Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı
Yazar 29 Mayıs 2021 11 dk.

"Yabancı dile yabancı kalmayalım." diyerek kaleme aldığı 50 Soruda Dil Öğrenme kitabında Prof. Dr. Cem Balçıkanlı, dil öğrenme ve öğretme deneyimlerini kuramsal bilgilerle harmanlayarak merak edilen pek çok soruya yanıt veriyor. Dil öğrenme/öğretmeyi isteyen herkese olduğu kadar çocuğunun dil öğrenmesini arzulayan anne babalara da rehberlik edecek kitapta ele alınan kimi sorular şöyle: Çocuklar en fazla kaç dili aynı anda edinebilir? Bir yabancı dil öğrenildikten sonra yeni bir dil daha mı kolay öğrenilir? Yabancı dil öğrenmenin ideal yaş aralığı var mıdır? Dil öğrenmek için yurtdışında yaşamak şart mıdır? Öğrenilen dil kullanılmadığında unutulur mu? Dil öğrenmek beyin gelişimini etkiler mi? Kişilik ve dil öğrenme arasında bir ilişki var mıdır? Farklı yaş gruplarına göre dil öğrenme etkinlikleri değişiklik gösterir mi? Yabancı dil öğrenmek isteyenler nereden başlamalı? Dil öğreniminde web teknolojilerinin yararları nelerdir? Bilgisayar oyunları dil öğreniminde etkili midir? Yabancı dilde konuşma becerisi nasıl geliştirilir? Dil öğrenmek için beyin çipi geliştirilebilir mi? Günümüzde kullanılan en etkili dil öğretim yöntemi hangisidir? "Anlıyorum ama konuşamıyorum" söylemi doğru mudur? Yabancı dil öğrenirken Türkçe düşünmek ne demektir?

Küreselleşen dünyada bireylerin en az bir yabancı dili iyi bir şekilde bilmeleri ve kullanmaları büyük önem taşıyor. Hangi okul türü olursa olsun mezun olan tüm öğrenciler artık uluslararası iş arama ve iş yapma zorunluluğu içindedir. Öte yandan dünyadaki bilimsel gelişmeleri takip etmek, inovasyondan uzak durmamak ve dünya vatandaşı olabilmek de yabancı dil öğrenme zaruriyetini ortaya koyuyor. Peki dil öğrenmek yetenek işi midir? Dil öğrenmenin biyolojik boyutu nedir? Hem bu boyutların daha net anlaşılması hem de bu boyutlara bilimsel kavramlarla derinlik katmak amacıyla iki sorunun analizini yapmak yerinde olacaktır. 

39
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Övgü Kayadelen
Övgü Kayadelen
163.8K UP
Çeviren 12 Eylül 2018 9 dk.

Doğal popülasyonlarda, evrim mekanizmaları tek başlarına hareket etmez. Koruma alanlarını tasarlarken ve bölünmüş habitatlarda yaşayan tehdit altındaki türlerin popülasyon dinamiklerini modellerken bu evrimsel süreçlerden elde ettiğimiz ipuçlarıyla boğuşan koruma genetik bilimcileri için bu bilgi son derece önemlidir.

Doğal seçilim, genetik sürüklenme ve gen akışı zaman içinde alel frekansında değişikliğe yol açan mekanizmalardır. Bu kuvvetlerin bir ya da daha fazlası popülasyonda etkin olduğunda, popülasyon Hardy-Weinberg varsayımlarını ihlal eder ve evrim gerçekleşir. Dolayısıyla Hardy-Weinberg Teoremi evrim çalışmaları için sıfır hipotezi modeli oluşturur. Popülasyon genetiğinin odak noktası da bu varsayımların ihlalinin sonuçlarını anlamaktır.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rüzgar hasta eder mi? Batı Afrika'da, belki!
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2017 6 dk.

İnsan beyninin evriminin ne kadar önemli olduğu aşikardır. Gezegenimiz üzerinde bugüne kadar evrimleşmiş en yüksek zekaya sahip türüz. Bu evrimsel değişim asla kolay olmadı; ancak her evrimsel değişim gibi kademeli ve birikimli bir şekilde oldu. Bu durum, doğal olarak, birçoklarının aklına bir sorunun takılmasına neden olmaktadır: Neden sadece insan türünde beyin ve dolayısıyla zeka bu kadar evrimleşmiştir? Bu sorunun detaylı bir cevabını buradaki makalemizden okuyabilirsiniz.

