Yemek, tatlı veya meyve yedikten hemen sonra su içmenin insanı hemen acıktırdığı ya da kilo aldırdığı yönündeki iddia oldukça eski bir halk inanışıdır. Bu düşüncenin kökeni, suyun mide asidini “seyrelttiği” ve böylece sindirimi bozduğu fikrine dayanır. Geleneksel sağlık anlatılarında ve kulaktan kulağa aktarılan beslenme tavsiyelerinde sıkça dile getirilen bu görüşe göre, yemek sonrasında içilen su mide ortamının pH dengesini değiştirir, sindirim enzimlerinin etkinliğini azaltır ve bu nedenle yiyeceklerin daha zor parçalanmasına yol açar; bunun da kişinin daha hızlı acıkmasına veya uzun vadede kilo almasına neden olabileceği ileri sürülür. Bu iddia özellikle son yıllarda internet blogları, sosyal medya içerikleri ve popüler beslenme yazıları aracılığıyla geniş kitlelere yayılmıştır. Ancak modern fizyoloji çalışmaları insan midesinin oldukça dinamik bir yapıya sahip olduğunu ve gerek duyduğunda hızla yeni mide asidi salgılayarak pH dengesini yeniden kurabildiğini göstermektedir. Bu nedenle yemek veya tatlıdan hemen sonra içilen makul miktardaki suyun sindirimi kalıcı biçimde bozduğunu veya tek başına kilo aldırdığını gösteren güçlü bilimsel kanıtlar bulunmamaktadır.
İddianın detaylarına bakıldığında genellikle üç temel varsayım öne çıkar: suyun mide asidini seyrelttiği, bunun sindirimi yavaşlattığı ve bunun sonucunda kişinin daha hızlı acıktığı veya kilo aldığı düşüncesi. Gerçekte ise yemek veya tatlıdan hemen sonra hissedilen açlık, çoğu zaman su içmekten değil tüketilen besinin içeriğinden kaynaklanır. Özellikle rafine şeker oranı yüksek tatlılar kan şekerini hızla yükseltip ardından düşürdüğü için kısa sürede yeniden açlık hissi oluşturabilir ve insanlar bu durumu yanlışlıkla suyla ilişkilendirebilir. Meyveler ise fruktoz içermelerine rağmen lif ve su bakımından zengin oldukları için genellikle sindirime destek olur ve tek başına hemen kilo artışı gibi bir etki oluşturmaz. Su isteğini baskılamak isteyen kişiler için birkaç yöntem uygulanabilir: yemekle birlikte veya sonrasında suyu yavaş yavaş içmek, mideyi gereğinden fazla doldurmamak, tuz ve şeker tüketimini dengede tutmak ve açlık-hidrasyon sinyallerine dikkat ederek küçük yudumlarla su almak bu konuda yardımcı olabilir. Benim kişisel yorumum ise, beslenme konularında tek bir alışkanlığın örneğin yemek veya tatlıdan hemen sonra su içmenin kilo veya açlık üzerinde belirleyici bir faktör olarak görülmesinin çoğu zaman abartılı olduğudur; pratikte kilo değişimini belirleyen temel unsurlar toplam kalori dengesi, şeker tüketimi, porsiyon büyüklüğü ve günlük fiziksel aktivite düzeyidir. Bu nedenle yemek, tatlı veya meyve tüketiminden hemen sonra su içmek, çoğu sağlıklı birey için ne hemen acıktıran ne de hemen kilo aldıran bir davranış olarak değerlendirilmektedir.