Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.0K UP
İnceleyen7 1 gün önce
Bu klasikte, karısını öldüren bir adamın evlilikten sonra duygularının zamanla nasıl nefrete dönüştüğünü ve katil olma noktasına geldiğini okuyoruz.

Kitap, şehvetten uzak durmayı öğütleyen İncil ayetleriyle başlıyor. Ardından kadının erkeğin gözündeki ve toplumdaki yeri, genelevlerin kadını nasıl obje gibi gösterdiği ve erkeğin ergenlik yaşlarında bu batak evlerinde kadına karşı edindiği hastalıklı bakışı, evlilik kurumunun yıprattığı duyguları ve ruh dünyasını ele alıyor.

Tolstoy'un bu kitapta Schopenhauer'ın Aşkın Metafiziği kitabından etkilendiği yazıyor başka incelemelerde. Ne var ki Tolstoy'un bu ilişkilere getirdiği çözüm Schopenhauer'dan epey farklı: Keşiş yaşamı. Kadınlardan tamamen uzak durmak. Yazar hikayenin sonunda kendi düşüncelerini anlattığı bölümde kilise nikahının bir yozlaşma olduğunu, gerçek Hristiyanlıkta hiçbir şekilde şehvetin yeri olmadığını anlatıyor. Böylece kitaba başlarken yazdığı ayetlerle de mesajını tamamlamış oluyor.

Yazarın doğru sorunları teşhis ettiğini, fakat yanlış çözümler getirdiğini düşünüyorum. Her şeye rağmen okunması gereken çarpıcı bir öykü.
8.3/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Крейцерова Соната
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Serhat Bayar
Serhat Bayar
51.5K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Bu yalnızca bir parıltı değildi; bedenin kendi içinden doğan ilk ışıktı.
Kaynak: Eva'nın Doğuşu (https://linktr.ee/evanindogusu)
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Kitap, Deneme Yazısı, Bilim Kurgu, Fantastik, Felsefi, Epik, Varoluş
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
181.5K UP
Yazar 3 gün önce 13 dk.

Sırt üstü yatan bir kaplumbağanın çaresizliği her ne kadar hepimizi etkilese de görünürdeki risk faktörü olan kaplumbağanın sert kabuğunun, bir dezavantajdan çok avantaj olmasının sırrı matematikte yatmaktadır.[1][2][3] Kaplumbağaları ters çevirip kendilerini düzeltmelerini izlemek, bazı matematikçilerin uzun zamandır teorize edilen üç boyutlu bir şeklin varlığının keşfedilmesine yardımcı olmuştur.

Doğrulma hareketi her zaman kaplumbağanın uzunluk ekseni etrafında, vücudun ortasındaki ana kesitin çevresi boyunca enine bir yuvarlanma yoluyla gerçekleşir. Bu nedenle, yuvarlanmanın geometrisi esasen düzlemseldir ve düzlemde kolayca gösterilebilir: Yatay bir yüzeyde yuvarlanan dışbükey, homojen bir disk.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aslıhan Niksarlı
Yazar 4 Ocak 2022 16 dk.

Orangutan (Pongo), Endonezya ve Malezya yağmur ormanlarına özgü bir kuyruksuz maymun cinsidir. Günümüzde sadece Borneo ve Sumatra'da bulunsalar da, Pleistosen Dönem'de, yani günümüzden 2.5 milyon yıl öncesine kadar olan dönemde, Güneydoğu Asya ve Güney Çin boyunca geniş bir alanda yaşamışlardır.

Orangutanlar cinsel olarak dimorfiktir, yani dişileri ve erkekleri arasında ciddi anlamda boyut ve şekil farkı vardır. En belirgin fark yüz morfolojilerinde görülür. Erkeklerin yanak yastıkları daha geniş ve yana doğru uzanırken, dişilerin yüz hatları daha sivridir. Erkek orangutanların bir diğer benzersiz özelliği ise daha da iri görünmelerine sebep olan uzun, kalın tüyleri ve vokalizasyon için kullandıkları boğaz keseleridir. Erkekler olgunlaştıkça boğaz keseleri de çok daha büyük hale gelir.

88
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 18 saat önce 6 dk.

