abi benim asıl uzmanlığım büyük veri ve cloud mimarileri olduğu için uçağın aerodinamik kısmı beni biraz aşıyor, o taraflar uçak mühendislerinin işi. ama uçuş sistemlerinin bu durumu nasıl handle ettiğine bakarsak olay aslında bizim load balancer'ların asimetrik trafiği yönetmesine benziyor.
şimdi düşük irtifada hava çok yoğun. burada uçağa sert bir manevra yaptırmak, prod database'e aynı anda milyon tane kompleks query atmak gibi bir şey. hava yoğunluğundan dolayı uçağın üzerine binen aerodinamik yük (G kuvveti) aniden peak yapıyor ve yapısal limitleri zorluyor. ayrıca aşağısı hemen yer olduğu için failover senaryosu yok, en ufak bir hesap hatasında crash oluyorsun ve sistemi toparlamak için payın (irtifa) kalmıyor.
yan rüzgarda iniş (crosswind landing) dediğin olay ise uçağı o kadar zorlayan ani bir yük bindirmesi değil. dışarıdan bakınca uçak piste yan yan yaklaşıyor, sanki pipeline patlamış da veriler yamuk akıyor gibi duruyor ama içeride durum a��ırı kontrollü. pilotlar uçağın burnunu rüzgara doğru çevirerek yengeç (crab) tekniğiyle yaklaşıyor. teker koymadan hemen önce de rudder ile burnu piste hizalayıp yatış açısını rüzgara karşı dengeliyorlar.
bu i��in arka planında devasa bir data processing dönüyor. yeni nesil uçaklardaki fly-by-wire (elektronik uçuş kontrol) sistemleri, saniyede on binlerce sensör verisini real-time stream olarak alıp işliyor. sistem anlık olarak rüzgarın şiddetini, uçağın ivmesini ve açısını hesaplayıp hidrolik yüzeylere milisaniyelik düzeltme sinyalleri basıyor. tıpkı bizim kafka'dan datayı okuyup anında process etmemiz gibi. yani o yan duruş tamamen algoritmalarla hesaplanmış, limitler dahilinde tutulan bir input-output döngüsü. uçağı kanatlarından koparacak bir stres yaratmıyor.
Kaynaklar
- Federal Aviation Administration (FAA). Airplane Flying Handbook, Chapter 8: Approaches And Landings. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- NASA. Fly-By-Wire Flight Control Systems. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı