Çağ etkileşim çağı ama bu etkileşim her zaman sahici değil maalesef yüzeysel ve anlamsız olabiliyor. Günlük hayatta bunun sayısız örneğiyle karşılaşıyoruz. Etrafımız bu türden yapay etkileşimlerle dolu. En basitinden, youtube’da neredeyse her videonun altında aynı kalıp yorumlar var. Videonun içeriğiyle pek alakalı olmuyor. 'Bugün şu hastalığı yendim, bu videoyu izlerken sınava giriyorum dua edin, annem için yazıyorum görenler beğensin' gibi ifadeler sıklıkla görülüyor. Tarih değişiyor video değişiyor içeriğin konusu tamamen farklılaşıyor ama yorum aynı kalıyor. Hatta daha da garibi aynı hesabın aylar sonra bambaşka bir videonun altında yine bugün yendim demesi, bu durumun ne kadar otomatikleştiğini ve samimiyetsizleştiğini gözler önüne seriyor.
Bu durum etkileşimin nasıl bir reflekse neredeyse mekanik bir tepkiye dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Yorum videonun içeriğiyle gerçek bir temas kurmak bir anlam ifade etmek için değil sadece görünmek fark edilmek için yazılıyor. Videoyla organik bir bağının olması gerekmiyor. Asıl amaç sosyal medya algoritmasında yer kapmak, yorumu üste taşımak, dikkat çekmek ve birkaç beğeni almak. İçeriği gerçekten izlemek, anlamak ve üzerine düşünmek ikincil planda kalıyor. Fark edilmek sanal bir varlık göstermek birincil hedef haline geliyor.