Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Blog Yazılarım
Element
Bilişsel
Doğa Yasaları
Plastik
Hücreler
Parçacık
Doktor
Teşhis
Yüksek
Mistisizm
Terapi
Beyin
Manyetik Alan
Sıcaklık
Enfeksiyon
Beslenme Bilimi
Mitler
Mikrobiyota
Konuşma
Transkripsiyon
Mantık Hatası
Adaptasyon
Dinozorlar
Primat
Uzun
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Blog Yazısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Şafak Genç
Şafak Genç
134.8K UP
Blog Yazarı 6 saat önce 4 dk.

[1] Beş gündür kafamı yerden kaldıramıyorum. Bir ağırlık var üstümde, sanki göğsüme bir taş oturmuş, nefes alsam da ferahlayamıyorum, itemiyorum o taşı derinlere. Çekiniyorum insanların yüzüne bakmaktan. Göz göze gelmek, birinin bakışlarında kendimi görmek istemiyorum. Sanki herkes biliyor, sanki herkes yargılıyor.

Bir namussuzluk, bir ahlaksızlık, bir terbiyesizlik yaptım, kesin. “Yapmamışsındır” demeyin bana, size inanmıyorum. İçimdeki bu his, bu utanç yalan söylemez. Bazı an güdüler yönlendirir insanı. Atasal güdülerime güveniyorum, kendimi güvende hissetme arzusu ile yanıyor beynim. Niye olduğunu bilmiyorum ama utanıyorum. Öyle bir utanç ki, ne başımı dik tutabiliyorum ne de aynada kendime bakabiliyorum.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Arif G.
Arif G.
118.6K UP
Blog Yazarı 7 saat önce 2 dk.

İçinde bulunduğumuz çağ, sadece bilgiyi tükettiğimiz değil, aynı zamanda ona aktif olarak temas ettiğimiz, ona yön verdiğimiz ve ondan geri bildirim aldığımız, karşılıklı bir etkileşim içinde olduğumuz bir dönemdir. Geçmişte geçerli olan tek taraflı anlatımların, bir kürsüden konuşup kalabalığı susturmanın, günümüz dünyasında artık bir karşılığı bulunmamaktadır. Çünkü bu çağ, her alanda etkileşimin ön plana çıktığı, diyalog ve katılımcılığın değer kazandığı bir etkileşim çağıdır. İnsanlar artık sadece dinleyici veya izleyici olmakla yetinmeyip, sürece aktif olarak dahil olmak istemektedir.

Eskiden bilgi, adeta bir merkez gibiydi ve insanlar bu merkezin etrafında toplanır, bilgiyi edinmeye çalışırdı. Ancak bugün, bilginin sabit bir merkezi bulunmamaktadır. Bilgi, ancak kullanıcıyla temas ettiği, onun ihtiyaçlarına cevap verdiği ve onun tarafından anlamlandırıldığı anda gerçek değerini kazanmaktadır. Artık okuyan, izleyen veya dinleyen kişi, pasif bir alıcı konumunda değil; aksine yorumlayan, eleştiren, itiraz eden ve hatta katkı sunan aktif bir katılımcı konumundadır. Bu etkileşimli durum, yalnızca sosyal medya platformlarıyla sınırlı kalmayıp; eğitimden medyaya, markaların iletişim stratejilerinden bireysel ilişkilere kadar hayatın her alanına derinlemesine nüfuz etmiş durumdadır.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Mert Akar
Mert Akar
38.2K UP
Blog Yazarı 8 saat önce 2 dk.

