Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Tüm Reklamları Kapat
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Büşra İlcay Ve Meriç Öztürk
Büşra İlcay Ve Meriç Öztürk Seslendiren 23 Nisan 2025 45:31
Meriç, IQ testlerinin geçerliliğine ikna oldu mu? Zeka testleri nasıl yapılıyor? Her topluma özel testler var mı? Hepsi ve daha fazlası Büşra İlcay'ın...
23
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Ece Müker
Ece Müker
630.9K UP
1 gün önce
Artemis II mürettebatı, 10 günlük uzay yolculuğundan döndükten sonra yaşadıklarını paylaşmaya devam ediyor. Dört astronot hem Ay'ın uzak yüzüne yaklaşmanın nasıl bir his olduğunu hem de uzayın insan vücudu üzerindeki şaşırtıcı etkilerini anlattı.
 
Kanadalı astronot Jeremy Hansen, Ay'ın uzak yüzünü görmenin beklediklerinden daha erken gerçekleştiğini söyledi: Açıları sayesinde normalde Dünya'dan hiç görülemeyen Ay'ın arka bölgelerini uzaktan seyreden mürettebat hemen pencerelere üşüştü. Hansen bu anı "tuhaf" olarak nitelendirdi.
 
Öte yandan Christina Koch, görevin en gergin anının kalkış değil, geri dönüş olduğunu vurguladı: "Bir gezegene geri dönmek şaka değil; yeniden girişte gerçek bir plazma topuna dönüşüyorsunuz ve her pencereden alev görüyorsunuz."
 
Koch'un paylaştığı en çarpıcı bilim ise uzayın insan vücudu üzerindeki etkisi oldu. Günde 30 dakika direnç egzersizi yapmalarına karşın Koch, iniş sonrası 7. günde bile düz yürümekte güçlük çektiğini sosyal medyadan paylaştı. Bunu, sıfır yerçekiminde beynin denge organlarından gelen sinyalleri görmezden gelmeye adapte olmasıyla açıkladı. Koch, bu tür araştırmaların yalnızca uzay tıbbı için değil, vertigo, beyin sarsıntısı ve nörovestibüler bozuklukların tedavisi için de değerli veriler sunduğunu belirtti.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
196.7K UP
Yazar 6 saat önce 5 dk.

Latince percolare, yani "filtreleme, süzülme" kelimesinden türemiş olan perkolasyon kavramı, günlük yaşamımızda ve bilimsel çalışmalarda kendine oldukça geniş bir yer bulmaktadır. Kavramın genel anlamda ne ifade ettiğini anlamak, sonrasında özel olarak bir teori yaklaşımıyla değerlendirirken bize yol gösterecektir.

Perkolasyon, sürekli bir ekstraksiyon yöntemidir, denebilir. Farklı bilimsel alanlarda; teknik, yaklaşım, araştırma konusu, modellenen bir sistem veya bir teori olarak kendine yer bulan bu kavram, bu alanlarda çağrışımsal terimlerle ifade edilmektedir. Örneğin kahve demleme işlemini kabaca, suyun öğütülmüş kahve çekirdeklerinin arasından sızması olarak tanımlayabiliriz.

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikDers
Evrim Ağacı Samsun Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 5 gün önce Samsun₺50,00 - ₺100,008 Mayıs
Evrim Söyleşileri - Evrim Ağacı Samsun Topluluğu ve OMÜ Kuş Gözlem Topluluğu
08 Mayıs 2026 19:00 tarihinden 08 Mayıs 2026 21:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Samsun Topluluğu ve OMÜ Kuş Gözlem Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen “Evrim Söyleşileri” başlıyor.

4 hafta sürecek bu programda evrimsel süreçleri farklı başlıklar üzerinden ele alacağız:

• 8 Mayıs 2026 – Canlılığın Başlangıcı
• 11 Mayıs 2026 – Evrim Mekanizmaları
• 15 Mayıs 2026 – İnsanın Evrimi
• 22 Mayıs 2026 – Kuşların Evrimi

Konuşmacılar:
Prof. Dr. Haluk Kefelioğlu
Prof. Dr. Kiraz Erciyas Yavuz

📍 KLAN Art & Coffee
🕖 19.00

Devamını Göster
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eyüp Gassaloğlu
İnceleyen8 2 saat önce
Bu romanın en rahatsız edici tarafı şu:
Acı artık dramatik değil, normalleşmiş. Dostoyeveski'nin suç ve ceza romanında dediği gibi ' aşağılık insan oğlu zamanla her şeye alışır.' bu roman bu sözün adeta bir tezahürü gibidir. Fugui sürekli kaybeder: para, statü, aile… ama yaşamaya devam eder. Bu kitap “mutluluk” değil, yaşamın çıplak hali ile ilgilenir. Kitaptaki karakterlerin hepsine birbirinden absürt ölümler yazılmış.

