Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
188.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

İnsanların bu tür soruların peşine düşmesinin nedeni sadece akademik bir merak değil; daha çok kendini ve içinde bulunduğu dünyayı anlamaya çalışma ihtiyacı. Kimiz, nereden geliyoruz, bizi bir arada tutan şey ne? Özellikle benim alanım gibi insan kalıntılarıyla, kemiklerle, dişlerle uğraşan bir perspektiften bakınca bu sorular daha da derinleşiyor. Çünkü en somut verilerle çalışırken bile, en soyut kavramlara kimlik, aidiyet, anlam gibi kavramlara dokunuyor insan. Bu yüzden aşağıdaki cevaplar sadece bilgi değil; aynı zamanda bu soruların zihnimde bıraktığı izlerin de bir yansıması. Tüm bu sorulara yıllardır okuduğum kaynaklara dayanarak açıklamak isterim.

Etrüskler, antik İtalya’da özellikle Toskana bölgesinde gelişmiş, MÖ 8. ve 3. yüzyıllar arasında güçlü bir kültürel ve politik yapı oluşturmuş bir topluluktur. Kökenleri uzun süredir tartışmalıdır. Herodot, Etrüsklerin Anadolu’daki Lidya’dan göç ettiğini ileri sürerken, Dionysios of Halikarnassos onların yerli bir halk olduğunu savunur. Modern arkeogenetik çalışmalar ise Etrüsklerin genetik olarak büyük ölçüde yerel İtalik halklarla ilişkili olduğunu, ancak Akdeniz havzasındaki diğer topluluklarla da etkileşim içinde olduklarını göstermektedir. Bu durum, Etrüsk kimliğinin biyolojik bir “ırk”tan ziyade, kültürel ve tarihsel bir oluşum olduğunu ortaya koyar (Herodotus, trans. 2003; Dionysius of Halicarnassus, trans. 1937; Posth et al., 2021).

Tüm Reklamları Kapat

Alplerin isimlendirilmesi tek bir topluma indirgenemez. Alpler adı büyük olasılıkla Hint Avrupa kökenli albho (beyaz, yüksek) kökünden türemiştir ve bölgedeki erken topluluklar özellikle Keltler tarafından kullanılmıştır. Roma döneminde Latince “Alpes” olarak sabitlenmiş ve coğrafi bir terim haline gelmiştir. Bu durum, coğrafi isimlerin çoğunlukla tek bir etnik grubun ürünü değil, uzun süreli dilsel ve kültürel etkileşimlerin sonucu olduğunu gösterir (Delamarre, 2003; Mallory & Adams, 2006).

“Türk” kavramı tarihsel olarak çok katmanlıdır. Erken dönemlerde bu terim, Orta Asya’da belirli bir siyasi ve dilsel topluluğu ifade eder; örneğin Göktürk Kağanlığı bağlamında “Türk” bir etnopolitik kimliktir. Zamanla bu kavram genişlemiş ve farklı boyları, kültürleri ve coğrafyaları kapsayan bir üst kimliğe dönüşmüştür. Modern dönemde ise Türkiye Cumhuriyeti bağlamında “Türk” hem vatandaşlık (hukuki kimlik), hem dil (Türkçe), hem de tarihsel ve kültürel aidiyet unsurlarını içerir. Bu nedenle “Türk” yalnızca biyolojik bir kategori değil, büyük ölçüde tarihsel ve kültürel bir kimliktir (Golden, 1992; Kafesoğlu, 1988).

“Irk” kavramı modern bilimde büyük ölçüde geçerliliğini yitirmiştir. İnsan türü olan Homo sapiens içinde genetik çeşitlilik bulunsa da bu çeşitlilik keskin sınırlarla ayrılmış “ırklar” oluşturmaz. Genetik varyasyonlar coğrafi olarak kademeli (cline) biçimde dağılır. Bu nedenle “ırk”, biyolojik bir gerçeklikten çok, tarihsel süreçte özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda ortaya çıkan bir sınıflandırma ve güç ilişkisi aracıdır. Günümüzde antropoloji ve genetik alanlarında “ırk” yerine “popülasyon” ve “genetik çeşitlilik” gibi kavramlar tercih edilir (AAA, 1998; Lewontin, 1972).

