Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
NGC 2525’teki Süpernova

Büyük ve güzel sarmal galaksi NGC 2525, Samanyolu’ndan 70 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Geceleyin Dünya’dan bakıldığında, güney takımyıldızı Pupa’nın sınırları içinde gökyüzünde parıldıyor. Yaklaşık olarak 60.000 ışık yılı genişliğinde olan galaksinin Hubble Uzay Teleskobu tarafından kaydedilen bu görkemli fotoğrafında karanlık toz bulutları, devasa mavi yıldızlar ve pembe yıldız oluşum bölgeleri ile kaplı sarmal kolları görülüyor. 2018’in Ocak ayında NGC 2525’in eteklerinde görülen süpernova SN 2018gv, görüntünün sol altındaki en parlak yıldızdır. Bir yıl süren Hubble gözlemlerinin hızlandırılmış hali, beyaz cüce bir yıldızın yakınındaki başka bir yıldızdan malzeme toplamasıyla tetiklenen nükleer yıldız patlamasını ve git gide sönükleşerek gözden kaybolmasını gösteriyor. Tip Ia süpernova olarak tanımlanan nesnenin parlaklığı, kozmik standart bir mum olarak kabul edilir. Tip Ia süpernovaları galaksilerin uzaklıklarını ölçmek ve evrenin genişleme hızını belirlemek için kullanılır.

23 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı: NASA, ESA, A. Riess (STScI/JHU) ve SH0ES Takımı. Teşekkürler: M. Zamani (ESA/Hubble)
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Tüm Reklamları Kapat
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Yazar 12 Ağustos 2016 1 dk.

Fiziksel bir darbe sonucunda deri yüzeyinin altındaki kılcal damarların hasar görmesi ve etrafındaki yumuşak doku içerisine kan sızdırmasıyla oluşan bereler, dışarıdan sadece morarma ve çürüme şeklinde kendini gösterir; açık bir yaraya neden olmaz.

Yumuşak dokuya sızan kan, vücut tarafından zamanla emilir ve yok edilir. Emilme sürecinde kan içerisindeki maddeler birer birer özümsenip uzaklaştırıldıkça berenin rengi de değişir.

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 19 Eylül 2021 11 dk.

Bilim nedir? Hiç düşündünüz mü, "bilimsel yöntem" derken kastettiğimiz şey aslında ne? Bu yazıda oturup size bunun resmî tanımı üzerinden giderek, "Efendim işte bir gözlem yaparız, oradan yola çıkarak bir hipotez geliştiririz, onu test ederiz, yanlışlayabilirsek hipotezi terk eder veya değiştiririz." gibi şeyler anlatmayacağız. Bunlar, bilimin kağıt üzerinde nasıl işlediğidir. Bilimin kalbinde ne var? Cevap çok basit: Kandırılmamak. Öyle eş dost tarafından kandırılmamak da değil; doğa tarafından kandırılmamak. Kendimiz tarafından kandırılmamak. Richard Feynman bunu çok güzel bir şekilde ifade etmişti:

Yani "bilimsel metot" dediğimiz şey, Neil deGrasse Tyson'ın ifadesiyle şöyle özetlenebilir:

116
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Engincan Algül
Engincan Algül
54.8K UP
İnceleyen 8 saat önce
Ne Olduğu Bilinmeyen Kanal
10.0/10
(22 Kişi)
Puan Ver
@nobk_
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 8 Ekim 2022 4 dk.

Yıldız kayması, atmosfere giren bir göktaşının gökyüzü boyunca bıraktığı ısı ve ışık saçan izidir; dolayısıyla gerçek anlamıyla bir "yıldızın kayması" ile hiçbir alakası yoktur. Atmosfere giren meteoroid, mikrometeoroid, kuyruklu yıldız veya asteroid gibi göktaşları, atmosferimizdeki hava moleküllerine çarpmaları sonucunda sürtünme kuvveti nedeniyle çok yüksek sıcaklıklara ulaşırlar ve etrafa ısı ve ışık saçmaya başlarlar. Bir yandan da çok hızlı bir şekilde hareket ettikleri için, gökyüzünde ince uzun bir çizgi olarak görünürler.

Geceleyin gökyüzünde gördüğümüz yıldızların tamamı, bizim de içerisinde bulunduğumuz Samanyolu Galaksisi içerisinde yer alır. Yıldızların parlaklıkları, onların ne tür bir yıldız olduklarına göre değişiklik gösterir. Üstelik ne kadar uzakta olurlarsa, o kadar sönük görünürler. Fakat ne kadar yakın olurlarsa olsunlar, aradaki mesafeler hala o kadar astronomiktir ki, o yıldızların içlerinde bulundukları uzayda bir hareketleri olsa dahi, biz insan ömrü boyunca bu hareketi görmekte zorlanırız. Tıpkı, ufukta hızla ilerleyen bir geminin o hızlı, denizi yaran hareketini hiç fark edemeyişimiz gibi. Yani yıldızların kendi hareketlerini, gökyüzünde bırakın bir gecede görebilmeyi, on yıllar içerisinde bile görmek pek kolay değildir. Fakat kuşkusuz 10,000 yıl mertebesinde gökyüzündeki bazı yıldızların da konumu zamanla değişir.

43
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Haziran 2021 1 sa.

Bilim dendiğinde aklımıza deneycilik (empirizm) gelir; çünkü deney yapmak, bilimin temelinde yatar.[1] Newton, Galileo, Curie, Einstein, Darwin gibi isimler; sanrılar, şahitlik veya vahiy gibi araçlarla kendilerine "bilgi aktarılması" yoluyla değil, gözlem, deney ve muhakeme yoluyla gerçekleri ortaya çıkarmayı başarmışlardır. Bunu yapabilmelerini sağlayan şey, Evren'e "bilim" dediğimiz perspektiften bakıp, onun metodolojisine uygun sorular sorup, onun araçlarını kullanarak, bu sorulara dürüst cevaplar aramaları olmuştur. Büyük fizikçi Max Planck, meşhur bir şekilde şöyle der:

Deneyciliğin (empirizm) bilimin temelinde yattığı açıktır; ancak bilim, sadece laboratuvarda yapılan deneylerden ibaret de değildir. Eğer öyle olsaydı, teorik fizik, antropoloji ve sosyoloji gibi sahaları bilimin dışına itmemiz gerekirdi. Öyleyse bilimin sınırlarını nasıl çizeriz? Onu nasıl tanımlarız? Bilimin uygulama alanı ne olmalıdır?

157
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 16 Eylül 2022 34 dk.

Kompulsif Kumar Bozukluğu, hayatınızda birçok soruna neden olmasına rağmen kumar oynamaya devam etmek için kontrol edilemeyen dürtüdür. Kumar, daha değerli bir şey elde etme umuduyla değer verdiğiniz bir şeyi riske atmaya istekli olduğunuz anlamına gelir.

Kumar, uyuşturucu veya alkol gibi beynin ödül sistemini uyararak bağımlılığa yol açabilir. Kumar Bağımlılığı ile ilgili bir sorununuz varsa sürekli olarak kayıplara yol açan, birikimlerinizi tüketen ve borç yaratan bahisleri kovalayabilirsiniz. Bağımlılığınızı desteklemek için davranışlarınızı gizleyebilir ve hatta hırsızlığa veya dolandırıcılığa başvurabilirsiniz.

74
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.4K UP
Yazar 5 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 6 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gencay Kaan Polat
Yazar 1 Ocak 2021 21 dk.

DNA, canlıların bütün genomik verilerini içerisinde bulunduran, hücrelerin "yönetici molekülü"dür. DNA, içerisinde bulunan bilgileri (genleri) RNA’lar aracılığıyla protein şeklinde ifade eder. DNA’nın sekanslanması (dizilenmesi), DNA’daki nükleotit dizilimlerini çözmek, yani aslında DNA’yı okumak anlamına gelir.

Genomların sekanslanması, DNA’nın yapısının 1953’de Franklin, Watson ve Crick tarafından aydınlatılmasının ardından, biyologlar tarafından üstünde çalışılan bir konu olmuştur. Özellikle insan genomunun sekansının aydınlatılması, genetik hastalıkların tedavi edilmesine giden sürecin ilk basamağı olduğu için ayrı bir önem kazanmıştır.

