Bilimsel Tartışma - 6: Appeal To Emotion / Duygulara Başvurma

Yazdır Bilimsel Tartışma - 6: Appeal To Emotion / Duygulara Başvurma

Merhaba arkadaşlar,

 

Bu yazı dizimizde hızlıca ilerlemek istiyoruz, çünkü değinilmesi gereken çok fazla mantık hatası var. Hemen konuya girelim:

 

Appeal To Emotion, yani Duygulara Başvurma mantık hatası, pek çok insanın kolayca düştüğü bir hatadır. Çünkü insan, iki yanlı bir hayvan türüdür: mantık ve duygular. Mantık, çoğunlukla beynin sol tarafındaki bölümlerle kontrol edilir ve insanın analitik ve neden-sonuç ilişkilerine dayalı düşünmesini tetikler. Çoğu zaman sağlıklı ve isabetli kararları sol beynimiz, yani mantığımızla alırız. Öte yandan, sosyal bir hayvan türü olmamız sebebiyle, zekamızın evrimiyle birlikte gelişen duygusal yanımız, beynimizin sağ lobundaki kısımlarca kontrol edilir ve duygularımızın günlük yaşantımızda etkilere yol açmasına sebep olur. Duygularımız, genellikle oldukça hassas ve değişkendir, bu sebeple tercihler karşısında düzgün kararlar almamıza engel olurlar. 

 

İşte bu sebeplerden dolayı, duyguların mantığa karışmaya başlamasıyla, bir mantık hatası doğar. Buna biz Duygulara Başvurma mantık hatası diyoruz. Temel olarak formu şu şekildedir:

 

  1. X, bende güzel duygular uyandırmaktadır.
  2. Dolayısıyla X doğrudur.

Bu basit formdan da anlaşılabileceği gibi bu mantık hatası oldukça nettir. Tartışmalarda çoğu zaman karşı tarafın mantığını bozmak amacıyla duyguların tetiklenmesi için kullanılır. Taraflardan biri, karşı tarafın duygusal olduğunu düşündüğü yerleri hedef alarak, karşı tarafın mantıklı düşünmesine engel olmayı hedefler. Ve genellikle de, sağlam ve mantıklı bir kanıtın yerine geçecek bir duygusal silsile yaşanması hedeflenir. Böylece karşı taraf, mantıklı düşünüp deliller aramak yerine, duyguları ile hareket ederek öteki tarafın iddialarına yenik düşebilecektir. 

 

Bu mantık hatası, bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi zeki insanların oyuncağı olarak kullanılabilmektedir. Çünkü, özellikle modern reklam sektöründe bu mantık hatası kullanılarak insanların duyguları sömürülmekte, bu şekilde istenilen mallar kolayca satılabilmektedir. Örneğin mısır gevreği reklamlarında çocuklar bolca kullanılarak, gevreğin gelişim üzerindeki etkileriyle ilgili mantıklı açıklamalar yapılmaktansa, ailelerin ve çocukların duyguları manipüle edilerek kolayca ürünler satılabilmektedir. Benzer şekilde din adamları, politikacılar ve benzerleri de bu mantık hatasını kullanarak insanları kolayca manipüle edebilmektedirler. Örneğin din adamları, dini doktrinleri kullanarak insanların duygularına hitap etmekte ve bu doktrinlerle ilgili mantıklı ve bilimsel açıklamalar yapmaya gerek duymadan, kolayca kitleleri yönlendirebilmektedirler. Veya politikacılar, savaş ve barış ile ilgili konuşmalarında, savaşın neden gerektiği ile ilgili mantıklı açıklamalar yapmaktansa, ülkenin bölünmezliği, gücü, kudreti, vb. duygulara hitap eden nitelikleriyle ilgili duygu sömürüsü yaparak kolayca pek çok kişiyi etkileri altına alabilmektedirler. Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde askere kaydolan insanların büyük bir kısmı bu oyuna kolayca düşebilen insanlardır.

