Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Eylül Er
Eylül Er
61.0K UP
Çeviren 30 Temmuz 2020 27 dk.

1930-40’larda sigara içmek hem erkeklerde hem de kadınlarda bir norm haline geldi ve birçok hekim de o dönem sigara içiyordu. Aynı zamanda, halk arasında sigaranın sağlığa zararlarıyla ilgili endişeler de artışa geçmişti. Tütün şirketleri, stratejik bir hareketle doğrudan hekimlere atıfta bulunan reklamlar tasarladılar. Hekimleri içeren reklam kampanyaları, 1950'lerin başlarına doğru gelişirken, tütün şirketlerinin yetkilileri, tüketicilerini kendi markalarının güvenli olduğuna dair inandırmak için "hekim imajı"nı kullandılar.

Bu reklamlar ayrıca, sigara aleyhinde çoktan sistematik sağlık kanıtlar birikmiş olmasına rağmen, tekil doktorların klinik yargılarının sigara içmenin zararlarının belirleyicisi olmaya devam etmesini öneriyordu. Bununla birlikte, 1954'e geldiğimizde, endüstri stratejistleri, sigaraları etkileyen sağlık kanıtıyla ilgili artan kamuoyu endişesi karşısında reklamlardaki doktor imgelerini artık güvenilir bulmamaya başlamıştı.

128
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Ekim 2020 21 dk.

Eskiden yaşamış varlıkların korunmuş kalıntıları, işaretlerine (İng: "impression)" ve izlerine (İng: "trace") fosil denir. Örneğin ölmüş bir canlıdan arta kalan kemikler, iskeletler, ayak izleri, sürünme izleri, reçine içinde korunmuş parçaları ve daha nice kalıntı fosil olarak değerlendirilebilir. Fosiller, evrim tarihini anlamamızı sağlayan veri hatlarından önemli bir tanesi olduğu için, evrimsel biyolojide, genel olarak bilim tarihinde ve evrene bakış açımızda büyük değişimler yaratmıştır.

Dünya'daki canlılık tarihi boyunca biriken fosillerin tamamına fosil kaydı adını vermekteyiz; çünkü fosil kaydı, gezegenimizdeki yaşamın adeta bir anı defteri gibidir. Bu defterin farklı sayfaları, yaşam tarihinin farklı noktalarına denk gelir. Daha eski sayfaları açarak, daha eski fosillerden gelen verilerle Dünya'mızın daha eski tarihini keşfedebiliriz. Yakın zamanlara gelerek, bu katmanlardan çıkarılan fosillerin modern türlerin yakın akrabalarına dair bıraktığı izleri öğrenebiliriz.

226
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Gerilemenin kapitalist ilerlemenin parçası olmasına dair bir diğer bariz vaka, güvencesiz istihdamın muazzam yükselişidir. Güvencesiz iş, bu zamana dek bir refah devleti olarak algılanan her ülkede görülen bir dizi haktan mahrum bırakır çalışanları: Güvencesiz çalışanlar sağlık sigortalarından ve emeklilik planlarından kendileri mesuldür; senelik ücretli izin yoktur; gelecek gitgide müphem bir hâl alır. Güvencesiz iş, işçi sınıfı içerisinde de, kalıcı çalışanlar ile güvencesiz çalışanlar arasında bir antagonizma üretir. Bu artan sömürünün işçi direnişini güçlendirmesi beklenirdi fakat bu vaziyet, direnişi iyice zorlaştırır ve bunun temel sebebi ideolojiktir: Güvencesiz iş, yeni bir tür özgürlük olarak sunulmaktadır. Artık kompleks bir müessesede çarkın dişlerinden biri değil, çalışmamı özgürce idare eden, yeni seçimler yapmaya, yaratıcı potansiyelimin bambaşka yanlarını keşfetmeye, önceliklerimi seçmeye özgür, kendimin patronu, kendimin girişimcisiyimdir...
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kaan Ekinci
1 gün önce
Hiç kimse aynı nehre iki kez girmez çünkü bu aynı nehir değildir ve o da aynı adam değildir. Herakleitos 
20 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Nitrit, azot döngüsünde yer alan ve bakteriyel nitrifikasyon/denitrifikasyon işlemlerinin önemli parçası olan bileşiklerden biridir. Özellikle yeni kurulmuş akvaryumlarda henüz tam olarak istenilen dengeye gelmemiş bakteri kültürü sonucunda nitrit birikmesi/patlaması yaşanabilir. Bu durum, balıklar için toksik bir etkiye neden olmaktadır ve nitrit zehirlenmesi (nitrit patlaması) olarak adlandırılır.

