Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İlanAraştırma Anketi
Deniz Taşdan
İlanı Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz23 Şubat
Yetişkinlerde Oyun Bağımlılığı ile Duygusal Yalnızlık ve Depresyon Arasındaki İlişki: Sosyal Kaygı
23 Şubat 2026 17:09 tarihinden 23 Mart 2026 17:13 tarihine kadar.
Merhabalar Arkadaşlar, 
Oyun oynama alışkanlıkları duygularımızı nasıl etkiliyor?
İstanbul Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı kapsamında yürütülen
“Yetişkinlerde Oyun Bağımlılığı, Duygusal Yalnızlık ve Depresyon İlişkisi: Sosyal Kaygının Aracı Rolü” başlıklı tez çalışması için
18–50 yaş arası gönüllü katılımcılar arıyoruz. Anketi doldurmanız yalnızca 8 dakikanızı alır ve katılım tamamen gönüllüdür. Katılarak ya da paylaşarak bu bilimsel çalışmaya değerli bir katkı sağlayabilirsiniz.
Şimdiden teşekkür ederim 
Psikolog Deniz Taşdan
Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Gökalp Selamet
Gökalp Selamet
198.2K UP
Çeviren 2 Ocak 2023 25 dk.

İnsan çiftleşme sisteminin en iyi nasıl karakterize edileceği, yoğun ve kutuplaşmış bir tartışma konusudur:

Her iki yaklaşım için de çeşitli dayanak noktaları ve kaynaklar bulunduğu göz önüne alındığında, insanlarda çiftleşme modellerinin en iyi nasıl tanımlanacağı konusunda akademik camiada bir anlaşmazlık olduğu söylenebilir. Özellikle zor olan, türe özgü bir stratejinin, üzerinde anlaşmaya varılmış bir tanımını oluşturmaktır - ki yapılacak bu tanım, karşılaştırmalı çalışmalarda yaygın bir kullanıma sahip olacaktır.

159
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
162.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 12 saat önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bu soru aslında yalnızca “bilim nasıl yapılır?” sorusu değil; daha derinde “bilim kimlere aittir?” sorusudur. Modern dünyada bilim çoğu zaman üniversite diploması, laboratuvar, bütçe ve akademik unvanlarla özdeşleştirildiği için insanlar doğal olarak şunu düşünüyor: “Eğer üniversite okuyamadıysam ya da maddi imkânım yoksa bilim yapamam.” Oysa tarih ve düşünce geleneği bize bunun tam olarak doğru olmadığını gösterir. Bilim, kurumsal yapılardan önce bir düşünme biçimidir. Üniversite, bilimi sistematik üretmenin güçlü bir aracıdır ama bilimin kendisi değildir.

Öncelikle disleksi ve hiperaktiviteyi bir “yetersizlik” olarak görmek ciddi bir yanılgıdır. Bu durumlar zekâ eksikliği değildir; öğrenme ve dikkat biçiminin farklı işlemesidir. Hatta birçok disleksili bireyin görsel düşünme, üç boyutlu hayal kurma ve bütünsel kavrama konularında güçlü olduğu bilinmektedir. Hiperaktivite ise doğru yönetildiğinde yoğun merak, yüksek enerji ve bir konuya kilitlenildiğinde derinleşme kapasitesi anlamına gelebilir. Disleksi ve hiperaktivite çoğu zaman “engel” olarak anlatılır; oysa bunlar çoğu durumda farklı işleyen bir bilişsel sistemin adıdır. Yani mesele eksiklik değil, farklılık meselesidir. Modern eğitim sistemi daha çok lineer okuma, uzun süre masa başında hareketsiz kalma ve standart sınav performansı üzerine kurulu olduğu için bu farklılıklar dezavantaj gibi görünür. Fakat bilimsel yaratıcılık söz konusu olduğunda tablo değişebilir.

