2.8 Milyon Yıllık Cinsimiz: ''Homo'' Cinsinin Evrim Tarihi 400.000 Yıl Geriye Çekildi!
2.8 Milyon Yıllık Cinsimiz: ''Homo'' Cinsinin Evrim Tarihi 400.000 Yıl Geriye Çekildi!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bizler, Homo sapiens isimli türe ait canlılarız. Bir çeşit kuyuksuz maymunuz, maymunuz, memeliyiz, omurgalıyız, hayvanız ve canlıyız (taksonomik olarak bunları detaylandırmak da mümkün). Yakın tarihimizi tarih bilimi, orta tarihimizi arkeoloji, uzak tarihimizi ise evrimsel biyoji sayesinde aydınlatıyoruz. Bu yolda 3 bilime de paleontoloji ve genetik gibi bilimler sürekli olarak yardım ediyor. Bu araştırmalar sayesinde, türümüzün Homo cinsine ait olduğunu biliyoruz. Homo, Latincede "insan" veya "adam" demek. Homo sapiens olarak türümüz, ortalama 300.000 yıllık kısacık, evrim tarihi açısından "göz açıp kapayıncaya kadar" diyebileceğimiz bir tarihe sahip. İçerisinde barındırdığı yaklaşık 14 farklı insan türüyle (evet, bizler tek insan türü değiliz, sadece hayatta olan tek insan türüyüz) Homo cinsinin tarihini ise fosiller ve genetik sayesinde kabaca 2-2.3 milyon yıl öncesine kadar takip etmemiz mümkündü. Şimdiyse Science dergisinde yayımlanan makalede tanımlanan ve analiz edilen yeni bir fosil, bu tarihi 400.000 yıl kadar daha geriye, 2.8 milyon yıl civarına çekiyor.

Bulunan çene kemiği, evrim tarihinin ilk Homo bireyleriyle ilgili tam da öngördüğü gibi, ne tam olarak Homo kemiklerine, ne de cinsimizin atası olan Australopithecus kemiklerine benziyor. İkisinin tam arasında özelliklere sahip. Yani bu araştırmayla, evrimsel biyolojinin öngörüleri bir kez daha tam olarak doğrulanmış oldu. Texas A&M Üniversitesi'nden olan ve araştırmada yer almayan biyolojik antropolog Darryl de Ruiter şöyle söylüyor:

"Bu yeni fosilin insan evrimiyle ilgili oldukça az anlaşılan bir dönemden olması gerçekten harika. Homo cinsinin ortaya çıktığı zamanları gösteren, ciddi anlamda güvenilir olan ilk fosillere 2 milyon yıl kadar öncesinde rastlıyoruz. Bu tarihten öncesine ait Homo fosilleri yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla bu yeni çene kemiği, koleksiyona yeni bir eklenti."

Cinsimizin Doğu Afrika'da, daha maymunsu bir ata olan Australopithecus cinsinden (çok büyük ihtimalle Australopithecus afarensis türünden) evrimleştiği düşünülüyor. Bu atamız, 3 milyon yıl kadar önce yaşadı. Yani şempanzelerle olan ortak atamızdan yaklaşık 3 milyon yıl kadar sonra, tam arada bir yerlerde... Fakat bundan hemen sonra, ilk Homo türü olarak bilinen Homo habilis'e ait 2 milyon yıl öncesine tarihlenen fosillerle, 3 milyon yıl önceki bu daha ilkin atalarımız arasında neredeyse hiçbir fosil bulunmuyordu. Bu yeni keşfedilen fosilse, tam araya denk geliyor. Bir diğer deyişle, Nevada Üniversitesi'nden antropolog Brian Villmoare'un sözleriyle, "yeni çene kemiği sayesinde fosil kaydındaki büyük bir boşluk doldurulmuş oluyor". Çünkü bundan önce, 3-2 milyon yıl öncesi arasına tarihlenen bir dizi dişten başka hiçbir fosil yoktu.

Bu boşluğu doldurmak isteyen araştırmacılar, Etiyopya'nın Afar bölgesindeki Awash Vadisi'nde kazılara başladılar. Çünkü Arizona Eyalet Üniversitesi'nden jeolog Ramon Arrowsmith, bu bölgede 2.84-2.58 milyon yıl öncesine ait kayaçlar olduğunu daha önceden göstermiş ve doğrulamıştı. Bu tespit de, yine Science dergisinde yayımlandı. Eş yazarlardan William Bill Kimbel şöyle söylüyor:

"Bulduğumuz çene ve diş fosilleri A. afarensis türüne benzer boyutlardaydı. Ancak onların molar dişlerine göre biraz daha çelimsizdi ve daha modern, daha az maymun benzeri köpek dişleri bulunuyordu. Çeneyi görür görmez, bunun Lucy (A. afarensis) benzeri bir türe ait olmadığını anladık. Gerçekten de bulgumuz, Homo cinsine ait bir kemikti."

Case Western Reserve University'den anatomist Scott Simpson da bulguları doğruluyor. Bulunan diş yapısı, evrimimizde en kritik dönemeçlerden biri olan meyve ağırlıklı diyetten, et ağırlıklı diyete geçişte dişlerimizin değişiminin yapısına tam olarak uyuyor.

Böylelikle, bu yeni bulgu sayesinde cinsimiz birazcık daha yaşlanmış oldu. Ancak daha önemlisi, Evrim Ağacı'nın dallarından bir tanesindeki boşluklardan birisi, evrimsel biyologlar, paleontologlar, antropologlar ve anatomistlerin özverili çabaları sayesinde doldurulmuş oldu. Bu araştırma sonrasında gelecek heyecan verici diğer bulguları da merakla bekliyoruz.

Kaynak: The Scientist

Köpekbalıklarını Koruma Mücadelesi Sonuç Veriyor!

Einstein Bir Kez Daha Doğrulandı: Uzay-Zaman Bükümü, Pulsarı Yuttu!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim