Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yusuf Berat İlgin
Yazar 17 saat önce 4 dk.

NASA’nın Artemis programı, 1972 yılında sona eren Apollo döneminden bu yana insanlığı ilk kez Ay’ın ötesine taşımaya hazırlanıyor. Artemis II, insanları Ay yüzeyine indirmeyi ve nihayetinde Mars’a ulaştırmayı hedefleyen "Ay'dan Mars'a" stratejisinin önemli bir noktasıdır. Yaklaşık 10 gün sürmesi planlanan bu görev, dört astronotu Ay’ın çevresinde dolaştırarak derin uzay sistemlerinin insan yaşamını destekleyip destekleyemeyeceğini kanıtlamayı amaçlamaktadır. Görev, NASA'nın şimdiye kadar inşa ettiği en güçlü roket olan Space Launch System (SLS) ile Orion uzay aracının mürettebatlı ilk sınavı olacaktır.

Görevin başarısı, mürettebatı taşıyacak olan ve şimdiye kadar derin uzay keşfi için yapılmış en karmaşık araçlardan biri sayılan Orion uzay aracının performansına bağlıdır. Orion, işlevleri hayati önem taşıyan iki ana modülün entegre çalışmasına dayanır. Aracın üst kısmında yer alan ve NASA tarafından geliştirilen Mürettebat Modülü, astronotların görev boyunca yaşayacağı, çalışacağı ve Dünya'ya dönerken atmosferin zorlu koşullarından korunacağı tek alandır.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Yazar 14 Eylül 2017 14 dk.

Darwin’den itibaren pek çok filozof ve bilim insanı genel olarak insana atfedilen bir özellik olan ahlak kavramının evrimsel bir kökene sahip olduğunu düşünmüş ve onun birtakım evrimsel süreçlerin birlikteliğinden doğan bir ürün olduğunu ortaya koymuşlardır. Bazı yönlerden ahlakın dolaysız bir şekilde biyolojik evrimsel süreçlerin etkisi altında şekillendiğini söyleyebilmemize rağmen bazı yönlerden de belli başlı bazı ahlak kurallarının tamamıyla dolaysız bir şekilde biyolojik evrimimizle açıklanamayacak kadar karmaşık oluşu ahlak kavramını açıklama çabasını oldukça zorlu ama bir o kadar da gizemli kılmaktadır.

Yazımız boyunca ahlak kavramını 3 bölüm halinde inceleyerek masaya yatıracağız.

97
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Elif Karakoç
Elif Karakoç
98.6K UP
Yazar 5 Temmuz 2022 8 dk.

Vervet maymunları (Chlorocebus pygerythrus), uzun kuyruklara sahip bir primat türüdür. Dişilerde kuyruk uzunluğu 50-65 cm iken erkeklerde ise 60-75 cm'dir. Yetişkin bir erkek vervet maymunu, 100-130 cm uzunluğunda ve 4-8 kg ağırlığındayken yetişkin dişi, 95-110 cm uzunluğunda ve 3,5-5 kg aralığındadır. Genellikle ağaçlarda uyurlar fakat beslenmek ve sosyal amaçlar için yerde de zaman geçirirler. İki ayak üzerinde durabilirler. Özellikle bir şeye dikkat kesildiklerinde veya tımarlanırken iki ayak üzerinde durdukları görülebilir. Yetişkin vervet erkekleri, oldukça dikkat çekici, turkuaz renkte genitallere sahiptirler. Ortalama 15-20 yıl yaşarlar.

Vervet maymunları (Chlorocebus pygerythrus), "yeşil maymun" anlamına gelen Chlorocebus cinsinin altında yer alan bir eski dünya maymun türüdür. Bununla birlikte altı türe ayrılan Chlorocebus cinsinin tamamı da (Chlorocebus aethiops, Chlorocebus cynosuros, Chlorocebus djamdjamensis, Chlorocebus sabaeus ve Chlorocebus pygerythrus), genel olarak "vervet" olarak da adlandırılmaktadır. Türün konumu tartışmalı olduğundan bazı yerlerde, Cercopithecus pygerythrus olarak sınıflandırıldığı da görülmektedir.

58
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Enes Kocabey
Enes Kocabey
156.8K UP
Yazar 1 Ocak 2023 11 dk.

Sahtekârlık Sendromu (İng: "Imposter Syndrome"), kişinin yeteneklerinden ve başarılarından şüphe duyduğu psikolojik bir fenomendir. Temelde, kişinin kendinden şüphe etmesini ve başkalarının düşündüğü kadar yetkin olmadığına inanması durumunu ifade eder. Daha basit bir ifadeyle yeterince iyi olamama inancını, yetersizlik hissini içeren bir tür utanç türü olarak düşünülebilir.

Imposter sendromu genellikle eğitim ve iş gibi profesyonel ortamlarda ortaya çıkar. Sendroma sahip kişi, başarılı olmak için yeteri kadar yetenekli veya akıllı olmadıklarını hisseder. Nesnel/objektif başarılarına rağmen kendisinden şüphe edebilir ve kendisini yetersiz hissedebilir. Diğer insanların yetenekleri hakkındaki olumlu geri dönüşlerini abartılı bulur. Bu nedenle sahip olduğu statüyü hak etmediğini ve yakında başkalarının bu sahtekârlığını öğreneceği endişesine kapılabilir. Bu endişe ile birlikte, rol yapmaya devam etmek için üstünde bir baskı hissedebilir. Bu kişilerin her ne başarı elde ederlerse etsinler kendilerini emin veya yetkin hissetmeleri zordur. Başarılarının sevincini yaşamak veya çabalarını fark etmek yerine genellikle hatalarına ve yetersizliklerine odaklanır, sahtekârlıklarının bir gün ortaya çıkacağından endişe ederler.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
58
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nadir Kerem Dağ
Çeviren 4 gün önce 2 dk.

Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.

Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Tüm Reklamları Kapat
Faruk Güler
Faruk Güler
60.9K UP
Yazar 23 Ağustos 2019 6 dk.

Bir resmi gördüğümüzde hangi döneme ait olduğu, nasıl renkler kullanıldığı ya da hangi duyguları anlattığı ve neyi/kimi tasvir ettiğini merak etmekle beraber resmin ait olduğu ressamı da merak ederiz. Ya da bir şarkı dinlediğimizde, kimi zaman melodisine kapılıp içinde kaybolur, kimi zaman da şarkı sözlerinin etkisine gireriz; bir yandan ise ait olduğu sanatçıyı bilmek isteriz. Aynı şey bir hikaye için de geçerlidir, benzer etkilerle bizi etkileyen bu yapıtlar içlerinde muhakkak şu soruyu barındırır: Bu şarkı, resim ya da hikaye kimin? 

Yapay zeka 21. yüzyılda teknolojik anlamda öne çıkan en büyük gelişmelerden biridir. Aslında yıllardır hayatımızda olan temel algoritmaların birçok cihazda farklı amaçlarla kullanılıyor olması çoğumuz için şaşırtıcı ya da hayran olunası gibi bir durum yaratmıyordu. Satranç oynayan ve dünya şampiyonunu yenen bir program, bize uygun tatil yerlerini öneren bir uygulama, bir sonraki film/dizi tercihimizle ilgili seçenekler sunan hatta telefonlarımızda bir nevi yardımcı görevi gören programlar hayatımızın her alanında... Akıllı teknoloji gibi farklı alanlarda hayatımızda olan yapay zeka ve kullanımı, özellikle insansız araçların yaygınlaşmasıyla, daha da ön plana çıkmaya başlamıştır.

65
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Ali Döke
Mehmet Ali Döke
19.7K UP
Çeviren 19 Ekim 2016 12 dk.