Tüm Reklamları Kapat


Disleksiye sahip bireyler sıklıkla görsel ve bütünsel düşünmede güçlüdür. Metni satır satır ilerlemek yerine büyük resmi kavrama eğiliminde olabilirler. Üç boyutlu düşünme, mekânsal algı, karmaşık sistemleri zihinde canlandırma gibi alanlarda avantaj sağlayabilirler. Fizik, mühendislik, biyolojideki yapısal ilişkiler ya da kimyasal süreçlerin zihinsel modellenmesi bu tür bir düşünme biçimiyle oldukça uyumludur. Disleksi bazen ayrıntıya takılmadan yapının kendisini görme yeteneği kazandırır; bu da bilimde önemli bir avantajdır çünkü bilim çoğu zaman örüntü (pattern) fark etme sanatıdır.


Hiperaktivite ya da dikkat eksikliği denilen durum da tek boyutlu değildir. Evet, klasik ders ortamında uzun süre pasif kalmak zor olabilir. Ancak ilgi duyulan bir konu söz konusu olduğunda hiperfokus denilen yoğunlaşma hali ortaya çıkabilir. Bu, saatlerce bir problemi çözmeye kilitlenebilme anlamına gelir. Bilimde ilerleme çoğu zaman bu tür yoğun odak anlarında gerçekleşir. Ayrıca yüksek enerji, merak ve hızlı çağrışım kurma becerisi yaratıcı bağlantılar üretmeye yardımcı olabilir. Bilim yalnızca disiplin değil, aynı zamanda yaratıcı sıçramalar gerektirir.

Tüm Reklamları Kapat


Bir diğer olumlu yön de risk almaya ve farklı düşünmeye yatkınlıktır. Standart düşünce kalıplarına daha az bağlı olmak, alışılmışın dışında sorular sormayı kolaylaştırabilir. Bilimde devrimsel ilerlemeler genellikle “herkesin normal kabul ettiği şeye” itiraz eden zihinlerden çıkar. Farklı bilişsel işleyiş bazen tam da bu noktada avantajdır. Elbette bu özelliklerin verimli hale gelmesi için strateji gerekir. Disleksili biri için sesli kitaplar, videolu dersler, şemalar ve diyagramlar metin okumaktan daha etkili olabilir. Hiperaktif biri için kısa ama yoğun çalışma blokları, hareket molaları ve uygulamalı öğrenme yöntemleri çok daha üretken olabilir. Yani mesele kapasite değil, yöntemi kendine göre uyarlamaktır. Kendi öğrenme biçimini keşfeden biri, klasik sistemde zorlanmış olsa bile bağımsız öğrenmede son derece başarılı olabilir. Bugün birçok girişimci, sanatçı ve bilim insanının benzer nöroçeşitlilik özelliklerine sahip olduğu biliniyor. Bu durumlar zekânın eksikliği değil; zekânın farklı örgütlenmesidir. Eğer kişi merakını canlı tutar, güçlü yanlarını tanır ve öğrenme yöntemini buna göre şekillendirirse, disleksi ve hiperaktivite bir engel olmaktan çıkıp yaratıcı düşünmenin motoru haline gelebilir. Sorun kapasitede değil, klasik eğitim sisteminin herkesi aynı kalıba sokmaya çalışmasındadır. Üniversite okuyamamak “bilimsel akıl yürütme” yeteneğinin olmadığı anlamına gelmez.

Bilim yapmak için gereken ilk şey diploma değil, zihinsel disiplindir. Merakı sistemli hale getirme becerisidir. insan ilgi duyduğu alana önce temelleri sağlamlaştırarak başlamalıdır. Bu noktada en önemli adım, konuları hızla tüketmek değil gerçekten anlamaktır.Düşünmek bilimsel zihnin başlangıcıdır. Günümüzde bilgiye erişim tarihte hiç olmadığı kadar kolaydır. Açık erişimli dersler, ücretsiz üniversite videoları, PDF kitaplar, bilimsel makaleler herkesin ulaşabileceği durumdadır. Maddi imkân eksikliği eskisine kıyasla daha az belirleyicidir; asıl belirleyici olan sürekliliktir.

