Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Blog Yazılarım
Balina
Dünya
Mavi
Sayı
Uçuş
Terapi
Radyoaktif
Asteroid
Karadelik
Yüzey
Ufo
Astrofizik
Ay Görevleri
Irk
Teleskop
Kemik
Kimyasal Element
Uluslararası Uzay İstasyonu
İklim Değişikliği
Koruma
Işık Hızı
Sinir
Beyaz
Jinekoloji
Evrimleşme
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Blog Yazısı
Ekin Ulusoy
Blog Yazarı 2 saat önce 3 dk.

Bir ateşin karşısında oturuyorum. Karşımda bir oleacea, bir rutacea, bir castanea cesedi sarı-turuncu bir enerji patlaması eşliğinde oksijen ile tepkimeye giriyor. Birden kendimi ceset yakarken ve bunu keyifle izlerken bulduğumu fark ediyorum. Sonra düşünmeye başlıyorum, nedir bu cestler ile olan kaçınılmaz ilişkimiz? Sonra aklıma et/süt/yumurta endüstrisinin bencil, istismar edici yapısı ve bunu son derece "hak" gören homo sapiens geliyor. Kendimiz için yeni canlılar oluşturup, sonuna kadar kendi ihtiyaçlarımız için sömürüyoruz. Öyle ki; bazı canlıların bizim elimiz değmeden önceki halleriyle sonraki halleri birbirine bile doğru dürüst benzemiyor. Evrim gibi kadim bir işleyişe dahi ciddi anlamda müdahale edebilecek cürete sahibiz. Gerçekten beceriyoruz da işin garibi. Kurt gibi bir hayvandan chihuahua yaratabildik sonuçta. Ya da meyvelerin şu anki halleri, asıl hallerini görse tanıyamaz bile. Bizim çıkarımız için "evrimleştirildiler" (Tabi Harari'nin belirttiği, aslında buğday'ın bizi evcilleştirmiş olabileceği gibi ters köşe durumlar haricinde. Onu da hak ettiğimizi düşünüyorum aslında). Ve günlük hayatımızın sıradan bir parçası; sadece bize besin temin etmek amacıyla dünyaya gelmiş ve bunun için ölecek canlılar. Veganları düşünüyorum. Bu samimiyetsizlik, bencillik ve caniliğe verdikleri inkar edilemez haklı tepkiyi. Sonra kendime soruyorum canilik, vahşilik nedir peki diye. Hayatta kalma içgüdüsü mü? Peki herhangi bir şekilde herhangi bir canlıyı öldürmeden hayatta kalabiliyor muyuz? Peki sırf kendi varlığımızın devamı için bu kadar canlıyı bunun için üretip tüketme rutinine girecek kadar metalaştırabilmek gerçekten hak mıdır o zaman? Bilmiyorum. Belki de insanın kendine atfettiği anlamsız değer bu ikiliğe neden oluyor. Her iki açıdan. Bir yanda insan hayvanının hayatta kalabilmesi için tüm canlı hayatlarının birer teferruat olduğu düşüncesi; diğer yanda insan hayvanının kendi türü içerisinde hayatta kalabilmesi için kaçınılmaz olan sosyal uyum zorunluluğunun bizlere katmış olduğu ve aslında gerçek vahşi hayatla pek de bağdaşmayan "vicdan ve empati" dürtüleri. Her açıdan büyütüyoruz kendimizi. Ve bunu da anlayabiliyorum aslında ne yazık ki. Ve yine bir canlı olduğumuz gerçeğini idrak ederek. Çünkü kendine gerçek üstü bir değer biçen soylar mantıklı olarak daha çok hayatta kalıyor ve kaçınılmaz bir şekilde benim atalarım onlar oluyor. Dolayısıyla bugün hissettiğim tüm "insani ve ahlaki" duygular aslında en temel süreçlerden biri olan "doğal seçilim"in bir parçası ve genlerime işlemiş halde. Aslında bu kadar basit çoğu şey. Milliyetlerden tutun dinlere kadar. İnsana ait değerlerin hepsi. Yalnızca basit bir canlı olduğumuz ve yaşayıp öleceğimiz gerçeğiyle yüzleşme mekanizmaları. Ölmemeli ve kalıcı olmalıyız çünkü. Biyolojik olarak ölmekten kaçamasak da, alternariflerini aramaktan kendimizi alamıyoruz. Bir de "evren" denen devasa gerçeklik içerisinde yalnızca bir teferruat olan dünya gezegenindeki "canlılık" içerisinde yine yalnızca bir teferruat olan "insan" canlısının yapabildikleri var. Aslında açıkçası insanın yapabildikleri beni şaşırtmıyor. Maddenin var oluşu ve iki atomdan molekül oluşmasıyla başladı bu süreç zaten. Basit bir kimyasal dengeden canlılık gibi karmaşık bir sürece ilerleme gerçeği gibi. Başıyla sonu birbirine benzemese de süreç son derece akla yatkın ve mantıklı. Bir süreç ne kadar uzun ise başı ve sonu arasındaki bağlantıyı anlamak bir o kadar zorlaşıyor. Ama bu zorluk, sürecin mantıklılığı ve akıl almaz sonuçlara varabilmesinin "olağanlığı"nı değiştirmiyor. Evrim kadar net ve göz önünde olan bir gerçeğin hala birçok kişi tarafından anlaşılamamış olması da bu yüzden değil mi zaten? Kasıtlı saptırmalar ve cehaletteki ısrarı saymıyorum tabi. Ama her şey bir yana, homo sapiensteki ihtiras çok farklı. Mesela bir cerrah olarak ameliyata girdiğimde; kendi türümün işleyişi hakkında benden önceki tüm insanlığın tecrübelerinden gelen bu bilgi birikimine sahip olabilmek, bunun sayesinde bitmekte olan bir hayatı devam ettirebilmek, bitmiş tüm hayatların zamana kattığı tecrübeleri kendinde biriktirebilmek, yani tüm insanlık tarihinin usta-çırak ilişkisinin bir parçası olabilmek... Evet, bu yine canlılık ve (ölümü alt edemeyen insanın alternatif yollarla) hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu. Ama büyüleyici değil mi? Değerli mi, değersiz mi? Bilmiyorum. Ama şunu görüyorum; basit ya da kompleks, biyolojik ya da insani, sonuç olarak aslında sacede sıradan bir canlı olarak; hayatta kalmaya çalışıyorum. Bu da milyonlarca soru işaretine rağmen bana iyi hissettiriyor. Çünkü ben sadece neysem oyum; akıl almazlığım ve son derece basitliğimle, ne eksik ne de fazla...

