Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Erdal Kozan
Erdal Kozan
143.9K UP
Yazar 7 Şubat 2021 12 dk.

Bir grup insanı, hiç bilmedikleri bir kültürün orta yerine götürüp bıraksak nasıl davranırlardı? Bu soru karşısında heyecan duymayacak bir psikolog bulamazsınız. Ancak psikologlar tarafından cevabı merak edilen pek çok sorunun deneysel olarak araştırılması mümkün değildir. Bunun sebebi, son birkaç on yılda kurulmuş olan ve deneylerde yer alacak katılımcıları olası zararlara karşı koruma amacındaki etik kurulların, insan haklarını ihlal etme potansiyeli olan çalışmalara izin vermemesidir.

Ancak bilimde olanın aksine, sanattaki yöntemleri daha özgürdür. Bir grup insanın hiç alışık olmadıkları bir kültürün orta yerinde nasıl davranacaklarını hayal eden kitaplar yazabilir, filmler çekebilir hatta bu durumu tasvir eden tablolar, heykeller yapabilirsiniz. O halde bu sorunun cevabını tartışabilmek için en uygun zemin sanatın özgür suları olacak. Tunç Okan’ın senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı 1975 yapımı Otobüs filmi, yazının başında bahsettiğimiz soruya kendi perspektifinden oldukça çarpıcı bir yanıt veriyor. Bu yazının eksenini de psikolojinin kültür alanındaki çalışmaları ile Otobüs filminin anlatısı arasında ilişki kurma gayreti oluşturuyor.

82
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 5 dk.

Algler fotosentetik, ökaryotik, hızlı bir şekilde üreyen organizmalardır. Fotosentetik olmaları sebebiyle çoğalmaları, sıcaklığın ve ışığın etkisine önemli ölçüde bağlıdır.

Işığın verilme süresi ve şiddeti ile birlikte farklı sıcaklık aralıkları üzerinde yapılan araştırmalar, mikroalglerin çoğalma hızlarının ne şekilde değiştiğini ortaya koymuştur. Bu yazıyı referans alan makalede; yeşil alg türlerinden Chlorella, Spirogyra, Chlamydomonas, Botryococcus, Scenedesmus, Neochloris, Haematococcus, Nannochloropsis ve Ulva türleri ile birlikte bazı kahverengi alg, kırmızı alg ve mavi-yeşil alg türlerine dair bilgiler bulunmaktadır. Biz de bunlardan önemli gördüklerimize yer vereceğiz.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Berk Mutlu
Berk Mutlu
11.7K UP
İnceleyen 8 saat önce
"El Hoyo" yani çukur denilen bir yerde geçiyor tüm film. İspanyol yapımıdir ve başrolü Iván Massagué(goreng) dir.
Film goreng çukura kayıt olmasıyla başlıyor ve ardından platformdaki ilk günü geliyor, filmin baş ve ortası hızlı geçiyor son kısımlara göre. Herkese hitap edecek bir yapıt değil sıkılabilirsiniz çünkü konusu biraz komplike bir şey izlerken basit gibi görünecek ama olsun.
Bana kalırsa izleyin güzel film.


Eger sıkılmam sabırlıyım(ki beğenirseniz zaten sıkılmazsiniz hiç) derseniz alttaki yazıyı okuyun.