İnsan topluluklarının hem ayrışması hem de birleşmesi, biyolojiden çok kültürel süreçlerle ilgilidir. Coğrafya, dil, ekonomi ve tarih insanların kimliklerini şekillendirir. Aynı genetik havuza sahip insanlar farklı kültürler geliştirebilirken, farklı kökenlerden gelen insanlar ortak bir kültür altında birleşebilir. Bu durum, kimliğin biyolojik değil, inşa edilen bir olgu olduğunu gösterir. Ulus, etnisite ve kültür gibi kavramlar bu bağlamda “hayali cemaatler” olarak tanımlanır; yani insanlar ortak bir aidiyet hissi üzerinden birleşir (Anderson, 1983; Barth, 1969).

Tüm Reklamları Kapat

Dinlerin birleştirici olup olmaması meselesi, insanın sosyal doğasıyla doğrudan ilişkilidir. İslam ve Hristiyanlık gibi evrensel dinler tarih boyunca farklı etnik ve kültürel grupları bir araya getirmiştir. Ancak aynı zamanda dinler kimlik sınırları da çizer. René Girard’ın belirttiği gibi toplumlar kriz anlarında birlik sağlamak için “öteki” yaratma eğilimindedir. Bu mekanizma bazen dini kimlikler üzerinden işler. Dolayısıyla dinler tek başına birleştirici ya da ayrıştırıcı değildir; bu, insanların dini nasıl kullandığıyla ilgilidir (Girard, 1986; Armstrong, 2006).

İnsan doğasının pragmatik olup olmadığı sorusu ise felsefi ve psikolojik bir tartışmadır. İnsan, hayatta kalma ve uyum sağlama açısından pragmatik davranmaya eğilimlidir; ancak yalnızca çıkar odaklı bir varlık değildir. Carl Gustav Jung’un yaklaşımına göre insan, anlam arayan bir varlıktır ve bu arayış bazen pragmatik çıkarların önüne geçer. İnsan davranışı bu nedenle hem biyolojik zorunlulukların hem de kültürel ve psikolojik motivasyonların birleşimidir (Jung, 1964; Frankl, 1946/2006).

Bütün bu tartışmaların sonunda benim vardığım kişisel sonuç şu. İnsan kendini kategorilere ayırmadan duramıyor ırk, millet, din, kültür tüm bunlar bir yandan dünyayı anlamamızı kolaylaştırıyor ama diğer yandan da gerçeği basitleştiriyor. Etrüskler gibi bir topluluğa baktığımızda ya da “Türk” kavramını düşündüğümüzde aslında sabit, saf ve değişmez bir öz bulamıyoruz; sürekli hareket eden, karışan ve yeniden tanımlanan bir yapı görüyoruz. Belki de en dürüst cevap şudur .Biz sandığımız kadar ayrı değiliz, ama sandığımız kadar da aynı değiliz. Arada bir yerdeyiz ve o “arada olma hali” insan olmanın kendisi.[1]

Teşekkür ederim .




Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Arkeoloji Ve Sosyal Antropoloji Okumaları.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Hakan Orhan
Hakan Orhan
90.2K UP
Çeviren 3 gün önce 2 dk.

Kanadalıların neredeyse yarısı; vitaminler, mineraller, lif takviyeleri, antasitler ve balık yağları gibi en az bir besin takviyesini düzenli olarak kullanıyor. Bu bireylerin çoğu aslında sağlıklı kişiler ve bu takviyeleri genel refahlarını artırmak veya kronik hastalıkları önlemek umuduyla tüketiyorlar.

Ancak bilimsel kanıtlar; beta karoten, E vitamini ve A vitamini gibi bazı yüksek dozlu besin takviyelerinin, belirli mikro besin maddelerinde teşhis edilmiş bir eksiklik olmadığı sürece, sağlıklı bireylerde kronik hastalıkların önlenmesinde çok az rol oynadığını göstermektedir. Araştırmalar, bu takviyelerin aslında faydadan çok zarar verebileceğini öne sürmektedir.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kerem Dalkılıç
Seslendiren 19 Ocak 2022 7:07
Özgül Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG), nörolojik temelli, hayat boyu devam eden gelişimsel bir bozukluktur. Bu kişiler dinleme, konuşma, okuma-yazma, problem çözmek...
47
Yaşam Ağacı Türü
Hüseyin Enes Pezik
Türü Ekleyen 6 gün önce
Solanum tuberosum (patates), Solanum cinsine ve Solanaceae familyasına ait, yumru oluşturan çok yıllık otsu bir bitkidir. Kökeni Güney Amerika olan bu tür, özellikle And Dağları çevresinde kültüre alınmış ve dünya nüfusunun önemli bir bölümünün beslenmesinde yer alır. Nişasta bakımından zengin yumruları nedeniyle temel bir gıda bitkisi olup tarımsal ve ekonomik açıdan büyük önem taşır.
3
Ece Müker
Ece Müker
625.2K UP
2 gün önce
Mars’ın kuzey düzlüklerinde bir okyanus olduğu fikri uzun süredir tartışılıyor. Ancak daha önce "kıyı şeridi" olduğu iddia edilen yapıların yüksekliklerinin birbirini tutmaması (kilometrelerce sapma göstermesi), bu teoriye karşı en büyük argümandı. Bu yeni çalışma, bakış açımızı tamamen değiştiriyor.

