Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sincaplar genellikle uslu ve sakin, kenarda yemişlerini kemiren sevimli canlılar olarak bilinirler. Ancak aslında bu ufak kemirgenler, yeri geldiğinde çok azılı saldırganlara dönüşebilirler. Hele ki bir dişiyse ve yavrularının tehdit altında olduğunu hissediyorsa... Ancak sincapların avcıları caydırmak konusundaki tek taktiği bu değildir. Her ne kadar ara sıra kartallar, rakunlar, tilkiler, su samurları ve gelincikler tarafından avlansalar da, çıngıraklı yılanlar ile yer sincaplarının evrimsel geçmişi çok daha köklü ve çok daha vahşidir. Öyle ki, iki tür de birbirlerine yönelik çeşitli evrimsel değişimler geçirmişlerdir. Bunlardan en ilginci, evrimsel süreçte sincapların geliştirdiği bir davranışsal adaptasyondur: yılan kokusu kullanmak...

Yapılan bir araştırmada, Spermophilus beecheyi türü Kaliforniya yer sincapları ile Spermophilus variegatus kaya sincapları, kendilerinin başlıca avcısı olan Crotalus cinsi çıngıraklı yılanların ölülerinin ve değiştirilmiş deri artıklarının kokularını vücutlarına sürerek bir kamuflaj yaratmaktadırlar. Yani sincaplar, yaşadıkları alanlarda ölü olarak buldukları yılan derilerini vücutlarına sürerek, deride bulunan kimyasalların kıllarına bulaşmasını sağlamaktadır. Evrimsel sürecin tek başarısı bu adaptasyon değildir, sincaplar doğrudan yılan zehirine karşı direnç kazanacak şekilde de evrimleşmektedir; hem de bu evrim halihazırda, gözümüzün önünde olmaktadır. Çünkü bu direnç, şu anda tüm Kaliforniya Yer Sincapları için henüz geçerli değildir; sadece bazı popülasyonlarda bu özellik görülmektedir. Ancak muhtemelen, evrimsel süreç içerisinde bu nitelik tüm türe yayılacak ve nesiller bu yöne doğru evrim geçireceklerdir. Fakat burada daha çok yılanların kokusunu kullanmaya yönelik evrimleşen savunma sistemiyle ilgileneceğiz.

Araştırmacılar, bu davranışın evrimsel süreçte 3 temel nedenle evrimleşmiş olabileceğini düşünmekteler: ilki, doğrudan akla gelebilecek olan avcılara karşı gizlenme ve savunma amacıyla. Kendi türünün kokusunu alan bir yılan, muhtemelen onu bir av olarak görmeyecektir ve bu kamuflajı kullanan (veya en iyi kullanabilen) sincapları atlayacaktır. İkincisi, dış parazitlere karşı savunma amaçlı olabilir. Yani yılan derisinde bulunan kimyasallar, sincapların parazitlerine karşı ölümcül bir etkisi olabilir. Kimi zaman doğada bu şekilde "ilaç kullanımı" olduğunu görmekteyiz. Üçüncüsü ise, yine birazcık evrimsel biyoloji bilgisiyle göze çarpabilecek bir olasılık: kendi türünden olan bireyleri korkutmak. Eğer ki sincaplar, alan savunması yapılan bir durumdaysa bu kokuyu kullanarak diğer sincapları bölgeden uzak tutmaya çalışıyor olabilirler.

Araştırma sonucunda bu 3 hipotezden birincisinin gerçek olduğu anlaşıldı. Sincaplar, gerçekten de avcıları kandırmak için bunu yapıyorlar gibi gözüküyor. Elbette ki gelecekteki araştırmalar diğer iki olasılığın da evrimsel süreçte bu davranışı destekleyecek bir yapıda olduğunu gösterebilir. Ne var ki burada bizim ilgimizi çeken nokta, bu davranışın evrimi, bunun nasıl başlamış olabileceği ve bu davranışın beyin evrimiyle olan ilişkisi...

Detaylı bir analiz sayfalar dolusu yazmamızı gerektirecektir; ancak kısaca gözden geçirecek olursak, memeliler evrimsel süreçte özellikle iri beyinler ve daha önemlisi, bu beynin parçalarının giderek karmaşık bağlantılarla özelleşmesiyle bilinirler. Bunun en bariz göstergesi, memelilerin son derece yüksek meraka sahip olmasıdır. Elbette kuşlar gibi zeki memeli-dışı hayvanlarda ve hatta sürüngenlerde de bu merak fazlasıyla görülür. Ancak memelilerde bir boyut daha ötededir. Bu merak sayesinde, yaşadıkları yerde "otomatik" davranışlar sergilemek yerine, gerçekten duydukları merakı giderek davranışlar sergilerler. Yeni bir objeye merakla yaklaşırlar, incelerler, anlamaya çalışırlar. Bu merak, beyin ve davranış evrimini tetikleyen en önemli varyasyon (çeşitlilik) kaynaklarından biridir. Sincapların atasal popülasyonlarında buldukları yılan derileriyle ilgilenmeden oradan uzaklaşanlar, bu ölü derilere ilgi duyarak çeşitli şekillerde onunla oynayanlara göre daha kolay av olmuştur. Çünkü bu oynama ve merakı giderme sırasında sincaplara geçen kimyasallar, onları korumuş ve evrimsel süreçte bir adım öne geçirmiştir. Sürekli bu canlıların hayatta kalıp diğerlerinin elenmesi, bu meraklı yapıdaki beyinlerin evrimleşebilmesini sağlamıştır. Üstelik evrimsel süreçte illa "merakı arttıran genlerin" seçilimi önemli değildir. Sadece şans eseri bireylerin daha meraklı olması bile, onlara avantaj sağlar ki bu daha çok evrimin genetik sürüklenme mekanizmasıyla ilişkilendirilir. 

Her ne sebeple olursa olsun, merak "kediyi" öldürmek yerine, onu hayatta tutmuştur.

Kaynaklar ve İleri Okuma: 

  1. Animal Behavior
  2. ScienceDaily
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/10/2019 16:03:21 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2248

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Sanat olmasaydı, Dünya'nın kabalığı dayanılmaz olurdu.”
George Bernard Shaw
Geri Bildirim Gönder