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Elen .
Blog Yazarı 9 saat önce 2 dk.

Öncelikle bu konularda kafam son derece karmaşık 8. sınıfın sonuna kadar sürekli olarak Müslüman bir ailede olmak beni aşırı İslamcı biri olmaya itmişti ama sonrasında şöyle bir durum gerçekleşti. İçinde bulunduğum ortam beni fazla baskıladığı için lisede aile ısrarına rağmen Anadolu lisesine gittim ve burdaki ortamda farklı dinlere inanan insanlarla karşılaştım. Bu durum ilerlemeye devam ettikçe içinde bulunduğum ortamdaki ideoloji benim kafamda soru işaretleri oluşturmaya başladı bu soru işaretlerine kendimce cevap vermeye çalıştığım bir yazı olmasını istiyorum aslında.

Aklıma ilk gelen soru bu olmuştu çünkü islam hakkında çok şey bildiğimi zannediyordum ama hiçbirini aslında bilmediğimi farkettim. İlerleyen dönemde bu konudaki soru işaretlerim arttı kimi zaman aşırı Müslümanlık krizleri geçirdim kimi zaman içimden bile olsa bu konuda kendime kızdım ama bu süreçte birçok arkadaşım yanımda oldu ve destekledi. Sonrasında şu kanıya vardım ve İslamı araştırmaya başladım. Mekkeli müşrikler atalarının dinine inanıyordu, bende hakkında hiçbirşey bilmediğim bir dine ailem istediği için inanıyorum. "Bir dakika, benim dinimi ailem mi seçiyor? neden?" aklıma gelen ilk şey buydu ve o an kendime geldim iyice araştırmaya başladım ve kuranı bir süre Türkçe okudum. Medeni hukuk ve kadın hakları konusundaki tutumu, ceza hukuku konusundaki yöntemleri ve gibileri sebebiyle şunu farkettim ki böyle birşey inanılabilir değil. insan hakları perspektifinden hayatımı yönlendirmeyi tercih ettim ama bu beni şu çıkmaza soktu.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Gökhan Polat
Gökhan Polat
181.7K UP
Blog Yazarı 11 saat önce 5 dk.

