Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
2,500 ATP Ödüllü Soru: Dinozorların etini, kırmızı et ya da beyaz et olarak sınıflandırabilir miyiz? Hemen cevapla! 2,000 ATP Ödüllü Soru: 2 boyutlu nesneleri prizma yaparak 3 boyutlu nesneler yapıyorsak eğer 3 boyutlu nesnelerle prizma yaparak 4 boyutlu nesneler yapabilir miyiz? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Eğer Karadeliğin yuttuğu maddeler bir yerden çıkıyorsa bu gök cisimlerinin büyümemesi gerekmez mi? Hemen cevapla! Abdullah Oğuz'un cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
243.7K UP
Çeviren 1 gün önce 1 dk.

Gökbilimciler, uzak bir gökadanın kalbinde ölümcül bir spirale kilitlenmiş gibi görünen iki süper kütleli kara delik (İng: "supermassive black hole") tespit etti. Bu devasa yapıların, 100 yıl kadar kısa bir süre içinde birbiriyle çarpışabileceği düşünülüyor. Yaklaşık 500 milyon ışık yılı uzaklıktaki Markarian 501 gökadasının merkezinde keşfedilen bu ikili, araştırmacıların onlarca yıllık radyo teleskop gözlemlerini incelemesi sonucunda belirlendi.

Çoğu gökadada olduğu gibi galaktik çekirdekten dışarı doğru fışkıran tek bir parçacık jeti (İng: "jet") bulmak yerine, gökbilimciler iki ayrı jet ile karşılaştı. Bu jetlerin her birinin, Güneş'in kütlesinin 100 milyon ile 1 milyar katı arasında bir kütleye sahip farklı birer kara delik tarafından beslendiği düşünülüyor.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rasyonalist Bilim
Yazar 4 gün önce 7 dk.

Elektrikli itki sistemleri; uzay araçlarının yörünge hareketlerini ayarlamak, araçları belli yörüngede tutmak ve uzayın derinliklerine yolculuk yapmak gibi beliren ihtiyaçlardan ortaya çıkmıştır. Kimyasal roketlere göre daha az maliyetlidir ve daha uzun süre yolculuk yapmaya izin verir. Genellikle kimyasal itki sistemleri, araçların Dünya'dan gönderilmesi için kullanılır. Ancak ana iticinin yapamayacağı, daha düşük güçlü işlemleri gerçekleştirecek başka sistemlerinin de uzay aracına eklenmesi gerekir.[1] Güneş panelleri ile depolanan veya nükleer döngülerle elde edilen enerji, bu düşük güçlü sistemleri harekete geçirmeye yetmelidir. Elektrikli sistemler işte bu ek işlemleri gerçekleştirmek için iyi bir alternatiftir ve özgül itkileri (İng: "specific impulse") diğer itki sistemleri ile karşılaştırıldığında çok daha yüksektir.

Elektrikli sistemler, kendi içinde farklı kaynaklarla desteklenir. Temelde hepsinin mantığı benzerdir. Bir şekilde iyonlaştırılan nötr gaz, genellikle iyonlaşma enerjisi yüksek bir soy gaz, elektrik alan ile hızlandırılarak atılır. Kullanılan tipe göre, sadece pozitif iyonlar atılır veya ısıtılan gaz, pozitif ve negatiflerle birlikte atılır. Yeni elektrikli sistemlerde "iyodin" de kullanılmaya başlanmıştır. İyodin katı halde depolanır, oda sıcaklığında gaz haline gelir ve iyonlaşma süreci benzer şekilde devam eder.

5
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
243.7K UP
Çeviren 3 gün önce 7 dk.

Evimizin etrafına baktığımızda hayatımızı kolaylaştıran sayısız harika icat görebiliriz; hatta şu an bu yazıyı muhtemelen onlardan biri üzerinde okuyorsunuz. Ancak her icat o kadar da iyi düşünülmüş ve faydalı değildir. Bazıları amacına uygun değildir, bazıları ise yünden yapılmış bir denizaltı kadar işlevseldir. Kimi icatlar iyi niyetle doğarken, kimileri de sadece biraz para kazanma umuduyla aslında var olmayan bir boşluğu doldurmak için yaratılmıştır.

