Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
1,000 ATP Ödüllü Soru: CRISPR Teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Evrendeki dairesel hareketler ile zaman olgusunun oluşumu arasında bağlantı var mıdır? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
216.2K UP
Çeviren 22 saat önce 7 dk.

Çoğumuz için şapkalı mantarlar ormanlarda yetişen tuhaf görünümlü yapılardan ibarettir; diğer mantar türleri ise genellikle tedavi gerektiren bir cilt sorununu akla getirir. Ancak bilim insanları giderek artan bir şekilde, mantarların (Fungi alemi) daha önce düşündüğümüzden çok daha karmaşık canlılar olduğunu belirtiyorlar.

Hatta bazı araştırmacılar onların zeki olduğunu söylüyor. Bazıları ise bir adım daha ileri giderek bu canlıların bilinç sahibi olabileceğini ima ediyor. Bu tür teoriler uzmanlar arasında tartışmalı olsa da, sabah kahvaltısında yediğimiz mantarların bizim hakkımızda bir şeyler düşünüp düşünmediğini bilmek istiyoruz. Peki bu iddialara nasıl yaklaşmalıyız?

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Serkan Yarar
Serkan Yarar
51.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 17 Ekim 2022
Günümüzde Dünya’nın Güneş etrafında dönüyor olduğu teorisi ne kadar şüpheye açıksa, evrim teorisi de o kadar şüpheye açıktır.
Kaynak: Sayfa 38
10.0/10
(45 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Selfish Gene
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
29
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
625.3K UP
4 gün önce
Mars’ın kuzey düzlüklerinde bir okyanus olduğu fikri uzun süredir tartışılıyor. Ancak daha önce "kıyı şeridi" olduğu iddia edilen yapıların yüksekliklerinin birbirini tutmaması (kilometrelerce sapma göstermesi), bu teoriye karşı en büyük argümandı. Bu yeni çalışma, bakış açımızı tamamen değiştiriyor.

1. Dünya’dan Bir Ders: Okyanusun Gerçek İmzası

Araştırmacılar, Dünya üzerindeki okyanusların en belirgin topografik işaretinin ince bir kıyı şeridi değil, kıtasal sahanlık adı verilen geniş ve düz bir kuşak olduğunu saptadı. Dünya’da bu sahanlıklar -410 m ile -15 m arasında, çok düşük eğimli ve düz alanlar olarak kendini gösteriyor.

2. Mars'taki Kayıp Sahanlık

Dünya’daki bu "düzlük" analizini Mars topografyasına uygulayan ekip, -1.800 m ile -3.800 m yükseklikler arasında gezegeni çevreleyen, alışılmadık derecede düz bir kuşak keşfetti. Bu alanın, Mars’ın antik okyanusunun kıtasal sahanlığı olduğu düşünülüyor.

3. Destekleyici Kanıtlar

Bu düz kuşağın bir okyanus sahanlığı olduğu teorisi sadece topografya ile değil, diğer verilerle de destekleniyor:

Nehir Deltaları: Daha önce tespit edilen nehir deltaları tam olarak bu sahanlık kuşağının üst sınırında bitiyor.

Zhurong Verileri: Çin'in Zhurong keşif aracının Utopia Planitia'da bulduğu tek yönlü çökel katmanları, Dünya'daki kıyı birikintileriyle büyük benzerlik gösteriyor.

Mineraller: Bu bölgede yaygın olarak bulunan killi katmanlar ve tortul kayaçlar, uzun süreli su varlığına işaret ediyor.

Sonuç ve Gelecek Görevler

Çalışma, Mars okyanusu tartışmasındaki "yükseklik sapması" sorununu çözüyor; çünkü sahanlıklar, milyonlarca yıl süren deniz seviyesi değişimlerini ve tektonik hareketleri bünyesinde toplayan geniş alanlardır. Bu keşif, 2030'da Oxia Planum'a inecek olan Rosalind Franklin roverı için de hedef bölgeyi netleştirmiş oldu.

Mars’ın bir zamanlar okyanuslarla kaplı olduğu fikri, artık sadece bir tahmin değil, topografik olarak haritalandırılmış bir gerçeklik olma yolunda ilerliyor.

