Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Öğrenme ile beyin kıvrımları arasında bir ilişki vardır. Yeni bir şey öğrendiğinde, beyin kıvrımlarının sayısını arttırmış olursun.

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Öğrenme ile beyin kıvrımlarının sayısı arasında hiçbir ilişki bulunmamaktadır. Anatomik bir anomali olmadığı müddetçe ve tür içi çeşitliliğin sınırları dahilinde olan farklılıklar haricinde, bütün insanların beyin kıvrımı sayısı aynıdır.

İddianın Kökeni

Beynin kıvrımlı yapısı ile zeka arasında bir ilişki bulunduğu için, zeka ile ilişkilendirilen bilgi düzeyi arttıkça (yeni şeyler öğrenildikçe), kıvrımların da artacağına yönelik bir inanış gelişmiştir. Halbuki öğrendiğimiz şeyler, beynin makro düzeyde fiziksel yapısına etki edemez.

Bilgiler

Beynin nasıl göründüğünü düşündüğünüzde, “kıvrımlar”la kaplı, muhtemelen yuvarlağımsı, iki loplu gri bir kütleyi gözünüzde canlandırıyorsunuz. İnsanlar bir tür olarak evrim geçirdiğinde, beynimiz, bizi diğer hayvanlardan farklı kılacak yüksek fonksiyonları oluşturabilmek üzere büyüdü. Ancak beyin, beden boyutumuzla orantılı olabilecek ölçüde bir kafatasına sığabilecek derecede ufak kalabilmek için, büyüdükçe kendi içine katlandı. Eğer tüm bu girinti ve çıkıntıları düzleştirebilseydik, beyin bir yastık kılıfı boyutunda olurdu. Bu çıkıntılara gyri, girintilere ise sulci denir. Bu girinti ve çıkıntıların bazılarının adları bile vardır, ve kişiden kişiye görüntüleri de farklılaşmaktadır.

Buna karşın aslında başlangıçta böyle buruşuk bir beyinle başlamayız, erken gelişim dönemlerinde bir fetüsün oldukça düz bir beyni vardır. Ancak fetüs büyüdüğünde, nöronları da büyüyerek beynin farklı bölgelerine gider, burada sulci ve gyrileri oluşururlar. 40 haftalık olduğunda beyin, şu anda sizin sahip olduğunuzdaki şeklini almıştır (tabii ki daha küçüktür). Yani biz bir şeyler öğrendikçe kıvrımlarımız artmaz. Doğduğumuzda sahip olduğumuz kıvrımlarla hayatımızı geçiririz, elbette ki beynimiz sağlıklı kalabildiği sürece.

Bir şeyler öğrendikçe beynimiz değişir - ancak bu, fazladan sulci ve gyri geliştirmek şeklinde olmaz. Buna "beyin esnekliği" denir. Fareler gibi hayvanların beyinlerinin, onlar bir şeyler öğrendikçe değişiminin incelenmesiyle araştırmacılar sinapsların (nöronlar arası bağlantılar) ve nöronları destekleyen kan hücrelerinin sayılarının arttığını bulmuşlardır. Bazıları da yeni anılar oluşturdukça yeni nöronlar geliştirdiğimize inanmaktadır, fakat bu bizim gibi memeliler için henüz ispatlanmamış bir durumdur.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder