Bizler öncekilerin kötü birer tekrarıyız. Bazıları kayıt altına alamasa da şöyle de bir gerçeklik var ki kendi içimin özürlü ama kendine özgün anarşistiyim ben…
Bu cümleler dilimden dökülürken, içimde bir yerlerde yıllardır bastırılmış bir isyanın kıvılcımları yanıp sönüyor, yüzüm kızarıyor, zihnim bilinmez bir diyara doğru istemsiz ve keyfi bir yolculuğa çıkıyor. Sana da tanıdık geliyor mu bu his? Hani şu, herkesin “Böyle yapmalısın, şunu dememelisin” diye üstüne geldiği anlarda içinin sıkışması, ama bir yandan da o zincirleri kırmak için delicesine bir arzu duyması? İşte ben o arzuya tutunup yaşıyorum. Gel, biraz sohbet edelim; hem seninle dertleşeyim hem de bu içimdeki anarşisti sana anlatayım.