Fizikte Heisenberg Belirsizlik İlkesi, bir sistemin belirli özelliklerinin aynı anda kesin olarak ölçülemeyeceğini ifade eder. Daha da önemlisi, ölçüm eyleminin kendisi, gözlemlenen sistemi değiştirir. Yani gözlemci, yalnızca gerçeği ortaya çıkarmaz; aynı zamanda o gerçeğin bir parçası haline gelir. Bu yaklaşım, yalnızca fiziksel sistemler için değil, insan ilişkileri için de güçlü bir metafor sunar. Çünkü bir ilişkide şüphe başladığında, taraflar artık sadece yaşananları deneyimlemez; aynı zamanda o yaşananları sürekli ölçmeye ve anlamlandırmaya çalışır. Bu süreç ise ilişkinin doğasını kaçınılmaz olarak değiştirir.
İnsan ilişkileri bazen ilginç bir şekilde bilimin en karmaşık ilkelerine meydan okur. Basit bir duygu sorusu bile, fizik laboratuvarında yapılmış bir deney kadar şaşırtıcı sonuçlar verebilir. Bunu özellikle şu tür bir iletişimde çok net görürüz: Bir taraf netlik ister; diğer taraf netliği, yine karşı tarafın cevabına göre şekillendirir.