Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Türü
Çağrı Mert Bakırcı
Türü Ekleyen 9 Ağustos 2022
Prunus, meyve eriklerini, kirazları, şeftalileri, nektarinleri, kayısıları ve bademleri içeren (diğerlerinin yanı sıra) bir ağaç ve çalı cinsidir.

Kuzey ılıman bölgelere özgü 430 farklı tür, Prunus altında sınıflandırılır. Cinsin birçok üyesi, meyveleri ve dekoratif amaçlar için yaygın olarak yetiştirilmektedir. Prunus meyveleri çekirdekli meyvelerdir. Endokarpı çevreleyen etli mezokarp yenilebilirken, endokarpın kendisi pyrena ("taş" veya "çukur") adı verilen sert, yenmez bir kabuk oluşturur. Bu kabuk, birçok türde (badem gibi) yenilebilir, ancak diğerlerinde (kayısı gibi) zehirli olan tohumu (veya "çekirdeği") çevreler. Prunus meyvelerinin çoğu yenmenin yanı sıra reçel üretimi, konserve, kurutma ve kavurma için tohumlar gibi işlemlerde de yaygın olarak kullanılmaktadır.
3
Evrim Ağacı
Yazar 20 Mart 2019 2 dk.

Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan bir çevirim içi eğitim girişimidir.

Evrim Ağacı olarak bu akademiyi başlatmaktaki hedefimiz, klasik eğitim sistemine alternatif ve tamamlayıcı olmanın yanı sıra; her yaş, eğitim düzeyi ve ilgi alanından insanın kendisini özgürce ve tamamen ücretsiz bir şekilde eğitebileceği, geliştirebileceği ve ufkunu genişletebileceği bir araç sunabilmektir.

330
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Haziran 2013 39 dk.

Dünyanın dört bir yanındaki polisler, askerler ve güvenlik güçleri, isyan kontrolü (İng: "riot control") adıyla bilinen bir dizi protokole uymaktadırlar ve bu kapsamda birçok farklı yöntemle ülke yönetimlerinin hoşuna gitmeyen protesto, ayaklanma veya isyanları bastırmakta veya bastırmaya çalışmaktadırlar. Burada "isyan kontrolü" adıyla bahsedeceğimiz konu, illa bir "isyan" olması gerekmemekte, her türlü protesto, gösteri ve benzeri anayasa tarafından korunan ve hatta ödev olarak verilen hakları içermektedir (yani bir bir "şapka terim" olarak kullanacağız, kolaylık açısından). İsyan kontrolünün belli adımları bulunmaktadır ve en düşük şiddetten başlayarak giderek sertleşmektedir.

İsyan kontrolünün esasında ilk adımı, yüksek ve rahatsız edici sesler uygulamaktır. Çünkü insan beyni ani olarak sesle uyarıldığında ürkecek ve içinde bulunduğu durumu değerlendirerek kurtulma yolları arayacaktır. Bu psikolojik mücadele, çoğu zaman güvenlik güçleri tarafından es geçilir, çünkü neredeyse hiçbir zaman işe yaramaz. Bunun da sebebi isyanın amacına psikolojik olarak odaklanmış bir beynin, her hayvan türünde (dolayısıyla ve elbette insanda) gördüğümüz kaç veya savaş seçiminden ikincisine yönelmesi daha muhtemel olmaktadır. Öfke, azim, kararlılık, istek, vb. duyguların bunda etkisi büyüktür.

108
5
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
108.8K UP
Üye 2 gün önce 1 Cevap
Evet dünya bir yaşam gezegeni. Peki insanlar olmadan, dünyanın oluşumunda ya da daha dün hatta bir saat önce bu gezegenin çekirdeğinde bir yaşam ortaya çıkmış olamaz mı? Zaman göreceli. Bizim için bir gün onlar için yüz milyon yıl olabilir. Onların zaman algısı nasıl bilmiyoruz. Başka bir zeki medeniyetle aynı gezegeni paylaşıyor olamaz mıyız? Aynı yerde olup bambaşka ölçeklerde ve katmanlarda var oluyor olabilir miyiz? Neden zeki medeniyetleri hep insan boyutunda veya kat kat büyük varlıklar olarak hayal ediyoruz? Belki de sorun soruyu yanlış yerden sormamızdır. Neredeler yerine 'nasıl olabilirler' diye sormadığımız sürece cevabı hep gökyüzünde arayacağız belki de. Bizim cehennemimiz olan magma başka bir form için denge, olamaz mı? Zekayı konuşan, inşa eden, iz bırakan şeyler sanıyoruz oysa en gelişmiş zeka, dikkat çekmeyen, iz bırakmayan, sessiz bir yaşam formu da olabilir. (Soruya cevap aramıyorum, konu ile alakalı kendi düşüncelerin varsa aktarabilirsin.)
114 görüntülenme
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Barış Özgüner
Var Olma üzerine Makale ve çeviriler/Fizik Öğretmeni Veteriner Hekim 21 saat önce Sen de Cevap Ver