Sağlıklı bir akvaryumda nitrit seviyesi mikromolar seviyelerinin dahi altında olmalıdır (neredeyse hiç olmamalıdır). Yükselen nitrit konsantrasyonları çeşitli balık türleri için ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle nitritle başa çıkmak için gerek kimyasal kullanımı gerekse etkinlik yönünden çeşitli eylemler belirlenmiştir.

5
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 1 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
8
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.9K UP
Çeviren 29 Mart 2021
Gökyüzündeki bu kırmızı iplikler de ne? Bunlar, varlığı yalnızca 30 yıl önce onaylanan oldukça nadir bir yıldırım şeklidir: Kırmızı Şimşek (veya Kırmızı Cin). Yapılan son araştırmalar, güçlü bir buluttan yıldırım düşmesinin ardından kırmızı şimşeklerin, 80 kilometre yüksekten ışık hızının yaklaşık yüzde 10’u hızda fırlayan, iyonize olmuş 100 metrelik hava topları olarak oluşabileceğini göstermiştir. Bunları, hızla yukarı doğru uzanan bir grup iyonize top izlemektedir. Şili’deki Las Campanas gözlemevinden yakalanan bu görselde, Arjantin’deki And dağları görülmektedir. Kırmızı Şimşekler, bir saniyeden bile daha kısa sürer ve güçlü fırtınalara yandan bakıldığında, en güzel şekilde görülebilirler.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Temmuz 2020 3 dk.

Ortalama bir tahminle, sadece Gözlenebilir Evren içerisinde 225 milyar büyük galaksi, 7 trilyon cüce galaksi ve 30 milyar kere trilyon adet yıldız olduğu düşünülüyor. Sadece bizim yıldızımız bile gezegenimizi gün boyu göz kamaştıracak düzeyde parlak yapabilirken; nasıl oluyor da Evren bu kadar karanlık? Daha önemlisi ise şu: Evren, neden bize simsiyah gözüküyor? Evren'in bir rengi var mı?

Bu sorular, gerçekten ilginç sorular; çünkü Evren'in ve ışığın/renklerin doğasına dair bize harika bilgiler sunuyor. Bu soruları, 2 ayrı şekilde cevaplandırmakta fayda var: İlki, Olbers Paradoksu adı verilen bir kozmolojik paradoks perspektifinden... İkincisi ise, ışığın fiziği açısından... Öncelikle, Olbers Paradoksu'na bir bakalım.

128
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esrar Engiz
Esrar Engiz
50.0K UP
Üye 2 gün önce
Kütleçekimi hakkında elde edebileceğimiz tüm verileri elde etmiş olsaydık, bunu kontrol edilebilen bir güce çevirebilir miydik? Yoksa bilgiye sahip olsak bile her halükarda belirli limitlere ve yapısal sorunlara takılır mıydık? Şu anda bilgimiz olmadan bir çıkarım yapmanın zor olduğunu anlıyorum. Fakat metaforik cevaplar bile bence yeterli.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arda Ateş
Arda Ateş
213.6K UP
Yazar 12 Mart 2021 15 dk.

