Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Blog Yazılarım
Diş Sorunları
Şempanze
Facebook
İhtiyoloji
Oyun Teorisi
Kelebek
Yıldızlar
Cansız
Metal
Konuşma
Afrika
Pediatri
Göz
Kimyasal Evrim
Dilbilim
Skeptisizm
Canlı Cansız
Saldırı
Doğa Olayları
Bilgi
Hekim
Maske
Anksiyete
Evrimsel Antropoloji
Renk
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Blog Yazısı
Umut Endiz
Umut Endiz
113.8K UP
Blog Yazarı 1 saat önce 56s

1975 yılında Londra şehrinde dünyaya gelen yazar, İngiliz edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. İngiliz bir baba ve Jamaika’ lı bir annenin kızıdır. İlk ismi Sadie olan yazar, gençlik yıllarında ismini Zadie olarak değiştirmiştir. Ortaöğretimini Londra’da tamamlayan Zadie Cambridge Üniversitesinde İngiliz edebiyatı okumuştur. İlk yazılarını bu yıllarda yazmaya başlayarak, çevresinin ve yayınevlerinin dikkatini çekmeyi başarmıştır.

2000 yılında henüz 24 yaşındayken Weeth Tooth romanını yazarak büyük bir başarıya imza atmıştır. Bu kitap sayesinde büyük bir ün kazanmış ve birçok ödül almıştır. Sadece roman yazarlığı değil akademisyenlikte yapmış olan yazar Zaide, AB’deki New York Üniversitesinde yaratıcı yazarlık dersleri vermiştir. Yine bu dönemlerde birçok makale ve denemeler yazmıştır. Smith’in yazarlığını etkileyen isimler arasında M.Foster, James Joyce ve Salman Rushdie gibi isimler yer almaktadır. Diğer edebiyat, denemeler ve sinema üzerine yazdıkları ise ‘’Changing My Mind’’ adlı kitapta toplanmıştır. Smith, yazar ve şair Nick Laird ile evlidir ve çocukları vardır.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Mert Akar
Mert Akar
33.1K UP
Blog Yazarı 5 saat önce 2 dk.

