Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
5,000 ATP Ödüllü Soru: Hem belirgin olan hemde görece fark edilmesi zor olan üstün zeka belirtileri nelerdir? Hemen cevapla! Ahmet talha Kesci'nin cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
128.9K UP
İnceleyen10 6 gün önce
Gerçekliğin sınırlarını kadınların hayal gücüyle aşmaya hazır mısınız? Gezegenin Etrafındaki Kadınlar, 15 farklı kadın yazarın kalemiyle bizi lunaparkların gizemli kapılarından geçirip teknolojinin soğuk ama düşündürücü labirentlerine bırakıyor. Antoloji, modanın acımasızlığını yansıtan hologramlardan, toplumun kıyısına itilmiş kadınların görünmez direnişine uzanıyor.

1. Opalesans / Selin Arapkirli
Hemzendiyar adında baskıcı, kadını ikinci sınıf sayan bir ülkede yaşayan Ayla, kaybolan kocasını ararken içinde yaşadıkları düzenin nasıl yalanlar üzerine kurulu olduğunu keşfeder. Selin Arapkirli, mürekkepbalığı genetiği ile insan derisini birleştirdiği bu distopyada, kadının kamusal alandaki "yokluğunu" ironik bir "görünmezlik gücüyle" tersyüz ediyor. Kadının sesinin ve varlığının sistem tarafından silinmesine karşı, sarsıcı bir direniş… Peki Ayla, diğer Hemzendiyarlı kadınları uyandırabilecek mi?

2. Yapay Zekâ Manifestosu / Zeynep Okçu
Duyguların birer lüks sayıldığı, empatinin ise çoktan tarihe karıştığı karanlık bir gelecekte, yazılımcı Bahar, “Empatix” adında bir proje geliştirir. Ne var ki proje yarım kalır. Peki, empatinin yitirildiği bir gelecekte, yapay zekâ, insani duyguları restore edebilir mi? Birçok öyküde yapay zekâ duygusuzluğuyla felaket getirirken, bu öyküde tam tersi, teknoloji umut veriyor.

3. Uzay Bunalımı / E. Nihan Acar
Zamansızlık ve anlamsızlık içindeki varoluş sancısından hiçbir evren kurtaramaz ana karakteri. Simülasyon teorisi ile harmanlanan öyküde, ana karakterin, sistemin dayattığı sahte gerçekliğe duyduğu inançsızlık hiçbir senaryoya rağmen geçmez. Zamanın bir oyun alanına dönüştüğü bu öykü, modern yabancılaşmaya zarif bir eleştiri getiriyor.

4. Modelist / Melisa Parlak
"Daha şık giyinmelisin" baskısıyla başlayan bu teknolojik distopya, güzellik standartlarının kadın bedeni üzerindeki tahakkümünü bir humanoid olan Sibel üzerinden tartışıyor. Sibel, Mel’e yardım etmek için girmiştir eve ama yavaş yavaş sahibinin kimliğini ve hayatını ele geçirir. Mel’in dış görünüşüyle girdiği amansız mücadele, yapay zekânın mükemmeliyetçiliğiyle birleşince karakter kendi evinde bir yabancıya dönüşür. Öykü, kadının özgünlüğünün dijital manipülasyonlarla nasıl rüküş bir esarete sürüklendiğini gösteren bir toplumsal eleştiri sunuyor.

5. Agape / Elif Hamamcı
Leviathan’da, arılardan kopyalanmış bir sistemle, üreme kontrol altına alınmıştır. Doğurganlığı en yüksek olan kadın kraliçe seçilir ve yüzlerce çocuk dünyaya getirmesi sağlanır. Erkekler ise eşeysiz olarak tek tip genetikle üretilmektedir. İsimleri bile yoktur. Kraliçe adayı bir laboratuvara kapatılır ve üzerlerinde deneyler yapılır. Beden, bir laboratuvar nesnesi olmuştur. Özgür olmak isteyen kraliçe adayı Dora… Kraliçe adayına âşık olan bir erkek hemşire, Eros… Aşkları, kaygıları, birbirlerinden gizledikleri ve söyledikleri yalanlar, gerçekçi ve zekice işlenmişti. Kendimi iki karakterin de yerine koyabildim.

