Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Gökalp Selamet
Gökalp Selamet
198.1K UP
Uyarlayan 4 Ekim 2022 3 dk.

Kedilerin kutularda, özellikle de karton kutularda oturmayı sevdiğini bilmek için illâ kedi sahibi olmanıza gerek yok. Onlar, her türlü kapalı alanda oturmayı seviyor. Yerde boyalı bir daire varsa, kedinin tam ortasına oturması muhtemeldir. Yakın zamanda yapılan bir araştırma, kedilerin dünyayı nasıl algıladığını öğrenmek için bu yaygın kedi alışkanlığından faydalanıyor.

Algı, tuhaftır. Bir çitin arkasında bir kedi gördüğümüzde, algı sistemimiz, kedinin görünmeyen kısımlarını tamamlar. Bu kısımlardan gelen ışık retinamıza çarpmaz; ancak yine de algısal işlememizin en erken aşamalarında bile o görünmeyen kısımlar da temsil edilirler.

44
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı
Yazar 14 Ağustos 2020 15 dk.

Tardigradlar, çok çeşitli fiziksel ve kimyasal aşırılıklara dayanma konusundaki yeteneği sayesinde tüm bilimseverleri büyülemektedir. Son dönemlerde tardigradların sahip olduğu dayanıklılık yeteneği, karşılaştıkları zorlu koşullar sırasında ifade edilen proteinlerin koruyucu rollerine odaklanmamıza sebep olmakla birlikte bu küçük omurgasızlara duyulan ilginin artmasına yol açmıştır.

Dsup (hasar önleyici) adı verilen ve tardigradlara özgü benzersiz bir proteinin DNA'yı radyasyon ve radikallerin ürettiği hasardan koruduğunun keşfi, biyoteknoloji ve tıp alanındaki potansiyel uygulamalarıyla ilgili beklentileri artırdı.

69
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Funda Başak
Seslendiren 16 Mayıs 2023 6:48
Niktofobi, kişinin karanlıktan aşırı bir şekilde korkmasına neden olan bir spesifik fobi türüdür. "Ligofobi" veya "skotofobi" olarak...
82
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen10 1 gün önce
Okuduğum en iyi kitaplardan biri. Eğitimsiz ve yoksul bir insan olan Martin Eden, kendisinden bambaşka bir sosyal sınıfa ait bir kıza âşık olur. Bu aşk, onun hayatını değiştirme isteğini doğurur. Entelektüel, eğitimli ve kültürlü insanların bir araya geldiği bu dünyaya dâhil olmak ister. Yeteneği, zekâsı ve insanüstü çabası sayesinde, bir zamanlar onu hor gören insanların hayranlıkla baktığı ünlü bir yazara dönüşür.
Ancak bu çevrenin içine girdikçe, örnek aldığı insanların ne kadar yapmacık ve bu sınıfın ne kadar yozlaşmış olduğunu fark etmeye başlar. Canını dişine takarak başarıya ulaşsa da, zamanla her şey ve herkes anlamsızlaşır. Kazandıkça aslında çok şey kaybettiğini anlar. Hayalinin içinde kaybolur adeta. Aşkını, yaşama sevincini ve inancını yitirir. Bir zamanlar daha yoksulken çok daha mutlu olduğunu dehşetle fark eder. Bildikçe, yükseldikçe tükenmiştir Martin Eden.
Kitap
9.8/10
(104 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Üye
Evrim Ağacı; bilimsel merak, araştırma, sorgulama, bilimin aktarılması ve bilimsel aydınlanma konusunda Türkiye için, benim için en değerli oluşumdur. Evrim Ağacı olmasa ne durumda olurdum, tahmin edemiyorum bile. Karanlığı bilimin ışığı ile fethettiğiniz için size sonsuz teşekkürler. Okurunuz, izleyiciniz ve modetörünüz olmakla gurur duyuyorum. İyi ki varsınız. İyi ki doğdunuz.
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Yazar 5 Nisan 2015 1 dk.

Aralıklı antrenman, bir antrenman süresi içerisinde, bir koşu ya da hızlı bir yürüyüş gibi yoğun tempolu bir egzersizin ardından, yürüyüş gibi daha yavaş tempolu dinlenme amaçlı bir egzersizin takip ettiği ve bu şekilde art arda tekrarlarla yapılan bir antrenman çeşididir. Ancak vücudu ısındırdıktan sonra yapılması gereken “aralıklı antrenman”da, kişide dayanıklılığı artırma hedeflenir ve bunun için, kişinin kondisyon durumuna göre, zaman aralıkları belirlenir. (Örneğin, 1 dakika hafif tempo yürüyüş ve akabinde 1 dakika hızlı tempo yürüyüş ve tekrarı şeklinde.)

Aralıklı antrenman, vücudun hem aerobik (oksijen kullanan) hem de anaerobik sistemlerini çalıştırması bakımından, kısa sürede en fazla yağ yaktıran bir antrenmandır. Oksijen kullanmayan anaerobik sistem kaslarda depolanan enerjiyi, yani glikojeni, kısa ama yoğun tempolu aktivite esnasında kullanır ve yan ürün olarak laktik asit üretir.

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Umut Karip
Umut Karip
185.0K UP
Yazar 23 Aralık 2024 29 dk.

