Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
133.4K UP
İnceleyen 7 saat önce
Genç Werther’in Acıları insanın eline aldığı bir roman değil de, sanki birinin gece yarısı yazıp kimseye göndermeye cesaret edemediği mektupları okumak gibi. Werther konuşuyor, ama aslında kalbi konuşuyor; aklı pek söz almıyor. Goethe bize “bakın böyle bir genç vardı” demiyor, “bakın içinizde hâlâ böyle bir yer var” diyor.

Werther’in derdi sadece Lotte’ye duyduğu aşk değil. Asıl derdi, dünyaya sığamamak. Her şeyi fazla hissediyor: Sevgiyi de, hayal kırıklığını da, güzelliği de. Doğa ona fazla güzel geliyor, insanlar fazla yüzeysel, kurallar fazla dar. O yüzden Werther’in acısı romantik bir aşk acısından çok, varoluşsal bir taşma hâli. İçinde olanlar dışarıya sığmıyor.

Lotte burada bir insan olmaktan çıkıyor neredeyse. Bir eşik gibi. Werther’in ulaşamayacağı, ama vazgeçemeyeceği bir anlam. Onu sevmesi, “mutlu olma ihtimali”ni sevmesi gibi. Ama hayat orada durmuyor; Albert var, düzen var, akıl var. Werther bunların hepsine yabancı. Çünkü o, uyum sağlamayı değil, hakikatini korumayı seçiyor.

Romanın en sarsıcı tarafı Werther yanlış olduğunu biliyor ama yine de vazgeçmiyor. Kendini durdurmak istemiyor. Acıyı bir yük gibi değil, kimliğinin bir parçası gibi taşıyor. Sanki mutlu olursa kendini kaybedecekmiş gibi. Goethe burada çok tehlikeli ama çok dürüst bir şey yapıyor. Acıyı yüceltmeden, ama inkâr da etmeden gösteriyor.

Werther’i okurken insanın içinden şu geçiyor: “Biraz sakin ol, biraz geri çekil.” Ama aynı anda da şunu hissediyorsun: Eğer Werther bunu yaparsa, Werther olmaktan çıkacak. Çünkü bazı insanlar için denge, ruhun ölümü gibi geliyor. Onlar ya çok sever ya hiç sevmez. Ya yanar ya donar.

Bu kitap bu yüzden hâlâ can yakıyor. Çünkü hepimiz hayatımızın bir yerinde Werther olduk. Birini değil belki, ama bir ihtimali sevdik. Uyum sağlamayı reddettik. “Beni böyle kabul etsinler” dedik. Ve çoğu zaman dünya buna hazır değildi.

Kendimize ait bir cümleyle bitirecek olursak," Bazı acılar geçmez, çünkü aslında gitmesi istenmez; insan onlarla kendini tanır.”

Genç Werther’in Acıları bir intihar romanı değil. Bir gencin değil, bir duyarlılığın hikâyesi. Ve belki de Goethe’nin bize bıraktığı en dürüst soru şu “Ya sorun dünyada değilse ama biz bu dünyaya biraz fazla açık kalpli geldiysek?”

Eseri paylaşan incelememi okuyacak herkese teşekkür ederim
9.6/10
(12 Kişi)
Puan Ver
The Sorrows of Young Werther
Yazar: Goethe
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Aslıhan Niksarlı
Yazar 16 Aralık 2021 11 dk.

Bonobo (Pan paniscus), şempanzelerle birlikte Pan cinsini oluşturan iki türden biridir. Günümüzde şempanzelerden farklı bir tür olarak kategorize edilseler de, ilk keşfedildiklerinde fiziksel benzerliklerinden ötürü şempanzelerin (Pan troglodytes) bir alttürü olduklarına inanılmıştır.

Bonoboların vücutları ve suratları siyah kıllarla kaplıdır ancak yüzlerinde, kulaklarında, parmaklarında, ellerinin içleri ve ayaklarının altlarında kıl bulunmaz. İnce bir üst gövdeye, dar omuzlara, ince boyuna, uzun kollara, bacaklara ve büyük, uzun parmaklı ellere sahiptirler. Kolları bacaklarından daha uzun, esnek ve güçlüdür. Koyu renkli yüzleri, büyük pembe dudakları, geniş burun delikleri ve ortadan ayrılmış saçları, en önemli ayırt edici fiziksel özellikleridir. Erkekleri 34 ila 60 kg, dişileri ise ortalama 30 kg civarında olurlar.

103
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
133.4K UP
İnceleyen 1 gün önce
Anayurt Oteli bana hep şunu hissettirir: Bu kitap bağırmaz, ama insanın içini yavaş yavaş daraltır. Zebercet’i okurken “ne yaptı?”dan çok “neden bu kadar yalnız?” diye düşünürsün. Çünkü Zebercet bir kötülüğün değil, ihmal edilmiş bir hayatın sonucudur.

Zebercet aslında çok tanıdık bir insan. Büyük hayalleri olmayan, kimseye tam dokunamayan, ama içten içe bir yere ait olmayı çok isteyen biri. Otel onun evi değil sadece; sığınağı. Dış dünya fazla kalabalık, fazla hızlı, fazla anlaşılmaz. Otelde zaman durmuş gibidir; tıpkı Zebercet’in iç dünyası gibi.

Romanın en sarsıcı yanı, yalnızlığın romantize edilmemesidir. Burada yalnızlık “kendini dinleme” hâli değildir; içten içe çürüten bir sessizliktir. Zebercet konuşmadıkça düşünür, düşündükçe daha çok içine kapanır. Ve kimse onu fark etmez. Belki de en acı tarafı bu: Zebercet görünmezdir.

Kitabı okurken sık sık rahatsız olursun. Çünkü yazar seni Zebercet’e çok yaklaştırır. Onu yargılamak istersin ama bir yerde durursun. Çünkü şunu fark edersin: Bu adam bir canavar değil; kimse tarafından sevilmeyi öğrenememiş bir çocuk gibi.

Anayurt Oteli bana göre bir “olay romanı” değil, bir ruh hâli romanı. Bitirdiğinde hikâye aklında kalmaz; Zebercet’in o ağır sessizliği kalır. Ve insan kendine şu soruyu sorar. Bir insan bu kadar uzun süre fark edilmeden yaşarsa, sonunda ne olur? Bu romanı sevmek kolay değil. Ama unutmak daha da zor. Çünkü Zebercet, biraz bakarsan, toplumun görmezden geldiği herkesin içinde sessizce duran bir ihtimal.
8.7/10
(3 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 18 Ekim 2023 1 dk.

Astronom Carl Sagan, orijinal Cosmos televizyon dizisinin yazarlığı ve sunuculuğuyla tanınan büyük bir bilim iletişimcisiydi. Aynı zamanda üretken bir yazar olan Sagan, 1995 yılında Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı adlı kitabını yayınlamıştır. Bu kitapta maneviyattan uzaylılar tarafından kaçırılma olaylarının çürütülmesine kadar çeşitli konulara değinen Sagan, aslen bu eserinde bilimin kendisi ve bilimsel yöntem için tutkulu bir argüman sunmaya çalışmıştır.

Kitaptan bir alıntı, ABD başta olmak üzere birçok ülkenin günümüzde düştüğü hâli ürkütücü bir şekilde öngörüyor. Sagan genel olarak iyimserlik yansıtsa da, bu alıntı çok fazla bölünme, karışıklık, otoriteye güvensizlik ve sahip olanlar ile olmayanlar arasında büyüyen bir uçurum ile oldukça distopik bir toplumu tanımlıyor. Sagan, kitabında şöyle yazıyor:

169
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 30 Ocak 2016 12 dk.

Size bir soru: Zamanı geriye sarıp, tekrar başlatsaydık ve evrim, aynı atalardan yeniden başlatılmış olsaydı... Aradan aynı miktarda zaman geçtikten sonra ortaya çıkan sonuç, şu anki bildiğimiz Dünya yaşamına benzer miydi?

Bu soru ilk defa açık bir şekilde, 1989 yılında büyük evrimsel biyolog Stephen Jay Gould tarafından soruldu. O gün bugündür de teorik bir tartışma konusu olarak farklı görüşlere ev sahipliği yapmakta. 

152
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sude Akman
Sude Akman
213.3K UP
Aktaran 1 Eylül 2021 2 dk.