Geçen hafta bunu 2. kez izledim filmi izlerken kendinizi vermeye çalışın lütfen basit bir film değil bu sanacaginiz kadar , tıpkı eski filozofların 'ütopya' ları gibi kusursuz bir toplum oluşturmaya çalışılıyor ancak kesinlikle imkansız diyebiliriz. Filmin başinda 132 kattan oluşan bir platform olduğunu sanacaksiniz ancak bu zamanla değişecek yani biz sonradan ogrencez gerçeği. Filmin temelinde yatan düşünce basit, İnsanlar aç gözlü olmaz,birbirlerine saygı ve haklarına saygı duyarlarsa kusursuz barış ve düzen sağlanır. Ancak filmde kişiler açlık ile sınanıyor Platformda kişi başına 1 öğün olacak yani herkes kendi payına yeticek şekilde yemek yese herkesin günü rahatlıkla geçirebileceği bir yemek dağıtımı var ancak eski tarihlerde ki gibi bir kast,hiyerarşi sistemi bulundugundan üst katlardaki kişiler alt katlardakileri adete KÖLE gibi görüyor ve onlardan üstün olduklarına inaniyorlar,dolayısıyla kendilerinin tüm yemeklere sahip olduklarını düşünüyorlar vesayre vesayre.
9.3/10
(37 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Berk Mutlu
Berk Mutlu
11.7K UP
İnceleyen 8 saat önce
KONU
Film, başrollerinden biri olan John'un görev esnasında meslektaşının evin çatısından düşmesiyle başlıyor, John yardım etmek istiyor ancak edemiyor. Bu tramvatik olay sonrasında Johna akrofobi ve vertigo tanısı konuyor,meslekten emekli oluyor.
Vertigo : Kişinin kendisinin veya çevresinin döndüğü, sallandığı ya da hareket ettiği hissine kapıldığı bir tür baş dönmesidir.(bu tanı filmde kilit nokta diyebiliriz)
Daha sonra John'a eski lise arkadaşı Gavin Elster'den bir telefon geliyor ve buluşmaya yanına gidiyor. Mr. Elster'in ilginç bir isteği vardı: Gavin, karısının içinde bir ölü ruh olduğunu ve o ruhun onu kontrol ettiğini,ona bir şeyler yapmasından korktuğu için John'dan onu izlemesini istiyor.
John zoraki de olsa bu isteği kabul ediyor ancak bu kadının başına ne belalar,olaylar açacagğından haberi yoktu...

"Vertigo"nun en can alıcı kısmı, bu film aşk,tutku,pişmanlık,öfke,kızgınlık,üzüntü,çıldırmak gibi duyguları top seviyede yansıtıyor. Basit bir dedektif filmi gibi başlamasına nazaran ilerleyen kısımlarda tutkulu bir aşkın nasıl parçalanacağını,bir insanın çıkar uğruna neler yapacağına şahit olacağınız, "bu kadar da olmaz" diyeceğiniz şeyler dahil olacağı inanılmaz ötesi,adeta bir 'kuzu görünümlü kurt' filmi izleyeceksiniz.

İyi seyirler.

Kişisel Yorumlar(çok az spoiler içerir)
Öncelikle şunu demek istiyorumki filmin renklerini çok beğendim gerçekten çok canlı seçimler vardı, özellikle kırmızı restorant çok hoştu. Kahramanların çoğu elit kesim de diyebiliriz yani orta düzey ve üzeri kişilerdi neredeyse hep. Film ilk 30 dakika biraz yavaş ilerliyor ama sonralarda biraz daha açılmaya başlıyor özellikle orta kesimlerde.
Benim dikkatimi çeken bazı kısımlardan mesela dedektif elbette John ama Madeleine'i takip ederken yani çok baştan savmaydı bunu filmin eskiliğine veriyorum. Ayrıca kadını ilk takip ettiği gün adam halisulasyon görüyor galiba o kısım hava da kalmış biraz veyahut ben anlamadım anlayan varsa belirtirsen sevinirim.
Benim beğendiğim bir filmdi açıkçası özellikle sonu hele hele Midge'nin olaylarını öğrendiğimde şok oldum asla beklemezdim böyle bir şey,ilginç bir seneryosu vardı filmin çok fazla ters köşeler içeriyordu açıkçası.
Film küçük bir bölümde tıkanıyor gibi geliyor orta civarlarında bir yerde ama buna takılmayın şahsen filmin zaman kaybı olduğunu düşünmüyorum elbet ekstrem derecede bir sürükleyici değildi ama haksızlık edemem güzel filmdi, özellikle yılı düşünürsek çok başarılı olduğunu Söyleyebilirim. Gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz.
Film
8.5/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Bektaş Çoban
Bektaş Çoban
116.0K UP
İnceleyen10 11 Ağustos 2022
Hayal gücü inanılmaz yüksek bir yazarın inanılmaz komik bilim kurgu serisi. Seri 5 kitaptan oluşmaktadır 5 kitabı da ayrı güzel kitabın nasıl bittiğini anlamayacaksınız bile..
10.0/10
(56 Kişi)
Puan Ver
Otostopçunun Galaksi Rehberi, #1
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
181.4K UP
Yazar 18 saat önce 13 dk.

