Obezite yalnızca fazla yemek yeme sorunu değildir; beynin ödül sistemi, hormonal sinyal mekanizmaları, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin kesiştiği karmaşık bir biyolojik süreçtir. Küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı problemi olarak kabul edilen obezite, World Health Organization tarafından kronik ve metabolik bir hastalık olarak tanımlanır. Bu süreçte en sık yanlış anlaşılan nokta “açlık” kavramıdır. Oysa çoğu zaman sorun açlık değil, bozulmuş tokluk sinyali ve aşırı uyarılmış dopamin ödül sistemidir.
İnsan beyni enerji yoğun besinleri ödüllendirecek şekilde evrimleşmiştir. Şeker ve yağ oranı yüksek yiyecekler tüketildiğinde dopamin salınımı artar. Dopamin yalnızca mutluluk değil, motivasyon ve davranış tekrarını sağlayan bir nörotransmitterdir. Modern işlenmiş gıdalar doğal besinlere kıyasla çok daha güçlü dopamin yanıtı oluşturur. Zamanla dopamin D2 reseptör duyarlılığı azalabilir ve kişi aynı haz için daha fazla tüketim ihtiyacı hisseder. Bu mekanizma bağımlılığa benzer bir döngü oluşturur.