Kenevir bitkisinde (Cannabis sativa veya Cannabis indica) bulunan 489 bileşiğin 70’i kannabinoid denilen psikoaktif bileşiklerdir. Bu kannabinoidlerden en etkili ve en yoğun miktarda bulunanları delta 9-tetrahidrokanabional (THC) ve kanabidiyol (CBD) isimli iki moleküldür.[1] THC'nin anksiyete yaratıcı etkileri olduğu bilinirken, CBD anksiyete giderici etki göstermektedir.[2] Kannabinoidlerin etkisini inceleyen çoğu çalışmada sentetik kannabinoidler veya kenevirin temel etken maddesi sayıldığı için THC kullanılmaktadır. Bu, çalışmaların bulgularını kenevir tüketicilerinin günlük kullanımına uyarlarken bu da göz önünde bulundurulması gereken bir faktördür.

Kannabinoidler vücudumuzun içsel kannabinoid sinyal sisteminin parçaları olan ve çoğunlukla nöronların hücre zarlarında bulunan CB1 reseptörlerine bağlanarak etkilerini gösterirler (CB2 reseptörlerine de bağlanırlar; fakat bunlar daha çok bağışıklık sisteminde bulunduğu için, konumuzla alakasızdır). Bu reseptörler normalde n-arakidonoil-etanolamin (anandamid) ve 2-arakidonoil-gliserol gibi endokannabinoidler tarafından etkinleştirilir. THC de bu moleküllerle yakın bir kimyasal yapıya sahip olduğu için, benzer şekilde CB1 reseptörlerine bağlanarak hücre içindeki bazı kimyasal reaksiyonları tetikler. Bu reaksiyonlar sonucunda GABAerjik internöronlarda (ve az da olsa glutamaterjik nöronlarda) bazı nörotransmitterlerin salınımı inhibe eder.[1][3] Buna bağlı olarak, kenevir tüketimiyle ilişkilendirilen etkiler ortaya çıkar.

107
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
154.6K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Dinozorları geri getirme fikri insanın içinde tuhaf bir heyecan uyandırıyor. Bir yanımız çocuk gibi “ya gerçekten mümkünse?” diyor, diğer yanımız ise bilimin soğukkanlı gerçekliğini hatırlatıyor. Açık konuşayım: Bugünkü bilgilerimize göre dinozorları Jurassic Park’taki gibi geri getirmemiz mümkün görünmüyor.

Temel mesele DNA. DNA kimyasal olarak kalıcı bir yapı değil; zamanla parçalanıyor. 2012’de yapılan bir çalışmada DNA’nın yarı ömrünün yaklaşık 521 yıl olduğu hesaplandı (Allentoft[1] ve ark., 2012). Bu, milyonlarca yıl boyunca sağlam kalmasının neredeyse imkânsız olduğu anlamına geliyor. Şu ana kadar güvenilir biçimde elde edilmiş en eski DNA örnekleri yaklaşık 2 milyon yıl öncesine ait (Grønnow ve ark., 2022). Dinozorlar ise 66 milyon yıl önce yok oldu. Aradaki fark o kadar büyük ki, elimizde çalışabileceğimiz özgün genetik materyal yok.

Tüm Reklamları Kapat

Peki ya bir yerlerde korunmuş DNA varsa? Şu ana kadar yapılan araştırmalarda dinozorlara ait doğrulanmış DNA bulunamadı. Kehribar içindeki böceklerden DNA çıkarma fikri bilimsel olarak çok cazip görünse de, moleküler bozulma süreçleri buna izin vermiyor. Yani elimizde genomu yeniden inşa edecek bir “ham madde” yok.

Diyelim ki mucize oldu ve parçalı bir genom bulduk. Yine de sorun bitmiyor. Bir canlıyı üretmek sadece gen dizisini bilmek demek değil; o genlerin embriyo gelişimi sırasında nasıl çalıştığını, hangi hücresel ortamda aktive olduğunu bilmek gerekiyor. Ayrıca bir taşıyıcı tür gerekir. Yünlü mamut projelerinde bu yüzden Asya fili kullanılıyor; çünkü yakın akraba. Dinozorların yaşayan en yakın akrabaları kuşlar. Evet, teknik olarak kuşlar evrimsel olarak theropod dinozorların devamıdır. Ama bir tavuk embriyosunu T-Rex’e dönüştürmek, sadece birkaç geni açıp kapatmakla olacak bir iş değil.

