Bir düşünce deneyi yapalım. Birine "tamam" yazın. Şimdi "tamam." yazın. Şimdi "tamamdır" yazın. Şimdi "tmm" yazın. Dört farklı mesaj, dört farklı ilişki durumu, dört farklı duygu. Hiçbirinde tek bir harf farklı değil ama hepsi bambaşka bir şey söylüyor. Bunu kimse öğretmedi ama herkes biliyor. İnsan iletişiminin büyük bir kısmı kelimelerle taşınmıyor. Ses tonu, beden dili, yüz ifadesi, gözün nereye baktığı bunlar kelimelerin yarısını, bazen tamamını taşıyor. Aynı cümle iki farklı tonla söylendiğinde iki farklı anlama geliyor. "Harika" diyebilirsiniz ve övgü olur. "Harika" diyebilirsiniz ve alay olur. Fark tamamen seste. Mesajda ses yok. Geriye harf dizisi kalıyor ve o harf dizisini her insan kendi o anki ruh haline, kendi yorgunluğuna, kendi beklentisine göre okuyor. Siz nötr yazmışsınızdır, karşı taraf soğuk okumuştur. Siz hızlı yazmışsınızdır, karşı taraf sinirli okumuştur. Yanlış anlama değil bu, eksik anlama çünkü kelimenin yarısı hiç iletilmemiş.
Türkçe mesajlaşmada nokta koymak artık soğukluk işareti. Bunu dilbilimciler değil, milyonlarca kullanıcı birlikte kararlaştırdı farkında olmadan. "Görüştük" yazarsınız, nötr. "Görüştük." yazarsınız, kapı yüzünüze kapanmış gibi hissettiriyor. Nokta cümleyi bitiriyor ama aynı zamanda konuşmayı da, bazen ilişkiyi de. Büyük harf de aynı şekilde. Normalde dilbilgisel bir doğruluk, mesajlaşmada ise ciddiyet, hatta öfke sinyali. Biri size büyük harfle uzun bir mesaj attığında içinizde bir şey "bu iyi değil" diyor. Üç nokta ise başlı başına bir tür. "Geliyor musun..." ile "Geliyor musun?" arasındaki fark sadece noktalama değil. Birincisi sizi bir belirsizliğin içinde bırakıyor, ikincisi düz bir soru soruyor. Üç nokta çoğunlukla söylenmek istenip de söylenemeyen şeyin işareti. Bazen bir tehdit, bazen bir yalvarış, bazen sadece yorgunluk. Emoji, sesin olmadığı yerde duyguyu taşımak için geldi ve bir süre işe yaradı. Ama dil canlı bir şey, emojiler de dille birlikte değişti. Bugün bazıları tam tersini söylüyor. Yüzü gülen emoji teoride mutluluk, ama artık en yaygın kullanımı pasif agresiflik. "Tamam o zaman 😊" cümlesi nadiren gerçekten tamam demek, çoğunlukla "seninle işim bitti ama bunu açıkça söylemeyeceğim" demek. Kafatası emojisi ölümle ilgili bir sembol, ama Z kuşağı bunu kahkaha için kullanıyor, yani bir ölüm işareti neşenin ifadesi oldu. En tehlikelisi belki de sıradan gülümseme. O emojiyi alan çoğu insan içini çekiyor, çünkü artık "konuşmayı bitiriyorum ama nazik görünmek istiyorum" anlamı taşıyor. Samimiyetten çok uzak, kibarlıktan biraz daha soğuk bir yer. Başparmak yukarı onay işaretiydi, gençler arasında artık küçümseme sinyaline dönüştü, "aldım, umursamıyorum" demek için ideal. Kırmızı kalp hâla sıcak, ama o kadar çok kullanıldı ki bazı bağlamlarda anlamsızlaştı. Bir içeriğin altına kırmızı kalp bırakmak artık "buradaydım" demekten öteye geçmiyor. Dil böyle çalışıyor bir şey yeterince çok kullanıldığında anlam kayıyor, bazen tersine dönebiliyor.