Sırt üstü yatan bir kaplumbağanın çaresizliği her ne kadar hepimizi etkilese de görünürdeki risk faktörü olan kaplumbağanın sert kabuğunun, bir dezavantajdan çok avantaj olmasının sırrı matematikte yatmaktadır.[1][2][3] Kaplumbağaları ters çevirip kendilerini düzeltmelerini izlemek, bazı matematikçilerin uzun zamandır teorize edilen üç boyutlu bir şeklin varlığının keşfedilmesine yardımcı olmuştur.

Doğrulma hareketi her zaman kaplumbağanın uzunluk ekseni etrafında, vücudun ortasındaki ana kesitin çevresi boyunca enine bir yuvarlanma yoluyla gerçekleşir. Bu nedenle, yuvarlanmanın geometrisi esasen düzlemseldir ve düzlemde kolayca gösterilebilir: Yatay bir yüzeyde yuvarlanan dışbükey, homojen bir disk.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
115.0K UP
öğrenci 5 gün önce Sen de Cevap Ver
Öncelikle şunu söyleyebilirim, başlaman gerekiyor. Her ne olursa olsun başla. Günüm kötü geçti, yarın başlarım, şimdi hazır hissetmiyorum, elimde yeterli kaynağım yok vb. bahaneler bir döngüdür. Bu döngü erteler, bu döngü oyalayıp durur, bu döngü aynı noktaya geri getirir. Bu döngü insanı olduğundan daha güçsüz hissettirir. Kırılmadığı sürece aynı yerde döner durursun. Döngüyü bozan tek şey ise düşünmek değil, başlamaktır. Zaten bu siteye, bu soruyu sorarak nasıl başlayabilirim diye soruyorsun. Bu da aslında o döngünün ilk çatlağı. Ne yapacağını bilmediğini kabul etmek, yardım istemek ve soru sormak pasiflik değil, aksine hareketin kendisi. Buradan sonrası mükemmel planlar yapmak değil, küçük ve sürdürülebilir adımlar atmaktır. Bir konuyu açıp anlamaya çalışmak, birkaç soru çözmek, hata yapmak. Bunların hepsi ilerlemedir. Kimse bir anda hazır olmaz, hazır olma hali yolda oluşur. Buraya tabii ki bir çok şey daha yazılabilir ama kafanı fazla katıştırmak istemiyorum. Son olarak yapay zeka ve dijital. Neredeyse tüm ögrenciler dijitalden çalışıyorlar ve bu normal ama en azından elinin altında bir defter olsun. Kalemini senin tuttuğun, yazının sana ait olduğu, karaladığın, yanlış yaptığın, üstünü çizdiğin. Öğrenmeyi sadece ekrana bakmakla değil de arada bir fiziksel temas kurduğun aksiyona çevir. Neden mi; Defter zihnini yavaşlatır, yavaşlamak ise anlamayı sağlar. Dijital hız verir ama kalem kalıcılık kazandırır. İkisini birlikte kullandığında denge kurarsın. Unutma, mesele hangi kaynaktan çalıştığın değil, istikrarlı biçimde çalışıp çalışmadığındır. Az ama düzenli olan, çok ama dağınık olana her zaman üstün gelir. Yapay zeka ise sınırlı ve destekleyici biçimde kullanımı sorun oluşturmaz. Ancak düşünme, üretme ve kaynak edinmenin büyük ölçüde bu sistemlere devredilmesi, zamanla sorgulama becerisinin zayıflamasına ve yüzeysel öğrenmeye yol açabilir. Bu gözlem belirli bir çalışmadan ziyade, yapay zeka ile küçük yaşlarda kurduğum ilişkiye ve o sürecin sonunda aldığım yüksek olmayan notlara dayanmaktadır. O dönemde bu araçların sunduğu hız ve hazır cevap kolaylığı, bana bu denli olumsuz etki edeceğini tahmin edemezdim. Bu nedenle yapay zekanın düşünmenin yerine geçen bir mekanizma değil, düşünmeyi destekleyen bir araç olarak konumlandırılması gerekir. Son olarak kaynak olarak belirttiğim makalenin okunmasını özellikle öneririm, konuya daha analitik ve bütüncül bir perspektif sunmaktadır.[1]

Kaynaklar

  1. F. N. İnakçı. Eğitimde Yapay Zeka Kullanımı: Büyük Dil Modelleri Eğitim Süreçlerine Katkıda Bulunmakta Ne Kadar Başarılı? - Evrim Ağacı. (25 Ağustos 2025). Alındığı Tarih: 18 Şubat 2026. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🚀Artemis II’nin İkinci Fırlatma Penceresi Yaklaşıyor: Yakıtlı Prova İçin Geri Sayım Tekrar Başladı!

