Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
⚡ Kinetik enerji, bir cismin hareket hâlinde olmasından kaynaklanan enerji türüdür. Bir cisim duruyorsa kinetik enerjisi yoktur, hareket etmeye başladığı anda ise sahip olduğu hız ve kütleye bağlı olarak kinetik enerji kazanır. Bu nedenle kinetik enerji, doğrudan hareket kavramıyla ilişkilidir.

📏 Klasik mekaniğe göre bir cismin kinetik enerjisi, cismin kütlesi (m) ve hızı (v) ile tanımlanır. Bu ilişki genellikle Ek = 1/2 · m · v² ifadesiyle gösterilir. Burada önemli olan nokta, hızın karesinin enerji üzerinde belirleyici olmasıdır. Bu durum, hızdaki artışların enerji üzerinde orantısız derecede büyük etkiler yaratmasına neden olur.

🚗 Örneğin aynı kütleye sahip iki araçtan biri diğerinden iki kat daha hızlıysa taşıdığı kinetik enerji iki kat değil, dört kat fazla olur. Bu yüzden trafik kazalarında hız artışı, çarpışma etkisini beklenenden çok daha fazla büyütür. Fren mesafelerinin uzaması ve çarpışma şiddetinin artması da bu fiziksel ilişkiyle doğrudan bağlantılıdır.

🔄 Kinetik enerji yalnızca doğrusal hareketle sınırlı değildir. Dönen cisimler de kinetik enerjiye sahiptir ve bu durum “dönme kinetik enerjisi” olarak ele alınır. Örneğin dönen bir tekerlek ya da pervane, hem dönme hareketinden hem de varsa ilerleme hareketinden kaynaklanan kinetik enerji taşır.

🧲 Kinetik enerji kendiliğinden artmaz, artması için cisme bir kuvvet uygulanması ve bu kuvvetin cisim üzerinde iş yapması gerekir. Aynı şekilde kinetik enerji kaybolmaz; sürtünme, hava direnci veya çarpışma gibi süreçlerde ısı, ses ya da başka enerji türlerine dönüşebilir.

📊 Bu yönüyle kinetik enerji, hareketin fiziksel sonuçlarını anlamak için temel kavramlardan biridir ve mekanikteki pek çok olgunun açıklanmasında merkezi bir rol oynar.

Yazar: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Yusuf Berat İlgin
Yazar 4 gün önce 2 dk.

Dünya'dan yaklaşık 650-700 ışık yılı uzaklıkta, Kova (Lat: "aquarius") takımyıldızında yer alan Helix Bulutsusu (NGC 7293), gökbilimciler tarafından en çok incelenen gezegenimsi bulutsulardan biridir. Genellikle "Tanrı'nın Gözü" olarak da anılan ve devasa bir gözü andıran bu yapı, aslında ölen Güneş benzeri bir yıldızın dış katmanlarını uzaya fırlatmasıyla oluşmuştur. Ancak Helix'in en çarpıcı özelliklerinden biri, James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) kızılötesi gözlemleriyle daha da belirginleşen, merkezden dışarıya doğru uzanan binlerce "kuyruklu yıldız benzeri" gaz düğümüdür.

NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu tarafından çekilen yakın kızılötesi görüntüler, bu yapıları daha önce hiç görülmemiş bir netlikte ortaya koydu. Bulutsunun genişleyen gaz kabuğunun iç çevresini saran bu yapılar, arkalarında uzanan kuyruklarıyla adeta birer kuyruklu yıldızı andıran sütunlar veya düğümler şeklindedir.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Ekim 2014 19 dk.