Asıl mesleği terzilik olan Franz Reichelt, motorlu insanlı uçuşun ilk günlerinde pilotlar tarafından paraşüt olarak kullanılabilecek bir elbise tasarlamak için ilham almıştı. Cansız mankenler kullanarak yaptığı ilk testlerin ardından tasarımının işe yarayacağından o kadar emindi ki 1912 yılında Fransa'nın başkenti Paris'teki Eyfel Kulesi'nin alt katından atlayarak bunu test etmeye karar verdi.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Anonim
Anonim Üye 22 Haziran 2024
Yukarıda sorduğum soru ile alakalı yaşamış olduğunuz bir örnek vardır yani kişiselleştirip cevap verebilirsiniz ders çalışmak yerine bilgisayar oyun oynamak gibi
1 Cevap - 264 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Akgün
Emir Akgün
22.7K UP
İnceleyen10 17 Mayıs 2023
Astronomi ve Kırmızı Hap videoları gerçekten çok yararlı.
Youtube Kanalı
8.8/10
(219 Kişi)
Puan Ver
@efe_aydal
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
23
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
137.5K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı Yaylası'nda kaydedilmiştir.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Çağrı Mert Bakırcı
İnceleyen10 20 Nisan 2022
Dave'i (özellikle de bilim dışı saçma sapan argümanları detaylıca ve *acımasızca* çürütmesini) izlemek bende çok tuhaf hisler uyandırıyor: Bir yandan dilinin ve zekasının kıvraklığına hayran kalıyorum, diğer yandan iyi ki Evrim Ağacı'nda milletin saçma sapan argümanlarını çürütme çabasına girmiyoruz diyorum. :) Bundan yıllar önce ara sıra böyle laf dalaşlarına ve tartışmalara girerdim tabii ama ne kadar büyük bir zaman kaybı olduğunu sonradan öğrendim. Bilime karşı olanlar, "öğrenmek için" soru sormuyorlar, "gerçeğe ulaşmak için" eleştiri üretmiyorlar. Kafalarına koydukları ve halihazırda aksi yönünde fikir değiştirmeleri mümkün olmayan inançlarını başkalarına kabul ettirmek için bilime savaş açıyorlar. Bunlarla rasyonalite ile savaşmak (bence) ya çok zor ya da imkansız. Bunu düşünmek, Dave gibilerin varlığına biraz da minnet duymama neden oluyor. Onun detaylı izahlarını ve akla hayale gelebilecek en saçma argümanları bile bilimle lime lime edişini izlemek resmen bende strese neden oluyor, Dave (veya diğer bilim anlatıcıları) kıymetli zamanlarını kaybediyor gibime geliyor ve geriliyorum. Her bilim anlatıcısı her şeye ve her çılgına (ve ipe sapa gelmez iddialarına) yetişemez. Ayrıca her bilim iletişimcisi belli konularda diğerlerinden daha iyidir. Bilim iletişiminin Dave gibi sahtekar avcılarına ihtiyacı var. İyi ki var, yolu açık olsun.
Youtube Kanalı
9.8/10
(188 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
267
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meriç Öztürk Ve Eda Alparslan
Meriç Öztürk Ve Eda Alparslan Seslendiren 9 Ocak 2025 42:10
Birisini izlerken, taklit ederken ve en önemlisi empati kurarken, beynimizde neler oluyor? Ayna nöronlar neden önemli, nasıl çalışıyorlar? Dünyayı ayna...
26
Eser
Ece Müker
Ece Müker
630.5K UP
Eseri Ekleyen 2 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : The Red Book Ritual: Gates of Hell
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Ali Kaya
Ali Kaya
365.5K UP
Olimpiyatlara hazırlanan 9. Sınıf bir öğrenci 6 Mayıs 2024 Sen de Cevap Ver
1 Cevap - 264 görüntülenme

Bu tür sayıların karekökleri rasyonel değildir bu yüzden doğrudan hesaplamak mümkün değildir veya çok zordur. Kısaca güzel bir hesap makinası kullanarak (wolframalpha öneririm) hesaplamak çok daha iyi sonuç verecektir

Tüm Reklamları Kapat

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
203.3K UP
İnceleyen 4 gün önce
Merhaba
René Descartes’ın Meditasyonlar adlı eseri, modern felsefenin başlangıç noktalarından biri olarak kabul edilir ve temel amacı kesin, şüphe götürmez bilgiye ulaşmaktır. Descartes bu hedefe ulaşmak için “metodolojik şüphe” adını verdiği bir yöntem geliştirir. Bu yönteme göre, en küçük bir şüphe ihtimali taşıyan tüm inançlar geçici olarak reddedilmelidir. Duyuların zaman zaman bizi yanılttığını gözlemleyen Descartes, dış dünyaya dair bilgilerin güvenilirliğini sorgular. Hatta daha ileri giderek, rüya görüyor olabileceğimizi ve tüm deneyimlerimizin bir yanılsama olabileceğini öne sürer. Bu radikal şüphe, aslında bilgiyi tamamen yıkmak için değil, sağlam bir temel bulmak için kullanılan sistematik bir araçtır.

Bu şüphe süreci içinde Descartes, şüphe etmenin kendisinin bile bir kesinlik içerdiğini fark eder. Çünkü şüphe eden bir özne vardır ve bu öznenin varlığı inkar edilemez. Böylece ünlü “Düşünüyorum, öyleyse varım yani Cogito, ergo sum sonucuna ulaşır. Bu önerme, yalnızca bireysel varoluşun kanıtı değil, aynı zamanda bilginin özne merkezli olarak kurulmasının başlangıcıdır. Artık bilgi, dış dünyadan değil, düşünen öznenin bilincinden temellendirilir. Bu yaklaşım, modern felsefede öznenin merkezi rolünü belirleyen önemli bir kırılma noktasıdır.

Descartes, bu temel kesinlikten hareketle daha geniş bir bilgi sistemi kurmaya çalışır. Bu noktada Tanrı’nın varlığı önemli bir rol oynar. Descartes’a göre, insan zihninde bulunan “mükemmel varlık” fikri, kusurlu bir varlık olan insan tarafından üretilemez; bu fikir ancak gerçekten var olan mükemmel bir varlık tarafından zihne yerleştirilmiş olabilir. Bu nedenle Tanrı vardır ve aldatıcı değildir. Tanrı’nın aldatıcı olmaması, insanın açık ve seçik olarak kavradığı bilgilerin doğru olduğunun garantisi olarak görülür. Ancak bu argüman, Descartes’ın Tanrı’yı bilginin garantisi olarak kullanırken yine açık ve seçik algılara dayanması nedeniyle “döngüsellik” eleştirisine maruz kalmıştır.

Descartes’ın bir diğer önemli katkısı zihin ve beden arasında yaptığı ayrımdır. Ona göre zihin, düşünen ve bilinçli olan bir tözdür; beden ise uzamda yer kaplayan, maddi bir varlıktır. Bu iki töz birbirinden tamamen farklıdır ve farklı özelliklere sahiptir. Bu görüş, düalizm olarak adlandırılır ve modern zihin felsefesinin temel problemlerinden birini ortaya çıkarır: Zihin ve beden birbirinden tamamen farklıysa, nasıl etkileşime girerler? Descartes bu etkileşimi tam olarak açıklayamaz ve bu durum onun sisteminin zayıf noktalarından biri olarak görülür.

Descartes, Tanrı’nın varlığını ve güvenilirliğini kabul ettikten sonra dış dünyanın varlığını yeniden temellendirir. Artık duyular tamamen güvenilmez değildir; doğru kullanıldıklarında bilgi sağlayabilirler. Böylece Descartes, şüpheden kesinliğe, özneden dış dünyaya doğru ilerleyen bir bilgi sistemi kurar.

Descartes'in tüm bu açıklamalına karşı çıkan yorum yapan bir çok düşünür vardır. İlk olarak John Locke, Descartes’ın doğuştan fikirler anlayışına karşı çıkar. Descartes’a göre bazı temel fikirler (örneğin Tanrı fikri) zihinde doğuştan bulunur. Locke ise zihnin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olduğunu savunur. Ona göre tüm bilgi deneyimden gelir. Bu bağlamda Locke, Descartes’ın rasyonalizmine karşı ampirizmi geliştirerek güçlü bir alternatif sunar.

Bir diğer önemli eleştirmen David Hume’dur. Hume, Descartes’ın kesin bilgi arayışını fazla iyimser bulur. Ona göre insan zihni, neden-sonuç ilişkileri gibi temel kavramları bile kesin olarak bilemez; bunlar alışkanlıkların ürünüdür. Bu açıdan Hume, Descartes’ın ulaşmaya çalıştığı kesinlik idealini ciddi biçimde sarsar ve daha radikal bir şüpheciliğe yönelir.

Immanuel Kant ise Descartes ile Hume arasında bir sentez kurmaya çalışır. Kant, Descartes’ın akla verdiği önemi kabul eder, ancak bilginin yalnızca akıldan değil, aynı zamanda deneyimden de beslendiğini savunur. Ona göre zihin, deneyimi şekillendiren bazı apriori (deneyim öncesi) kategorilere sahiptir. Kant böylece Descartes’ın özne merkezli yaklaşımını geliştirir, fakat Tanrı gibi metafizik iddiaların kesin olarak kanıtlanamayacağını ileri sürer.

Baruch Spinoza ise Descartes’ın düalizmini eleştirir. Descartes zihin ve bedeni iki ayrı töz olarak görürken, Spinoza bunların aslında tek bir tözün (Tanrı ya da doğa) farklı görünümleri olduğunu savunur. Bu yaklaşım, düalizmin yarattığı zihin ve beden etkileşim problemini aşma girişimi olarak değerlendirilebilir.

