Öncelikle şunu söyleyebilirim, başlaman gerekiyor. Her ne olursa olsun başla. Günüm kötü geçti, yarın başlarım, şimdi hazır hissetmiyorum, elimde yeterli kaynağım yok vb. bahaneler bir döngüdür. Bu döngü erteler, bu döngü oyalayıp durur, bu döngü aynı noktaya geri getirir. Bu döngü insanı olduğundan daha güçsüz hissettirir. Kırılmadığı sürece aynı yerde döner durursun. Döngüyü bozan tek şey ise düşünmek değil, başlamaktır. Zaten bu siteye, bu soruyu sorarak nasıl başlayabilirim diye soruyorsun. Bu da aslında o döngünün ilk çatlağı. Ne yapacağını bilmediğini kabul etmek, yardım istemek ve soru sormak pasiflik değil, aksine hareketin kendisi. Buradan sonrası mükemmel planlar yapmak değil, küçük ve sürdürülebilir adımlar atmaktır. Bir konuyu açıp anlamaya çalışmak, birkaç soru çözmek, hata yapmak. Bunların hepsi ilerlemedir. Kimse bir anda hazır olmaz, hazır olma hali yolda oluşur. Buraya tabii ki bir çok şey daha yazılabilir ama kafanı fazla katıştırmak istemiyorum. Son olarak
yapay zeka ve dijital. Neredeyse tüm ögrenciler dijitalden çalışıyorlar ve bu normal ama en azından elinin altında bir defter olsun. Kalemini senin tuttuğun, yazının sana ait olduğu, karaladığın, yanlış yaptığın, üstünü çizdiğin. Öğrenmeyi sadece ekrana bakmakla değil de arada bir fiziksel temas kurduğun aksiyona çevir. Neden mi; Defter zihnini yavaşlatır, yavaşlamak ise anlamayı sağlar. Dijital hız verir ama kalem kalıcılık kazandırır. İkisini birlikte kullandığında denge kurarsın. Unutma, mesele hangi kaynaktan çalıştığın değil, istikrarlı biçimde çalışıp çalışmadığındır. Az ama düzenli olan, çok ama dağınık olana her zaman üstün gelir.
Yapay zeka ise sınırlı ve destekleyici biçimde kullanımı sorun oluşturmaz. Ancak düşünme, üretme ve kaynak edinmenin büyük ölçüde bu sistemlere devredilmesi, zamanla sorgulama becerisinin zayıflamasına ve yüzeysel öğrenmeye yol açabilir. Bu gözlem belirli bir çalışmadan ziyade, yapay zeka ile küçük yaşlarda kurduğum ilişkiye ve o sürecin sonunda aldığım yüksek olmayan notlara dayanmaktadır. O dönemde bu araçların sunduğu hız ve hazır cevap kolaylığı, bana bu denli olumsuz etki edeceğini tahmin edemezdim. Bu nedenle yapay zekanın düşünmenin yerine geçen bir mekanizma değil, düşünmeyi destekleyen bir araç olarak konumlandırılması gerekir. Son olarak kaynak olarak belirttiğim makalenin okunmasını özellikle öneririm, konuya daha analitik ve bütüncül bir perspektif sunmaktadır.
[1]
Kaynaklar
-
F. N. İnakçı. Eğitimde Yapay Zeka Kullanımı: Büyük Dil Modelleri Eğitim Süreçlerine Katkıda Bulunmakta Ne Kadar Başarılı? - Evrim Ağacı. (25 Ağustos 2025). Alındığı Tarih: 18 Şubat 2026. Alındığı Yer: Evrim Ağacı
| Arşiv Bağlantısı