Canlılar doğaları gereği rekabetçidir; fakat işbirliği de yaygındır. Genler, genomlarda işbirliği yaparlar; hücreler, dokularda işbirliği yaparlar; bireyler, toplumlarda işbirliği yaparlar. İçlerinde toplu eylemin bireyler arasındaki işbirliğinden doğduğu hayvan toplumları yüksek düzeyde toplumsal karmaşıklık sergilerler. Bu gibi toplumlar yalnızca böcekler, memeliler ve kuşlar arasında yaygın olmayıp amip gibi basit türlerde bile görülürler (Görsel 1).

Hayvan toplumları yapı bakımından üreme yetisine sahip tek bir dişinin yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca kısır işçi tarafından desteklendiği tümtoplumsal (ösosyal) böcek kolonilerinden bir veya daha çok üreyen birey ile az sayıda üremeyen bireyden oluşan ve işbirliği yaparak üreyen omurgalı topluluklarına kadar değişiklik gösterirler. Toplu halde yaşayan türlerin çeşitliliği göz önüne alındığında neden bazı türler karmaşık toplumlar oluşturur da onlarla yakın akraba olan diğer türler oluşturmazlar? Bu toplumlar içinde neden bazı bireyler üremeye yatkınken diğerleri kendi üreme çabalarını erteleyip başkalarının yavrularını yetiştirmeye yardımcı olurlar? Bu ve başka soruların yanıtlarını belirlemek, toplulukların nasıl ve neden oluştuklarını ve topluluklar içerisinde bireylerin davranışsal rollerinin nasıl belirlendiğini düşünmeyi gerektirir. 

66
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Koray Dündar
Koray Dündar
100.2K UP
4 gün önce
bilgisayar ekranları veya telefon ekranları için wallpaperların olduğu bir havuz oluşturulması güzel olurdu 

93 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
157.9K UP
İnceleyen 12 saat önce
Merhaba
Bu kitabı okurken insan kendini bir konferans salonunda değil de, sakin bir odada, pencerenin kenarında oturmuş Virginia Woolf ’la çay içiyormuş gibi hissediyor. Sana bir ders vermiyor; daha çok düşünmeye davet ediyor. “Kadınlar neden büyük edebiyat eserleri üretmedi?” sorusuyla başlıyor ama aslında sorduğu şey çok daha derin: Bir insanın yaratabilmesi için neye ihtiyacı vardır?

Woolf’ net ve açık bir cevap verir .Bir kadının yazabilmesi için paraya ve kendine ait bir odaya ihtiyacı vardır.” Bu cümle çok sade , basit geliyor fakat biraz düşününce insanı etkiler .Çünkü burada oda sadece dört duvar değil. O oda; özgürlük, ekonomik bağımsızlık, bölünmeyen zaman ve zihinsel alan temsil eder. Kitap boyunca Woolf’un dili hem zarif hem ironik. Erkek egemen akademik dünyayı anlatırken alttan alta ince bir mizah var. Mesela erkeklerin kadınlar hakkında yazdığı kalın kitapları düşünürken, onların öfkesini ve savunmacılığını fark ediyor. Şunu sezdiriyor: Kadınları küçük görmek bazen erkeklerin kendilerini büyük hissetme ihtiyacından doğar. Ama Woolf’un metni bir öfke metni değil. Daha çok bir bilinç metni. “Androjen zihin” Woolf'un manifestosu olarak bilinir. Woolf bu fikrini ortaya atıyor; yaratıcı zihnin kadınsı ya da erkeksi değil, ikisinin dengesi olduğunu söylüyor.

Bana göre sadece kadınlar için değil, herkes için yazılmış gibi. Çünkü aslında mesele üretmek. Düşünmek. Kendin olabilmek. Hepimizin hayatında bir “oda” ihtiyacı yok mu? Gürültüden uzak, kimsenin müdahale etmediği, sadece kendimize ait bir alan.

