Son yıllarda yapay zekayı hep kendi işlerimizi elimizden alacak bir "kodlama hırsızı" veya metin yazan bir "sohbet botu" olarak tartıştık. Oysa asıl devrim, ekranlarımızın arkasında değil, dünyanın en büyük laboratuvarlarında yaşanıyor. Bir yazılımcı ve sistem mimarı gözüyle baktığımda, yapay zekanın asıl gücünün rutin işleri otomatize etmekte değil, insan beyninin işlem kapasitesini aşan bilimsel verileri anlamlandırmakta yattığını görüyorum.
Peki, yapay zeka sadece birkaç yıl içinde bilim dünyasında neleri kökünden değiştirdi? Gelin, geleneksel algoritmaların çaresiz kaldığı o büyük problemlere nasıl neşter vurduğuna birlikte bakalım.