Sitrik asit ile karınca asidi (formik asit) tartışmaları çoğu zaman “doğal mı sentetik mi?” sorusuna indirgenir; oysa kimyasal ve biyolojik arka plan daha öğreticidir: Sitrik asit (C₆H₈O₇) limon ve diğer turunçgillerde yüksek oranda bulunur, ancak aynı zamanda hücrelerimizin mitokondrilerinde gerçekleşen ve Hans Adolf Krebs tarafından tanımlanan Sitrik asit döngüsü’nün temel ara ürünlerinden biridir; yani yalnızca bir “gıda asidi” değil, karbon metabolizmasının merkez moleküllerindendir. Endüstride sitrik asidin büyük kısmı limondan ekstraksiyonla değil, Aspergillus niger gibi mikroorganizmaların şekerleri fermantasyonla aside dönüştürmesiyle üretilir ve moleküler yapı limondakiyle aynıdır. Buna karşılık Formik asit (HCOOH), en basit karboksilik asittir ve adını bazı karınca türlerinin (örneğin Formica rufa) savunma salgılarında bulunmasından alır; formik asit tek karbonlu yapısı nedeniyle sitrik asitten çok daha basit ve genellikle daha güçlü bir asittir. İki asit de doğada biyolojik süreçlerle oluşur, fakat moleküler yapıları, asitlik dereceleri (pKa değerleri), biyokimyasal rolleri ve kullanım alanları farklıdır: sitrik asit üç karboksil grubu içerdiği için tamponlama kapasitesi yüksektir ve gıda, ilaç ve metabolizma bağlamında önem taşırken; formik asit daha küçük yapısı nedeniyle indirgen özellik gösterir ve savunma kimyasında ile bazı endüstriyel uygulamalarda rol oynar. Dolayısıyla “asit” kelimesi tek tip ve tehlikeli bir maddeyi değil, karbon iskeleti ve fonksiyonel grupları farklı çok sayıda molekül ailesini ifade eder; bu örnek, isim benzerliğinin kimyasal özdeşlik anlamına gelmediğini ve doğadaki biyokimyasal ağların hem limonda hem karıncada hem de insan hücresinde aynı temel kimya yasalarıyla işlediğini gösterir.