Okurken şunu fark ediyorsun: İnsan her şeye alışıyor. Ben bu kitabı okurken kendime defalarca şu soruyu sordum: “Hayatın ne kadarı senin kontrolünde?”

Bu eseri bitirdiğimde sessizce boğazıma oturmuştu. Yazar absürt melankoliyi öyle bir işlemiş ki şu ana kadar okuyup ağladığım tek romandır (özellikle çocuğun kanını şırınga ile çeke çeke , yavaş yavaş soğukça öldürüldüğü sahnede delirmiştim.)

BU ROMANDAN ANLADIKLARIM

“İnsan yaşamak için yaşar, başka hiçbir şey için değil.”
“Hayatın ne getireceğini bilmezsin, ama yine de yaşamaya devam edersin.”
“İnsan en çok sevdiklerini kaybederek büyür.”
“Acı zamanla azalmaz, sadece alışkanlığa dönüşür.”
“Zenginlik insanı güçlü yapmaz, sadece kırılganlığını geciktirir.”
“Ölmek zor değildir; zor olan yaşamaya devam etmektir.”
“Kader, insanın kaçamayacağı tek şeydir.”
“Bir insanın başına ne gelirse gelsin, sonunda yine hayatta kalır.”
“Eskiden neden yaşadığımı bilirdim, şimdi sadece yaşıyorum.”
“İnsan bazen hiçbir şeyi kalmasa bile yaşamaya devam eder.”