1. Dünya’dan Bir Ders: Okyanusun Gerçek İmzası

Araştırmacılar, Dünya üzerindeki okyanusların en belirgin topografik işaretinin ince bir kıyı şeridi değil, kıtasal sahanlık adı verilen geniş ve düz bir kuşak olduğunu saptadı. Dünya’da bu sahanlıklar -410 m ile -15 m arasında, çok düşük eğimli ve düz alanlar olarak kendini gösteriyor.

2. Mars'taki Kayıp Sahanlık

Dünya’daki bu "düzlük" analizini Mars topografyasına uygulayan ekip, -1.800 m ile -3.800 m yükseklikler arasında gezegeni çevreleyen, alışılmadık derecede düz bir kuşak keşfetti. Bu alanın, Mars’ın antik okyanusunun kıtasal sahanlığı olduğu düşünülüyor.

3. Destekleyici Kanıtlar

Bu düz kuşağın bir okyanus sahanlığı olduğu teorisi sadece topografya ile değil, diğer verilerle de destekleniyor:

Nehir Deltaları: Daha önce tespit edilen nehir deltaları tam olarak bu sahanlık kuşağının üst sınırında bitiyor.

Zhurong Verileri: Çin'in Zhurong keşif aracının Utopia Planitia'da bulduğu tek yönlü çökel katmanları, Dünya'daki kıyı birikintileriyle büyük benzerlik gösteriyor.

Mineraller: Bu bölgede yaygın olarak bulunan killi katmanlar ve tortul kayaçlar, uzun süreli su varlığına işaret ediyor.

Sonuç ve Gelecek Görevler

Çalışma, Mars okyanusu tartışmasındaki "yükseklik sapması" sorununu çözüyor; çünkü sahanlıklar, milyonlarca yıl süren deniz seviyesi değişimlerini ve tektonik hareketleri bünyesinde toplayan geniş alanlardır. Bu keşif, 2030'da Oxia Planum'a inecek olan Rosalind Franklin roverı için de hedef bölgeyi netleştirmiş oldu.

Mars’ın bir zamanlar okyanuslarla kaplı olduğu fikri, artık sadece bir tahmin değil, topografik olarak haritalandırılmış bir gerçeklik olma yolunda ilerliyor.

166 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
188.4K UP
İnceleyen 8 saat önce
Merhaba
Akdeniz, Mekan, Tarih, İnsanlar ve Miras klasik bir tarih kitabı gibi başlamıyor ve öyle de ilerlemiyor. Fernand Braudel burada bize şunu anlatmaya çalışıyor. Tarih sadece savaşlardan ve krallardan ibaret değildir. Asıl önemli olan, o olayların gerçekleşmesini sağlayan uzun vadeli koşullardır yani coğrafya, iklim ve insanların gündelik hayatı.

Kitabın en bilinen düşüncelerinden biri şu cümlede özetlenebilir. “Akdeniz binlerce şeydir aynı anda; bir deniz değil, denizler bütünüdür.” Bu alıntı aslında Braudel’in bakış açısını çok iyi anlatır. Çünkü ona göre Akdeniz tek bir yer değil; farklı kültürlerin, ticaret yollarının ve yaşam biçimlerinin iç içe geçtiği büyük bir dünyadır. Bir başka önemli vurgusu da zaman anlayışıyla ilgilidir ve şöyle der “Olaylar, tarihin yüzeyinde kısa süreli dalgalanmalardır.” Yani savaşlar ve büyük olaylar aslında en üstte kalan, hızlı değişen şeylerdir. Asıl belirleyici olan, daha yavaş değişen yapılar coğrafya ve ekonomi olur.
Kitap üzerine yorum yapan birçok tarihçi de Braudel’in bu yaklaşımını çok önemli bulur. Örneğin Peter Burke, Braudel’in tarih yazımını kökten değiştirdiğini söyler ve onun için şu yorumu yapmıştır.
“Braudel, tarihi yalnızca olayların kronolojisi olmaktan çıkarıp, yapıların ve süreçlerin incelendiği bir alana dönüştürdü.” (Burke)
Immanuel Wallerstein de Braudel’den etkilenmiş ve dünya sistemleri yaklaşımını geliştirirken onun bu geniş perspektifinden yararlanmıştır. Wallerstein’a göre Braudel, ekonomiyi ve coğrafyayı tarihin merkezine koyarak yeni bir bakış açısı kazandırmıştır.

