İnsanlar çoğu zaman bir başarıyı gördüğünde yalnızca sonucu konuşuyor; o sonucun arkasında geçen yılları, verilen emeği, sessizce sürdürülen mücadeleyi ve insanın kendi içindeki savaşını fark etmiyor. Özellikle görünür hale gelen her şeyin kolay elde edildiğine dair büyük bir yanılgı var. Bir insanın düşüncelerini daha fazla kişiye ulaştırmak istemesi, sesini büyütmeye çalışması ya da üretimini daha görünür hale getirmesi bazı çevreler tarafından yanlış okunabiliyor. Oysa fikir üretmek kadar, o fikri insanlara ulaştırabilmek de büyük bir çabanın parçasıdır.
Elbette bugün birçok alanda samimiyetsiz örneklerle karşılaşabiliyoruz. Bazen ortada güçlü bir üretim olmadığı halde büyük unvanlar dağıtılıyor, bazen toplumda hiçbir karşılığı olmayan insanlar şaşaalı ödüllerle öne çıkarılıyor. İnsanlar da doğal olarak gördükleri bazı örneklerden dolayı şüphe duymaya başlıyor. Fakat herkesin hikâyesini aynı kefeye koymak büyük bir haksızlığa dönüşebiliyor. Bir kişinin gerçekten ürettiği, emek verdiği ve yıllardır görünür bir şekilde ortaya koyduğu birikimi görmeden yalnızca “ödül” kelimesi üzerinden hüküm vermek kolaycılıktan başka bir şey olmuyor.