“Sevdiğim Sensin” dizisinin kadrosuna çok flaş bir oyuncu katıldı. Ay Yapım’ın Star TV’de ekrana gelen dizisi geçen hafta ekran macerasına iddialı bir giriş yapmış,
“Sevdiğim Sensin” dizisinin kadrosuna çok flaş bir oyuncu katıldı. Ay Yapım’ın Star TV’de ekrana gelen dizisi geçen hafta ekran macerasına iddialı bir giriş yapmış,
Mustafa Kemal Atatürk denildiğinde, çoğu zihinde canlanan ilk imge askeri bir deha ve bir kurtuluş mücadelesinin lideridir. Ancak bizler, 2026 yılının bilgi odaklı perspektifinden baktığımızda, Atatürk’ün sadece bir stratejist değil, aynı zamanda toplumun genetik kodlarını rasyonalizm ve bilimle yeniden dizayn etmeye çalışan bir "sosyal mühendis" ve "bilim mimarı" olduğunu görüyoruz. O, çökmekte olan bir imparatorluğun küllerinden modern bir ulus inşa ederken, en büyük rehber olarak gördüğü pozitivizm ve bilimsel yöntemi devletin temel işletim sistemi haline getirmiştir.
Atatürk'ün gerçekleştirdiği devrimleri bilimsel bir analoji ile açıklamak gerekirse; bu süreç, hantal ve artık yeni dünya verilerini işlemekte zorlanan eski bir yazılımın, tamamen yeni ve mantıksal katmanlara dayalı bir mimariyle değiştirilmesine benzer. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözü, sadece bir slogan değil, kurulan yeni devletin epistemolojik temelidir. O, toplumu dogmaların statik yapısından kurtarıp, bilimin dinamik ve sürekli kendini güncelleyen yapısına entegre etmeyi hedeflemiştir.
Rızacan Durmuş, şu anda ise Star TV'de yayınlanan Sevdiğim Sensin dizisinde "Bora" karakterine hayat veriyor.
Bu yazımda şunlara yer verdim:
Beynimizin kabuk kısmı, uyaranlara uzun vadede cevap verme yani planlama gibi işlere yarar. Ancak insan tarih boyunca her zaman uzun vadeli planlardan daha öte bir soruna sahipti: güncel sorunlar... Uyaranların genel amacı anlık tepkiler oluşturmak üzerindedir. Yani ileti -> cevap. Öte yandan insan için "ileti -> cevap" ilişkisi uzun vadeli düşünüldüğünde daha kârlı olabilmektedir. Yani insanın temelinde bahsettiğimiz iradesiz düşünce vardır. İradesiz düşüncenin daha planlı bir hâl almasına bilinç diyebiliriz. Aynı zamanda ritmik olarak beyin 3-6 Hz aralıklarla arka plan taraması yapar. Bu sayede bilinçdışı eylemler için odaklanmış nöronlar hazırlanır.[1][2]
2026 nın ilk aylarındayız ve son bir yılda sektör ciddi bir dönüşümden geçiyor. AI işimizi doğrudan elimizden almayacak, ancak bu dönüşüme ayak uyduramayan bir çok kişi sektörü "bırakmak" zorunda kalacak. Yaptığım araştırmalar ve sektördeki deneyimli isimlerin yorumları, en büyük etkinin giriş seviyesindeki rollerde hissedildiğini gösteriyor. Junior pozisyonlar artık eski "öğrenmeye açık başlangıç rolü" tanımından uzaklaştı. Şirketler deneyimli, elle tutulur ve kullanıcısı olan projeler istiyor. Bugünkü ilanlara baktığımda bir yıl öncesine kıyasla istenen yetkinliklerin belirgin şekilde arttığını görüyorum. Junior başlığı altında neredeyse mid level, hatta yer yer senior seviyesinde bilgi ve deneyim talep ediliyor. Bu tablo, özellikle lisans öğrencileri için net bir mesaj içeriyor: Dört yıl boyunca yalnızca dersleri tamamlamak ve giriş projeleri için yeterli değil. Hangi alanlarda derinleşeceğini, nasıl proje geliştireceğini ve gerçek dünya deneyimini nasıl kazanacağını bilinçli şekilde planlamak gerekiyor. Çünkü artık nicelik değil, nitelik belirleyici. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak profil yalnızca geliştirici değil, projeyi yöneten, MVP nin yol haritasını net biçimde tanımlayabilen ve süreci stratejik olarak yönetebilen kişiler olacak. Teknik bilgi hâlâ temel şart, ancak farkı yaratacak olan vizyon, problem çözme derinliği ve sistem kurma becerisi olacak.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.