St. Louis'teki Washington Üniversitesi'nden yapılan yeni araştırma, beynin görsel uyaranları işleyen parçası olan görsel korteksteki nöronların, zaman içinde aynı uyarana tepkilerini değiştirdiğini ortaya koydu.

Diğer çalışmalar, beynin koku ve uzamsal bellekle ilişkili bölümlerindeki nöronlarda "temsili sürüklenmeyi" belgelemiş olsa da, bu sonuç şaşırtıcı; çünkü birincil görsel korteksteki nöral aktivitenin nispeten stabil olduğu düşünülüyordu.

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 5 gün önce
Firmicutes, Gram-pozitif bakteriler içinde yer alan ve metabolik, morfolojik açıdan oldukça çeşitlenen bir şubedir. Bu şube, hem çubuk (basil) hem de küresel (kok) şekilli hücrelere sahip türleri içerir ve bazı üyeleri spor oluşturabilir. Spor yapabilme yeteneği, Firmicutes’in ekstrem çevre koşullarına dayanmasını sağlar; örneğin yüksek sıcaklık, kuruluk veya düşük besinli ortamlarda uzun süre hayatta kalabilirler.

Bu şube, çok farklı ekolojik nişlerde bulunur: toprak, tatlı ve tuzlu su ortamları, bitki yüzeyleri, hayvan ve insan sindirim sistemi, fermente gıdalar ve endüstriyel süreçler. Üyelerinin çoğu karbonhidratları fermente ederek enerji elde eder ve bazıları laktik asit, etanol veya butirat gibi metabolitler üretir. Bu özellikleri, şubenin gıda teknolojisi, biyoteknoloji ve probiyotik uygulamalarda önemini artırır.

Firmicutes içerisinde yer alan temel sınıflar Bacilli ve Clostridia’dır. Bacilli sınıfı çoğunlukla spor oluşturmayan, laktik asit üreten türleri içerirken; Clostridia spor oluşturabilen ve anaerobik metabolizmaya sahip türleri kapsar. Bu farklılık, şubenin hem evrimsel hem de ekolojik açıdan esnekliğini gösterir.

Ekolojik açıdan, Firmicutes üyeleri organik maddenin parçalanması, besin döngülerinin sürdürülmesi ve mikrobiyal toplulukların düzenlenmesi gibi kritik roller üstlenir. Ayrıca bazı türler insan ve hayvan sağlığı için probiyotik özellik taşırken, bazıları fırsatçı patojen olarak rol alabilir. Bu şube, bakteriler âleminde hem işlevsel çeşitliliği hem de evrimsel uyum kapasitesini temsil eden temel bir grup olarak kabul edilir.
1
Devrim Açıkalın
Seslendiren 12 Ağustos 2020 5:28
Bir toplumu neyin mutlu ettiğini hiç merak ettiniz mi? Mutlu bir toplum; kendi mutluluğuna odaklanan, mutluluğu etraflarındaki insanlara bile bulaştıran...
29
Tüm Reklamları Kapat
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 ay önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
30
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
108.8K UP
3 gün önce
Bu sitede sorulan sorularda kaynak gösterme zorunluluğu varsayılan olarak açık. Sorunuzun cevabında kaynak istemiyorsanız en aşağıdan ilgili sekmeden kapatabilirsiniz. Ama... Öyle sorular ve kullanıcılar gördüm ki hepsinin ortak noktası kaynak gösterme zorunluluğun açık olması. Bu bana bilinçsiz kullanıcıların bu sitede de var olduğunu gösteriyor. Elbette hepsine bir şey diyemeyiz yanlış anlaşılmasın. Özellikle evrimağacı.org okur yazarları kaynak göstersin ki sitenin farkı olsun. Aslında demek istediğim misal "gece + gündüz neye eşittir" gibi sorular. Böyle o kadar anlamsız sorular var ki, çoğunluğu zaten kaynak gösterme zorunluluğu açık. Yani bu sorulara ne kaynak gösterebilirsin?
Bu durumda cevap veren kullacılar da isyanını parantez içinde dile getiriyor da ama kime ne fayda??