Bebek düşmesi, tıp literatüründe “spontan abortus” veya düşük olarak tanımlanır ve genellikle gebeliğin 20. haftasından önce intrauterin fetal ölümle sonuçlanır; epidemiyolojik çalışmalara göre, gebeliklerin yaklaşık %10–20’si düşükle sonlanmakta olup, özellikle ilk trimesterde bu oran %80’e kadar çıkmaktadır ve çoğu vakada neden, embriyonal kromozomal anomalilerdir; benim gözlemim, kadınlar bu durumu çoğu zaman kendi kontrollerinde olmayan bir olay olarak deneyimliyorlar; ayrıca düşükler, maternal yaşla da ilişkilidir; 35 yaş ve üzeri kadınlarda düşük riski yaklaşık %20–25 iken, 40 yaş ve üzeri kadınlarda bu oran %35’e kadar çıkabilir; bunun yanı sıra maternal faktörler de önemli rol oynar; progesteron eksikliği, tiroid veya diğer hormonal düzensizlikler, rahim şekil bozuklukları, servikal yetmezlik, sistemik veya lokal enfeksiyonlar, immünolojik uyumsuzluklar ve aşırı fiziksel veya psikolojik stres düşük riskini artıran faktörler arasında yer alır; ayrıca alkol ve sigara kullanımı, düşük riskini belirgin biçimde yükseltirken, yoğun tuvalet yapma sırasında ani intraabdominal basınç artışı veya şiddetli öksürük gibi durumların da özellikle servikal yetmezlik varlığında riski artırabileceğini düşünüyorum; bence düşük riskinin bazı durumlarda evlenmeden veya ilişkiden önce belli olabiliyor ve bu nedenle kadınların gebelik planlamadan önce basit ama kapsamlı kontroller yaptırmaları çok önemli; hormon testleri, ultrason ile rahim yapısının incelenmesi ve genel sağlık değerlendirmeleri, hem düşük riskini öngörmek hem de ileride karşılaşılabilecek sorunları önlemek açısından faydalı olabilir; düşük süreci ve normal doğum arasında fizyolojik benzerlikler de var ve bence bu, insan vücudunun gebelik boyunca gösterdiği şaşırtıcı uyumun bir örneği; her iki durumda da uterin kasılmalar, serviksin yumuşaması ve açılması ile prostaglandin ve oksitosin kaynaklı hormonal mekanizmalar rol oynar; karın ağrısı, kramp ve vajinal kanama her iki süreçte görülebilir, ancak düşük, fetal dokunun erken atılması için doğal bir süreç iken, normal doğum, fetal ve plasentanın sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi için planlı ve kontrollü bir süreçtir; Türkiye’de yasal olarak isteğe bağlı kürtaj 10 haftaya kadar yapılabilmektedir, ancak daha uzun gebeliklerde kürtaj yasaktır ve bence bu durum, düşük riski olan kadınların tıbbi seçeneklerinin sınırlı olması anlamına geliyor; yapay tüp (IVF) ile elde edilen gebeliklerde de düşük riski doğal gebeliklerdekiyle benzerdir, özellikle anne yaşı yüksekse veya embriyonal genetik faktörler uygunsuzsa, düşük olasılığı artabilir, bu nedenle IVF sonrası yakın takip ve düzenli ultrason kontrolleri çok önemlidir; düşükleri tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da, bilimsel kanıtlar, folik asit ve multivitamin desteği, sağlıklı beslenme, yeterli dinlenme, sigara ve alkolden uzak durma, enfeksiyonlardan korunma, gebelik öncesi ve sırasında hormon düzeylerinin kontrolü ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmanın riski anlamlı biçimde azaltabildiğini gösteriyor ve ben de bu önlemlerin herkes tarafından bilinmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum; bu nedenle erken gebelik takibi, düzenli obstetrik kontroller ve risk faktörlerinin minimize edilmesi, hem maternal hem de fetal sağlığın korunması açısından kritik öneme sahiptir.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Mert Akar
Mert Akar
33.1K UP
Blog Yazarı 8 saat önce 3 dk.