Bazı araştırmacılar, tavuk embriyolarında atalara ait özellikleri (örneğin kuyruk uzaması ya da diş benzeri yapılar) aktive etmenin teorik olarak mümkün olduğunu öne sürüyor. Bu yapılabilirse ortaya çıkacak şey gerçek bir dinozor değil; dinozor benzeri özellikler taşıyan genetik olarak değiştirilmiş bir kuş olur. Yani “geri getirme” değil, evrimsel bir tersine mühendislik denemesi.

Bir de işin felsefi tarafı var. Diyelim ki eksik genomu tahminlerle doldurduk ve dinozor benzeri bir canlı ürettik. Bu gerçekten 66 milyon yıl önce yaşamış tür mü olurdu, yoksa modern bilimin tasarladığı yeni bir organizma mı? Kimlik meselesi burada da devreye giriyor.

Tüm Reklamları Kapat

Benim kişisel yorumum şudur. Dinozorları geri getirmekten çok, onları anlamak zaten başlı başına büyüleyici. Kemik parçalarından kas yapısını, yürüyüş biçimini, hatta tüy renklerini tahmin edebiliyoruz. Evrimsel biyoloji ve paleogenetik inanılmaz ilerledi ama bazı biyolojik sınırlar var ve zaman, DNA için acımasız.

Kısacası, gerçekçi bilim çerçevesinde dinozorları aynen geri getirmek mümkün görünmüyor. Ama kuşlara her baktığımızda aslında onların yaşayan torunlarını görüyoruz. Belki de dinozorlar tamamen kaybolmadı; sadece küçüldü, hafifledi ve uçmayı öğrendi. Ve bu bile başlı başına inanılmaz bir hikâye.

Kaynaklar

  1. K. H. Kjær, et al. (2022). A 2-Million-Year-Old Ecosystem In Greenland Uncovered By Environmental Dna. Nature, sf: 283-291. doi: 10.1038/s41586-022-05453-y. | Arşiv Bağlantısı
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Louise Shoulder
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Antalya
Ilıca Mahallesi, Manavgat, Antalya. Just appeared on my raised balcony. There has been recent flooding in the area and drains are overflowing. May be coincidence.
7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyn Qəhrəmanov
İnceleyen 4 gün önce
"Batman" filmlərindən hamının tanıdığı Joker son oyununu qurur və Superman'i aldadır. Sevdiyi qadın Luiz və bətnindəki körpəni özü də bilmədən öldürən Superman içindəki qəzəblə körüklənir və bütün dünyanı məhv etmək qərarı alır. Ədalət birliyi Superman'i dayandırmaq üçün bütün gücünü səfərbər etməlidir. Lakin tərs gedən işlər var: digər super qəhrəmanlardan bəziləri Superman'i təsdiqləyir və onun tərəfindədir...
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Injustice: Gods Among Us, Vol. 1
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Betül Parlak
Seslendiren 30 Ekim 9:13
İnsanlar tarih boyunca birbirleri ile iletişim kurmaya çalışmıştır. Yazılı tarihten önce mağara duvarlarına resimler çizerek kendini anlatmaya çalışan...
11
Beril Sıla Topak
Felsefe ve edebiyata ilgim var. 14 Mayıs Sen de Cevap Ver

Varouşçuluk (egzistansiyalizm), 19. yüzyıl ortalarında Fransa'da ortaya çıkmış bir felsefe akımıdır. Temelinde insanın kendi varoluşunu, kendi değerlerini, fikirlerini kendisinin oluşturabileceği, kendisinin yaratabileceğine dayanan bir akımdır. Aslında bu düşünce dönemin baskın felsefe düşüncesine bir tepkidir. İlk varoluşçu filozofun da Soren Kierkegaard olduğu düşünülür ki kendisi Kantçılık ve Hegelciliğe karşı olarak bireysel bir tutuma sahiptir.