ROMANDAN ALINTILAR

'Ne kadar acı çekersen çek, sabah yine güneş doğuyor'
'Düşünmek yüreğimi öyle acıttı ki, ağlayamadım bile.'
'Uzun zaman önce, Xu ailesinin ataları sadece bir tavuk beslerdi. O tavuk büyüyünce kaz oldu, kaz kuzuya döndü ve o kuzu öküz oldu. Ailemiz böyle zenginleşti.Babamın sesi fısıltıya dönmüştü. Birkaç dakika sustu ve sonra tekrar devam etti: "Sıra bana geldiğinde, Xu ailesinin öküzü kuzuya döndü, sonra kuzu eridi kaza döndü. Sıra sana geldiğinde, kaz tavuğa döndü ve şimdi bir tavuğumuz bile yok.'
'Kendi kendime, babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapamadığı şeyler olduğunu düşündüm'
'Yürürken ağladım ağlarken yürüdüm'
'Erkekler açgözlü kedilere benzer!'
'Beni dövmeyeceğini biliyordum ama sözleri ölümden beterdi. Başım sanki kör bir bıçakla doğranmıştı ama hala omzumun üzerinde duruyordu.'
'İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır: Yanlış söz söyleme, yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme, elini yanlış cebe atma.'
Kitap
7.4/10
(5 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Huózhe
Yazar: Yu Hua
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Deniz Çelik
Deniz Çelik
22.6K UP
İnceleyen10 2 Şubat 2024
Stefan Zweig'in kaleme aldığı bu eser de inanılmaz sürükleyici bir anlatım var. Yazarın çoğu kitabı zaten böyle kısa bir özet geçiceğim.Baş karakterimiz Baron çok zengin bir ailenin oğludur hayatında hiç zorluk görmemiştir. Daha çok genç olan Baron'un ailesi vefat etmiştir. Baron'a çok ciddi bir miktar miras kalınca birdaha hiç çalışmasına bile gerek olmadığını fark eden Baron yıllarca tarihi eserler,resimler gibi hobiler ile uğraşmıştır. Baron yinede istediği duygulara kapılamayıp depresyon tarzi bir durumun içindedir. Bir gün rastgele bir faytona atlayıp at yarışına gitmiştir. At yarışında çok güzel bir kadın ile göz göze gelir kadın ile dakikalarca ara ara bakışırlar kadının gözlerinin ne kadar güzel olduğunu düşündüğü sırada bir anda kel,şişman,kısa boylu bir adam kadının omzundan kolunu atınca Baron o adamın kocası olduğunu anlamıştır. Birdaha çok değişik duygulara kapılan Baron bir anda adamın bütün at yarışı kuponlarını yanlışlıkla düşürdüğünü görür adam kan ter içinde yerden onları toplarken bir tanesi tam ayağının yanına gelir ve onun üstüne basar. Sessizce bekler adam kuponları toplayınca ayağının altındaki kuponu alır ve düşünür hayatında ilk kez suç işlemiş olan Baron bir anda yarışların başladığını görür ve kuponla izler heyecanlı heyecanlı bi bakar kupon tuttu sonra gider ve gişe den çok ciddi miktar olan ödülü alır. Ne yapıcağına şaşırmıştır o paraya ihtiyacı bile yoktu karışık duygulara düşen Baron gidip birdaha tüm parayı oyuna basar ve gene kazanır daha önce o sıkıcı hayatında , hiç bu kadar heyecanlanmamıştır. At yarışını izlerken ki o heyecan sonra gişelerin kapandığını gören Baron ne yapıcağını bilemez ve varoş bir mahalleye gider akşama kadar gezer insanların Viyana daki o halini görür ordaki fakir insanları sonra akşam olur bir kafede çay içen Baron kafeden ayrılır bir hayat kadını Barondan onu takip etmesini söyler. Baron onu takip eder ve kadın onu ara sokağa götürür arkasından iki adamın yaklaştığını gören Baron durumun farkına varar ve sesini etmez onlarla uğraşıp onlara para verir insanların parayı alınca yüzlerine gelen gülümseme mutluluk duygusu onun çok hoşuna gider. Ondan sonra Baron gece boyu herkese para dağatır baloncunun tüm balonlarını satın alır. Kek satan kadınlara yardım eder sabaha kadar insanlara yardım eder ve o mutlulukla bir taksiye binip evine gider. Taksiciyede güzel bir bahşiş verir. Ta ki evinin kapısını açınca o karanlık koridoru gördüğünde anlar o yalnızlık duygusuna geri kapılır ve insanlara yardım etmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu anlar o gece de Olağanüstü Bir Gece olarak kalır. Elimden geldiğince özetledim umarım okuyanlar anlamıştır iyi günler.
9.5/10
(50 Kişi)
Puan Ver
Almanca Aslından Çeviren: İlknur İgan
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
245.4K UP
Çeviren 1 gün önce 2 dk.

Eğer bir iş molasında yeni bir elektrikli diş fırçası gibi basit bir ürün sipariş etmek için internete girdiysek ve işlerin oldukça basit olacağını düşünürken kendimizi devasa bir seçenek ve özellik havuzu içinde bunalmış bulduysak, karar felci (İng: "decision paralysis") yaşamışız demektir. Dikkate alınması gereken bu kadar çok faktör olması bizi şaşkına çevirir; sadece fiyat ve teslimat süresi gibi temel özellikler değil, aynı zamanda pil ömrü, aşırı baskı uyarı ışıkları ve hatta akıllı telefon uygulamaları gibi sayısız detay karşımıza çıkar.

