Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
EtkinlikKonferans
Boray Yıldırım
Etkinliği Ekleyen 3 hafta önce Ankara & ÇevrimiçiÜcretsiz21 Şubat
19. Aykut Kence Evrim Konferansı
21 Şubat 2026 08:45 tarihinden 22 Şubat 2026 16:30 tarihine kadar.

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak 20 yıldır halka evrimi anlatmak, evrim hakkında doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve evrimsel biyoloji ile akademik olarak ilgilenen insanları bir araya getirmek amacıyla Aykut Kence Evrim Konferansı’nı düzenliyoruz. Konferans, hocamız Aykut Kence’nin emekleriyle Ulusal Evrim Konferansı olarak başlamış olup vefatının ardından öğrencileri tarafından hatırasını yaşatmak amacıyla ‘Aykut Kence Evrim Konferansı’ adını almıştır.

Ülkemizde evrim karşıtlığının ne kadar fazla olduğunu bilmekle beraber bu görüşlerin sonucunda ortaya atılmış bütün propagandaların da farkındayız. Bunları yapan zihniyetin  karşısında bir öğrenci topluluğu olarak kâr amacı gütmeden yalnızca bilimi yaymak adına düzenlediğimiz Aykut Kence Evrim Konferansı’nı 20 yıldır birçok sorunla karşılaşılmasına rağmen başarı ile düzenlenmeye devam ediyoruz. Bu sene de konferansımızı 21-22 Şubat 2026’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. 

Konferansımız genel oturum ve akademik oturum olmak üzere iki oturum içermekte olup genel oturumumuz her kesime hitap eden bir oturumdur. Genel oturum sunumları eş zamanlı olarak Aykut Kence Evrim Konferansı YouTube kanalında yayınlanacaktır.

Kayıt linkimiz: https://www.biletimgo.com/etkinlik/19-aykut-kence-evrim-konferansi-22005

Akademisyenlerin sunumlarının yanı sıra aralarda jeolojik devirler ve primat evrimi ekiplerimizin sunumları olacaktır. Ayrıca fuaye alanımızda çeşitli ikramlarımız olacaktır.

Konferans bitiminin ardından aktif katılım gösteren katılımcılarımıza sertifika verilecektir.

ODTÜ dışı kayıtlarımız 15 Şubat günü saat 13.00'te kapanacaktır. Bunun sebebi, ODTÜ dışından gelecek katılımcılarımızın konferans günü kampüse girişte sorun yaşamamaları için katılımcı listelerinin gerekli yerlere iletilmesidir. 

Biyoloji ve Fen Bilimleri Öğretmenleri, [email protected] mail adresine öğretmen olduklarını gösteren belgeyi attıkları takdirde konferansımıza ücretsiz katılabilirler.

Konferansımıza topluluk kaydı yapmak isteyen üniversite toplulukları ve liseler [email protected] üzerinden bize ulaşabilirler.

Genel ve akademik oturum programlarımız ve duyurularımız sosyal medya hesaplarımızdan paylaşılacaktır. Bizi takip etmeyi unutmayınız.

Devamını Göster
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Mahsum Demirtaş
Üye 5 gün önce
İşaret dili vb.. eğitimleri almamış bir kişiden bahsediyorum hiç duymayan birinin iç sesi bizim gibi mi yoksa boşluk mu?
2 Cevap - 311 görüntülenme
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
119.6K UP
İnceleyen9 19 saat önce
Robotların yüksek kabiliyetler kazanıp günlük hayatımıza karışması nasıl olurdu? Heyecanlı mı, yoksa endişe verici mi? Eğer akıllı makineler hakkında olumsuz hisleriniz varsa, bu kitap ilaç gibi gelecek ve içinizdeki robot sevgisini ortaya çıkaracak!

Ben, Robot, bir firma tarafından üç yasaya bağlı olarak üretilen robotların ana karakter olduğu bir dizi öyküyü içeriyor. Birbirinden renkli kişiliklere sahip robotlar hiç umulmadık arızalar çıkarıyorlar. Acaba insanların bulduğu kurnaz çözümleri yenmeleri mümkün oluyor mu? Yanıtı kitapta!