🌘Artemis II görevinin Şubat başındaki fırlatma pencereleri, yakıtlı prova (Wet Dress Rehearsal) sırasında meydana gelen kriyojenik hidrojen sızıntısı ve yer ekibinin kapak kapatma işlemi sırasındaki hatası nedeniyle iptal edilmişti. Bu gelişmelerin ardından NASA, en erken fırlatma tarihini Türkiye saatiyle 7 Mart olarak güncelledi.

⚙️Bugün itibarıyla, Mart penceresine yönelik Yakıtlı Fırlatma Provası için geri sayım yeniden başladı. Türkiye saatiyle 20 Şubat sabahına kadar sürecek testler kapsamında; ana kademeye ve ICPS (Ara Kademeli Kriyojenik İtki Sistemi) modülüne kriyojenik oksijen ile hidrojen ikmali yapılacak. Ayrıca rampa ekibi, roket yakıtla doluyken kapsül kapağı kapatma provasını tekrarlayacak. Test verilerinin incelenmesinin ardından NASA, resmi ve kesin fırlatma penceresini duyuracak.

📷NASA, süreçle ilgili gelişmeleri web sitesi üzerinden anlık olarak paylaşırken, yakıt ikmali esnasında YouTube canlı yayınıyla fırlatma rampasından farklı açılar gösterecek.

Yazar: Bora Cüneyt Akçakın

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Yaşam Ağacı Türü
Berru Nehir Tetik
Türü Ekleyen 16 saat önce
Gallinula Chloropus, koyu renkli tavuk benzeri bir su kuşudur. Yüzerken başını ritmik bir şekilde ileri geri oynatır ve vücudu hafifçe öne yatar. Bu türün gençleri daha açık renkli olmasıyla birlikte gövdeleri koyu renklidir. Rahatsız edildiklerinde hızla bitki örtüsü altına saklanan veya su yüzeyinde koşar gibi kaçan bu kuşun boyu 32-35 cm arası değişmekle birlikte ağırlığı da 250-400 gram aralığındadır.
0
Melih Ataç
Melih Ataç
29.4K UP
Aktaran 20 Mayıs 3 dk.

Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yeni yayımlanan bir makale, ankilozorların Kuzey Amerika'da Orta Kretase'de varlığını doğruluyor.

Ankylosauria kladı, otçul, kuş kalçalı (ornithischian), kaplumbağalara benzer kemikli osteodermler şeklinde zırha sahip dinozorları içeren bir gruptur. İlk olarak Orta Jura'da, Kuzey Afrika'da ortaya çıkmışlardır. İsimleri Latince "kavisli kertenkele" anlamına gelir. Bir topuza benzeyen kuyrukları, ankilozorları karakterize ettiği düşünülen oldukça özel yapılardır.

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 24 Mart 2013 37 dk.

Balina ve yunusların ataları dört üyeli (tetrapod) ve karalarda yaşayan hayvanlardı. Bu hayvanlar, günümüzden 54 milyon yıl kadar önce su yaşantısına geri dönmeye başladılar ve buna bağlı olarak arka bacaklarını yitirmeye başladılar.[1][2][3][4][5][6][7] Bu makalemizde, balina ve yunusların evrimini inceleyecek ve bugüne kadar en detaylı olarak çözmeyi başardığımız evrimsel patikalardan birini aydınlatacağız.

Balinalar ve yunuslar, denizlerde yaşayan memeli hayvanlardır. Yani onlar da bizler gibi yavrularını sütle beslerler, bizler gibi hava solurlar, bizler gibi iç kulak kemiklerine ve en azından yavruyken kıllara sahiptirler, ana rahminde yavruları plasenta sayesinde beslenir ve yavrular doğduktan sonra annelerinin memelerini emerler.[8][9][10] Yani memeli bir hayvan olmak bakımından bizden tamamen farksızdırlar.