Kitap bittiğinde Woolf bağırmaz , slogan atmaz, Woolf'un sözlerinde şunu duyarsınız “Yetenek vardır. Ama koşullar yoksa o yetenek filizlenemez.” insan dönüp kendi hayatına bakıyor. Ki bu çoğu zaman bir çok kadının yaptığı bir davranış. Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum? Woolf’un sorusu burada çok kişisel bir yere çarpıyor: “Benim odam var mı?” Türkiye’de birçok kadın bu soruyu hayatının farklı dönemlerinde kendine soruyor. Evlenmeden önce, evlendikten sonra, çocuk sahibi olduktan sonra, akademide, iş hayatında… “Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?” sorusu bazen daha da ağır: “Ben gerçekten kendim için düşünebiliyor muyum?” Aslında mesele sadece kadın meselesi de değil; ama kadınlar için daha yoğun. Çünkü toplumsal roller zihinsel alanı daraltabiliyor. Woolf’un dediği gibi yetenek var. Türkiye’de de var. Çok var. Ama o yeteneğin filizlenmesi için sadece bireysel çaba yetmiyor; sosyal yapı, ekonomik şartlar ve kültürel kodlar da alan açmalı. insan ister istemez şunu fark ediyor: Kendine ait bir oda bazen bir kapı değil, bir cesaret. Ama o cesaretin sürdürülebilmesi için de gerçekten biraz sessizlik, biraz para ve biraz da müdahalesiz zaman gerekiyor.Bu yüzden Kendine Ait Bir Oda sadece feminist bir metin değil; bir varoluş çağrısı gibi. Sessiz ama güçlü. İnce ama derin. Okurken insan hem biraz üzülüyor hem de tuhaf bir şekilde güçleniyor.

Sanırım bu duyguyu boyunda üniversitede çocukları olan ,40 dan sonra tekrar üniversite okuyan ve etraftakilerin bu yaştan sonra ne uğraşıyorsun yada akdedeme deki hocaların bazılarının yaşından dolayı yatırım yapmak istemediği yüksek lisans yapmaya çalışan biri olarak ben çok iyi biliyorum .

Kendime soruyorum , Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Yazar 6 Temmuz 2017 26 dk.

Paleontolojinin rönesansı derken ne demek istiyoruz? Terim olarak 1842’de Dinosauria (korkunç kertenkele) kelimesini ilk ortaya koyan kişi Richard Owen adında bir paleontolog/biyolog idi. Kendisi Darwin’in çalışmalarına da destek veren ve katılan bir bilim insanıydı. Fakat evrimi, Darwin’in açıkladığından daha karmaşık bir yapıda olduğunu düşünüyordu. Diğer yandan başka insanların çalışmalarına göz diken ve korkulan bir kişi olduğu da söyleniyor. Bu yüzden Thomas Huxley gibi bilim insanlarıyla arası iyi değildi.

Dinozorlarda tüylerin keşfi ile adeta bir ’’Renaissance’’ yaşandı. Bu rönesansın fikir babasının John Ostrom olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Elbette 1927'de dinozorlardan kuşlara geçişi resmeden Gerhard Heilmann'ı kesinlikle unutamayız. Paleontoloji uzmanı olmamasına rağmen önemli bir öncüdür. John, 1969’da Deinonychus antirrhopus örneği üzerinde incelemeler yaparak, kuşların dinozorlar ile doğrudan akraba olduğunu söyleyen ilk kişidir. Tabi dinozorların kuşlar ve sürüngenler arasında geçiş olduğunu düşünen, Darwin’in çalışmalarına destek veren Thomas Huxley’i ve Karl Gegenbaur’u da es geçmemek lazım. Ancak John, dinozorların sürüngenden geçiş değil de, tam olarak kuş benzeri olduğunu dile getiren ilk kişi olduğu için paleontolojide ve paleobiyolojide yeri ayrıdır. John'un fikirleri daha sonra karşılaştırmalı anatomi çalışmaları ile ayrıntılı olarak desteklendi.