Varoluşçuluğun diğer temsilcileri için;

-Jean Paul Sartre

Tüm Reklamları Kapat

-Nietzsche

-Karl Jaspers

-Martin Heidegger

-Gabriel Marcel

Tüm Reklamları Kapat

-Albert Camus gibi isimleri görebiliriz.

Varoluşçuluğun burada açıklayabileceğimden çok daha derin bir akım olduğunu düşünüyorum. Ve bireysel olarak da üzerine düşünmeyi en sevdiğim felsefi akımlardandır. Bu nedenle Varoluşçuluk fikri üzerine ufuk açıcı olduğunu düşündüğüm kitaplar şunlardır:

Yusuf Atılgan – Aylak Adam

Franz Kafka – Dönüşüm

Albert Camus – Başkaldıran İnsan

Milan Kundera – Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği

Fyodor Dostoyevski – Yeraltından Notlar

Fyodor Dostoyevski – Budala

Albert Camus – Veba

Jean Paul Sartre – Bulantı

Tüm Reklamları Kapat

Fernando Pessoa – Huzursuzluğun Kitabı

Oğuz Atay – Tutunamayanlar

Soren Kierkegaard- Either/Or: A Fragment of Life.

Tüm Reklamları Kapat

Eğer daha didaktik bir okuma deneyimi istiyorsan dilinin ve anlatımının görece sade ve akıcı olduğunu düşündüğüm Jean Paul Sartre-Varoluşçuluk'u tda avsiye ederim.

İyi ve bol düşünmeli günler dilerim!

7
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sardinia’dan Bir Gece Göğü Manzarası

Bu görselde kaç tane ünlü gök cismi bulabilirsiniz? Bu karanlık gökyüzü fotoğrafı aslında, gerçek bir gece göğü manzarası oluşturabilmek için 60’ın üzerinde pozlamanın birleştirilmesi ile oluşturulmuştur ve 220 dereceden fazla bir alana yayılır. Gökyüzünün simgeleri arasında Avcı’nın Kemeri, Avcı Bulutsusu, Andromeda Galaksisi, California Bulutsusu ve parlak yıldız Sirius ile Betelgeuse bulunur. Eğer bulduysanız bunları bulduğunuzu doğrulamak için görüntünün yazılı sürümünü kontrol edebilirsiniz. Kutup Yıldızı ve Büyük Kepçe‘yi bulmak biraz daha zor. Ayrıca Dörtlük (Quandrantids) Meteor Yağmuru’ndan birkaç meteor, kırmızı ve yeşil gök aydınlığı, astrofotoğrafçının iki arkadaşı da fark edilebilir. Görsel Ocak ayında İtalya‘nın Sardinia kentinde çekildi. Bu gece kendi gökyüzünüzde her zamankinden daha fazla meteor da olmak üzere gökyüzü harikalarını görebilirsiniz. Çünkü bu gece, her yıl gerçekleşen Avcı (Orionids) Meteor Yağmuru’nun maksimum seviyesine yakın.

21 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Tomáš Slovinský
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Ögetay Kayalı
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Evrende gördüğümüz birçok yapı, disk şeklinde bulunmaktadır. Bu disk oluşumu çok temel fizik yasalarının sonucunda gerçekleşir. Disk benzeri yapılardan belki de en dikkat çekici olanı spiral (Tür: "sarmal") galaksilerken Güneş sistemi gibi yıldız sistemlerindeki gezegenler de yıldızın doğumu sırasında oluşan bir disk üzerinde doğmuştur.

