Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Meryema Şermet'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
84.5K UP
Üye 1 gün önce
NASA'nın fotoğraf arşivinde dolaşıyordum ve bu fotoğrafı buldum. Apollo 15 tarafından çekilen Hadley-Apennine bölgesinin(Ay'da bir bölge) fotoğrafı. Nehir yatağına benziyor ama ay'da nehirler olmadığını biliyorum. Bu ilginç şekil nasıl oluşmuştur? Aranıza astrojeolojiden anlayan var mı?
1 Cevap - 149 görüntülenme
Nehir yatağı gibi olan bu çizgi nasıl oluşmuştur?
Nehir yatağı gibi olan bu çizgi nasıl oluşmuştur?
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
İrem Kaplan
İrem Kaplan
193.7K UP
İnceleyen 3 gün önce
2023 yılında yazdığım filme dair eleştirimi bu platformda da paylaşmak istedim. İyi okumalar

Gerçek olamayacak kadar güzel olan Barbie esasında gerçek. Biliyorum inanması güç ama Barbie, Barbara Handler adlı bir kız çocuğundan esinlenerek yaratıldı. Ayrıca Barbie’nin kökeni, müstehcen bir Alman çizgi roman karakteri olan Bild Lilli’ye dayanıyordu! Her zaman çalınan fikirler daha çok ilgi görür, popüler olur ve orijinallerini unutturur. Lilli’yi unuttuğumuz gibi. Hikayeyi başa saralım.
1950’lerin başında annesi Ruth Handler kızının yetişkin gibi görünen bebeklere ilgisinin normal bebeklere olan ilgisinden çok daha fazla olduğunu farketmiş. Kızı oyuncak bebeklere hep yetişkin rolleri veriyormuş. Ama yetişkinleri temsil eden hiçbir oyuncak yokmuş. Çünkü o dönemde yetişkin bebekler sadece kartondan yapılıyormuş. Böylelikle eşi Mattel’in kurucu ortaklarından olan anne, piyasada büyük bir açıklık görüyor ve durumu izah ediyor. Herkes fikrin asla tutmayacağını söylüyor ve Ruth İsviçre’ye tatile gidiyor. İşte o zaman Lilli ile karşılaşıyor.
2. Dünya Savaşı’ndan sonra erkekler arasında popüler olan çizgi romanın, oyuncak bebekleri de yapılmıştır. O yıllarda oyuncakları hem erkekler birbirlerine hediye edermiş hem de çocuklar arasında da gittikçe popüler olmuş. Amerika’ya döndüğünde Mattel’i ikna etmiş ve kızı Barbara’nın isminden ilham alarak Barbie’yi 9 Mart 1959’da piyasaya sürmüş. Bu bebek üç boyutlu, doksan altmış doksan, kusursuz bir bebek. Onunla oynayan çocukları çirkin hissettiren, güzellik algılarını bozan, yıllar sonra estetik yaptırmalarına sebep olan, kaburgalarını aldıran, bellerini bir sıkımlık yaptıran, gözlerini solucan deliği gibi genişletip burun deliklerini nefes alamama pahasına küçülttüren bir bebek.
1961’de “Barbie’nin erkek arkadaşı yok mu?” sorularına yanıt olarak, oğlu Kenneth’dan ismini alan Ken bebek gelmiş. Lilli’nin üreticileri 1960’larda Barbie’ye dava açsa da Mattel, Lilli’nin bütün haklarını satın almış. Nitekim de hayalleri gerçek olmuş. Barbie’nin üretilmesinden bu yana güzelliğin kriteri ulaşılması zor o betimden aşağı taşamamış. Ne kadar kısa boylu, göbekli, çirkin, çarpık bacaklı versiyonları çıkmış olsa da. Ama ben en çok Barbara Handler’a üzülüyorum. Psikolojisi acayip bozuk değilse ben de İrem değilim.
Aslında bir kısım çocuk için doğru. Bizim jenerasyonda renkli lens kullanan da çoktur mesela mavi göz takıntısı yüzünden. Sırf Barbie gibi gözükebilmek için yemek yememe hastalığına yakalandılar. Ben etkilenmedim ama internet üzerinde öyle hikayelerle karşılaştım ki… Ne kadar doğru bilemem ama etkilenmediyseniz çok güzel bir şey. Ama tabi etkilenen çocuklar bundan etkilenmese başka bir şeyden etkilenecekti. Olumlu yönleri de yoktu diyemem, mesela şu an birçok aile ve bir çok öğretmen için sorun olan bir konu: Oyun kurma. Biz çocukken oyuncak ile oyun kurmayı öğrendik. Hayal kurduk, kendi dünyamızı kurduk. Şimdi ki çocuklar tabletler ile hazır oyunları oynuyor ama bu başka yazının konusu… Barbie bende hiç güzellik algısı oluşturmadı sadece hayal kurdurttu ve Barbie, Winx gibi yapımlar bana ilham oldu özgüvenimi geliştirdi her şeyi yapabileceğime onlar inandırdı. Çünkü benim kurduğum dünyada aklıma geleni yapmam mümkündü ve yapamadığım yerde de bir şekilde onu yapılabilecek hale sokardım. Bu sebeple de oyuncaklarım, oyunlarım iyi ki varlardı. Barbie ne kadar güzellik algısı ile ünlü olsa bile aynı zamanda kızlara hem feminen olup hem de her şeyi yapabileceklerini gösteriyor, "Barbie ile her şey mümkün" sloganı buradan geliyor. Bir yerde doktor, bir yerde savaşçı bir yerde peri, prenses oluyor. Bazen seyahate çıkıyor. Bazen anne oluyor… Barbie bir devrimdir. Bu devrimin gelin bir de filmine bakalım:
Barbie filmi tüm dünyada pembe boya kıtlığına sebep oldu, biliyor muydun? Yönetmen sette her şeyin pembeye boyanması konusunda epey ısrarcı olmuş. Bunun nedeni pembenin çocuksuluğu koruyacağı düşüncesiyle ve yönetmene göre çocuksuluğu korumak diğer her şeyden daha da önemliydi. Yapım ekibinin görevi pembe aksesuarlar, giysiler ve film çerçevesine yerleştirilmiş pembe olan her şeyden oluşan bir dünya yaratmaktı. Bu durum da tüm pembe boyaların tükenmesine neden oldu. Bu yeri göğü pembe dünyayı görmek için sabırsızlananlar filmin gişe rekorlarını kırdı. Çok abartıldığı için birçok kişi hüsrana uğradı. Çok beğenenlerin yanında keşke çizgi film olarak kalsaydı diyenler de oldu. Ayrıca film yer yer pembeden nefret ettirip dünyamız ne güzelmiş dedirtti, yer yer de çocukluğumdaki hayallerin hala aşırı güzel ve imkansız olduğunu hatırlattı.

