Zürih Havalimanı'nda Yapılan Ölçümler, Havaya Karışan Ultra İnce Parçacık ve Yağ Kalıntılarını Ortaya Çıkardı!
Phys.org
- Çeviri
- Kimya
- Çevre Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Uçaklar kalkış ve iniş sırasında 100 nanometrenin altında ultra ince parçacıklar ve makine yağı içeren aerosoller yayarak çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturur.
- Zürih Havalimanı çevresinde yapılan gerçek zamanlı ölçümler, ultra ince parçacık yoğunluğunun uçakların geçişiyle keskin şekilde arttığını ve rüzgarın bu kirliliğin yayılmasında önemli rol oynadığını göstermiştir.
- Düşük kükürtlü kerosen kullanımı, elektrikli çekiciler ve sürdürülebilir havacılık yakıtları gibi önlemler, havalimanı kaynaklı parçacıklı madde emisyonlarını azaltmak için etkili çözümler olarak araştırılmaktadır.
Uçaklar kalkış ve iniş sırasında ultra ince aerosol parçacıkları yayar. Paul Scherrer Enstitüsünden (PSI) araştırmacıların Zürih Havalimanı çevresinde yaptığı ölçümlerin gösterdiği üzere, bu parçacıkların bazıları makine yağı da içeriyor. Düşük kükürtlü yakıtlar bu sorunun çözümü olabilir.
Araştırmacılar, 2022 kışı ve 2024 yazında Zürih Havalimanı'nı çevreleyen bölgede hava kalitesi ölçümleri gerçekleştirdiler. Her biri birkaç hafta süren bu iki ölçüm serisinde ekip, havalimanının en yoğun pisti olan 28 numaralı pistin yaklaşık 1 kilometre rüzgaraltı yönündeki havadaki parçacıklı maddeleri yakalamak için özel ekipmanlar kullandı. Daha sonra, parçacık boyutu ve kimyasal bileşimi belirlemek için spektrometreler kullanarak bu maddeleri neredeyse gerçek zamanlı olarak, yani yakalandıktan hemen sonra analiz ettiler.
Bu yaklaşım, gün boyunca veri toplayıp daha sonra ölçüm yapan önceki çalışmalara kıyasla önemli bir avantaja sahiptir. Değişen rüzgar yönlerinin veya mevcut uçak yaklaşma düzenlerinin etkisini anında ortaya çıkarabiliyor. Böylece kirlilik kaynaklarının haritası daha kesin bir şekilde çıkarılabiliyor. Bulgular, Environmental Science & Technology dergisinde yayımlandı.
Ölçümler, Amsterdam ve Frankfurt gibi diğer birçok Avrupa havalimanından zaten elde edilmiş olan bulguları doğruluyor. Uçaklar özellikle kalkış ve iniş sırasında motorlarından 100 nanometrenin altında boyutlara sahip ultra ince parçacıklar (İng: "ultrafine particles") yayıyor. Bunlar, türbinlerde yakıtın yanması ve egzoz gazının sonradan soğuması sırasında üretilen katı kurum ile uçucu sülfat parçacıklarının bir karışımıdır. Araştırmacılar, havada santimetreküp başına 300.000'e kadar ultra ince parçacık tespit ettiler. Bu değer, havalimanında uçakların çalışmadığı gece saatlerindeki normal arka plan seviyesinin 10 katından daha fazladır.
Şehirlerdeki tipik ultra ince parçacık ölçümleri, santimetreküp hava başına yaklaşık 5.000 ila 40.000 parçacık arasında değişir ve bu havalimanında ölçülen değerlerden oldukça düşüktür. Ancak şehir havası, 2,5 ve 10 mikrometre altındaki daha iri parçacıklı madde kategorilerinden daha büyük bir oran içerir. PSI Enerji ve Çevre Bilimleri Merkezinden çalışma yazarı Sarah Tinorua durumu şöyle özetledi:
Dolayısıyla parçacık kütlesi açısından bakıldığında, havalimanındaki parçacıklı madde kirliliği, kirliliğin temel olarak karayolu trafiğinden, ısıtma sistemlerinden ve sanayiden kaynaklandığı şehir merkezlerine kıyasla daha düşüktür. Ancak havalimanındaki parçacık sayısı belirgin bir şekilde daha yüksektir.
Bu durum insan sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Çünkü daha küçük parçacıklar solunduğunda akciğerlerin ince dallarına kadar daha derinlemesine nüfuz edebiliyor. Bu nedenle, havalimanı çalışanları ve yakın çevrede oturan sakinler için bu ayrım oldukça önemlidir.
Her Uçak Yeni Bir Parçacık Dalgası Getiriyor
Araştırmacılar, havalimanında bu yüksek ultra ince parçacık konsantrasyonunu görmeyi az çok bekliyorlardı. Ancak çalışmalarındaki asıl yenilik, bu parçacıklara yapışan makine yağını da ilk kez tespit etmiş olmalarıdır. Yine PSI Enerji ve Çevre Bilimleri Merkezinden çalışma yürütücüsü Benjamin Brem şunları ekledi:
Frankfurt Havalimanı'nda yapılan daha önceki bir çalışmada, parçacıklı maddeler içinde makine yağı zaten bulunmuştu. Ancak o çalışmada parçacıklar toplanıyor ve günlük ortalama değerler belirleniyordu. Biz ise makine yağı ölçümlerini gerçek zamanlı olarak, yani bir uçak uçup gittikten hemen sonra kaydettik.
