Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Tolga Can
Tolga Can
2,630 UP
Çeviren 23 Aralık 2017 4 dk.

1930’da, ekonomist John Maynard Keynes teknolojik değişimin ve verimlilik artışının, en sonunda bizi haftada 15 saatlik bir çalışma tablosuna ulaştıracağını öngördü. Fakat son birkaç on yıldaki önemli verimlilik kazancına rağmen, haftada hala ortalama 40 saat çalışıyoruz. 

Keynes’in mantığına göre "az iş, çok üretim" ile ("daha verimli olmak" olarak da bilinir), tüm ihtiyaçlarımız daha az çalışma ile karşılanabilir ve bize daha fazla boş zaman kalabilirdi. Fakat Keynes’in zamanından bu yana araştırma ve veriler ortaya koyuyor ki şirketler, verimliliğin yararlarını kendilerine sakladılar.

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Yazar 3 Aralık 2018 10 dk.

Sabah gün daha tam ağarmadan uyanmışsınız. Yağan yağmuru görüp hayıflanıyor, ne giymeniz gerektiğine karar vermeye çalışıyorsunuz. Geçici bir süreliğine girdiğinizi düşündüğünüz işte 5. yılınızı doldurmuşsunuz. Evden çıkmaya hazır hale geldiğiniz on beş dakika içinde aynı rutinler, aynı beğenmediğiniz sistem, aynı sıkıcı ve boş günlük yaşam meşgaleleri zihninize boca oluyor. Zaten kahvaltı yapmıyorsunuz. Giderken bir simit alır, iş yerinde de bir hazır kahve içersiniz olur biter. Esasında kahvaltıyı seviyorsunuz ama bu şekilde değil. Hafta sonundaki geç ve uzun kahvaltılara bayılıyorsunuz. Zaten düşündüğünüzde, yapmaktan zevk aldığınız hemen her şeyi hafta sonu yapıyorsunuz. O bile tam değil, çünkü pazar günü öğleden sonra başlayan pazartesi sendromu, o gününüzün de yarısını götürüyor.

“Bir buçuk gün” diye düşünüyorsunuz, “tüm hafta yaptığım her şey, katlandığım her şey, her sıkıntı bir buçuk günümü kazanmak için.”

184
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Sert, Emre Akman Ve Hüseyin Atala
Seda Sert, Emre Akman Ve Hüseyin Atala Seslendiren 8 Ağustos 2024 12:09
Dopamin ve beyin sinyalleri arasındaki yeni ilişki - Büyük dil modellerinin geliştirilmesi için yeni adımlar - Hepsi ve daha fazlası bu bolümde!
19
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Emre Ertürk
Emre Ertürk
29.3K UP
Çeviren 21 Nisan 2018 17 dk.

Yukarıdaki videoda, Dr. Michael Nachman'ın kaya cep farelerinin evrimi üzerine yaptığı araştırmanın sonuçlarını öğrenecek ve evrimi net bir şekilde, gerçek bir örnek üzerinden göreceğiz.

İnsanların olduğu her yerde fareler de vardır. Neredeyse hiçbir hayvan bizim tarafımızdan oluşturulan yaşam alanlarına bu kadar iyi uyum sağlamamıştır. Bu nedenle, Almanya’nın Plön şehrindeki Max-Planck Evrimsel Biyoloji Enstitüsü’nden Diethard Tautz için evrimin çalışma şekline model sistem olarak bu küçük kemirgeni kullanmak daha akla yakın geldi.

62
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Ağustos 2013 24 dk.

Hayat, sağ elini kullanmayı tercih eden ("sağlak") insanlar için tasarlanmıştır. Çünkü popülasyonun %85-90 civarı, sağ elini kullanmaktadır; geriye kalan %10-15'lik kesim sol elini kullanmayı tercih eder ("solak"). İyi ama neden? Bunu belirleyen ne? El tercihi, hangi faktörlerden etkilenerek oluşuyor? Bu yazımızda, el tercihi ya da ellilik olarak bilinen bu konuya ve bunun evrimine değineceğiz.

