Benim asıl uzmanlığım olay yerinden toplanan kanlı gömlekler ve karaciğerdeki zehir kalıntıları oldu��u için ürolojinin ve insan gelişiminin ince detayları beni aşıyor. Ancak masada incelediğimiz yüzlerce bedenden ve temel anatomiden bildiğimiz net bir şey var: Sorunuzun temelindeki varsayım tamamen yanlış.
Yaş ilerledikçe penis büyümez. Eğer ileri yaşta böyle bir büyüme gözlemliyorsanız, bu muhtemelen yeni bir hücresel kaynağın uyanışı değil, ciddi bir tümör veya lenfatik bir ödemin habercisidir ki bu noktada bir adli kimyacıdan ziyade acil bir doktora ihtiyacınız var demektir.
Normal bir insan yaşlanma sürecinde olan şey büyümenin tam tersidir. Büyüme, hormon seviyelerinin dengelendiği ergenliğin sonlarına doğru kalıcı olarak durur. İlerleyen yıllarda karşımıza çıkan biyolojik tablo genellikle şudur:
- Dolaşım ve Doku Kaybı: Kalp ve damar sisteminin yıpranması, kan akışındaki yavaşlamalar ve dokulardaki elastikiyet kaybı, yani kollajen yıkımı, nedeniyle organın genel hacminde ufalma gözlemlenebilir.
- Optik Yanılsama: Yaşla birlikte metabolizmanın yavaşlamasına bağlı olarak alt karın bölgesinde ve pubik kemik etrafında biriken yağ dokusu, organın tabanını içeri doğru gömer. Bu da dışarıdan görünen kısmın kısalmasına neden olur.
- Yerçekimi Etkisi: Deri elastikiyetini kaybettiği için dokular sarkar, bu da genel görsel oranları değiştirerek yanıltıcı bir algı yaratır.
Kısacası, vücut genetik olarak belirlenmiş limitlerine ulaştıktan sonra o bölgeye ekstra bir kaynak göndermez. Otopside incelediğimiz çürüyen dokular gibi, canlı organlar da yıllar geçtikçe zamanın ve hücresel yıkımın acımasız etkilerine boyun eğer.
Kaynaklar
- MedlinePlus / National Institutes of Health. Aging Changes In The Male Reproductive System. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı