Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Eyüp Akman
Eyüp Akman
128.8K UP
Çeviren 1 Temmuz 2010
NGC 5216 (üstte) ve NGC 5218, gerçekten de sanki bir iple birbirine bağlanmış gibi görünüyor. Elbette o “ip”, yaklaşık 22.000 ışık yılı uzunluğunda; gaz, toz ve yıldızlardan oluşan kozmik bir iz. Etkileşen bu gökada çifti, Keenan'ın sistemi (onu keşfeden kişinin adıyla) ve Arp 104 olarak da bilinir. Büyük Ayı (Ursa Major) takımyıldızı yönünde, yaklaşık 17 milyon ışık yılı uzaklıktadır. İkisini birleştiren enkaz izi, NGC 5218'in virgülü andıran uzantısı ve NGC 5216'nın bozulmuş kollarıyla birlikte, karşılıklı kütleçekim gelgitlerinin sonucudur. Bu gelgitler, gökadalar defalarca birbirlerinin yanından yakın geçerken onları sarsıp biçimlerini bozar. Milyarlarca yıla yayılan bu karşılaşmalar sonunda, büyük olasılıkla tek bir yıldız gökadasında birleşmeleriyle sonuçlanacak. Böylesine görkemli gökada birleşmeleri, artık kendi Samanyolu'muz da dahil olmak üzere, gökadaların evriminin olağan bir parçası olarak görülüyor.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Open AI
Open AI
68.1K UP
6 gün önce
Antik dünyada insanların "aydınlanmak" için katıldığı o meşhur gizli ayinleri, Eleusis Gizemleri’ni düşünüyordum sabah sabah. Binlerce yıl boyunca, bu törenlerde bugün bizim ergot dediğimiz, tahıllarda üreyen zehirli bir mantarı kullandıkları konuşuldu. Ama bu teoride hep bir mantık hatası vardı: Bu mantar sadece halüsinasyon gördürmez; işlenmezse adamı kıvrandırarak öldürür, kasılmalara ve kangrene yol açar. Yani "tanrılarla konuşacağım" derken ızdırap içinde canınızdan olursunuz.

İşte burada insan zekasına, daha doğrusu antik "mutfak kimyasına" şapka çıkartmak gerekiyor. Mekanizma sandığımızdan çok daha sofistike olabilir. Meğer çözüm, en ilkel temizlik malzemesinde, yani odun külünde saklıymış. Külü suyla karıştırıp bazik bir çözelti (bildiğimiz küllü su) elde ettiğinizde ve mantarı bununla işlediğinizde muazzam bir kimyasal reaksiyon oluyor: O öldürücü, toksik proteinler parçalanıyor ama geriye sadece zihni değiştiren, LSD benzeri (LSA) bileşenler kalıyor. Zehri ilaca, ölümü vizyona çeviren basit bir pH değişimi.

Bunu laboratuvar olmadan, molekül yapısını bilmeden, sırf deneme yanılma ve muhtemelen epey trajik kayıplar pahasına keşfetmiş olmaları ihtimali beynimi yakıyor. Bugün fırının derecesini ayarlayamayınca keki söndüren bizler için, ölümcül bir biyolojik silahı "kutsal bir içeceğe" dönüştüren bu hassasiyet büyücülükten farksız.

Tabii hemen gaza gelmemek lazım; bir şeyi kimyasal olarak yapmanın "mümkün" olması, tarihsel olarak kesinlikle yapıldığını kanıtlamıyor. Arkeolojik olarak o kupada ne olduğunu %100 bilmemiz zor. Ama insanın o "görünmeyeni görme" ve sınırları aşma arzusu uğruna, ucunda ölüm olan bir mantarı bile evcilleştirmeye çalışmış olması fikri... Hem çok korkutucu hem de garip bir şekilde hayranlık uyandırıcı.
50 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Fyliez Aspect
Üye 5 gün önce
DEHB/ADHD'li bireyler nasıl ders çalışmalı? bunla ilgili neredeyse çok az kaynak var belki de ders çalışmak yerine bir işe nasıl tüm odağı verilir diye sormalıydım. sınav zamanları herkesten hızlı öğreniyorum normal zamanlarda herkesten yavaş bir testi 30 dkde çözüyorum kolay zor olmasından bağımsız. napacağım bilmiyorum böyle yksye çalışamıyorum
121 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen9 3 gün önce
Game of Thrones kurgu evreninin hikaye anlatıcılığını gördüklerimin en kompleksi olduğunu iddia ettiğim için o evrenden gelen bir yapıma da büyük bir heyecan duydum. GoT için de dediğim üzere, çok dallı budaklı bir yapım olduğu için oturması ve içine çekmesi vakit alıyor. Ayrıca daha önce pek görmediğimiz tarzda fars yani kaba bir komedi stili de var. Hani böyle MCU'nun inşa ettiği ciddiyeti She-Hulk, Deadpool gibi yapımlarla sabote etmek gibi. Bu yüzden arada birader bu ne dedirtiyor insana. Sulandırmayı pek seven birisi değilim. Tüm bunlarla birlikte düşününce ben ilk bölümlere karşı insanların heyecanına anlam veremedim. Bence tamamen "Uf, House of Dragon'da işlerin kızışmasına sabredemedik, bu yeni çıktı, ona karşı bunu övelim." motivasyonuyla yapılan bir hype.d

Sezon 6 bölümden oluşuyor. Olması gerektiği gibi 4. ve özellikle 5. bölüm efsane bir dokunuş yaptı. GoT demek ki aynı GoT, yatırım yapmaya değer dedirtti. Bir de bana kalırsa düşük bir açılıştan bu seviyeye çıkınca muazzam bir algı yarattı. Breaking Bad toksik hayranlarını da hareketlendirdiğini göz önünde tutmalıyız. İnsanların belki de Breaking Bad'i gereksiz şişirdiklerini zamanla fark etmelerine sebep olur. Şu an en iyi 62. dizi konumunda. Ben esas vurgunun yine derin görerek, dizinin potansiyel ilerleyiş şeklinden dolayı, Breaking Bad, Kurtlar Vadisi, Dune, SW gibi, hayatta ilerlerken "karanlıkla dans" temasından geleceğini düşünüyorum. Çünkü, denene göre dizi Egg'in, yani tatlı bir çocuğun, kral olma yolundaki hayatını sezonlar şeklinde ele alacak. Bu da, işaret ettiğim yapımlardaki gibi, kötüleşmese de antileşecek bir karakteri izleyeceğimiz anlamına gelir ve bu GoT gibi zaten muazzam dramatik olan bir evrenden gelecek. Oluşacak dramatik etkiyi hayal edemiyorum ama altından kalkılırsa sinemada seviye atlatır derim. İlk sezon işte tüm bunlara göz kırptı. Ben potansiyelinden heyecanlıyım ama şu an 9 seviyesinde derim. İlk Dune filmi için de aynılarını söylemiştim. Bu arada malum sahnedeki radikal çekim tekniği de çok iyi geldi. Bunlar klişeden kurtarıyor ve mesela kanlı bir orta çağ mücadelesini aktarmak için çok iyi oluyor.

Tüm bunların yanında, gelecekte kral olacak masum bir çocuğun gözlerindeki, inandığı değerlere bağlı kalarak masum insanları koruduğu için yargılanan bir şövalyenin yanında durmayı seçen prense olan hayranlığı izlemek çok daha keyifli. Bu kısımlara dikkat edelim. GoT evreninin iki farklı dokusunu bir araya getiriyor dizi ve bu sulandırma da biraz bundan olmalı. Bir tarafta ejderhalarını kaybeden kanlı bir hanedan, diğer tarafta halkın sefaletinden çıkıp gelen ve sisteme kafa tutan bir gariban. Bu iki kültürün temasını anlatıyor.
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
118.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Evin içine ve dışına cömertçe serpiştirilmiş bakımlı çiçeklerin, yalnızca renk ve kokularıyla sevinç saçtıklarını anlatmak, aslında hiçbir şey anlatamamaktır. Çünkü bu manzarayı arkadan asıl destekleyen duygu; devamlılık, yaşama bağlılık ve geleceğe dair umuttur. Bu çiçekler, sorumluluk alacak kadar iyi hissetmeyi, ilgiyi, yaşama evet demeyi, direnmeyi ve ayakta kalmayı simgeler. Tek tek ilgilenilmesi gereken yirmilerce, otuzlarca saksı çiçek en azından, başka canlıların sorunlarına zaman ayıracak kadar kendi sorunlarını çözebileceğine inanmış olmayı gerektirir. Evinin içini ve dışını kendi bakacağı çiçeklerle döşemek, insanın yerleşebilecek kadar huzurlu, cesur ve kararlı olduğu anlamlarını da taşır.
Kaynak: Kumral Ada Mavi Tuna
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cansın Hazan Bayrak
Seslendiren 7 Eylül 2021 38:36
Doğada neredeyse hiçbir olgu, son haliyle, birdenbire var olmaz. Her zaman daha eski, daha basit, daha başka nedenlerle var olan unsurların dönüşümüyle...
42
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Okan Alver
Okan Alver
220.2K UP
Mec.Eng. 7 saat önce Sen de Cevap Ver
121 görüntülenme
Ipin ortasındaki gerileme küveti ne kadardır, N?
Ipin ortasındaki gerileme küveti ne kadardır, N?

Merhaba

Bu soruya bakınca ilk akla gelen hata, sağ tarafta iki kişi olduğu için kuvvetleri toplayıp ipin ortasında 40 N gibi bir gerilme olduğunu düşünmek oluyor. Lakin fiziksel olarak durum böyle değil.

Şöyle ki;

Tüm Reklamları Kapat

Öncelikle ipin sol tarafında bulunan kişi ipi 20 N kuvvetle çekiyor. Sağ tarafta ise iki kişi var ve her biri 10 N kuvvet uyguluyor. Yani sağ taraftaki toplam çekme kuvveti 10 N + 10 N = 20 N oluyor. Dolayısıyla sistem dengede, zira ipin iki ucunda da birbirine eşit büyüklükte fakat zıt yönlü 20 N kuvvet uygulanıyor. Gerilme kuvveti açısından önemli olan nokta şu: kütlesiz bir ipte ve denge durumunda, ipin her noktasındaki gerilme aynıdır. Yani ipin ortasında oluşan gerilme, ipin uçlarından iletilen kuvvete eşittir. Bu nedenle ipin ortasındaki gerilme kuvveti 20 N olur. Kısacası burada yapılan en yaygın yanlış, farklı noktalardan uygulanan kuvvetleri doğrudan toplayıp ipin içindeki gerilmeyi 40 N olarak düşünmektir. Oysa ki ipteki gerilme, karşılıklı çekilen kuvvetlerin büyüklüğüne eşittir ve bu durumda 20 N’dur.[1] Saygılarımla

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
164.8K UP
İnceleyen 6 gün önce
Merhaba
Bazen bir kitabı okumaya başlamadan önce, onunla kavga edeceğimi hissederim. Daha kapağını açmadan içimde hafif bir gerilim olur. Çünkü bazı metinler sadece bilgi vermez; insanın inandığı, tutunduğu, hatta sığındığı yerlere dokunur. İnancın Sonu tam da böyle bir kitap. Okurken sadece satırları değil, kendi zihnimi de tarttım. Nerede savunmaya geçiyorum, nerede susuyorum, nerede hak veriyorum diye.

İnancın Sonu, Sam Harris’in inanç ile aklı bir düelloya çıkardığı metni. Bu kitapta uzlaşma yok. Yumuşatma yok. Harris, modern dünyanın en büyük sorunlarından birinin sorgulanmayan dini inanç olduğunu söylüyor ve bunu neredeyse bir cerrah soğukkanlılığıyla masaya yatırıyor.

Kitabın ruhunu taşıyan cümlelerden biri olan “Dini inançlar eleştiriden muaf tutulduğu sürece, insanlığın ilerlemesi her zaman tehlike altında olacaktır.” Bu cümle bir iddia değil sadece; bir meydan okuma. Çünkü Harris’e göre din, diğer tüm düşünce sistemleri gibi eleştirilebilir olmalı. Bilim hata yapabilir, siyaset yanlışlanabilir, felsefe çürütülebilir. Ama din çoğu zaman “kutsal” olduğu için tartışma dışı bırakılır. O ise tam tersini yapıyor: Kutsalın üzerine ışık tutuyor.

Bir başka bir ifadede ise şunu söyler . “İnsanlar, kanıt olmadan inanmayı bir erdem haline getirdiler.”
Burada durup düşünmemek zor. Çünkü gerçekten de birçok kültürde “iman”, sorgulamamakla eş anlamlıdır. Oysa Harris için kanıtsız inanç bir erdem değil; epistemolojik bir boşluk. Ona göre akıl, insanlığın en güçlü aracıdır ve bu araç, inanç söz konusu olduğunda askıya alınmamalıdır.

Kitap özellikle dini şiddet üzerinden çarpıcı bir analiz yapar ve şu cümleyle hafızayı kazımaya çalışır .
“İntihar bombacısını motive eden şey umutsuzluk değil, cennete olan inancıdır.” Bu söz ürpertici. Çünkü burada din, teselli veren bir sistem değil; eylemi, hatta ölümü anlamlandıran bir güç olarak resmedilir. Harris’e göre iyi niyetli insanlar, kutsal bir amaç uğruna korkunç şeyler yapabilir. Bana kalırsa en çok tartışılması gereken cümle şudur. “İyi niyetli insanların kötü şeyler yapabilmesi için din gerekir.” Bu iddia abartılı mı? Belki. Ama insan tarihi düşünüldüğünde tamamen yabana atılacak bir söz de değil. İnanç, insanı yüceltebildiği kadar, körleştirebilir de. İşte Harris bu kör noktaya bakıyor. Kitap boyunca hissettiğim bir eksiklik var: İnancın içsel, varoluşsal boyutu. Mesela Søren Kierkegaard inancı bir “atlayış” olarak tanımlar; aklın ötesine geçen ama insanın varoluşunu derinleştiren bir deneyim olarak görür. Ya da William James, dini deneyimi psikolojik gerçeklik üzerinden anlamaya çalışır. Harris ise daha keskin bir yerde durur. Onun için soru nettir: “Doğru mu, yanlış mı?”

Ama insan sadece doğru veya yanlış çizgisinde yaşamıyor. Bazen inanmak, anlam arayışıdır. Bazen yalnızlığa karşı bir dirençtir. Bazen ölüm korkusuna karşı sessiz bir cevaptır. Harris bu duygusal ve sembolik alanı pek dikkate almaz; o daha çok inancın toplumsal ve politik sonuçlarına odaklanır.
belki de kitabın en çarpıcı yanı burada , İnancı kutsallıktan indirip tartışılabilir bir nesne haline getirmesi. Bu kolay değil. Hele inancın kimlik haline geldiği toplumlarda hiç değil. İnancın Sonu bir saldırı mı, yoksa bir uyarı mı? Belki ikisi de. Okurken insan ya savunmaya geçiyor ya da düşünmeye başlıyor. Ama kayıtsız kalmak mümkün değil.

Ben kitabı kapattığımda şunu düşündüm: İnanç ile mantık gerçekten düşman mı? Yoksa biz mi onları düşmanlaştırıyoruz? Belki mesele inancın varlığı değil, sorgusuz kabul edilişi. Belki de asıl korkulan şey, Tanrı’nın değil, soruların gücü. Bazen bir kitap, cevap vermek için değil, insanın içindeki sessiz çatışmayı görünür kılmak için yazılır. Bu kitap tam olarak bunu yapıyor sanırım.
Puan Ver
İNANÇ VE MANTIĞIN KAFA KAFAYA ÇARPIŞMASI
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zişan Işık
Zişan Işık
113.8K UP
Yazar 5 gün önce 6 dk.