Esneme davranışının yalnızca yorgunluk veya sıkılma belirtisi olduğu düşüncesi halk arasında yaygın olsa da, bu davranışın kökeni ve fizyolojik işlevi üzerine yapılan bilimsel çalışmalar esnemenin oldukça karmaşık bir nörofizyolojik süreç olduğunu göstermektedir. Esneme sırasında vücutta birçok kas grubu eş zamanlı olarak aktive olur; özellikle masseter ve temporalis gibi çiğneme kasları, pterygoid kasları, yüz kasları, sternocleidomastoid ve trapezius gibi boyun kasları ile birlikte göğüs kafesinin genişlemesini sağlayan interkostal kaslar ve diyafram aktif rol oynar. Bu süreçte ağız geniş şekilde açılır, derin bir inspirasyon gerçekleşir ve ardından kontrollü bir ekspirasyonla nefes verilir; bu hareket hem akciğer ventilasyonunu artırır hem de kafatası çevresindeki kan dolaşımını hızlandırarak beynin oksijenlenmesine ve sıcaklık düzenlenmesine katkı sağlayabilir. Nörobiyolojik açıdan bakıldığında esneme refleksi hipotalamus ve beyin sapı tarafından düzenlenir; özellikle paraventriküler çekirdek (PVN) üzerinden dopamin, oksitosin ve asetilkolin gibi nörotransmitterlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Bu nedenle esneme yalnızca mekanik bir hareket değil, aynı zamanda sinir sistemi ile solunum ve dolaşım sisteminin koordineli çalıştığı bir refleks olarak kabul edilir. Esneme davranışı insanlara özgü değildir; köpekler, kediler, kuşlar, sürüngenler ve özellikle primatlar gibi birçok hayvan türünde de görülür. Bununla birlikte bazı hayvan türlerinde klasik anlamda esneme davranışı belirgin değildir; örneğin bazı balıklar ve küçük omurgasızlar bunun yerine yüzgeçlerini veya vücut segmentlerini gererek kaslarını aktive eder ve dolaşımı artıran kısa hareketler yaparlar. Bu davranışlar esneme ile aynı fizyolojik amaca, yani kasların ve sinir sisteminin yeniden uyarılmasına hizmet eden alternatif mekanizmalar olarak değerlendirilmektedir. İnsanlarda ise esnemeye benzer fizyolojik süreçler spor biliminde önemli bir yer tutan esneme ve germe hareketleri (stretching) ile yakından ilişkilidir. Sporcuların antrenman öncesinde yaptığı esneme hareketleri kas liflerinin elastikiyetini artırır, kas-tendon ünitesinin viskoelastik özelliklerini düzenler ve kas iğcikleri ile Golgi tendon organları aracılığıyla nöromüsküler kontrolü geliştirir. Eğer sporcularda bu tür esneme ve ısınma hareketleri yapılmazsa kas sertliği artabilir, hareket açıklığı azalabilir ve özellikle hamstring, quadriceps ve gastroknemius gibi büyük kas gruplarında zorlanma, kramp veya yırtılma gibi sakatlık riskleri önemli ölçüde yükselir. Bununla birlikte yoğun iş hayatı nedeniyle düzenli spor yapamayan kişiler için de esneme hareketleri oldukça önemli ve erişilebilir bir fiziksel aktivite biçimidir. Gün boyunca masa başında çalışan, uzun süre oturan veya fiziksel aktiviteye yeterince zaman ayıramayan bireyler için sabah uyanır uyanmaz yapılan birkaç basit germe hareketi, ister ekipmanlı ister ekipmansız olsun, kasların aktive olmasına, eklem hareket açıklığının korunmasına ve kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olabilir. Örneğin birkaç dakika boyunca yapılan basit boyun, omuz ve sırt germe hareketleri ya da duvara yaslanarak yapılan wall sit (duvara yaslanarak oturma egzersizi) gibi kısa süreli statik egzersizler, kasların uyarılmasını sağlayarak gün içindeki kas sertliğini azaltabilir. Sabah yapılan doğal esneme hareketleri de aslında vücudun gece boyunca nispeten hareketsiz kalan kaslarını yeniden aktive eden biyolojik bir “başlatma mekanizması” gibi düşünülebilir. Bu tür küçük ama düzenli hareketler kas-iskelet sisteminin sağlığını destekler, duruş bozukluklarının oluşmasını azaltabilir ve özellikle masa başı çalışan bireylerde sık görülen boyun ve bel ağrılarının önlenmesine katkıda bulunabilir. Dolayısıyla esneme yalnızca sporcular için değil, modern yaşamın yoğun temposunda hareket etmeye vakit bulamayan insanlar için de son derece değerli ve uygulanabilir bir fiziksel aktivite olarak kabul edilmektedir.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Mert Akar
Mert Akar
33.1K UP
Blog Yazarı 19 saat önce 2 dk.

Ellerimiz, boynumuz veya belimiz bazen kendi kendine, bazen de bizim isteğimizle ilginç “küt küt” veya “çıt çıt” sesler çıkarır; peki bu seslerin ardında gerçekten ne oluyor?

Parmak kütletme ve şıklatma, eklemlerimizde duyulan karakteristik “küt küt” veya “çıt çıt” seslerin kaynağıdır. Bu sesler, parmaklarda baş parmak ile orta veya işaret parmağı arasındaki ani gerilimin serbest bırakılması, boyun ve bel eklemlerinde sinovyal sıvı içindeki gaz kabarcıklarının hızlı patlaması ya da eklem yüzeylerinin hızlı kaymasıyla oluşur. Kulak kütletmeleri ise çoğunlukla çene hareketleri ve orta kulaktaki basınç değişiklikleriyle ilişkilidir. Ayrıca parmak şıklatma, kütletmeye göre daha hafif bir hareket olarak ritim tutmak veya dikkat çekmek amacıyla yapılır ve mekanizması da benzer şekilde kinetik enerji ve hızlı hareketle ses üretimine dayanır.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)