Benim bu filmden beklentim gerçekten yüksekti. Belki de az önce de dediğim gibi sebep sadece aşırı abartılması ve aylarca hakkında konuşularak devasa reklamının yapılmasıydı ama ben de hüsrana uğradım. Ben de pembe, şeker gibi görünen bu yapının aslında cesur ve sert bir hikaye sunacağı izlenimini uyandırmıştı bende. Hedef kitlesini geniş tutmaya çalışıp hem çocukluğunu Barbie bebekleriyle geçiren orta yaş izleyicilere göz kırpması hem de 13 yaşındaki izleyicilere hitap etme çabası arasında denge sağlamakta zorlanmış gibi geldi. Barbie bebek üzerinden toplumun ve kadının belli bedensel ve toplumsal kalıplara hapsedilmesini eleştiren film bu eleştiriyi erkek izleyicilere de empati yaptırabilecek bir bakış açısıyla sunuyordu. Margot Robbie ve Ryan Gosling’in Barbie ve Ken rolleri için yaratıldığına eminim. Margot plastik bir bebek olan Barbie’nin kusursuzluğunu ve zamanla insana dönüşen karakterini harika bir şekilde ayırt ederek doğallıkla sunuyor. Ryan ise beklenmedik derecede komikti. Ryan için birçok laf yapıldı, yok yaşlıymış, olmamış, bilmem ne… Bu adamın bir işe girip de kötü olması imkansız. Özellikle yaptığı mimikler yeterdi. Yönetmen ise popüler kültüre ve Hollywood filmlerine yerinde göndermeler yaparak izleyicileri gülümsetmeyi başardı. Ancak bu detayları spoiler vermeden anlatmam mümkün değil bu sebeple filmin en iyi yanına geçiyorum: Yaratılan atmosfer. Gerçekten Barbie’nin diyarını ziyaret ettiriyor gibi hissettiriyor.

Özetle bu film genel olarak ortalama bir gişe filmi olabilir ancak ele aldığı temalar ve yapılan cesur tercihlerle dikkat çeken bir film oldu.