Son olarak Friedrich Nietzsche, Descartes’ın “düşünen özne” anlayışını kökten sorgular. Nietzsche’ye göre “ben” dediğimiz şey sabit ve temel bir öz değil, dilin ve alışkanlıkların bir ürünüdür. Bu nedenle “Düşünüyorum, öyleyse varım” ifadesi bile yanıltıcıdır; çünkü ortada sabit bir “ben” olduğu varsayımına dayanır.

Meditasyonlar, aslında bilginin temellerini sorgulayan, özneyi merkeze alan ve aklı en güvenilir bilgi kaynağı olarak gören rasyonalist bir yaklaşım sunar. Bununla birlikte, Tanrı’nın varlığına dair kanıtların ikna ediciliği, zihin ve beden etkileşiminin açıklanamaması ve bireysel bilince aşırı vurgu yapılması gibi yönleri nedeniyle eleştirilmiştir. Buna rağmen eser, modern felsefenin şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamış ve sonraki filozoflar için vazgeçilmez bir tartışma zemini oluşturmuştur.
7.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Meditasyonlar - Gassendi'nin Meditasyonlar'a İtirazı ve Descartes'in Bu İtirazlara Yanıtı
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eymen Yaşar
İnceleyen9 5 saat önce
12 Angry Men filmi gerçekten bir efsane . İzlediğim en iyi filmler arasına girebilir film tek bir mekanda geçmesine rağmen şu dönemde bile hiç sıkmadan akıcılığını koruyor . Olay örgüsü ve jüri 8 in sunduğu argümanlar ve bazı psikolojik oyunlarla diğer jürileri etkilemesi acayip etkileyici. Kısacası izleyin izlettirin.
9.8/10
(166 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 12 Angry Men
Yönetmen: Sidney Lumet
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Bulut
Yusuf Bulut
64.3K UP
Üye 1 gün önce
Cevap Ver 5.0K UP
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 21 Ocak 2000
Gökadanın merkez bölgesine ait bu kızılötesi görüntüde işaretlenen konum, SGR 1900+14'e ait. Bu cisim, gökadadaki bilinen en güçlü mıknatıs. SGR 1900+14'ün, dönen ve aşırı manyetik bir nötron yıldızı olduğu düşünülüyor. Yani bir magnetar. Üstelik şehir büyüklüğünde. Bir magnetarın manyetik alanı ne kadar güçlü olabilir? Dünya'nın pusula iğnelerini saptıran manyetik alanı yaklaşık 1 Gauss olarak ölçülür. Dünya'daki laboratuvarlarda sürdürülebilen en güçlü alanlar yaklaşık 100.000 Gauss düzeyindedir. Oysa magnetarın canavar manyetik alanının 1.000.000.000.000.000 Gauss olduğu tahmin ediliyor. Bu kadar güçlü bir mıknatıs, Ay'a olan uzaklığın yaklaşık yarısı kadar bir mesafede bulunsaydı kredi kartlarınızı kolayca silebilir, kalemleri de cebinizden çekip alabilirdi. 1998'de SGR 1900+14, yaklaşık 20.000 ışık yılı uzaklıktan gelen güçlü bir gama ışını parlaması üretti. Bu olay birçok uzay aracı tarafından tespit edildi. Bu yüksek enerjili ışınım patlamasının Dünya'nın iyonosferi üzerinde ölçülebilir bir etki bıraktığı artık biliniyor. Magnetarın yüzeyinde ise bu güçlü manyetik alanın, nötron yıldızının kabuğunu büküp yerinden oynattığı ve böylece şiddetli gama ışını alevlenmelerini ürettiği düşünülüyor.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz7 Mayıs
Aydınlanma Aklı Kimin Aklı?
07 Mayıs 2026 14:00 tarihinden 07 Mayıs 2026 16:00 tarihine kadar.

Prof. Dr. Taşkıner Ketenci’nin konuk, Okan Nurettin Okur’un moderatörlüğünü yaptığı Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınında “Aydınlanma Aklı Kimin Aklı?” sorusu üzerine konuşuyoruz. Yayına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu

Devamını Göster
6
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Dilan Demir
Dilan Demir
57.6K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Dışardaki hayvanlar,bir domuzların yüzlerine,bir insanların yüzlerine bakıyor;ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.
Kaynak: Hayvan Çiftliği
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Mücahid Köse
19 Ekim 2024
Physics101 🫠
164 görüntülenme
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Evrimsel süreçte ortaya çıkıp da, er ya da geç işlev kazanmayan bir özelliğe hiç rastlamadım."
H. G. Wells
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)