86
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Louise Shoulder
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, Antalya
Ilıca Mahallesi, Manavgat, Antalya. Just appeared on my raised balcony. There has been recent flooding in the area and drains are overflowing. May be coincidence.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Zilan Bat
Zilan Bat
1,388 UP
İnceleyen 4 Mart 2022
Serinin o efsaneleşmiş müziği beni benden alıyor dinleyince.
Film
9.8/10
(93 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Godfather
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.8K UP
Eseri Ekleyen 6 gün önce Film
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Stray Kids: The dominATE Experience
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Eda Alparslan
Uyarlayan 1 Nisan 2022 5 dk.

Grup seçilimi, doğal seçilimin bazen belirli organizmalar yerine grup çapında etki göstermesi anlamına gelir. Bu da, evrimin "bireysel" düzeyde gerçekleştiği, yani bazı organizmaların diğerlerine tercih edildiği ve organizmaya yararlı olan özelliklerin kalıtıldığı görüşünü savunan klasik Darwinci görüşle çelişir. Örneğin Darwinci görüşe göre kutup ayılarının kürkünün beyaz olması, içinde bulundukları gruba değil de kendilerine yarar sağladığı için evrimleşmiş bir özelliktir.

Biyoloji alanında grup seçilimi tartışmaları uzun zamandır devam etmektedir. Darwin, incelediği hayvan ve bitkilerin sahip olduğu özelliklerin çoğunun bireysel boyutta fayda sağladığını gözlemleyerek, öncelikle bireysel evrimi ortaya atmış; ancak genellikle son derece uyumlu birimler halinde faaliyet gösteren sosyal böcek kolonilerini konu alan ve erken hominidlerde özgecil davranışların nasıl evrimleşmiş olabileceğini araştırdığı çalışmalarında grup seçilimine de biraz değinmiştir.

36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.6K UP
Türü Ekleyen 1 gün önce
Diprotodontia, keseli memeliler (Marsupialia) içerisinde morfolojik, fizyolojik ve biyomekanik açıdan en ileri düzeyde uzmanlaşmış taksonlardan biridir. Bu takım, özellikle Avustralya kıtasında evrimleşmiş olup kıtanın karakteristik megafaunasını oluşturan kangurular, wallabiler, koalalar ve vombatlar gibi grupları kapsar. Diprotodontia, yalnızca tür çeşitliliğiyle değil, adaptif evrim süreçlerinin çok katmanlı yapısını yansıtan anatomik bütünlüğüyle de dikkat çeker.

Takımın adı olan “iki dişliler”, alt çenede yer alan iki büyük, öne doğru uzanan kesici dişe (diprotodont yapı) dayanır. Bu dişler basit bir beslenme adaptasyonu değil, grubun otçul ekolojik nişine geçişinin morfolojik imzasıdır. Bu yapı sayesinde bitkisel dokuların koparılması, sert lifli materyalin parçalanması ve yeraltı köklerinin açığa çıkarılması mümkün hâle gelir. Üst çenede ise bu kesici yapıyı dengeleyen diş dizilimi, çiğneme kuvvetinin homojen dağılmasını sağlar.

Diprotodontia’nın en çarpıcı evrimsel özelliği, arka ekstremite kas-iskelet sisteminin ileri düzey biyomekanik optimizasyonudur. Arka bacak kasları yalnızca hacimsel olarak büyük değil, aynı zamanda yüksek elastik lif oranına sahiptir. Bu durum, tendonlar aracılığıyla enerji depolayan bir sistem oluşturur. Sıçrama sırasında kaslar yalnızca kuvvet üretmez; aynı zamanda elastik enerji depolar ve bu enerjiyi bir sonraki sıçramada geri kazanır. Bu mekanizma, özellikle kangurularda görülen uzun mesafeli, düşük metabolik maliyetli zıplama hareketinin temelini oluşturur.

İskelet sistemi bu biyomekaniğe yapısal olarak uyumludur:

Uzamış metatarsal kemikler enerji iletimini optimize eder

Güçlendirilmiş diz ve kalça eklemleri yük taşıma kapasitesini artırır

Rijit ayak bileği yapısı dengeyi ve itiş gücünü stabilize eder

Bu yapı sayesinde hareket yalnızca güçlü değil, aynı zamanda enerji verimli hâle gelir.