32 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okan Alver
Okan Alver
198.5K UP
Mec.Eng. 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Benim kafamda ince yapı sabiti şöyle bir yere oturuyor: Bu sabit, evrenin “ne kadar güçlü etkileştiğini” söyleyen, ama bunu tek bir kuvvet için yapan çok temel bir sayıdır. Tanımı matematiksel olarak karmaşık görünebilir ama özü oldukça sadedir. Zira ince yapı sabiti, elektromanyetik kuvvetin şiddetini ölçen boyutsuz bir sayıdır ve yaklaşık olarak 1/137’ye eşittir. Boyutsuz olması önemli başka bir deyişle metre, saniye, kilogram gibi insan uydurması birimlere bağlı değildir. Evren hangi ölçü birimini kullanırsa kullansın bu sayı aynıdır. Bu yüzden “evrenin ayar düğmelerinden biri” gibi düşünülür. Benim anladığım şekliyle bu sabit şunu belirler. Elektronların çekirdeğe ne kadar sıkı bağlandığı, atomların ne kadar kararlı olduğu ve ışığın maddeyle nasıl etkileştiği doğrudan elektromanyetik kuvvete bağlıdır. Bir atomu atom yapan da, elektronların çekirdeğin etrafında bu kuvvet sayesinde tutulmasıdır. İşte bu bağın ne kadar güçlü olacağını ince yapı sabiti belirler. Dolayısıyla bu sabit, atomların boyutundan enerji seviyelerine, kimyasal bağların gücünden ışığın atomlar tarafından soğurulma biçimine kadar çok geniş bir alanı etkiler. “Peki neden değişirse evren değişir?” sorunuzun cevabı da burada yatıyor. Eğer ince yapı sabiti biraz daha büyük olsaydı, elektromanyetik etkileşim çok daha güçlü olurdu. Bu durumda elektronlar çekirdeğe aşırı sıkı bağlanır, atomlar bugünkünden çok daha küçük ve katı yapılar haline gelirdi. Kimyasal tepkimeler ya hiç gerçekleşmezdi ya da bildiğimizden tamamen farklı olurdu. Büyük moleküller, karmaşık kimya ve dolayısıyla yaşam için gerekli biyokimya büyük ihtimalle mümkün olmazdı. Keza bu sabit biraz daha küçük olsaydı, elektromanyetik bağlar zayıflar, atomlar kararsızlaşır, elektronlar çekirdeğin etrafında tutunmakta dahi zorlanırdı. Bu durumda da kararlı atomlar ve düzenli kimya ortaya çıkmazdı. Burada kritik bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. İnce yapı sabiti tek başına “hayat sabiti” değildir ama evrenin ince ayarının kilit parçalarından biridir. Çünkü atom fiziği olmadan kimya olmaz, kimya olmadan da yıldızlarda ağır elementlerin üretimi, gezegenlerin yapısı ve biyolojik süreçler ortaya çıkamaz. Zira bu sabit değiştiğinde sadece “fizik formülleri” değil, evrenin tüm yapısal hiyerarşisi atomlar, moleküller, yıldızlar, gezegenler zincirleme şekilde değişirdi. Ve ben bunu şöyle düşünüyorum ince yapı sabiti, evrenin elektromanyetik tarafındaki “ayar vidası”dır. Çok az oynatıldığında bile sonuç dramatik olur. Bu yüzden videolarda sürekli “değişseydi evren farklı olurdu” deniyor. Aslında kastedilen şey, evrenin tamamen yok olması değil bizim bildiğimiz anlamda düzenli, karmaşık ve uzun ömürlü bir evrenin ortaya çıkamayacağıdır. Bu da ince yapı sabitini gizemli yapan şeyin büyüklüğünden değil, tam tersine, sade ama her yere nüfuz eden etkisinden kaynaklandığını gösterir. [1]Saygılarımla

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Nazmi Efe Armutcu
İnceleyen10 31 Ağustos
Bu platforma üye olan herhangi bir kişinin çok beğeneceğini düşündüğüm, hayatımda deneyimlediğim en büyük korkuyu yaşatan, favori korku filmim; fragmanını kesinlikle izlememeniz gerekir. Öyle ki eğer filmi fragmana ve konusuna bakmadan izlerseniz, gerçekten size çok daha kötü hisettirecektir. Filmin öyle bir sahnesi var ki beynimdeki bütün korku nöronlarını ateşleten, bana ölüm korkusu yaşatan, normalde korktuğumda "donma" refleksine sahip olmama rağmen "kaçma" refleksi uyandıran...

