Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 5 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sude Akman
Sude Akman
213.4K UP
Aktaran 24 Haziran 2021 2 dk.

Bristol Üniversitesi'ndeki bilim insanları tarafından yürütülen bir araştırma, tek hörgüçlü develerin böbreklerinin aşırılıklarla başa çıkmasına yardımcı olmada nasıl önemli bir rol oynadığına dair yeni bulgular buldu. Communications Biology dergisinde yayınlanan yeni bir makalede, deve böbreklerinin dehidrasyon (su kaybı) ve hızlı rehidrasyon (hızlı bir şekilde su kazanma) stresine tepkisini incelediler.

Camelus dromedarius, Kuzey ve Doğu Afrika, Arap Yarımadası ve İran'ın kurak ve yarı kurak bölgelerinde yaşayan önemli besi hayvanlarıdır ve milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılamaya devam etmektedir. Arap Yarımadası'nda 3.000 ila 6.000 yıl önce evcilleştirildiği düşünülen deve, yük hayvanı olarak, binicilik ve spor yapmak, süt, et ve barınak üretmek için kullanılmış ve günümüzde de aynı amaçlarla kullanılmaktadır.

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Uyarlayan 20 saat önce 6 dk.

Nitrit, azot döngüsünde yer alan ve bakteriyel nitrifikasyon/denitrifikasyon işlemlerinin önemli parçası olan bileşiklerden biridir. Özellikle yeni kurulmuş akvaryumlarda henüz tam olarak istenilen dengeye gelmemiş bakteri kültürü sonucunda nitrit birikmesi/patlaması yaşanabilir. Bu durum, balıklar için toksik bir etkiye neden olmaktadır ve nitrit zehirlenmesi (nitrit patlaması) olarak adlandırılır.

Sağlıklı bir akvaryumda nitrit seviyesi mikromolar seviyelerinin dahi altında olmalıdır (neredeyse hiç olmamalıdır). Yükselen nitrit konsantrasyonları çeşitli balık türleri için ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle nitritle başa çıkmak için gerek kimyasal kullanımı gerekse etkinlik yönünden çeşitli eylemler belirlenmiştir.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.4K UP
Yazar 4 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
110.5K UP
Fen bilgisi öğretmeniyim 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Uzay-zaman bükülmesi olmasaydı, yani kütle ve enerjinin uzay-zamanı eğmesi söz konusu olmasaydı, gezegenlerin yörüngelerde kalması mümkün olmazdı. Çünkü gezegenleri yıldızların etrafında tutan şey, Newtoncu anlamda "çekim kuvveti" olarak algıladığımız; görelilikte ise uzay-zamanın bükülmesidir. Bu bükülme olmadan gezegenler düz bir uzayda doğrusal hareket eder, yıldızların çevresinde dolanmak yerine uzaya savrulurlardı.

Böyle bir evrende kararlı yörüngeler oluşamazdı. Bu da gezegen sistemlerinin, dolayısıyla yıldız-gezegen etkileşimlerinin ve uzun vadede yaşam için gerekli istikrarlı koşulların ortaya çıkmasını engellerdi. Kısacası uzay-zaman bükülmesi, sadece teorik bir kavram değil; gezegenlerin varlığı ve evrenin bugünkü düzeni için zorunlu bir fiziksel temeldir.

Tüm Reklamları Kapat

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Elif İnan
Elif İnan
26.7K UP
Çeviren 17 Ocak 2018 10 dk.

Biyolojideki güncel anlamıyla evrim, genellikle bir popülasyonun zaman içerisinde biyolojik çeşitlilik oranındaki değişiklikler anlamına gelir. Evrim, tek bir yazı ile enine boyuna değinilmeyecek kadar geniş bir konu olduğu için, bu yazının başlıca amacı, daha derin tartışmaların bulunduğu diğer yazı bağlantılarıyla birlikte evrimdeki güncel meselelere geniş bir bakış açısı sağlamaktır. Bu yazı, evrimin tanımları üzerine kısa bir araştırmayla başlayıp evrimin farklı modlarının ve ilişkili felsefi sorunların irdelenmesiyle devam eder. Daha sonrasında, özellikle bu ansiklopedide verilen konulara odaklanılarak evrim felsefesindeki diğer konuların bir özetiyle sonlanır.

