John Wheeler'ın 1940'ların başında öğrencisi Richard Feynman'ı telefonla arayıp, "Bütün elektronların neden aynı kütleye ve yüke sahip olduğunu biliyorum, çünkü hepsi aslında tek ve aynı elektron!" demesiyle başlayan bu fikir, aslında bilimsel bir teoriden ziyade zihin açıcı bir düşünce deneyidir.
Kuantum mekaniğinin tuhaf dünyasında bazen en çılgın fikirler en şık çözümleri doğurur. Wheeler'ın önerisi kabaca şuydu: Bir elektron uzay zamanda ileri doğru hareket eder, sonra aniden yön değiştirip zamanda geriye doğru seyahat etmeye başlar. Zamanda geriye giden bir elektron, bizim laboratuvarda antimadde dediğimiz, yani pozitif yüklü bir pozitron olarak görünür. Bu durumu, tek kişilik bir tiyatro oyununa benzetebiliriz. Oyuncu sahnede bir karakteri oynar, hızla kulise koşup kıyafet değiştirir, zamanda geriye gider ve başka bir karakter olarak tekrar sahneye fırlar. Eğer oyuncumuz ışık hızına yakın bir hızda kulise gidip geliyorsa, seyirciler olarak sahnede aynı anda milyarlarca farklı insan varmış gibi bir illüzyona kapılırız. Işığın doğasını inceleyen biri olarak bu optik illüzyon fikri hep hoşuma gitmiştir.
Peki bu hipotezin gerçeklik payı ne kadar ve nasıl ölçebiliriz? İşin aslı, bu fikri kelimenin tam anlamıyla fiziksel bir gerçeklik olarak kabul etmiyoruz. Bunun önündeki en büyük handikap şudur: Eğer tek bir elektron sürekli zamanda ileri ve geri zikzaklar çiziyorsa, evrendeki elektron sayısı ile pozitron sayısının tam olarak eşit olması gerekirdi. Ancak gözlemlerimiz evrenin neredeyse tamamen maddeden, yani elektronlardan oluştuğunu, antimaddenin ise çok çok nadir olduğunu gösteriyor. Tiyatro salonunda bir anda trilyonlarca esas oğlan varken, sadece birkaç tane kötü adam var. Oyuncumuzun sürekli esas oğlan kostümüyle sahneye çıkıp diğer kostümü giymeye üşendiğini söylemek evrenin işleyişine pek uymaz.
Bu yüzden tek elektronlu evren hipotezini doğrulamak için özel bir teleskop ya da parçacık hızlandırıcı deneyi tasarlamıyoruz. Bunun yerine modern fizikte, evrenin ilk anlarındaki bu madde ve antimadde eşitsizliğini, CP ihlali dediğimiz durumu açıklamaya odaklanıyoruz. Yine de Wheeler'ın bu telefon görüşmesi boşa gitmemiştir. Feynman bu fikirden ilham alarak antimaddeyi matematiksel olarak "zamanda geriye giden madde" şeklinde denklemlerine katmış ve Kuantum Elektrodinamiği (QED) kuramını tamamlayarak Nobel Ödülü'nü kapmıştır. Yani evrendeki tüm elektronlar aynı elektron olmasa da, bu küçük zihin jimnastiği parçacıkların o tuhaf dünyasını anlamamızda devasa bir kapı aralamıştır.
Kaynaklar
- Richard P. Feynman. Nobel Lecture: The Development Of The Space-Time View Of Quantum Electrodynamics. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Richard P. Feynman. Qed: Işık Ve Maddenin Tuhaf Kuramı. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı