Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Blog Yazılarım
Diş Sorunları
Şempanze
Facebook
İhtiyoloji
Oyun Teorisi
Kelebek
Yıldızlar
Cansız
Metal
Konuşma
Afrika
Pediatri
Göz
Kimyasal Evrim
Dilbilim
Skeptisizm
Canlı Cansız
Saldırı
Doğa Olayları
Bilgi
Hekim
Maske
Anksiyete
Evrimsel Antropoloji
Renk
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Blog Yazısı
Sinan Ertaş
Sinan Ertaş
54.6K UP
Blog Yazarı 1 saat önce 9 dk.

Bir şeyin ne olduğunu belirlemek ne olmadığını da belirlemektir. Masa, masadır ve masanın değilleri değildir. Masa adını verdiğimiz nesneleri tanımlamak için "masa" adını vereceğimiz bütün nesnelerde belli başlı birbirine benzer ve aynı zamanda "masa" adı altında toplayamayacağımız "masa" olmayan nesnelerde olan ama "masa" adı altında topladığımız nesnelerde olmayan bir takım özellikler olmalıdır.

"Masa" nesnesinin tanımı, "ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya" şeklindedir. Yani ayağa veya bir desteğe sahip olmayan bir mobilya "masa" olamaz. Öyleyse ayağa veya bir desteğe sahip olmayan bütün şeyler "masanın değili"dir. "Yastık" nesnesi herhangi bir ayağa veya desteğe sahip değildir o halde kendisine has özelliklere sahip olan "yastık" nesnesi herhangi bir ayağa veya desteğe sahip olmadığı için "masanın değili" olan bir nesnedir. Eğer ki bir şey "yastık" ise tanımsal olarak herhangi bir ayağa veya desteğe sahip olmadığı için bir "masa" değildir ve bir "masa" tanımsal olarak ayaklara veya bir desteğe sahip olduğu için "yastık" değildir. Bir nesneyi "masa" olarak adlandırmak istiyorsak o nesnenin bir "yastık" olmadığını kabul etmeliyiz ve bir nesneyi "yastık" olarak adlandırmak istiyorsak o nesnenin bir "masa" olmadığını kabul etmeliyiz.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Mert Akar
Mert Akar
28.4K UP
Blog Yazarı 2 saat önce 2 dk.

İnsan vücudunda sinir sistemi, çevreden gelen bilgileri algılayan ve vücudun tepkilerini düzenleyen karmaşık bir iletişim ağıdır. Bu sistemin temel yapı taşları Nöron adı verilen sinir hücreleridir. Nöronlar elektriksel ve kimyasal sinyaller aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarak düşünme, duygu, hareket ve davranış gibi birçok süreci yönetir. Sinir hücreleri arasındaki iletişim, “sinaps” adı verilen bağlantı noktalarında gerçekleşir ve burada kimyasal ileticiler devreye girer.

Günlük hayatta “sinir olmak” olarak ifade edilen durum ise aslında beynin stres, tehdit veya baskı algılamasına verdiği biyolojik bir tepkidir. Beyin stres algıladığında otonom sinir sistemi aktive olur ve vücutta Kortizol ve Adrenalin gibi stres hormonları salgılanır. Adrenalinin kimyasal formülü C₉H₁₃NO₃, kortizolün kimyasal formülü ise C₂₁H₃₀O₅ olarak bilinir. Bu moleküller biyokimyasal olarak vücudun “savaş ya da kaç” tepkisini düzenler; kalp atış hızını artırır, kan basıncını yükseltir ve beynin uyarılma seviyesini geçici olarak artırır.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Halis Gönül
Halis Gönül
126.3K UP
Blog Yazarı 8 saat önce 2 dk.

Dünyaya bir harita üzerinden baktığınızda ne görürsünüz? Sadece kıtalar, okyanuslar ve renkli ülke sınırları mı? Bir coğrafyacı için o harita, üzerinde devletlerin satranç oynadığı devasa bir oyun tahtasıdır. Napoleon Bonaparte'ın meşhur sözüyle, "Bir devletin siyaseti, onun coğrafyasında gizlidir." Peki, fiziksel bir gerçeklik olan coğrafya, nasıl olur da uluslararası ilişkilerin, savaşların ve stratejilerin ruhunu belirleyen "Jeopolitik" kavramına dönüşür?