Optik illüzyon, göz veya beynin çalışma prensiplerinin doğal veya yapay şekillerde manipüle edilmesi, kandırılması veya yanıltılması yoluyla, gerçekte olandan farklı bir görüntü, renk veya hareket algılama olarak tanımlanabilir. Görsel bir yanılsama yaşadığımızda, orada olmayan veya orada olan bir şeyi farklı bir şekil veya renkte görebiliriz. Algılama ve gerçeklik arasındaki bu kopukluk nedeniyle görsel yanılsamalar, beynin fiziksel dünyayı yeniden yaratmada başarısız olabileceği yolları gösterir. Algıladığımız şey aslında zihnimizin yaptığı yorumdur. Bu yorumlar gerçekle uyuşmadığı zaman optik illüzyonlar oluşmuş olur. Aslında bir bakıma kandırılmış oluruz.

Siz de mutlaka bir optik illüzyon deneyimlemişsinizdir; çünkü insanlık, evrimsel tarihi boyunca bu tür yanılgılara bolca düştü. Zihnimizin, gördüğümüz nesneler hakkında aceleci çıkarımlar yaptığını zaten pareidolia gibi konular nedeniyle biliyoruz. İllüzyonların fark edilmesine dair ilk kaynaklar, Antik Çağ'a kadar gidiyor. Örneğin MÖ 350'de Aristoteles, “Duyularımıza güvenilebilir ancak kolayca kandırılabilirler” derken, muhtemelen bu tür illüzyonlardan ve yanılgılardan bahsediyordu. Bu yazımızda, çeşitli hareketli fotoğraflardan (GIF) ve sabit fotoğraflardan oluşan çok sayıda göz yanılgısını sizlerle paylaşacağız. Yazımızın sonunda da neden böyle bir deneyim yaşadığımızı biraz daha detaylı izah edeceğiz.

110
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
78.1K UP
Çeviren 4 gün önce 5 dk.

Doğa korumacıların kayıp yaşam alanlarının bir kısmını eski haline getirmek için başlattıkları proje sayesinde, kaplanlar 70 yılı aşkın bir süredir ilk kez yakında Kazakistan topraklarında yeniden dolaşmaya başlayacak.

Kazakistan'ın Hazar kaplanlarının sonuncusu; yıllarca süren avlanma, habitat kaybı ve av hayvanlarının sayısındaki düşüşün ardından 1940'ların sonlarında ortadan kayboldu. Şimdi ise Orta Asya ülkesi, dünyanın en büyük kedigillerini tarihsel dağılım alanlarına geri kazandırmayı hedefleyen iddialı bir yeniden yerleştirme programı yürütüyor.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.9K UP
Çeviren 7 Ekim 2021
Bu güzel yıldız görüntüsü, nefes kesici kuzey takımyıldızı Perseud boyunca yaklaşık üç dolunayı (1,5 derece) kapsıyor. Meşhur açık yıldız kümesi çifti h ve Chi Persei’yi de barındırıyor. NGC 869 (üstte) ve NGC 884 olarak da kataloglanan her iki küme, yaklaşık 7.000 ışıkyılı uzaklıktadır. Bu kümeler, Güneş’ten çok daha genç ve sıcak yıldızlar içermektedir. Aralarında yalnızca birkaç yüz ışıkyılı bulunan kümelerin içlerinde bulunan yıldızlar incelendiğinde her ikisinin de 13 milyar yaşında olduğu ortaya çıkmıştır. Bu, onların aynı yıldız oluşum bölgesinin bir ürünü olduğunun bir kanıtıdır. Dürbünle bakıldığında bile etkileyici bir görüntü sunan bu küme çifti, karanlık yerlerden çıplak gözle bile görülebilir. Lakin bu canlı teleskobik görüntüde görüntülenen renkli yıldızlardaki bu sivri uçları oluşturmak için bir gitar teli örtüsü kullanıldı.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 24 Haziran 2020 34 dk.

İnsanların refahı, ekonomik gelişimi ve fakirliğin azalması için, enerjiye erişim kritik öneme sahiptir. Herkesin enerjiye yeterince erişim sağlayabilmesini mümkün kılmak, küresel gelişim çabalarının önünde süregelen ve giderek daha önemli hale gelen bir zorluktur.

Ne var ki, aynı zamanda enerji sistemlerimizin çevresel etkileri de büyük öneme sahiptir. Tarihsel olarak ve günümüzdeki enerji sistemleri fosil yakıtlara (kömür, petrol ve gaz) dayanmaktadır. Bunlar, karbondioksit ve diğer sera gazlarını üretmektedir - ki bunlar da, küresel iklim değişikliğinin ana itici gücüdür. Eğer küresel iklim hedeflerini tutturmak ve iklim değişiminin tehlikelerinden kaçınmak istiyorsak, dünyanın enerji kaynaklarını köklü ve küresel olarak gözden geçirmesi gerekmektedir.

125
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Berk Mutlu
Berk Mutlu
12.2K UP
İnceleyen 5 gün önce
Bu film herhangi bir film izlenip geçilebilir. Veya filmin insanlık tarihindeki değişimlerin toplumları nasıl etkilediğini net bir şekilde ortaya koyduğunu görebilirsiniz.
Truman Show sanıldığı kadar basit bir film değil. İzlemeden önce bunun bilincinde olmalısınız.

ps: Asgari seviyede spoiler içerir, spoiler deneceğini bile sanmıyorum.

THE TRUMAN SHOW

Genel Bakış

Başrolünde Jim Carrey'in(Truman Burbank) yer aldığı, Peter Weir tarafından yönetilen Truman Show, Truman Burbank'ın yaşadığını sandığı gündelik hayatından bir sahne ile başlıyor ancak ilerleyen kısımlarda Truman bazı şeylerden şüphelenmeye başlayacak ve yaşadığı Dünya'ya karşı kuşkular duyacak.
Bütün hayatının bir aldatmadan oluştuğunu fark eden Truman, bütünüyle birlikte her şeyi açığa kavuşturmak için çalışıyor.

Truman Burbank

Truman, gündelik hayatında son derece pozitif ve kana yakın,neşeli, kaşif olmak ve Dünyayı gezmek isteyen birisi ayrıca bir koca.
Ancak Truman'ın bile kendi hakkında bilmediği bazı şeyler var. O ne gerçek annesini ne de gerçek babasını tanıyor, aslında onları tanıdığını sanıyor. Truman bir şirket tarafından doğduğu anda sahiplenilmiş bir projedir. Truman, bütün hayatı boyunca onun izni veyahut haberi olmadan bir TV yıldızı olmuştu ancak onun Dünyasında değil.

Lauren(by Natasha McElhone)

Filmde pek bir sahnesi olmamasına rağmen filmin kilit karakterlerinden Biri. Lauren ile Truman bir kütüphanede tanışıyorlar ve direk o an kütüphaneden çıkıp beraber akşamın tadını çıkarıyorlar(kısa bir süreliğine de olsa),ayrılmadan önce o gece Lauren,Truman'a Bir kağıt parçası veriyor. Truman evli olmasına rağmen Lauren onun için adeta karanlık bir gökyüzündeki dolunay gibiydi...
Lauren, ayrılmadan önce ayrıca bütün filmin akışını(basit bir sitcom veya dram filmi olmanın dışına çıkacak)değiştirecek, Truman'ı yiyip bitirecek onun hakkında kendisi hariç herkesin bildiği bazı şeylerden bahsediyor. Ve gerçek "Truman Show" başlıyor.

Peter Weir, Director

ps: Normalde Yönetmenler hakkında pek bir yorumum olmaz ama kaçınılmaz bir başarıydı...

Filmin sahneleri arasındaki geçişleri kişiyi duygu halinde tutacak biçimde hazırlanmıştı, özellikle son sahnelerde Truman Show'u izleyen seyirciler ile gerçek seyirciler yani bizler adeta birbirlerimizle karşı karşıya vermiş 'Herkes o an Truman'ı izliyordu' ve tamda filmin konusu. Herkes Truman'ı izliyor...
Peter Weir, izleyici ile aktör/oyuncu arasındaki empati,kişisel bağlanma sürecini okadar kısa bir süre içinde okadar güçlü bir bağ haline getiriyorki adeta kendi kurtuluşunuzmuşcasına her şeyi iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Ağlayacaksınız, üzüleceksiniz, kızacaksınız, küfürler edip sinirleneceksiniz, içiniz ısınacak...