6. Korelasyon / Zeynep Kahraman Füzün
Bu öykü, travmanın sadece zihinde değil, bedenin her kıvrımında, kemik çatırtısında ve eşyaların uğultusunda nasıl saklandığını ustalıkla işliyor. Karakterin "Nasıl hissediyorsun?" sorusuna verdiği o kısa ve yalan "İyi" cevabı, aslında devasa bir içsel çığlığın üzerini örtüyor. Öyküdeki küçük "deneyim testi" detayı hikâyeye bilimkurgusal bir katman ekliyor. Anılara bir simülasyon gibi geri gönderilirken geçmişini saniye saniye hatırlıyor ve bu onun için bir işkence. "İyi hikâyelerin hepsi anlatıldı" cümlesi, aslında anlatılamayacak kadar ağır olan gerçeğin bir reddedişi gibi. Derin ve sarsıcı bir öykü.

7. Cam Kemikler / Gizem Çetin
Bu benim öyküm. 😊 Dünyanın kirlendiği bir gelecekte kemik erimesi 20’li yaşlara inmiştir. Belli bir yaşı geçen her birey sağlık için yapay iskelet taktırmak zorundadır. Yapay kemiklerin malzemesi altın, çeşitli metaller, polikarbon ya da cam olabilir. Asiller ve onların hizmetçiliğini yapan yardımcılar olmak üzere iki sınıftan oluşan toplumda, yardımcı aileler polikarbonu tercih ederken; asil erkekler altın kemik, asıl kadınlar cam kemik taktırır. Cam kemik, kırılgan olduğu için kadının hareketlerini epey kısıtlayan bir malzemedir aslında. Fakat asil bir kadının cam dışında bir malzeme istemesi ayıp karşılanır. Metal ve altın kemiklerin fahişelere özgü olduğu düşünülür. Genç bir kızın itirazıyla olaylar gelişir.

8. Yuvaya Dönmek / Deniz K. Üstündağ
Duygusal yoğunluğu yüksek, merak uyandıran bir arayış hikâyesi. Kara deliğin zamanı bükmesi ve bir annenin sevgisi ile kurgulanmış bir öykü. Annenin mırıldandığı şarkı kısmında duygulandım. Kimi günler sadece bir gündür, ama çok güzeldir, tekrar tekrar yaşamaya değecek kadar…

9. Bizi Birbirimizden Ayıran / Serpil Ülger
Bu öykü, "insan" ile "yapay zekâ" arasındaki o klasik sınırı, bir paradoks ve döngü sarmalıyla yeniden tanımlıyor. Yazar, Ayzıt’ın trajik fedakarlığı ile Deren’in uyanışını birleştirir. Üstünlük kas gücünde veya biyolojik kökenlerde değil, "tasarımının ötesine geçebilme" iradesindedir. Deren’in şiddet dolu bir savaşı reddedip "bilgelikle uyutma" yolunu seçmesi, yıkım döngüsünü kırar. Öykü, insanın kendi yarattığı varlığa yenilmesinden ziyade, kendi kusurlarını aşmış bir "halef" bırakma çabasını anlatıyor ve adaletin ancak nefretin bittiği yerde başlayabileceğini hatırlatıyor.

10. Küre / Nurgül Çelebi
Vesica piscis sembolü, tanrıçalık, dişil prensip, Kâbe ve Hacer-ül esved temalarını bir araya getiren, yoğun spiritüel unsurlar içeren bir öyküydü. Her ne kadar konuları pek benzemese de Atiye dizisi aklıma geldi.

11. Çatlak / Ezo Evrim Harsa
Sistemin sözde mükemmel işleyişindeki o küçük "çatlak", hakikate açılan tek kapı olabilir mi? Evren değişiyor, vefasızlık değişmiyor. Öyküdeki kocanın vefasızlığı kalbimi acıtacak kadar gerçekti. Hasta bir kadın vardır ve “küre”ye yatırılması gerekmiştir. Küre, hastayı dış dünyadan yalıtır ve onu mutlu olduğu anılara geri götürür. Fakat bir çatlak vardır. Bilincin sızabileceği bir çatlak. Başta kalbimi sıkan, sonunda derin bir nefes aldıran bir öyküydü.

12. Gizemli Lunapark / Melis Büyükplevne
Kitaptaki en akıcı öykülerden biriydi, tekinsiz gerilim havasını özlemişim. Elif, gizemli bir lunaparka gider ve bir anda kendini bildiği dünyadan çok uzak, tuhaf bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulur. Karşısına onun gibi lunaparktan geldiğini söyleyen kişiler çıkar fakat birbirlerini yalanlamaktadırlar. Hikâyede kimin doğruyu söylediğini kestirememek insanı sürekli tetikte tutuyor. Özellikle o lunapark aletlerinin manuel halleri ve finaldeki "tam kurtuldum derken yeni bir felakete uyanma" sahnesi cidden sarsıcı. Kaderden kaçmaya çalışırken aslında tam da o kaderin göbeğine düşmek, insana "acaba hangi evrende olursak olalım sonumuz aynı mı?" diye sorduruyor. Konu olarak alakası yok ama Stranger Things atmosferini hissettim.

13. Bir Yeniyetmenin Kuantum Laboratuvarı / Dr. Özlem Kurdoğlu
Kitaptaki en zihin açıcı ve katmanlı öykülerden biriydi. Kuantum fiziğini otoriteye dair bir sorgulamayla harmanlayan o derin atmosferi çok sevdim. Genç bir kuantum öğrencisi olan Krizzz, kendi laboratuvarındaki “besiyerlerinde” evrilen yaşam formlarını incelerken aslında kendi zihnindeki düğümlerle yüzleşiyor. Özellikle devletlerin şirketleşmesi ve bireyin kapana kısılmasına dair yapılan sosyolojik tespitler, öyküye ekstra değer katmış. "Zihinsel Cep" kavramı ve Doğuştan Saygılı’nın verdiği dersler, sadece karakter için değil okur için de birer rehber niteliğinde. Kendi korkularımızın yarattığı canavarlardan kurtulup "yeterliliğe demir atma" fikri de öyle.

14. Ayrıcalıksızlar / Deniz Erkaradağ
Nihayet cinsiyet eşitliği gerçekleşmiş, kadınlar haklarına kavuşmuştur. Hiçbir cinsiyet diğerinden üstün değildir artık. Ne var ki bir grup erkek, bu “ayrıcalıksızlık”larından rahatsızdır ve bir karşı devrim hareketi başlatırlar. Eşitlik yanlıları, her ne kadar ayrıcalık isteyenlerle iletişim kurmaya, masaya oturmaya çalışsa da işe yaramaz. Ayrıcalıksızlar kanlı eylemlere başlarlar. Hoşgörü paradoksunun devreye girme vakti gelmiştir.

15. Unelma Gezegeni Eşitlik Devrimi / Şeyda Aydın
Öykü, "kadınlar ve erkekler ayrı dünyaların insanıdır" sözünü bir gezegen kurgusuna dönüştürmüş. Bir tarafın sonsuz gündüz, diğer tarafın sonsuz gece olması, toplumsal kutuplaşmayı görsel bir şölene çeviriyor. Erkek şiddetinin genetik bir "arıza" olarak kodlanması ve çözümün biyolojik bir ayrışmada aranması, öykünün alt metnindeki en sert eleştiri diyebilirim. Valerie Solanas'ı anımsadım okurken, ancak onun kadar öfkeli bir tonda değildi elbette. Parçalanmanın aslında daha büyük bir bütünleşme için gerekli bir sancı olduğunu vurgulayan öykü, biyolojik evrimi toplumsal barışın yegâne anahtarı olarak konumlandırıyor.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Tüm Reklamları Kapat
İlanAraştırma Anketi
Nurbanu Doğan
İlanı Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz14 Mart
Yeme bağımlılığı üzerine bir tez çalışması
14 Mart 2026 14:49 tarihinden 01 Mayıs 2026 14:51 tarihine kadar.

Merhaba, bir Klinik Psikoloji yüksek lisans tezi için 18-25 yaş arası üniversite öğrencisi katılımcılar arıyoruz.

Bu yaş aralığında öğrenciyseniz 10 dakikanızı ayırarak, değilseniz linki çevrenizdeki öğrencilere ileterek katkı sağlayabilir misiniz?

Desteğiniz için teşekkürler.