Değinmek istediğim bir diğer konu daha var. Aylarca medya pompalanarak hedef kitle arttırılmaya çalışıldı. Oppenheimer’in yönetmenlerinin çok meşhur olmasından dolayı prim yapılmaya çalışıldı. Aynı kategoride bile olmayan iki apayrı film sürekli gereksiz yere kıyaslandı. Bu da iki film için beklentiyi yükseltti ve vermek istedikleri mesajı verememelerine sebep oldu. Bu bağlamda bakıldığında izleyici Barbie’den beklediğini alamadı zaten bence pek de sonuçlanmadı film. İkinci bölüme olması gereken olayları ikinci yarıya sığdırdılar. Bu da kısıtlı sürede alelacele bir şeyler anlatmayı gerektirdiği için yaratıcılığı öldürdü. Ayrıca da finali de çöktürdü. Çok eğlenceli ve yaratıcı olması gereken film ikinci yarıda mesaj bombardımanına döndü. O kadar çok mesaj vardı ki hiçbirini anlamamayla sonuçlandı. O yüzden Greta Gerwig Barbie gibi bir markadan efsane bir sinema yapıtı yaratmayı başaramadı. En azından eğlenceli olabilirdi, o da maalesef olmadı.

Hiç izlemeyenler için verdiği mesajlara dair de bir açıkla yapmak istiyorum. Film başta Barbie dünyasındaki her şeyin kadın elinde olduğu bir görüşü anlatıyor. Dünya’ya geldiklerinde ise bunun tam tersi bir dünya ile karşılaşıyorlar ve Barbie dünyasını Ken, ataerkil hale getiriyor. Sonra kadınlar tekrar gücü ellerine alıyorlar ve mutlu son ama bence mutsuz son. Bizim eksiğimiz kıyas yapmak zaten. Az önce de dedim. Apayrı iki şeyi kıyaslamaya bayılıyoruz. Ya kadının yeterlilikleri belli erkeğin belli. Neden birini diğerinden daha baskın yapmaya çalışıyoruz? Bence filmin varması gereken son, iki cinsiyetin de eşit olduğu bir dünya olmalıydı.

Ben bir kadın olarak yapıma dair eleştirimi bu cümleyle bitirmek istiyorum: Kadınların yaşadığı zorlukları ve erkekler üzerindeki gereksiz baskıyı anlatmanın en pembe haliydi, hüzünlü bir şekilde ayrıldım sinemadan. Gerçekler yüzüme vurdu, dışardan bir göz olarak dünyayı izledim.
Film
6.0/10
(29 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gökhan K
İnceleyen 5 gün önce
Filmi beğendim. Özellikle taş sohbeti sahnesi etkileyiciydi. İnsana "Eğer başka seçimler yapsaydım hayatım nasıl olurdu?"sorusunu sorduruyor. Tavsiye ederim.
7.8/10
(5 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Everything Everywhere All at Once
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 4 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Nisan
F. Nietzsche ve Değerlerin Yeniden Değerlendirilmesi
15 Nisan 2026 13:00 tarihinden 15 Nisan 2026 15:00 tarihine kadar.

Arş. Gör. Dr. Melek Candan Çakır ile Nietzsche'de değerlerin yeniden değerlendirilmesi, köle/efendi ahlakı, üstinsan, sanat, 19. yüzyılda Almanya ve Avrupa’nın sosyopolitik, kültürel yapısı üzerine konuşacağız. Davetlisiniz.

https://www.youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 4 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Nisan
F. Nietzsche ve Değerlerin Yeniden Değerlendirilmesi
15 Nisan 2026 13:00 tarihinden 15 Nisan 2026 15:00 tarihine kadar.

Arş. Gör. Dr. Melek Candan Çakır ile Nietzsche'de değerlerin yeniden değerlendirilmesi, köle/efendi ahlakı, üstinsan, sanat, 19. yüzyılda Almanya ve Avrupa’nın sosyopolitik, kültürel yapısı üzerine konuşacağız. Davetlisiniz.

https://www.youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Spy Marx
Spy Marx
20.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 18 Nisan 2024
Çoban yok ve bir sürü var! Herkes aynı şeyi ister, herkes aynıdır: başka türlü hisseden kendi ayağıyla gider tımarhaneye.
Kaynak: Böyle Söyledi Zerdüşt
9.6/10
(104 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CLVI (156) - Almanca Aslından Çeviren: Mustafa Tüzel
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Söz
Hatice Yetişkin
Alıntıyı Ekleyen 4 saat önce
Ben bir hilkat garibesiyim. Bir kalıtım ucubesiyim.
Kaynak: Adem' den Önce (Kaynak Bağlantısı)
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
193.7K UP
Türü Ekleyen 3 gün önce
Sauria, sürüngenlerin büyük ve evrimsel açıdan son derece çeşitli bir grubunu temsil eden geniş bir taksondur. Bu grup; kertenkeleler, yılanlar, timsahlar, kaplumbağalar ve bazı soyu tükenmiş sürüngen hatlarını kapsayarak, karasal omurgalılar arasında en geniş adaptif çeşitliliklerden birini oluşturur. Türler arasındaki morfolojik ve fizyolojik farklılıklar oldukça belirgindir; küçük kertenkeleler birkaç santimetre uzunluğa sahipken, bazı timsah türleri birkaç metreyi aşabilir ve tonlarca kütleye ulaşabilir.