Bir uçak, ölçüm istasyonunun üzerinden yaklaşık 80 ila 100 metre yükseklikte her uçtuğunda, araştırmacılar ultra ince parçacık konsantrasyonunda keskin bir artış kaydettiler. Araştırmacıların açıklamasına göre bunun nedeni, türbin egzoz gazlarının uçağın kanatları arkasındaki aşağı yönlü hava akımı tarafından yere doğru itilmesi ve doğrudan yakalama cihazlarının hunisine girmesidir.
Yalnızca 300 metrenin üzerindeki irtifalarda bu tür pik değerler artık tespit edilememektedir. Çünkü parçacıklar rüzgara bağlı olarak havada hızla dağılır ve zemin seviyesindeki havayla daha fazla bir madde alışverişi gerçekleşmez.
Rüzgarın da önemli bir etken olduğu kanıtlandı. Parçacık yoğunluğundaki pik değerleri, kalkışlara kıyasla inişler sırasında daha belirgindi. Kalkışlar sırasındaki keskin artışlar, yalnızca rüzgarın ultra ince parçacık bulutunu pistten ölçüm istasyonuna doğru üflediği durumlarda meydana geldi. Ayrıca kuvvetli rüzgarlarda yapılan ölçümlerde ince parçacık sayıları daha yüksek çıkarken; hafif rüzgarlarda parçacıklar zamanla daha kolay kümelenerek daha büyük öbekler oluşturma eğilimindeydi.
Uçakların öncelikle ultra ince parçacıklar yayması, sıcak gaz türbinlerinde yakıtın diğer motor türlerine kıyasla nispeten tam yanmasından kaynaklanır. Ancak uçak motorları yüksek irtifa uçuşları için optimize edilmiştir. Bu durum, kalkış ve iniş sırasında yerdeki yanmanın daha eksik olduğu ve sonuç olarak daha fazla parçacıklı madde ürettiği anlamına gelir.
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Görünüşe göre bazı motorlar, yarı uçucu organik bir bileşik olan makine yağı kalıntılarını da egzoza karışarak dışarı salıyor. Ölçülen değerler açıkça havalimanının etkisine ve yüksek parçacık konsantrasyonlarına bağlanabiliyor. Uzmanlar, bu tür yağlayıcı maddelerin akciğerlerin derinliklerine kadar solunmasının olası sağlık etkilerinin henüz tam olarak araştırılmadığını belirtiyor. Yine de önlem olarak, bu tür emisyonların mümkün olduğunca ortadan kaldırılması son derece önemlidir.
Doğrudan motorlarda yapılan daha önceki ölçümler, makine yağı emisyonlarının tüm uçak tiplerinde meydana gelmediğini göstermişti. Bu nedenle, bu durumun ortaya çıkması motorun tasarımına veya bakım durumuna bağlı olabilir.
Alınabilecek Önlemler Şimdiden Test Ediliyor
İsviçre Federal Sivil Havacılık Ofisi sonuçlara büyük ilgi gösterdi. Özellikle makine yağından kaynaklanan emisyonları azaltmaya yönelik potansiyel önlemleri incelemek üzere uluslararası çalışma gruplarında görüşmeler şimdiden başladı. Ofis yıllardır ultra ince kurum ve makul emisyon sınırları üzerine araştırmaları teşvik ediyor ve finanse ediyor.
Araştırmacılara göre, düşük kükürtlü kerosenin (uçak yakıtı) kullanıma sunulması da açık bir çözüm olacaktır. Bir yakıtın kükürt içeriği ne kadar yüksek olursa, o kadar fazla parçacıklı madde üretilir. Özellikle uçucu kirleticiler büyük ölçüde kükürt bileşiklerinden kaynaklanmaktadır. Kerosen, ulaşımda kullanılan ve şu anda katı sınırlamaların bulunmadığı az sayıdaki yakıttan biridir.
Kalkıştan önce uçakları taksi yolundan piste taşımak veya inişten sonra kapıya çekmek için elektrikli çekiciler kullanmak da makul bir seçenektir. Bu durum, eksik yanmaya maruz kalan kerosen miktarını önemli ölçüde azaltacaktır.
Zürih Havalimanı, parçacıklı madde emisyonlarını mümkün olduğunca azaltmak için çeşitli önlemleri halihazırda uygulamaya koymuş durumda. Örneğin, motorlar kapatıldıktan sonra elektrik üretmek için uçağın yardımcı güç ünitelerinin çalıştırılması yasaklanmıştır. Bunun yerine, uçaklar kapıda sağlanan havalimanı güç kaynağını kullanmak zorundadır.
Araştırmacılar, uzun vadede sürdürülebilir havacılık yakıtı (İng: "sustainable aviation fuel") adı verilen sentetik kerosen kullanımının artmasının da yardımcı olabileceğini belirtiyor. Bu yakıtın nasıl verimli ve çevre dostu bir şekilde üretilebileceği, yıllardır PSI'da aktif bir araştırma konusu olmuştur. Sürdürülebilir havacılık yakıtının parçacıklı madde açısından fosil kerosine kıyasla en büyük avantajı, hiç kükürt içermemesi ve daha az istenmeyen kurum öncülüne sahip olmasıdır. Sonuç olarak bu yakıt daha temiz yanarak daha az kurum ve daha az parçacıklı madde bileşeni üretir.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: Phys.org | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/05/2026 17:12:10 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22930
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in Phys.org. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.