Kısa bir not: Gluonlar serbest parçacık olarak gözlemlenmediği için teorik olarak kütlesini SM'ye göre 0 kabul edeceğim onun harici varsayımsal parçacıklardan bahsetmeyeceğim (gravition gibi) Gluonlar çok basitçe açıklamak gerekirse hadronların içinde bulunduğundan en azından şuan ki bilgimizle bunları "doğrudan" inceleyemedik ama dolaylı etkisini görmek bir çok yerde mümkündür. Bunun en temel sebebi de QCD (kuantum kromodinamiği)'de bahsi geçen color confinement yüzündendir. Bunu da çok basitçe açıklamak gerekirse, renk yükü taşıyan parçacıklar tek başına var olamaz (bu basitçe bir tanımdır, daha doğrusu durumsal (örneğin asimptotik olarak serbest olmayan durumlarda veya daha doğru ifadeyle Asimptotik durum olarak doğrudan tek başına gözlemlenmez) inceleyebileceğimiz elde tutulur bir olgu olmaz ama bu başka bir videonun konusu, Gluonlar da teoride kütlesiz olmalarına rağmen renk yükü taşır bu sebeple de hadronların içinde bulunur. QCD'de Pertürbatif olgulardan bahsedebiliriz (bu color confinementin Pertürbasyon teorisine bağlı olduğu anlamına gelmez, bu kavramsal olarak konuşursak landau pole ile alakalı olduğunu görmek mümkün olsa da landau pole QED (kuantum elektrodinamiği) temelinde şekillenir burda ki asıl kavram Asymptotic freedomdur. AS basitçe, bazı gauge teorilerinin (basitçe lie gruplarını da kapsayan değişmeyen bir alanın ifadesidir burada lie gruplarının abel olup olmamasına değinmiyorum) bir niteliğidir ve beta fonksiyonu ile ilişkilendirilir. Ama her şeyden bahsetmek konuyu bayağı uzatacağından bunları es geçiyorum. Neden bu kadar fazla kavramsal şeylere girdin diye soracak olanlar varsa da basitleştirme uğruna yanlış veya çok eksik bir anlatı taşımak istemem, kavramları aklınızda tutmanıza en azından gerek yok çünkü higgs alanını basitçe açıklamaya /kaynak göstermeye çalışacağım.

Öncelikle parçacıkların kütle kazanması higgs alanı sayesinde olur, özetle bu alanla etkileşime girenler kütle kazanırken girmeyenler kütlesiz parçacık yani foton/gluon(?) oluyor.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Ahmet Abiç
Ahmet Abiç
53.5K UP
Blog Yazarı 16 saat önce 9 dk.

Selamlar meslektaşlarım ve dijital pazarlamanın heyecan verici dünyasına gönül vermiş tüm dostlar. Ben Ahmet Abiç. Bugün Evrim Ağacı'nda, hepimizi bir araya getiren ortak tutkumuz, yani SEO üzerine samimi bir içerik yazmak için klavyenin başındayım. Amacım, kimin daha iyi olduğunu ilan eden, değişmez bir sıralama sunmak değil. Aksine, bu yazıyı, sektörümüzün gelişimine omuz vermiş, kendi yolunu çizmiş, değerli bilgi ve tecrübeleriyle hepimize ilham olan isimleri onurlandırmak ve bu vesileyle sektörümüzün mevcut durumunu ve geleceğini masaya yatırmak için bir fırsat olarak görüyorum. Bu liste, benim penceremden, bir meslektaşınızın gözünden bir saygı duruşu niteliğindedir.

"En iyi" kavramının ne kadar göreceli olduğunun farkındayım. Bir uzman için en iyi olmak, devasa bir e-ticaret sitesinin milyonlarca sayfasını hatasız yönetmek olabilirken, bir diğeri için en iyi olmak, sıfırdan bir markayı teorik bilgisiyle arama motorlarının felsefesini çözerek zirveye taşımaktır. Bu listede yer alan her bir ismin kendine has bir uzmanlık alanı, farklı bir başarı hikayesi ve sektöre kattığı özgün bir değer var.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close