Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Blog Yazılarım
Diş Sorunları
Şempanze
Facebook
İhtiyoloji
Oyun Teorisi
Kelebek
Yıldızlar
Cansız
Metal
Konuşma
Afrika
Pediatri
Göz
Kimyasal Evrim
Dilbilim
Skeptisizm
Canlı Cansız
Saldırı
Doğa Olayları
Bilgi
Hekim
Maske
Anksiyete
Evrimsel Antropoloji
Renk
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Blog Yazısı
Mert Akar
Mert Akar
26.8K UP
Blog Yazarı 11 dakika önce 2 dk.

Modern tıpta tedavi süreçleri çoğu zaman birden fazla ilacın birlikte kullanılmasını gerektirir. Bu durum bazı kişilerde “bir organı iyileştirirken başka bir organa zarar veriliyor” düşüncesinin ortaya çıkmasına neden olur. “Çok ilaç kullanımı bir organı iyileştirirken başka bir organa zarar verir” düşüncesi son yıllarda sağlık tartışmalarında ve özellikle internet ortamındaki sağlık içeriklerinde sıkça dile getirilen bir konudur. Bu düşüncenin temelinde modern tıpta birden fazla ilacın aynı anda kullanılması anlamına gelen Polifarmasi kavramı yer alır. Polifarmasi terimi tıp literatüründe uzun süredir kullanılan bir kavramdır ve bir kişinin aynı anda birden fazla ilaç kullanması durumunu ifade eder. Günümüzde bu kavramın daha fazla gündeme gelmesinin önemli nedenlerinden biri yaşam süresinin uzaması ve kronik hastalıkların artmasıdır. Özellikle hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları veya psikiyatrik rahatsızlıklar gibi uzun süreli hastalıklar farklı ilaçların birlikte kullanılmasını gerektirebilir. Bu durum bazı kişilerde tedavinin vücudun bir bölümünü iyileştirirken başka bir bölümüne zarar verdiği yönünde bir algı oluşturabilir. Gerçekte ise modern tıpta ilaçlar geliştirilirken vücuttaki farklı sistemler üzerindeki etkileri ayrıntılı şekilde incelenir ve tedavi planları risk–fayda dengesi gözetilerek oluşturulur. Bununla birlikte çok sayıda ilacın aynı anda kullanılması bazı durumlarda İlaç Etkileşimi riskini artırabilir; bir ilacın diğerinin etkisini artırması, azaltması veya beklenmeyen yan etkiler oluşturması mümkündür. Örneğin bazı ağrı kesiciler uzun süreli kullanıldığında böbrek fonksiyonlarını etkileyebilirken, bazı antibiyotikler karaciğer metabolizmasını geçici olarak zorlayabilir. Bu nedenle hekimler tedavi planı oluştururken hastanın kullandığı tüm ilaçları, vitaminleri ve takviyeleri birlikte değerlendirir. Son yıllarda yalnızca hastalık tedavisi için değil, bağışıklık güçlendirme veya performans artırma amacıyla kullanılan vitamin ve takviyelerin artması da bu tartışmaları büyütmüştür. Özellikle sporcular arasında yaygın olan protein tozları, yüksek doz vitaminler veya performans artırıcı takviyelerin kontrolsüz kullanımı uzun vadede karaciğer ve böbrek üzerinde ek metabolik yük oluşturabilir. Bunun yanında halk arasında “vücudu temizleme” amacıyla kullanılan böbrek veya karaciğer temizleyici bitkisel karışımlar ve detoks ürünleri de sıkça gündeme gelir; ancak bilimsel çalışmalar bu tür ürünlerin çoğunun ilaçların vücuttan temizlenmesini doğrudan hızlandırdığına dair güçlü kanıtlar sunmamaktadır ve bazı bitkisel ürünler karaciğer üzerinde ek stres oluşturabilir. Bununla birlikte bilimsel çalışmalar uygun dozda ve doktor önerisiyle kullanılan ilaçların ve gerekli durumlarda kullanılan takviyelerin çoğu zaman tedavinin önemli bir parçası olduğunu göstermektedir. Bu nedenle çok ilaç kullanımının zararlarını azaltmanın en önemli yolu düzenli hekim kontrolü, gereksiz takviyelerden kaçınma, kullanılan tüm ilaçları doktora bildirme ve tedavi planını kişisel sağlık durumuna göre düzenlemektir. Doğru planlandığında modern tıbbın çoklu ilaç kullanımı yaklaşımı hastalıkların kontrol altına alınmasında büyük fayda sağlayabilir; ancak kontrolsüz kullanım, bilinçsiz takviye tüketimi ve doktor önerisi dışında ilaç kullanımı vücudun farklı sistemleri üzerinde istenmeyen etkiler oluşturabilir.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Mert Akar
Mert Akar
26.8K UP
Blog Yazarı 5 saat önce 3 dk.

Musilaj, denizlerde, göllerde ve yavaş akan su sistemlerinde fitoplankton ve makroalglerin metabolik faaliyetleri sonucu salgılanan polisakkarit ağırlıklı organik maddelerin birikmesiyle oluşan jelimsi (salyamsı) bir tabakadır. Doğal koşullarda küçük ölçekte ortaya çıkan bu fenomen, insan kaynaklı etmenlerin artışıyla birlikte özellikle son yıllarda daha yaygın ve yoğun bir çevresel sorun olarak gözlemlenmektedir. Musilaj oluşumunda başlıca tetikleyici faktörler arasında deniz ve tatlı su sistemlerine boşaltılan arıtılmamış atık sular, tarımsal gübrelerden kaynaklanan yüksek besin yükü (özellikle azot ve fosfor), sanayi kirliliği ve iklim değişikliğine bağlı olarak su sıcaklıklarının artması yer almaktadır. Bu koşullar fitoplanktonların kontrolsüz çoğalmasına neden olmakta ve ortaya çıkan organik salgılar birleşerek suyun yüzeyinde ve farklı katmanlarında yoğun musilaj tabakaları oluşturmaktadır.

