Bilimsel açıdan baktığımızda, kapalı bir sistemde enerji ve kütlenin korunduğunu söyleyen yasa (termodinamiğin birinci yasası) geçerlidir; yani günlük fizik ölçeğinde yoktan var etme ya da mutlak yok oluş gözlenmez, madde-enerji biçim değiştirir. Ancak bu yasa, evrenin tamamının başlangıcına birebir uygulanabilir mi sorusu hâlâ açık bir kozmoloji problemidir. Örneğin kuantum alan kuramında boşluk mutlak hiçlik değil, enerji dalgalanmaları içeren bir fiziksel durumdur; yani bilimsel literatürde geçen hiçlikten parçacık oluşumu ifadesi felsefi anlamda yokluk demek değildir. Big Bang modeli evrenin erken sıcak-yoğun evresini açıklar fakat neden varlık var da hiçlik yok? sorusuna cevap vermez. Dinlerdeki yoktan yaratma ise fiziksel bir süreç iddiasından çok metafizik bir önermedir; doğa yasalarının ötesinde, onları var eden aşkın bir neden varsayar. Dolayısıyla burada bilim ile teoloji farklı kategorilerde konuşur: biri gözlenebilir süreçleri, diğeri varlığın nihai kaynağını tartışır.