Ancak çenemizi çalıştıran kasların körelmesiyle ilgili olarak, şunu belirtmekte fayda var: Her türün evrimi eşsizdir. Yani "kendine özgü"dür. Evrim tarihinde; benzer özelliklerin, benzer şartlar altında, kimi zaman benzer süreçlerden geçerek ortaya çıktığını görebilsek de (bkz: yakınsak evrim); çoğu zaman türlerin popülasyonları başından geçenler (çevre şartları, bu çevrenin değişimi, popülasyon içindeki genetik çeşitliliğin yapısı, bu çeşitliliğin çevreyle etkileşimi, vs.) eşsiz bir özgünlükte olduğu için, türlerin evrimi de kendilerine özgü olmaktadır. Bir diğer deyişle, "Neden diğer maymunlar da insanlar gibi zekileşmiyor?" sorusu, "maymun" (Simiiformes) olan her türün birebir aynı evrimsel patikayı takip etmesi gerektiğini varsaymaktadır. Evrimde böyle bir zorunluluk yoktur!

118
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mert Karagözoğlu
Çeviren 8 Kasım 2023 12 dk.

Siz hiç ejderha gördünüz mü? Tabii ki de görmediniz. Ancak neye benzediklerini çok iyi biliyorsunuz. Bu sisli ve efsanevi geçmişe sahip canavarlar kültürümüzde öyle bir yer edinmişler ki her köşe başında karşımıza çıkıyor; fantastik kurgu öğeleri olarak kabul edebileceğimiz niteliklere sahip birçok gerçek hayvandan daha çok ilgi görüyorlar. Peki, efsanelere ve mitlere konu olan bu ejderhalar günümüze kadar nasıl unutulmadılar? Bunun da kolay bir açıklaması var;

Hollywood, bilgisayarda üretilmiş görüntü (CGI) teknolojisi ile yarattığı ejderhaları kötülüğün simgesi (Yüzüklerin Efendisi) veya insanların en yakın dostu (Ejderhanı Nasıl Eğitirsin?) haline getirmeden önce ejderhalar, ara ara kitap veya parşomen üzerine yapılan çizimlerle desteklenen, dilden dile dolaşan hikayeler ile varlıklarını sürdürmüşlerdir. Ancak böylesi bir geçmiş, mitoloji alanında çalışan akademisyenleri uzun süre meşgul edecek bir soruyu da beraberinde getirmiştir: İnsanlar, sayısız kültür ve dil varyasyonu oluşturmuş, büyük ölçüde birbirinden farklı iklimleri ve coğrafyaları yurtları olarak benimsemişlerdir. Ejderha mitleri, bunca kültür, dil, coğrafya ve iklim farklılıklarına rağmen nasıl farklı kültürlerde defalarca yazılmış ve yaratılmıştır? Bu ejderha mitleri, neredeyse iki ayaklı memeli atalarımızı takip etmiş; sessizce arkalarından uçmuş ve karşılaştığı yeni doğa şartlarına kendini adapte etmiş gibidir.

58
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Zişan Işık
Zişan Işık
109.5K UP
Yazar 2 gün önce 5 dk.

Nöronların aktivitesini dışarıdan kontrol etmek, modern nörobilimin en temel hedeflerinden biridir. Beynin hangi devrelerinin hangi davranışları ürettiğini anlayabilmek, yalnızca nöronların doğal aktivitesini gözlemlemekle değil, bu aktiviteye nedensel biçimde müdahale edebilmekle mümkündür. Bu nedenle nöron kodlama yaklaşımları, günümüzde nörobilim araştırmalarının merkezinde yer almaktadır.