Musilaj tabakası, su kolonu içerisindeki ışık penetrasyonunu engelleyerek fotosentez yapan deniz çayırları ve diğer bentik bitkisel organizmaların büyümesini kısıtlar. Sonuç olarak sudaki çözünmüş oksijen seviyesi azalır ve balıklar, kabuklular, süngerler ve diğer bentik ve pelajik canlılar için yaşam koşulları olumsuz etkilenir. Bu nedenle bazı ekoloji araştırmacıları musilajı, deniz ekosistemlerinin homeostatik dengesini bozan bir “biyolojik stres faktörü” olarak tanımlamaktadır. Musilaj yalnızca deniz ekosistemleri ile sınırlı kalmaz; kıyıya vurması durumunda sahil bitkilerini örter, kum habitatlarında yaşayan makrofaunayı olumsuz etkiler, kıyı kuşlarının beslenme davranışlarını değiştirir ve organik bozunma sonucu oluşan uçucu bileşikler nedeniyle hava kalitesini düşürür. Bu etkiler, musilajın suda, kıyıda ve dolaylı olarak havada da çevresel riskler oluşturduğunu göstermektedir.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Sinan Ertaş
Sinan Ertaş
53.9K UP
Blog Yazarı 8 saat önce 6 dk.

Yastık, yastıktır çünkü yastık yastık olmayan diğer şeyler değildir. Yastığı yastık yapan özellikler yastığın etrafındaki diğer nesnelerde olmadığı için yastık dediğimiz nesnenin özelliklerini taşıyan ve yastık olmayan bir başka nesnenin yastıkta olmayan özelliklerini taşımayan nesnelere "yastık" denir. Kısacası "yastık", kendine özgü özellikleriyle "diğer" nesnelerden ayrılan ve diğer nesnelerden bir noktada farklı özelliklere sahip olan bir nesnedir. Lâkin eğer ki her şey "yastık" olsaydı, yastığı diğer nesnelerden ayırt edecek hiçbir özelliği olmazdı ve bu yüzden yastığın doğasını anlamamız, ne olduğunu, neye benzediğini açıklamamız veyahut herhangi bir sıfat ile nitelendirmemiz mümkün olmazdı. Yastığı tanımlayalım: yastık, yatarken kafanın altına koyulan veya otururken oturulan yerin üstüne ya da sırtın arkasına yerleştirilen, komforu artıran yumuşak ve rahatlığı artırıcı bir mobilyadır. Bu tanım kabaca günümüzde kullandığımız "yastık" nesnesinin bir tanımıdır. Ama eğer ki evimizdeki perdeler de yastık olsaydı, o zaman yastığın tanımı değişirdi ve daha kapsayıcı olurdu. Yukarıda verilen tanımın üzerine, pencerelere asılan, gün ışığını kontrol etmek ve gizliliği sağlamak için kullanılan bir mobilyadır tanımını eklememiz gerekir. Eğer sandelye de yastık olsaydı gene yastığın tanımını bir tık daha genişletmemiz gerekirdi. Şimdi etrafımızdaki her şeyin yastık olduğunu düşünelim; masa, sandalye, kitaplar, elektronik aletler, halı, dolap, odamızdaki her şey yastık olsun. Bu durumda yastığın ne olduğunu tanımlamamız oldukça zorlaşır ve çok daha kapsayıcı, uzun ve çetrefilli bir tanım gerekirdi. Bunun sebebi yastığı karşılaştırabileceğimiz ve bu sayede diğer nesnelerden ayırt edebileceğimiz özelliklerinin azalmış olmasıdır. Bir nesneyi ne kadar farklı nesneyle karşılaştırırsanız o nesneyi o kadar spesifik ve distinktif bir şekilde tanımlayıp, ne olduğunu, ne olmadığı sayesinde anlarsınız. Yastık yastıktır çünkü yastık, yastık olmayan diğer şeyler değildir. Bir nesneyi ne kadar az şeyle karşılaştırabilirseniz o kadar zor tanımlar ve ne olduğunu anlarsınız. Şimdi de kelimenin tam anlamıyla her şeyin "yastık" olduğunu düşünün. Etrafınızdaki her şey, bütün hayvanlar, ağaçlar, dağlar, dereler, gezegenler, yıldızlar, insanlar, her şeyi zihninizde "yastık"a dönüştürün. Bilinen her şeyin yastık olduğu bu durumda yastığı nasıl tanımlayabiliriz? Cevap, tanımlayamayız. Çünkü kıyas yapabileceğimiz, diğer nesnelerde olup da yastıkta olmayan veya yastıkta olup da diğer nesnelerde olan hiçbir şey yoktur, her şey yastıktır ve yastık her şeydir. "Her şeyin" yastık olduğu bir durumda yastığı tanımlamak için kullanabileceğimiz tek kelime "her şey" dir, ki "her şey"i tanımlamak veyahut bir sıfat atfetmek mümkün değildir. "Her şey" nedir diye sormak bir anlam ifade etmez çünkü "her şey", her şeydir. Başka bi şekilde ifade edilemez çünkü bir değili yoktur. Kıyas yapabileceğimiz, "her şey" de olup da "her şey" dışındaki bir şeyde var olan (ki "her şey" dışında tanım gereği bir şey olamaz, olduğu an o şey de "her şey"in zorunlu bir parçası olur) herhangi bir özellik bulamayız çünkü var olan her şey "her şey"in bir parçasıdır, o halde "her şey" yalnızca her şeydir.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)