Yeni Nesil Yapay Deri İçin Yapılan İlk Denemeler Başarıyla Sonuçlandı!

Bu Derilerin Doğal Deri Yöntemleriyle Ekonomik Olarak Rekabet Edip Edemeyeceği Tartışmalı...

Gece Modu

Bu yazı, IFLS isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 5 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Sadece ABD’de yılda 5,000 üzerinde deri nakli yapılıyor. Bu nakillerin kaynağı ise çoğu zaman yaralı birey veya bir bağışta bulunan kişi oluyor. Günümüzde yapay deri üretmek için birkaç yol bulunuyor, ancak gerçek deri gibi davranamadığı için bazı engeller ortaya çıkıyor. Ancak bu, değişebilir.

İsviçre’den bir laboratuvar biyolojik fonksiyonları gerçekleştirebilen bir yapay deriyi başarıyla test ettiler. Sonuçları Zürih Üniversite Hastanesi’nden Danielo Marino açıkladı ve Science Translational Medicine’de yayınlandı.

Deri, vücudumuzdaki en büyük organ ve vücudu enfekte edebilecek maddelerden korumak gibi çok önemli bir görevi var. Sadece su geçirmeyen katı doku değil: Dinamik bir yapıya sahip, vücudunun sıcaklığının düzenlenmesine yardımcı olan kıl kökleri ve ter bezleri ile dolu bulunuyor. Deri yandığında, yara aldığında, bir şekilde kaybedildiğinde ya da geniş çaplı cerrahi müdahalelerden sonra mümkün olan en kısa sürede doku nakli ile değiştirilmesi gerekiyor.

En uyumlu deri, hastanın vücudunun diğer bir bölümünden geliyor, ancak eğer yeterli miktarda deri bulunmuyor ise yapay deri kullanılması gerekiyor. Bu tip yapay deriler, kollajen iskeletten ve bunu kaplayan, birkaç hafta içinde deri hücrelerine dönüşecek olan kök hücrelerden oluşuyor.

Bir yara alındığında vücuttaki sıvılar o bölgede toplanır ve iyileşme sürecine yardımcı olur. Vücudun doğal lenf sistemi bu sıvıları tekrar kan akışına yönlendirebilir, ancak yapay deri de bu taşıyıcı damarlar bulunmuyor. Bu sıvı birikimini düzenleyememek aktarılan deriyi öldürebilir ve bu yüzden de tekrar bir nakil yapılması gerekebilir, bu da başka bir uzun bekleme sürecine sebep olabilir.

Fare modelleri üzerinde yapılan bu araştırma, üretilen yeni nesil yapay derilerin gerçeği kadar iyi olabileceğini gösteriyor. Araştırmada jel benzeri bir yapıda, kan ve lenf hücreleri içeren bir iskelet kullanıldı. Belli bir kuluçka döneminden sonra deri, deneğe nakledildi ve sıvı dengesini koruyabilmeyi başardı.

Bu yeni teknik uygulanabilirliği açısından birtakım eleştirilere de maruz kaldı. Nakil için yeterli canlı dokuya sahip olmayan bazı yanık mağdurları olsa da, nakil ihtiyacı olan çoğu kişi vücudunun bir başka bölümünden gerekli olan dokuyu herhangi bir reddetme durumu olmadan ve bütün fonksiyonları ile karşılayabiliyor. Sıvı birikimi bu teknikten farklı yollar ile de düzenlenebilir. Bu yüzden de bu yapay deri, diğer tedavi yöntemleri ile ekonomik açıdan rekabet etmekte zorlanabilir.

Ancak Dr. Marino bu yeni derinin hayatları değiştirebileceğinden emin görünüyor. Şeker ve bazı damar hastalıkları bulunan bazı hastalarda vücudun başka bölümünden nakledilen deri hastayı iyileştiremiyor. Her ne kadar yakında olacağını düşünse de, yapay derinin insanlarda denenmesi için henüz bir plan bulunmuyor. Öte yandan gelecekteki araştırmaların deriyi sinir sistemine bağlamaya çalışacağı hakkında da bir bilgi bulunmuyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Çeviri Kaynağı: IFLS

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/12/2019 11:59:22 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1952

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Biyoloji, birbiri ardına gelen ve her biri kendisinden öncekileri değiştiren mekanizmalar üzerine kuruludur. Occam'ın Usturası fiziksel bilimlerde çok kullanışlı olsa da, biyolojide uygulamak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.”
Francis Crick
Geri Bildirim Gönder