LSD literatürde LSD-25 olarak da anılan, halk arasında asit (İng: "acid") olarak bilinen kimyasal bir bileşiktir. Güçlü bir psikoaktif madde ve halüsinojen olan LSD'nin kimyasal yapısı C20H25N3'dür. Ergot mantarları tarafından üretilen liserjik asidin bir türevidir ve serotonin reseptörleri aracılığıyla etki gösterir. İlk olarak 1937 yılında Albert Hoffman tarafından sentezlenmiştir, LSD'nin psikoaktif özellikleri 1943 yılında yine Albert Hoffman tarafından keşfedilmiştir. LSD keşfedildiğinden beri hakkında binlerce rapor ve akademik makale yayımlanmıştır. Bu çalışmalarda LSD'nin psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği fikri ortaya atılmıştır.

Çavdar mahmuzu (Claviceps purpurea) adlı mantarın çavdar gibi tahıllarda oluşturduğu ve tahıl tanesinin yerini alan sert, koyu renkli bir yapıdır. Bu yapı, mantarın üreme evresinde oluşur ve içerdiği maddeler zehirli olabilirken tıbbi açıdan önemlidir. Bu mantar tarih boyunca ergotizm (çavdar mahmuzu zehirlenmesi) salgınlarına sebep olmuştur. Ergot salgınlarından biri, M.S. 944 yılında 40.000 kadar insanın ölümüne neden olmuştur. Ancak bahsedildiği gibi ergotun tıbbi açıdan faydaları da mevcuttur. Örneğin on altıncı yüzyılda ergotun rahim kasılmalarını tetiklediği kaydedilmiştir. Bu sayede ergot doğumlarda suni sancı gibi bir işlevle kullanılmıştır.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Temel
Çağrı Temel
23.7K UP
Yazar 29 Temmuz 2020 8 dk.

NASA'nın Mars 2020 aracı, ya da yeni ismiyle Perseverance (Azim) Mars roverı, bir aksilik çıkmazsa bugün Mars'a iniş yapacak. Mars'ta ilk defa doğrudan yaşam arama amacıyla gönderilecek bu önemli görevin detaylarını gelin hep birlikte öğrenelim.

Öncelikle, isim konusunu netleştirelim: NASA'nın bu Mars görevinin ("misyonunun") adı MARS 2020. Bu misyon çerçevesinde gönderilecek olan aracın ("rover") ismi ise Perseverance. Aracın ismi, Virginia, Springfield'dan yedinci sınıf öğrencisi Alex Mather tarafından seçildi.

36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
140.5K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba .

Ben bu konuyu evrimsel anlamda ele alıp açıklamak isterim. Yüzümüze soğuk su vurduğumuzda bir anda daha uyanık, daha “buradayım” gibi hissetmemiz aslında çok tanıdık bir durum. Çünkü bedenimiz hâlâ modern hayatın ritmine göre değil, doğada hayatta kalma mantığına göre çalışıyor. Ve işin ilginç yanı, bu sadece fizyolojik değil; aynı zamanda bilişsel bir mesele.

Evrimsel açıdan bakınca ani soğuk temas iyiye işaret değildir. Doğada soğuk; suya düşmek, gece bastırması, barınaksız kalmak ve enerji kaybı demektir. Bu yüzden özellikle yüz bölgesi soğuğa karşı çok hassastır. Yüz, nefesin, görmenin ve yön bulmanın merkezidir. Beyin buraya gelen sinyalleri asla hafife almaz.

Tüm Reklamları Kapat

Yüz soğukla temas ettiğinde çok eski bir refleks devreye girer ve memelilere özgü dalış refleksi. Bu refleksin özeti şudur ,“Bir şeyler değişti, dikkat et.”

Bu noktada bilişsel sistemler de işin içine girer. Beynin uyanıklık ve dikkat ağları ani duyusal uyaranlara karşı özellikle hassastır. Aston-Jones ve Cohen bunu çok net ifade eder.

“Noradrenerjik sistem, organizmanın belirsizlik ve beklenmedik uyaranlar karşısında dikkat düzeyini ayarlamasında merkezi rol oynar.” Yani soğuk su sadece yüzümüze değmez; dikkat sistemimizi de dürter.

Bilişsel psikoloji bize şunu söyler. İnsan beyni, ani ve beklenmedik uyaranları “öncelikli bilgi” olarak işler. Kahneman’ın dikkat ve biliş üzerine yaptığı çalışmalar bu durumu şöyle özetler, “Beklenmedik uyaranlar, otomatik olarak dikkati ele geçirir. ”Soğuk suyun etkisi tam olarak budur. Zihnin dağınıksa, uykuluysan ya da iç düşüncelere gömülmüşsen, soğuk su seni zorla “şimdi ”ye çeker.

Tüm Reklamları Kapat

Bir de şu var: Beyin, tehlike olasılığı taşıyan uyaranlara karşı daha hızlı karar verir. Tversky ve Kahneman’ın gösterdiği gibi, bu hızlı tepkiler çoğu zaman bilinçli düşünmeden önce gelir. Yani sen daha “soğukmuş” demeden, beynin çoktan karar vermiştir “Uyanık ol.” der.

Bu yüzden soğuk suyla yüz yıkadığında sadece bedenin değil, zihnin de hizaya girer. Düşünceler netleşir, dalgınlık azalır, odak biraz toparlanır. Bu bir motivasyon numarası değil; bilişsel sistemin alarm moduna geçmesidir.

Kısacası olan şey şudur. Bedenin soğuğu fark eder , beyin bunu önemli sayar ,dikkat sistemi devreye girer ,sen “kendime geldim” dersin.

Bugün bunu lavaboda yaşıyoruz. Atalarımız bunu buz gibi bir dere kenarında, karanlıkta yaşıyordu. Mekân değişti ama beyin hâlâ aynı soruyu soruyor.

“Bu ani değişim önemli mi?” Cevap evrimsel olarak hep aynı, Evet.

Cevabımı vakit ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim.[1]

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (2026). Açıklamam Kendi Yorumum.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close