84
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eymen Karademir
Eymen Karademir
161.8K UP
İnceleyen10 13 Kasım 2023
Okurken gerçekten öğrendiğimiz ve zevk aldığımı hissettiğim kitaplardan birisi. Hawking astrofizikten kuantum fiziğine kadar fiziğin baba konuları olarak sayabileceğimiz konuları gayet anlaşılır ve okuyucuyu sıkmayacak şekilde bizlere sunmuş
9.9/10
(162 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : A Brief History of Time
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
24
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
En yaygın olarak Yahudi kulağı” veya Ağaç kulağı, Jöle Mantarı olarak bilinen, dünya çapında bulunan bir mantardır. Göze çarpan kulak benzeri şekli ve kahverengi rengi ile ayırt edilir. Yıl boyu gözlemlenebilir, nemsiz ve çok güneşli havalarda kuruyup büzüşür ancak yağmur yağdığında eski formuna geri döner. Yenilebilir olarak geçer ancak mutfak değeri pek gözetmez.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Atilla Avcı
Atilla Avcı
130.4K UP
Sinir bilim araştırmacısı 11 saat önce Sen de Cevap Ver

Canlılar biyolojik makinelerdir. Eğer ki biyolojik süreçlerimize kadar mükemmel taklit edilmiş bir simülasyon içine yüklenseydik bu sadece bizim mükemmel bir klonumuz olurdu. Ancak sorun da burada başlıyor: Bizi biz yapan varlığımızdır. Bizden bir tane daha olması onu biz yapmaz bizim bir kopyamız yapar. Düşünme evremiz onunla bütün değildir. O sadece bizim etki tepkilere verdiğimiz cevabı kısıtlı süre bizim gibi cevap verebilen bir makine simülasyonudur. Eğer ki ona nöroplastik yetki verirsek sadece bir kaç gün sonra bile bizden farklı cevaplar üretebilir.

Bilinç kavramı tamamen görecelidir. Bir makineye bizim bilincimizi yüklemek onu bizden ayrı kılar. Nasıl biz bir bireysek makineye yüklenmiş kopyamızda ayrı bir birey olarak görülmelidir.

Soruyu cevapladığımıza göre enteresan bir şeyler daha söylemek isterim. Böyle sorulara merakınız belkide benlik algınızın sınırlarını test etme çabası olabilir. Bu şekilde de beyniniz "benim varlığım ne kadar ve neleri kapsamaktadır?" gibi sorularını cevaplar.

Tüm Reklamları Kapat

Peki neden her bir klonumuz bizden farklı sayılmak zorundadır? Genetik kopyamız olsa bile örneğin tek yumurta ikizleri. Bu koşulda bile diğer canlı biz olmayız genetik ikizimiz olur. Yani zihin haritamızın birebir kopyasına sahip bir makine veya canlı bile biz değilizdir. Bir ikizimiz ya da kopyamızdır.

Peki neden?

Çünkü nöral makineler sıradan makinelerin aksine değişime uğrar. Yani 2 bilgisayar çipi birebir aynı çalışır. Ancak bir bilgisayar çipi her işlem aşamasında bir öncekine kıyasla farklı bir yanıt üretiyorsa bu çip artık diğer çiplerin aynısı olmaz farklı bir çip olur. Yani bir bakteriyle insan arasındaki fark budur. Genetik mutasyon olmadığı sürece her bakteri birbirinin bir kopyasıdır lakin tek yumurta ikizin bile olsa beyinindeki sinir hücreleri her seferinde farklı yanıt vermeye ve farklı bağlantı kurduğu için artık senin bir kopyan değildir.

Kısacası, makine klonumuz mükemmel bir aktarım olsa bile sadece anlık olarak bizdir. Bir sonraki anda bizden tamamen farklı bir birey olarak görülmelidir.

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Aslıhan Niksarlı!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 6 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Aslıhan Niksarlı!
EtkinlikKonferans
Boray Yıldırım
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara & ÇevrimiçiÜcretsiz21 Şubat
19. Aykut Kence Evrim Konferansı
21 Şubat 2026 08:45 tarihinden 22 Şubat 2026 16:30 tarihine kadar.

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak 20 yıldır halka evrimi anlatmak, evrim hakkında doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve evrimsel biyoloji ile akademik olarak ilgilenen insanları bir araya getirmek amacıyla Aykut Kence Evrim Konferansı’nı düzenliyoruz. Konferans, hocamız Aykut Kence’nin emekleriyle Ulusal Evrim Konferansı olarak başlamış olup vefatının ardından öğrencileri tarafından hatırasını yaşatmak amacıyla ‘Aykut Kence Evrim Konferansı’ adını almıştır.

