Her ne kadar ilk başta kulağa öyle gelmese de zihin felsefesinde yer alan fizikselcilik ya da fizikalizm (İng: "physicalism"), yani her şeyin fiziksel olduğu ve maddi dünyayla sınırlı olduğu düşüncesi, bazı filozoflar tarafından materyalizmin dışında başka bir kavram olarak tanımlanır. Şayet durum gerçekten de böyleyse bu yaklaşımların kökenlerine inmek ve ayrımın tam olarak nerede başladığını görmek gerekir. Gerçekten de bu yaklaşımların kökenlerinde farklılıklar söz konusu mu? Aralarında teorik olarak ciddi farklılık var mı? Yazımızda bu farklılıkları gün yüzüne çıkarmak amacıyla fizikselcilik ve materyalizm yaklaşımlarına daha yakından bakacağız.
Fizikselcilik ile materyalizm genellikle birbirinin yerine kullanılırlar ve her iki yaklaşım da gerçekçiliğin fiziksel veya maddi olduğunu söyler, ki bu da gizemli ve fiziksel olmayan şeylerin, varlıkların ve olayların var olmadığı anlamına gelir. Fakat dikkatli ve titiz filozoflar, bu yaklaşımların soy kütüklerinde farklılık olduğuna işaret ederler: Materyalizmin kökenleri antik Yunan dönemine dek uzanırken fizikselcilik 20. yüzyılın Viyana çevresinde yer alan etkili isimler sayesinde ortaya çıkmıştır. Diğer yandan modern fiziğin, kuvvet(ler) gibi fiziksel olarak tanımlanan her fenomenin doğası gereği maddi olmadığını da ortaya koyduğunu unutmamak gerekir.