Ellilik (el tercihi, el kullanımı) olarak bilinen ve halk arasında genelde "sağlaklık ve solaklık" olarak kullanılan bu kavramın ne yazık ki evrensel ve net bir tanımı bulunmamaktadır. Ancak sıklıkla başvurulan tanımı üzerinden gidecek olursak, bir insanın günlük yaşantısı içerisinde öncelikli olarak tercih ettiği el ve ayak kullanımıdır. Yani bir şeye uzanmak için genellikle sağ elinizi kullanıyorsanız "sağlak", sol elinizi kullanıyorsanız "solak" olarak bilinirsiniz. Aynı durum ayaklar için de geçerlidir, ancak burada sadece el olarak bahsedeceğiz.

176
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyn Qəhrəmanov
İnceleyen 11 saat önce
"Batman" filmlərindən hamının tanıdığı Joker son oyununu qurur və Superman'i aldadır. Sevdiyi qadın Luiz və bətnindəki körpəni özü də bilmədən öldürən Superman içindəki qəzəblə körüklənir və bütün dünyanı məhv etmək qərarı alır. Ədalət birliyi Superman'i dayandırmaq üçün bütün gücünü səfərbər etməlidir. Lakin tərs gedən işlər var: digər super qəhrəmanlardan bəziləri Superman'i təsdiqləyir və onun tərəfindədir...
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Injustice: Gods Among Us, Vol. 1
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sabri Küsüroğlu
Çeviren 3 Eylül
Muhteşem sarmal galaksi NGC 4565, Dünya gezegeninden bakıldığında tam kenarından görülüyor. Dar profilinden dolayı İğne Galaksisi olarak da bilinen bu parlak galaksi, silik ama düzenli yıldız deseniyle Coma Berenices takımyıldızında yer alır ve kuzey gökyüzünün teleskopla yapılan gezintilerinde sıkça uğranan bir duraktır. Bu keskin ve renkli görüntü, galaksinin kutuya benzer şişkin merkezi çekirdeğini ortaya çıkarıyor. Bu çekirdek, NGC 4565'in ince galaktik düzlemini boydan boya kesen ve ışığı perdeleyen toz şeritleri ile delinmiş durumda. NGC 4565, yaklaşık 40 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunurken, sarmal galaksinin kendisi yaklaşık 100.000 ışık yılı genişliğe sahiptir; bu da kendi Samanyolu'muzun boyutlarına hemen hemen eşittir. Küçük teleskoplarla bile kolayca gözlemlenebilen bu derin uzay cismi, gökyüzü meraklıları tarafından, Messier'in kataloğuna almayı atladığı önemli bir gökbilim şaheseri olarak kabul edilir.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 14 Kasım 2014 32 dk.

7 Kasım 2014 tarihinde vizyona giren Yıldızlararası (Interstellar) filmi, senenin en çok beklenen filmi olarak büyük ses getirdi. Belki gişelere beklediği hızlı girişi yapamadı ve ABD'de Disney tarafından yapılan Büyük Kahraman 6 (Big Hero 6) isimli filmin gerisinde kaldı ama yine de gerek içeriği, gerek kurgusu, gerek görsel yapısı, gerekse de Evrim Ağacı olarak burada işlediğimiz gibi bilime olan katkılarıyla önemli miktarda ses getirmeyi başardı. Öyle ki, kolay kolay bilimkurgu filmlerini beğenmeyen, Dünyaca ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson'dan bile, buradan okuyabileceğiniz gibi bol miktarda övgü aldı. Filme yöneltilen ve hem destekleyen, hem de karşı olan sayısız eleştirinin yarattığı toz fırtınası yavaş yavaş dinerken, biz de filmin bilimsel olarak bir analizini sizler için yapmak istedik. Ayrıca filmin sonunda, karadeliğin içerisine girildiğinde ne olduğunu ve neler anlatılmaya çalışıldığını da, anlamayanlar için açıklayacağız. Umuyoruz ki faydalı olacaktır.

İlk olarak şunu söyleyelim: bu bir belgesel değildir, bir bilimkurgu filmidir. Dolayısıyla ele alacağımız eleştiriler, "Kesin ip var or'da!" diyormuşuz gibi anlaşılabilir. Fakat amaç bu değildir. Bilimkurgunun amacı, hayal gücünü tetikleyerek bilimin ileride görebileceği gerçeklerle ilgili ufkumuzu açmaya çalışmasıdır. Sadece salt bir sanat eseri olarak görüp tüm bilimsel doğasından sıyırmak, tamamen bilim olarak görüp içerisindeki noktaları abartmak kadar hatalı olacaktır. İkisi de yanlıştır. Dolayısıyla, mutlaka filme gitmenizi ve son yılların (hatta belki tüm zamanların) en başarılı bilimkurgu filmlerinden biri olduğunu düşündüğümüz Yıldızlararası'nı izlemenizi tavsiye ederiz. Biz tek kelimeyle "bayıldık". Özellikle sayısız bilimsel gerçeğin dahiyane bir şekilde aktarılması, filmi diğer pekçok bilimkurgu filminden ayıran çok özel bir nokta. Ancak filmin büyüleyici doğasından sıyrılıp "Ya acaba?" sorusunu sormaya başladığınız anda, artık bilimkurgu veya sanat değil, bilim yapıyorsunuz demektir ve bu yazımız, size katkı sağlayacaktır diye düşünüyoruz. Dolayısıyla sanatın bittiği yerle bilimin başladığı yeri iyi ayırt etmek gerektiği kanaatindeyiz. Benzer şekilde, Evrim Ağacı ekibi olarak filmin harika olduğu konusunda hemfikiriz. Ancak bu, bilimini analiz edip hatalarına değinemeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

252
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 30 Aralık 2023 11 dk.

Omurgasız hayvanlar (veya kısaca "omurgasızlar"), kıkırdaklı veya kemikli omurgalıların aksine, omurga sütunu ("omurgası") olmayan bütün hayvanların genel adıdır. Yaşayan tüm hayvan türlerinin %90'ından fazlası omurgasız hayvanlardır; buna rağmen "omurgasız" sözcüğü resmi bir taksonomik klada işaret etmez.

Dünya çapında dağılım gösteren omurgasız hayvanlar arasında deniz yıldızları, deniz kestaneleri, solucanlar, süngerler, denizanaları, ıstakozlar, yengeçler, böcekler, örümcekler, salyangozlar, istiridyeler ve kalamarlar gibi çok çeşitli hayvanlar bulunmaktadır. Omurgasızlar özellikle tarımsal zararlılar, parazitler veya parazitik enfeksiyonların insanlara ve diğer omurgalılara bulaşmasına neden olan ajanlar olarak önemlidir.

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
1 gün önce
Ve sonra video biter. Fon müziği susar. Yeni bir içerik başlar. Acı geride kalır, izlenmiş, tüketilmiş, arşivlenmiştir. Hatırladığımızı sanırız çünkü izledik.
Oysa paylaşılmayan bir an vardır. Görüntüsü yoktur, sesi yoktur, fon müziği yoktur. Kimse beğenmez, kimse yorum yapmaz. Ama belki de ilk kez, gerçekten hatırlamaya en çok yaklaştığımız yer orasıdır.
Belki de asıl mesele neyi paylaştığımız değil neyi paylaşmadığımızdır. Hangi acıyı sessizce taşıdığımız, hangi görüntüye bakmamayı seçtiğimizdir. Çünkü bazı şeyler gösterilerek değil susularak hatırlanır.
Başta eklenen fon müziği en sonda kesilir. Geriye ne görüntü kalır ne ses. Sadece şu soru kalır. Biz gerçekten hatırladık mı, yoksa yalnızca izledik mi?
Çünkü bazı acılar hatırlanmak için değil saygıyla susulmak için vardır.

38 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nisanur Kalkan
Üye 6 gün önce
MBG istiyorum ama malumunuz iş imkanı kısıtlı. Yurt dışında deneyim kazansam mükemmel olur ama yurt dışına çıkma ihtimalim kesin değil.Burada kalıp işsiz kalabilirim ve bu beni çok korkutuyor. Çevremden yeterli desteği alamıyorum herkes garanti bir meslek seçmemi istiyor tıp,diş hekimliği gibi. Ama kendimi MBG haricinde bir bölümde de göremiyorum
253 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Melih B
Melih B
58.9K UP
Matematiğe meraklı birisi 1 gün önce Sen de Cevap Ver
253 görüntülenme
"3, 6 ve 9’un ihtişamını bilseydiniz evrenin anahtarını elde edebilirdiniz" ifadesi ne anlama gelmektedir?
"3, 6 ve 9’un ihtişamını bilseydiniz evrenin anahtarını elde edebilirdiniz" ifadesi ne anlama gelmektedir?

Kötü haber, böyle bir şey yok...