1. Coğrafya: Jeopolitiğin Fiziksel DNA'sı

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Mert Akar
Mert Akar
28.4K UP
Blog Yazarı 12 saat önce 2 dk.

Biyosidal ürünler, sadece iki kanatlı Diptera takımının (sinekler) akrobatik uçuşlarıyla yaydığı patojenlere karşı değil, aynı zamanda memeliler sınıfının en dirençli üyeleri olan kemirgenlere (Rodentia) karşı da en büyük güvencemizdir. Bu kimyasal cephanelik, Avrupa Birliği yönetmeliklerine göre kullanım amaçlarına göre dört ana grupta toplanan 22 farklı "Ürün Tipi" (PT) ile kategorize edilir. Sinekler, yaklaşık 240 milyon yıllık bir evrimle kazandıkları "halter" denge organları ve karmaşık bileşik gözleriyle havadan saldırırken; fare ve sıçan gibi kemirgenler, keskin koku duyuları ve yüksek zekalarıyla karadan sızarlar. Dişi bir sineğin yumurta üretimi için proboscis (hortum) yapısıyla kan emmesi ne kadar riskliyse, bir kemirgenin idrarı yoluyla bıraktığı Leptospira gibi patojenler de o denli ölümcüldür. Bu iki farklı istilacı grubuna karşı, genellikle haşere kontrol grubu altındaki İnsektisitler (Ürün Tipi 18) veya Repellentler (Ürün Tipi 19) ile kemirgenlere karşı spesifik olan Rodentisitler (Ürün Tipi 14) kullanılır. Ancak, kullanılan Deltamethrin gibi aktif maddeler, hedef canlıların geliştirdiği kompleks direnç mekanizmaları nedeniyle her zaman tam başarı sağlamaz.

Sinekler, kdr (knock down resistance) mutasyonları sayesinde sinir sistemlerini korumaya alıp biyosidal molekülleri metabolik olarak etkisiz hale getirirken; kemirgenler, "yem çekingenliği" (bait shyness) ile zehirli maddeleri kokusundan ayırt ederek toplumsal bir öğrenme süreciyle bu kimyasal tuzakları baypas ederler. Ayrıca sineklerde görülen penetrasiyon direnci, dış iskeletin (kitin tabakası) kalınlaşmasına neden olarak ilacın vücuda girişini fiziksel olarak engeller. İşte burada devreye giren biyosensörler, dezenfektanın yüzeyde hala aktif olup olmadığını veya bir kemirgenin geçtiği yolda bıraktığı görünmez biyolojik izleri saniyeler içinde saptayarak, savunma hattımızı bu adaptif dirençlere karşı "akıllı" hale getirir.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Çağdaş Cenk Yıldırım
Blog Yazarı 19 saat önce 8 dk.

İnsanlık tarihi boyunca dünya üzerinde birçok farklı medeniyet var olmuştur. Bu medeniyetler kendileri ile birlikte; kültürlerini, yaşam tarzlarını, gelenek ve göreneklerini de beraberlerinde taşıyarak tarihin tozlu sayfalarında izler bırakmışlardır. Her medeniyetin ve her kültürün kendine özgü dünya anlayışı olduğu gibi bu dünya anlayışıyla sıkı sıkıya bağlantılı olan dilleri de vardır. Bu diller kültürlerin karakteristik özelliklerini taşıyıp yansıtmalarının yanı sıra, bize onların geçmişine dair bazı ipuçları da sunabilir. Farkında olmasak da günlük hayatta kullandığımız dilsel kalıpların ve ifadelerin büyük bir tarihsel geçmişi olabilir. Bugünkü Türkçe’de gündelik hayatta kullanılan sözcüklerin içinde rastladığımız Fransızca, Arapça ve Farsça kelimeler bazı tarihsel olayların sonucu olarak dilimize girmiştir.

Bunun yanında, uluslar varlıklarını devam ettirebilmek için tek ve belirlenmiş bir dile sahip olmak zorunda değildir ve çoğu durumda da olmazlar. Mikro ölçekte incelendiğinde, ulusların aslında kendilerine has dilsel çeşitlilik barındırdığı gözlemlenebilir. Örneğin; birinin dilsel çeşitliliği büyük oranda tarihsel olaylar üzerinden şekillenirken, diğerininki devlet politikaları ve göç yoluyla ortaya çıkabilir.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)