Bir önceki cevapta olduğu gibi Sayın Kuzey Saykı'nın cevabına katılıp anlaşılması içi ufak bir ekleme yapmak istiyorum. Şöyle ki aslen büyük patlamanın meydana gelmesi belli bir yerde oluşmadı. Bunun nedeni ise zaman ve mekanı oluşturan şey büyük patlamadır. Yani bir şeyin bir yerde oluşması ve genişlemeye başladıktan sonra da simetrik olarak bu oluşuma devam etmesi için oluşmadan önceki yerde mekanın bulunması şarttır. Asıl sorumuzun cevabı da burada saklı. Eğer ki mekanı oluşturan şey patlama ve bunun genişlemeye devam etmesi (mekan ve zamanın da genişlemesi ) ise bu oluşumu hem belli bir noktada oluştu diyemeyiz hem de oluşmaya başlıyor diyemeyiz bu da başka bir bakış açısı ile simetriyi de bozar. Burada soruyu mekana odaklanarak cevapladım. Tabiki aynısı zaman için de geçerli. Sonuç da zaman ve mekan olarak düşünmemiz daha doğru. Bu cevap evren oluşmadan önce ne vardı sorusuna da dolaylı yoldan bir cevap oluyor. Zamanı oluşturan şey evren olduğu için öncesi ve evrenden sonrası gibi bir şey söz konusu değildir.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Ege Bakırcı
Yazar 5 Ekim 2022 17 dk.

Klasik koşullanma (veya tepkisel koşullanma), bilinçsiz veya otomatik olarak gerçekleşen bir öğrenme türüdür. Klasik koşullanma, doğal uyarıcılara verilen doğal bir tepkinin, yapay bir uyarıcı tarafından da uyarılır hale getirilmesini ifade eder. Rus fizyolog Ivan Pavlov tarafından keşfedildiği için Pavlovyen koşullanma olarak da bilinir. Davranışsal psikolojinin temelini oluşturduğu için genellikle psikoloji tarihindeki en önemli keşiflerden biri olarak kabul edilir.

Klasik koşullanmanın günümüzdeki en basit örneklerini reklamcılıkta görebiliriz. Örneğin, güzellik ürünleri satan firmalar, reklamlarında temiz ve pürüzsüz bir cilde sahip oyuncuları kullanır. Böylece reklamı izleyenler, ürünü "sağlıklı bir cilt" ile ilişkilendirir. Günlük hayatta klasik koşullanmanın bunun gibi birçok örneğini görmek mümkündür.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
149
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sabri Küsüroğlu
Yazar 1 Kasım 2024 5 dk.

Sosyal bilimlerin karmaşık dünyasında bir değişim yaratmak, Latour’un Aktör-Ağ Teorisi (ANT) ile mümkün hale gelmiştir. Bu teori, toplumsal yapıları sadece insan etkileşimleriyle değil, aynı zamanda nesneler ve teknolojilerle de analiz eder. Şimdi, Latour’un bu devrim niteliğindeki teorisini derinlemesine keşfetmeye hazır olun![13]

Aktör-Ağ Teorisi, toplumsal yapıları ve süreçleri analiz ederken insanları ve nesneleri eşit derecede önemli aktörler olarak değerlendirir. Latour; toplumsal gerçekliğin, insan etkileşimleriyle değil, aynı zamanda nesnelerin ve teknolojilerin etkileşimleriyle şekillendiğini savunur. Bu yaklaşım, sosyal bilimlere yeni bir bakış açısı getirir.