Molamızın süresi daralırken bir karar vermek adeta imkansız hale gelir. Bu, karar felcinin sadece küçük bir örneğidir. Seçeneklerin çokluğu ve hepsini tartmanın zorluğu, donup kalmamıza yol açtığında bu durumu yaşarız. Eskiden seçeneklerin artmasının tüketiciler için her zaman iyi bir şey olacağı ve bunun memnuniyetle karşılanacağı düşünülürdü. Ancak günümüzde biliyoruz ki, bu durum tam tersi bir etki yaratarak insanların hiçbir şey almadan uzaklaşmasına neden olabilmektedir.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Meryema Şermet
Meryema Şermet
129.6K UP
İnceleyen9 6 gün önce
Ben büyük bir Atay hayranıyım. Türk edebiyatında onun kadar sıra dışı yazar bulmak zor. Başarılı yazarımız çok fazla ama Oğuz Atay benim için bambaşka bir yere sahip. İlk okuduğum eseri olan tutunamayanlar da yazarın dünyasıyla ilk defa karşılaşmıştım ve o zamanda kendimde esere inceleme yazacak cesareti bulamıyordum (ya kötü bir inceleme yazarsam, eseri hak ettiği gibi övemezsem) diye. Hâlâ da yazmadım. İkinci okuduğum eseri ise; Oyunlarla Yaşayanlar olmuştu, onu da çok beğenmekle birlikte inceleme yazmamıştım. Ama bu defa korkuyu beklerken öykü kitabıyla şeytanın bacağını kırmaya niyetliyim:)
Atay'ın eserlerindeki başkaralterler genellikle ondan birşeyler taşıyorlar, onun düşünce dünyasının yansıtıyorlar. Tutunamayanlar romanındaki Turgut'un mühendis olması (Atay'da mühendisti) oyunlarla yaşayanların baş karakteri çoşku'nun yaşadığı aydın bunalımı, korkuyu beklerkendeki her öykü'nün baş karakterlerinin de ortak sorunu olan; yalnızlık, toplum tarafından anlaşılmama ve topluma olan kızgınlık. Bunlar Atay ile karakterlerinin ortak bazı özellikleri. Ama onun düşünce dünyasını yansıtıyorlar derken tam olarak anlatmak istediğim şey bu değildi. Örneğin; "beni anlamıyorlardı. Zarar yok, zaten beni daha kimler anlamadı! " Ya da, " düşünmek mi? Durmadan düşünmekten başka ne yapıyordum ki? O kadar çok düşündüm ki, o kadar çok şeyi bir arada düşündüm ki... "Bunlar korkuyu beklerken öyküsünden, bana göre Oğuz Atay'ın kendi düşünceleri, serzenişi. Oradaki isimsiz baş karakterin değil. Ayrıca kitaptaki birçok öyküsünde baş karakterlerin ismi yok, bunun sebebi onların aslında kendisi olması bence. Tamamen olmasa bile büyük ölçüde Oğuz Atay'ın ta kendisi o tutunamayan, yalnız, insanlara küskün ve öfkeli karakterler. Eğer hala aksini iddia ediyorsanız kendimce fark ettiğim bir iki detayı daha dikkatinize sunmak isterim; bir mektup öyküsünde baş karakter, " Tabii tanımadığınız için nereden bileceksiniz, münasebetsiz babam -sanki ikimiz de aynı yaştaymışız gibi beni zorla kendi terzisine götürdü, Sadece dikiş parasını verdi diye bana bol gelen bu aşağılık elbiseyi giymek zorunda kaldım." Diye yakınıyor. Kitabın ileriki bölümlerinde yer alan babama mektup öyküsünde de, (bu öykü'nün üzerinde birazdan daha detaylı duracağım) "üstüme uymayan kötü dikilmiş elbiseler giydirdin" diyor babasına. Yani bir mektup öyküsündeki babasına bu konuda sitem eden isimsiz baş karakter ile babama mektup öyküsündeki, bizzat Atay'ın etmiş olduğu sitem aynı. Bunun gibi daha birçok örnek sayılabilir, mesela korkuyu beklerken'deki karakterin yaşadığı şehirden uzak bir kasabadaki izole ev, Oğuz Atay'ın da babama mektup öyküsünde yapmak istediği şey olarak geçiyor. "işte ben de yalnızsam, Yalnızlığımı bilmek için çoğu zaman- sabit bakışlarla boşluğa baktığım zaman- bu herkesten uzak, kerpiç evi gittikçe daha ciddi bir biçimde düşünüyorum."
Atay'ın eserlerindeki baş karakterlerin aslında, kendisinin birer parçaları olduğu konusunda anlaştık sanıyorum? Şimdi geçelim beni en çok etkileyen iki öyküsüne; İlki, korkuyu beklerken öyküsü oldu. En uzun öykü buydu ama yine de bana çok kısaymış gibi geldi, aşırı etkileyiciydi. Bence o hikayeden, en az bir tutunamayanlar veya tehlikeli oyunlar kadar harika roman çıkardı. Karakterin piskolojik sorunları- ki bütün Atay karakterleri yarı delidir bana göre- ve muazzam pasajlarıyla okurken çok zevk aldığım bir hikaye oldu. İkincisi ise; babama mektup hikayesi. Benim için anlamı bambaşka çünkü Atay'ın baba problemini ben de yaşıyorum. Babamla hiç anlaşamadık şu ana kadar, hep ondan kurtulursam( üniversiteye gidip ya da meslek sahibi olduğum zaman) herşeyin yoluna gireceğini, çok daha iyi olacağını düşündüm. Benim potansiyelimi engelleyen o diyordum kendime. Size sadece Atay'ın babasına söylediği şu sözleri aktaracağım;" belki hatırlamazsın ama bugün sen öyle de tam 2 yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar sen olmasaydın birçok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım!" Bu satırlar beni fazlasıyla etkiledi. Yanlış düşündüğümü fark ettim, o an hissettiğim tüm duyguları anlatmaya kalksam inceleme fazlasıyla uzar. Zaten yeterince uzun oldu bu yüzden hem kendim hem de sizin iyiliğiniz için bunu yapmayacağım.( boğazım çok kurudu, hafiften başım da dönüyor.) İşte şuan Atay'ı taklit ediyorum, farkında olmadan! Ama söylediklerim gerçek😮‍💨
Vakit ayırıp incelemeyi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Bence Oğuz Atay'ı henüz okumadıysanız başlamak için iyi bir zaman😊
Lütfen okuyun.
7.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Tıp konusunda geliştirebilirsin.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Beyza Ogmen
Beyza Ogmen
2,905 UP
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, Ankara
ODTÜ Kampüsü, Çarşı yanı
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Yusuf Asaf Güven
Bu soruyla ilgili yakın zamanda bir araştırma yapmıştım 13 Ağustos Sen de Cevap Ver