Ülkemizde evrim karşıtlığının ne kadar fazla olduğunu bilmekle beraber bu görüşlerin sonucunda ortaya atılmış bütün propagandaların da farkındayız. Bunları yapan zihniyetin  karşısında bir öğrenci topluluğu olarak kâr amacı gütmeden yalnızca bilimi yaymak adına düzenlediğimiz Aykut Kence Evrim Konferansı’nı 20 yıldır birçok sorunla karşılaşılmasına rağmen başarı ile düzenlenmeye devam ediyoruz. Bu sene de konferansımızı 21-22 Şubat 2026’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. 

Konferansımız genel oturum ve akademik oturum olmak üzere iki oturum içermekte olup genel oturumumuz her kesime hitap eden bir oturumdur. Genel oturum sunumları eş zamanlı olarak Aykut Kence Evrim Konferansı YouTube kanalında yayınlanacaktır.

Kayıt linkimiz: https://www.biletimgo.com/etkinlik/19-aykut-kence-evrim-konferansi-22005

Akademisyenlerin sunumlarının yanı sıra aralarda jeolojik devirler ve primat evrimi ekiplerimizin sunumları olacaktır. Ayrıca fuaye alanımızda çeşitli ikramlarımız olacaktır.

Konferans bitiminin ardından aktif katılım gösteren katılımcılarımıza sertifika verilecektir.

ODTÜ dışı kayıtlarımız 15 Şubat günü saat 13.00'te kapanacaktır. Bunun sebebi, ODTÜ dışından gelecek katılımcılarımızın konferans günü kampüse girişte sorun yaşamamaları için katılımcı listelerinin gerekli yerlere iletilmesidir. 

Biyoloji ve Fen Bilimleri Öğretmenleri, [email protected] mail adresine öğretmen olduklarını gösteren belgeyi attıkları takdirde konferansımıza ücretsiz katılabilirler.

Konferansımıza topluluk kaydı yapmak isteyen üniversite toplulukları ve liseler [email protected] üzerinden bize ulaşabilirler.

Genel ve akademik oturum programlarımız ve duyurularımız sosyal medya hesaplarımızdan paylaşılacaktır. Bizi takip etmeyi unutmayınız.

Devamını Göster
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Düşüncenin doğasında iletilmek vardır: yazılmak, konuşulmak, gerçekleştirilmek. Düşünce çimen gibidir. Işığı arar, kalabalıkları sever, melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça daha iyi büyür.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
17
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gülfem Akdemir
Seslendiren 11 Ekim 2023 27:34
Hayvanlar, bilgi iletmek ve davranışlarını koordine etmek için çeşitli iletişim biçimlerini kullanarak milyonlarca yıldır birbirleriyle iletişim kurmaktadır....
50
Tır Şoförü Ne Yapar?

Yolculuk başlasın, düt düüüt!

Şu an elinde tuttuğun kitabın buraya nasıl geldiğini biliyor musun? Veya evindeki eşyaların?

Etrafında görüp kullandığın hemen her şey oraya kendiliğinden gelmiyor.

Tır şoförü, üretildikleri yerden onları alıp bize getiriyor!

Kocaman, tam donanımlı bir tır kullanıyor. Tırın içini bir görsen; buzdolabı ve yatak bile var!

Sonuçta yorucu bir günün ardından tır şoförü dinlenmek isteyebilir. İşi yalnızca araç kullanmakla bitmiyor, başka görevleri de var…

Merak ediyorsan haydi atla, başlayalım yolculuğa!

İŞTE SANA TIR ŞOFÖRLERİ VE SEYAHATLERİ HAKKINDA HARİKA BİLGİLERLE DOLU BİR KİTAP.

Devamını Göster
₺195.00
Tır Şoförü Ne Yapar?
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)