Bilim aynı zamanda soru sorma cesaretidir. “Bu neden böyle?” sorusunu gerçekten ciddiye almakla başlar. Örneğin bir bitkinin büyümesini gözlemlemek bile bilimsel bir başlangıçtır. Bir hipotez kurup sonucu not etmek, küçük bir deney tasarlamak, hata payını düşünmek bilimsel yöntem pratiğidir. Bilim sadece büyük laboratuvarlarda yapılan deneylerden ibaret değildir. Gözlem, kayıt, karşılaştırma ve eleştirel düşünme de bilimin özüdür. Kişi kendi yaşamında bile bilimsel yöntem uygulayabilir. Önemli olan sezgiyle yetinmemek, kanıt aramaktır. Tarihsel olarak baktığımızda resmi eğitimi sınırlı olmasına rağmen bilime katkı sunmuş insanlar vardır. Örneğin Michael Faraday bir kitap ciltçisinin yanında çalışırken kendi kendine okuyarak elektromanyetizmanın temellerine katkı sağlamıştır. Ya da Gregor Mendel bir manastır bahçesinde yaptığı bezelye deneyleriyle genetiğin matematiksel temelini atmıştır. Bu örnekler romantize edilmemelidir; çünkü her dönemin koşulları farklıdır. Ancak şunu gösterirler: Bilimsel üretimin kaynağı merak ve metodolojik ısrardır.

Bugün akademi dışında bilimle temas kurmanın bir diğer yolu da “vatandaş bilimi” projeleridir. Büyük veri setlerinin sınıflandırılması, gökyüzü gözlemleri, biyolojik çeşitlilik kayıtları gibi alanlarda gönüllü katkı sunulabiliyor. Bunun yanında öğrenilen bilgiyi yazmak, anlatmak ve paylaşmak da ciddi bir bilimsel pratiktir. Bir konuyu başkasına sade biçimde aktarabilmek, o konuyu gerçekten anlamış olmayı gerektirir. Bu süreç zihni keskinleştirir. “Dünyaya değer katmak” ifadesi çoğu zaman büyük keşifler ya da Nobel ödülleriyle eşleştirilir. Oysa dünyaya değer katmak her zaman devrimsel bir buluş yapmak demek değildir. Bilimsel düşünmeyi yaymak, hurafeyle mücadele etmek, bir gence merak duygusu aşılamak, doğru bilgiye ulaşmasına yardımcı olmak da dünyaya katkıdır. Bilimsel kültür üretmek, bilimin kendisi kadar değerlidir. Bu durumda olan birinin en gerçekçi başlangıç noktası şudur: Kendine uzun vadeli bir öğrenme planı yapmak. Her gün küçük bir konu çalışmak. Not almak. Kavram haritaları çıkarmak. Anlamadığı yeri tekrar etmek. Acele etmemek. Ve bunu yıllarca sürdürmek. Bilim bir sprint değil, maratondur. Maddi imkânsızlık zorlayıcıdır ama bilgi çağında en büyük sermaye zaman ve dikkattir. Zamanı ve dikkati disiplinle yöneten biri, resmi unvanı olmasa bile bilimsel bir zihne sahip olabilir.

Bilim yapmak bir meslekten önce bir karakter meselesidir. Sabır, entelektüel dürüstlük, hata yaptığında geri adım atabilme cesareti ve merakı canlı tutma iradesi gerektirir. Eğer bunlar varsa başlangıç noktası her zaman vardır. Üniversite bir yoldur; tek yol değildir. Bilim ise belirli bir sınıfa ait değil, soru sorabilen herkese aittir.[1]


Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
115.6K UP
1 gün önce
Hayatın sarp ve dikenli yolları olmuyormuş. 
Bu yollarda gezdikçe yolları sarp ve dikenli yapan insanlar oluyormuş ve suçu ne yazık ki hayata atıyorlarmış...

19 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Doruk Fidan
İnceleyen 6 gün önce
ilk başta şunu söylemeliyim film final olduğu için fazla bütçe ayırmışlar filmin konusu ve oyunuları çok iyi iş çıkarmışlar ve size hafta sonları veya tatilerde gitmeyin kalablık olur ben ara tatilin ilk günü gittim filimi açıksası çok beğendim eğer il veya ilçenizde cinemapink varsa orayı gidin gayet konforlu neyse reklama girmesin film çok iyi gidip izlemenizi öneririm
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Mehmet Demiryay
Mehmet Demiryay
175.6K UP
Çeviren 3 Ağustos 2017 4 dk.