Tarih sadece “ne oldu?” sorusunun cevabı değil; aynı zamanda “neden böyle oldu?” sorusunun da cevabıdır.

Kitabı bitirdiğinde şunu fark edebilir insan ''İnsanlar tarihi yapar ama o insanların nasıl yaşayacağını büyük ölçüde içinde bulundukları dünya belirler.''
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Gök
Üye 24 Aralık 2021
1 Cevap - 591 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eyüp Akman
Eyüp Akman
129.7K UP
Çeviren 14 Mart 2004
Yakınımızdaki yıldız doğumevi Orion Bulutsusu kadar hayal gücünü ateşleyen çok az gök manzarası vardır. Bulutsunun parıldayan gazı, yalnızca 1500 ışık yılı uzaklıktaki devasa bir yıldızlararası moleküler bulutun kenarında yer alan sıcak, genç yıldızları sarar. Orion'daki Büyük Bulutsu, popüler Orion takımyıldızı içinde, kolayca seçilen üç yıldızlı kuşağın hemen altı ve solunda, çıplak gözle bile bulunabilir. Hawaii'de sönmüş bir volkanın tepesindeki 3,6 metrelik Canada-France-Hawaii Telescope ile çekilen yukarıdaki görüntü, Orion'un ayrıntılarını olağanüstü bir biçimde ortaya çıkarıyor. Karmaşık bulutsu dokusunun içine gömülü halde, Orion'un kalbindeki Trapezium'un parlak yıldızları; merkezden geçen koyu toz şeritlerinin geniş kıvrımları; her yere yayılan kırmızı parıltılı hidrojen gazı ve yeni doğmuş yıldızların ışığını yansıtan mavi tonlu toz görülür. Atbaşı Bulutsusu'nu da içeren tüm Orion Bulutsusu bulut kompleksi, önümüzdeki 100.000 yıl içinde yavaş yavaş dağılacak.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Yusuf Anıl Güven
İnceleyen 18 Mart 2025
Çok iyi ya böyle filmlere bayılıyorum.
9.8/10
(23 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Lord of the Rings: The Return of the King
Yönetmen: Peter Jackson
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
7Firudin A.
7Firudin A.
14.6K UP
İnceleyen10 24 Nisan 2023
Dönemin ünlü filozofu Voltaire'in en önemli eserlerinden biri. Kitap Candide'in seyahatı zamanı başına gelenlerden bahs ediyor. Son derece akıcı bir üsluba ve hikayeye sahip. Eser dönemin diğer ünlü filozofu Leibnez'in "mümkün dünyaların en iyisinde yaşıyoruz" fikriyle ironik bir şekilde "dalga geçiyor" desem yeridir. Hayatımda okurken güldüğüm nadir eserlerden.
10.0/10
(25 Kişi)
Puan Ver
Yazar: Voltaire
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Saruhan Ahmet Ertürk
Üye 4 gün önce
Işık 3 boyutlu ise bilgisayar düzleminde gördüğümüz yada simüle ettiğimiz dijital şeyler neden 2 boyutlu olarak atfediliyor? 3 boyutlu parçalar üzerine (çipler, ekran kartları vs bilgisayar parçası) simüle edilen bir 2 boyut gerçekten iki boyut mudur?
276 görüntülenme
3 boyutlu bir nesne 2 boyutlu bir şeye müdahale edebilir mi edebilirse bu neden ve nasıl gerçekleşir?
3 boyutlu bir nesne 2 boyutlu bir şeye müdahale edebilir mi edebilirse bu neden ve nasıl gerçekleşir?
Cevap Ver 2,500 UP
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Güç ve büyüme yalnızca durmaksızın sarf edilen çaba ve mücadeleden doğar."
Napoleon Hill
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)