229 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 17 Şubat 2018
Orion Bulutsusu’nun gaz ve toz denizinde yıldızlar dalgalar oluşturabilir. Kozmik bulutlar ile yıldız rüzgarlarının bu estetik yakın planında, Orion Bulutsusu’ndaki akışla etkileşen LL Orionis öne çıkıyor. Orion’un yıldız kreşinde sürüklenen ve hâlâ oluşum çağında olan değişen yıldız LL Orionis, bizim orta yaşlı Güneş’imizden gelen rüzgardan daha enerjik bir rüzgar üretiyor. Hızlı yıldız rüzgarı, daha yavaş hareket eden gaza çarpınca bir şok cephesi oluşuyor. Bu durum, suda ilerleyen bir teknenin baş dalgasına ya da sesüstü hızda giden bir uçağın oluşturduğu şok dalgasına benziyor. Merkezin hemen üstünde ve solunda görülen küçük, zarif, yay biçimli yapı LL Ori’nin kozmik baş şokudur; çapı yaklaşık yarım ışık yılıdır. Daha yavaş gaz ise, görüntünün sol üst köşesinin dışında kalan Orion Bulutsusu’nun sıcak merkez yıldız kümesi Trapezium’dan dışarı doğru akıyor. Üç boyutta LL Ori’nin etrafını saran şok cephesi, bir kâseyi andıran bir şekle sahip; “taban” kenarı boyunca bakıldığında en parlak görünür. Resim gibi duran bu güzel fotoğraf, Orion’daki karmaşık yıldız doğumevini gösteren büyük bir mozaik görüntünün parçası. Bu karmaşık bölge, yıldız oluşumuyla ilişkili sayısız akışkan biçimle dolu.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Pınar Güzel
Pınar Güzel
100.5K UP
İnceleyen 1 gün önce
Eco’nun “budalalık” dediği şey, insanın düşünmeyi bırakmasıdır. Sorgulamaz, refleksif tepki verir. Kendi fikri varmış gibi konuşur ama gündemdeki düşünceleri tekrar eder. Sorun burada yanlış bilmek değil, umursamamaktır. Daha çok bireyseldir.
“Delilik” ise bu halin yayılmasıyla ortaya çıkar. İnsanlar neye nasıl tepki vermeleri gerektiğinin bilincini kaybeder. Herkes aklı başındaymış gibi görünür.
Bu ikisi arasında bir döngü var. Önce birey düşünmeyi bırakır, sonra bu durum yayılır ve kimse garipsemez.

İnsanlar artık “var olmak” yerine varmış gibi görünmeye çalışır ve görünürlük neredeyse tek değer haline gelir. Hal böyle olunca anlam üretmek de anlamsızlaşır, tüketim öne çıkar. İnsan artık yaptığı işle değil, tükettiğiyle tanımlanır. Dolayısıyla artık mesele iyi ya da anlamlı olmak değil, görünür olmaktır. Var olmak, görünür olmakla eşitlenir.

Bir diğer kırılma da utanç duygusunun kaybolmasıdır. İnsanlar artık saklamak için değil, sergilemek için yaşar. “Mahremiyetin kamusallaşması” normal görülür.
Delilik de burada başlıyor. İnsanlar yanlış olanı savundukları için değil, yanlış ile doğru arasındaki farkı artık hissetmemeye başladıkları için.
Puan Ver
Orjinal Adı : Pape Satàn Aleppe: Cronache di una società liquida
Derleyen: Umberto Eco
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
189.3K UP
İnceleyen 15 saat önce
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemsettin Sami’nin yazdığı ve Türk edebiyatında ilk yerli romanlardan biri kabul edilen bir eserdir. Ama bu kitabı okurken insan sadece “ilk roman” olduğunu düşünmüyor; daha çok, bir toplumun içinde sıkışmış iki insanın çaresizliğini hissediyor. Hikaye aslında çok sade. Talat ve Fitnat birbirine aşık olur ama bu aşk, dönemin gelenekleri ve aile baskısı yüzünden engellenir.

Özellikle görücü usulü evlilik ve kadının toplum içindeki konumu, bu ilişkinin önünde en büyük engel olarak çıkar. Fitnat’ın hayatı, kendi kararlarını veremeyen bir genç kadının trajedisine dönüşür.
Okurken en çok içime dokunan şey şu oldu. Hikaye bir aşk hikayesi gibi başlıyor ama aslında bir zorunluluk hikayesine dönüşüyor. Kimse gerçekten istediği gibi yaşamıyor. Herkes bir şeylere mecbur bu mecburiyet en çok Fitnat’ın hayatında ağırlaşıyor.

Şemsettin Sami burada sadece bir aşk anlatmıyor; açıkça bir eleştiri yapıyor. Kadının toplumdaki yerini, bireyin iradesinin nasıl bastırıldığını ve geleneklerin insan hayatını nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Belki dili bugüne göre biraz eski ve sade kalıyor ama vermek istediği duygu çok net.

Kendi kendime şunu sordum okurken herkes gerçekten kendi hayatını mı yaşıyor, yoksa ona çizilen bir hayatı mı kabul ediyor? Hayatı sen ne kadar kendine göre yaşadın ?Kendi hayatın üzerinde ne kadar söz sahibiydin ? Cevabı ise bir çoğumuzun bildiği gibi yada hiç bilmediği gibi …

Kitabın en çarpıcı yanı da bu zaten. Talat ve Fitnat’ın yaşadığı şeyler sadece onlara ait değil gibi. Sanki bir dönemin ortak kaderi bu yüzden hikaye biraz ağır, biraz da kaçınılmaz geliyor. Sonunda insan şunu hissediyor. Bu sadece bir aşkın bitişi değil, aynı zamanda bir özgürlüğün hiç başlayamaması yada insanların zamanında sorumluluğunu alamadığı bir çocuğun gün gelip farklı bir biçimde karşısına çıkması .