 

Bu mantık hatası, aşırı derecede ikna edicidir, bu yüzden en sık olarak başvurulanlardan bir tanesidir. Çünkü uygulaması kolaydır ve pek çok kısa yol sağlar. Yukarıda izah edildiği gibi, sadece karşı tarafın hassas olduğu duyguların belirlenmesi yeterlidir. Ondan sonra bu noktalar üzerine gidilerek, ortadaki asıl konuyla ilgili mantıklı açıklamalar aramaktansa, kolayca dikkat dağıtılarak istenilen hedefe ulaşılabilir. 

 

Öte yandan bu mantık hatası, doğru zamanlarda, doğru şekillde kullanılarak iyi amaçlara da hizmet edebilir. Örneğin bir basketbol takım koçu, elbette ki maç öncesinde neden maçın kazanılması üzerine mantıklı açıklamalar zinciri yapmayacaktır. Oyuncuları heyecanlandırmak ve motive etmek için duygularını manipüle edecektir. Bu son derece anlaşılabilir bir durumdur; ama en nihayetinde hala bir mantık hatasıdır. Tabii ki insanın bir makina olmadığını düşünerek hareket ediyoruz ve duygularımızı göz ardı etmiyoruz; ancak bu hata bilimsel tartışmalara taşındığı vakit, hiçbir iyi yanı kalmadığını da belirtmek istiyoruz.

 

Şimdi örneklere geçelim:

 

  • "Yeni Ford Focus, size istediğiniz gücü verecek! Eğer bir tane alırsanız, insanlar gücünüzü kıskanacaklar! Size bakacaklar ve sizin yerinizde olmak isteyecekler! Gücün gerçek tadını çıkaracaksınız! Hemen bir tane alın! Ford Focus!"

Görülebileceği gibi yukarıdaki reklamda, Ford Focus'un neden "istediğimiz gücü" vereceği açıklanmamaktadır. Bunun yerine insanların tamahkarlık (güce düşkünlük) duyguları okşanmakta ve böylece duygular manipüle edilmektedir.

 

  • "Hemen Zayıfla programımız sayesinde kısa sürede istediğiniz vücuda kavuşacaksınız. Artık arkadaşlarınız sizin şişmanlıınızla dalga geçemeyecek! Karşı cinsi baştan çıkarmanıza çok az kaldı! Şişmanlığa karşı isyan bayrağınızı çekin! Biliyorsunuz ki gerçek mutluluğa ancak bizim diyetimiz ile ulaşabilirsiniz!"

Benzer şekilde, insanların en hassas duyguları hedef alınmakta ve böylece diyetin neden faydalı olacağından bahsedilmesi yerine tamamen boş açıklamalar yapılmaktadır.

 

  • "Nasıl bizim hayvan olduğumuzu söylersiniz? Hangi hayvan büyük şehirler inşa edebilmiş, arabalara binip, uzaya gidebilmiş! Zekamızın ne kadar üstün, ne kadar özel olduğunu görmüyor musunuz? Doğaya bakıyorum ve üstünlüğümle gurur duyuyorum. Asla o aşağı seviye hayvan türlerinden geliyor olamam. Ben bir insanım ve hepsinden üstünüm. Bunu sadece gözlerimizdeki ilahi ışığa bakarak bile anlamak mümkün."

Burada da, hiçbir bilimsel dayanak kullanılmadan, sadece insanın "güzel ve özel" olduğu vurgulanarak iddialar desteklenmeye çalışılmaktadır. İnsanın evrim süreci sonucunda elde ettiği zekanın ürünleri, eş olmayan diğer hayvanlarla kıyaslanarak duygular manipüle edilmeye çalışılmaktadır. Safsata ve boş konuşmadan başka bir şey değildir ve daha fenası bilimsel olarak çürütülmüş bir iddia üzerine kuruludur.

 

Örnekler çoğaltılabilir.

 

Umarız açık ve net olabilmişizdir.

 

Saygılarımızla.

ÇMB (Evrim Ağacı)

6 Yorum