Zeytinyağı, Akdeniz mutfağının merkezinde binlerce yıldır duruyor. Ama onu gerçekten nasıl kullandığınız, yemeğinizin tadını düşündüğünüzden çok daha fazla etkiliyor.
Zeytinyağı, Akdeniz mutfağının merkezinde binlerce yıldır duruyor. Ama onu gerçekten nasıl kullandığınız, yemeğinizin tadını düşündüğünüzden çok daha fazla etkiliyor.
Bir zürafanın boynu 2 metre. Bir fareninki 1 santim. Ama ikisinde de tam olarak 7 servikal vertebra var. İnsanda, balinada, yarasada, filde de 7. Bu bir tesadüf değil. Evrim 200 milyon yıldır memelileri bu sayıya kilitledi. Peki neden? Boyun uzasın diye omur eklemek varken, neden zürafa 7 omurunu uzattı da 8 yapmadı? Cevap: Gelişimsel kısıt + ölümcül risk. 7 sayısını bozmak, memeliler için kanser, felç ve ölü doğum demek.
Anatomik Sebepler ve Boyun Hattı :
Bir isim var.
Bir şarkıcı, bir aktör, bir youtuber, bir sporcu, bir karakter. Onları takip ediyorsunuz, içeriklerini izliyorsunuz, haberlerini takip ediyorsunuz. Bir şey hissediyorsunuz onlar için, güçlü, gerçek, hissedilen bir şey. Belki hayranlık, belki sevgi, belki koruyucu bir his, belki derin bir tanıdıklık. Ama hiç tanışmadınız ve büyük ihtimalle hiç tanışmayacaksınız. Bu ilişki nasıl bu kadar güçlü olabiliyor?
Evrenin başlangıcına dair ortaya atılan teorilerin sayısı,yüksek ihtimalle fizik alanında ortaya atılan toplam teori sayısının büyük çoğunluğunu kapsamaktadır.Fakat her şeyde olduğu gibi bu alanda da bir “öncelikli aday” vardır.Genel görüşe göre bu aday “Kozmik İnflasyon” adı verilen bir teoridir.Bu teoriye göre,erken evrende(evrenin ilk dakikalarını kapsayan dönem)sürekli belirli bazı parçacıklar(elektron,pozitron,proton,antiproton,nötrino vb.)oluşup yok oluyorlardı.Dikkat çekici nokta ise parçacıkların bu “oluşum-parçalanma” sürecinde aslında tamamen yok olmuyor olmalarıdır.Termodinamiğin 1. ilkesi olan enerji korunumu ilkesine göre,enerji hiçbir durumda vardan yok ya da yoktan var olamaz.Bu durumda hiçbir şeyin tamamen yok olamaması gerekir.Çünkü bizim “madde” dediğimiz şey,aslında enerjinin bir durumudur.Parçalanan parçacıklar,az önce bahsettiğim ilkeden dolayı oldukları enerji durumundan daha düşük enerjili bir duruma geçerler.Yani bir nevi “boşluk” olurlar.Bu süreçte etraflarına büyük miktarlarda enerji salarlar.Evrenin büyüklüğünü ve evrenin her bir milimetre karesinde parçacıkların olduğunu düşündüğümüzde,enerji salınımı devasa miktarlara çıkar.Bazı fizikçiler bu durumu “Kozmik Çorba” diye adlandırır.Evrenin bu evresinde enerji yoğunluğu tahmin ettiğiniz gibi o kadar çoktur ki,kütleçekim kuvveti evreni tamamen kendi içine çöktürecek kadar büyüyebilir.
Kısacası,erken evren çok yoğun ve/veya kaynar bir çorba gibidir.Belirli parçacıklar sürekli oluşup yok olur ve etraflarına enerji saçarlar.
Gün içinde yaptığımız basit bir tercih—örneğin sabah kahve mi yoksa çay mı içeceğimiz—bile aslında oldukça karmaşık bir sürecin sonucudur. Peki bu kararları kim verir? “Biz” mi, yoksa beynimizde işleyen görünmez mekanizmalar mı?
Davranışsal ve bilişsel bilim, tam da bu soruya cevap arayan bir alandır. İnsanların nasıl düşündüğünü, nasıl öğrendiğini ve nasıl davrandığını anlamaya çalışır. Ama bunu yaparken tek bir perspektife bağlı kalmaz; aksine davranışı bir sistem olarak ele alır.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.