Sarımsak, geçmiş çağlardan bu yana, bazı olumlu etkilerle ilişkilendirildiğinden pek çok kültürde kendisine yer bulmakta ve insanlar tarafından tüketilmektedir. Bu yaygın kullanım, bilim insanlarının ilgisini çektiği için sarımsağın faydaları özelinde çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Sarımsağın içeriğindeki çeşitli bileşiklerin insan sağlığı üzerindeki olası etkileri uzun yıllardır araştırmaların konusu olmaktadır. Bu yazımızda hem akademik çalışmalardan hem de halk arasında sarımsağa atfedilen bazı özelliklerin bilimsel açıdan yeterince desteklenmediğinden bahsedeceğiz.

Sarımsak, Latince adıyla Allium sativum, aslında soğanların dahil olduğu Allium cinsine ait bir türdür. Bizlerin de bildiği en yakın akrabaları soğan, arpacık soğanı ve frenk soğanıdır. Çok yıllık bir bitki olsa da göreli olarak soğuk havaları tercih ettiğinden genellikle ekim-mart döneminde ekilir ve mayıs-eylül döneminde toplanır. Depolanması için çürümemesi adına kurutulması gerekir.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Çınar Civan
Çınar Civan
623.0K UP
İnceleyen10 5 gün önce
Sinema tarihinin en iyi filmlerinden birisi olmasının arkası hiç boş değil, bu unvanı sonuna kadar hak eden bir şaheser. Godfather'ın bir "mafya" filmi olduğunu bile düşünmüyorum esasen, derin ve yoğun bir aile ve iktidar filmi. "Kim kimi vurdu" hikâyesi izlemiyoruz, "güç insanı nasıl değiştirir" onu izliyoruz. Aileyi korumak için yapılan şeyler, insanı yavaş yavaş neye dönüştürür? Bunu da seyirci olarak izlemiyorsunuz. Ya siz orada olsaydınız? İnsanın neye dönüşebileceğini sarsıcı bir şekilde gösteren bir yapıt. Michael Corleone ise sinema tarihinin en iyi karakter dönüşümlerinden birisidir zannımca. Michael Corleone'dan Don Corleone'a dönüşme hikâyesine "Kötü oldu." demezsiniz, "Ben de aynı durumda olsam..." diye düşünürsünüz.

Al Pacino'nun oyunculuğu ise muazzam bir seviyede. Hem sessiz karakteri hem de karizmatik karakteri oynayabilmeyi çok iyi bir şekilde başarıyor. Aşırı minimal ama kusursuz bir oyunculuk sergiliyor. Marlon Brando ise oynamıyor, adeta yaşıyor. Yaşarken de filmi yaşatıyor. Marlon Brando sesini yükseltmez, tehdit etmez ama bütün film boyunca sizin tüylerinizi bile diken diken yapar. Daha iyisinin olabileceğini sanmıyorum.

Film İtalyan mafyasının New York'u nasıl ele geçirdiğini de çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Gerçek mafya kavramını etkileyici bir şekilde, tarihi bağlamına uygun işliyor. Sicilya'da doğan ve yetersiz kolluk kuvvetlerinin görevini üstlenen, paralı koruma hizmeti sunan mafya; göçle beraber Amerika'ya yerleşiyor. Amerika'daki boşluk ve içki yasağı ile beraber filmde de geçen Beş Aile güç kazanıyor. Tarihin yeraltı dünyasını, belki biraz çarpıtarak da olsa, gözler önüne seren bir yapıt. Eseri izledikten sonra İtalyan mafyasının doğuşunu tarihi olarak mutlaka araştırmanızı öneririm.

Senaryo dışında yönetmenlik açısından da bir şaheser var karşımızda. Francis Ford Coppola; ne zaman müzik kullanılacağını, ne zaman yavaşlanacağını, ne zaman hızlanılacağını ve ne zaman hiçbir şey göstermemenin daha etkili olduğunu çok iyi biliyor. Film sizi manipüle etmiyor, size ne düşünmeniz gerektiğini asla söylemiyor. Sizi akışa dâhil ediyor, sabırla eğitiyor. Bir süre sonra siz de karakterler gibi düşünmeye başlıyorsunuz.

Film müzikleri hakkında yorum yapmaya bile gerek yok. Godfather'ı izlemiş izlememiş herkesin bildiği müzikler hâline gelmesi bile başarısını kanıtlar nitelikte. Kültürümüze işlemiş yapıtlar bunlar artık.

Godfather yaklaşık 50 yıl sonra neden hâlâ zirvede? Tek bir cevabı yok ama benim çok iyi gerekçelerim var. Film size cevap değil, soru soruyor. İyi ve kötünün sınırları çizilmiş değil. Her şey, her şey olduğu gibi... Karakterler karikatürize değil, insan. Godfather bizi anlatıyor, insan olmayı ele alıyor. Bizden kopuk gözüküyor belki ama insanın içini orataya seriyor. Sadece sinematik keyif vermiyor, düşündürüyor ve öğretiyor. Unutmayın, iyi filmler sizi eğlendirir. Büyük filmler ise bunu yaparken sizi biraz da olsa değiştirir. İzledikten sonra (eğer gerçekten "izlediyseniz") eski siz olarak devam etmezsiniz hayatınıza.

İşte, Godfather bu yüzden tarihin en iyi filmlerinden birisi. Üzerinden 50 değil, 150 yıl geçse de böyle kalacak. Zira yıllar bazı şeylerin değerini götürmez, onları eşsiz kılar. Godfather, yıllanmış bir şarap gibidir. Yıllar ona değer katmıştır, sizin izlemenizin üzerinden de her geçen yıl daha çok değerlenecektir.
Film
9.8/10
(95 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Godfather
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Nisan 2014 14 dk.

Bir önceki yazımızda, diğer yazı dizilerimizde daha genel kapsamda ele aldığımız seçilim olgusunun daha akademik detaylarına girmiştik ve farklı sayıdaki lokus sayısıyla ifade edilen özelliklere göre geliştirilen farklı modellerin varlığından söz etmiştik. Ancak daha önemlisi, mutasyonların evrimin ana mekanizması olamayacağı gerçeğini matematiksel olarak ispatladıktan sonra, mutasyonların yarattığı varyasyonlar üzerine etki eden seçilimin ne kadar önemli bir evrimsel kuvvet olduğunu sözel olarak açıklamış, örnekler vermiştik. Şimdi ise bu konunun matematiğine girerek, mutasyonlara kıyasla seçilimin ne kadar hızlı bir şekilde evrimi tetikleyebileceğini göstereceğiz. Böylece matematik alet çantamıza yeni formüller ekleyerek, Hardy-Weinberg Dengesi'nin ikinci kuralı olan "Dengenin var olması için seçilim olmayacak." ilkesini bozsak bile popülasyonların evrimsel analizi nasıl yapabileceğimizi göreceğiz.

Öncelikle, herkesin genel hatlarıyla bildiği seçilim olgusunu sayısal bir düzleme oturtalım: Yine tek lokuslu (2 alelli) bir model kullanacağız, en basitini yani. Alellerimizin adı B1 ve B2 olsun bu defa. Tıpkı A ve a gibi; ancak farklı harflere ve isimlendirmelere de alışın diye böyle yapmayı uygun görüyoruz. Hemen bir başlangıç frekansı tanımlayalım:

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sertaç Oral
6 gün önce
“Hırsızlar çalarken değil, paylaşırken kavga ederler.”

—Charles Darwin

53 görüntülenme
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Prof. Dr. Hakan Yaman
Uyarlayan 3 Ocak 2021 8 dk.

Avcı-toplayıcı kültüründe obezite nadiren görülür. Buna rağmen günümüzden 38,000 - 14,000 yıl öncesine ait obez heykelciler bulunmuştur. Bu dönemde buzul çağı hakimdi ve Dünya genelinde avcı-toplayıcı topluluklar yaşamaktaydı (Şekil S1A). Bu figürler obez oldukları gibi, çıplaklardı da.[1] Heykelcikler, bedeni resmetmektedirler. Yüzleri ve ayakları yoktur. Kolları ise küçüktür. Bu eksiklikler, bilinçli olarak yapılmıştır (Şekil S1B). Heykelciklerin çoğu çocuk doğurma yaşındadır, bazıları gebedir ya da karın ve kalçaları obezdir (İng: "steatopygy"). Ergenlik ya da orta yaştaki kadınları betimleyen heykelcikler daha az sayıdadır. Obezite, kadın heykelciklerine mahsustur; erkek heykelcikleri ise zayıftır (Şekil S1C).[2] Tüm bunları, aşağıdaki görselde görebilirsiniz.

