Bugün eğitim deyince aklımıza ne geliyor?
Sınavlar, notlar, başarı, kariyer…
Bugün eğitim deyince aklımıza ne geliyor?
Sınavlar, notlar, başarı, kariyer…
Türkiye, on yıllardır "potansiyeli olan ama bir türlü o eşiği aşamayan ülke" imajıyla hem kendi içinde hem de küresel arenada tartışılan bir aktör. Boğazın serin sularından Anadolu’nun bereketli topraklarına, genç nüfustan stratejik konuma kadar her şeye sahibiz. Peki, neden kişi başına düşen milli gelirde o sihirli 20-25 bin dolar bandına bir türlü ulaşamıyoruz? Neden refah, toplumun geneline yayılmış bir standart değil de, sürekli kovalanan bir hayal olarak kalıyor?
Bu sorunun cevabını sadece bugünün manşetlerinde aramak, buzdağının sadece görünen kısmına bakmaktır. Meseleyi; tarihsel miras, kurumsal yapı, eğitim paradigması ve küresel ekonomik sistem içindeki yerimiz üzerinden, yani gerçek anlamda "kozmopolit" bir perspektifle incelemek zorundayız.
Üç gündür alandayız. Yitirdiğimiz öğrenci ve öğretmenlerimiz için ve bundan sonra tek bir can yitirmemek adına derdimizi anlatmaya, taleplerimizi haykırmaya çalışıyoruz.
Makamı ve mevkii ne olursa olsun her kim ki tedbir adı altında sadece güvenliği kastediyor, yanılıyor.
Hiç sebepsiz yere kalbinizin hızlandığı, nefesinizin daraldığı ve “bir şey olacak” hissine kapıldığınız oldu mu?
Eğer olduysa, yalnız değilsiniz.
Bilgi, doğası gereği kapatılamaz.
Üretilir, yayılır, dönüşür ve en sonunda kamusallaşır.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.