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 ay önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
28
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 4 gün önce
Lactobacillaceae, karbonhidrat fermantasyonu yoluyla laktik asit üreten, Gram-pozitif, spor oluşturmayan bakterileri kapsayan geniş ve ekolojik açıdan son derece önemli bir bakteri ailesidir. Ailenin üyeleri genellikle çubuk veya kok şeklinde hücre morfolojisine sahiptir ve anaerobik ya da fakültatif anaerobik koşullarda yaşamlarını sürdürebilir. Laktik asit üretimi, bu bakterilerin yaşadıkları ortamın pH’ını düşürerek hem kendileri için uygun bir ekolojik niş oluşturur hem de rakip mikroorganizmaların baskılanmasını sağlar.

Bu aileye ait bakteriler; fermente gıdalar, bitkisel materyaller, toprak, su ve hayvan sindirim sistemleri gibi çok çeşitli habitatlarda bulunur. Özellikle memeli bağırsak mikrobiyotası ve fermente gıdalarla olan ilişkileri, Lactobacillaceae’yi insan sağlığı ve gıda teknolojisi açısından önemli bir konuma taşır. Birçok üye tür, probiyotik özellikler göstererek bağırsak mikrobiyal dengesinin korunmasına katkıda bulunur.

Lactobacillaceae ailesi, fizyolojik toleransları bakımından oldukça geniştir; asidik ortamlara yüksek dayanıklılık, farklı sıcaklık aralıklarında büyüme ve çeşitli karbon kaynaklarını kullanabilme yeteneği bu ailenin ayırt edici özelliklerindendir. Ayrıca bazı cinsler bakteriyosin üreterek patojen mikroorganizmalara karşı biyolojik savunma sağlar. Bu özellik, aile üyelerini doğal biyokoruyucu ajanlar hâline getirir.

Aile içerisinde yer alan Lactobacillus, Pediococcus, Levilactobacillus ve Limosilactobacillus gibi cinsler, morfolojik ve metabolik çeşitliliği yansıtır. Bu çeşitlilik, Lactobacillaceae’nin hem evrimsel açıdan esnek hem de ekosistem işlevleri bakımından merkezi bir bakteri ailesi olduğunu gösterir.
1
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen7 6 gün önce
Sofi’nin Dünyası, ilk çağlardan bugüne felsefe tarihinin geniş bir özetini sunan; bunu da insanı boğmadan, merakı canlı tutarak yapabilen ender kitaplardan biri. Evet, yer yer “blöfçünün rehberi” tadında bilgiler verir; ancak adı geçen filozofların düşünce sistemleri için sağlam bir başlangıç noktası olma işlevini fazlasıyla yerine getirir.

Bu kitaptan alınan ilk ivmeden sonra derinleşmek elbette okura kalmıştır. Ama felsefeye ilgiyi uyandırmak, kapıyı aralamak konusunda son derece başarılıdır. Hem bir felsefe tarihi kaynağı gibi başvurulabilir, hem de merakla okunur.

Her ne kadar birileri tarafından “sıçılmış bir kitap” diye küçümsenmiş olsa da, yirmi beş yüzyıllık düşünsel birikimi bu kadar düzenli ve erişilebilir biçimde bir araya getiren bir eserin bu sıfatı hak ettiğine inanmak pek mümkün değil.
7.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Sofies verden
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Betül Parlak
Seslendiren 1 hafta önce 11:43
Ocak ayına neden "ocak" deriz, hiç düşündünüz mü? Şubat, neden şubattır? Ekim gibi bir ay ismi, dilimize yüzlerce yıl önce mi girdi? Aralık'ın anlamı...
18
Zeynep Bora
Zeynep Bora
77.5K UP
Öğrenci 2 Mart 2023 Sen de Cevap Ver

Kütleleri farklıysa kütlesi büyük olan daha çok hızlanır. Bunu Newton’un yasalarından ve dinamağin temel prensebi olan F=m x a denklemine göre bakabiliriz.

F= kuvvet

m=kütle

Tüm Reklamları Kapat

a= ivme

Yerçekimi ivmesini (a) 10 diye kabul edersek F=m x 10 olur. Daha iyi anlaman için örnek verelim:

2 cisim var bunlar X cismi ve Y cismi olsun. X cisminin kütlesi 10 kg , Y cisminin kütlesi 20 kg. Hangisi daha hızlı şekilde yere düşer?