Fizyolojik düzeyde Diprotodontia üyeleri, lifli bitkisel besinlere uyumlu sindirim sistemleri geliştirmiştir. Genişlemiş çekum ve fermentasyon bölgeleri, simbiyotik mikroorganizmalar aracılığıyla selüloz sindirimini mümkün kılar. Metabolik sistem, düşük kalorili besinlerden maksimum enerji elde edecek şekilde düzenlenmiştir. Bu özellik, kurak ve besin açısından fakir Avustralya ekosistemlerinde hayatta kalma avantajı sağlar.

Ekolojik açıdan Diprotodontia türleri, yalnızca tüketici değil, habitat şekillendirici organizmalardır. Otlatma davranışları, bitki örtüsü yapısını, toprak havalanmasını ve ekosistem dengesini doğrudan etkiler. Bu nedenle bu takım, sadece zoolojik değil, ekosistem mühendisliği açısından da işlevsel bir role sahiptir.

Diprotodontia, bu yönleriyle basit bir takson değil;
evrimsel biyomekanik, adaptif morfoloji, enerji ekonomisi ve ekolojik işlevselliğin birleştiği bütüncül bir evrimsel sistem olarak değerlendirilir.
0
Selçuk Kandemir
Seslendiren 25 Eylül 2023 20:01
Klasik koşullanma (veya tepkisel koşullanma), bilinçsiz veya otomatik olarak gerçekleşen bir öğrenme türüdür. Klasik koşullanma, doğal uyarıcılara verilen...
75
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Görkem Bakırcı!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 5 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Görkem Bakırcı!
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 5 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
111.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Bazen evlenmeyerek işim uğruna çok büyük bir fedakârlıkta bulunmuşum hissine kapılıyorum.
Kaynak: Tesla - aforizmalar
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Gamze Kızılhan
İlanı Ekleyen 1 hafta önce Çevrimiçi₺1.100,0029 Ocak
Klinik Psikolog | Online Psikoterapi
29 Ocak 2026 17:14 tarihinden 30 Haziran 2026 17:24 tarihine kadar.

Klinik psikoloğum. Psikoloji lisans eğitimimin ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansımı tamamladım. Eğitim ve uygulama sürecimde psikiyatri kliniğinde klinik gözlem, psikolojik değerlendirme ve bireysel psikoterapi çalışmaları yürüttüm.

Çalışmalarımda ağırlıklı olarak depresyon, anksiyete bozuklukları, panik atak, stres, duygusal düzenleme güçlükleri ve ilişki problemleri yaşayan yetişkinlerle çalışıyorum. Terapi sürecini yapılandırılmış bir çerçevede ele alıyorum.

Seanslarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapisi yaklaşımlarını kullanıyor; klinik değerlendirme ve vaka formülasyonu doğrultusunda her danışan için bireyselleştirilmiş bir müdahale planı oluşturuyorum.

Seanslar online olarak yürütülmektedir.

Bilgi için [email protected] mail adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Meryem Köken
Meryem Köken
22.6K UP
Blog Yazarı 8 dk.

Bu tezin amacı, Astrolojilin bilimsel olarak kanıtlanabileceğini savunan iddiaları ortaya koymak değildir, aksine İngilizce’de Pseudoscience (Sözdebilim) olarak bilinen kategoriye Astrolojinin girmesinin arkasındaki sebepleri anlamak fakat bunun yanında neden ruh ile ilişkilendirilen bilim dallarıyla ilgilenen ünlü isimlerin bu konularla bu kadar uğraştığını anlamaya çalışmaktır.

Bu yazı daha çok Psikolojik Astrolojiyle ilgilenirken ileri zamanlarda üstüne inşa edilebilecek olan kişilik testleri, arketipler (ilk örnek, asıl numune), Ego-İd, Ana-karakter/Gölge Karakter gibi konuları ele alma hedefi bulunmaktadır. Yazı boyunca kaynaklar verilmiş sonunda da kaynakçada bulunan websiteleri incelenebilir ayrıca alternatif olarak Youtube videoları okuyucunun hizmetine sunulmaktadır.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ranvier Boğumu
Ranvier Boğumu
52.5K UP
Gözlemi Yapan 19 Eylül Türkiye, Bursa
Messor prensi galiba ilk başta kraliçe sanmıştım
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close