Eğer aşkı bağlanma süresi ve netice de evlenmek diyorsak evet buna katılıyorum. Ayrıca sosyal medya yalnızca aşkı değil bir çok değerleri, insanı da mahvetti.

Insanlar basitlesmeye ve aynılaşmaya başladılar. Sizce bir tuş ile yok olacak biri misiniz? İnsanlar aynı zamanda sosyal medya da kötü olduğu yanlarını (yani görülmesi istemediği özelliklerini) kolaylıkla saklamayı başararak diğer insanları aldatabiliyorlar tabii bu da diğer insanları tetikliyor ve diğerleri de bu şekilde kendini gizlemeye başlıyorlar. Zaten bunun için herkes mutlu güzel bir hayat yaşıyor ya (!)

Bir yandan da sosyal medya bizlere konuşabilmek için hiç olmayacak kadar onlarca belki de yüzlerce insan sunuyor. Bu bence insanların değerini düşürüyor, var olma değerini diğer bir deyişle farklı olma değerini.

Tüm Reklamları Kapat

Gelelim yapılan araştırmalara göre çıkan sonuçlara; Pew Research Center’a göre, sosyal medyada partnerlerin etkileşimlerinden dolayı ilişkilerinde kıskançlık veya belirsizlik hissedenlerin oranı, 18–29 yaş grubu için %34 seviyesine çıkıyor.[1]

Sosyal medya, sürekli kontrol ve gözetim eğilimlerine zemin hazırlayarak ilişkinin güven duygusunu zedeleyebiliyor..[2]

Ki güven dediğimiz duygu bu kadar kolay kazanılıp da bu kadar kolay yitirilmemeli

Ayrıca sosyal medya yalnızca aşkı değil zihnimizi de birlikte yitiriyor! Yeni bir çalışmaya göre, sosyal medyada partnerini sürekli takip etme, aşk bağımlılığı benzeri davranışlar; beyin sisi, hafıza sorunları ve odaklanma zorluğu gibi bilişsel etkilerle ilişkilendiriliyor.[3]

Elbette olumlu yanları da var (herşeyde olduğu gibi) ancak olumsuz yanları kat ve kat daha fazla bence. Sevgilerle kalın

Kaynaklar

  1. E. A. V. A. M. Anderson. Dating And Relationships In The Digital Age. (8 Mayıs 2020). Alındığı Tarih: 13 Ağustos 2025. Alındığı Yer: Pew Research Center | Arşiv Bağlantısı
  2. Wikipedia. Criticism Of Facebook. (27 Temmuz 2025). Alındığı Tarih: 13 Ağustos 2025. Alındığı Yer: Wikipedia | Arşiv Bağlantısı
  3. S. Olander. Love Addiction And Social Media Stalking Could Be Frying Your Brain, Study Finds. (26 Temmuz 2025). Alındığı Tarih: 13 Ağustos 2025. Alındığı Yer: New York Post | Arşiv Bağlantısı
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bana yeterince uzun bir kaldıraç ve onu yerleştirebileceğim bir dayanak verin, dünyayı yerinden oynatayım."
Archimedes
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)