Öyküler kronolojik olarak sıralanıyorlar, yani bir öyküden diğerine geçtikçe robotların giderek geliştiğini görmek mümkün. Asimov tutarlı bir arkaplan da sunmuş ve öykülerin evrenini başarılı bir şekilde kurmuş.

Robotların isyan ettiği ya da felaketler getirdiği kitapların aksine, Asimov'un robotları insana itaatkârlar. Üç yasaya riayet ediyorlar:

"1. Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2. Robotlar, Birinci Kanun’la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun’la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır."

Sadece robotlar bize hizmet etmiyor, biz de robotların üstüne titriyoruz. Öyle ki kitapta sırf onlara özel bir psikoloji dalı geliştirmişiz, robopsikoloji diye. Öyküler, robopsikolog Susan Calvin karakterinin ağzından anlatılıyor. Okurken çok eğlendiğim, bazı yerlerde kahkaha attığım bir kitaptı. Tavsiye ediyorum!
Kitap
9.8/10
(13 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : I, Robot
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Berat İlgin
Yazar 3 gün önce 4 dk.

NASA’nın Artemis programı, 1972 yılında sona eren Apollo döneminden bu yana insanlığı ilk kez Ay’ın ötesine taşımaya hazırlanıyor. Artemis II, insanları Ay yüzeyine indirmeyi ve nihayetinde Mars’a ulaştırmayı hedefleyen "Ay'dan Mars'a" stratejisinin önemli bir noktasıdır. Yaklaşık 10 gün sürmesi planlanan bu görev, dört astronotu Ay’ın çevresinde dolaştırarak derin uzay sistemlerinin insan yaşamını destekleyip destekleyemeyeceğini kanıtlamayı amaçlamaktadır. Görev, NASA'nın şimdiye kadar inşa ettiği en güçlü roket olan Space Launch System (SLS) ile Orion uzay aracının mürettebatlı ilk sınavı olacaktır.

Görevin başarısı, mürettebatı taşıyacak olan ve şimdiye kadar derin uzay keşfi için yapılmış en karmaşık araçlardan biri sayılan Orion uzay aracının performansına bağlıdır. Orion, işlevleri hayati önem taşıyan iki ana modülün entegre çalışmasına dayanır. Aracın üst kısmında yer alan ve NASA tarafından geliştirilen Mürettebat Modülü, astronotların görev boyunca yaşayacağı, çalışacağı ve Dünya'ya dönerken atmosferin zorlu koşullarından korunacağı tek alandır.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 6 Nisan 2016 3 dk.

Aslında birçok memeli türü adet görür; ancak sadece insanlarda, en yakın kuzenlerimiz şempanzelerde ve daha uzak kuzenlerimiz yarasalar ile fil farelerinde "aleni/açık kanama" denen adet tipi görülür. Diğer memelilerde adet kanaması vajinal açıklıktan dışarıya akmaz. Kan, rahim içerisindeki duvar tarafından emilir.

Menstrüasyon (adet), rahmin endometriyum tabakasının yırtılarak atılmasıdır. Üreme çağına erişmiş dişilerde belli sürelerde kendini tekrar eden bu süreç memeli hayvanların birçoğunda yaşanan bir olaydır. Adet sayesinde rahim duvarı yenilenir ve gebelik için sağlıklı ve yeni bir yapı inşa edilebilir. Ancak eski duvar, kanama ve akıntıyla birlikte dışarıya atılır. Ne var ki çok az sayıda hayvanda adet, rahim duvarının yırtılması ve vajinal açıklıktan kanın ve duvar parçalarının dışarı atılması şeklinde yaşanır. Bu tür adete "aleni adet" veya "açık adet" adı verilir. Birçok memeli hayvanda kan ve rahim duvarının parçaları, rahim dokuları tarafından emilir. Böylece dışarıya hiçbir kanama belirtisi yansımaz. Buna "gizli adet" veya "kapalı adet" adı verilir.

37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kadir Akyüz
Kadir Akyüz
10.1K UP
Yazar 24 Ocak 2021 7 dk.