Heykelcikler, dönemin iklimsel ve çevresel değişimleri göz önünde bulundurularak incelenmeli, beslenme ve yaşamda kalım gibi etmenlerin ele alınması gerekmektedir. Heykelciklerin, avcı-toplayıcıların yaşamda kalımlarını artırmak için yapıldıklarına dair bir hipotez oluşturulabilir.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 20 Temmuz 2021
Ya Halka Bulutsusu’nun ve çevresindeki yıldızların tüm renklerini ayrı ayrı görebilseydiniz? Bunun için bir teknoloji var. Bu görsel, Halka Bulutsusu’nu (M57) ve yakındaki yıldızları, bu teknoloji aracılığıyla göstermektedir. Prizma benzeri kırınım ağı (İng: "Diffraction grating") yardımıyla, gök cisimlerinin ışığı renklerine ayrıştırılıyor. Halka Bulutsusu yalnızca birkaç renkte ışık yaydığı için, görüntüde sadece birkaç defa boy gösteriyor. Görüntü merkezinin solunda görülen hidrojenin yaydığı kırmızı ve oksijenin yaydığı mavi, en parlak iki renktir. Merkezin hemen sağındaki görüntü ise renklerin birleştirildiği, bulutsunun normalde görülen görünümüdür. Öte yandan yıldızlar, ışıklarının büyük kısmını görünür tayfın tamamında renkli bir biçimde yayarlar. Bu renkler bir araya geldiği zaman neredeyse kesintisiz bir çizgi oluştururlar. Bu nedenle yıldızlar, bulutsudan farklı olarak rengarenk çubuklar şeklinde görülüyorlar. Gök cisimlerinin ışığını renklerine ayrıştırmak bilimsel olarak kullanışlıdır. Çünkü o nesneyi oluşturan unsurları, nesnenin ne kadar hızlı hareket ettiğini ve bu nesnenin ne kadar uzakta olduğunu ortaya çıkarabilir.
7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Sinan Arslan
Sinan Arslan
108.2K UP
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, Ankara
Oryctolagus
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 10 Temmuz 2021
Sağlıklı bir toprak ölümle doluysa, yaşamla da doludur.
Kaynak: The Unsettling of America (TED-Ed)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
29
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı
Yazar 9 Şubat 2021 9 dk.

Kanser (malign neoplazi), çok hücreli canlıların büyük bir bölümünde karşılaşabileceğimiz belki de en gizemli hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Gün geçtikçe teknolojinin ilerlemesi ile birlikte artan araştırmalar kanseri daha iyi bir şekilde anlamamıza ve çok çeşitli tedavi yöntemleri geliştirmemize olanak sağlamaktadır. Elbette herkesin kanser denilince az çok akıllarına bir şeyler gelmektedir fakat tam anlamı ile kanser nedir?

Kanser "kusursuz" olarak atfedilen hücresel işleyişinin kendi doğası gereği sekteye uğramasından meydana gelen birtakım hatalar sonucunda hücrenin davranışlarının normalin dışına çıkmasına verilen isimdir. Yani daha kısa bir deyim ile “kontrolsüz hücre çoğalması”. Genellikle bu tür bir olayın yıkıcı etkilerini engellemek adına canlılar evrimsel süreç içerisinde bazı adaptasyonlar kazanmışlardır. Bu adaptasyonlardan en bilindiği hücre içerisinde çeşitli nedenler ile biriken bozulmanın hücre işleyişini bozabilecek seviyeye geldiğinde aktifleşen kendi kendini yok etme mekanizması yani apoptoztur. Fakat eğer ki bu intihar girişimi başarısız olursa hücre bütünlüğü bir anlamda bozulur ve kanserli hücre olarak adlandırdığımız mevcut hücre boyutlarını aşabilen ve normal bir hücreye göre çok daha fazla besin tüketme eğiliminde olan yepyeni hücreler meydana gelebilir.

