlerinden galaksimizi milyarlarca yıl önce olduğu gibi görüyor olabilir, ama biz bunu asla yapamayız.

Konuya daha ileri bir soruyla devam edelim. Peki evren kapalı olsaydı görebilir miydik?

Öncelikle soruyu anlamak için bir özet yapalım, evrenin geometrisiyle ilgili üç ana senaryo vardır: Evrenin geometrisi açık, kapalı veya düz olabilir. Bunları konumuz bağlamında ele alırsak, açık ve düz geometrili bir evrende yoluna düz devam eden bir foton, asla başladığı yere dönemez. Kapalı bir evrende ise aynen küre bir yüzeyde olduğu gibi dümdüz ilerleyen bir foton, başladığı yere dönecektir.

Tüm Reklamları Kapat

Peki evrenimiz kapalı bir geometriye sahip olsaydı galaksimizin oluşumunu görebilecek miydik?

Üzgünüz, bunun cevabı yine hayır olacaktı. Çünkü evren ışık hızından daha hızlı genişliyor (aslında ışık hızından hızlı genişlemiyor, ilgili yazımızı okuyunuz). Evrenimizdeki genişleme hızı, ışığın asla orijinal konumuna geri dönemeyeceği kadar yüksek olduğundan böyle bir durumda bile ışık, sonsuza dek kaynaktan daha da uzaklaşmaya devam edecekti. Yani evrenin genişlemesi, fotonun başladığı yere dönmesini engelleyecekti.

Peki öyleyse genişleme hızının daha yavaş olduğu, bizden farklı bir evren hayal edelim. Böyle bir evrende, ışık ışınları teoride kaynağa geri döner. Fakat yine bir sorun var: Böyle bir senaryoda evren, hızla çökme eğiliminde olacağından ışık başladığı yere dönecek zamanı bulamazdı.[1]

Yani üzgünüz, hiçbir zaman kendi galaksimizin geçmiş halini göremeyeceğiz.

Kaynaklar

  1. H. Bulut. Yeterince Uzağa Bakarsak Galaksimizin Oluşumunu Görebilir Miyiz? • Kozmik Anafor. (13 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 18 Kasım 2022. Alındığı Yer: Kozmik Anafor | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
8
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close