Neden kadın olmak çoğu zaman bir ekten ibaret?
Neden mi? Çünkü varsayılan insan kavramı her zaman erkeği kapsıyordu: “patriyarka”. Kadınları ise erkeğe ithaf edilen kelimenin sonuna eklenen bir ekten ibaret görüyorlardı hatta hâlâ görülüyor. Toplum yüzyıllardır erkeği varsayılan insan olarak görmeye alıştığından dolayı bir meslek grubundan bahsettiğimizde bile ilk erkek bir figür akıllarda canlanmakta tabi bu meslek grubu çocuk vb. ihtiyaçları karşılamak için değil aklımızda bir erkek değil kadın figürü canlanıyor. Örneğin müdür dediğimizde bir erkek akla gelirken, kadın olduğunda kelime değişiyor, “müdire” oluveriyor, sanki kadınlık sonradan eklenmiş bir ayrıntıdan ibaret. Veya bir araba kazası olduğunu varsayalım ve bu kaza haberlerde çıkacak eğer kazayı yapan şoför erkek ise yalnızca “şoför” diye bahsedilirken, kazayı yapan kişi bir kadın ise niçin özellikle “kadın şoför” diye vurgulanıyor? Niçin erkek çoğu zaman belirtmeye gerek duyulmayan “normal”, kadın ise özellikle belirtilen “diğer” oluyor? Bu durum dilin tesadüfi bir özelliği olduğunu pek sanmıyorum. Bu durum, kelimelerin arkasında gizli kalmış ve süregelen toplumsal bir düzenin göstergesi. Patriyarkal toplum yapısında erkek; kamusal alanın, otoritenin, siyasetin merkezinde konumlandırılırken kadın daha çok ev içi rollerle özdeşleştirildi. Güç ve görünürlük erkekle ilişkilendirildikçe “insan” kavramı da zamanla erkek üzerinden tanımlanmaya başladı. Ve bu durum sayesinde zamanla erkek, ayrıca belirtilmeye ihtiyaç duyulmayamayan “varsayılan” hâline gelirken kadın ise erkekler tarafından erkek merkezli kabul edilen alanlara girdiğinde damga yiyen bir konuma gelmiş oldu. Doktor, şoför ya da müdür denildiğinde akıla direkt erkeğin gelmesi; kadın olduğunda ise kelimenin değişmesi veya başına özellikle “kadın” eklenmesi bunun sadece bir yansıması olarak gözler önüne seriliyor. Kadın burada yalnızca bir birey değil, normdan ayrılan “istisna” gibi görülmekte kadın, yüzyıllardır bir özne yerine “öteki” olarak konumlandırılarak yaşam sürmekte.