Neden Sanıldığı Kadar Basit Değil

ps: Bu kısmı filmi izledikten sonra okursanız daha net bir biçimde anlayacaksınız ama filmi izlerken daha gerçekçi bir tutuma sahip olmak isterseniz okuyabilirsiniz,ben olsam izlemeden okurdum çünkü keşke alt yapı ile izleseydim filmi diyorum.)

Truman Show'da işlenen bir çok konu var: Medya, Teknoloji, Çevremiz, Gerçeklik, Hırs, Çıkarcılık, Etik Kurallar, Kişisel haklarımız...(kişisel en önemli gördüğüm kısmı anlatıyorum altta)
Basit bir soru: Hiç çevrenizdeki yerleşkelere dikkatlice baktınız mı ? Hiç bir gariplik olup olmadığına dikkat ettiniz mi ? Veya Çevrenizdeki kişilerin davranışları ve cümlelerine, tutarlılıklarına dikkat ettiniz mi ?
Hatta daha minimize bir düşünce, hepimiz zaman zaman izlediğimizi hissetmişizdir.
Olan her şeyin bir nedeni olduğunu film bize açıkça gösteriyor, boşuna demiyorlar her şey ayrıntılarda gizli diye.

Kişisel Yorumlar

Film benim ne zamandır ertelediğim filmlerden biriydi, herkes diyordu güzel diye ama bana göre basit bir komedi,sitcom belki dram diyebileceğim bir filmdi. Açıkça demek istiyorum ki herkesin hayatında en az 1 kere izlemesi gereken bir filmdir Truman Show.
Herkes gibi ben de bazı "en"lerde kararsız birisiyim ama bu film kesin bir şekilde demek istiyorumki benim için genel anlamda en başarılı film olduğunu söyleyebilirim. İZLEYİN.

Ek Notlar

Filmde bir tek ben mi Lauren'e bu kadar takıldım bilmiyorum ama Truman ile ikisi arasındaki ilişki beni çok kötü yaptı dürüstçe söylemek gerekirse. Özellikle "Every Breathe You Take" şarkısının bu film için yazılmış olmasını dilerdim... Okadar uyumlu ki yani elimden tek gelen bunu alıntılamak:
Every breath you take
And every move you make
Every bond you break,every step you take
I'll be watching you
Beni bitiren bir alıntı daha izninizle:

Truman - Was nothing real ?
Christof - You were real.

Buraya kadar okuyan herkese teşekkürler; Good Afternoon, Good Evening and Good Night.
9.9/10
(201 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Truman Show
Yönetmen: Peter Weir
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
606.0K UP
6 gün önce
Southwest Research Institute, Aix-Marseille Üniversitesi ve Institute for Advanced Studies araştırmacılarının yürüttüğü yeni çalışmalar, Jüpiter’in Galileo uydularının oluşumu sırasında karmaşık organik molekülleri (COM) bünyelerine katmış olabileceğini gösteriyor. Bulgular The Planetary Science Journal ve Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergilerinde yayımlandı.

Araştırmaya göre oksijen, azot ve karbon içeren karmaşık organik moleküller; yıldız oluşumu sırasında ortaya çıkan gaz ve toz disklerinde, ultraviyole ışınım ve ısınma etkisiyle buzlu taneler üzerinde oluşabiliyor. Geliştirilen modeller, hem Güneş’in oluştuğu protogezegen diskinde hem de Jüpiter’in çevresindeki gezegenimsı diskte bu kimyasal süreçlerin gerçekleşebileceğini ortaya koydu.

Simülasyonlar, bu organik moleküllerin önemli bir kısmının Jüpiter’in dört büyük uydusu olan Europa, Ganymede, Callisto ve Io’nun oluştuğu bölgelere taşınmış olabileceğini gösteriyor. Ayrıca bazı organik bileşiklerin Jüpiter yörüngesi içinde yerel olarak da oluşmuş olabileceği belirtiliyor.