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 9 Şubat 2022 5:47
Trafikte durmakta olan bir arabanın içindeyken, yanınızdaki aracın yavaşça ileri gitmesi sırasında, sanki kendinizin geriye doğru gittiğinizi hissettiğiniz...
41
Fuuys Ironleg
2 gün önce
Behe'nin İndirgenmiş Karmaşıklık Teorisi nedir doğru mudur ?
46 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Mehmet Çağlar
Mehmet Çağlar
70.4K UP
Türü Ekleyen 8 Nisan 2023
İspinozgillerin renkli bir üyesidir. Vücut kahverengimsi tüylerle bezelidir, yüzün ön kısmında bulunan kırmızı maske ve kanat teleklerinin yanında bulunan sarı şeritle kolaylıkla ayırt edilebilir. Sarı kanat şeridi ve beyaz kuyruk sokumu uçarken belirgindir. Genci daha grimsi renktedir ve başında renklenme görülmez. Üreme dönemi dışında genellikle küçük sürüler oluşturur. Uçarken sık sık öter ve uçuşu dalgalıdır. Otsu bitkilerin zengin olduğu ağaçlık alanlar, bozkırlar, orman açıklıkları, bahçeler ve köylerde yaşar. Genellikle tek yıllık bitki tohumlarıyla ve filizlerle beslenir. Sonbaharda ise devedikenleri gibi yüksek ve otsu bitkilerin tohumlarıyla beslenir.
24
Eser
Arda Çağlar
Arda Çağlar
30.0K UP
Eseri Ekleyen 4 gün önce Kitap
Puan Ver
Tarihin Estetik Yankısı
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, İstanbul
Primulaceae familyasına ait, çoğunlukla ılıman iklimlerde yayılış gösteren çok yıllık otsu bitkilerden oluşan bir cinstir. Bu cinsin en dikkat çekici özelliklerinden biri, heterostili olarak bilinen üreme sistemidir. Aynı tür içinde farklı uzunlukta dişi ve erkek organlara sahip çiçekler bulunur (pin ve thrum formları). Bu yapı, kendi kendine döllenmeyi azaltarak genetik çeşitliliği artıran bir adaptasyon olarak değerlendirilir. genellikle erken ilkbaharda çiçek açar.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
81.8K UP
Daha önce benzer bir soruyu cevaplamıştım. 4 gün önce Sen de Cevap Ver
Cinsel yönelimi normal insanlardan biraz farklı olan insanlar hasta mıdır yoksa bu insanlar belli başlı bozukluklara mı sahiptir?
Cinsel yönelimi normal insanlardan biraz farklı olan insanlar hasta mıdır yoksa bu insanlar belli başlı bozukluklara mı sahiptir?

Öncelikle sitenin arama kısmından istediğiniz ve merak ettiğiniz soruların cevaplarına ulaşabilirsiniz. Bir çok soru genelde daha önce sorulmuş oluyor. Daha önce buna berzer bir soru cevapladığım için buraya kopyala yapışır yaptım.

Selamlar!


Tüm Reklamları Kapat

Öncelikle ben düz cinsiyetli ,kadınlardan hoşlanan sıradan bir erkeğim bundan da gayet mutluyum. Günümüzde Lgbt li bireyler olmasını dünyanın en doğal şeyi olarak karşılıyorum. Eskiden olsa buna tuhaf gözüyle bakardım ancak anladım ki doğrudan yargılamak sadece bilgisizlikten kaynaklanıyor.Biyolojide çoğu canlı eşcinsel olabiliyor. Araştırmalarımdan öğrendiğim kadarıyla bu onlar arasında sosyalleşmeyi,daha iyi iletişimi ve bağlanmayı sağlıyor. Bazı canlıların kendi aynı cinsiyetleriyle çiftleşip başka bir zaman tekrar karşı cinsiyetiyle çiftleşmesi karışık olabiliyor.Hatta DNA'ları insanlarla %95 oranından daha fazla benzeyen bonobo maymunları karşı cinsten çok aynı cinsle çiftleşiyorlar. Ama bizi onlardan ayıran farklar var .Biz şüpheciyizdir, anlamak isteriz. O yüzden sizin de şüpheye düşmenizin gayet normal olduğunu düşünüyorum.En önemlisi siz bir insansınız. İster karşı cinsten ister hemcinsinizden olsun hiç fark etmez cinsel yöneliminizin ne olacağına sadece siz karar verirsiniz. Bundan şüphe duyarak yöneliminizi test eder ve doğru sonuca ulaşırsınız. Farklı cinsel yöneliminiz olması sizi bizden ayırmaz. Süpheye düşmek zihindeki her şey için geçerlidir. Sınavda acaba hangi şık doğrudur diye şüpheye düşmeniz gibi tamamen doğal bir süreçtir. Benim görüşüm tamamen bu yöndedir.

Ekleme:Bence LGBT normaldir. LGBT li bireyler hasta falan değildir. Ayrıca eklemek isterim ki kimin hangi cinse ilgi duyduğu o kişiden başka hiç kimseyi ilgilendirmez. Bir de lgbt yi hastalık kabul edersek bu kime göre ve neye göre hastalıktır? Belkide lgbt olmayan hastadır. Olamaz mı?

Dediğim gibi bu tarz farklı cinsel yönelimleri doğada da gözlemlemekteyiz ve insan da doğadan gelen bir hayvan olduğu için bunu normal karşılıyoruz.