Nikola Tesla'ya atfedilen sözlerin çoğunluğu gerçek değil, zamanında "enerji", "frekans" gibi konularla ilgilenmiş ve popüler bilimde adı en çok duyulan kişilerden biri olduğu için bu "enerji", "frekans" gibi bilimsel bağlamda derinliği olan konuları bilimsel niteliklerinden tamamen arındırıp çoğunlukla bir ticari kapı olarak kullanan sahtebilimciler, Tesla'yı çok fazla kullanıyorlar. Aynı kişiler, Tesla'nın

If you want to find the secrets of the universe, think in terms of energy, frequency and vibration”

gibi bir sözü olduğunu da iddia ediyorlar... Gerçek şu ki, bunların hiçbiri güvenilir kaynaklara dayanan atıflar değiller, aksine bu sözlerin dayandığı kaynaklar genellikle insanların "enerji", "frekans" algısını sahtebilimsel yollarla değiştirip onlardan ticari amaçlarla faydalanan kaynaklar oluyorlar. Dahası, soruda bahsi geçen atıf üzerine bu sahtebilimci insanlar "369 Metodu" diye tamamen sahte metotlar bile oluşturmuşlar...

Tüm Reklamları Kapat

Tesla böyle şeylere malzeme olmak için her anlamda güzel bir seçim, hem popüler, hem enerji gibi konularla ilgili hem de halihazırda kendisinin sayılara takıntılı olduğunu -Çoğu kişiye göre OKB düzeyinde bir takıntısının olduğunu- biliyoruz... Yine de, hayır, Tesla'nın böyle bir sözü yok.

Merak ediyorsanız, sizlere 3-6-9'un neden evrenin sırrı olduğunu açıklayan bir dizi paragraf yazabilirim... ve sayılarının en yakın oldukları tam sayının 3 olması tesadüf mü? 3'ten büyük her asal ayının 6k-1 veya 6k+1 formunda olması peki? Ya bütün n-gen'lerin iç açılarının toplamının rakamları toplamının 9 veya 9'un katı olmasına ne demeli... Nümeroloji -hemen hemen*- böyle bir zırva işte, bunları yazarken 36 saniye bile düşünmedim, az da olsa matematikle ilgilenen birisine 3-5 sayı verseniz sizlere o sayıları evrenin sırrı gibi açıklamakta zorluk çekmeyecekler zaten.

Son olarak, bilimin bilim olarak devam etmesi adına, lütfen "wikiquote" gibi kaynaksız/güvenilir olmayan kaynaklar kullanarak veri girebildiğiniz sitelere ve bariz biçimde sahtebilimsel içerikleri olan sitelere aldanmayın... Sağlıcakla kalın.

*:"hemen hemen" diyorum çünkü sahtebilimciler yalanlarını oldukça büyüterek daha geniş bir kapsama almaktan, daha inandırıcı ve sistematikmiş gibi göstermekten hiç çekinmiyorlar...

bkz: astroloji

Kaynaklar

  1. K. Lacapria. Nikola Tesla ‘369 Theory’ – Truth Or Fiction?. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Truth or Fiction? | Arşiv Bağlantısı
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Küresel Yıldız Kümesi 47 Tuc

Küresel yıldız kümesi 47 Tucanae, güney göklerinin bir mücevheridir. NGC 104 olarak da bilinen küme, diğer 200 küresel yıldız kümesi ile birlikte Samanyolu Galaksisi’nin halesinde gezinir. Dünya gezegeninden görülen en parlak ikinci küresel yıldız kümesi (Omega Centauri‘den sonra) olan 47 Tuc, yaklaşık 13.000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Tukan (Toucan) Takımyıldızı’ndaki Küçük Macellan Bulutu‘na yakın bir bölgede çıplak gözle görülebilir. Bu yoğun küme, sadece yaklaşık 120 ışık yılı genişliğe sahip bir hacimde yüz binlerce yıldız barındırıyor. Teleskoptan alınan bu keskin görüntüde, kümenin eteklerindeki kırmızı dev yıldızlar sarımsı renkleriyle kolayca seçilebiliyor. İyice sıkıştırılmış küresel küme 47 Tuc, aynı zamanda şimdiye kadar bildiğimiz bir kara deliğe en yakın yörüngede dönen bir yıldıza da ev sahipliği yapıyor.

24 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı & Telif Hakkı: Jose Mtanous
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close