Bu taksonun en belirgin özelliklerinden biri, keratinize pullarla kaplı deri yapısıdır. Bu yapı, su kaybını minimize eden ve dış etkenlere karşı koruma sağlayan evrimsel bir adaptasyondur. Bununla birlikte bazı türlerde kabuk (kaplumbağalar) veya sertleşmiş deri yapıları gibi farklılaşmış koruyucu sistemler de görülür. Sinir sistemi, diğer omurgalılarda olduğu gibi merkezi ve periferik bileşenlerden oluşur; ancak çevresel uyaranlara verilen tepkiler, türlerin yaşam biçimlerine göre önemli ölçüde farklılık gösterebilir.

Sauria üyelerinde üreme sistemleri türlere bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bazı gruplarda belirgin cinsel dimorfizm gözlenirken (renk, boyut veya davranış farkları), üreme organları ve çiftleşme stratejileri de geniş bir çeşitlilik sunar. Özellikle bazı kertenkelelerde çift taraflı üreme organları bulunurken, davranışsal düzeyde karmaşık kur yapma ve rekabet stratejileri gelişmiştir.

Evrimsel açıdan Sauria, kökeni yaklaşık 250–300 milyon yıl öncesine uzanan, uzun ve karmaşık bir filogenetik geçmişe sahiptir. Triyas döneminde büyük bir çeşitlenme gösteren bu grup, farklı ekolojik nişlere uyum sağlayarak günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Yakın akraba gruplar arasında Squamata (kertenkeleler ve yılanlar) ve Archosauria (timsahlar ve kuşların ataları) bulunur. Fosil kayıtları, bu grubun geçmişte çok daha geniş bir morfolojik çeşitliliğe sahip olduğunu göstermektedir.

Ekolojik açıdan Sauria üyeleri, çöllerden tropikal ormanlara, sulak alanlardan dağlık bölgelere kadar geniş bir habitat aralığında bulunur. Bu türler hem karasal hem yarı sucul hem de tamamen sucul ortamlara uyum sağlamıştır. Beslenme stratejileri de oldukça çeşitlidir: etçil, otçul ve omnivor türler bulunur. Yılanlar ve timsahlar aktif avcılar olarak öne çıkarken, bazı kertenkeleler hem bitkisel hem hayvansal kaynakları tüketebilir.

Davranışsal olarak bu grup, avlanma, savunma ve sosyal etkileşim açısından yüksek çeşitlilik gösterir. Kuyruk ototomisi (tehlike anında kuyruğun bırakılması), kamuflaj, zehir üretimi ve tehdit davranışları gibi savunma mekanizmaları yaygındır. Avlanma stratejileri ise aktif takipten pusuya kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Bazı türlerde sosyal davranışlar ve yavru bakımı gibi gelişmiş etolojik özellikler de gözlenebilir.

Sauria aynı zamanda insanlarla güçlü bir etkileşim içindedir. Bilimsel araştırmalarda önemli model organizmalar olarak kullanılırken, bazı türler estetik ve ticari değer taşır. Bununla birlikte habitat tahribatı, yasadışı ticaret ve iklim değişikliği gibi faktörler, bu grubun birçok üyesi için tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle, takson içindeki türlerin korunması ekolojik denge açısından kritik öneme sahiptir.

Etimolojik olarak “Sauria” terimi, Yunanca “sauros” (kertenkele) kelimesinden türemiştir ve bu grup içindeki temel morfolojik özelliklere atıfta bulunur.

Sonuç olarak Sauria, yalnızca bir sürüngen grubu değil;
evrimsel çeşitlilik, morfolojik adaptasyon, ekolojik esneklik ve davranışsal stratejilerin birleştiği geniş kapsamlı bir omurgalı model sistemidir.
4
Eser
Ece Müker
Ece Müker
622.1K UP
Eseri Ekleyen 1 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Gülfem Akdemir
Seslendiren 11 Aralık 2024 4:00
Meyve (İng: "fruit"), çiçekli bitkilerin çiçek kısmındaki bazı özel dokulardan gelişen ve içerisinde üreme organlarının parçalarını ve kimi...
27
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Herkes öğrenmek ister; ancak kimse bunun bedelini ödemek istemez."
Juvenal
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)