Europa, Ganymede ve Callisto’nun yüzey altı okyanuslara sahip olabileceği düşünülüyor. Eğer bu uydular erken dönemde karmaşık organik moleküller kazandıysa, su ve enerji kaynaklarıyla birlikte prebiyotik kimya için gerekli temel bileşenlere de sahip olmuş olabilirler. Bulgular, yaklaşan uzay görevlerinin Jüpiter sistemindeki kimyasal verileri yorumlaması açısından önemli bir çerçeve sunuyor.

527 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sude Akman
Sude Akman
213.4K UP
Aktaran 13 Temmuz 2021 3 dk.

Yeni yapılan araştırmalarda, etkileyici ve "sanal" bir İzlanda manzarasına dalmanın, rahatsız edici tıbbi prosedürlerin neden olduğu sıkıntıları azaltabileceği keşfedildi. Çalışma, üretradan mesaneye sert bir teleskopun yerleştirildiği rijit sistoskopisi geçiren hastalara sanal gerçeklik (VR) başlığı verilen ve verilmeyenler arasındaki farkları karşılaştırdı. Araştırma, Avrupa Üroloji Derneği kongresinde sunuldu.

Mesane kanserini teşhis etmek ve tedavi etmek, genellikle hastalar tarafından rahatsız edici ve ağrılı olarak algılanan bir sistoskopi yoluyla, mesanenin kontrol edilmesini gerektirir. Bazı hastalar sırf bu nedenle bu hastalığın kontrolünden kaçınır ve bunun sonucunda kontrolsüz ve geri dönüşü olmayan hastalık gelişimi yaşarlar. Daha az ağrılı olan fleksibl sistoskopi yaptırmak mümkündür; ancak bazı tedaviler, ancak rijit sistoskopi ile yapılabilir. Rijit sistoskopi, lokal anestezi altında yapılabilir. Hem genel hem de spinal anestezi altında da yapılabilir; ancak bu prosedürler, ek komplikasyon riski taşır.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 8 Haziran 2015 2 dk.

Yapay Zeka, hiç kuşkusuz önümüzdeki 30-40 yılın en gözde teknolojik atılımlarının yaşanacağı alan olacak. Google ve Facebook gibi teknoloji devlerinin bu alanda yaptığı yatırımlar, Bill Gates, Elon Musk, Ray Kurzweil gibi isimlerin bu alandaki katkıları hem popüler kültürde, hem de bilimsel ilerlemede büyük rol oynuyor.

Her ne kadar bilim insanlarının "yapay zeka"dan kastı her zaman halkın Hollywood nedeniyle aklında beliren figür ile örtüşmese de, en kaba hatlarıyla biyolojik organizmaların yaptığına benzer bir şekilde silikon çipler üzerinde düşünce, algı, bilinç oluşturabilmek yolunda atılan her adım, yapay zekanın bir alt başlığı olarak görülebilir. 

213
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
161.7K UP
İnceleyen 1 gün önce
Merhaba
Bazen bir kitabı okumaya başlamadan önce, onunla kavga edeceğimi hissederim. Daha kapağını açmadan içimde hafif bir gerilim olur. Çünkü bazı metinler sadece bilgi vermez; insanın inandığı, tutunduğu, hatta sığındığı yerlere dokunur. İnancın Sonu tam da böyle bir kitap. Okurken sadece satırları değil, kendi zihnimi de tarttım. Nerede savunmaya geçiyorum, nerede susuyorum, nerede hak veriyorum diye.

İnancın Sonu, Sam Harris’in inanç ile aklı bir düelloya çıkardığı metni. Bu kitapta uzlaşma yok. Yumuşatma yok. Harris, modern dünyanın en büyük sorunlarından birinin sorgulanmayan dini inanç olduğunu söylüyor ve bunu neredeyse bir cerrah soğukkanlılığıyla masaya yatırıyor.

