Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Kaan Ekinci
3 gün önce
“Zayıflıklarımız, bazen gücümüzün kaynağı olabilir.” Sigmund Freud
13 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Şubat 2018 8 dk.

Dünya genelinde, özellikle de bilimsel gerçeklerin halk arasındaki kabulünün ortalama altı seviyede olduğu ABD ve Türkiye gibi ülkelerde, halkın evrimi anlama ve onu, var oluşun kökenlerini izah eden bir doğa yasası olarak kabul etme oranları artmaya başladıkça, bilim düşmanları ve gerici kitleler aracılığıyla evrimi ya da genel olarak bilimi "ateizm" ile eşdeğer gösterme çabalarında da bir artış gözleniyor. Bu nedenle, bir bilim sahası olan evrimsel biyolojinin ve genel olarak bilimin ateizm/teizm konusundaki tutumuna bir bakış atmakta ve bazı yanlış anlaşılmaları netleştirmekte fayda görüyoruz. Zira evrimin bilim insanları arasında kabul görmediği ve/veya bilim insanlarının genellikle ateist oldukları yönünde çok ciddi yalanlar halk arasına düzenli olarak yayılıyor.

Bu yalanların amacı, bilime ısınmaya başlayan toplumları bilimden ve sorgulamadan uzak tutmak. Sosyal medyada da bu propagandanın sıklıkla karşımıza çıkıyor olması, bu yazının elzem olduğunu gösteriyor. Bu yalanları tamamen ve kökünden kazımak, ülkemizin insanlarının bilime olan önyargılarını kırması için çok büyük bir adım olacaktır diye düşünüyoruz. 

305
5
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Uyarlayan 4 gün önce 6 dk.

Nitrit, azot döngüsünde yer alan ve bakteriyel nitrifikasyon/denitrifikasyon işlemlerinin önemli parçası olan bileşiklerden biridir. Özellikle yeni kurulmuş akvaryumlarda henüz tam olarak istenilen dengeye gelmemiş bakteri kültürü sonucunda nitrit birikmesi/patlaması yaşanabilir. Bu durum, balıklar için toksik bir etkiye neden olmaktadır ve nitrit zehirlenmesi (nitrit patlaması) olarak adlandırılır.

Sağlıklı bir akvaryumda nitrit seviyesi mikromolar seviyelerinin dahi altında olmalıdır (neredeyse hiç olmamalıdır). Yükselen nitrit konsantrasyonları çeşitli balık türleri için ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle nitritle başa çıkmak için gerek kimyasal kullanımı gerekse etkinlik yönünden çeşitli eylemler belirlenmiştir.

5
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Yetişkin
İnceleyen10 28 Mart 2024
Platonik aşıkların okumasını önermedigim bir goethe kitabı. Werther saplantı haline getirdiği evli bir kadin olan Lotte' ye yonelik duygularını mektuplar halinde bizlere anlatıyor. Yazgısının kaçınılmaz sonuna adim adim yaklasirken, "kimse icin canindan vazgecmeye deger mi?" diye konusurken yakaladim kendimi.
Yayınlandığı dönemde Almanya da intiharların arttığını ve genç Werther 'lerin bir dönem kitaptaki bas kahraman gibi giyindiklerini bu sebeple de kitabın bi dönem  yasaklandığını öğrendim.
Velhasılı guzel bir kitaptı...
9.3/10
(16 Kişi)
Puan Ver
The Sorrows of Young Werther
Yazar: Goethe
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gencay Kaan Polat
Yazar 8 Ocak 2021 10 dk.

Kanser hücreleri, yeni ve daha uzak dokulara yayılabilme özelliğine sahiptirler ve bu özellikleri onları daha da ölümcül hale getirir. Tümör hücreleri kan veya lenfatik yollarla vücuda dağılabilir ve ulaştıkları yerlerde çoğalabilirler; bu sürece metastaz denir. Kanserin metastaik yayılımı için damar ağı, çok önemli bir etmendir.

Yeni kan damarlarının oluşması sürecine anjiyogenez adı verilir. Aynı şekilde yeni lenfatik kanal ve damarların oluşumu sürecine de lenfogenez adı verilir. Her iki süreç de tümörlere oksijen ve besin sağlamakta ve atıkları hızlıca uzaklaştırmada oldukça önemlidir. Anjiyogenik faktörler, özellikle neoplastik damarlanmanın oldukça yoğun olduğu yerlerde yüksek konsantrasyonlarda bulunur.

89
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sevcan Aslan
Sevcan Aslan
172.3K UP
Yazar 26 Ocak 2021 2 dk.