İzlemeden önce: Kulaklık takın, ışıkları kapatın, abur cubur alın, büyük ekranda mümkünse monitörde izleyin, tek izleyin.

Kapalı alan korkunuz, sizi ruhsal olarak etkileyecek kadar fazlaysa bu filmi izlemeyin.

Film, birkaç bölüm boyunca klişe ilerliyor. Yönetmenin bilinçli tercihi olduğunu düşünsem de çoğu kişi için olumsuz yönü olarak sayılabilir. Ancak bu bölümler filmin genel yapısını etkilememekte. Benim kefem, bu filmi size şiddetle tavsiye etmek yönünde ağır basıyor.
9.3/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Descent
Yönetmen: Neil Marshall
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Tüm Reklamları Kapat
Blog Yazısı
Zeynep Dal
Zeynep Dal
24.8K UP
Blog Yazarı 2 dk.

Öncelikle bu topların gerçek adı" Uçak İkaz Küresi". Elektik telleri üzerine, alçaktan uçan uçak ve helikopterleri engellere karşı uyarmak amacıyla yerleştirilmektedirler. Bununla birlikte, ikaz kürelerinin gün ışığındaki kullanımı yüksek iletim hattı ve nehir geçen iletim hattı kablolarını işaretlemektir. Genelde havaalanlarına yakın yerlere ve üzerinden kablo çekilen nehir, göl, fiyord, vadi, yol, demiryolu, inşaat alanı ve boru hatlarında kullanılmaktadırlar. Diğer kullanım mekanları ise şu şekilde sıralanabilir: askeri üslerin, polis istasyonlarının, helikopter rotalarının ve diğer alçak uçuş bölgelerinin yakınları. İki yarımküreden oluşan ikaz küreleri, havadan geçen iletken üzerine iki cıvatalı klemp ile bağlıdır. İkaz kürelerinin temel unsurları ise UV ve ozona dayanıklı materyalleridir. Özel kurulum mekanizma tek bir hat teknisyeninin kolaylıkla ikaz küresini iletken üzerine yerleştirmesine olanak tanımaktadır. Ayrıca, düzgün tasarlanmış klemp yapısı cıvataların sıkılmasından dolayı küre materyalinde oluşan deformasyonu engellemektedir. Paslanmaz çelik güvenlik plakası uygulaması sayesinde, klemp kaybı imkansızdır. Kürelerin sahip olduğu yüksek rijidite akustik gürültülerle birlikte iki küre arasındaki tıkırtıları ve titreşim yorulması problemlerini havadan geçen iletken üzerindeki tüm kullanım ömürleri boyunca önlemektedir.

Bununla birlikte, yüksek gerilim hatlarını görülebilir yapan (özellikle alçak uçuş yapan pilotlar için) ikaz kürelerinde renk seçimi oldukça önemli bir konudur. Kürelerin kurulumu sırasında beyaz, kırmızı, turuncu gibi renkler; kürenin kullanıldığı alanın arka plan renklerine göre seçilmelidir. Kürelerin görülebilirliğini sağlamak amacıyla, seçilen ikaz kürelerinin renkleri ile kürenin kullanıldığı çevre renklerinin arasında kontrast olmalıdır. İkaz küreleri hakkında diğer önemli bir bilgi de ikaz kürelerinin kullanımının Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (International Civil Aviation Organization/ICAO) koştuğu spesifikasyonlardan biri olmasıdır.İkaz küreleri, yukarıdan geçen kuleye ait yıldırımdan koruma toprağının asma halatına monte edilmektedir. Kurulum sırasında dikkat edilmesi gereken bir diğer unsurlardan biri kürelerin ağırlığının, en yüksekte yer alan işaretli hatın ağırlığında daha az olmasıdır. İkincisi ise hat çapının klemp tarafından ayarlanan aralığı geçmemesi şartıdır.

17
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 19 Ocak 2019
Doğa, nazik veya gaddar değildir. Zulmü sevme ya da sevmeme gibi bir tercihi de yoktur. Bir konu DNA'nın korunumunu ilgilendirmediği sürece doğa tamamen nötrdür.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
23
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close