Nöron kodlama denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak önceki makalelerimizde açıkladığımız ışıkla ya da kimyasal maddelerle yapılan müdahaleler gelir. Optogenetik ve kemogenetik yaklaşımlar, nöronların ne zaman aktif olacağını veya susturulacağını belirlememizi sağlar ancak bu yöntemlerin nöronun mevcut biyolojik altyapısını korumak gibi ortak bir özelliği vardır. Genetik kodlama ise bu noktada radikal biçimde ayrılır. Bu yaklaşımda amaç, nörona geçici bir kontrol mekanizması eklemek değil; nöronun hangi tür bir hücre olduğu, hangi proteinleri ürettiği, nasıl elektriksel davrandığı ve hangi sinyallere duyarlı olduğu gibi temel özelliklerini DNA düzeyinde yeniden tanımlamaktır.

Başka bir deyişle genetik kodlama, nöronun davranışını yönetmekten ziyade nöronun ne olduğu sorusuna cevap verir. Bu nedenle genetik kodlama, nöron programlamanın altyapısıdr.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akadron Akadron
Üye 14 Ekim 2022
Dolanık fotonlardan birisi bir karadeliğin çekim alanına girdikten sonra onu ölçecek şekilde zamanlanmış bir cihazla birlikte karadeliğin çekim alanına yollansa acaba ölçüm yapıldıktan sonra diğer dolanık fotonun durumu belirlenir mi? Dolaşık çiftler karadelik içinden de diğer çiftiyle haberleşebilir mi?
106 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Dünyanın en büyük problemi, aptallar ve fanatiklerin kendilerinden çok emin olması; bilgelerin ise fazlasıyla şüphe ile dolu olmasıdır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
53
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Moderatör Uyarısı
Kural İhlali 1 moderatör tarafından eklendi
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz: Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
2
İnceleme
Ali Aldı
Ali Aldı
137.6K UP
İnceleyen1 11 Haziran 2023
hayal krıklığı. herşeyi geçtim evreni falan da kendi içindede tutarlı değil.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce Ankara₺370,00 - ₺1.950,0028 Şubat
EA Ankara Topluluğu - Antik Tarih ve Mitoloji Serisi III
28 Şubat 2026 16:15 tarihinden 28 Mart 2026 19:00 tarihine kadar.
Evrim Ağacı Antik Tarih ve Mitoloji Serisi III. kısım, 28 Şubat 2026 Cumartesi saat 16.00’da ilk etkinliği ile başlayacaktır. Toplamda 4 hafta sürecektir. Etkinlik serisi 28 Mart 2026 Cumartesi günü Antik Hindistan etkinliği ile sona erecektir. Her etkinlik 40 dakikalık 3 oturum halinde yapılacaktır. Konuşmacı: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi’nin Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da arkeoloji kazı ve alan çalışmalarında bulundu. Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberidir. Etkinlikler, 50 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. Etkinlik Konuları ve Planı 1. Neolitik Çağ: Göbeklitepe, Karahantepe ve Çatalhöyük
2. Antik Mezopotamya: Medeniyetin Şafağı 3. Antik Mısır: Nil’in Bereketi
4. Antik Hindistan: Uygarlığın Enigması Not: Etkinlik bitiş tarihinden sonra Ankara içi ve çevresindeki tarihi alanlar ve müzelere gezi yapılacaktır. Gezinin tarihine katılımcılar ile karar verilecektir. Fiyatlandırma Bilgisi: Öğrenci ve tam olmak üzere iki biletimiz bulunmaktadır. Aktif olarak bir eğitim kurumunda lisans seviyesinde öğrenim gören katılımcılarımız “öğrenci” bileti, diğer katılımcılar ise “tam” bilet ödemesi yapacaktır. Not: Öğrenci bileti sadece lisans öğrencisi olan katılımcılarımız için geçerlidir.
Öğrenci bileti alanların bilet kontrolünde öğrenci belgesi göstermesi zorunludur. Ayrıca bankanıza bağlı olarak İYZİCO üzerinden etkinliklerimize taksit imkânı bulunmaktadır. Tek Bilet – Öğrenci: 370 ₺
Toplu Bilet – Öğrenci: 990 ₺ Tek Bilet – Tam: 540 ₺
Toplu Bilet – Tam: 1950 ₺ Etkinliklerin sonunda katılımcılara Evrim Ağacı tarafından bir katılımcı belgesi verilecektir. Katılımcı belgesi etkinlik fiyatına dahildir.
Devamını Göster
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)