Bu yazının başında verilen evrim tanımı fazlasıyla geneldir. Literatürde, bazılarının bu genel tanımlamayla uyuşmadığı daha spesifik tanımlar da vardır. Birkaç örnek verelim.

82
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Filiz Pehlivan
Filiz Pehlivan
35.6K UP
Yazar 20 Nisan 2021 5 dk.

Yazarları arasında Zeynep Tüfekçi'nin de bulunduğu; Trisha Greenhalgh, Jose L Jimenez, Kimberly A Prather, David Fisman ve Robert Schooley tarafından kaleme alınan ve The Lancet’te yayınlanan bir makalede yazarlar, Dünya Sağlık Örgütü tarafından finanse edilen ve Mart 2021'de bir ön baskı olarak yayımlanan Carl J. Heneghan ve arkadaşlarının, SARS-CoV-2’nin hava yolu ile yayıldığı iddiasındaki 67 çalışma ve 22 inceleme üzerinden vardıkları sonuç ile ilgili kaygılarını dile getirerek, hava yoluyla bulaşmayı destekleyen 10 bilimsel kanıtı kaleme aldılar.[1][2]

Heneghan ve arkadaşları, 1 Şubat - 20 Aralık 2020 arasındaki havadan iletimle ilgili çalışmaları dahil ettikleri incelemede "SARS-CoV-2’nin, çeşitli ortamlarda havada tespit edilebilir olduğu halde bulunamadığını, test edilebilir viral kültür örneklerinin olmaması nedeniyle de havadan bulaşma hakkında kesin sonuçların çıkarılmasının mümkün olmadığını" iddia etmişlerdi. Mevcut kanıtların kalitesinin düşük olduğu, kullanılan yöntemlerin standartlaştırılması ve raporlamanın iyileştirilmesi gerektiği sonucuna varmışlardı. 

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasan Ayer
Hasan Ayer
3,515 UP
Çeviren 26 Aralık 2019 19 dk.

Bu metnin mizahi dili, okuyucuyu eğlendirebilir. Fakat bu mizahi dilin amacı meselenin ehemmiyetini gizlemektir. Medawark bu görüşlerini 1960’ların ekonomik açıdan gösterişli günlerinde dile getirmiştir. İngilizlerde bilime ayrılan bütçe, o dönemde her beş yılda bir %10 artış gösteriyordu. Daha düşük bir oranla olsa da, bu büyüme 1970’lere kadar devam etti. Ancak 1980’lerde şiddetli bir değişim meydana geldi. 1980’lerin ilk 5 yılında, Britanya’da bilim için yapılan kamu harcamaları %10 azaldı ve bütün göstergeler bu kesintinin devam edeceği yönündeydi. Fakat İngiliz bilim insanları da bu konuda uyarılmadıkları hususunda sitemde bulunamazlar. Dönemin parlamento üyesi ve daha sonra eğitim ve bilim bakanlığı yapmış olan Shirley Williams 1971’de açık bir uyarıda bulundu:

Bilim için yapılan kamu harcamaları diğer ülkelerde de azalma gösterdi. Britanya’ya özgü bir takım sebeplerin birleşimi, Britanya’nın durumunu gelişmiş ülkeler arasında belki de en kötüsü haline getirdi. Buradaki amacımız bütün bu sebepleri burada tartışmak değildir. Buradaki amacımız yalnızca Britanya’da değil, tüm dünyada, günümüzde bilimin düştüğü kötü durumun en temel ve aynı zamanda en az fark edilen sebebini tanımlamak ve ona savaş açmaktır. 1986’da İngiliz bilim insanları bu kesintilere “Save British Science” (İngiliz Bilimini Kurtar) adında bir kampanya başlatarak karşılık verdi. Kampanyanın belirtilen amaçları şunlardı:

103
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 15 Şubat 2022 37 dk.

Disk hernisi ("omurga fıtığı" veya "omur fıtığı"), genellikle omurgaya aşırı yüklenme ya da travma nedeniyle omurlar arasındaki yastıklama ve bağ dokusunun yaralanmasıdır. Sırt ağrısı, vücudun farklı bölgelerinde ağrı veya duyum ve fiziksel sakatlık ile sonuçlanabilir. Birazdan daha detaylıca göstereceğimiz gibi bir omurilik diski, daha sert, kauçuksu bir dış halka içine yerleştirilmiş yumuşak, jöle benzeri bir merkeze (çekirdeğe) sahiptir ve çekirdeğin bir kısmı, halkada oluşan bir yırtık nedeniyle dışarı çıktığında, disk çıkıntısı (İng: "bulging") oluşur.

Omurga fıtığı sıklıkla, anulus fibrosus olarak bilinen dış halkanın yaşa bağlı dejenerasyonu ile ilişkilidir, ancak normalde travma veya kaldırma ya da bükme ve gerilme ile tetiklenir.[1]Omur gövdelerinde, arka uzunlamasına olan bağın (ligaman) ön boyuna olan bağa göre göreceli darlığı nedeniyle, yırtılma neredeyse her zaman posterolateral, yani arka/yan taraflardadır.[1] Disk halkasındaki bir yırtık, iltihaplanmaya neden olan kimyasalların salınmasına neden olabilir ve bu da sinir kökü sıkışması olmasa bile şiddetli ağrıya neden olabilir.

73
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Berat Mutluhan Seferoğlu
Yazar 16 Mayıs 2019 36 dk.

Felsefe, hakkında en fazla yanlış anlaşılmanın olduğu alanlardan biridir. Özellikle günümüzde felsefenin prestiji gerek akademisyenlerin genel kitleye erişmekle uğraşmaması, gerekse felsefe dışından eleştirmenlerin söyledikleri nedeniyle zedelenmektedir. Bu yazıda felsefeye dair bazı yanlış anlaşılmaları açıklığa kavuşturmanın yanı sıra alana yeni girecek kişiler için de felsefeyi tanıtmayı umuyoruz. İlk olarak felsefenin ne olduğundan ve bilimle arasındaki farklardan bahsedeceğiz. Sonra felsefenin gerekli olmadığı yönündeki meydan okumalara karşı felsefenin gerekliliğini savunan üç argüman öne süreceğiz. Felsefenin yöntemsel araçlarından ve çeşitli alt dallarının neler olduğundan bahsettikten sonra da yazımızı alana girecek kişiler için okuma önerileri vererek noktalayacağız.

Felsefe nedir? Bu soruya pek çoğumuzu tatmin etmeyecek basit bir cevap verebiliriz: Felsefe felsefecilerin/filozofların (iki kelimeyi eş anlamlı olarak kullanacağız) yaptığı şeydir. Ama bu cevap bize felsefenin ne olduğu hakkında değil, kim tarafından yapıldığı hakkında bilgi verir. Dahası felsefecinin ne yaptığı sorusunu da yanıtsız bırakır. O zaman daha iyi bir cevap verebilmemiz için önce felsefecinin ne yaptığı sorusu hakkında düşünmeliyiz. 

488
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı
Yazar 2 Haziran 5 dk.

Üniversite eğitiminin özgür düşünce, yaratıcılık ve eleştirel analiz gibi temel nitelikleriyle bilgi üretim merkezi olmaktan uzaklaşmaya başladığını görüyoruz. Öğrenciler kalabalık amfilerde, hızla kendilerine aktarılan müfredat içinde sık sık kaybolurken, akademisyenler de üniversitelerin performans baskısı altında gerçek entelektüel üretimden, tartışma ortamından kopuyor, ofislerine, laboratuvarlarına sıkışıyor. 

Kampüsler heyecanlı tartışma mecraları olmaktan çıkıp adeta diploma fabrikalarına dönüşüyor. Bu süreçte yeni kolektif öğrenme, araştırma, tartışma alanlarına duyulan ihtiyaç büyüyor. 

45
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 2 saat önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
0
📊 Matematik felsefesinde “nominalizm”, matematiksel nesnelerin bağımsız bir varlığa sahip olduğunu reddeden bir bakış açısıdır. Buna göre bu nesneler ne fiziksel dünyada yer alır ne de uzay-zamanda bağımsız bir şekilde bulunurlar; dolayısıyla matematiği anlamlandırmak için bu tür soyut varlıkları varsaymaya gerek olmayabilir.

🔍 Nominalistlerin farklı stratejileri vardır. Bazı yaklaşımlar, matematiksel teorilerin yeniden yapılandırılması yoluyla soyut nesnelere bağlılığı ortadan kaldırmayı denerken; başka yaklaşımlar, mevcut matematiksel dil ve teoriler içinde soyut nesnelerin varlığını varsaymadan nasıl açıklama yapılabileceğini göstermeye çalışır.

📈 Örneğin “matematiksel kurgusalcılık” gibi bazı görüşlerde, matematiksel ifadeler nesnel varlıklar olarak değil; sadece dilsel ve mantıksal ifadeler olarak ele alınır. Bu bağlamda, klasik ifadeler (örneğin “sonsuz sayıda asal sayı vardır”) soyut nesnelerin varlığına başvurmadan da yorumlanabilir hâle getirilebilir.

🔄 Nominalizm, matematiğin uygulamalarını ve bilimdeki rolünü sorgularken, ontolojik bağlılıktan kaçınmanın farklı yollarını de ortaya koyar. Bu, soyut matematiksel nesnelerin varlığını reddetmenin ötesinde, matematiğin metafiziksel yüklerinden arındırılarak nasıl düşünülebileceğine dair bir çerçeve sunar.

📌 Nominalist görüşler, matematiksel nesnelerin gerçekten var olup olmadığına dair geleneksel metafizik tartışmalarındaki karşıt yaklaşımlarla (özellikle platonist bakış açısıyla) doğrudan ilişkilidir; burada temel mesele, soyut nesnelerin ontolojik statüsünün ne olması gerektiğidir.

Yazar: Otávio Bueno
Çeviren: Sibel Özkan
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Begüm Sönmez, Emre Akman Ve Hüseyin Atala
Begüm Sönmez, Emre Akman Ve Hüseyin Atala Seslendiren 13 Aralık 2024 17:29
Alzheimer ve vücut yağlanması, şiddetli sıcaklık artışları, yapay zeka ve DNA anahtarları, hepsi ve daha fazlası bu bölümde!
23
Tuğçe Barut
Tuğçe Barut
128.4K UP
Yazar 6 Ocak 2021 3 dk.

Işık, farklı dalga boylarında ve frekanslarda yayılabilir. İnsan gözü, "görünür bölge" olarak adlandırılan 380 nm ile 700 nm arasındaki dalga boylarını algılayabilir. Kızılötesi ışınların dalga boyları 750 nm ile 1000μ\mum (yani 1 milimetre) arasındadır. Bu nedenle insanlar, kızılötesi ışınları göremezler; ancak bu dalga boyunu ısı olarak hissedebilirler.

Her atom ya da molekül elektromanyetik ışınım ile etkileşime girdiğinde karakteristik bir özellik gösterir. Kızılötesi spektroskopisi, kızılötesi ışık ile etkileşime giren maddeyi inceler. Madde kızılötesi ışık ile etkileşime girdiğinde ışınların bir kısmını soğurur ve maddeyi oluşturan moleküllerin titreşim enerji seviyeleri uyarılır. Bu sayede, kızılötesi spektroskopisi ile atomların titreşim enerji seviyeleri ölçülerek fonksiyonel grupların belirlenmesi mümkün olduğu gibi, maddenin moleküler yapısı ve molekülün madde içindeki miktarı gibi bilgilere ulaşmak da mümkün olur.

25
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Astronomi & Kozmoloji konusunda geliştirebilirsin.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close