Astatin, "At" ile sembolize edilen, atom numarası 85 olan kimyasal bir elementtir. Yer kabuğunda; yalnızca bazı ağır elementlerin "bozunma ürünü" olarak meydana gelir. Bu yüzden, periyodik tablodaki elementler arasında doğada en nadir bulunan element olarak da bilinir.

Astatinin tüm izotopları kısa ömürlüdür; en kararlı olanı, 8.1 saatlik yarılanma ömrü ile astatin-210'dur. Astatin, periyodik tablonun 17. grubunda yer alan halojen ailesinin bir üyesidir. Bilim insanları, Dünya yüzeyindeki en yüksek astatin miktarının 25 gramı geçmediğini kaydetmiştir.[1]

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Leonidas I
Leonidas I
36.5K UP
Araştırmacı 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Bu konu Osmanlı tarih yazımının en çok tekrar edilen fakat en az metodolojik titizlikle ele alınan meselelerinden biridir. Bu soruya kesin bir “evet” yahut “hayır” cevabı vermek, mevcut kaynakların mahiyeti ve güvenilirlik derecesi dikkate alındığında ilmî açıdan müphem kalmaktadır. Ancak mesele, rivayetler ile tarihsel olasılıkların ayrıştırılması suretiyle analitik biçimde ele alınabilir.

Fatih Sultan Mehmed’in 1481 yılı baharında, Gebze civarında vefat ettiği hususunda kaynaklar müttefiktir. İhtilaf, ölümün sebebi üzerinedir. Osmanlı kroniklerinin önemli bir kısmı, sultanın uzun süredir muzdarip olduğu nikris (gut) hastalığına işaret eder. Nitekim Tursun Bey ve Âşıkpaşazâde gibi çağdaş ya da yarı çağdaş kaynaklar, Fatih’in son yıllarında şiddetli ağrılar çektiğini, hareket kabiliyetinin kısıtlandığını ve hastalığının ilerlediğini kaydederler. Bu anlatılar, doğal ölüm tezinin temel dayanaklarından biridir (Âşıkpaşazâde; Tursun Bey).

Bununla birlikte, erken dönem Osmanlı kaynaklarının ölüm sebebi konusunda bilinçli bir ketumluk sergilediği de göz ardı edilmemelidir. Zira Osmanlı tarih yazımında hükümdarın zayıflığına yahut ani ve şüpheli ölümüne dair detaylar çoğu zaman örtük bırakılmıştır. Bu noktada, özellikle saray hekimi Yakup Paşa’nın verdiği ilaçlar ve son günlerde uygulanan tedavi yöntemleri, zehirlenme iddialarının merkezine yerleştirilmiştir. Bazı geç dönem Osmanlı müellifleri ve modern araştırmacılar, kullanılan ilaçların dozajı ve içeriği hakkında şüphe uyandıran unsurlara dikkat çekmişlerdir.

Tüm Reklamları Kapat

Zehirlenme iddiasını besleyen ikinci damar, siyasi bağlamdır. Fatih Sultan Mehmed’in ölümünün hemen öncesinde yeni bir sefer hazırlığında olduğu, hatta hedefin İtalya yahut Memlük toprakları olabileceğine dair kuvvetli emareler bulunduğu bilinmektedir. Bu durum, gerek Venedik gerek Papalık gerekse Memlük cephesinde Fatih’in ortadan kaldırılmasının stratejik bir rahatlama doğurduğu yönünde yorumlara yol açmıştır. Nitekim Batılı bazı çağdaş kaynaklarda, Fatih’in ölümü adeta bir “kurtuluş” olarak tasvir edilmiştir. Ancak bu metinlerin büyük bölümü siyasi propaganda niteliği taşır ve doğrudan delil teşkil etmekten uzaktır (Babinger).

Modern tarihçilikte konunun en çok atıf yapılan çalışması Franz Babinger’e aittir. Babinger, Fatih’in zehirlenmiş olabileceği ihtimalini açık biçimde dile getirmiş; özellikle saray içi entrikalar ve hekim faktörü üzerinde durmuştur. Ancak Babinger’in bu yaklaşımı, Halil İnalcık başta olmak üzere birçok Osmanlı tarihçisi tarafından ihtiyatla karşılanmış, somut kanıt eksikliği sebebiyle spekülatif bulunmuştur. İnalcık, mevcut verilerin doğal ölüm ihtimalini dışlamaya yetmediğini, zehirlenme tezinin ise rivayet düzeyini aşamadığını vurgular (İnalcık).

Şu husus özellikle belirtilmelidir: Bugüne kadar Fatih Sultan Mehmed’in naaşı üzerinde herhangi bir adli-tıbbî inceleme yapılmamıştır. Dolayısıyla modern anlamda toksikolojik bir kanıt mevcut değildir. Bu eksiklik, zehirlenme iddiasını ne doğrulamaya ne de kesin biçimde çürütmeye imkân tanır. Tarihçi, bu noktada kesin hüküm vermekten kaçınmak zorundadır.

Sonuç itibarıyla, Fatih Sultan Mehmed’in zehirlendiği iddiası tamamen temelsiz değildir, ancak kanıtlanmış bir tarihsel hakikat de değildir. Mevcut kaynaklar, doğal ölüm ile kasıtlı zehirlenme ihtimali arasında kesin bir tercih yapmaya elverişli değildir. Bu sebeple, meselenin bilimsel konumu “kesinlik” değil, ihtiyatlı şüphe düzeyindedir. Tarih metodolojisi açısından yapılması gereken, rivayeti olguya dönüştürmek değil; rivayetin sınırlarını açıkça göstermektir.

Tüm Reklamları Kapat

KAYNAKÇA

Âşıkpaşazâde, Tevârîh-i Âl-i Osman.[1]

Tursun Bey, Tarih-i Ebü’l-Feth.[2]

Franz Babinger, Mehmed the Conqueror and His Time.[3]

Halil İnalcık, Fatih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar.[4]

Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu: Klasik Çağ.[5]

Colin Imber, The Ottoman Empire, 1300–1650.[6]

Feridun Emecen, Fetih ve Kıyamet 1453.[7]

Kaynaklar

  1. U. Author. (2017). Aşık Paşazade Tarihi. ISBN: 9786055207182.
  2. T. Bey. (2024). History Of Mehmed The Conqueror. ISBN: 9780882970189.
  3. F. Babinger. (1992). Mehmed The Conqueror And His Time. ISBN: 9780691010786.
  4. H. İnalcık. (2014). Fatih Devri Üzerinde Tetkikler Ve Vesikalar 1. ISBN: 9789751607485. Yayınevi: Türk Tarih Kurumu.
  5. H. İnalcık. (2003). Osmanlı İmparatorluğu Klâsik Çağ (1300-1600). ISBN: 9789750805882. Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları.
  6. C. Imber. (2002). The Ottoman Empire, 1300-1650: The Structure Of Power. ISBN: 9780230574502.
  7. F. M. Emecen. (2020). Fetih Ve Kiyamet 1453. ISBN: 9786057838551.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Aralık 2012 25 dk.

Evrimle doğrudan ilgisi olmayan herkesin yakından tanıdığı bir sorudur bu: "Madem insanlar maymundan geliyor, şimdiki maymunlar neden insan olmuyor?" Soru, evrimle ilgili o kadar ikonik ve komik bir hale geldi ki, internette şunun gibi oldukça ilginç videolar bulmak bile mümkün:

Buna rağmen, soru aslında son derece önemli ve bilgilendiricidir. Ancak bu soruyu art niyetli amaçlarına, kendi öznel emellerine ve şahsi inançlarına alet eden evrim karşıtları ve bilim düşmanları, soruyu o kadar fazla "ayağa düşürdü" ki, evrime yeni giriş yapan birçok insan soruyu sormaktan ve cevabını aramaktan çekiniyor.

313
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

Evrende gördüğümüz birçok yapı, disk şeklinde bulunmaktadır. Bu disk oluşumu çok temel fizik yasalarının sonucunda gerçekleşir. Disk benzeri yapılardan belki de en dikkat çekici olanı spiral (Tür: "sarmal") galaksilerken Güneş sistemi gibi yıldız sistemlerindeki gezegenler de yıldızın doğumu sırasında oluşan bir disk üzerinde doğmuştur.

Böylesine disk benzeri yapıların görülmesinin ardındaki fiziksel sebep, gündelik hayattan da tecrübe ettiğimiz bir etkiye dayanır: merkezkaç etkisi. Arabayla hızla giderken aniden bir virajdan döndüğünüzde, adeta yan taraflara savrulursunuz. Burada hissettiğiniz şey, aslında eylemsizliktir. Hareketinizin bir vektörü (yönü) vardır ve vektörler daima doğrusaldır. Fakat dönüş yaptığınız için vektörünüzün yönü değişmektedir. Eylemsizlik ise tam olarak sizin mevcut hareket vektörünüzü korumak istemenizdir. Bu sebeple vektör değiştikçe siz de savrulmayı hissedersiniz.