Tırnaklar, el ve ayak parmaklarımızın ucunu koruyan, keratin adı verilen sert proteinlerden oluşmuş yapılar olup, vücudun genel sağlığı hakkında ipuçları verebilen küçük biyolojik göstergelerdir. Tırnak yapısı, üstteki sert tırnak plakası, altında besleyen tırnak yatağı ve tırnağın kök kısmı olan matriksten oluşur; beyaz noktaların çoğu matriksteki küçük hasarlardan kaynaklanır. “Tırnaklardaki beyaz noktalar vitamin ve mineral eksikliğinden olur” sözü toplumda oldukça yaygın olsa da bilimsel olarak tam doğru değildir. Dermatoloji literatüründe tırnaklarda görülen bu beyaz noktalar çoğu zaman Lökonişi olarak adlandırılır ve en yaygın nedeni tırnağın oluştuğu bölge olan tırnak matriksinde meydana gelen küçük travmalardır. Örneğin, oyun sırasında bir çocuğun tırnağına fark etmeden hafif bir darbe gelmesi veya tırnak yeme alışkanlığı beyaz noktaların oluşmasına yol açabilir. İnsan tırnakları ortalama olarak günde 0,1 mm, ayda 2,5–3,5 mm kadar uzar; bu nedenle matrikste oluşan hasarlar 2–6 hafta içinde tırnak yüzeyinde görünür hâle gelir. Epidemiyolojik gözlemler, bu beyaz noktaların çocuklarda yetişkinlere göre daha sık görüldüğünü göstermektedir; çünkü çocuklar daha aktif olup oyun sırasında tırnaklarını daha çok darbelere maruz bırakır. Yaşlı bireylerde tırnak büyüme hızı ayda 1,5–2 mm civarına düşer, bu da lekelerin daha az ve yavaş oluşmasına yol açar. Bunun yanında bazı kozmetik ürünler de tırnak yüzeyinde geçici değişiklikler oluşturabilir; sık kullanılan oje ve aseton tırnağın üst tabakasını kurutarak matlaşma, kırılganlık ve beyazımsı lekeler yaratabilir. Tırnak kesimi genellikle beyaz noktaların oluşumunu etkilemez, ancak düzgün kesilmeyen tırnaklar küçük travmalara daha hassas olabilir. Öte yandan tırnaklardaki beyazlıklar her zaman tamamen zararsız değildir; bazı durumlarda Onikomikoz gibi mantar enfeksiyonları veya diğer tırnak hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Mantar enfeksiyonlarında beyazlığın yanında tırnak kalınlaşır, sararır ve şekil bozuklukları görülür. Örneğin, genç bir yetişkinde sürekli nemli ayakkabı kullanımı sonucu gelişen tırnak mantarında hem beyaz lekeler hem de kalınlaşma görülebilir. Benim yorumum ise şu yönde: tırnaklar vücudun genel sağlığını gösteren önemli göstergelerden biridir ve tek bir belirtiye bakarak kesin sonuç çıkarmak doğru değildir; tırnaklardaki değişimler beslenme, travma, kozmetik kullanım alışkanlıkları ve enfeksiyonlar gibi birçok faktör hakkında ipucu verebilir. Bu nedenle tırnak sağlığını korumak için dengeli beslenme, aşırı kimyasal ürün kullanımından kaçınma ve tırnak hijyenine dikkat etmek oldukça önemlidir.

Kaynakça

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Talha Önemli
Talha Önemli
20.6K UP
Blog Yazarı 16 saat önce 14 dk.

Uzun süredir okumayı arzuladığım ancak başlama noktasında bahanelerime sığınarak ertelediğim bir yazar Albert Camus. Nihayetinde Albert Camus ile tanışmam kendi varoluşsal sorgulamalarım üzerine oldu. Özellikle Absürdizm’i kendime yakın bulmamla birlikte, birincil kaynaklar aracılığıyla olmasa bile ikincil kaynaklarda çok fazla karşılaştığım bir filozof/yazardı. Sonuç olarak okumaya başladım. Okuduğum eser ilk eserlerinden olarak sayabileceğimiz “Tersi ve Yüzü”[1], bugün de biraz bunun üzerine yazmak istedim. Başlangıçta kitabın anlatı sunan taraf olduğunu, benim de okuyucu olarak bu anlatıya katılıp katılmayacağıma karar vereceğim taraf olduğumu düşündüm. Ancak kitabı ilk okurken, kitabı anlamaya yönelik bir zihin durgunluğuna yakalansam bile, sonrasında altını çizerek okumaya başladım. Nihayetinde daha çok psikolojide özellikle öğrenim süreçlerinde sıkça karşılaştığımız “scaffolding” (belki yapı iskeleti oluşturma olarak çevrilebilir) ile karşılaştım. Konudan çok uzaklaşmadan daha önce duymadıysanız şu şekilde açıklayabilirim: Özellikle ilk öğrenimlerde çocuğun tek başına yapamayacağı, ama biraz destekle yapabileceği görevlerde çevresinin uygun miktarda destek vermesi ve çocuk güçlendikçe de bu desteğin yavaş yavaş çekilmesi. Örneğin:

Ceket fermuarının altını geçirirsin → çocuk yukarı çeker.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilim, kendi kendini kandırmamanın bir yoludur. İlk kuralı, kendini kandırmamaktır. Çünkü kandırması en kolay kişi, kendinizsiniz."
Richard Feynman
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)