Kitabın ruhunu taşıyan cümlelerden biri olan “Dini inançlar eleştiriden muaf tutulduğu sürece, insanlığın ilerlemesi her zaman tehlike altında olacaktır.” Bu cümle bir iddia değil sadece; bir meydan okuma. Çünkü Harris’e göre din, diğer tüm düşünce sistemleri gibi eleştirilebilir olmalı. Bilim hata yapabilir, siyaset yanlışlanabilir, felsefe çürütülebilir. Ama din çoğu zaman “kutsal” olduğu için tartışma dışı bırakılır. O ise tam tersini yapıyor: Kutsalın üzerine ışık tutuyor.

Bir başka bir ifadede ise şunu söyler . “İnsanlar, kanıt olmadan inanmayı bir erdem haline getirdiler.”
Burada durup düşünmemek zor. Çünkü gerçekten de birçok kültürde “iman”, sorgulamamakla eş anlamlıdır. Oysa Harris için kanıtsız inanç bir erdem değil; epistemolojik bir boşluk. Ona göre akıl, insanlığın en güçlü aracıdır ve bu araç, inanç söz konusu olduğunda askıya alınmamalıdır.

Kitap özellikle dini şiddet üzerinden çarpıcı bir analiz yapar ve şu cümleyle hafızayı kazımaya çalışır .
“İntihar bombacısını motive eden şey umutsuzluk değil, cennete olan inancıdır.” Bu söz ürpertici. Çünkü burada din, teselli veren bir sistem değil; eylemi, hatta ölümü anlamlandıran bir güç olarak resmedilir. Harris’e göre iyi niyetli insanlar, kutsal bir amaç uğruna korkunç şeyler yapabilir. Bana kalırsa en çok tartışılması gereken cümle şudur. “İyi niyetli insanların kötü şeyler yapabilmesi için din gerekir.” Bu iddia abartılı mı? Belki. Ama insan tarihi düşünüldüğünde tamamen yabana atılacak bir söz de değil. İnanç, insanı yüceltebildiği kadar, körleştirebilir de. İşte Harris bu kör noktaya bakıyor. Kitap boyunca hissettiğim bir eksiklik var: İnancın içsel, varoluşsal boyutu. Mesela Søren Kierkegaard inancı bir “atlayış” olarak tanımlar; aklın ötesine geçen ama insanın varoluşunu derinleştiren bir deneyim olarak görür. Ya da William James, dini deneyimi psikolojik gerçeklik üzerinden anlamaya çalışır. Harris ise daha keskin bir yerde durur. Onun için soru nettir: “Doğru mu, yanlış mı?”

Ama insan sadece doğru veya yanlış çizgisinde yaşamıyor. Bazen inanmak, anlam arayışıdır. Bazen yalnızlığa karşı bir dirençtir. Bazen ölüm korkusuna karşı sessiz bir cevaptır. Harris bu duygusal ve sembolik alanı pek dikkate almaz; o daha çok inancın toplumsal ve politik sonuçlarına odaklanır.
belki de kitabın en çarpıcı yanı burada , İnancı kutsallıktan indirip tartışılabilir bir nesne haline getirmesi. Bu kolay değil. Hele inancın kimlik haline geldiği toplumlarda hiç değil. İnancın Sonu bir saldırı mı, yoksa bir uyarı mı? Belki ikisi de. Okurken insan ya savunmaya geçiyor ya da düşünmeye başlıyor. Ama kayıtsız kalmak mümkün değil.

Ben kitabı kapattığımda şunu düşündüm: İnanç ile mantık gerçekten düşman mı? Yoksa biz mi onları düşmanlaştırıyoruz? Belki mesele inancın varlığı değil, sorgusuz kabul edilişi. Belki de asıl korkulan şey, Tanrı’nın değil, soruların gücü. Bazen bir kitap, cevap vermek için değil, insanın içindeki sessiz çatışmayı görünür kılmak için yazılır. Bu kitap tam olarak bunu yapıyor sanırım.
Puan Ver
İNANÇ VE MANTIĞIN KAFA KAFAYA ÇARPIŞMASI
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Ağustos 2017 5 dk.