Uranyum, atom numarası 92 olan ve "U" harfiyle gösterilen kimyasal bir elementtir. Gümüşümsü bir metal olan uranyum, birçok ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak içim nükleer reaktörlerde kullanılır. Periyodik tabloda aktanitler kısmında bulunan uranyum, radyoaktif bir elementtir.

Uranyum, doğada bulunan elementlerin en ağırlarından biridir. Çekirdeğinde 92 proton ve 140 ile 146 arasında değişen sayıda nötronu vardır. Ancak bu bileşimlerin sadece bazıları kendiliğinden oluşur ve Uranyum-238 (92 proton, 92 elektron, 146 nötron) ile Uranyum-235 (92 proton, 92 elektron, 143 nötron) en bol bulunan izotoplarıdır.

44
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 6 gün önce
Şapka ve gövde biridir. Kulağa benzer bir görünümü vardır. Kuru havalarda kırılgan - kuru olup, ıslandıktan sonra ilk haline ve dokusuna yeniden döner. Genellikle sarkık bir kulağı andırır, ancak fincan şeklinde de olabilir. Kırmızımsı-kahverengidir ve morumsu renklere de rastlanabilir. Ölü veya canlı ağaçlarda yıl boyu bulunabilir. Özellikle Sambucus nigra olmak üzere yaprak döken ağaçların ve çalıların odununda yetişir. Ayrıca Acer pseudoplatanus, Fagus sylvatica, Fraxinus excelsior, Euonymus europaeus üzerinde sıkça görülür. enilebilir olmasına rağmen, mutfak açısından yüksek bir değere sahip değildir.
7
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 27 Haziran 2021 19 dk.

Daha önceki bir yazımızda, Maxwell Denklemleri'ni kullanarak ışık hızının nasıl hesaplanabileceğini anlatmıştık. Ancak o yazıda, Maxwell Denklemleri'ni matematiksel olarak manipüle edip de ışık hızına tam olarak nasıl eriştiğimizin detaylarını atlamıştık, bunun sadece "matematiksel bir büyü" olduğunu söylemiştik, böylece anlatım kolaylığı sağlamıştık. Şimdi, o büyünün "büyü" olmadığını göstereceğiz ve işin matematiğini biraz daha yakından anlamaya çalışacağız.

Maxwell Denklemleri'nden ışık hızını nasıl çıkarabileceğimizi anlamak için, öncelikle 4 denklemde de karşımıza çıkan 2 önemli operatörü tanımamız gerekiyor. Çünkü önceki yazımızda Maxwell Denklemleri'ndeki tüm denklemlerin anlamını vermiştik; ancak ∇\nabla işaretinden bashetmemiş ve bunun anlamını es geçmiştik. Benzer şekilde, ∇⋅\nabla\cdot ve∇×\nabla\times şeklindeki işlemlerin (veya operatörlerin) anlamını da es geçmiştik. İşte burada, bu kavramlara odaklanacağız ve bu sayede konuyu çok daha sağlam bir şekilde anlayabileceğiz. Öncelikle, hatırlatma olması açısından Maxwell'in 4 denklemini de yazalım:

106
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
119.7K UP
Bu konuda araştırma yaptım. 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Kilo vermek istiyorsan ama yemek seçiyorsan ve doyduğunu hissedemiyorsan, sorun büyük ihtimalle irade eksikliği değil; biyoloji ve alışkanlık düzenidir. Beynin tokluk sinyalini algılaması ortalama 15–20 dakika sürer. Bu yüzden hızlı yemek, fark etmeden fazla kalori almanın en kolay yoludur. Yemeğe başlamadan önce 1–2 bardak su içmek, ilk lokmalardan sonra kısa bir ara vermek ve her lokmadan sonra çatalı bırakmak gibi basit yavaşlatma teknikleri, beynin “doydum” sinyalini zamanında yakalamasına yardımcı olur. Çoğu kişi aslında aç olduğu için değil, hızlı yediği için fazla tüketir.

Canın bir şey çektiğinde hemen yemek yerine “20 dakika sonra hâlâ istiyorsam yiyeceğim” demek de oldukça etkilidir. Çünkü istekler dalga gibidir; genelde 15–25 dakika içinde şiddeti azalır. Bu sırada kısa bir yürüyüş yapmak, su içmek ya da ortam değiştirmek isteğin geçmesini kolaylaştırır. Ayrıca her yeme isteği gerçek açlık değildir. Kendine “Şu an sade yoğurt ya da haşlanmış tavuk yesem de ister miyim?” diye sor. Cevap hayırsa büyük ihtimalle aç değilsin; sıkılmış, stresli ya da sadece zihinsel uyarı arıyor olabilirsin.

Görsel algı da sandığından daha güçlüdür. Yemekle zıt renkli tabak kullanmak porsiyonu fark etmeden küçültür çünkü beyin hacmi yanlış hesaplar. Aynı şekilde yemekten 20–30 dakika önce küçük bir protein kaynağı (örneğin yoğurt, kefir ya da yumurta) tüketmek, ana öğünde daha az yemenizi sağlar. Protein tokluk hormonlarını daha güçlü uyarır ve ani açlık dalgalarını azaltır.

Tüm Reklamları Kapat

“Yemek seçiyorum” diyorsan, kendini zorlayarak karmaşık diyetler yapmak yerine seçenekleri sadeleştir. Günlük 3 kahvaltı, 3 öğle ve 3 akşam alternatifi belirleyip bunları döndürmek karar yorgunluğunu azaltır. Sürekli seçim yapmak iştahı da artırır. Ayrıca yemek yerken telefon, dizi veya video izlemek fark etmeden daha fazla yemene neden olur. Dikkatli ve yavaş yemek, daha erken doyma sağlar.

Uyku da en az beslenme kadar önemlidir. Yetersiz uyku iştah hormonlarını bozar; daha kalorili yiyeceklere yönelme artar. Bu yüzden kilo vermek istiyorsan önce uyku düzenini toparlamak gerekir. Tamamen yasak koymak yerine haftada bir planlı ve kontrollü serbest öğün yapmak da süreci sürdürülebilir kılar. Kilo verme meselesi çoğu zaman irade savaşı değil, sistemi doğru kurma meselesidir. Ortamını ve alışkanlıklarını değiştirirsen, vücudun zaten sana uyum sağlar.

5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 13 Aralık 2012 8 dk.

İnsan, birçok şekilde tanımlanabilir. Yetenekleriyle, farklarıyla, özellikleriyle, üstünlükleriyle, alçaklarıyla... İnsan, bildiğiniz üzere zekası bugüne kadar en çok evrimleşmiş hayvan türüdür. İnsanı insan yapan özellik, apaçık bir şekilde, zekasıdır. Bu zekanın yan ürünü olarak gelen veya diğer hayvanlardan fazla gelişen algı, düşünme, merak vb. kavramlar sonucunda insan, kendi özünü merak etmiş ve arayışa yönelmiştir. Bu arayışta, pek çok iddia ortaya atılmakla birlikte, biri hariç tamamı günümüzde bilimsel geçerliliğini yitirmiştir. Günümüzde, açık bir şekilde ortadadır ki, insan Hayvanlar Alemi'ne ait bir hayvan türüdür ve ortaya çıkışı, kendisinden önceki bazı hayvan türlerinin evrimleşmesi sonucunda gerçekleşmiştir.

Bilimsel bir perspektifte insanı, sıradan bir tür olarak, taksonomi diye de bilinen "sınıflandırma bilimi" içerisinde tanımlarız. Türümüz ve insansı atalarımız, 6-7 milyon yıldır vardır; tüm maymunların ortak atası ise 47 milyon yıl yaşında. Evrim tarihinin yaklaşık 4.000 milyon yıl (yani 4 milyar yıl) olduğu düşünülürse, 4.000 sayısının yanındaki 47 sayısının ne kadar önemsiz olduğu görülebilir, hele ki 7 sayısı ele alındığında bu önemsizlik daha da belirginleşir. Modern insan dediğimiz Homo sapiens'in ise sadece 300.000 yıldır (0.3 milyon yıldır) var olduğunu göz önüne alacak olduğumuzda, bu önemsizlik akıl almaz boyutta artacaktır. Ancak insanın taksonomideki yerine bakmak, oldukça ufuk genişletici bir deneyimdir. Burada size bu deneyimi kazandırmak istiyoruz.

234
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 14 Aralık 2022 22 dk.

Algıda seçicilik, seçici dikkat veya seçici maruz kalma, kişinin görmek istediklerini görüp, duymak istediklerini duyup, diğer örnekleri veya uyaranları görmezden gelmesine dayalı bir bilişsel çarpıtmadır. Daha teknik tanımıyla algıda seçicilik, uyaranların (genel olarak "olan bitenin"), bu uyaranları algılayan kimsenin beklentileri çerçevesinde görülmesine, dinlenilmesine veya odaklanılmasına sebep olan, son derece yaygın bir bilişsel çarpıtmadır. Bu görme, dinleme veya odaklanma eylemi sırasında ilgili uyarandan gelen, arkaplan sesi ve periferal görüşümüz içinde bulunan dikkat dağıtıcı imgeler, önemsiz veya mevcut bilgilerimizle çelişen bilgiler bilinçli veya bilinçdışı bir süreç ile göz ardı edilir.

Gerçekleşmesini beklediğimiz bir şeye odaklanmamızı (veya bu "şeyi" algılamamızı) sağlayan algıda seçicilik, önyargılar, ilgi alanları, arzu ve korkular ile belirlenir ve "gerçeğe", taraflı ve kısmî bir yorum getirir. Algıda seçiciliği belirleyen bir başka faktör ise duygulardır. Duygularımız çerçevesinde gerçek dünya ile hemen hemen aynı bir alternatif senaryo yaratabilir; bu senaryoyu "gerçek" olarak algılayabiliriz.

162
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Kerem Asyalı
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, İstanbul
6
1 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Bir hatayı yok etmek, çoğu zaman, yeni bir doğru ya da gerçek bulmak kadar iyidir; hatta bazen, daha iyidir!
Kaynak: Bu söz, Darwin'in 5 Mart 1879 tarihinde A. S. Wilson'a gönderdiği bir mektuptan alınmıştır. (More Letters of Charles Darwin)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
26
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Eren Saman
16 saat önce
Spekülatif evrim konusundaki eserler 
44 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Elvin Alıyev
Elvin Alıyev
101.3K UP
İnceleyen9 5 Temmuz 2024
Roketlerin icadından gelisştirilmesine, uzay yarışından Güneş Sisteminin ötesine yolculuğa kadar insanlığın uzay serüveninin tarihini anlatan enfes bir kitap. Kitapta başarılı ve trajik tarihi olaylarla, önemli roller oynamış kişilerle, kullanılan araçların detaylı resimleri ve neler nelerle karşılaşacaksınız. Apollo 11 görevinin 50. yılına özel Aya adım atmış ikinci astronot Buzz Aldrinin önsözüyle bu baskıyı okumanızı meraklılarına kesinlikle öneririm
Kitap
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
The Complete Story from Sputnik to Curiosity
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Aktaran 9 Ocak 2018 3 dk.

Din, eşcinsel evlilik ve kürtaj gibi hassas sorunlar üzerinde insanların düşüncelerini çoğu zaman etkilediği için, dindar kişilerin siyasal uğraşılarda daha istekli olmasını beklenir. Fakat, Kansas Üniversitesi'ndeki bir araştırmacının yürüttüğü bir çalışma, dindarlığın tek başına pasif siyasal uğraşılarda harekete geçiren bir güçten ziyade, caydırıcı bir güç rolü oynadığını gösteriyor. Kansas Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü'nden Doç. Dr. Mariya Omelicheva, şunları söylüyor:

Omelicheva, doktorasını 2017 yılında Kansas Üniversitesi'nden alan ve Harvard Üniversitesi FBX'in Sağlık ve İnsan Hakları Merkezi'nde görev alan Ranya Ahmed'in yardımcı yazarlığı ile birlikte Religion, State & Society adlı dergide son zamanlarda yayınlanan çalışmanın baş yazarıdır.[1]

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Kaya
Üye 22 Kasım 2022
Yani yapisi nasildir
184 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)