Kısacası Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, edebi olarak çok derin ya da karmaşık olmayabilir ama hissettirdiği şey güçlü. Basit bir hikaye üzerinden büyük bir gerçeği gösteriyor. Bazen insanın en büyük dramı, kendi hayatı üzerinde söz sahibi olamamasıdır.
Puan Ver
Talat ve Fitnat'ın Aşkı
Derleyen: Ömer Aslan
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
216.2K UP
Çeviren 1 gün önce 1 dk.

Resmî olarak Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (İng: "Attention-Deficit Hyperactivity Disorder" veya kısaca "ADHD", Tür: "DEHB") sadece insanlarda görülen bir durumdur. İnsanlara bu teşhis konabilirken, köpeklere konmaz. Ancak bu durumun hiperaktivite, dürtüsellik ve dikkat dağınıklığı gibi temel özelliklerinin birçoğuna köpeklerde de rastlayabiliyoruz.

Köpeklerin 'sine kadarı DEHB benzeri davranışlar sergiliyor. Bu köpekler, eğitmenin ayakkabı bağcıklarını incelemekle ya da duvarlardan atlayıp parkur yapmakla fazla meşgul oldukları için yavru köpek eğitim derslerinde başarısız olan o sevimli dostlarımızdır.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Astronomi & Kozmoloji konusunda geliştirebilirsin.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
131.5K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı İlçesi'nde kaydedilmiştir.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alexander Fayette
Konuyla ilgili İngilizce okumalar yaptım sadce ve tarih öğrencisiyim. 3 saat önce Sen de Cevap Ver

Tabiki. Fenikeliler ve Yunanlılar dönemin en büyük ticari uygarlıkları. Yüksek verimlilikleri, üretim fazlası üretimleriyle ticari zenginlik üretebilen sayılı medeniyetlerden. Homeros anlatılarında Fenikelilerden tüccar sıfatıyla bahsediliyor. Yunanlılar için Fenikeliler uzak diyarlardan gelen tüccarlar, bu anlaşılıyor. Yunanlılar şarabı seven ve aynı zamanda üreticliğini yapan bir toplum fakat bu konuda tamamen bağımsız değiller. Fenikeliler ismini hatırlayamadığım -sudökülmüs- Fenike kökenli bir şarabı tüm Yunanistana ithal ediyorlar. Yunanlıların Akdeniz ticaretine girmeye başlamalarından önce Fenikelilerin ticaret ağları ve pazarları hegemon güç. Yunanlılar ticari kazanç edinebilmek, bu yerleşmiş düzenden faydalanabilmek için koloniler kuruyorlar -tek sebep değil- . Tabiki her zaman işbirlikçi değiller. Çoğunlukla Batı Akdeniz'de rekabet ediyorlar. Kartaca ve Sicilyadaki Yunan Şehir Devletleri birbirleriyle rakipler. Fenike ve Kartaca yayılmacılığı bu savaşlar ile sonlandırılıyor. Aynı ticaret ağlarını ve rotalarını kullanmalarına, birbirleriyle ticaret yapmalarına rağmen çelişkili bir biçimde savaşıyorlar da. Pers-Yunan savaşı başlamışken Fenike gemileri Perş donanmasının omurgasını oluşturuyor. Bildiklerim bunlarla sınırlı malesef yardımcı olabildiysem çok sevineceğim iyi günler ✨[1]

Kaynaklar

  1. Richard A. Billows. (2023). The Spear, The Scroll, And The Pebble.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
86.2K UP
Üye 5 gün önce
Sıkılmak ile uykunun ne alakası var?
1 Cevap - 241 görüntülenme
Sıkılınca neden uykumuz gelir?
Sıkılınca neden uykumuz gelir?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Demet Hakman
Seslendiren 18 Nisan 2020 14:06
2015 yılında ABD’de yeniden yükselişe geçen kızamık salgını endişeye sebep olmuştu. Sadece 2014 yılında 600’den fazla kızamık vakasıyla Amerika son 20...
27
Evrim Ağacı'na Destek Ol
EtkinlikEğitim
Taner Beyter
Taner Beyter
403.0K UP
Etkinliği Ekleyen 3 hafta önce Ankara & Çevrimiçi₺2.600,00 - ₺4.400,0015 Nisan
Taner Beyter İle "Acı, Ölüm ve Felsefe" Seminerleri
15 Nisan 2026 14:00 tarihinden 10 Mayıs 2026 19:00 tarihine kadar.