Penisilin, kloramfenikol, eritromisin, metisilin, sefalotin, vankomisin, 2. ve 3. nesil sefalosforinler, karbapenem, linezolid...

Bunlar gizli bir kod ya da rastgele, öylesine dizilenmiş ilaç isimleri değil. Bunların her biri, son 76 yıldır gözümüzün önünde süregelen evrimin farmakolojik kanıtları!

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 21 Temmuz 2014 3 dk.

Türkiye'de pek yankı bulmadı; ancak ABD'nin Türk asıllı (ve Amerikalılar arasında "abartılı" diyebileceğimiz düzeyde sevilen) doktoru Mehmet Öz, programlarında özellikle zayıflama hapları ve otlarıyla ilgili bilim dışı, abartılı, piyasaya yön verme amacı olduğundan şüphe edilen bilgiler vermesi sebebiyle ABD senatosuna hesap vermeye çağrıldı.

ABD'de adeta tapılan bu doktorun "mucizevi zayıflama hapı" veya "doğaüstü güçlere sahip ot" gibi bilimin sınırları dışına çıkan açıklamaları ve bundan doğan süreç, akla şu soruyu getiriyor:

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.2K UP
2 gün önce
Hacker News bugün yine "SaaS öldü mü?", "Yazılımcılık bitti mi?" krizleriyle çalkalanıyor. Herkes o meşhur dikdörtgenleri AI'ın bizden daha hızlı hareket ettirmesine takılmış durumda.

Ama dürüst olalım: O dikdörtgenleri iteklemek hangimizi gerçekten tatmin etti?

Indiana'da o 6 çocuğa basketbol koçluğu yaparken hissettiğim "gerçeklik" hissini, yazdığım hiçbir kodda bulamadım. David'in topa o son atlayışındaki tutkuyu veya Evan'ın takımı sırtlamasını izlemek... Bunlar ölçeklenebilir şeyler değil, evet. Ama bizi insan yapan, makineden ayıran da tam olarak bu "scale" edilemeyen anlar.

Belki de korkmamalıyız. Bırakalım angaryayı AI yapsın. Biz sahaya, tere, göz temasına ve asıl oyunumuza geri dönelim.
46 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Haziran 2011 22 dk.

Eşcinsellik, bir türün bir bireyinin, kendisiyle aynı cinsiyetten bir diğer bireye karşı romantik veya cinsel bir çekim hissetmesi veya bu iki birey arasında cinsel etkileşim yaşanmasıdır.[1][2][3] Bu bakımdan eşcinsellik, bir cinsel yönelim grubudur ve kişinin kendi biyolojik cinsiyetinden olan diğer bireylere yönelik kalıcı bir duygusal, romantik ve/veya cinsel çekim hissetmesi olarak tanımlanabilir. Doğal olarak bu cinsel yönelim, kişinin deneyimlediği bu duygulara uygun olan davranışlar sergilemesini ve bu türden duygular deneyimler yaşayanlarla ortak bir komünite olma algısını da içerir.[4]

Tarihte, eşcinsellere karşı çok sert ve çok acımasız birçok kampanya yürütülmüş olmasına karşın, bilimin ve toplumsal algının göreceli olarak gelişmiş olması sayesinde, bu karşıtlıklar (Türkiye de dahil hala birçok coğrafyada etkisi sert bir şekilde hissedilmekle birlikte) giderek azalmaktadır. Bu azalmada, bilimsel algımızın gelişmesinin, toplumsal hareketlerin dönüştürücü etkisinin ve halk arasında evrimin artık çok daha iyi anlaşılıyor olmasının çok büyük bir rolü olmuştur. 

415
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Astronomi & Kozmoloji konusunda geliştirebilirsin.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)