Böylesine disk benzeri yapıların görülmesinin ardındaki fiziksel sebep, gündelik hayattan da tecrübe ettiğimiz bir etkiye dayanır: merkezkaç etkisi. Arabayla hızla giderken aniden bir virajdan döndüğünüzde, adeta yan taraflara savrulursunuz. Burada hissettiğiniz şey, aslında eylemsizliktir. Hareketinizin bir vektörü (yönü) vardır ve vektörler daima doğrusaldır. Fakat dönüş yaptığınız için vektörünüzün yönü değişmektedir. Eylemsizlik ise tam olarak sizin mevcut hareket vektörünüzü korumak istemenizdir. Bu sebeple vektör değiştikçe siz de savrulmayı hissedersiniz.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
600.9K UP
5 gün önce
Federal Havacılık İdaresi'nin (FAA), Falcon 9 roketi üzerindeki uçuş yasağını kaldırmasıyla birlikte SpaceX, NASA’nın kritik Crew-12 misyonunu 11 Şubat 2026 Çarşamba günü gerçekleştirmeye hazırlanıyor. 2 Şubat'taki bir Starlink fırlatmasında roketin üst kademesinde yaşanan motor ateşleme sorunu nedeniyle uygulanan kısa süreli duraklama, SpaceX’in incelemelerinin FAA tarafından kabul edilmesiyle sona erdi. Florida'daki Cape Canaveral Uzay Gücü İstasyonu'ndan yerel saatle 06:01'de fırlatılacak olan görev; NASA astronotları Jessica Meir ve Jack Hathaway, kozmonot Andrey Fedyaev ve ESA astronotu Sophie Adenot'u Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) taşıyacak. Ocak ayında yaşanan ilk acil tıbbi tahliye operasyonu nedeniyle şu an sadece 3 kişinin bulunduğu ISS, Crew-12 ekibinin 9 ay sürecek görevi için istasyona ulaşmasıyla birlikte tekrar tam kapasite olan 7 kişiye yükselecek.
280 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 17 Mayıs 2017 1 dk.

NASA, insanlık tarihinin en yüksek çözünürlüklü fotoğrafını yayınladı: Tam 1.500.000.000 (1.5 milyar) piksellik bir fotoğraf! Buradan fotoğrafı görebilir ve dilediğiniz gibi yakınlaştırma yapabilirsiniz.

Bunun ne demek olduğunu şöyle izah edelim: Normalde genellikle 1920x1080 civarında ekranlar, duvar kağıtları, vs. kullanırız. Buradaki sayılar yatayda 1920 piksel, düşeyde 1080 piksele demektir. NASA'nın yayınladığı fotoğrafın ise yatayında 69.536 piksel, düşeyinde ise 22.230 piksel bulunmaktadır!

47
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Anıl Kocabaldır
Anıl Kocabaldır
112.7K UP
Yazar 17 Şubat 2020 12 dk.

Bu yazımızda kaotik sistemlere örnek vermeye devam edeceğiz. Önceki yazımızda fiziksel bir örnek olan elektronik sistemlerde kaosu incelemiştik. Şimdi ise başka bir disiplin olan biyolojiden, kaotik davranış sergileyen, bir canlı grubuna ait popülasyondaki büyümede meydana gelen kaotikliği ele alacağız.

Biyolojik sistemlerde kaotikliği ilk defa inceleyen, biyolog R. M. May’dir. Kendisi 1970’lerin ortasında kompleks/ karmaşık davranış sergileyen biyolojik sistemlerin matematiksel bir modelini oluşturmuştur. Popülasyondaki canlıların sayısını zamana göre değişimini incelemiş ve 1976 yılında bunu bir makale olarak Nature dergisinde yayınlamıştır. Bu olay, aslında kaotik sistemlerin ilgiyi çekmeye başladığı bir dönüm noktasıdır. Çünkü basit ve karmaşık denklemlere sahip olmayan sistemlerde de hatta canlı maddelerde de kaotikliğin olabileceği ortaya konulmuştur.

73
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Özgür Arslan
Özgür Arslan
83.5K UP
İnceleyen10 22 Ocak 2022
Amadeus, Miloš Forman tarafından yönetilen, Peter Shaffer'in sahneye koyduğu film. Amadeus oyununa dayanan ve 18. yüzyılda Viyana'da yaşayan besteciler Wolfgang Amadeus Mozart ile Antonio Salieri'nin başından geçenleri anlatan yapım 8 dalda Oscar ödülü kazanmayı başarmıştır
Film
10.0/10
(25 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close