Jeremy, 1748 yılında Londra'da dünyaya geldi. Babası avukattı. Jeremy sıradan bir bebek değildi. Henüz 3 yaşındayken okumayı öğrendi. Zekası o kadar ileriydi ki, yaşıtları sokakta oyun oynarken Jeremy 12 yaşında Oxford Üniversitesi'ne girdi ve 15 yaşında mezun oldu. Babası onun büyük bir hukukçu olmasını hayal ediyordu; ancak Jeremy yasaları uygulamak yerine, onları kökten değiştirmeyi kafasına koymuştu.
Bentham, bugün iktisat derslerinde gördüğümüz Fayda kavramının babasıdır. Felsefesi basitti ama devrim niteliğindeydi: En fazla sayıda insan için, en büyük mutluluk. Bentham'a göre insan hayatını iki efendi yönetirdi: Acı ve Haz. Yasalar ve ekonomi, acıyı azaltıp hazzı artırmak üzerine kurulmalıydı. Bentham’ın iktisat ve hukuk dünyasını sarsan asıl fikri şuydu: Toplum diye bir şey yoktur, toplum bireylerin toplamıdır. Dolayısıyla, en iyi yasa veya en iyi ekonomik karar, toplam mutluluğu en üst düzeye çıkaran karardır. Örneğin bir park inşa etmek 100 kişiyi mutlu edip sadece arazisi elinden alınan 5 kişinin canını yakıyorsa, toplam fayda pozitif olduğu için o park inşa edilmelidir. Hayvan haklarından kadın haklarına kadar kendi çağından yüzlerce yıl ileride fikirler savundu.
Artık mesele yalnızca teşhis koymak değildir. Sorunları tarif etmek, onları ortadan kaldırmaya yetmez. Bugün ihtiyaç duyulan şey, yön gösteren bir çerçevedir.
Toplumsal Hafıza Akımı, bugüne kadar bilginin nasıl üretildiğini, nasıl saklandığını ve nasıl çarpıtıldığını tartıştı. Ancak gelinen noktada şu açıkça görülmektedir:
Sabah gözlerinizi açıyorsunuz ve telefona uzanıyorsunuz. Henüz tam uyanmadınız ama ekran açık. Birkaç bildirim, bir kaydırma, beş dakika, on dakika. Sonra gün başlıyor ve o gün boyunca telefonunuzu kaç kez elinize aldığınızı saymıyorsunuz bile.
Bu bir zayıflık değil. Bu bir tasarım. Dikkat ekonomisi kavramını ilk kez 1997'de ekonomist Michael Goldhaber sistematik olarak tanımladı. Temel fikir şuydu: bilgi bolluğu çağında asıl kıt olan ham içerik değil, dikkat ve kıt olan her şey gibi dikkat de bir ekonomik değer taşır. Kim insanların dikkatini toplayabilirse, o dikkat üzerinden para kazanabilir. O tarihten bu yana bu fikir, dünyanın en büyük şirketlerinin temel iş modeline dönüştü.[1]
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.