Sizinle bir kaya arasındaki fark nedir? Bu, çok basit ve hatta aptalca bir soruya benziyor. Ama Dünya üzerindeki en zeki insanlar bile, yaşayan ve ölü şeyler arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koyamıyorlar. Bu da, çok ilginç sonuçlar doğuruyor. Hakikaten, yaşam nedir? Ölüm, gerçekten var olan bir şey mi? Gelin, hep birlikte inceleyelim.

Yaşam cansız maddeden temel olarak farklıdır, ya da öyle midir?

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Huseyin Eroglu
Huseyin Eroglu
20.8K UP
İnceleyen10 3 Ocak 2023
Animeleri her insan sevmez bazıları pek hoşlanmaz ama eğer animelerden hoşlanan biriyseniz uzunluğuna hiç bakmadan hemen izlemeniz gereken bir seri benim görüşümle gelmiş geçmiş en iyi kurguya sahip animedir.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Hüseyin Güngör
Eseri Ekleyen 20 saat önce Dizi
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
123.5K UP
İnceleyen10 1 gün önce
19. yüzyılda yaşayan bir insandır Graham. Günlerce uykusuzluk sorunu yaşadıktan sonra nihayet uyumayı başarır ancak öyle bir uyur ki... Tam iki asır boyunca uyanamaz. Uyandığında ise dünya artık bambaşkadır. 200 yıl boyunca banka hesabına işleyen faizler sayesinde zenginleşen Graham artık Dünyanın Efendisidir.

1899 yılında yazılan ve edebiyatın ilk distopyası olarak kabul edilen bu eserde, distopyayı var eden totaliter bir devlet değildir. Aksine vahşi kapitalizm, işçileri karşı konulamaz güçleriyle ezen şirketler vardır. Daha doğrusu tekel olmuş bir şirket: Emek Şirketi. İşçilerin tek umudu ise Efendileridir, uykuda olan, serveti başkaları tarafından yönetilen ve bir gün uyanacağını umdukları.

Peki Graham omuzlarına yüklenen bu sorumluluğu hissedip harekete mi geçecek? Yoksa konfora kendisini teslim edip, uyanmasına umut bağlayan kalpleri hiçe sayarak güç sahipleri tarafından ona hazırlanan tahtta esaretine mi devam edecek?

Distopya türünün kült eserleri arasında adının geçmemesine oldukça şaşırıyor ve kitabın hakkının yendiğini düşünüyorum. 1984, Cesur Yeni Dünya, Biz gibi kitapların yanına yazılmalı Uykudaki Uyanıyor. (Bir diğer ismiyle Efendi Uyanıyor). Günümüzde dahi geçerliliğini koruyan birçok politik ve toplumsal tespiti olduğu gibi teknolojik öngörüleriyle de zamanının ötesinde bir eser.
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Efendi Uyanıyor: İki Asırlık Uykudan
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Yazar 23 Ocak 2021 9 dk.

Evrilebilirlik (ya da evrimleşebilirlik), en basit tanımıyla doğal seçilimin etkili olduğu bir evrim sistemi içerisinde, bir canlının kalıtsal fenotipik varyasyonlar geliştirme kapasitesidir. Daha detaylı açıklamak gerekirse evrilebilirlik; tür içerisindeki bir popülasyonun genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğinden öte, doğal seçilimin etkili olduğu bir evrim sistemi içinde uyumsal yani adaptasyon sağlayan genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğidir. Burada uyumsal veya adaptasyon sağlayan genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğinden kasıt, popülasyonun yararına olacak çeşitliliğin kazanılmasıdır

Aynı zamanda evrilebilirlik; evrimsel sürece hücre biyolojisi, gelişim biyolojisi ve moleküler biyoloji gözünden modern bir bakış olarak da düşünülebilir. Darwin’in evrim teorisinin de yansıttığı gibi evrim; oldukça başarılı işleyen, bir o kadar da yaratıcı ve doğal ilkelerin ürünü olan bir süreçtir. Evrim kuramının tam olarak anlaşılması ve eksikliklerinin giderilebilmesi için evrilebilirlik kelimesinin de doğru bir şekilde anlaşılması gerekir. Bunun için öncelikli olarak Darwin’in evrim teorisi fikrine biraz daha yakından göz atalım.