Nöron kontrolünde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Çoğunluğu ışık temelli yaklaşımlar olsa da bu teknikler her deneysel koşul için ideal değildir. Beyne fiber optik yerleştirilmesi, ışığın biyolojik dokuda sınırlı yayılımı, uzun süreli ve sürekli modülasyon gereksinimi gibi durumlar; farklı kontrol mekanizmalarına duyulan ihtiyacı artırmıştır. Özellikle davranışsal deneylerde veya saatler süren devre manipülasyonlarının gerekli olduğu çalışmalarda ışık temelli yöntemler pratik sınırlamalarla karşılaşabilir.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
112.6K UP
6 gün önce
Ejderha çizdim
39 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 26 Mart 2018 59s

Einstein'ın lisede matematik derslerinde ne kadar kötü olduğu, hatta dersten kalmasına neden olacak kadar kötü durumda olduğu, "ibretlik hikaye" olarak dilden dile anlatılır.

Nobel Ödülleri'ne ait resmi Facebook sayfasında yayınlanan bir fotoğraf, Albert Einstein'ın lise karnesini gösteriyor ve bu konudaki miti çürütüyor.

40
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 5 gün önce
Streptophyta, kara bitkilerinin tamamını ve onların en yakın alg akrabalarını kapsayan, Bitkiler Alemi içindeki temel bir üst şubedir. Bu takson, tatlı su algleri ile kara bitkileri arasındaki evrimsel geçişi temsil eder ve yeryüzündeki bitkisel yaşamın karasal ortama uyum sürecini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Streptofitler, fotosentez yapabilen ökaryotik organizmalardır ve klorofil a ve b pigmentlerine sahiptirler.

Bu grup, hücre duvarlarında selüloz bulunması, plazmodesmata benzeri hücresel bağlantıların varlığı ve hücre bölünmesi sırasında fragmoplast oluşumu gibi özelliklerle diğer alg gruplarından ayrılır. Streptophyta üyeleri, sucul yaşamdan karasal yaşama geçişte su kaybını önleyen yapılar, çok hücreli organizasyon ve doku farklılaşması gibi temel adaptasyonların evrimleştiği soy hattını oluşturur.

Streptophyta, ekolojik olarak gezegenin en önemli biyolojik gruplarından biridir. Kara ekosistemlerinin temel üreticileri bu soy içinden çıkmıştır; atmosferdeki oksijen dengesinin korunması, karbon döngüsü ve toprak oluşumu gibi süreçlerde merkezi rol oynarlar. Bu üst şube altında yosunlar, eğrelti otları, açık tohumlular ve kapalı tohumlular gibi tüm kara bitkileri yer alır. Bu nedenle Streptophyta, bitkisel yaşamın evrimsel temelini oluşturan ana taksonlardan biri olarak kabul edilir.
1
Discord
Eser
Ece Müker
Ece Müker
589.3K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : Masha and the Bear: Wonder Park
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İlanYazı Yarışması
Sultan Doe
İlanı Ekleyen 6 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz1 Şubat
Kitap Okuma Challenge
01 Şubat 2026 22:36 tarihinden 04 Ocak 2027 22:29 tarihine kadar.

Habitify’da kitap okuma challenge’ı başlattım.

Challenge detayı:

  • Her gün minimum 30 dakika kitap okuma
  • Tür serbest
  • Günlük check-in Habitify üzerinden
  • Amaç: zinciri bozmadan okuma alışkanlığı kazanmak
     

Katılmak isteyenler aşağıdaki link üzerinden dilediği zaman challenge’a dahil olabilir. Challenge başlamış olup istediğiniz zaman katılabilirsiniz

Birlikte motive olalım.

#kitapokuma #habitify #readingchallenge

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Leromobax S5
Leromobax S5
1,568 UP
evrim ağacı iziyom 5 gün önce Sen de Cevap Ver

bence cevap ikiside çünkü sınırsız demek örnk bir sayıda 999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999... böyle sonsuza kadar gider çünkü sınır yok sonsuz ise yine sayı öneği 999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999... ikiside bitmez yani bence sonsuz = sınırsız ve sınırsız = sonsuz bence böyle

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
135.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
“İnsan, çoğu zaman gerçeği kaldıramadığı için değil;
gerçeğin ardından ne yapacağını bilmediği için kaçar.”
Elias Canetti, İnsanlığın Taşrası (Die Provinz des Menschen)
Kaynak: https://dergipark.org.tr/tr/pub/ibad/article/1085476 (Kaynak Bağlantısı)
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close