Umarım faydalı olur. Saygılarımla.🙂

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
İsmail Taşdemir
İnceleyen10 17 Mayıs 2023
Çok güzel, çok beğendim.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Nail Hakan Saman
Alıntıyı Ekleyen 1 saat önce
Coğrafyanı değiştirirsen, kaderini de değiştirirsin.
Kaynak: Bir Ömür Nasıl Yaşanır?
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Sena Eryılmaz
Sena Eryılmaz
63.8K UP
İnceleyen9 4 gün önce
Eğer büyülü gerçekçilik akımına aşinaysanız ve Marquez, Borges, Cortazar ve Buzzati gibi isimleri severek okuyorsanız bu kitabı da bir solukta ve zevkle okursunuz. Oldukça minimalist, 150 sayfalık yani kısacık bir kitap bu. Ancak olay örgüsünün kronolojik akmaması ve sürekli farklı kişilerin zihninde dolaşarak hikayeyi çözmeye çalışmak bir hayli yorucu olabiliyor ve çokça dikkat gerektiriyor. Bu sebeple kitabı elinize aldığınız gibi bitirmenizi tavsiye ederim. Bir de kitabı okumadan önce konusu ve içeriği ile ilgili bilgi edinmemek okuma zevkinizi arttıracağı gibi kitaptaki olay ve kişileri puzzle yapar gibi çözmenize olanak tanıyacaktır.

"...Yüce Tanrı'ya şükürler olsun, her şeyin yetiştiği bir toprakta yaşıyoruz; ama her şeyin tadı ekşi. Biz de buna mahkum edilmişiz."
Kitap
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Pedro Páramo
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Damla Şahin Uçar
Aktaran 3 gün önce 1 dk.

Japonya’da keşfedilen bir ada kuşu türü, yaklaşık 1000 kilometre uzakta yaşayan benzer bir türle neredeyse tamamen aynı görünüyor. Ancak genetik analizler, bu iki grubun milyonlarca yıldır birbirinden izole olduğunu ortaya koyuyor.

Takema Saitoh, Per Alström ve meslektaşları; Japonya’daki Tokara Adaları’nda yaşayan küçük, böcekle beslenen bir ötücü kuş türünü tanımladı. Tokara yaprak ötücü kuşu olarak adlandırılan bu tür (Lat: "phylloscopus tokaraensis"), zeytin yeşili sırtı ve gümüşümsü gri göğsüyle dikkat çekiyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

🔬 Nanometre (nm), atomik ve moleküler ölçeklerde kullanılan çok küçük bir uzunluk birimidir. 1 nanometre, metrenin milyarda birine eşittir (1 nm = 10⁻⁹ m). Bu büyüklük, atomların ve moleküllerin fiziksel boyutunu tanımlamak için kullanılan bir yaklaşımdır.

🧠 Atomik dünyada, atom çekirdekleri ve elektronlar arasındaki mesafeler birkaç nanometre mertebesindedir. Bu yüzden atomların ve moleküllerin boyutlarını anlatırken nanometre gibi küçük birimlere başvurulur. Örneğin bir DNA sarmalının çapı yaklaşık olarak 2 nm civarındadır.

📏 Nanometre hem temel fizik hem de nanoteknoloji alanında yaygın şekilde kullanılır. Nanoteknolojide, malzemelerin özellikleri bu küçük ölçeklerde belirgin biçimde değişebilir; bu da nanometrenin ölçüm birimi olarak anlamını artırır.

📊 Moleküler ve atomik ölçeklerdeki uzunlukların günlük yaşamda algılanan ölçeklerle kıyaslanması, bu birimin ne kadar küçük olduğunu anlamamız açısından önemlidir. Nanometrenin kullanımı, bilim insanlarının mikroskobik dünyayı daha hassas ölçüm ve modellemelerle tanımlamalarını sağlar.

Yazar: Ögetay Kayalı
2. Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 1 Ekim 2019
Profesyonel bir gerici, gerçek değişimin potansiyel kaldıracını hemen fark eder ve bundan nefret eder.
Kaynak: Bu sözü gazeteci Stephen Buranyi, iklim değişimi aktivisti Greta Thunberg'e dünyanın çeşitli yerlerinden yöneltilen nefret söylemlerini ve saldırıları analiz ederken söylemiştir. (The Guardian)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
22
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Biyolojiyle savaşamazsınız. Ancak orasından burasından kurallarını çekiştirebilirsiniz."
David Brin
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)