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Blog Yazısı
Ertuğrul Genç
Ertuğrul Genç
475.2K UP
Blog Yazarı 4 dk.

Artemis görevleriyle NASA, ay yüzeyini her zamankinden daha fazla keşfetmek için yenilikçi teknolojileri kullanarak Ay'a ilk kadını ve ilk siyahi insanı indirecek. Sadece Ay'a geri dönmek için değil oraya yerleşmek için de gidiliyor. Orion kapsülünü Ay'ın yaklaşık 65 bin kilometre ardına gönderecek olan Artemis 1 görevi, NASA'nın daha büyük Artemis programının ilk aşaması. Artemis 1'i sırasıyla 2025/2026 yıllarında Artemis 2 ve Artemis 3 görevleri takip edecek. Artemis 2, Artemis 1'in rotasını takip edecek ancak bunu rokette dört kişilik bir mürettebatla yapacak. Ve Artemis 3, Ay'a ayak basacak olan ilk kadını gönderecek. Nelson, Artemis 1 gecikmelerinin programın geri kalanını etkilemeyeceğini söyledi. Her Artemis görevi, en azından erken dönemde, yaklaşık 4 milyar dolara mal olacak. Bu görev, insanlığı Mars'a yapılacak uzun yolculuğa hazırlayacak ve sürdürülebilir bir ay ekonomisi kurmamıza yardımcı olacak. NASA, görevi gerçekleştirmek için uluslararası ve ticari ortaklarla çalışıyor.

Artemis 1 mürettebatsız görev olup, 50 yıl sonra Ay'a yapılacak ilk insanlı seferler için kritik teknolojiyi test edecek(birkaç kez ertelendi). Artemis 1 görevi NASA'nın Ay'a dönüşünü işaret eden bir dizi planlı görevin ilki. Bu görev Apollo'nun sona ermesinden bu yana uzaya insan göndermeye yönelik ilk çabadır.

16
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nadir Kerem Dağ
Çeviren 1 gün önce 2 dk.

Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.

Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Orhan Alp Cingöz
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Bir kıvılcım çakalım bu ateş tutuşur. Kimin tutuşturduğu önemli değil biz vazifemizi yapmış oluruz.
Kaynak: Özdemir Bayraktar: Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Bilim insanı adayı olan bu çocuklar hiçbir zaman kendilerine öğretilenleri sorgusuz sualsiz ezberlemezler ve doğruluğuna kayıtsız şartsız inanmazlar çünkü biz bile öğrettiğimiz şeylerin doğruluğundan şüphe etmekteyiz.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
24
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 3 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
11
İnceleme
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
115.3K UP
İnceleyen10 4 gün önce
Upgrade, yapay zekâyı yalnızca geleceğin bir teknolojisi olarak değil, insan iradesini sessizce devralabilecek bir tehdit olarak ele alan çarpıcı bir film. STEM adlı yapay zekânın Grey’in bedenini yönetmesi, "kontrol kimde?" sorusunu fiziksel bir deneyime dönüştürüyor. Film ilerledikçe teknoloji ile insan arasındaki sınır bulanıklaşıyor ve özgür iradenin ne kadar kırılgan olduğu rahatsız edici bir netlikle ortaya konuyor. Yaratıcı aksiyon sahneleri ve güçlü finaliyle Upgrade, yapay zekâ çağında insan kalmanın ne anlama geldiğini sorgulatan nadir filmlerden biri. Kesinlikle izlenmesini tavsiye ediyorum.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Altay Kenger
Seslendiren 31 Ocak 2020 13:02
Carl Sagan'ı genellikle bilime ve topluma ışık tutan sözleri, bilimi halka anlatma konusundaki müthiş azmi ve başarısı ve benzeri toplumsal yanlarıyla...
37
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 1 gün önce
Şapka ve gövde biridir. Kulağa benzer bir görünümü vardır. Kuru havalarda kırılgan - kuru olup, ıslandıktan sonra ilk haline ve dokusuna yeniden döner. Genellikle sarkık bir kulağı andırır, ancak fincan şeklinde de olabilir. Kırmızımsı-kahverengidir ve morumsu renklere de rastlanabilir. Ölü veya canlı ağaçlarda yıl boyu bulunabilir. Özellikle Sambucus nigra olmak üzere yaprak döken ağaçların ve çalıların odununda yetişir. Ayrıca Acer pseudoplatanus, Fagus sylvatica, Fraxinus excelsior, Euonymus europaeus üzerinde sıkça görülür. enilebilir olmasına rağmen, mutfak açısından yüksek bir değere sahip değildir.
0
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close