142
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Mehmet Gülümser
Eseri Ekleyen 3 gün önce Kitap
Puan Ver
İNANÇ VE MANTIĞIN KAFA KAFAYA ÇARPIŞMASI
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Anonim
Anonim Üye 6 gün önce
16 yaşında eşcinsel bir lise öğrencisiyim, bunun farkina zaten 14 yaşında vardım ve güvenliğim açısından güvendiklerim hariç kimseyle paylaşmıyorum. fakat okulumda genel olarak öğretmenlerin aile konuları açıp konuyu eşcinselliğe getirmesi, direkt olarak bu hastalıktır demesini hiç kaldıramıyorum ağlama krizine giriyorum çok belli ediyorum...
1 Cevap - 334 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Samet Acar
Çeviren 16 Eylül 2021 5 dk.

MS. 200 civarlarında, yüksek rütbeli bir Cermen savaşçı, günümüz Danimarka sınırlarında bir yerde gerçekleşen savaşta öldürüldü. Savaş sona erdiğinde, onu öldürenler, yaklaşık 20.000 küçük demir halkadan özenle yapılmış zincir zırhını çıkardılar. Daha sonra, savaşta aldıkları zafere karşılık tanrılarına kurban olarak, zırhı bir bataklığa attılar.

Vimose zırhı olarak bilinen 10 kiloluk zırh parçası, 19. yüzyılın sonlarına doğru, Danimarka'da yer alan Vimose'un yakınlarında, arkeologlar tarafından keşfedildi.[2] Bataklıktaki görülmedik düşük oksijen koşullarıyla korunduğundan, zırh neredeyse aynı kalmıştı.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce İstanbul₺250,00 - ₺350,0028 Şubat
İnsan Yaşamının Psikolojik Evrimi
28 Şubat 2026 14:00 tarihinden 28 Şubat 2026 17:00 tarihine kadar.
Günümüz insanının duygu dünyasını, kaygılarını ve davranış örüntülerini anlamak için bu etkinlikte tarih öncesi yaşama bakıyoruz. Klinik psikoloji ve evrimsel perspektifi bir araya getiren bu buluşma, insanın ruhsal ve düşünsel evriminin izlerini arkeolojik kalıntılar, semboller ve erken dönem yaşam pratikleri üzerinden birlikte yorumlamayı amaçlıyor. Kaygının kökeni, aidiyet ihtiyacı, ritüellerin ve sembollerin ortaya çıkışı, duyguların neden bazen “çok eski” hissettirdiği gibi sorular; tarih öncesinden bugüne uzanan bir çerçevede ele alınıyor. İnsan davranışlarının gerçekten değişip değişmediği, yoksa yalnızca ifade biçimlerinin mi dönüştüğü tartışılıyor. Etkinlik boyunca;
  • Kaygı, korku, güven ve aidiyet gibi temel duyguların evrimsel temelleri,
  • İnsan zihninin belirsizlikle baş etme yolları,
  • Ritüellerin, sembollerin ve hikâye anlatıcılığının psikolojik işlevleri,
  • Günlük hayatta yaşadığımız stres ve tehdit algılarının “eski bir alarm sistemi” ile ilişkisi üzerine disiplinlerarası bir değerlendirme yapılacaktır.
  • Konuşmacılar:
  • Klinik Psikolog Eren Yalçın
  • Dr. Hüreyla Merel Balcı
  • Tarih: 28 Şubat 2026
    Saat: 14.00
    Mekân: Vogs Coffee, Bahariye / Kadıköy
    Devamını Göster
    0
    0 Yorum
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Söz
    Deha Kaykı
    Deha Kaykı
    199.4K UP
    Alıntıyı Ekleyen 14 Aralık 2024
    Görevlerinin başındaydılar, ancak emirleri uygulamaktan ziyade olan biteni, bildikleri gibi yorumlamayı tercih ediyorlardı.
    Kaynak: Tacitus, Historiae 2. 39.
    8
    0 Yorum
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Evrim Ağacı'na Destek Ol
    Daha Fazla İçerik Göster
    Keşfet
    Ara
    Yakında
    Sohbet
    Agora

    Bize Ulaşın

    ve seni takip ediyor

    Göster

    Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

    Göster

    Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Close
    Kapak Görseli Seç
    Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
    Kareler yükleniyor…
    Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
    0:00 / 0:00
    Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
    Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)