Ön başvuru sonrası detaylar için sizinle iletişime geçilecektir.
Dilerseniz 0532 374 1846 iletişim numaramızdan bize ulaşabilirsiniz.

- Yüz yüze (Ankara ) veya Online (Zoom) seçenekleriyle katılabilirsiniz.
- Haftada 1 gün | 2 Oturum (50dk + 50dk)
- Her ders sonu soru-cevap
- Ek kaynak ve okuma listeleri
- Katılım Belgesi

Taner Beyter ile Gri Alanlarda Bir Yolculuk

Yaşamak her zaman bir hediye midir, yoksa bazen bir yük müdür?
Ölüm ne zaman ve hangi koşullarda ahlaken doğru veya yanlış olur?
Acı yaşamın ayrılmaz bir parçası mı?

Gündelik hayatın akışında "doğru" ve "yanlış" dediğimiz pek çok kararın arkasında, aslında yüzyıllardır süregelen devasa bir felsefi tartışma yatar. Çoğu zaman alışkanlıklarımızla veya toplumsal kabullerimizle cevapladığımız en sarsıcı soruları; bu kez analitik felsefenin keskin araçlarıyla, Taner Beyter rehberliğinde masaya yatırıyoruz.

Bu program; birer "tabu" olarak görülen idam, ötanazi, hayvan hakları ve varoluşun etik yükü gibi meseleleri rasyonel argümanlar ışığında incelemeyi hedefliyor. "Acı"nın ve "Ölüm"ün felsefi karşılığını ararken, sadece teorik bilgi edinmeyecek; etik ikilemler karşısında nasıl tutarlı bir düşünce yapısı inşa edebileceğimizi de keşfedeceğiz.

1. Hafta:
Ötanazi Etiği : Biyoetik, uygulamalı etik, özerkliğin değeri
Ölüm hakkı yaşam hakkı kadar temel bir hak mıdır?
Durmak bilmeyen acıları çekmek ötanazi hakkını temellendirmek için yeterli mi?
Aktif ve pasif ötanazi arasında ahlaki bir fark var mı? Ötanazi suistimale açık mı?

2. Hafta:
Hayvan Etiği: Hak teorileri, normatif etik kuramlar, çevre etiği
Hayvanların çektikleri acılar gereksiz mi?
Toplam acı miktarı ve çeşitliliği göz önüne alınca vegan olmak en doğru tutum mu?
Hayvanların ahlaki statüsüne dair neler söyleyebiliriz?
Vegan etik lehine ve aleyhine argümanlar nelerdir?

3. Hafta:
İdam Etiği : Cezalandırma teorileri, hukuk felsefesi, prosedürel argümanlar
Acı ve ölüme sebep olanlar, acı ve ölümü mü hak eder?
İdamı hak eden spesifik suçlar var mıdır?
Suçluyu devlet eliyle öldürmek doğru mu?
İdam kötülük ve suçları azaltmasa dahi savunulabilir mi?

4. Hafta:
Antinatalizm ve Doğum Etiği: Metafizik, hayatın anlamı ve iyi oluş
Acı ile haz simetrik mi?
Acı dolu bir dünyaya çocuk getirmek ahlaken doğru mu?
Peki acı dolu bir dünyada hayatın anlamı bulunabilir mi?
Antinatalizm lehine ve aleyhine argümanlar nelerdir?

Eğitmen Hakkında: Taner Beyter (detaylı özgeçmiş için tıkla)
Öncül Analitik Felsefe Dergisi’nin kurucu kadrosunda yer alan Beyter, "Ötanazi Etiği" kitabının yazarı ve  Evrim Ağacı felsefe editörü ve yazarlarındandır. Akademik derinliği, herkesin anlayabileceği duru bir dille birleştirerek etik meseleleri geniş kitlelere ulaştırır.

Online (Zoom)
15 Nisan - 6 Mayıs 2026 Çarşamba, saat: 19:00 - 21:00
Ücret: 3.200 TL (800 x 4 ders)
Öğrenci: 2.600 TL  (% 20 indirim)

Yüz Yüze (Atölye) 
Kontenjan: 15 Kişi
19 Nisan - 10 Mayıs 2026 Pazar, saat: 14:00 - 16:00
Ücret: 4.400 TL (1100 x4 ders)
Evsahibimiz: Art Bahçe I Güneş sokak Güneş apartmanı 23/1 Güvenevler Çankaya / Ankara

* Görsel: Käthe Kollwitz, Pietà, 1937

Tüm programı veya istediğiniz haftayı hediye etmek isterseniz detaylar için iletişim bölümündeki numaradan bize ulaşabilirsiniz.

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Muhteşem bir şey, bir yerlerde keşfedilmeyi bekliyor!"
Carl Sagan
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)