103
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Sefa Güneş
Sefa Güneş
50.9K UP
İnceleyen 7 Mart 2023
Futbolun 2 devre olduğu, maçların berabere bitebileceği, ofsaytın ne olduğu gibi birçok bilgiyi dahi bilmeyen bu abimiz çok iyi bir karakter. Diziyi kesinlikle izlemelisiniz. Futbolla alakanız olsun olmasın, diziyi beğenmemeniz gibi bir durumun yaşanması çok düşük olasılık.
Dizi
8.7/10
(9 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Selçuk Kandemir
Seslendiren 6 Kasım 2023 6:43
Amfetamin türü uyarıcılar (ATS) grubuna ait olan metamfetamin, günümüzde en çok kullanılan uyuşturucu kimyasallar arasındadır. Çok küçük miktarlarda ve...
49
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Temmuz 2022 33 dk.

"Higgs Parçacığı" veya yanıltıcı bir şekilde "Tanrı Parçacığı" olarak da bilinen Higgs Bozonu, parçacık fiziğinin temelinde yer alan Standart Model kapsamındaki temel parçacıklardan biridir. Temel parçacıkların, Alan Teorisi çerçevesinde tanımlanan Higgs Alanı'yla kuantum düzeyde etkileşmesi sonucunda üretilir. Standart Model'de Higgs Parçacığı, sıfır spin değerine ve çift (pozitif) pariteye sahip olan, elektrik yükü veya renk yükü bulunmayan, kütleyi taşıyan skaler bir bozon olarak tanımlanır.

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında bilim insanları, Evren'in Büyük Patlama'yla ortaya çıktığına neredeyse kesin gözüyle bakıyorlardı. Büyük Patlama, modern kozmolojik teoriler ışığında, maddenin aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan genişlemesi sonucu Evren'imizin oluşmasını mümkün kılan âna verilen isimdir. Diğer bir deyişle Büyük Patlama, "etraf" diye adlandıracağımız uzay-zaman düzlemini ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda "patlama" benzetimi tamamen hatalıdır; çünkü Evren'in başlangıcında, günümüzden aşina olduğumuz türden bir patlama sonucu ortaya çıkan ve şarapnel parçaları gibi etrafa saçılan bir şey yoktur. Şeyler ve onların bulunduğu uzay-zaman dokusu, bu süper-hızlı genişleme ile oluşmaya başlamıştır.

343
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
114.0K UP
Gözlemi Yapan 9 saat önce Germany, Land Baden-Wurttemberg
Ocak 2026'da, Mannheim'da kaydedilmiştir. Latince tür adı "Alopochen aegyptiacus", Türkçe adı "Mısır kazı" imiş.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Canberk Çolak
Canberk Çolak
297.4K UP
Uyarlayan 4 Ekim 2020 3 dk.

SARS-CoV-2 virüsü ile hayatımıza giren koronavirüs pandemisi gün geçtikçe dünyada yayılmaya devam ediyor. Virüsü taşıyan canlıların doğrudan ya da dolaylı teması ile insanlara bulaşan virüs, öldürücülüğü az olsa da bulaşıcılığının yüksekliği yüzünden insan hayatını önemli ölçüde tehdit eden bir hal aldı. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) yaptığı açıklamaya göre, Ekim 2020 itibariyle Dünya üzerinde salgın yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı 1 milyonu aştı.

Virüsü taşıyan ama herhangi bir hastalık belirtisi göstermediği için virüsü taşıdığının farkında olmayan insanlar nedeniyle giderek yayılan salgınının belirtilerini ve yakalanmanız halinde yapmanız gerekenlere şu içeriğimizden ulaşabilirsiniz. Biz bu içeriğimizde daha spesifik bir konuyu ele alacağız ve "Covid-19 enfeksiyonu neden koku duyusunun kaybına neden oluyor?" sorusunun üzerinde duracağız.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Mantık bizi sadece çağdaşlarımızla değil, bizden binlerce yıl önce yaşamış ve çok sonra yaşayacak olanlarla birbirimize bağlar.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
29
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Leromobax S5
Leromobax S5
2,063 UP
20 Temmuz
geri döndüm çarı abiye söyleyin SORU CEVAP YAPSIN
51 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)