X= 10.10=100 F

Tüm Reklamları Kapat

Y=20.10=200F

Mantık olarak Y cevabını veririz. Çünkü kütleleri dışında tüm faktörler aynıdır ve Y cismine daha çok kuvvet uygulanır. Bu da Y cisminin daha çok hızlanması ve yere düşmesi için gereken sürenin azalması anlamına gelir. (X=Vxt) (X=yol V=hız t=zaman) X ve Y cisminde alınan yol (X) sabittir. Dolayısıyla V ve t değişkenlerine bakarız. V artarsa t de aynı oranda azalır.

Umarım yardımcı olmuştur🥰

İyi günler...

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Bilim, yaşamı kısmen de olsa açıklayabilmektedir. Sonuçta gerçeklere, deneyime ve deneye dayanır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
20
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
112.2K UP
1 gün önce
Bir ceylan 
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Eren Gürleyük
Eseri Ekleyen 1 gün önce Kitap
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
İnceleme
Uğur Ramazan Çatalkaya
İnceleyen10 21 Kasım 2022
Eser gayet özenle hazırlanmış .Uzun yılların emeği olduğu ortada.Konu hakkında bilgi sahibi olan biri tarafından sıkılmadan okunabileceği gibi bilgisi olmayan birinin de zorlanmadan okuyacağını düşünüyorum.
9.0/10
(82 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
24
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 16 Eylül 2011 10 dk.

Günümüzde halen evrimin bilim insanları tarafından "şüpheyle yaklaşılan" ve "kabul edilmemiş", sadece bir "teori" olan, dolayısıyla "ispatlanamamış" bir "düşünce" olduğuna dair söylentiler halk arasında dolaşıyor, dolaştırılıyor. Bu işteki ilk tuhaf taraf, biyoloji ve ilgili dallarda çalışmalar yapan tüm bilim insanlarının %95'inden fazlası (kimi kaynağa göre %99 civarı) evrimi kabul etmektedir (buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan ve benzerlerinden bilgi alabilirsiniz). Diğer gülünç taraf, bir doğa yasasını, bir bilim insanının bilimsel bir temelde reddedebileceğini iddia etmekten kaynaklanıyor. Tabii şu anda bilimin içinde olmayan toplumlarda evrimin neden yasa olduğu bilinmediği, Evrim Teorisi'nin ne olduğunun anlaşılmadığı ve "evrim" ile "Evrim Teorisi"nin birbirinden farklı şeyler olduğu algılanamadığı için, bu tür sanrılar da kısmen anlayışla karşılanabilmektedir. Ancak sözü edilen bu konularda bir miktar bilgi edinen kişiler, evrimin bilimsel düzlemde reddedilebilir bir kavram olmadığını kolayca göreceklerdir. Yani birilerinin evrimi reddetmesi, kütleçekimini reddetmesi kadar absürttür. İkisi de benzer şekillerde gözlenmiş, test edilmiş, algılanmıştır. İki konuyla ilgili de teoriler bulunmaktadır; ancak bir doğa yasası ile, o yasaya yönelik bilimsel teori birbirine karıştırılmamalıdır. Evrimin doğada gerçekleştiği tartışılabilir bir konu değildir. Tıpkı bıraktığımız topların yere düşüp düşmediği gibi... Ancak bu yasaların neden ve nasıl işlediği elbette tartışılabilir; zaten gözlem ile bilim arasındaki fark da buradadır diyebiliriz. Herkes gözlem yapar; ancak sadece "neden" ve "nasıl" diye sorabilenler bilim üretebilirler. Teoriler de, bu sorulara aranan cevaplardan doğarlar. Tüm bunları öğrenmek için, 3 yazıdan oluşan Bilimsel Yöntem yazı dizimiz okunabilir.

Bu makalemizde ise halk arasında evrimle ilgili yanlış anlaşılmalardan ziyade, bilim düşmanlarının kendilerini haklı çıkarmak için bilimsel cemiyeti de sahtekar bir şekilde yanlarına çekme çabalarına değinmek istiyoruz. Halk üzerinde, sanki evrim bilim camiasında kabul edilmiyormuş, büyük bir ret varmış, bilim insanları evrimi umursamıyormuş gibi bir algı yaratılmaya çalışılmaktadır. Bu elbette saçmalıktır. Ancak kimi zaman, bu tür iddiaların saçmalıklarını görmek için, çarpıcı verilerden söz etmek faydalı olmaktadır. Biz de burada, tüm Dünya'daki bilim insanlarını çatısı altında toplayan bir bildiriyi ve bu bildiriye imza atan kurumları inceleyeceğiz.

124
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close