59
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
3 gün önce
Evrim Ağacı dijital ekosistemini hızlandıran ve kullanıcı deneyimini iyileştiren yeni güncellememiz yayında.

- Üst menüdeki arama özelliği artık sonuçları siz aşağı kaydırdıkça yüklüyor ve kategori bazlı gerçek içerik sayılarını gösteriyor.
- Sosyal akışta yeni paylaşımların görünmesini engelleyen zaman dilimi sorununu çözdük, gönderiler artık anında listeleniyor.
- APOD, Doğa Gözlemleri ve Kategori sayfalarında performans iyileştirmeleri yaptık ve tarayıcı geri/ileri navigasyonunu düzelttik.
- Şehir Toplulukları yönetiminde ve destek sayfalarının yüklenmesinde yaşanan teknik aksaklıkları giderdik.
- İçerik üretim süreçlerimizi destekleyen yapay zeka araçlarımıza yeni yetenekler ekledik.

Bilimi en iyi deneyimle sunmak için çalışmaya devam ediyoruz.
38 görüntülenme
7
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Altay Kenger
Seslendiren 7 Nisan 2020 12:07
"Kendi kendinize mi konuşuyorsun sen? Deli misin?" Bu lafı çok sık duyuyoruz. Sahi, kendi kendine konuşan insanlara neden deli diyoruz, olmadık yakıştırmalar...
48
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 5 gün önce İstanbul₺250,00 - ₺350,0028 Şubat
İnsan Yaşamının Psikolojik Evrimi
28 Şubat 2026 14:00 tarihinden 28 Şubat 2026 17:00 tarihine kadar.
Günümüz insanının duygu dünyasını, kaygılarını ve davranış örüntülerini anlamak için bu etkinlikte tarih öncesi yaşama bakıyoruz. Klinik psikoloji ve evrimsel perspektifi bir araya getiren bu buluşma, insanın ruhsal ve düşünsel evriminin izlerini arkeolojik kalıntılar, semboller ve erken dönem yaşam pratikleri üzerinden birlikte yorumlamayı amaçlıyor. Kaygının kökeni, aidiyet ihtiyacı, ritüellerin ve sembollerin ortaya çıkışı, duyguların neden bazen “çok eski” hissettirdiği gibi sorular; tarih öncesinden bugüne uzanan bir çerçevede ele alınıyor. İnsan davranışlarının gerçekten değişip değişmediği, yoksa yalnızca ifade biçimlerinin mi dönüştüğü tartışılıyor. Etkinlik boyunca;
  • Kaygı, korku, güven ve aidiyet gibi temel duyguların evrimsel temelleri,
  • İnsan zihninin belirsizlikle baş etme yolları,
  • Ritüellerin, sembollerin ve hikâye anlatıcılığının psikolojik işlevleri,
  • Günlük hayatta yaşadığımız stres ve tehdit algılarının “eski bir alarm sistemi” ile ilişkisi üzerine disiplinlerarası bir değerlendirme yapılacaktır.
  • Konuşmacılar:
  • Klinik Psikolog Eren Yalçın
  • Dr. Hüreyla Merel Balcı
  • Tarih: 28 Şubat 2026
    Saat: 14.00
    Mekân: Vogs Coffee, Bahariye / Kadıköy
    Devamını Göster
    4
    0 Yorum
    2
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Lilith .
    Üye 15 Ağustos
    Eskiden insanlar daha az yaşıyorlardı ve erken yaşta ergenliğe girme, regl olma üreme açısından mantıklıydı fakat şuan ömür bu kadar uzamışken neden regl olma yaşı henüz hala 9-10 civarında? İleride bu değişir mi?
    1 Cevap - 201 görüntülenme
    0
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Evrim Ağacı'na Destek Ol
    Daha Fazla İçerik Göster
    Keşfet
    Ara
    Yakında
    Sohbet
    Agora

    Bize Ulaşın

    ve seni takip ediyor

    Göster

    Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

    Göster

    Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Close
    Kapak Görseli Seç
    Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
    Kareler yükleniyor…
    Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
    0:00 / 0:00
    Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
    Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)